|
ÖZET: Başvuran, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nda uzman yardımcılığı ve uzmanlık kadrosuna atanmasına rağmen, taşra teşkilatında uzman kadrosuna yer verilmemesi ve benzer durumda olan personelin merkez teşkilatında istihdam edilmesi nedeniyle özlük haklarında farklılık olduğunu iddia etmektedir. Bu bağlamda, merkez kadroya atanma, geriye dönük hakların iadesi ve aile birliğinin sağlanması için geçici görevlendirme talep etmektedir.
İdare, başvuranın taleplerine cevap vermemiştir. Danıştay, başvuranın uzmanlık kadrosuna atanma hakkını elde ettiği tarihte yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde, merkez ve taşra uzmanları arasında yapılan ayrımın hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi, farklı statüler için farklı ücret rejimlerinin sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşabileceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığına karar verilmiştir. Bu durum, idarenin uygulamalarının mevzuata uygunluğunu ve kamu görevlileri arasındaki statü farklılıklarının yasal çerçevede değerlendirildiğini göstermektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/2626-S.21.4223
BAŞVURU NO : 2020/101595
KARAR TARİHİ : 15/02/2021
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU
BAŞKANLIĞI
Merkez teşkilatındaki uzmanların haklarından faydalanma
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hk
BAŞVURU TARİHİ : 26/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, 02/09/2013 tarihinde yazma eser uzman yardımcılığı, 09/11/2018 tarihinde ise yazma eser uzmanlığı karosuna atandığını, gerek atandığı dönemde gerekse şu anda yürürlükte olan mevzuat uyarınca taşra teşkilatında uzman kadrosuna yer verilmezken kendisinin taşra teşkilatı olan İstanbul iline atandığını, aile birliğini bozulması yanında kendisinden sonra alınan istihdam edilen uzmanların merkez teşkilatında olmaları nedeniyle aynı unvanda olmalarına karşın aldıkları ücretler ile özlük haklarında farklılık bulunduğunu, kendisi ile benzer durumda olan bazı personelin atanma taleplerinin yerine getirildiğini, İdareye aile birliği mazeretiyle yaptığı başvurulara ise cevap verilmediğini belirtmektedir. Bu kapsamda başvuran Kurumumuzdan merkez kadroya atanmasını, geriye dönük haklarının iade edilmesini ve aile birliğinin sağlanması için mevcut görev yerine geçici görevlendirmesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının 31/12/2020 tarihli ve E.
– sayılı yazısında; 2.1. Başvuranın 02/04/2012 tarihli ve 6093 sayılı Kanun’un (mülga) Geçici 1 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları kapsamında Yazma Eser Uzmanlığı sınavına katıldığı, talebi üzerine ve aile birliği de gözetilerek 20/08/2013 tarihinde Ankara Bölge Müdürlüğü Yazma
Eser Uzman Yardımcılığı kadrosuna atandığı, Milli Kütüphane’de görevlendirme talebinin yerine getirildiği, sınavlara başarıl olması üzerine Ankara Bölge Müdürlüğü Yazma Eser
Uzmanı kadrosuna atandığı, 2.2. Başvuranın katıldığı uzman yardımcılığı sınavı 6093 sayılı Kanun’un (mülga) Geçici 1 nci maddesinin ilgili fıkralarına göre yapıldığından, merkez ve taşra uzmanı kadrosu ayrımı yapılmadığı, ancak daha sonra 666 sayılı KHK ile uzmanlar arasında merkez ve taşra ayrımına gidildiğinden, ilanlarda da merkez ve taşra teşkilatı ayrımına gidildiği, 2.3. Merkez ve taşra kadrolarında istihdam edilen uzmanların kazanılmış ve emeklilik hak aylığı derece ve kademelerinde 666 sayılı KHK’dan sonra farklılık oluştuğu, 2.4. 6093 sayılı Kanun’un (mülga( 8 inci maddesi ve 4 no’lu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin 729 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği, Yazma Eser Uzmanı ve Uzman
Yardımcısı istihdam edildiği, başvuranın 20/08/2013 tarihinde taşra teşkilatı olan Ankara Bölge
Müdürlüğüne aile birliği mazereti dikkate alınarak atamasının yapıldığı, 2.5. Başvuranın CİMER üzerinden 30/07/2019 tarihli başvurusuna 05/09/2019 tarihinde, 04/11/2019 tarihli başvurusuna 27/11/2019 tarihinde cevap verildiği; 10/08/2020 tarihli atanma talebi başvurusuna talebi uygun görülmediği için cevap verilmediği, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin son fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”, “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesinde; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.”, “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”, 4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 6. 6093 sayılı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun’un (mülga) “Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı başlıklı 3üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun uygulanmasını sağlamak ve kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli ve merkezi İstanbul’da olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.”, dördüncü fıkrasında; “Başkanlığın taşra teşkilatı olarak Ankara, İstanbul ve
Konya bölge müdürlükleri kurulmuştur.” Geçici 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Bu
Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup Bakanlık bünyesinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibariyle en az üç yıl süreyle çalışmış olan personelden, bir yıl içerisinde başvuranlardan, Bakanlıkça yapılacak mesleki bilgiyi içeren sınavda başarılı olanlar Yazma Eser Uzman yardımcısı kadrolarına;… atabilirler….” 7. 15/07/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 No’lu Bakanlıklara
Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığı” başlıklı 724 üncü maddesinin ilk fıkrasında; “Bu Bölümün uygulanmasını sağlamak ve mevzuatla kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Bakanlığa bağlı, tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli ve merkezi İstanbul’da olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığı kurulmuştur.”, dördüncü fıkrasında; “Başkanlığın taşra teşkilatı olarak Ankara, İstanbul ve Konya bölge müdürlükleri kurulmuştur.” 8. 02/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de (mükerrer) yayımlanan 666 sayılı
Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararname’nin Ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde; “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı
Müsteşarlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi
Başkanlığının; b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı
Cetvelde yer alanlardan, c) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca sözkonusu kadrolara atananlar dahil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda yer alanlardan, aylıklarını 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır…”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KANLKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan
Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. 02/09/2013 tarihinde yazma eser uzman yardımcılığı, 09/11/2018 tarihinde ise yazma eser uzmanlığı karosuna atanan başvuran, gerek atandığı dönemde gerekse şu anda yürürlükte olan mevzuat uyarınca taşra teşkilatında uzman kadrosuna yer verilmezken kendisinin taşra teşkilatı olan İstanbul iline atandığını, aile birliğini bozulması yanında kendisinden sonra alınan istihdam edilen uzmanların merkez teşkilatında olmaları nedeniyle aynı unvanda olmalarına karşın aldıkları ücretler ile özlük haklarında farklılık bulunduğunu, kendisi ile benzer durumda olan bazı personelin atanma taleplerinin yerine getirildiğini, İdareye aile birliği mazeretiyle yaptığı başvurulara ise cevap verilmediğini belirtmektedir.
Bu kapsamda başvuran Kurumumuzdan merkez kadroya atanmasını, geriye dönük haklarının iade edilmesini ve aile birliğinin sağlanması için mevcut görev yerine geçici görevlendirmesinin yapılmasını talep etmektedir.
11. 6093 sayılı Kanun ile 4 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde, Türkiye Yazma Eserler
Kurumu Başkanlığının merkezinin İstanbul’da bulunduğu ve Başkanlığın Ankara, İstanbul ve
Konya bölge müdürlüklerinin taşra teşkilatı olarak hizmet göreceği düzenlemiştir.
12. 6093 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, Kültür ve Turizm
Bakanlığında çalışmakta olup belirli şartları taşıyanların yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde Yazma Eser Uzman Yardımcılığına atabileceklerine yer verilmiştir. Ancak bu şekilde atanacakların hangi teşkilat birimlerinde çalışacaklarına yer verilmediği görülmektedir.
13. 666 sayılı KHK’da ise merkez ve taşra uzman kadrolarında bulunanlara ödenecek tazminatlarda ayrıma gidilmiştir.
14. Başvuru konusu olayda, başvuranın Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane
Başkanlığında Kitap Patalogu kadrosunda çalışmakta iken, 6093 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında uzman yardımcılığı sınavını kazandığı görülmektedir.
Başvuranın, uzman yardımcılığı kadrosuna atamasının 20/08/2013 tarihinde kadroya atandığı tarihte bakanlık bünyesinde çalışmakta olduğu il, kendi talebi ve aile bütünlüğü gözetilerek
Ankara Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü’ne yapıldığı anlaşılmaktadır. Kurumumuza sunulan bilgi ve belge belgelerden, başvuranın talebi üzerine Milli Kütüphane Başkanlığında görevlendirildiği görülmektedir.
15. Başvuranın, uzmanlık kadrosuna atanma hakkını elde ettiği 09/12/2018 tarihinde ise, yürürlükte olan 4 no’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre taşra teşkilatı kadrosunda olduğu, dolayısıyla 666 sayılı KHK’nın taşra teşkilatı uzmanları için getirdiği düzenlemelere tabi olduğu değerlendirilmiştir.
16. Başvuran, merkez ve taşra teşkilatı uzmanları arasında bir ayrıma gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ise de, bu ayrım hakkında Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda, Mahkeme’nin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181. K:2018/11 sayılı Kararı’nın 6 ncı ve 17 nci paragraflarında; “16- Kamu personeli, belirli bir statüde ve nesnel kurallara göre hizmet etmekte; o statünün sağladığı ücret, atanma, yükselme gibi haklara sahip olmaktadır.
Kamu hizmetine giriş, hizmet içinde yükselme ve bulunulan statünün sağladığı haklar statü hukukunun gereği olarak kanunlarla belirlenmektedir. Kanun koyucu; statü hukuku çerçevesinde yürütülen memuriyet hizmetine girmeye, memuriyette yükselmeye, özlük haklarına ve bunun gibi hususlara ilişkin anayasal ilkelere uygun olarak belirleme hususunda takdir yetkisine sahiptir. Statü hukukun gereği olarak kamu görevine başlayan uzmanlar, statüsünden ve kanundan kaynaklanan görev ve durumu bilerek kamu görevine başlamaktadır.17-Sözü edilen takdir yetkisi kapsamında yerine getirilen hizmetin niteliği gözetilerek farklı statüler için farklı ücret rejimleri öngörülmesinin ve bu kapsamda merkezdeki uzmanların taşra teşkilatındaki uzmanlardan farklı özel hizmet tazminatı almalarının sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı söylenemeyeceği gibi bunun Anayasa’nın 55. Maddesiyle devlete verilen, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bit ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğüne aykırılık taşıdığı da ileri sürülemez. Esasen Anayasa’nın 55.
Maddesine göre emeğin karşılığı olan ücretin kıdem, liyakat, kariyer gibi unsurların yanı sıra görev, yetki ve sorumluluklara, başka bir deyişle statülere bağlı olarak farklılık göstermesi mümkündür. ” açıklamalarına yer verilmektedir. Dolayısıyla, merkez ve taşra uzmanları arasında ayrım yapılarak bu ayrım temelinde alınacak ücret ve diğer ödemelerde de farklılaşmaya gidilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülemeyecektir. Kaldı ki, başvuru konusu olayda başvuranın uzman yardımcısı ve uzman olarak atandığı tarihlerde 666 sayılı
KHK’nın yürürlükte olduğu, gerek 6093 sayılı Kanun gerekse 4 no’lu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi uyarınca Ankara Bölge Müdürlüğü’nün taşra teşkilatı sayıldığı ve Ankara Bölge
Müdürlüğüne atanmanın başvuranın kendi talebi olduğu açıktır.
17. Başvuran kendisiyle benzer durumda olup merkez kadrosuna atananların bulunduğunu belirtmekte ise de bu hususta Kurumumuza bilgi ve belge sunulmamış olup Kurumumuzca da bu yönde bir tespit yapılamamıştır.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yolunun gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın başvurana ve TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi