|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, Kırklareli Tabip Odası’na üye olan bir doktorun, üyelikten ayrıldıktan sonra birikmiş aidat borcunun iptali talebi incelenmiştir. Başvuran, hastane yetkililerinin zorunlu üyelik beyanı üzerine Tabip Odası’na üye olduğunu, ancak ayrılışından sonra kendisine üyeliği iptal etmesi gerektiği konusunda bilgi verilmediğini iddia etmiştir. Kırklareli Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği Kanunu’na dayanarak, üyelik iptali için yazılı talep gerektiğini ve geçmiş dönem aidat borçlarının iptal edilmediğini belirtmiştir.
Danıştay, başvuranın 2018’de üye olduğunu ve 2020’de üyelikten ayrılmayı talep ettiğini, ancak bu süre zarfında birikmiş aidatların ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, başvuranın 545 TL aidat borcunun iptali talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu karar, meslek kuruluşlarına üyeliğin ve aidat yükümlülüğünün devamlılığına dair önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/86407-S.20.93997
BAŞVURU NO : 2020/97126
KARAR TARİHİ : 03/11/2020
RET KARARI
KIRKLARELİ TABİP ODASI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, oda aidatlarının iptali talebi
BAŞVURU TARİHİ : 23/09/2020
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. tarihinde Kurumumuza yaptığı şikayet başvurusunda özetle: 2018 Mart ayında Kırklareli Lüleburgaz Hastanesi ile anlaşarak çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak göreve başladığını, Hastane yetkilileri tarafından Türk
Tabipleri Birliğine üye olmasının zorunlu olduğunun söylendiğini, bunun üzerine üyeliğe onay verdiğini ve üyelik aidatlarının da hastane tarafından yatırıldığını, 2018 Ekim ayında ise hastane ile ilişiğini keserek ayrıldığını, kendisine hiçbir şekilde oda üyeliğini iptal etmesi gerektiğinin söylenmediğini, ayrılışını yaptıktan sonra telefon ile Kırklareli Tabip Odasını aradığını ve yıl sonunda üyeliğinin biteceğinin söylendiğini, bu yüzden herhangi bir işlemde bulunmadığını,
2019 yılı ve 2020 yılı içerisinde üyeliğinin devam ettiği ve üyelik ücreti alınacağı ile ilgili
herhangi bir uyarı yapılmadığını, 2020 Haziran ayında seçim olacağı için üye olduğunun tarafına haber verildiğini ve bu anda üyelik ücreti ödeyeceğini öğrendiğini, adı geçen kuruma şahsen herhangi bir ödeme yapmamışken şimdi üyelik borcunun kendisi tarafımdan ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, üye olmanın zorunlu olduğu belirtilerek üye olduktan sonra bu kurumdan herhangi bir hizmet almamışken kendisinden bu ücretin istenmesini haksız kazanç olarak değerlendirdiğini, şahsen kendisinin ödeme yaptığı herhangi bir hesap numarasının bulunmadığını belirterek, Kırklareli Tabip Odasının kendisinden istediği 545.00 TL aidat borcunun iptal edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
2. Başvuranın, 20/07/2020 tarihli Kırklareli Tabip Odasına hitaplı dilekçesini ve adı geçen
Oda’nın 14/08/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısını başvurusuna eklediği görülmüştür.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Kırklareli Tabip Odasının 14/08/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. Başvuranın bölgelerinden faaliyet gösteren Hastanesi ile 27/03/2018 tarihli sözleşmeye müteakip Tabip Odasına hitaben yazmış olduğu aynı tarihli dilekçesi ve üyelik formu ile Oda’ya kaydını talep ettiği, üyelik kaydının da yine aynı tarihte gerçekleştirildiği, 3.2. 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu doğrultusunda tanzime edilen üyelik İşlemleri
Yönergesinde, üye iken başka bir ile sürekli ataması yapılan kamu çalışanı hekimin kaydının, kişinin yazılı talebi olmadıkça devam edeceğinin belirtildiği, 3.3. Tabip Odasına imzalı dilekçe ile başvurulması halinde üyeliğin iptal edileceği, ancak üyeliğin iptalinin geçmiş dönem aidat borçlarının iptali anlamına gelmediği, üyeliğin iptal sonrasında
30 gün içerisinde geçmiş döneme ait tahakkuk eden 545.00 TL borcun ödenmemesi durumunda
Türk Tabipleri Birliği Kanununun 51 inci maddesine göre yasal yollara başvurulacağı
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 1982 Anayasasının
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” ana başlığının altındaki “Genel ilkeler” başlıklı 128’inci maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle:
7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” 4.3. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında:
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 6.1. 1. maddesinde; “(Değişik: 7/6/1985 – 3224/48 md.)
(1) Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmi veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, (…) ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.” 6.2. 7. maddesinde; “(Değişik: 8/1/1985 – 3144/5 md.) (Değişik: 7/6/1985 – 3224/51 md.)
Bir tabip odası sınırları içinde sanatını serbest olarak icra eden tabipler bir ay içinde o il veya bölge tabip odasına üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler.
Mesleklerini serbest olarak icra etmeksizin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar ile herhangi bir sebeple mesleğini icra etmeyenler tabip odalarına üye olabilirler.
Özel kanunlarında üye olamayacaklarına dair hüküm bulunanlardan mesleklerini serbest olarak da icra edenler; mesleki hak, yetki, disiplin ve sorumluluk bakımından bu Kanun hükümlerine tabidirler.” 6.3. 8. maddesinde; “(Değişik: 23/3/2006 – 5477/2 md.)
Tabip odalarının gelirleri şunlardır:
a) Odaya giriş ücretleri ve üye aidatları
…” 6.4. 9. maddesinde; “İdare Heyeti, hastalık, ihtiyarlık veya yoksulluk dolayısiyle aidatını veremiyecek durumda olan oda mensuplarından geçici veya sürekli olarak aidat almamıya karar verebilir.” 6.5. 51. maddesinde; “(Değişik: 11/2/1957 – 6909/1 md.)
Her türlü oda aidatı ile para cezalarını tebliğ tarihinden itibaren 30 gün zarfında ödemiyenler hakkında tabip odaları idare heyetleri tarafından verilecek kararlar, idare heyetinin bulunduğu mahal icra dairelerince ilamlar gibi infaz olunur.” 7. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Zamanaşımı” başlıklı 39. maddesinde; “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.” 8. Tabip Odalarında Hizmetlerin Yürütülmesine İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinde; “Üye aidatları her yıl Aralık ayı sonuna kadar ödenir. Zamanında ödenmeyen aidatlara günlük olarak yasal faiz uygulanır.”
Hükümleri amirdir.
borçlarının silinmesinin mümkün olmadığı ve bu sebeple başvuranın ödemediği oda aidatlarının aynı Kanunun 51’inci maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 39’uncu maddesi çerçevesinde Kırklareli Tabip Odasınca talep edildiği anlaşılmaktadır.
15. Sonuç olarak ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmede; başvuranın Kırklareli
Tabip Odasına 27/03/2018 tarihinde üye olduğu ve 20/07/2020 tarihli dilekçeyle üyelikten ayrılmayı talep ettiği, üyelikten ayrılana kadar birikmiş olan oda aidatlarının başvuran tarafından ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, başvuranın 545.00 TL oda aidatı borcunun iptal edilmesi talebinin Kırklareli Tabip Odasınca reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiş olup, dosya kapsamında iyi yönetim ilkelerinin ihlal edildiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve KIRKLARELİ TABİP ODASINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi