|
ÖZET: Başvuran, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) üyesi olarak, 01/12/2017 tarihinden bu yana herhangi bir işte çalışmadığını ve aidat borçlarını ödeyerek 28/08/2019 tarihinde üyelikten ayrılma talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Ancak EMO Yönetim Kurulu, istifa talebini “mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen” tanımı kapsamında değerlendirerek reddetmiştir. Başvuran, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ve mühendis diplomasına sahip olup çalışmayanların düzenlemenin dışında olduğunu ifade ederek, EMO’dan üyeliğinin silinmesini talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken, TMMOB Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin meslek odalarına üyeliği zorunlu kıldığını, ancak kamu kurumlarında çalışanların üyeliklerinin isteğe bağlı olduğunu vurgulamıştır. Başvuranın, mühendislik mesleğini icra etmediği ve aidat borcu bulunmadığı göz önünde bulundurularak, istifa talebinin reddinin hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek, EMO’dan üyeliğinin silinmesi için tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın meslek odası üye kaydının silinmesi hususunda EMO Başkanlığına tavsiyede bulunulmuş ve bu kararın, ilgili idarenin 30 gün içinde bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/68688-S.20.74713
BAŞVURU NO : 2020/3373
KARAR TARİHİ : 13/08/2020
TAVSİYE KARARI
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Meslek Odası üyeliğinden ayrılma/istifa talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 18/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuran , Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul
Şubesinin 23103 numaralı üyesi olduğunu, 01/12/2017 tarihinden bu yana herhangi bir işte çalışmadığını, dolayısıyla herhangi bir şekilde mühendislik mesleğini icra etmediğini, tüm aidat borçlarını ödeyip, 28/08/2019 tarihinde üyelikten ayrılma/istifa dilekçesi verdiğini, EMO
Yönetim Kurulu tarafından, istifa talebinin “herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen” tanımı kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, 6235 sayılı TMMOB
Kanunu’nun sadece meslek icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olanlarla ilgili hüküm koyduğunu, mühendis diplomasına haiz olup çalışmayan yahut mühendislik dışında işlerle meşgul olan kişilerin düzenlemenin dışında olduğunu, Kanunun açık hükmüne rağmen, Oda
Yönetim Kurulunca, Kanunun getirmediği bir zorunluluk ve şart ihdas edilerek istifa talebinin reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, EMO’dan üye kaydının silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 31/03/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’nın 11/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. TMMOB Kanunu, TMMOB Ana Yönetmeliği, EMO Ana Yönetmelikleri gereği temel düzenleme, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu İktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanlar dışında herkes için meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti bulunduğu, Kanunun 33 üncü maddesinin gerekçesinin tartışıldığı Anayasa Komisyonunda “Danışma
Meclisince kabul edilen maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu iktisadi teşebbüslerinde devamlı olarak çalışanların meslek kuruluşlarına üye olamayacaklarına ilişkin hükmün “… meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz” şeklinde değiştirildiği, böylece meslek kuruluşlarına üye olma bu kişilerin iradelerine bırakıldığı ve diğer yönden de üye olmadan da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışabilme hakkı tanındığı, gerekçede yer alan, “bu kişilerin iradelerine bırakılmıştır” ifadesi de, mecburi üyeliğin kural olduğu, ancak söz konusu kişiler bakımından istisnai bir düzenlemeye gidildiği sonucunu doğurduğu, bunun dışındakiler için üyeliğin zorunlu olduğu, 2.2. Üyelik hususunun Anayasa, Kanun ve Yönetmeliklerin amacına bakılarak da değerlendirilmesinde fayda olduğu, meslek kuruluşları, “bir mesleğin gelişimini sağlamak.
meslek üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve bunlar gibi o mesleğe ilişkin özel veya kamusal yararları gerçekleştirmek üzere oluşturulan tüzel kişilerdir” (Avcı, 2012, s.47). Bu kuruluşlarının varlığına karar verilirken toplum sağlık ve düzeni yönünden büyük öneme haiz mühendislik mesleği yönünden, mesleğin sürdürülebilirliğinin, mesleki disiplin ve standartların sağlanması, nihayetinde kamu hizmetinin etkin bir biçimde yürütülmesinin hedeflendiği, 2.3. Meslek odalarına üyelerine mesleğin yapılabilme yeterliliğinin verilmesi veya tam tersi meslekten men gibi özel hukuk ilişkilerini aşacak kamu otoritesi yetkilerinin tanındığı, bu anlamda meslek odalarına üyeliğin mesleği icra edenlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarına üyelik gibi “gönüllülük esası” kapsamında değerlendirilmemesi ve anayasal menfaatin göz önüne alınması gerektiği, bu kapsamda Oda’dan istifa edebilecek kişilerin değerlendirilmesinde kısa vadedeki mevcut durumun ötesinde süreklilik arz eden bir durum olmasının meslek odalarının kamusal yönünün bir gereği olduğu, 2.4. Meslek Odalarının, Anayasa ile kamu tüzel kişisi olarak tanımlanarak “idare” ya da bir
“kamu otoritesi” haline getirildiği ve kamu hukuku kurallarına tabii kılındığı, Odaların, mesleğin düzeni, denetimi, meslek üyelerinin hak ve yetkilerinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi, mesleğin toplum ve ülke yararlarına göre uygulanması ve geliştirilmesini amaç edinen kişilerden oluşan bir çatı kurum olduğu, EMO’ya meslek mensuplarının bir kısmının üye olması, bir kısmının olmaması gibi bir durum yaratılması, nihayetinde anayasal bir müessese haline getirilen meslek odalarının amaçlarının gerçekleştirilmesine engel olacak bir yaklaşım olduğu, kamu düzeninin gerekliliği kapsamında meslek odalarının mesleği düzenlemesi, denetime tabi tutabilmesi ve mesleği yapan kişilerin menfaatlerini koruyabilmesi için meslek mensuplarının üyeliğinin zorunlu olduğu, “Bir mesleğin düzenlenmesi ve denetlenmesi faaliyetinin kabul edilmesi, o faaliyeti yapacak kuruluşun da bir idare olması sonucunu beraberinde getirecektir. Bu nedenle; eğer Anayasa koyucu bu tür faaliyetin yürütülmesini istemekteyse, bu takdirde o faaliyeti yürütecek hukuk kişisini de “idare” olarak öngörmek durumunda kalacaktır. Meslek örgütlerine zorunlu üyeliğin kaldırılması ve genel olarak, bu örgütlerin kamu hukuku dışına çıkarılmaları, toplumun değil sadece özel hukuk kişilerinin menfaatlerinin gözetilmesi sonucunu doğuracak olmasından dolayı, kamu yararını büyük ölçüde zedeleyecektir” (Aslan, Zehreddin. “Meslek Kuruluşlarına Zorunlu Üyeliğin
Üzerine Hukuki Bir Değerlendirme”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İzmir:
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 15 (Özel sayı): J229-1240, s. 1240.).
2.5. Başvuru tarihi itibariyle mühendislik faaliyeti yürütmeyen kişilerin üyelikten ayrılabileceği şeklinde yorum yapılmasının, yukarıda açıklanan meslek odalarının anayasal kuruluş amaçları ile örtüşmediği gibi beklenen amacın gerçekleşmesini işlevsizleştireceği, bu nedenlerle üyenin istifa talebinin Anayasa ve Kanun’un amacına uygunluk yönünden yorumlanması gerektiği, başvuran üyenin, 28/08/2019 tarihli başvurusu ile 01/12/2017 tarihinden itibaren çalışmadığını ve 6235 sayılı TMMOB Kanunu’nun 33 üncü maddesi gereğince Oda’ya kayıt zorunluluğu bulunan bir mesleki faaliyet yürütmediğini belirterek üyelikten istifa başvurusunda bulunduğu, üyenin başvuruda bulunduğu tarihte çalışmıyor olmasının bir daha mesleki faaliyetlerini sürdürmeyeceği anlamına gelemeyeceği, serbest piyasa koşullarında mühendislerin zaman zaman işsiz kalabildiği, bu halde ise Oda yönetiminin bu kişilerin mali yükümlülüklerini çalışma hayatına devam ettiği döneme kadar ötelediğinden bu noktada üyelikten ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı, 2.6. Anayasanın meslek odalarından beklediği kamusal menfaatin sağlanabilmesi için sürekliliğin sağlanmasının zorunlu olduğu, aksine bir yorum yapılarak mesleki faaliyetin sürdürülmediği dönemlerde üyelikten istifa, yeniden sürdürülmeye başlandığı dönemde üyeliğe kabul işlemlerinin yapılması gibi bir yorumun, kamusal menfaatin sürekliliğine zarar vereceği, bu noktada mesleki faaliyete ilişkin bir değerlendirmenin süreklilik arz edecek şekilde yorumlanması kamu hizmetinin aksamaması için bir gereklilik olduğu, ayrıca üyenin sunduğu belgeler incelendiğinde üyenin 01/12/2017 tarihine kadar olan hizmet dökümünü sunduğunun anlaşıldığı, Oda’ya başvuru tarihinin ise 28/08/2019 olduğu ve arada geçen süreçte üyenin çalışma durumu hakkında bilgi edinilemediği, bu noktada başvurduğu tarihe göre mühendislik faaliyetini sürdürmeyeceği şeklinde bir yorum yapmanın mümkün olmadığı, bu nedenle başvuranın istifasını gerektirecek bir durumu olmadığından EMO Yönetim Kurulu’nun 19/01/2020 tarihli ve / sayılı istifanın reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2.7. Başvuranla benzer şekilde istifa talebinde bulunan kişilerin açmış olduğu davalarda verilen; Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2017/1815 E. ve 2019/397 K. 28.02.2019 tarihli, Ankara 14.
İdare Mahkemesinin 2017/903 E. ve 2018/2262 K. 31.10.2018 tarihli, İstanbul 4. İdare
Mahkemesinin 2016/793 E. ve 2016/2044 K. 28.02.2019 tarihli kararlarda da aynı şekilde istifa talepleri kabul edilmeyerek davaların reddedildiği, 2.8. Başvuranın aidat borcu bulunmadığı, ancak yukarıda açıklanan nedenlerle başvuranın mesleki olarak bir faaliyet sürdürebilmesi için Oda’ya kaydı zorunlu olduğundan 19/01/2020 tarih ve / sayılı istifa talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu, 3. Kurumumuzun 24/03/2020 tarihli ve S.20.7340 sayılı yazısına istinaden Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) 27/04/2020 tarihli ve 639 sayılı görüş yazısında özetle; 3.1. Meslek mensuplarının üyelik işlemlerinin Odalar tarafından gerçekleştirildiği, üyelik başvuruları Odalara yapılmakta, üye kayıt ve sicillerinin de kayıtlı bulunduğu Odada tutulduğu, bu bakımdan üyelikten ayrılmaya ilişkin işlemler de Odaları tarafından gerçekleştirilmekte olup
Birliğin bu hususa bir dahli bulunmadığı, mühendislik, mimarlık ve şehir ve bölge planlama mesleği mensuplarının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan ilgili meslek Odasına üyeliğinin bir hak olmanın ötesinde bir zorunluluk olduğu, 3.2. Uygulanması kanunun öngördüğü nitelikteki yükseköğrenimi şart koşan; faaliyetin yürütülmesi için gerekli ekonomik ve ticari koşulların yanında belli mesleki yeterlilik, pratik ve deontoloji kurallarına sahip olunmasını gerektiren; üyelerin uğraş konuları ve çalışma alanları bakımından kamusal hizmet gören, ülke genelinde yaygın, toplumun can ve mal güvenliği ile doğrudan ilgili olan birtakım mesleklerin; verdiği kamu hizmetinde düzeyi ile meslek mensuplarının ortak çıkarlarını korumak ve mesleki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla, ortak ilke ve kurallar etrafında örgütlenmesi ihtiyacı üzerine kurulan ve Anayasal nitelik kazandırılan meslek odalarına üyeliğin önemi ve zorunluluğu açık olduğundan, üyelikten ayrılmanın da belli koşullara bağlanmasının tabii olduğu, 3.3. 1954 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6235 sayılı Yasa çerçeve bir yasa niteliğinde olup, genel hükümler içerdiği, zira Yasanın 39 uncu maddesinde de “Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur.” düzenlemesi öngörülerek bu hususun ortaya konduğu, bu bakımdan Yasanın koyduğu genel kurallar çerçevesinde uygulamayı esas itibariyle somutlayacak olan TMMOB ve Odalar tarafından çıkarılan yönetmelikler olduğu, kaldı ki, Anayasa Mahkemesi’nin 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin, 29/11/2012 tarih ve 2011/100 Esas, 2012/191
Karar sayılı kararında da meslek kuruluşlarının, mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri uygulama hak ve yetkisine sahip olduklarının belirtildiği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirilerek mühendislik, mimarlık, şehir ve bölge planlama mesleği mensuplarının meslek birliği olan TMMOB’nin en üst karar organı olan TMMOB Genel Kurulunca, TMMOB Ana Yönetmeliğinin 114 üncü maddesi ile meslek mensuplarının üyelikten ayrılmasına ilişkin kurallar getirildiği, 3.4. Yönetmeliğin anılan maddesinde üyelerin mesleki faaliyette bulunmama nedenleri önceden öngörülemeyeceğinden sayma yoluyla sınırlandırma yoluna gidilmediği ve “herhangi bir nedenle” mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen üyelerin belirtilen koşulları sağlaması halinde üyelikten ayrılabileceğinin düzenlendiği, burada önemli olan hususun “nedenin kendisinden ziyade mesleki etkinliğin sürdürülmeyecek olması” olduğu, 3.5. 6235 sayılı Yasanın 1 inci maddesinde de ifade edildiği üzere “Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kurulmuştur.” Bu kapsamda mesleki faaliyette bulunan tüm mühendis ve mimarların TMMOB’ye bağlı Odalara üye olmasının bir zorunluluk olduğu, 3.6. Yine Yasanın 33. maddesinde “mesleğin icrasını gerektiren” bir işle uğraşanların Odaya üye olmak ve üyelik vasfını korumakla yükümlü olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla her iki
Yasa maddesi bir arada değerlendirildiğinde mesleki faaliyetin, mesleğin icrasını gerektiren iş olduğu, TMMOB ve Oda Yönetmelikleri de kuruluş Yasasına paralel düzenlenmiş olup, “mesleğin icrasını gerektiren” işlerin mesleki faaliyet olarak ifade edildiği, TMMOB’ye bağlı
24 Oda bulunmakta olup, bu Odaların iştigal alanlarında onlarca mühendislik ve mimarlık
disiplini bulunduğu, günün ihtiyaçları ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte mühendislik ve mimarlık faaliyet alanları dolayısıyla “mesleki faaliyet”in kapsamı da genişlemekte ve çeşitlenmekte olduğu, özetle kişilerin mühendis/mimar olması dolayısıyla ve bu meslek unvanı ile almış oldukları eğitim yahut sağlamış oldukları koşullar dolayısıyla gerçekleştirdikleri faaliyetler ile mesleğin icrasını gerektiren faaliyetlerin mesleki faaliyet olduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4.2. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.” 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Kanunu’nun; 6.1. 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler. Kamu Kurumu ve Kuruluşları ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu
İktisadi Kuruluşlarında asli ve sürekli olarak çalışan mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının meslek ve ihtisaslarıyla ilgili odaya girmeleri isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar görevlerinin gereği olan işleri yaparken, mesleki bakımdan, Odaya kayıtlı meslektaşlarının yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Bu konuda
Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile ilgili hükümler saklıdır.”, 6.2. 35 inci maddesinde; “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”, 6.3. 38 inci maddesinde; “Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki faaliyetten menedilirler.”,
7. 02/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan TMMOB Ana
Yönetmeliğinin; 7.1. “Üyelik ile İlgili Temel Hükümler” başlıklı 109 uncu maddesinde; “a) Türkiye’deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar. b)
Kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında, asli ve sürekli görevlerde çalışan mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının, meslek ve ihtisaslarıyla ilgili Odaya girmeleri, isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar, görevlerinin gereği olan işleri yaparken, mesleki bakımdan Odaya kayıtlı meslektaşlarının yetkileri ile haklarına sahip ve onların ödev ve sorumlulukları ile yükümlüdürler.”, 7.2. “Oda Üyeliğini Sürdürme Zorunluluğu” başlıklı 110 uncu maddesinde; “Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye’de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır.”, 7.3. “Üyelikten Ayrılma” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler; bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda
Kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla, Odadan ayrılabilirler. 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve bu ana yönetmelik hükümleri bundan sonra bu kişiler için uygulanmaz. İlgili kanunlar ve bu Ana Yönetmelikteki istisnai hükümler saklıdır.”, 8. 21.05.2013 tarihli ve 28653 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan TMMOB Elektrik
Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin; 8.1. “Üyelik” başlıklı 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Odaya asıl üye olabilmek için
Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olmak ve Türkiye sınırları içinde mühendislik öğretimi yapan kurumlarca verilen lisans diplomasına veya fakülte yönetim kurulu kararına istinaden verilen mezuniyet belgesine, yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlar için ise yetkili mercilerce onaylanmış denklik belgesine sahip olmak gerekir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yasal olarak yetkili, elektrik yüksek mühendisi, elektronik yüksek mühendisi, elektrik mühendisi, elektronik mühendisi, elektrik-elektronik mühendisi, biyomedikal mühendisi ve bilgisayar mühendisi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Kurulu kararı ile Elektrik Mühendisleri Odasına girmeleri kabul edilenler Odanın üyesidirler ve bu
Yönetmelik kapsamındadırlar.”, 8.3. “Üyelikten çıkma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Üyelikten ayrılmak üzere Oda
Yönetim Kuruluna yazılı olarak başvuranlar, 55 inci madde hükümleri gereğince üyelikten çıkarılanlar ve ölen üyelerin Oda ile ilişkisi kesilir. Ölen üye dışındakilerden aidat borçları tahsil edilir ve kimlik kartları geri alınır.”, 8.4. “Zorunlu ve İhtiyari Üyelik” başlıklı 120 inci maddesinde; “Birlik Genel Kurulunda
Elektrik Mühendisleri Odasına kayıt olmaları uygun görülen mesleklere mensup mühendis ve yüksek mühendislerden, kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında, asli ve süreli görevlerde çalışanların üyelikleri isteklerine bağlıdır.
Ancak, bunlar görevlerinin gereği olan işleri yaparken Odaya kayıtlı üyelerin mesleki yetkileri ile haklarına sahip ve onların mesleki ödevleri ile yükümlüdürler. Bunların dışında kalan mühendis ve yüksek mühendislerin Odaya üyeliği zorunludur.”, 8.5. “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 128 inci maddesinde; “Bu Ana Yönetmelikte hüküm bulunmayan, açıklığı yeterince anlaşılamayan ya da çelişkili durumların ortaya çıktığı konularda Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği hükümleri geçerlidir.” hükümleri bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza başvuran , Elektrik Mühendisleri Odasının numaralı üyesi olduğunu, 01/12/2017 tarihinden bu yana herhangi bir işte çalışmadığını, tüm aidat borçlarını ödeyip 28/08/2019 tarihinde üyelikten ayrılma/istifa dilekçesi verdiğini, EMO
Yönetim Kurulu tarafından, istifa talebinin “herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen” kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, 6235 sayılı
TMMOB Kanunu’nun sadece meslek icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olanlarla ilgili hüküm koyduğunu, mühendis diplomasına haiz olup çalışmayan yahut mühendislik dışında işlerle meşgul olan kişilerin düzenlemenin dışında olduğunu, Kanunun açık hükmüne rağmen, Oda Yönetim Kurulunca, Kanunun getirmediği bir zorunluluk ve şart ihdas edilerek istifa talebinin reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, EMO’dan üye kaydının silinmesini talep etmektedir.
11. Anayasanın 135 inci maddesi uyarınca; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmayacağı, ayrıca herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyelerin; bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda Kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla Odadan ayrılabilecekleri düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 6235 sayılı TMMOB Kanunu ile Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kurulmuştur. 6235 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca ülkemizde mühendislik mensuplarının mesleklerinin icrasını gerektiren işlerle meşgul olabilmeleri için ihtisaslarına uygun bir odaya kaydolmaları ve üyelik vasfını korumaları gerekmektedir.
12. 6235 Sayılı Kanunda kamu kurumu ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışan mühendis ve mimarlık meslekleri mensuplarına ise Oda üyesi olup olmama hususunda serbestlik tanınmıştır.
TMMOB Ana Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesinde; herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyelerin yukarıda belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde Odadan ayrılabilecekleri düzenlenmiştir. Benzer şekilde TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 120 inci maddesinde, mühendis ve yüksek mühendislerden, kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında, asli ve süreli görevlerde çalışanların üyelikleri isteklerine bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır.
13. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden, başvuranın 28/08/2019 tarihinde Odaya aidat borcu bulunmadığını beyan ederek ve dilekçesi ekinde 01/12/2017 tarihinden önceki hizmet dökümü ile bu tarihten sonra herhangi bir işte çalışmadığını gösterir belge sunarak Oda üyeliğinden istifa talebinde bulunduğu, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 19/01/2020 tarihli ve / sayılı oturumunda söz konusu talebi değerlendirdiği, başvuranın sunmuş olduğu evraklardan başvuranın başvurduğu tarihte çalışmıyor olmasının bir daha mesleki faaliyetlerini sürdürmeyeceği anlamına gelemeyeceği, serbest piyasa koşullarında mühendislerin dönem dönem işsiz kalabildiği, bu halde ise Oda yönetiminin bu kişilerin mali yükümlülüklerini çalışma hayatına devam ettiği döneme kadar ötelediğinden bu noktada üyelikten ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmaması nedeniyle istifa talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
14. Başvuranın, aidat borçlarını ödeyip 01/12/2017 tarihinden sonra herhangi bir işte çalışmadığını beyan ederek 28/08/2019 tarihinde Oda üyeliğinden istifa talebinde bulunduğu, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunca 19/01/2020 tarihli ve / sayılı oturumunda söz konusu talebin değerlendirildiği, başvuranın sunmuş olduğu belgelerden başvuranın o tarihte çalışmıyor olmasının bir daha mesleki faaliyetlerini sürdürmeyeceği anlamına gelemeyeceği ve mevcut durumda üyelikten ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmaması nedeniyle istifa talebinin uygun görülmediği anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili mevzuatta herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyelerin yukarıda belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde
Odadan ayrılabilecekleri düzenlenmiştir. Dolayısıyla başvurunun çözüme kavuşturulması bakımından başvuranın 01/12/2017 tarihinden bu yana gelir getiren bir işte çalışmayan yani işsiz olan başvuranın mühendislik faaliyetini sürdürüp sürdürmediği veya bundan sonra sürdürüp sürdürmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
15. Konuyla ilgili mevzuat ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 6 no.lu paragraflarda yer verilen 6235 Sayılı Kanuna göre, Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını gerektiren işlerle meşgul olabilmeleri için Odaya üye olmaları gerektiği, silahlı kuvvetler mensubu (yedek subaylık ve erlik hariç) olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışanlar ile herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyenlerin üyelikten ayrılabileceği, TMMOB’nin de konuyla ilgili olarak üyelerin mesleki faaliyette bulunmama nedenleri önceden öngörülemeyeceğinden sayma yoluyla sınırlandırma yoluna gidilmediği ve “herhangi bir nedenle” mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen üyelerin belirtilen koşulları sağlaması halinde üyelikten ayrılabileceğinin düzenlendiği, burada önemli olan hususun “nedenin kendisinden ziyade mesleki etkinliğin sürdürülmeyecek olması” şeklinde görüşünün olduğu, başvuranın da 01/12/2017 tarihinden bu yana yaklaşık 2,5 yıldır mühendislik mesleğini icra etmediği gibi gelir getirici herhangi bir işte çalışmayıp işsiz olduğu ve dolayısıyla herhangi bir şekilde mesleki etkinliğini sürdürmediği anlaşılmıştır. Bundan dolayı, mevzuatta konuyla ilgili doğrudan herhangi bir düzenleme olmamakla birlikte, mevcut durumda başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin hakkaniyet gereği kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 6235 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile TMMOB Ana Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesi uyarınca silahlı kuvvetler mensubu (yedek subaylık ve erlik hariç) olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışanlar ile herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyenlerin üyelikten ayrılabileceği, başvuranın ise 01/12/2017 tarihinden bu yana yaklaşık 2,5 yıldır gelir getirici herhangi bir işte çalışmayıp işsiz olduğu ve dolayısıyla herhangi bir şekilde mühendislik mesleğini sürdürmediği anlaşıldığından, aidat borcu bulunmayan başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin reddedilmesinde hakkaniyete aykırılık olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “makul sürede karar verme” kanunilik” ve “ölçülülük ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın meslek odası üye kaydının silinmesi hususunda TMMOB ELEKTRİK
MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın BAŞVURANA, TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞINA VE TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi