ÖZET: Başvuran, Jandarma Genel Komutanlığı’nda emeklilik talebinin reddedilmesi üzerine Sakarya İdare Mahkemesi’nde dava açmış, ardından yürütülen idari soruşturma neticesinde meslekten çıkarılmıştır. Emeklilik talebi, meslekten çıkarma kararından iki ay önce yapılmış olup, başvuran 15.01.2021 tarihinden itibaren albay emeklisi olarak mali haklarını almaya başlamıştır. Ancak, emeklilik sonrası meslekten çıkarma kararının geçersiz olduğunu savunarak, kazanılmış haklarının geri verilmesini talep etmektedir.

İçişleri Bakanlığı, başvuranın üç ayrı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarıldığını ve yalnızca bir kararın iptal edildiğini belirtmiştir. Diğer iki meslekten çıkarma cezası yürürlükte olduğundan, mevzuat gereği silah taşıma izni verilmesi mümkün değildir. Başvuranın talebi, mahkeme kararının yalnızca bir ceza ile ilgili olması nedeniyle, diğer iki ceza için geçerli olmamaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen iki meslekten çıkarma kararının kaldırılması yönünde İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdare, bu tavsiyeye uygun hareket etmezse, başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı devam edecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/13252-S.24.19938

BAŞVURU NO : 2024/7394

KARAR TARİHİ : 29.11.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

Meslekten çıkarma kararlarının kaldırılarak kazanılmış haklarının geri

BAŞVURUNUN KONUSU :

verilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 10.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, başvurusunda özetle; 01.10.2020 tarihinde çalışmış olduğu kurum olan Jandarma Genel

Komutanlığı’na dilekçe ile emeklilik talebinde bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini bu ret kararına karşı Sakarya idare Mahkemesi’ne iptal davası açtığını, bu ret kararının ardından iki ay sonra hakkında yürütülen idari bir soruşturma sebebiyle 28 Aralık 2020 tarihinde meslekten çıkarma kararı ile ilişkinin kesildiğini, ilişiğinin kesilmesinden sonra emeklilik talebinde bulunduğunu ve bu talebine istinaden

15.01.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmak suretiyle emekliye ayrıldığını ve halen albay

emeklisi olarak mali haklarını tam ve eksiksiz aldığını, emeklilik talebinin reddine ilişkin açmış olduğu davanın lehine sonuçlanması ile beraber geriye dönük olarak yeniden emeklilik işlemlerinin başlatıldığını dolayısıyla emeklilik hakkının meslekten çıkarma kararından iki ay öncesinde yerine getirilmiş olması sebebiyle her emekli olan personel gibi silah ve askeri kimlik haklarını kurumdan talep etmiş olmasına rağmen tarafına olumsuz cevap verildiğini belirterek, hukuken emeklilikten sonra hakkında tesis edilen meslekten çıkarma kararının etkisinin olamayacağından ötürü kazanılmış haklarının geri verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Jandarma Genel

Komutanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;

/

2.1. Başvuran hakkında 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Kararnamenin

Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/6(h) maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun

28.12.2020 tarihli ve / sayılı kararı ile, yine 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/6(h) maddesi gereğince İçişleri

Bakanlığı Disiplin Kurulunun 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ve 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ile (3) ayrı meslekten çıkarma cezası verildiği,

2.2. Konuyla ilgili yasal mevzuat olan; a) İlgi (d) Kanun’un 7’nci maddesi birinci fıkrasının 4/A alt bendi “Ateşli silahları ancak, Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel

Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3 /1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman

Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma

Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun

13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim

Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk

Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere…….taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.” hükmü,

b) İlgi (e) Yönetmeliğin 11’inci meddesi “Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığından tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar, 31/1 /2013 tarihli ve

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar ile

27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 inci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 nci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun

12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca

ilişikleri kesilenler veya 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere emekli Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan muvazzaf subay, muvazzaf astsubay ve uzman jandarmalar, dokuzuncu fiilî hizmet yılını doldurduktan sonra ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubaylar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk

Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman

erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni ilgisine göre bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları, Jandarma

Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca silah ruhsatı verilir” hükmü,

c) Aynı Yönetmeliğin 16/j bendi, “Mahkeme kararı ile veya haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlara, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 6413 sayılı kanun hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 3466 sayılı Kanunun 15 nci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla veya kanuni düzenleme ile meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara ateşli silah ve mermileri taşıma ya da bulundurma izni verilmez verilmiş izinler iptal edilir. ” hükmü,

ç) Aynı Yönetmeliğin 17’nci maddesi; “Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16’ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zapt edilir. ” hükümlerine amir olduğu,

2.3. Özetle, başvuranın üç ayrı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile meslekten çıkarıldığı, bu meslekten çıkarma kararları ile ilgili olarak sadece 28.12.2020 tarihli ve / sayılı kararın yargıya taşındığı ve sadece bu meslekten çıkarma cezasının Sakarya 1.İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiği, diğer iki meslekten çıkarma cezalarının halen yürürlükte olduğu,

2.4. Başvurana meslekten çıkarıldığı için mevzuat gereği silah taşıma izni verilmediği, Sakarya 1.İdare

Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararının sadece meslekten çıkarma cezalarından birinin iptali ile ilgili olduğu, diğer iki meslekten çıkarma cezalarını kapsamadığı, diğer iki meslekten çıkarma cezalarının iptali ile ilgili yargı kararı olmadan ve meslekten çıkarma işlemi tamamen kaldırılmadan yukarıda açıklanan mevzuat gereği silah taşıma izni verilmesinin mümkün olmadığı

ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

/

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul

Edilmesine Dair Kanun’un; 5.1. 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi; “Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır.”

5.2. 8. maddesinin 6. fıkrasının (h) bendinde; “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran hukuken emeklilikten sonra hakkında tesis edilen meslekten çıkarma kararının etkisinin olamayacağından ötürü kazanılmış haklarının geri verilmesini talep etmektedir.

8. İdareden gelen bilgiler ve belgeler birlikte incelendiğinde; başvuranın 01.10.2020 tarihinde çalışmış olduğu kurum olan Jandarma Genel Komutanlığı’na dilekçe ile emeklilik talebinde bulunduğu ancak talebinin reddedildiği bu ret kararına karşı Sakarya idare Mahkemesi’ne iptal davası açtığı, ancak bu arada hakkında soruşturma açıldığı ve meslekten ihraç edildiği sonrasında başvuranın, disiplin soruşturmasına konu edilen “Eskişehir Şehir Hastanesinde doktorların bilgisi dışında otomasyon sekreteri tarafından usulsüz olarak düzenlenen 21 Nisan 2020 ve 21 Mayıs 2020 tarihli iki istirahat raporunu kuruma ibraz ettiği ve kullandığı” gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 28.11.2020 günlü, / sayılı kararıyla 7068 sayılı Kanun’un 8-6/h maddesinde yer verilen “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek.” fiilinin sübuta erdiği değerlendirildiğinden kişinin meslekten çıkarılmasına karar verildiği, açılan dava sonucunda Mahkeme “bu eylemlerin, 7068 sayılı

Kanununun 8/6-h maddesinde yer alan “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek.” kapsamında, gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenlemek olarak değerlendirilemeyeceği, “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek” eyleminden, ilgililerin ifa etmekle görevli oldukları hususlarda görevlerinin gereklerine aykırı şekilde kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermelerinin anlaşılması gerektiği, dava konusu olayda ise söz konusu sağlık raporlarının tanzim edilmesi hususunda davacının bir yetkisi bulunmadığı dikkate alındığında, davacının sübut bulan bu eylemlerinin anılan bentteki suç tanımına uymadığı, bir başka ifadeyle, disiplin hukukunda yer alan “tipiklik” şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, söz konusu madde kapsamında davacının meslekten çıkarma

cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği” sonucuna vararak idari işlemin iptaline hükmedildiği, böylece İdare mahkemenin verdiği kararlar doğrultusunda başvuranı

01.10.2020 tarihi itibariyle emekli etmiş ve İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 28.11.2020

günlü, / sayılı kararını da ortadan kaldırmış olsa da başvurana ait İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin

Kurulunun 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ve 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ile 2 tane daha meslekten çıkarma cezası olduğundan mevzuat gereği kimlik kartı ile silah taşıma izni verilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.

9. Anayasanın 125. Maddesinde yer alan, “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır’’ hükmü ile idarelerin hukuka aykırı iradesi karşısında bireyler yargısal yolla korunmaktadır. Bu kapsamda, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak mahkeme kararlarının idarelerce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak hukuk devleti ilkesi ile İdarenin yargı denetimine tabi olmasının bir anlam ifade edebilmesi için idarenin mahkemelerin idare aleyhine verdiği kararların gereklerini tam anlamıyla yerine getirmesi büyük önem arz etmektedir. Mahkeme kararlarının yerine getirilmesi, her şeyden önce vatandaşın idareye olan güvenini sağlamlaştıracak yani devletin itibarını güçlendirecektir. Özetle bir hukuk devletinde yargının düzgün işlemesi kadar mahkemelerce verilen kararların gecikmeksizin ve etkin bir şekilde uygulanması da zorunludur.

10. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlamak amacıyla kullanılan iptal davaları ile idarenin işleminin hukuka uygunluğu denetlenmekte ve eğer hukuka aykırılık saptanırsa işlem ortadan kaldırılmaktadır. İdari işlem hakkında verilen iptal kararı ile işlemin varlığı son bulup, o işlem hukuk âleminden silinmektedir. Burada iptal kararının hukuksal etkisi ile iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi birbirine karıştırılmamalıdır. İptal kararının hukuksal etkisi, hukuka aykırı olduğu saptanan işlemin ortadan 1 kalkması, varlığının sona ermesidir. Bu kararın gereklerinin yerine getirilmesi için ise idareye birtakım sorumluluklar düşmektedir. Yani İdare iptal olan işlem sonrası bu işlem nedeniyle ortaya çıkmış olan sonuçları ortadan kaldırmalıdır ki, iptal edilen işlem nedeniyle oluşmuş olan durumlar ortadan kalkmış olsun. İdare bunun için gerekli olan işlemleri yaparak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.

11. Somut olayda da başvuranın açtığı dava sonucu idarenin kişiyi emekli etmeme işlemi iptal edilmiş ve kişi hukuk âleminde 01.10.2020 tarihi itibariyle emekli olmuştur. Burada tartışılması gereken konu kişi kural olarak kamu personeli statüsü içinde değilken disiplin soruşturması sonucu yaptırıma tâbi tutulup tutulamayacağıdır. Danıştay içtihadına göre, zamanaşımı süresi, savunma hakkı gibi hususlara dikkat etmek kaydıyla, ayrılan personel hakkında disiplin takibatı yapılabilir. Disiplin soruşturması sonunda verilen cezanın uygulanamamasının önemi yoktur. Kararın gereği mümkünse evrak üzerinden yerine getirilir ve 2 ilgili belgeler dosyasına konulur. Danıştay bu içtihadını bugüne kadar değiştirmemiştir.

12. İdare, başvuranın üç ayrı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile meslekten çıkarıldığını, bu meslekten çıkarma kararları ile ilgili olarak sadece 28.12.2020 tarihli ve / sayılı kararın yargıya taşındığını ve sadece bu meslekten çıkarma cezasının Sakarya 1.İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, diğer iki meslekten çıkarma cezalarının halen yürürlükte olduğunu belirtse de İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin

1

Yıldırım Uler, İdari Yargıda İptal Kararlarının Sonuçları, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Ankara, 1970, s. 15.

2

IŞIKLAR Celal, Kamu Görevinden Ayrılanlara Disiplin Cezası Verilmesi Ve Konuyla İlgili Yeni Düzenlemeler, TAAD, Yıl 15, Sayı 57, Ocak 2024, S:318.

/

Kurulunun 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararında ve 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararında tıpkı Yüksek Disiplin Kurulunun 28.12.2020 tarihli ve / sayılı kararında yer alan “… doktorların bilgisi dışında otomasyon sekreteri tarafından usulsüz olarak düzenlenen farklı tarihli iki istirahat raporunu kuruma ibraz ettiği ve kullandığı” fiili gerekçe gösterilerek aynı ceza verilmiştir.

13. Ancak başvuranın “Eskişehir Şehir Hastanesinde doktorların bilgisi dışında otomasyon sekreteri tarafından usulsüz olarak düzenlenen 21 Nisan 2020 ve 21 Mayıs 2020 tarihli iki istirahat raporunu kuruma ibraz ettiği ve kullandığı” iddialarındaki eyleminin 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/6(h) bendindeki suç tanımına uymadığı dolayısıyla disiplin hukukunda yer alan “tipiklik” şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, söz konusu madde kapsamında başvuranın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde mahkemece hukuka uygunluk görülmemiş ve idari işlemin iptaline hükmedilmiştir.

14. Dolayısıyla İdare, mahkemenin verdiği kararın ortaya çıkardığı etkileri dikkate alarak diğer soruşturmalarını gözden geçirmek yerine mahkeme kararı olmadığı gerekçesiyle kişinin tekrar yargı yoluna başvurmasını isteyerek tekrar bir yargı sürecine neden olarak hem yargının yükünü arttıracak hem de uzayan süre sonucunda hem İdarenin hem de başvuranın maddi ve manevi zarara uğramasına yol açacaktır.

Hâlbuki İdarelerden beklenen, iş ve işlemlerinde gereken özeni göstererek hem vatandaşların idareye olan güvenlerini arttırmak hem de kamu zararı oluşmasını engellemeleridir.

15. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Danıştay içtihadına göre, meslekten ayrılan personel hakkında disiplin takibatı yapılabilse de bu süreçte disiplin hukukuna dair ilkeler (Suçta ve cezada kanunilik, savunma hakkı, ölçülülük, tek fiile iki ceza verilemez, tipiklik vb ) gözetilmelidir. Bu kapsamda, başvurana verilen 3 ayrı meslekten çıkarma cezasının ilk verilen meslekten çıkarma cezası gibi usulsüz düzenlenen raporun birliğe sunulmasından dolayı verildiği görülmektedir. Ancak Yüksek Disiplin Kurulunun ilk kararının mahkeme tarafından tipiklik ilkesi yani bir fiilin, cezalandırılabilmesi için kanunda öngörülen tipe (suç tanımına) uygun olmasını gerektirirken suç ile eylem birbirine uyuşmadığından iptal edildiği göz önüne alındığında aynı durum diğer kararlarında aynı noktada sakat olduğunu gösterdiğinden başvurana ait diğer 2 meslekten çıkarma cezalarının kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Sakarya İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana Yüksek Disiplin Kurulunun 09.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ve 09.04.2021 tarihli ve

/ sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma kararlarının kaldırılması yönünde İÇİŞLERİ

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi