ÖZET: Başvuruda, Kütahya’da bulunan bir riskli binanın yıkılması talep edilmiştir. Şikayetçi, 2015 yılında yapılan riskli yapı tespitinin ardından, ilgili idarelerin yıkım işlemlerini gerçekleştirmediğini belirtmiştir. Kütahya İdare Mahkemesi, riskli yapı tespitine ilişkin itirazları değerlendirerek, yıkımın durdurulmasına karar vermiştir. Şikayetçi, bu süreçte yaşadığı maddi ve manevi zorlukları dile getirerek, binasının yıkımı için gerekli adımların atılmasını talep etmiştir.

Kütahya Belediye Başkanlığı, riskli yapı tespitinin ardından yıkım işlemleri için gerekli tebligatları yapmış, ancak mahkeme kararları nedeniyle bu işlemler duraksamıştır. İlgili idareler, riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazların sonuçlanmasının ardından, yıkım sürecinin hızlandırılması gerektiğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin incelemeler yaparak, Kütahya Belediye Başkanlığı’na, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleri çerçevesinde sürecin tamamlanması için tavsiyelerde bulunmuştur.

Sonuç olarak, Kütahya İdare Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda, Kütahya Belediye Başkanlığı’nın, riskli yapı tespitine ilişkin işlemleri tamamlaması ve yıkım sürecini hızlandırması gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda, ilgili idarenin, yıkım işlemleri için gerekli adımları atması beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5205-S.22.7925

BAŞVURU NO : 2021/18986

KARAR TARİHİ : 15/04/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

KÜTAHYA ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Metruk/riskli binasının yıkım işlemi için gereğinin yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/11/2021

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, Mah. Sok. No: ’da bulunan ve tapu sahibi bulunduğu evi ve parseli müteahhite kat karşılığı verdiğini, 23. 12.2015 tarihli dilekçe ile Modern Yapı

Denetim Ltd. Şti.ye dilekçe ile başvurduğunu, dilekçeye istinaden Lisanslı Kuruluş tarafından yapı kimlik numarası ile hazırlamış olduğu riskli yapı tespit raporunun 6306 Sayılı Kanunun Uygulama

Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 4. Fıkrası gereğince Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce incelenmesinin istendiğini, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü personelince yapılan incelemeler sonucunda riskli yapının

29.03.2016 tarihinde onaylandığını ve yazı ile Tapu Müdürlüğüne bildirildiğini, ancak yapı maliklerinden

Tapu Müdürlüğünün yaptığı tebligata istinaden rapora itiraz ettiğini ve raporun

Eskişehir İlinde teşkil edilen teknik heyete gönderildiğini, teknik heyet tarafından, yapılan itirazın reddedildiği ve riskli yapı raporunun kabul edilmesinin uygun olduğuna karar verildiğini,

1.1. Ancak riskli binaların bitişiğindeki binanın maliki / esas numarası ile

Kütahya İdare Mahkemesine başvurduğunu, Mahkeme yeniden riskli yapı tespiti işlemi yapılması gerektiğini belirterek yıkımı durdurduğunu, bunun üzerine riskli yapı maliklerinden ve mahkeme kararı doğrultusunda dilekçe ile tekrar riskli bina tespiti yapılması için maliki bulunduğu parsel ve yapıda inceleme yapmak istediklerini bildirdiklerini, yapı maliklerinden 12.11.2018 tarih saat 10.00’da maliki olduğu parsel ve yapıda inceleme yapmak istendiğinin bildirildiğini ancak inceleme yapılmasına izin vermediğini ve durumun tutanak altına alındığını,

1.2. Bu doğrultuda, 63086 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği EK-2 3.1.1. maddesi gereğince incelemenin yapılacağı binada oturduğu tespit edilen maliklerden riskli yapının yerinde incelenmesinin yapılmasına imkân vermeyen hakkında 6306 Sayılı Kanunun 8. Maddesinin 3. Fıkrası ile aynı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 8. Maddesi’nin 4.Fıkrası’na istinaden Cumhuriyet

Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 1.3. Ayrıntılarına dilekçesinde yer verdiği süreç sonunda riskli binasının halen yıkılmadığını, riskli olmasından dolayı 2015 yılında oturduğu binayı ailesiyle terk ederek kiraya çıktıklarını, emekli maaşından başka gelirinin olmadığını, 7 yıldır maddi ve manevi zorluk yaşadıklarını, bitişik nizamda 1974 yılında yapılmış olan dört binanın (Üç kardeşin ortak olduğu bina, ve ait binalar) ikisinin riskli, diğer ikisinin risksiz olmasının mümkün olmadığını, binasının çürük olduğu hususunun alınan dört adet karot ile sabit olduğunu, binalarının metruk hale geldiğini, mahallenin güvenliği açısından da tehdit oluşturduğunu, 1.4. Başvuru dilekçesinde ayrıntılarına yer verdiği üzere metruk/riskli binasının yıkım işleminin Kütahya

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Kütahya Belediyesi tarafından gerçekleştirilmediğini ifade ve iddia ederek, binasının yıkımı için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca inceleme ve araştırma yapılmış olup, şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 29/12/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Kütahya Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü’nden alınan 07.01.2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “İlgi yazınız ile, şikayetçi tarafından kurumunuza verilen dilekçeden bahsedilerek belediyemizce yapılan işlemler hakkında bilgi ve belgeler istemektedir.

Riskli yapı tespit işlemleri 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan “Uygulama Yönetmeliği” hükümlerine göre Çevre Şehircilik Ve İklim

Değişikliği İl Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Parsel maliklerinin bir veya birkaçı tarafından, bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlara, binanın teknik testleri yaptırılarak sonuçları, bakanlığın elektronik sistemine kayıt edilmekte ve oluşturulan riskli yapı tespit raporu, çevre ve şehircilik il müdürlükleri tarafından incelenerek onaylanmaktadır. Bu hususlar uygulama yönetmeliğinin “Riskli Yapıların Tespiti, İtirazların Değerlendirilmesi Ve Yıkım İşlemleri” başlıklı 3. bölümünde belirtilmektedir.

Bu kapsamda: herhangi bir yapının riskli yapı kapsamına alınıp alınmayacağı, teknik raporların değerlendirilmesi, bu raporlara yapılacak itirazlar ve bu itirazların değerlendirilmesi gibi idari hususların tamamı çevre şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, çevre şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünün bildirimi üzerine, belediyemiz tarafından, yönetmeliğin 8. maddesine göre yıkım işlemleri yürütülmekte ve bu kapsamda yapı maliklerine binanın yıkımı için 60 günden az olmamak üzere süre verilmektedir. Süre sonunda bina yıkılmamış ise 30 günü geçmemek üzere ikinci bir süre daha verilmektedir. Verilen süreler sonunda malikler tarafından binanın yıkılmaması halinde valilik tarafından temin edilen kolluk güçleri kanalıyla bina boşaltılarak yıkım işlemi gerçekleştirilmektedir.

/

pafta, ada, (eski 1 nolu parseller ile ilgili yapılan işlemler ana başlıklar halinde aşağıda çıkartılmıştır;

• Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 29.03.2016 tarih. 1361 sayılı yazısı ile Tapu Müdürlüğünden, tapu kütüklerine “Riskli Yapı” şerhi düşülmesi istenmiştir. Bu yazı bilgi amaçlı olarak Kütahya Belediyesine de gönderilmiştir.

• Çevre ve şehircilik il müdürlüğünün 06.09.2016 tarih. 3927 sayılı yazısı ile; riskli yapı tespit raporuna yaptığı itirazın Eskişehir teknik heyetince incelenerek 03.08.2016 tarih 21 sayılı kararı ile itirazın red edildiği ve riskli yapının yıkımı için 6306 sayılı kanun kapsamında gerekli işlemlerin yapılması ve yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesi istenmektedir.

• 27.09.2016 tarih ve sayılı yazılarımız ile yönetmeliğin 8/2-a maddesine göre yapı maliği ve diğer maliklerin vekili yapının 65 gün içeresinde yıkılması yönünde tebligatlar yapılmıştır.

• 10.10.2016 tarih, sayılı yazımız ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tebligatlar hakkında bilgi verilmiştir.

• Davacı tarafından, riskli yapı tespitinin iptali için Kütahya İdare Mahkemesinde

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kütahya Belediyesine karşı 3 Esas sayılı dava açılmıştır.

• Davacı tarafından, dava sonuçlanıncaya kadar yıkımın durdurulması yönünde belediyemize ve Çevre şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne 12.10.2016 tarihli dilekçe verilmiştir.

• Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü 19.10.2016 tarih sayılı yazısı ile; dilekçe üzerine bakanlıktan görüş istendiği, görüş gelinceye kadar beklenilmesi gerektiği yönünde belediyemize bildirimde bulunmuştur.

• Maliklerin vekili herhangi bir yıkım işlemi yapılmaması yönünde yazı yazılmıştır.

• Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 27.10.2016 tarih sayılı yazısı ile mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmediği sürece işlemlerin devam edeceğini bildirmiştir.

• 14.12.2016 tarih sayılı yazımız ile binanın 65 gün içerisinde yıkılması için maliklere tebligat yapılmıştır.

• 27.12.2016 tarih, sayılı yazımız ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü bilgilendirilmiştir.

• Kütahya İdare Mahkemesi 06.02.2017 tarihinde Yürütmeyi Durdurma kararı vermiştir.

• 08.02.2017 tarih, sayılı yazımız ile yürütmeyi durdurma kararı taraflara iletilmiştir.

• Kütahya İdare Mahkemesi 2017/ 1404 sayılı kararı ile dava konusu işlemleri iptal etmiştir.

• Mahkemenin İptal kararı taraflara bildirilmiştir.

• Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün sayılı yazısından; Mahkeme kararı doğrultusunda tekrar riskli yapı tespiti yaptırmak istendiği, ancak tarafından binanın incelenmesi için izin verilmediği. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hakkında Cumhuriyet

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan görüş yazısında tespit yapılmasına engel olan yapı maliklerinin sorumlu olacağının bildirilmesi gerektiği şeklinde görüş verdiği anlaşılmaktadır.

6306 sayılı kanun ve uygulama yönetmeliğine göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü tarafından Riskli Yapı kapsamına alınmış, işlemleri tamamlanmış yapıların yıkım işlemleri belediyemizce yürütülmektedir. Bu sebeple karar verme noktasında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü bulunması nedeniyle İlgi yazınızda bahsedilen Dostane Çözüm konusunun Çevre, Şehircilik ve

İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

1. Kütahya İdare Mahkemesinin Yürütmeyi Durdurma ve Riskli Yapı Tesbitinin iptal edilmesi kararlarından sonra Belediyemizce yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır.

2. İlgili yazışmalar yazımız ekinde sunulmuştur.

3. Riskli yapı tespit işlemleri ile ilgili evraklar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde bulunmaktadır.

4. Kütahya İdare Mahkemesinin 06.02.2017 tarihli Yürütmeyi Durdurma kararı Bilirkişi raporu 5. Kütahya İdare Mahkemesinin 2017/ 1404 sayılı kararı (Yapılan işlemlerin iptal kararı)

Bilgilerinize arz ederim.”

2.2. Kütahya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden alınan bila tarih ve sayılı yazısında özetle; “6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7.

Maddesinin 2. Fıkrasının a bendinde, (Değişik:RG-27.10.2016-29870); “….” diye ifade edilmektedir.

İlimiz, İlçesi, Mahallesi, Sokak, No: adresinde ve tapunun Pafta, Ada, nolu parselde bulunan yapının maliklerinden tapu belgesi ve kimlik belgesi fotokopisi ile (Ek-1) Bakanlığımızca lisanslandırılmış kuruluş olan Modern Yapı Denetim Ltd. Şti.

firmasına söz konusu yapının 6306 Sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespitini yaptırmak üzere başvurulmuştur.

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 1. Fıkrasında “….” ve 6306 sayılı Kanunun

Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 4. Fıkrasında (Değişik:RG-27.10.2016-29870); “…” hükümleri yer almaktadır.

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan hüküm çerçevesinde

İlimiz, İlçesi, Mahallesi, Sokak, No: adresinde ve tapunun Pafta, Ada, nolu parselde bulunan yapıya ait riskli yapı tespitine ilişkin dosya Bakanlığımızca lisanslandırılmış kuruluş olan Modern Yapı Denetim Ltd. Şti. firması tarafından hazırlanarak (Ek-1) İl

Müdürlüğümüze sunulmuş olup, Müdürlüğümüz teknik elemanlarınca yerinde yapılan inceleme sonucunda binanın parsele ( – – oturduğu ve tek temel üzerine inşaa edildiği tespit edilmiştir. Konuyla ilgili Bakanlığımızca “Birden fazla bağımsız bölümden oluşan ve fakat statik açıdan tek bir yapının söz konusu olduğu hallerde riskli yapı tespitinin bu yapının maliklerinden herhangi birinin talebine istinaden ve yapının tamamı için tek bir rapor düzenlenerek yapılması gerekmektedir. Yani statik olarak tek bir bina söz konusu ise bu binanın sadece bir kısmının riskli yapı tespitine konu edilmesi mümkün değildir.” görüşü verildiğinden (Ek-2), bina bir bütün olarak incelenmiş ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 4. Fıkrasında yer alan hükme göre İl Müdürlüğümüzce 25.07.2016 tarihinde onaylanmıştır (Ek-3). Söz konusu onaya müteakiben;

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 5. Fıkrasında (Değişik:RG-27.10.2016-

29870), “….” diye ifade edildiğinden gereği yapılmak üzere Kütahya Tapu Müdürlüğüne bildirim yapılmıştır (Ek-4). Kütahya Tapu Müdürlüğünce söz konusu taşınmazda 6306 Sayılı Kanun gereğince riskli yapı belirtmesi tesisi ve yapının maliklerine tebligat yapıldığı belirtilmiştir (Ek-5).

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 6. Fıkrasında “…” hükmü gereğince söz

konusu yapı maliklerinden olan tarafından 02.05.2016 tarihli dilekçesi ile yasal süresi içinde itiraz edilmiştir (Ek-6).

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin Teknik Heyetlerin Teşkili Başlıklı 9. Maddesinin 1.

Fıkrasında “Riskli yapı tespitlerine karşı yapılacak itirazları değerlendirmek üzere, ihtiyaca göre

/

Bakanlıkça gerekli görülen yerlerde yeteri kadar teknik heyet teşkil edilir.” hükmü gereğince yapılan itirazın Eskişehir’de teşkil edilen Teknik Heyet tarafından incelenmesi için Eskişehir Valiliğine (Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü) gönderilmiş olup (Ek-7);İlimiz, İlçesi, Mahallesi, Sokak, No adresinde ve tapunun Pafta, Ada, nolu parsellerde bulunan yapıya ait dosyanın Teknik Heyet tarafından 08.06.2016 tarihinde incelendiği ve dosyayla ilgili eksikliklerin Modern Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından tamamlanmasına ve müzakerelerin devamına oy birliği ile karar verildiği bildirilmiştir (Ek-8).

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 10. Maddesinin 7. Fıkrasında (Değişik:RG-27.10.2016-

29870) “…” hükmü gereğince bu karar lisanslı kuruluş olan Modern Yapı Denetim Ltd. Şti.’ye bildirilmiştir

(Ek-9). Lisanslı Kuruluş tarafından tamamlanan eksikliklerin ardından Teknik Heyet tarafından incelenmesi için riskli yapı dosyası yeniden Eskişehir Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne)

gönderilmiş (Ek-10) ve dosyanın 03.08.2016 tarihinde incelendiği ve 03.08.2016-21 nolu Teknik Heyet kararında riskli yapı tespit raporunun kabul edilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığı ve itirazın reddedilmesine oy birliğiyle karar verildiği bildirilmiştir (Ek-11). Teknik Heyet kararı, itiraz eden maliklerden ve Lisanslı Kuruluş Modern Yapı Denetim Ltd. Şti.’e bildirilmiştir (Ek-12).

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. Maddesinin 1. Fıkrasında (Değişik:RG-02.07.2013-

28695) yer alan, “….” hükmü gereğince riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın Teknik Heyet tarafından

incelenmesi neticesinde söz konusu yapı riskli yapı tespiti kesinleştiğinden Afet Riski Altındaki Alanların

Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin Riskli yapıların yıktırılması başlığı altındaki 8. Maddesinde “….” amir hükümlerine göre işlem tesis edilmesi için ilgili İdaresi olan Kütahya

Belediye Başkanlığına bildirilmiştir (Ek-13).

Kütahya Belediye Başkanlığınca yapı maliklerine riskli yapının 65 gün içerisinde yıkılması yönünde tebligat yapıldığı ve tebligatların yapı maliklerine 29.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği ve 65 günlük sürenin bu tarihte başladığı Müdürlüğümüze bildirmiştir (Ek-14). – parselde bulunan taşınmaz maliki olan tarafından binasının yıkımıyla ilgili işleme Kütahya İdare Mahkemesi’nin 10.10.2016 tarih ve 2016/43 sayısı ile dava açıldığı belirtilerek mağduriyetinin önlenmesi için dava sonuçlanana kadar yıkım kararının durdurulması talep edilmiş olup (Ek-15), konu ile ilgili Bakanlığımıza görüş sorulmuş (Ek16), Bakanlığımızın “6306 Sayılı Kanun kapsamında olan yapılarla ilgili olarak açılmış olan davalarda, yıkım işlemlerine teşkil edecek şekilde mahkemelerce ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması kararı verilmediği sürece, sırf dava açılmış olması riskli yapının yıktırılmasına ilişkin iş ve işlemlere engel teşkil etmeyecektir.” görüşüne istinaden iş ve işlemlere devam edilmiştir (Ek-17).

Ancak malik nın / Esas numaralı Kütahya İdare Mahkemesi kararında

“…numune alımlarının Davacının ( maliki olduğu taşınmaz içerisinde gerçekleştirilmediği, binaların statik açıdan tek bir yapı olduğuna dair temel incelemesinin sadece tek bir kesişim noktasından yapıldığı ancak bu kesişim noktasının davacının maliki olduğu yapı sınırında yer almadığı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Uygulama

Yönetmeliğine göre riskli yapı analizlerinin yapılmasının teknik olarak yanlış olduğu binanın yığma yapı olarak modellenmesi gerektiği ve dolayısıyla söz konusu yapının bu şekli ile riskli yapı olarak değerlendirilemeyeceği… ” kararı verildiğinden dava konusu işlem iptal edilmiştir (Ek-18). 2016/43 Esas

No’lu Kütahya İdare Mahkemesi kararında riskli yapı ibaresi iptal olduğundan “riskli yapı” şerhinin kaldırılması Kütahya Tapu Müdürlüğü’nden istenilmiştir (Ek-19).

Kütahya İdare Mahkemesi’nin 2016/43 Esas No’lu kararında riskli yapı tespiti yapılan ve parselde bulunan taşınmazın yığma yapı olduğu halde karkas bina olarak değerlendirildiği, dolayısıyla

/

6306 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı belirtildiğinden yapı maliklerinden

tarafından binasının yeniden 6306 sayılı kanun kapsamında risk tespitinin yapılması için

Bakanlığımızca lisanslandırılmış firmalardan Yapı Denetim Ltd. Şti.’ ye başvurması üzerine (Ek-20), ve vekili dilekçesi ile mahkeme kararı doğrultusunda tekrar riskli yapı tespit çalışmalarının yapılması için komşu parsel ( – maliki olan

Müdürlüğümüzce bilgilendirme yapılması ve yapılacak çalışmalara izin vermesi talep edilmiştir ( Ek-21).

Bakanlığımız görüşünde “… aynı yapı hakkında iptal kararının gerekçelerine göre yeniden işlem tesis edilmesi için daha evvel riskli yapı tespiti talebinden bulunan malik veya diğer maliklerden herhangi birisi tarafından talepte bulunulması halinde, daha evvel riskli yapı tespitini yapan lisanslı kuruluşça ya da talepte bulunan malikin anlaştığı başka bir kurum veya kuruluşça yeni bir yapı kimlik numarası alınmaksızın(aynı yapı kimlik numarası ile) yargı kararının gerekçeleri de gözetilerek yeni bir riskli yapı tespiti yapılması mümkündür. Bu şekilde yeni bir tespit işlemi yapıldığında 6306 sayılı Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin bu yeni tespite göre yeniden yürütülmesi gerekmektedir.” denildiğinden (Ek-22); bu talebe istinaden 12.11.2018 tarih saat 10.00 da maliki olduğu parsel ve yapıda inceleme yapılacağı, belirtilen gün ve saatte binada hazır bulunması gerektiği ve işlemlerin engellenmesi halinde

6306 sayılı Kanun ve Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin hükümlerine göre işlem tesis edileceği

bildirilmiş olup ( Ek-23); inceleme yapılmasına izin vermemesi üzerine durum tutanak ile kayıt altına alınmıştır (Ek-24).

Yukarıda bahsedilen nedenle 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği EK-2 3.1.1 maddesi gereğince incelemenin yapılacağı binada oturduğu tespit edilen maliklerden riskli yapının yerinde incelemesinin yapılmasına olanak vermeyen hakkında 6306 Sayılı Kanun’un 8. Maddesinin 3. Fıkrası ile aynı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 8. Maddesinin 4. Fıkrasına dayanarak Cumhuriyet

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş (Ek-25), Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine (Ek-26), 6306 Sayılı Kanun kapsamında bundan sonra yapılması gereken iş ve işlemler Bakanlığımıza sorularak ; Bakanlığımız görüşünde

“….oluşabilecek bir afette meydana gelebilecek can ve mal kayıplarından, riskli yapı tespitine engel olan yapı maliklerinin sorumlu olacağının bildirilmesi gerekmektedir.” denildiğinden 23.12.2015 tarihinden bu yana devam eden süreçte Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ve Mahkeme kararı sonrasında Yapı Denetim Firması tarafından Mahkeme kararının gerekçelerine göre tekrar riskli yapı tespit çalışmalarının yapılması yapı maliğince engellendiğinden sonuçlandırılamamış olup bundan sonra oluşabilecek bir afette meydana gelebilecek can ve mal kayıplarından yapı maliği sorumlu olacağına dair tebligat kendisine iletilerek Müdürlüğümüzce yapılacak başka bir işlem kalmamıştır. (Ek-27).

İlgi yazınız ekinde bulunan şikayetçi dilekçesinde binasının metruk olduğu beyan edildiğinden, ilgili İdaresi olan Kütahya Belediye Başkanlığına söz konusu yapının metruk bina kapsamına alınıp alınmadığı ve alındı ise; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 39. Maddesine göre yapılan işlemlerin

Kurumunuza sunulmak üzere Müdürlüğümüze bildirilmesi istenilmiş olup (Ek-28), gelen cevapta yapının metruk bina kapsamına alındığı ve asayiş ve güvenlik açısından tehlike arz eden metruk yapının, günümüzde de cam, kapı ve pencere doğramalarının kırık olması, yapının dış etkilere ve kimliği belirsiz kişilerce kullanıma açık olduğunun tespit edildiği Müdürlüğümüze bildirilmiştir (Ek-29).

Sonuç olarak; ilgi yazınızda Müdürlüğümüzden talep edilen 2., 3. ve 4. Maddelerle ilgili hususlar yukarıda açıklanmış olup, 1. Maddede belirtilen ” Şikâyetçi iddiaları ve buna ilişkin mezkûr talebi hakkında idari ve hukuki değerlendirmemiz ile birlikte Kurumumuzu ilgilendiren yönüyle yapılan

veya yapılması planlanan bir işlem olup olmadığı bilgisi” hususu ile ilgili olarak ise, hem Kütahya İdare

Mahkemesi’nin / Esas No’lu kararında söz konusu yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan risklilik durumunun iptal edilmesi hem de 6306 sayılı Kanun kapsamında maliklerin yeni riskli yapı başvuru incelemesinin yine maliklerden engellemesi sebebiyle söz konusu yapı için

Müdürlüğümüzce herhangi bir riskli yapı tespiti onay işlemi yapılamamıştır. Ayrıca yine konuyla ilgili olarak ilgili İdaresi tarafından söz konusu yapının metruk bina kapsamına alındığı belirtildiğinden ve

6306 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin; 7. Maddesinde (Değişik:RG-27/10/2016-29870) “…

İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez.” hükmü yer aldığından, bu hüküm gereği söz konusu metruk yapı için 6306 sayılı Kanun kapsamında Müdürlüğümüzce yapılacak herhangi bir işlem bulunmamakta olup, dostane çözüm sunulamamaktadır. Gereğini bilgilerinize arz ederim.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

5. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar” başlıklı 39’uncu maddesinde; “Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır.

Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.

Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.”

6. 6306 sayılı Kanunun,

6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı, … ifade eder.”, 6.3. “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır. (2) Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir. …”, 6.4. “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. … (3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. (4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak

İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır.

Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.”, 6.5. “Çeşitli hükümler” başlıklı 8 inci maddesinde; “… (3) Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemleri ile değerleme işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiil ve hâlin durumuna göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Riskli yapıların tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. … (7) Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskli yapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikler ile düzenlenir. …”, /

7. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin, 7.1. “Riskli yapıların tespiti ve itiraz” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Riskli yapılar, Ek-2’de yer alan

Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. Riskli yapı tespiti; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar hakkında yapılır. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez.

(2) (Değişik:RG-21/6/2019-30808) Riskli yapıların tespiti; a) Öncelikle yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılır. Riskli yapı tespiti talebi, elektronik yazılım sistemi üzerinden yapılır. 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadığı için arsa paylı tapu var ise, arsa üzerinde fiilen bulunan yapının riskli yapı tespiti, yapının sahibi olan arsa payı sahibince yaptırılır. Arsa üzerindeki yapının başkasına ait olması ve bunun da tapu kütüğünde belirtilmiş olması halinde, riskli yapı tespiti lehine şerh olan tarafça yaptırılır.

b) Süre verilerek maliklerden veya kanunî temsilcilerinden istenebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Malikler tarafından yaptırılmadığı için Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespitinin masraflarından malikler hisseleri oranında sorumludur. Riskli yapı tespitinin masrafları, Bakanlıkça veya

İdarece ilgilisine yapılacak tebligatı takip eden bir aylık süre içerisinde ödenir. Süresinde ödenmeyen masraflar, tespit Bakanlıkça yapılmış veya yaptırılmış ise Bakanlığın ilgili vergi dairesine bildirmesi üzerine vergi dairesince, İdarece yapılmış veya yaptırılmış ise İdarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.

…

(4) (Değişik:RG-21/6/2019-30808) Riskli yapı tespitine ilişkin raporlar, tespiti yapan İdarece veya lisanslandırılmış kurum veya kuruluşça, tespite konu yapının bulunduğu ildeki Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye elektronik yazılım sistemi üzerinden gönderilir. Raporlar, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde incelenir ve herhangi bir eksiklik tespit edilmesi halinde gerekli düzeltmeler yapılmak üzere raporu düzenleyen kurum veya kuruluşa iade edilir. Raporlarda herhangi bir eksiklik tespit edilmez ise riskli olan yapılar, en geç on işgünü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

(5) İlgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren onbeş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği de belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilir ve yapılan bu tebligat yazılı olarak veya elektronik ortamda Müdürlüğe bildirilir. Arsa paylı tapularda, arsa üzerindeki riskli yapının arsa malikleri dışındaki bir başkasına ait olması durumunda Müdürlükçe tapu müdürlüğüne bildirilecek yapı sahibine; arsa üzerinde birden fazla yapı olması ve riskli yapının arsa maliklerinden sadece bazılarına ait olması durumunda ise sadece riskli yapının sahibi olan arsa hissedarlarına ve ilgili aynî ve şahsî hak sahiplerine tebligat yapılır. Tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde, Bakanlık, Müdürlük veya İdare tebligat işlemleri için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir.

(6) (Değişik:RG-21/6/2019-30808) Riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtirazın süresi içerisinde ve yapı malikince veya kanunî temsilcilerince yapılıp yapılmadığı Müdürlükçe veya İdarece kontrol edilir. Süresi

/

içinde yapılmayan itirazlar ile yapı malikince veya malikin vefat etmiş olması halinde mirasçılarınca yapılmayan itirazlar işleme alınmaz. …”

7.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8’inci maddesinde, “ (1) Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.

(2) İdarece; a) (Değişik:RG-27/10/2016-29870) Altmış günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların tahliyesi ve yıktırılması yapı maliklerinden istenir. Maliklere yapılacak tebligatta, riskli yapıyı kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi kullananlara tahliye için malik tarafından bildirim yapılması gerektiği belirtilir.

Malik tarafından kiracı veya sınırlı ayni hak sahibine tahliye için bildirim yapılmadığının tespit edilmesi halinde bildirim idarece yapılır.

b) (Değişik:RG-21/6/2019-30808) Yıkım ruhsatı; yapı maliklerinden biri veya birkaçının veya bunların vekillerinin müracaatı üzerine, yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmış belgelerin sunulmasına veya yapının tahliye edildiğinin ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin fiilen kapatıldığının İdarece tespit edilerek tutanağa bağlanmasına ve yıkım sorumlusu olarak statik fenni mesulün belirlenmesine istinaden, maliklerin muvafakati aranmaksızın altı işgünü içerisinde düzenlenir.

c) (a) bendinde verilen bu süre içerisinde riskli yapıların yıktırılıp yıktırılmadığı mahallinde kontrol edilir ve riskli yapılar, malikleri tarafından yıktırılmamış ise, yapının idarî makamlarca yıktırılacağı belirtilerek otuz günden az olmak üzere ek süre verilerek tebligatta bulunulur.

ç) (Değişik:RG-21/6/2019-30808) (a) ve (c) bentlerinde belirtilen şekilde verilen süreler içinde riskli yapıların maliklerce yıktırılmaması durumunda, hak sahiplerinin de görüşü alınarak riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan istenir. İdarenin talebi üzerine, ilgili kurum ve kuruluşların riskli yapılara verilen elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetlerini durdurması zorunludur.

(4) Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında İdarece veya

Müdürlükçe tutanak tutulur ve bunlar hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Riskli yapıların tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında ise, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. …”

7.3. “Teknik heyetlerin teşkili” başlıklı 9’uncu maddesinde, “ (1) Riskli yapı tespitlerine karşı yapılacak itirazları değerlendirmek üzere, ihtiyaca göre Bakanlıkça gerekli görülen yerlerde yeteri kadar teknik heyet teşkil edilir. …”

7.4. “Teknik heyetin çalışma usul ve esasları” başlıklı 10’uncu maddesinde, “ … (7) (Değişik:RG21/6/2019-30808) Teknik heyet, itiraz dilekçesinde gösterilen itiraz sebebi ile bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunun teknik yönden bütün unsurları ile Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine

İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını inceler. Riskli yapı tespit raporunda teknik yönden eksiklik tespit edilmesi halinde gerekli düzeltmelerin yapılması için raporun lisanslı kurum veya kuruluşa gönderilmesine karar verilir ve rapordaki eksikliklerin tamamının düzeltilmesinin sağlanmasından sonra yapının riskli ya da risksiz olduğuna ilişkin nihai karar verilir. Teknik heyet, gerek görmesi halinde itiraza konu edilen yapıyı bizzat yerinde inceleyebilir veya yapının yerinde incelenmesini

Müdürlükten veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareden isteyebilir. Ancak, yapının riskli olup olmadığına ilişkin nihai karar, yapının riskli yapı tespiti yapıldığı tarihteki durumuna ve özelliklerine göre verilir. Teknik heyetçe alınan kararlar, teknik gerekçeleri belirtilerek yazılır; başkan ve üyelerce imzalanır. Tespiti yapan veya yaptıran İdareye teknik heyetçe alınan tüm kararlar, itiraz eden malike ise

/

sadece nihai karar bildirilir. Teknik heyetçe alınan nihai karara göre yapının risklilik durumunun değişmesi halinde karar Bakanlığa da gönderilir. Teknik heyetçe, karara bağlanan riskli yapı tespit raporuna karşı başka bir malikçe yapılan itiraz üzerine yeniden inceleme yapılmaz.”

hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde özetlenerek yer verilen gerekçelere istinaden metruk/riskli binasının yıkımı için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

10. Kütahya Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda uyuşmazlık konusu hakkında yapılan işlemler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir; pafta, ada, (eski

– – nolu parseller: Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 29.03.2016 tarih 1361 sayılı yazısı ile Tapu

Müdürlüğünden, tapu kütüklerine “Riskli Yapı” şerhi düşülmesi istendiği, bu yazının bilgi amaçlı olarak

Kütahya Belediyesine de gönderildiği,

10.1. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 06.09.2016 tarih 3927 sayılı yazısı ile riskli yapı tespit raporuna yaptığı itirazın Eskişehir teknik heyetince incelenerek 03.08.2016 tarih 21 sayılı kararı ile itirazın red edildiği ve riskli yapının yıkımı için 6306 sayılı kanun kapsamında gerekli işlemlerin yapılması ve yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesi istendiği,

10.2. 27.09.2016 tarih ve sayılı yazıları ile yönetmeliğin 8/2-a maddesine göre yapı maliği ve diğer maliklerin vekili yapının 65 gün içeresinde yıkılması yönünde tebligatlar yapıldığı, 10.10.2016 tarih, sayılı yazı ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tebligatlar hakkında bilgi verildiği,

10.3. tarafından, riskli yapı tespitinin iptali için Kütahya İdare Mahkemesinde Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı ve Kütahya Belediyesine karşı / Esas sayılı dava açıldığı ve adı geçen kişi tarafından, dava sonuçlanıncaya kadar yıkımın durdurulması yönünde belediyeye ve Çevre Şehircilik ve

İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne 12.10.2016 tarihli dilekçe verildiği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği

İl Müdürlüğü’nün 19.10.2016 tarih sayılı yazısı ile; dilekçe üzerine bakanlıktan görüş istendiği, görüş gelinceye kadar beklenilmesi gerektiği yönünde belediyeye bildirimde bulunulduğu, maliklerin vekili herhangi bir yıkım işlemi yapılmaması yönünde yazı yazıldığı,

10.4. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 27.10.2016 tarih sayılı yazısı ile mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmediği sürece işlemlerin devam edeceğinin bildirildiği, 14.12.2016 tarih sayılı yazıları ile binanın 65 gün içerisinde yıkılması için maliklere tebligat yapıldığı, 27.12.2016 tarih, sayılı yazıları ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü’nün bilgilendirildiği,

10.5. Kütahya İdare Mahkemesi 06.02.2017 tarihinde Yürütmeyi Durdurma Kararı verdiği, 08.02.2017 tarih sayılı yazıları ile yürütmeyi durdurma kararının taraflara iletildiği, Kütahya İdare

Mahkemesi’nce 2017/1404 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptal edildiği, mahkemenin iptal kararının taraflara bildirildiği,

10.6. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün sayılı yazısından; mahkeme kararı doğrultusunda tekrar riskli yapı tespiti yaptırmak istendiği, ancak tarafından binanın incelenmesi için izin verilmediği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hakkında Cumhuriyet

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan görüş yazısında tespit yapılmasına engel olan yapı maliklerinin sorumlu olacağının bildirilmesi gerektiği şeklinde görüş verdiği,

hususları anlaşılmıştır.

11. Kütahya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Kurumumuza ilettiği cevabi yazısında; söz konusu yapının metruk bina kapsamına alınıp alınmadığı ve alındı ise 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre yapılan işlemlerin Kurumumuza sunulmak üzere Müdürlüklerine bildirilmesi talepli ve 06.01.2022 tarih ve sayılı yazı ile Kütahya Belediye

Başkanlığı’ndan istenildiği belirtilmiş olup cevabi yazı ekinde yer verilen; Kütahya Belediye Başkanlığı

İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nce, Kütahya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yazılan 13.01.2022 tarih ve sayılı yazıda özetle;

11.1 “…. İçişleri Bakanlığı, Metruk Binalarda 2016/15 no’lu Bakanlık Genelgesi doğrultusunda İller

İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 31.12.2018 tarih, sayılı yazılı emirleri gereği, can ve mal güvenliğini tehdit eden, Valilikçe oluşturulan komisyonlarca, metruk olarak tespit edilen;

İlimiz, Merkez, Mahallesi, Sokakta, No: – kapı numaralı, tapunun pafta, ada, parselinde kayıtlı, tapu kaydında “iki katlı bahçeli betonarme bina ve arsası” niteliğindeki taşınmaz üzerindeki metruk yapı/yapıların, İmar Kanunun 39. Maddesinde “3194 sayılı İmar Kanunun 39.Maddesinde; “Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır.

Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icab ettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.” hükmü uyarınca Belediye Encümeninin 13.04.2021 gün, sayılı kararı alınmış ve karar

Mülkiyet sahiplerine tebliğ edilmiştir. Tebligatların tamamlanması sonrası 09.07.2021 tarih, sayılı yazımız ile Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğüne metruk yapının yıkımının gerçekleştirilmesi istenmiştir.

Maliki bulunduğu, Servi Mahallesinde ada, parselinde kayıtlı taşınmaza bitişik parselde kayıtlı, akrabalarına ait bina hakkında yıkım kararı verildiğini Belediyemiz ekiplerinden öğrendiği, binanın yıkılmasının kendisine ait evinde yıkılmasına yol açacağından alınan yıkım kararının iptal edilmesi gerektiğini, sunduğu mahkeme kararında kendilerine ait binanın zarar görecek olmasının bilirkişi raporlarıyla ve mahkeme kararıyla sabit olması nazara alınarak ada, parsel hakkında verilen yıkım kararı ve yıkım ruhsatının iptalinin istendiği 10.08.2021 tarihli, dilekçesi yazımız ekinde sunulmuştur.

Halen yürürlükte olan 13.04.2021 gün, 624 sayılı Belediye Encümen kararı, Valilikçe oluşturulan komisyonlarca, metruk olarak tespit edilen; ancak henüz yanan ve yıkılan formu düzenlenmeyen ve yıkımı gerçekleşmeyen Mahallesi, Sokakta, No: kapı numaralı, tapunun pafta, ada, parselinde kayıtlı taşınmazın mülkiyet sahiplerince yıkım kararına herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Söz konusu taşınmaza yönelik Komisyonun hazırladığı bina bilgi tablosunda yapı “2 katlı betonarme yıkık ve terkedilmiş, tinerci barınağı ” olarak ifade edilmiş, İmar Kanununun 39. Maddesinde

“Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar…” denmekte olan, asayiş ve güvenlik açısından tehlike arz eden metruk yapının, günümüzde de cam, kapı ve pencere doğramalarının kırık olması, yapının dış etkilere ve kimliği belirsiz kişilerce kullanıma açık olduğunun tespit edildiği hususunda; Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.”

şeklinde açıklamalara yer verildiği tespit edilmiştir.

12. İdarelerden alınan cevabi yazıların tetkikinden uyuşmazlık konusu hakkında mevcut durumda; söz konusu yapının ilgili idaresince metruk bina kapsamına alındığı bu nedenle 6306 sayılı Kanun’un

Uygulama Yönetmeliği’nin 7’nci maddesi hükmü kapsamında riskli yapı tespitine konu edilemeyeceği, yıkımı için halen yürürlükte olan 13.04.2021 gün 624 sayılı Belediye Encümen kararının bulunduğu ancak henüz yanan ve yıkılan yapılar formu düzenlenmediği ve yıkımın gerçekleşmediği,

12.1. Bununla bilirlikte mezkur taşınmaz üzerinde yer alan yapının maliklerinden olan şikâyetçinin başvurusu üzerine söz konusu yapının, 6306 sayılı Kanun kapsamında 102369 yapı kimlik numarası ile riskli yapı olarak onaylandığı ancak bitişik bina maliği tarafından açılan dava neticesinde, Kütahya İdare Mahkemesinin Esas No.lu kararı ile yapının riskli yapı olarak tespit edilmesine ilişkin işlem ile yıkım ruhsatı alınarak yıkılmasının istenilmesine ilişkin işlemlerin “Ancak malik nın Esas numaralı Kütahya İdare Mahkemesi kararında “…numune alımlarının

Davacının ( maliki olduğu taşınmaz içerisinde gerçekleştirilmediği, binaların statik açıdan tek bir yapı olduğuna dair temel incelemesinin sadece tek bir kesişim noktasından yapıldığı ancak bu kesişim noktasının davacının maliki olduğu yapı sınırında yer almadığı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki

Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine göre riskli yapı analizlerinin yapılmasının teknik olarak yanlış olduğu binanın yığma yapı olarak modellenmesi gerektiği ve dolayısıyla söz konusu yapının bu şekli ile riskli yapı olarak değerlendirilemeyeceği… ” kararı verildiğinden” gerekçesiyle iptaline karar verildiği, Kütahya Belediye Başkanlığı’na sunduğu

10.08.2021 tarihli dilekçesinde özetle, bitişikteki kendilerine ait binanın zarar görecek olmasının bilirkişi

raporlarıyla ve mahkeme kararıyla sabit olması nazara alınarak ada parsel hakkında verilen yıkım kararı ve yıkım ruhsatının iptalinin istendiği, Mahkeme kararı sonrası, Mahkeme kararı gereğini yerine getirebilmek için yan parselden ölçüm alınması gerektiği, ancak davayı açarak iptal kararı almayı sağlayan yan parsel malikinin ölçüme izin vermemesi nedeniyle tekrar riskli yapı tespit çalışmalarının yapılması engellendiğinden sonuçlandırılamadığı, bundan sonra oluşabilecek bir

afette meydana gelebilecek can ve mal kayıplarından yapı maliği sorumlu olacağına dair tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.

13. Bu kapsamda, 2016 yılında başladığı anlaşılan uyuşmazlık konusu hakkında idari ve yargı süreci sonucunda uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak gelinen aşamada, ilgili idaresince metruk bina kapsamına alınan taşınmazın yıkım işlemine ilişkin 13.04.2021 tarihinde Kütahya Belediye

Encümen’ince karar alındığı ancak, aynı taşınmaz hakkında daha önce alınan riskli yapı olarak tespit işlemi ile yıkım işleminin, Kütahya İdare Mahkemesi’nce 2016/43 Esas No.lu kararıyla iptal edilmesine ilişkin – yeterli ölçüm yapılmadığı – gerekçelerin Belediye Encümen’inin anılan kararında dikkate alındığına ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, diğer taraftan, söz konusu yıkım işlemin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir süre öngörülmediği, konuya ilişkin bir takvim/program bilgisine yer verilmediği tespit edilmiştir.

14. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir.

Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir…Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2018 tarihli ve ). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından mevzuatta belirtilen süreçlere ilişkin belli bir süre öngörülmesi ve bu kapsamda yapılacak iş ve işlemlerin belirlenen program kapsamında tamamlanması gerekmektedir.

15. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kütahya İdare Mahkemesi’nin

Esas No.lu kararında yer verilen gerekçeler de gözetilerek, Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından şikayet konusu taşınmaz hakkında alınan kararlara ilişkin işlemleri, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlaması ve buna yönelik idari süreci hızlandırılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı

Kütahya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

/

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN

KABULÜNE;

Kütahya İdare Mahkemesi’nin 2016/43 Esas No.lu kararında yer verilen gerekçeler de gözetilerek, Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından şikayet konusu taşınmaz hakkında alınan kararlara ilişkin işlemleri, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlaması ve buna yönelik idari süreci hızlandırılması için KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Kütahya Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kütahya Belediye Başkanlığı’nca bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi