|
ÖZET: Başvuru, Iğdır ilinde bulunan metruk yapılar içerisindeki işletmelerin kaldırılması talebiyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılmıştır. Başvuran, Iğdır merkezinde yer alan hurda toplama tesisi ve arpa dolum tesisinin çevre ve asayiş açısından sorun oluşturduğunu, bu işletmelerin çalışma saatleri dışında gürültü yaparak halkın huzurunu bozduğunu ifade etmiştir. Başvuru, 29 Aralık 2020 tarihinde yapılmış olup, 31 Mayıs 2021 tarihinde sonuçlandırılmıştır.
Iğdır Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin olarak çeşitli denetimlerin yapıldığını, işletmelerin çalışma saatlerine uyduğunu ve metruk binaların yıkım sürecinin başlatıldığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın talebinin aciliyetine dikkat çekilerek, metruk yapılar içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin kaldırılması ve bu binaların yıkım işlemlerinin hızlandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, çevre sağlığı ve kamu güvenliği açısından önem arz etmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin haklı olduğunu değerlendirerek, Iğdır Belediye Başkanlığı’na metruk yapılar içerisindeki işletmelerin kaldırılması ve yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi konusunda tavsiyede bulunmuştur. İlgili idarenin, bu tavsiyeye uygun olarak gerekli işlemleri en kısa sürede yerine getirmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8245-S.21.13228
BAŞVURU NO : 2020/103748
KARAR TARİHİ : 31/05/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın metruk yapılar içerisinde olan işletmelerin kaldırılması
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan T. C. Kimlik No’lu başvurusunda özetle, Iğdır ili merkez Mahallesi Caddesi No: adresinde hurda toplama tesisi ve Iğdır ili merkez Söğütlü Mahallesi Caddesi No: adresinde metruk yapılar içerisinde bir adet arpa dolum tesisi bulunduğunu, ilgili Belediye’nin gerekli önlemleri almadığını, bu işletmelerin gerek çevre gerek asayiş konusunda sorun oluşturduğunu, iki işletmenin de hafta sonu ve hafta içi mesai saatlerinin dışında çalıştığını, başkalarının huzur ve sükûnunu bozmak suretiyle gürültü yapmalarından dolayı bu tür yerlerin şehir içinde olmaması gerektiğini, çevre sağlığı için gürültü kirliliği yapan ve çevreye rahatsızlık veren işletme hakkında yalan yanlış işlemler yapıldığını, küçük şehir olan ve gelişme aşamasında olan Iğdır’da bu yalan yanlış işlemlerin vatandaşın mağduriyetine kulak tıkamak olduğunu ifade ederek metruk yapılar içerisinde olan işletmelerin kaldırılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Iğdır Belediye Başkanlığından 13.01.2021 tarih, 21. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Belediye’nin 08.03.2021 tarih ve
E. sayılı cevabi yazısında; 2.1. 28.01.2021 tarih ve başvuru sayılı şikâyet ile ilgili Belediyelerince yapılan evrak kayıt tetkiklerinden; 04.12.2020 tarihinde Belediyelerine yapılan telefon şikâyetinin Belediyeleri Zabıta
Müdürlüğüne bağlı ekiplerce değerlendirilerek tutanak ve fotoğraf tanzim edildiği ve şikâyetin tekrarlanmaması için 09.12.2020 tarihinde taraflarınca gerekli rutin kontroller yapılarak yine tutanak ve
fotoğraf tanzim edildiği, 08.12.2020 tarih ve kayıt numaralı yazıya esasen kayıt numaralı başvuru ile 08.12.2020 tarih ve kayıt numaralı kayıt numaralı başvuruya esasen 11.12.2020 tarihinde bahsi geçen işyerinde taraflarınca gerekli kontrol ve denetimlerin yapıldığına dair tutanak tanzim edilerek fotoğraflandığı, 16.12.2020 tarih ve kayıt numaralı yazıya esasen 10.12.2020 tarih ve
CİMER başvurusu ile yapılan şikâyet 16.12.2020 tarihinde değerlendirilip gerekli rutin kontroller yapılarak yine tutanak ve fotoğraf tanzim edildiği, 28.12.2020 tarih ve sayılı yazıya esasen
22.12.2020 tarih ve CİMER başvurusu ile yapılan şikâyet değerlendirilerek Belediyeleri
Zabıta Müdürlüğü tarafından başvurana cevabi yazı ile bildirimde bulunulduğu, ayrıca 29.12.2020 ve
31.12.2020 tarihlerinde telefonla yapılan şikâyetler İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce müşterek
olarak değerlendirilerek tutanak altına alındığı, yine 29.12.2020 tarih ve sayılı Bakana Mesaj konulu yazı ile başvuru sayılı açık kapı başvurusu ile 28.01.2021 tarih ve Açık Kapı Başvuru şikâyetleri Belediyeleri İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından değerlendirilerek cevaplandırıldığı, 2.2. Başvuranın yaptığı telefon ve yazılı olan tüm şikâyetlerin Belediyelerince değerlendirildiği, hatta şikâyet konusunun zaman zaman Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce müşterek olarak değerlendirildiği, 2.3. İşyeri ile yapılan görüşmeler neticesinde işyeri çalışma saatlerinin Hafta içi 08:00 ile 16:30, Hafta sonları ise 09:00 ile 16:30 arası olup bu saatlerde faaliyet göstereceğinin kendisine bildirildiği, taraflarınca çalışma saatleri dışında yapılan kontrollerde çalışma saatlerine riayet edildiğinin tespit edildiği, ayrıca işyerinin Nisan ayı sonu itibari ile yerleşim yeri dışına çıkacağının taraflarına bildirildiği, 2.4. Metruk Binaların yıkım iş ve işlemleri ile ilgili Belediyeleri Fen İşleri Müdürlüğü tarafından
17.12.2020 tarih ve Karar No ile Encümen kararı alınmış olup yıkım için gerekli Tebligat Kanununa
esasen yıkım süreç iş ve işlemleri başlatılmış olup en kısa sürede metruk binalar tahliye edilerek yıkım gerçekleştirileceği, yapılan şikâyetlerle ilgili olarak Ersin İşler isimli başvuranın Zabıta Müdürlüğü
Personellerince ve Belediye Başkan Yardımcısı tarafından bizzat aranarak gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, 2.5. Şikayete konu işletmenin kendisine verilen çalışma saatlerine riayet ettiği, Belediyelerince Zahireci, Mermerci, Demir Atölyeleri vb. işyerlerinin yerleşim yeri dışına çıkarılması için yer tahsis çalışmaları başlatılmış olup, yer tahsisi yapıldığında bu tür işletmeler yerleşim yeri dışına çıkarılacağı, 2.6. Başvuruya konu yerde bulunan işletmelerin faaliyet gösterdiği yerlerin işyeri statüsünün bulunmadığı (işyeri açma ruhsatı vb. izinlerinin olmadığı) ve metruk bina statüsünde olduğu, bilgilerinin verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı
2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”; 3.3.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.” 5.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.” 5.2. “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22 nci maddesinde;” Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.”
5.3. “Yapı kullanma izni” başlıklı 30 uncu maddesinde; “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.” 5.4. “Kullanma izni alınmamış yapılar” başlıklı 31 inci maddesinde; “İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.” 5.5. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” 5.6. “Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar” başlıklı 39 uncu maddesinde; (Değişik fıkra:4/7/20197181/12 md.) Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır.
Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.”
5.7. Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir. Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Iğdır ili merkez
Mahallesi Caddesi No: adresinde hurda toplama tesisi ve Iğdır ili merkez Mahallesi
Caddesi No adresinde metruk yapılar içerisinde bir adet arpa dolum tesisi bulunduğunu, bu tesislerin gürültü kirliliği yaparak çevreye rahatsızlık verdiğini aynı zamanda asayiş problemi oluşturduğunu ifade ederek metruk yapılar içerisinde olan işletmelerin kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ve herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Anayasanın 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, …kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” düzenlemesi ile sosyal devletin sağlanmasında devlete bir takım yükümlülükler getirmiştir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak, çevrenin kirlenmesini önlemek, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi sağlamak, şehirlerin özellikleri ve çevre şartlarını gözeterek bir planlama çerçevesinde sağlıklı kentleşmeyi sağlayacak tedbirleri almak da bu yükümlülüklerden bir kaçıdır.
9. Anayasa’nın 56. maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu düzenlenmiş; çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirliliğini önlemenin devlet ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. İnşa edilecek yapıların imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olarak teşekkülü; sağlıklı, güvenli, kaliteli ve ekonomik yaşam çevrelerinin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir. Bu bakımdan yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygunluğunun sağlanmasında ve buna ilişkin düzenlemelerde kamu yararı bulunduğu kabul edilmelidir (Osman Yücel, B. No: 2014/4874, 15/6/2016, §§ 82-84).
10. Anayasa Mahkemesi Beyhan Polat ve Mehmet Polat başvurusunda metruk durumda olması nedeniyle çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike arz eden ruhsatsız bir yapının yıkılması öngörülebilir olduğundan müdahalenin başvuruculara aşırı bir külfet yüklemediğini “…derece mahkemelerinin aksi ispat da edilemeyen kabulüne göre uyuşmazlığa konu yapılar metruk bir durumda olup çevresi için tehlike oluşturabilecek duruma gelmiştir. Bu bağlamda başvurucuların, metruk hâle gelmiş böyle durumdaki yapıların yıkılabileceğini öngörebilecek durum olduklarının kabulü gerekir. Diğer taraftan çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike arz eden bir yapının yıkımına karar verilmesinin üçüncü kişilerin özel ve aile hayatları ile can güvenliğini koruma yükümlülüğünde olan idare açısından bir sorumluluk niteliğinde olduğu da belirtilmelidir. (Beyhan Polat ve Mehmet Polat B. No:2016/6635§39)” şeklinde değerlendirmiştir.
11. Benzer şekilde; Mehmet Memiş başvurusunda da Anayasa Mahkemesi “…başvuru konusu olayda kamu makamlarının ruhsatsız olan binanın yıkımı için uzun süre hareketsiz kalması bir sorun teşkil etmekle birlikte bu binanın kullanımından vazgeçilerek metrûk hâle geldiği ve çevre ile insan sağlığı yönünden tehlike arz ettiği dikkate alındığında binanın yıkılıp yıkılmayacağı noktasında belirsiz bir durumdan söz edilemez. Bu alanda kamu makamlarına tanınan takdir yetkisi gözetildiğinde ve bu şekildeki metrûk bir binanın yıkılmasının dayandığı kamu yararı amacının ağırlığı ile karşılaştırıldığında mülkiyet hakkına yapılan müdahale başvurucuya aşırı bir külfet yüklememektedir. Dolayısıyla müdahalenin belirtilen kamu yararı amacı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil denge bozulmamış olup müdahale ölçülüdür. Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediği açıktır. (Mehmet
Memiş, B. No: 2015/5380, 30/10/2018§54)” şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştur.
12. Öte yandan, ilgili İdarece, metruk binaların yıkım iş ve işlemleri ile ilgili Belediyeleri Fen İşleri
Müdürlüğü tarafından 17.12.2020 tarih ve Karar No.lu Encümen kararı alındığı ve bu doğrultuda yıkım sürecine ilişkin iş ve işlemlerinin başlatıldığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, ilgili Belediyece, yıkımla ilgili iş ve işlemlerin, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, olaya uygun hukuki yol ve yöntemler kullanmak suretiyle ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 nci maddesi hükmü doğrultusunda bir an önce yerine getirilmesi gerektiği bir gerçektir.
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu yerde bulunan işletmelerin faaliyet gösterdiği yerlerin işyeri statüsünde bulunmadığı (işyeri açma ruhsatı vb. izinlerinin olmadığı) ve metruk bina statüsünde olduğu, başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen fotoğraf ve videolardan ilgili işletmelerin çevre kirliliğine (toz ve duman çıkarma vb.) neden olduğunun görüldüğü, ilgili Belediyece bahsi geçen işletmeler nezdinde yapılan denetimlerde, çalışma saatlerinde gerekli tedbirlerin alınarak gürültü ve toz kirliliğine sebebiyet verilmemesi konusunda ilgili işletmelerin uyarıldığı, söz konusu yerde bulunan metruk binaların yıkılmasıyla ilgili olarak Belediye Encümenince yıkım kararı bulunduğu hususları dikkate alındığında, başvuranın, metruk yapılar içerisinde olan işletmelerin kaldırılması talebinin bir an önce yerine getirilmesi ve başvuruya konu yerde bulunan metruk binaların tahliye edilerek yıkım işlemlerinin en kısa sürede gerçekleştirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından ilgili idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Erzurum İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Bu kapsamda, başvuranın, metruk yapılar içerisinde olan işletmelerin kaldırılması talebinin bir an önce yerine getirilmesi ve başvuruya konu yerde bulunan metruk binaların tahliye edilerek yıkım işlemlerinin en kısa sürede gerçekleştirilmesi hususlarında işlem tesisi için IĞDIR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi