T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/11878-S.23.18887
BAŞVURU NO : 2023/7068
KARAR TARİHİ : 19/09/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
TEKİRDAĞ ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL
MÜDÜRLÜĞÜ
ERGENE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın taşınmazına komşu taşınmaz maliki tarafından mevzuata aykırı eklentiler yapıldığı iddiasına ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 21/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 21.05.2023 tarihinde (T.C. Kimlik No: ) tarafından
yapılan ekli şikâyet başvurusunda başvuran özetle; tarafına ait Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, Yulaflı Mahallesi, ada, parselde kayıtlı taşınmazına komşu olan ada, parsel numaralı taşınmazın üzerinde bulunan yapının maliki tarafından mevcut imar planına aykırı şekilde eklentiler yapıldığını, bu şekilde taşınmazın üzerinde bulunan yapının brüt alanının genişletildiğini, konuyla ilgili Ergene Belediye Başkanlığı’na 07.04.2023 tarihinde başvuru yaptığını, Ergene Belediye Başkanlığı tarafından 26.04.2023 tarihinde anılan taşınmaz üzerinde bulunan yapının eklentileriyle birlikte İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen Yapı
Kayıt Belgesinde kayıtlı olduğundan bahisle başvurusunun reddedildiğinin bildirildiğini, ancak yapılan eklentilerin 3194 sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğunu ifade etmekte; söz konusu eklentilerin mevzuata uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 26.05.2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Tekirdağ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 13.06.2023 tarihli ve – – sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamalarda;
2.1) Başvuru konusu Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, Yulaflı Mahallesi, Ada Parsel üzerindeki taşınmaz
için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16’ncı maddesi uyarınca taşınmaz maliki . . tarafından yapılan başvuru üzerine 20.10.2018 tarihli ve başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği,
2.2) Ayrıca 05.08.2017 tarihli Google Earth uydu görüntüsünde yapının mevcut olduğunun görüldüğü,
2.3) Yine Ergene Belediye Başkanlığı’nın e-imar uygulaması üzerinden yapılan incelemede parselin
uygulama imar planında konut alanında kaldığı, Google Uydu Görüntülerinin incelenmesinden yapının
31.12.2017 tarihinden önce söz konusu parselde mevcut olduğu tespit edildiğinden söz konusu yapı kayıt
belgesinin Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği’nde belirtilen “Yapı Kayıt Belgesi
Düzenlenemeyecek Yapılar”dan olmadığı,
2.4) Öte yandan yapı kayıt belgesinin müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya
ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olduğu, yapı kayıt belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanmasının söz konusu olmadığı,
2.5) Bu sebeple de söz konusu yapı kayıt belgesi hakkında İl Müdürlüğüne daha önce iletilmiş bir şikayet
başvurusu da bulunmadığından belge hakkında gerçekleştirilmiş bir işlem, yapılmış bir yazışma bulunmadığı,
2.6) Yapı kayıt belgeli yapıların zaten mevzuata aykırılıkları sebebiyle imar barışı sistemine dahil olduğu,
bu bağlamda usule uygun düzenlenmiş yapı kayıt belgesi mevcut olan bir yapının 31.12.2017 tarihindeki durumunu koruyor olması halinde mevzuata aykırı eklentilerinden bahsetmenin söz konusu olmayacağı,
2.7) Söz konusu yapı mahallinde yapılan inceleme sonucunda 05.08.2017 tarihli Google Earth Uydu
görüntüsünde izlenen yapıya ilave yapı ve/veya eklenti yapılmadığı ve genişletme olmadığının tespit edildiği, bu nedenle yapının brüt alanının genişletildiği iddiasının dayanağının anlaşılamadığı,
2.8) Yapı kayıt belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre alınan yıkım
kararları ile tahsil edilmemiş para cezalarının iptal edileceği, İmar Kanunu dışındaki diğer kanunlar uyarınca (mesela 775 sayılı Gecekondu Kanunu) veya herhangi bir Mahkemece verilmiş bir yıkım kararı veya para cezası var ise alınan yapı kayıt belgesinin bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, böyle bir durumda söz konusu kararların uygulanması için yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine gerek olmayacağı
ifade edilmiştir.
3) Kurumumuzun 26.05.2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Ergene
Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 15.06.2023 tarihli ve – – sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamalarda;
3.1) Başvuru konusu Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, Yulaflı Mahallesi ada numaralı parselde bulunan
yapıya 20.10.2018 tarih ve belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği,
3.2) Söz konusu yapının; Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddesinde belirtilen
“Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” arasında yer almadığı,
3.3) Başvuran tarafından Belediyenin “Çağrı Merkezi” aranarak – dosya numaralı talep
oluşturulması üzerine yapılan incelemede bahse konu yapıya 20.10.2018 tarih ve belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiğinin görüldüğü ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6.
maddesinin 3. fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” denildiğinden şikayete konu yapı ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği,
3.4) Parsel sınır ihlalleri ile ilgili parsel sınırlarını belirlemeye yetkili Kadastro Müdürlükleri ya da Lisanslı
Harita Kadastro Bürolarına (LİHKAB) başvurulması gerektiği,
3.5) Yerinde yapılan incelemede şikayete konu olan yapıda yağmur sularının komşu parsele akmaması için
yağmur oluklarının yapıldığının görüldüğü, bununla birlikte başvuranın taşınmazına komşu olan ada numaralı parselde yeni inşai faaliyet ile eklentiler yapılarak yapının brüt alanının genişletildiği yönünde bir tespitte bulunulmadığı,
3.6) 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin
Usul ve Esasların 4. maddesinde belirtildiği üzere yapı kayıt belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden yapı kayıt sistemindeki yapı kayıt belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabildiği,
3.7) Yapı kayıt belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve yapı kayıt belgesi bedelinin
yatırılmasından sonra, yapı kayıt sistemi tarafından oluşturulan yapı kayıt belgesinin talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alındığı,
3.8) Aynı Tebliğ’in 10. maddesinin 1. fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler
Bakanlık tarafından denetlenebilir.” denildiğinden yapı kayıt belgesi ile ilgili iş ve işlemlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapıldığı,
3.9) Son olarak şayet başvuran taşınmazına sınır ihlali yapıldığını düşünüyorsa 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu gereği mahkemelerden delil tespiti talebinde bulunabileceği, yine 4721 sayılı Medeni
Kanuna göre taşkın ve/veya haksız yapı bulunuyorsa komşu parsel sahibine dava açabileceği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
4.1) “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
4.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;
6) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683
üncü maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir”,
7) 03.05.1985 tarihli 3194 sayılı İmar Kanununun;
7.1) “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bu
Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14.2.20207221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14.2.2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik
İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14.2.2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile
ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.
(Ek fıkra:29.11.2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.”,
7.2) “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu maddede belirtilen ve imar
mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır…”
7.3) Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı
yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
…
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24.9.2020 tarihli ve
E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt
Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.”
8) 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”;
9) 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi
Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların;
9.1) “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1) Yapı Kayıt
Belgesi 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31.10.2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31.12.2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı
Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.
(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alınır.
(4) Müracaat kurum ve kuruluşlara yapılmış ise, Yapı Kayıt Belgesi formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz olarak doldurulur, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlanır, Yapı Kayıt Belgesi formu sistem üzerinden onaylanmak üzere Müdürlüğe gönderilir ve formun Müdürlükçe onaylanmasından sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilir.
(5) (Değişik:RG-20.9.2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”,
9.2) “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “…(4) Yapı Kayıt Belgesi
alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için; a) Yapı Kayıt Belgesi, b) Mevcut yapının veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı ve yapı maliklerini de gösteren ve mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün yapı maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak imzalanan ve elektronik ortamda Tapu Müdürlüğüne ibraz edilen proje, c) İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine ilişkin ilgili belediyesinden alınan belge, ç) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran yapı maliki veya malikleri tarafından imzalanmış yönetim plânı, d) (Değişik:RG-20.9.2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren ve tescil sayfasını da içeren özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları (LİHKAB)
tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı,
(Değişik cümleler:RG-20.9.2018-30541) ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur…”
9.3) “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; (1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18.11.1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19.5.2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20.9.2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”,
9.4) “Denetim” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler
Bakanlık tarafından denetlenebilir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvurunun kabulü ile
başvuru konusu taşınmaz ve bu taşınmaza ilişkin düzenlenen yapı kayıt belgesi ile ilgili olarak gerekli incelemelerin yapılması, şayet mevzuata aykırı eklentiler var ise İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddesinin uygulanması yönünde hazırlanan Tavsiye Kararı Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, tarafına ait Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, Yulaflı Mahallesi,
ada, parselde kayıtlı taşınmazına komşu olan ada, parsel numaralı taşınmazın üzerinde bulunan yapının maliki tarafından mevcut imar planına aykırı şekilde eklentiler yapıldığını, bu şekilde taşınmazın üzerinde bulunan yapının brüt alanının genişletildiğini ifade etmekte; söz konusu eklentilerin mevzuata uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
12) İmar Barışı Kanunu olarak adlandırılan ve 3194 Sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesine eklenen hükümle
kanun koyucu öncelikli olarak, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını ve bu şekilde kullanılmasını amaçlamıştır. Nitekim Kanunun genel gerekçesinde; “Mali yükümlülükleri yerine getirilmeden yapılmış kaçak yapıların, yapılan düzenleme ile Yapı Kayıt Belgesi altında kayıt altına alınması amaçlanmıştır. Yapılan düzenleme ile vatandaşla Devlet arasında imar barışı yapılmaktadır.” şeklinde amaçlanan husus ifade edilmiştir.
13) Ayrıca 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesinin (1) inci fıkrası ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine
İlişkin Usul ve Esasların 4 üncü maddesi hükümlerine göre; Yapı Kayıt Belgesi, sadece 31.12.2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için, yapı sahipleri veya vekillerince e-Devlet sistemi üzerinden başvuruda bulunulması, sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-Devlet sistemi üzerinden alınmaktadır. Kanun, başvuruda beyan usulünü belirlemiş ve bu usulün doğal sonucu olarak sorumluluk başvuru sahibinin kendisine bırakılmıştır. Bununla birlikte, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8 İnci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca söz konusu belgenin iptal edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Yapı Kayıt
Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinin (1) inci fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir.” hükmü yer almakta olup, Geçici 16 ncı madde kapsamında yapılan bildirimlere ve şikâyetlere istinaden Yapı Kayıt Belgelerinin inceleme ve iptal yetkisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca Valiliklere (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
İl Müdürlüğü’ne) devredilmiş ve sistem üzerinden yetki verilmiştir.
14) Bu durumda, Valiliklerin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yetkisi çerçevesinde
şikâyete konu edilen taşınmaz için alınan Yapı Kayıt Belgesinin denetlenmesi gerektiği şüphesizdir. Bu kapsamda dosyada mübrez belgelerin tetkikinden, başvuru konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen
20.10.2018 tarih ve belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin mevcut durum ile birebir örtüşüp
örtüşmediğinin tespiti gerekmektedir. Hal böyle olunca her ne kadar yapı için 3194 sayılı Kanun’un Geçici
16 ncı maddesine göre Yapı Kayıt Belgesi alınmış olsa da, denetim yetkisi ve yanlışlıkların düzeltilmesi
konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve taşra teşkilatına yetki verildiği de dikkate alınarak başvuru konusu Yapı Kayıt Belgesinin denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
15) Nitekim Danıştay 14. Dairesi’nin 2014/3906 Esas, 2016/3221 Karar sayılı ve 21.04.2016 tarihli
kararında;
“3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde, “Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.” şeklinde tanımlanmış, “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21. maddesinde, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (….) (1) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.” hükmü yer almıştır.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 63.maddesinde ise; Basit tamir ve tadiller ile korkuluk, pergola ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvarı, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak ve benzeri elemanların tamirlerinin ruhsata tabi olmadığı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ada, parsel sayılı taşınmazda bulunan dükkan önüne 8,00mX5,00 m, 8,80mX5,60m boyutlarında üstü açılır kapanır pergole yapıldığının 04.01.2012 günlü,
sayılı yapı tatil zaptı ile tespit edilerek söz konusu pergolenin mühürlendiği, bu yapı tatil zaptının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu yapı tatil zaptındaki tespit ve dosyada yer alan fotoğraflardan, işleme konu imalatın taşınmazın brüt alanını arttırmayan, kapalı alan oluşturmayan, yan cepheleri ve üstü açılır kapanır pergole (gölgelik) niteliğinde olduğu anlaşılmakta olup, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca pergolenin ruhsata tabi olmadığı açık olduğundan, söz konusu pergolenin mühürlenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.”
ifadeleri ile hangi tür inşai faaliyetlerin ruhsata tabi olmadığı açıklanmış ve ruhsata aykırı eklenti iddiasının mevcudiyeti halinde yapılan eklentinin niteliğinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda taşınmazın brüt alanını arttırmayan eklentilerin ruhsata aykırılık teşkil etmediği hükme bağlanmıştır.
(https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay Erişim tarihi:13.07.2023)
16) Danıştay 6. Dairesi’nin 2020/8465 Esas, 2022/5158 Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli kararında ise;
“Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve yapı ruhsatına istinaden inşaatı devam eden binada davalı idare elemanlarınca düzenlenen 06/03/2017 tarihli yapı tatil tutanağı ile; ruhsat ve eklerine aykırı olarak B Blok yan parsel tarafına bakan normal katlarda (1-2-3-4. normal katlar) çıkma önü 40 cm’lik süs çıkmalarının önüne yaklaşık 60 cm ebatlarında ilave profil çıkmalar yapılarak ilave alan oluşturulduğu ( yaklaşık 37,74 m2), son kat (4. kat) yüksekliğinin projesinde 3,80 metre olarak gözükmesine karşın, 3,50 metre olarak yapıldığı (kat brüt alanı:2.075,73 m2), ayrıca çatı arası piyesli dairelerde piyes kısımlarında teraslar arası kapalı alanların bir kısmının yapılmayarak ve kapalı alanların ölçülerinde değişiklikler yapılarak teras alanlarının büyütüldüğü (projede çatı arası alanı brüt 1.952,87 m2), A Blok parelel sınırı tarafının 112 ve
113 numaralı bağımsız bölümler piyes kısımlarında ilave teras alanları oluşturulduğu (yaklaşık 21,60 m2),
çatının 3 metrelik çekme mesafesindeki kısımlarından itibaren çift eğimli (kırık çatı) olarak yapılmış olduğu (1.952,87 m2) tespit edilmiştir.” şeklindeki tespit ile ruhsata aykırı şekilde brüt alanı arttıran eklentiler yapıldığından 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesi uyarınca para cezasına karar verilmiştir.
(https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay Erişim tarihi:13.07.2023)
17) Yine Danıştay 10. Dairesi’nin 2020/46 Esas, 2020/4925 Karar sayılı ve 16.11.2020 tarihli kararında;
“dava konusu taşınmazın mimari projesine göre brüt alanı 356 m² iken davacı tarafından 04.08.2018 tarihinde imar barışı kapsamında kapalı alanın 621,28 m² olarak kayda alınmasına ilişkin bir başvurusunun olup olmadığı araştırılmaksızın değer kaybı hesabı yapıldığı, öte yandan katlı kavşak yapıldıktan sonra bu yapının varlığının ve kullanım şeklinin davacı taşınmazının kullanım şekli üzerinde önceki hali ile karşılaştırmalı olarak olumlu veya olumsuz ne tür etkiler yarattığının ve bunların değer kaybına ne oranda etki ettiğinin detaylı olarak araştırılmaksızın rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmiştir. (Aynı yönde karar: Danıştay 10. Dairesi’nin 2020/47 Esas, 2020/4926 Karar sayılı ve 16.11.2020 tarihli kararı) (https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay Erişim tarihi:13.07.2023)
18) Sonuç olarak; yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat ve emsal Danıştay kararları ışığında
başvuruya konu talep değerlendirildiğinde; yalnızca yapı kayıt belgesi bulunduğu gerekçesiyle fiili duruma ilişkin herhangi bir inceleme yapılmaksızın başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğu
değerlendirilmiştir. Bu kapsamda başvuru konusu taşınmaz ve bu taşınmaza ilişkin düzenlenen yapı kayıt belgesi ile ilgili olarak gerekli incelemelerin yapılması, şayet mevzuata aykırı eklentiler var ise İmar
Kanunu’nun 32. ve 42. maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı, tavsiye kararına uygun olarak işlem tesis edilmesi halinde “kanunilik” ilkesine de riayet edileceği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde
herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede
Tekirdağ Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Şikâyet konusu bina ile ilgili olarak alınan yapı kayıt belgesine yönelik denetimlerin yapılması ve gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda, ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI ile
TEKİRDAĞ ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Mevzuata aykırı eklentiler var ise İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi hususunda, ERGENE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığı, Tekirdağ Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Ergene Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA, TEKİRDAĞ ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve ERGENE
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi