|
ÖZET: Başvuran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nde Milli Emlak Memuru olarak görev yapmaktadır. 7181 sayılı Tapu Kanunu’na göre Milli Emlak Uzmanı olabilmek için yapılan sınavda yüksek puan almasına rağmen, ataması yapılmamıştır. Başvuran, bu durumu 02.02.2024 tarihli dilekçesiyle ilgili Bakanlığa iletmiş, ancak herhangi bir yanıt alamamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı başvuruda, müvekkilinin Milli Emlak Uzmanı olarak atanması için tavsiyede bulunulmasını talep etmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, başvuranın sınavda başarılı olduğunu ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği mevcut kadro derecesinin atama için uygun olmadığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın daha sonra 8. dereceye yükseldiği ve bu durumda 5. derece kadroya atanmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Kamu Denetçisi, başvuranın Milli Emlak Uzmanı olarak atanması yönünde bir tavsiye kararı hazırlamış ve bu karar, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilerek, başvuranın Milli Emlak Uzmanlığına atanması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Bakanlığın, bu karar üzerine 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12833-S.24.19374
BAŞVURU NO : 2024/7536
KARAR TARİHİ : 25.11.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Milli Emlak Uzmanlığına atanma talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 12.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili özetle; müvekkili ’in Çevre,
Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü nezdinde Kızılırmak
Emlak Müdürlüğünde Milli Emlak Memuru olarak görev yapmakta olduğunu, müvekkilinin 7181 sayılı
Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesi uyarınca
Milli Emlak Uzmanı olabilmek için açılan sınavda başarılı olmasına ve kendisi gibi sınavda başarılı olan diğer personelin bu kadroya atanmasına rağmen Milli Emlak Uzmanı kadrosuna atanmadığını, müvekkilinin tüm şartları taşımasına, sınavı yüksek olumlu puanla kazanmasına, kendisinden daha düşük puanlı personelin dahi Milli Emlak Uzmanı olarak atanmalarına rağmen kendisinin neden atanmadığı ve atanması gerektiğine ilişkin 02.02.2024 tarihli dilekçesini ilgili Bakanlığa sunmasına rağmen kendisine olumlu-olumsuz herhangi bir yanıt verilmediğini, Kurumumuzun Gönderme Kararına da herhangi bir cevap verilmediğini ifade ederek, müvekkilinin 02.02.2024 tarihli dilekçesinin gereği yerine getirilerek kendisinin
Milli Emlak Uzmanı olarak atanması için işlem tesis edilmek üzere, Kurumumuz tarafından tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 20/08/2024
tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde;
2.1) Başvuranın 3713 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca Samsun Defterdarlığına Memur olarak
atanarak 11.10.2017 tarihinde görevine başladığı ve halen Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl
Müdürlüğünde görevine devam ettiği, 15.08.2022 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu
Yönetimi bölümünden mezun olduğu, Milli Emlak Uzmanlığı Özel Sınavının (2. Sınav) yazılı kısmından 93, sözlü kısmından 97 puan aldığı ve başarı puanının 95 olduğu,
2.2) 7181 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi ve Milli Emlak Uzmanlığı Özel Sınavına İlişkin Usul ve
Esaslar uyarınca Bakanlıkta boşta bulunan ve Bakanlık web sitesinde yayınlanan 800 Milli Emlak Uzmanı kadrosu (l inci derece 200, 3 üncü derece 350 ve 5 inci derece 250) için 26.11.2023 tarihinde Milli Eğitim
Bakanlığınca yazılı sınav yapıldığı, bahse konulu yazılı sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alarak başarılı olan ve sözlü sınava girmeye kazananların 25.12.2023-29.12.2023 tarihleri arasında
Bakanlıkça sözlü sınava tabi tutulduğu, adayların yazılı ve sözlü puanlarının aritmetik ortalaması alınarak başarı sırası belirlendiği, başarı sırası ve hizmet yılları dikkate alınarak 587 personelin Milli Emlak Uzmanı kadrosuna atamalarının yapıldığı,
2.3) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 45 inci maddesinde; “5 inci ve daha aşağı derecelerdeki
kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hallerinde, 36 ncı maddede belirtilen öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla, bu dereceler karşılık gösterilerek, kendi derecesi ile aynı sınıftan memur atanması mümkündür.” denildiği,
2.4) Başvuranın yazılı sınavdan 93, sözlü sınavdan 97 alarak başarılı olduğu, ancak sınavın yapıldığı
tarihlerde 10 uncu dereceli memur kadrosunda (Ö.E.A. 9/3, K.H.A. 9/3, E.M.K. 9/3) bulunması nedeniyle sınav ilanında belirtilen kadrolara atamasının yapılamadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlığı altında yer alan 128 inci maddesinin ikinci
fıkrasında, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci
maddesinde, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü kadrolarında bulunan ve sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapan, uyarma ve kınama hariç son üç yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan, Milli Emlak Uzmanı olabilmek için yaş ve öğrenim alanı şartları hariç mevzuatında öngörülen diğer şartları taşıyan personelden; usul ve esasları Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından belirlenerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren, beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanlar, Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanırlar.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir
görevde çalıştırılmıyacağı” başlıklı 45 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “5 inci ve daha aşağı derecelerdeki kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hallerinde, 36 ncı maddede belirtilen öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla, bu dereceler karşılık gösterilerek, kendi derecesi ile aynı sınıftan memur atanması mümkündür.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın Milli Emlak Uzmanı olarak atamasının yapılması yönünde
hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili; müvekkili ’in Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü nezdinde Kızılırmak Emlak
Müdürlüğünde Milli Emlak Memuru olarak görev yapmakta olduğunu, müvekkilinin 7181 sayılı Tapu
Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesi uyarınca Milli
Emlak Uzmanı olabilmek için açılan sınavda başarılı olmasına rağmen atamasının yapılmadığı için mağdur olduğunu belirterek, müvekkilinin Milli Emlak Uzmanı olarak atanması için işlem tesis edilmek üzere
Kurumumuz tarafından tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.
9) Anayasamızın 128 inci maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin,
atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiş, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesinde yapılan düzenleme ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Milli Emlak Genel Müdürlüğü kadrolarında bulunan ve sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapan, uyarma ve kınama hariç son üç yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan, Milli Emlak Uzmanı olabilmek için yaş ve öğrenim alanı şartları hariç mevzuatında öngörülen diğer şartları taşıyan personelden; usul ve esasları Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından belirlenerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren, beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanların, Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanmaları hükme bağlanmıştır.
10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45 inci maddesine göre, 5 inci ve daha aşağı derecelerdeki
kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hallerinde, 36 ncı maddede belirtilen öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla, bu dereceler karşılık gösterilerek, kendi derecesi ile aynı sınıftan memur atanması mümkündür. İlgili idare (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından başvuranın sınava girdiği tarihte kazanılmış hak aylık derecesi bakımından 9 uncu derecede bulunması dolayısıyla 5 inci derece kadroya atamasının yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde uygun görülmediği savunulmaktadır.
11) Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir
yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda
Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997). İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte bu durum, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içinde kalması, eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, yasanın öngördüğü amacın dışında başka bir amaç için kullanamaması ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanması hukuk devleti açısından zorunluluktur (Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204).
12) Somut olayda başvuranın 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun Geçici 1 inci maddesine istinaden başvuru yaparak gerekli şartları taşıdığı kabulüyle girmiş olduğu yazılı sınavdan 93 puan, sözlü sınavdan 97 puan alarak 95 puan ortalaması ile başarılı olduğu, ilgili maddede yapılacak sınavda başarılı olanların Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanması hükmüne istinaden başvuranın idareye sunmuş olduğu dilekçe ile Milli Emlak Uzmanı kadrosuna atanma talebinde bulunduğu için başvuranın istediği kadroya atanma konusunda haklı beklenti oluştuğu, ancak ilgili idare tarafından başvuranın sınavın yapıldığı tarihlerde kazanılmış hak aylık derecesi bakımından 9 uncu derecede bulunduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45 inci maddesine göre kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla atama yapılmasının mümkün olduğu dolayısıyla
5 inci derece kadroya atamasının yapılamadığının belirtildiği, idareden temin edilen güncel hizmet
belgesinden başvuranın gelinen aşamada 8 inci dereceye yükseldiği ve 5 inci derece kadroya atanma imkânının bulunduğu anlaşılmaktadır.
13) Konuyla ilgili emsal nitelikte olan Rize İdare Mahkemesinin 18/12/2009 günlü ve E. 2009/238, K.
2009/747 sayılı kararında, davacının atamasının yapılıp yapılmaması konusunda idarenin takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte, somut olayda davacının ilk başvurusu üzerine davalı idarece ilgilinin atanmasına ilişkin işlemlerin başlatılarak Diyanet İşleri Başkanlığından muvafakat istenildiği, anılan
Başkanlıkça davacının geçişine muvafakat verildiği ve böylelikle davacıda istediği kadroya atanma konusunda haklı beklenti yaratıldığı, ayrıca her ne kadar davalı idarece boş kadroların KPSS sonuçlarına göre doldurulduğu iddia edilmekte ise de, ara kararına verilen cevaptan halihazırda Veri Hazırlama ve
Kontrol İşletmeni pozisyonunda 4 kişilik boş kadro bulunduğunun belirtildiği hususları birlikte dikkate alınıp değerlendirildiğinde, davacının atanmamasını idarede devamlılık anlamına gelen idari istikrar ilkesiyle bağdaştırmanın olanaksız olduğu, bu durumda, …. İli …. İlçesi ….. Köyü imam hatibi olarak görev yapan davacının eğitimine uygun bir kadro olan davalı idare bünyesinde Veri Hazırlama ve Kontrol
İşletmeni kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, söz konusu
Karar Danıştay 5. Dairesinin 10/04/2013 tarihli ve E. 2010/3154, K. 2013/2921 sayılı karar ile onanmıştır.
14) Danıştay haklı beklenti ilkesini “…İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun
süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmelerine de “haklı beklenti” denilmektedir.” şeklinde tanımlamaktadır.
(DİDDK. E. 2015/1417, K. 2015/1417 T. 08.02.2016) Haklı beklenti ilkesiyle ilgili Danıştay’ın birçok kararı bulunmaktadır. Örneğin, Ağrı Şeker Fabrikası’nda şef olarak görev yapan davacının, Ankara’ya atanma talebinin ret edilmesi işlemini Danıştay haklı beklenti ilkesi çerçevesinde değerlendirerek hukuka aykırı bulmuştur. Kararda; “Haklı beklenti, yönetimin ister bir taahhüt isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir.
Ailenin korunması, Anayasayla tanınmış sosyal bir haktır ve kamu hizmetinin daha verimli yerine getirilmesi bakımından, kamu görevlileri için daha da önem taşır. Kaldı ki, kamu hizmetinin olağan işleyişi içinde umulabilecek bir durum vardır ve kamu görevlilerinin böylesine haklı beklentiler içinde olması hizmetin gereğidir. Dava konusu olaydaki beklenti de makul bir beklentidir. Yönetim, yönetim olmaktan kaynaklanan gücünü ve olanaklarını bu kişisel konumda kullanarak makul beklentiyi karşılayabilir. Kamu görevlilerinin haklı beklentilerinin korunması, ancak kişisel kararlarda, yönetimin takdir yetkisinin kullanma alanlarında söz konusu olduğundan, baskın kamu yararı olmadığı durumlarda, kamu
görevlilerinin haklı beklentilerinin zedelenmemesi gerekir. Bu nedenle, davacının yer değiştirme isteminin, Devletin aile birliğinin sağlanması yönündeki görevi de göz önünde tutularak, haklı beklentiler ilkesi içerisinde idarece değerlendirilmesi gerekirdi.” açıklamalarına yer vererek idarenin işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. (Danıştay 5. D. E. 2003/3647, K. 2006/1140 T. 14.03.2006)
15) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, mahkeme kararları,
İdarenin cevabi yazıları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Milli Emlak Genel Müdürlüğü kadrolarında bulunan ve sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapan, uyarma ve kınama hariç son üç yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan, Milli Emlak Uzmanı olabilmek için yaş ve öğrenim alanı şartları hariç mevzuatında öngörülen diğer şartları taşıyan personelden; usul ve esasları Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından belirlenerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren, beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanların, Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanmalarının düzenlendiği, başvuranın 7181 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşıdığı kabulüyle alınmış olduğu yazılı sınavdan 93 puan, sözlü sınavdan 97 puan alarak 95 puan ortalaması ile başarılı olduğu, ancak idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45 inci maddesine göre başvuranın atamasının yapılamadığının ifade edildiği, bununla birlikte başvuranın gelinen aşamada 8 inci dereceye yükseldiği, artık mezkûr madde hükmüne istinaden 5 inci derece kadroya atanmasının mümkün olduğu, zaten 7181 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanların, Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanmalarının hükme bağlandığı, başvuranın idareye dilekçe vermek suretiyle atanma talebine ilişkin işlemleri başlattığı, bu kapsamda başvuranın yazılı ve sözlü sınavlar neticesinde yüksek puanla başarılı olarak ilgili mevzuat hükmüne göre atanacağı hususunda haklı beklenti içerisine girdiği, baskın kamu yararı olmadığı durumlarda, kamu görevlilerinin haklı beklentilerinin zedelenmemesi gerektiği, idarenin yönetim olmaktan kaynaklanan gücünü ve olanaklarını bu kişisel konumda kullanarak makul beklentiyi karşılayabileceği anlaşıldığından, başvuranın Milli Emlak Uzmanlığına atanma talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idare tarafından başvuranın dilekçesine ve
Kurumumuzun Gönderme Kararına süresi içerisinde cevap verilmediği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edilmediği tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın Milli Emlak Uzmanlığına atamasının yapılması yönünde ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM
DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ÇEVRE,
ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi