|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Milli Savunma Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, sicil belgesi düzenleyen amirlerinin isim, rütbe, makam ve görev yerleri bilgilerini talep etmiştir. Ancak, idare bu bilgilerin “özel gizlilik dereceli” olduğu ve kişisel verilerin korunması gerekliliği nedeniyle talebin reddedildiğini belirtmiştir.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 21. maddesi, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin şeref ve haysiyetine haksız müdahale oluşturacak bilgilerin paylaşımını yasaklamaktadır. Ayrıca, talep edilen bilgilerin, Subay Sicil Yönetmeliği gereği yetkili olmayanlara verilmeyecek nitelikte olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme hakkı çerçevesinde yaptığı talep, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği gerekçeleriyle hukuka uygun olarak reddedilmiştir. Bu durum, kamu yararı ile bireysel haklar arasında bir denge kurulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10891-S.16819
BAŞVURU NO : 2019/9418
KARAR TARİHİ : 30/10/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun, bilgi edinme talebinin karşılanması istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle: “Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde muvazzaf subay olarak görev yapmış olduğu tarihlerde hakkında sicil belgesi düzenleyen amirlerinin isim, rütbe, makam ve görev yerleri bilgilerinin kendisine gönderilmesini talep ettiğini ancak taleplerinin “ilgili bilgilerin özel gizlilik dereceli bilgi olması nedeni ile adli makamlar tarafından talep edilmediği sürece verilemeyeceği” gerekçesi ile reddedildiğini beyan ederek, “Ağustos 2009 ile Ağustos
2016 tarihlerine sari olarak hakkında sicil belgesi düzenleyen 1 inci ve 2 nci sicil amirlerinin
isim, rütbe, makam ve görev yeri bilgilerinin her yıl için ayrı ayrı düzenlenerek kendisine gönderilmesi” hususunda gereğini Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 14/05/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Savunma Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Milli Savunma Bakanlığı tarafından gönderilen 16/09/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin, 48’inci Mot.P.Tuğ.K.lığı/Trabzon emrinde görevli iken K.K.Per.İşl.D.Per.
Temin Mrk.K.Per. Temin P1.Ş.İsth.K.s.’na … olarak atandığı, 10 Temmuz 2009 itibariyle göreve başladığı, 21 Mayıs 2010 tarihinde K.K.Per.İşl.D.Per. Temin Mrk.K.lığı
İsth.Ş.Md.Lüğünde … olarak çalışmaya başladığı ve 667 sayılı KHK’nın 4/1-a maddesi gereğince MSB’nin 27 Temmuz 2016 tarih ve 2016768 sayılı kararı ile “Kamu Görevinden
Çıkarılmasına” karar verildiği, 2.2. Subay Sicil Yönetmeliği 28 inci maddesi “Sicil belgeleri “ÖZEL” gizlilik dereceli olup, yetkili olmayanlara gösterilmez. Herhangi bir kısmı yok edilemez. Sicil belgelerinin mühürlü ve özel gizlilik dereceli zarfları, yetki verilecek görevlilerden başkası tarafından açılamaz. Sicil belgelerinin yetkili olmadığı halde açanlar ile belgede yazılı olan muhteviyatı yetkili olmayanlara açıklayanlar hakkında yasal işlem yapılır. Yukarıdaki hususlar elektronik sicil belgeleri için de uygulanır.” hükmüne, 2.3. MY 57-2 TSK Bilgi Edinme Yönergesi 3’üncü bölüm 4/e maddesi “Sicil ve nitelik belgeleri de açıklanmayacak belgeler kapsamında değerlendirilir.” hükmüne, 2.4. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 21 inci maddesi “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve ile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmüne,
2.5. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 3 üncü maddesinin d bendi “Kişisel Veri:
Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder.” hükmüne amir olduğu, 2.6. Adı geçenin şahsi sicil dosyasında başvuru konusu hakkında açılmış idari bir davaya ilişkin bir bilgi bulunmadığı, 2.7. Yukarıda belirtilen hükümler gereğince TSK personelinin sicil belgeleri ve muhteviyatının, hakkında sicil belgesi düzenlenen personel ve üçüncü kişilerle paylaşılmadığı, 2.8. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile belirlenen koruma yükümlülüğü gereği; Kara Kuvvetleri mensubu personelin kişisel ve diğer verileri (kimliğini belirleyici her türlü bilgi), ilgili kişi ya da yasal temsilcisi ile adli makamlar hariç üçüncü kişilerle paylaşılmadığı, 2.9. Başvuranın tüm başvurularına cevap verildiği, bilgi verilmemesi halinde nedeninin açıklandığının anlaşıldığı, bu kapsamda yasal mevzuat gereği talep edilen bilgiler başvuru sahibi ile paylaşılamayacağından başvuru konusuna ilişkin yapılacak işlem bulunmadığı, hususları belirtilmiştir
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi:
“(1)Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesi: “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” , 3.3.“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,
3.4. “Milletlerarası andlaşmalara uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesi 5 inci fıkrası:
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” Hükmüne amirdir.
4. Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin “İfade özgürlüğü” başlıklı 19’uncu maddesi: “(1) Herkesin, bir müdahale ile karşılaşmaksızın fikirlere sahip olma hakkı vardır. (2) Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü, yazılı veya basılı veya sanatsal ürün şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir. (3)Bu maddenin ikinci fıkrasındaki haklar özel bir ödev ve sorumlulukla kullanılır. Bu nedenle bu hak, sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir: a) Başkalarının haklarına ve itibarına saygı; b)
Ulusal güvenliği veya kamu düzenini (ordre public), veya sağlık ve ahlakı koruma” hükmüne amirdir.
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin:
5.1.“İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesi: “ (1) Her fert ifade ve izhar hakkına maliktir. Bu hak, içtihat hürriyetini ve resmi makamların müdahalesi ve memleket sınırları mevzuu bahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini ihtiva eder… (2)
Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” , 5.2.“Etkili başvuru hakkı” başlıklı 13’üncü maddesi: “Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.” Hükmüne amirdir.
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi:“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” Hükmüne amirdir.
7. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 7.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi: “Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi ifade eder.” , 7.3. “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı ikinci bölümünde yer alan “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi: “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 7.4. “Bilgi Edinme Başvurusu” başlıklı üçüncü bölümünde yer alan “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi: “ (1)Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.” hükmü, ikinci fıkrasında “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü ve üçüncü fıkrasında da “İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşlara gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir”, 7.5.Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan “İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 18 inci maddesi: “Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.” 7.6. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 7.7. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”, 7.8. “Ceza hükümleri” başlıklı 29 uncu maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.” hükmüne amirdir.
8. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “(1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.”, 8.1.“Kapsam” başlığını taşıyan
2 inci maddesinde; “(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu
verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”, 8.1.“Kapsam” başlığını taşıyan 2 inci maddesi; “(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”,
8.2.“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; d) Kişisel veri:
Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, ifade eder.” 8.3. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesi;“(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.
(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.
(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.” 8.4. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesi: “ (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.” Hükmüne amirdir.
9. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında
Yönetmeliğinin “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36 nci maddesi:“Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
Hükmüne amirdir.
10. 27.12.1998 tarih 23566 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Subay Sicil
Yönetmeliği’nin “Sicil Belgelerinin Düzenlenme Şekli, Zamanı, Gönderilmesi” başlıklı
2inci Bölümünde yer alan “Sicil Belgelerinin Gizlilik Derecesi” Başlıklı 28 inci maddesi :
“Sicil belgeleri “ÖZEL” gizlilik dereceli olup, yetkili olmayanlara gösterilemez. Herhangi bir kısmı yok edilemez. Sicil belgelerinin mühürlü ve özel gizlilik dereceli zarfları, yetki verilecek görevlilerden başkası tarafından açılamaz. Sicil belgelerini yetkili olmadığı hâlde açanlar ile belgede yazılı olan muhteviyatı yetkili olmayanlara açıklayanlar hakkında yasal işlem yapılır.
Yukarıdaki hususlar elektronik sicil belgeleri için de uygulanır.” Hükmüne amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 12.Şikâyet başvurucusu; (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Milli Savunma Bakanlığı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde muvazzaf subay olarak görev yaptığı dönemde hakkında sicil belgesi düzenlemiş olan “sicil amirlerinin isim, rütbe, makam ve görev yeri” bilgilerini içerir belgenin tarafına gönderilmesini talep etmektedir.
13. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlama noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28 inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise: istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.
14. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19 uncu ve Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesinde, herkesin görüş ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu ve bu hakkın karışmadan görüş edinme ve herhangi bir yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama, alma ve yayma özgürlüğünü içerdiği düzenlenmiştir.
15.Ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, bilginin toplanıp saklanması ile bireye açıklanması arasındaki dengenin adil olarak sağlanması gerekliliğine atıf yapmaktadır. Mahkemeye göre bilginin saklanmasındaki kamusal yarar, öğrenilmesinden doğacak kişisel yarara ağır basmıyorsa, bu durumda bilgi talebinin reddi 8.
maddenin ihlali olarak yorumlanmıştır. Mahkeme, 10 uncu maddenin devlete bilgi verme yönünde pozitif ödev yüklemediği yorumunu yapmış, 8 inci madde kapsamında bilginin saklanmasındaki ağır basan kamusal yararı değerlendirmiş, kişisel çıkara ağır basan kamusal yarar durumunda ihlal bulmamıştır.
16. AİHM, 9248/81 sayılı 23/03/1987 tarihli Leander – İsveç Davası kararında; hakkında sakıncalı bulunmasına neden olan gizli kaydı öğrenmek isteyen Leander’in bu talebi, ulusal güvenlik nedeniyle uygun görülmemiş, mahkemece hem 8. hem de 10. madde kapsamında yapılan değerlendirmede, ihlal kararı verilmemiştir. Mahkeme’ye göre bu davada her ne kadar, başvuran hakkında gizli olarak ulusal güvenliği koruma amacıyla kişisel bilgi tutulması 8.
madde yönünden özel hayata bir müdahale teşkil etse de, bu müdahale demokratik bir toplumda, ulusal güvenlik gibi devlete geniş bir takdir yetkisi tanıyan bir konuda ağır basan sosyal ihtiyaç nedeniyle meşrudur. Mahkeme’ye göre, Sözleşme’nin 10. maddesi ne bireye kendisi ile ilgili tutulan kayıtlara erişim hakkı tanımaktadır ne de hükümete bu yolla tutulan bilgileri bireye iletme yönünde bir yükümlülük yüklemektedir. AİHM, hükümetin, ulusal güvenlik çıkarlarının bu davada söz konusu olan başvuranın bireysel çıkarlarının üzerinde olduğunu kabul etmeye hakkı olduğu sonucuna varmıştır.
17. Başvuranın, bilgi edinme hakkı çerçevesinde yaptığı bilgi ve belge talebinin idare tarafından (7.6) numaralı paragrafta da yer verilen Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 21 inci maddesi, (8.4.) numaralı paragrafta yer verilen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 12 nci maddesi gerekçe gösterilerek yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Anılan Kanun maddeleri ile özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin (şikayet başvurusuna konu somut olayda sicil amirlerinin) sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir.
17.1.Bunun yanı sıra başvurucunun talep ettiği bilgi ve belgeler, Subay Sicil Yönetmeliği’nde yetkili olmayanlara verilmeyen ÖZEL gizlilik dereceli ve açıklanmayacak nitelikte belgeler olarak düzenlenmiştir, bu haliyle ilgili Bakanlık tarafından personel ve üçüncü şahıslar ile paylaşılmamaktadır. Anılan bilgilerin; iç düzenlemenin yanısıra başvurucunun kendisini doğrudan ilgilendirmeyen, kurum personeline ilişkin bilgiler olduğu görülmekle, Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu 25 inci maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır.”düzenlemesi gereği de bilgi edinme hakkı kapsamı dışında kaldığı değerlendirilmektedir.
17.2.Talep edilen bilgi ve belgelerin Milli Savunma Bakanlığı’nda görevli/görev yapmış ilgili sicil amirlerinin kimlik bilgilerini içeriyor oluşu nedeniyle, anılan bilgi ve belgeler 6698 sayılı
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında “ kişisel veri” niteliğindedir. Anılan
Kanun’un 12 nci maddesi gereği şikayet başvurusuna konu idarenin “kişisel verilerin muhafazasının sağlanması” yükümlülüğü gereği ilgili idare tarafından adli makamlar hariç bu neviden verilerin paylaşılmaması şeklindeki uygulamasının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
17.3.Başvuranın talebi Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında değerlendirildiğinde; anılan madde “Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.” hükmüne amirdir. Madde kapsamında başvuruya konu talep edilen “sicil amirlerinin isim, rütbe, makam, görev yerleri” bilgilerinin askeri istihbarata ilişkin olduğu ve bu bakımdan Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında olduğu değerlendirilmektedir. Her ne kadar bahse konu belgelerin başvuranın çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte olduğu iddia edilebilir ise de burada idarece aynı kanunun 21 inci maddesi de göz önüne alınmalıdır. Kanunun 21 inci maddesi “..
özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” Hükmüne amirdir. Bilgi Edinme
Hakkı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının görev gereği sahip olduğu bilgi ve belgelere ulaşmak isteyen kişilerle diğer kişilerin hakları karşı karşıya geldiğinden kabul edilebilir bir dengenin oluşturulması zorunluluğu vardır. Nitekim burada idare bilginin toplanıp saklanması ile bireye açıklanması arasındaki dengenin adil olarak sağlanması ile yükümlüdür. Diğer bir ifadeyle, idare bilginin saklanmasındaki kamusal yarar ile öğrenilmesinden doğacak kişisel yarar arasında adil bir denge kurmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bilginin saklanmasındaki kamusal yarar, öğrenilmesinden doğacak kişisel yarara ağır basıyorsa, bilgi talebinin reddini ihlal olarak yorumlamamıştır. Başvurucu tarafından talep edilen bilginin niteliğine bakıldığında, bunun ““sicil amirlerinin isim, rütbe, makam, görev yerlerine” yönelik olduğu görülmektedir. Başvurucu tarafından istenilen bilgilerin BEHK’nın 21 inci maddesinde belirtilen “özel hayatın gizliliği kapsamında kalan ve kişinin meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak” nitelikte kalan bilgiler kapsamında olduğu ve bilgi edinme hakkının kapsamının dışında kaldığı değerlendirilmektedir.
18. Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurucunun bilgi edinme hakkı kapsamında yapmış olduğu bilgi ve belge talebine idare tarafından 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verilmesi işleminin yukarıda detaylı açıklanan gerekçeler ile hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Milli Savunma Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi