|
ÖZET: Başvuru, Çankaya Belediyesi’ne ait bir taşınmazın mimari projesinde dükkan olarak belirlenen alanın, idare tarafından depo olarak değiştirilmesi talebine ilişkin bir ret kararıdır. Başvuran, 12 Kasım 2019 tarihinde onaylanan projede dükkan niteliği olan taşınmazının, 21 Haziran 2020 tarihli yeni projede depo olarak düzenlenmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını öne sürerek, dükkan niteliğinin geri verilmesini veya tazminat talep etmiştir.
Çankaya Belediyesi, başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, 08/06/2018 tarihli Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nde belirtilen düzenlemeleri göstermiştir. Bu yönetmelik, konut alanlarında zemin katların ticari amaçlarla kullanılabilmesi için öncelikle “yol boyu ticari teşekkül kararı” alınmasını şart koşmaktadır. Ancak, başvuruya konu olan taşınmaz için böyle bir karar alınmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka uygun bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde alınan karar, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları doğrultusunda uygun görülmüştür. Başvuran, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7723-S.21.12352
BAŞVURU NO : 2020/100453
KARAR TARİHİ : 18/05/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mimari projede depo olması öngörülen taşınmaza, ticari amaçla kullanılabilmesi için dükkan niteliği verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, tarihinde kayıt altına alınan şikâyet dilekçesi ve eklerinde; Ankara İli,
Çankaya İlçesi Yücetepe Mahallesi, Ada, Parselde bulunan kapı ve Yapı Kimlik numaralı binanın 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” kapsamında 20 Eylül
2019 tarihinde riskli bina olarak tespit edildiği, bahse konu binaya ilişkin 29 Kasım 2019 tarihli “Yanan
ve Yıkılan Binalar Formu” düzenlenerek yıkılması kararı alındığını ve bir hafta içerisinde yıktırılmış olduğunu; riskli bina tespiti sonrası 02 Ekim 2019 tarihinde bir firma ile bina kat malikleri arasında binanın yeniden yapımı maksadıyla “Düzenleme Şeklinde Arsa Karşılığı İnşaat Yapım ve Satış Vaadi
Sözleşmesi” tesis edildiğini, Bahse konu binada eski numarasıyla 8 nolu bağımsız bölüm olan işyerinin tarafına ait olduğunu, sözleşme gereği “Yapı Ruhsatı” alınması maksadıyla mimari proje başta olmak üzere projelerinin 12 Kasım 2019 tarihinde Çankaya Belediyesince onaylanmış ve yeni numarasıyla 10 nolu bağımsız bölümün mimari projede İşyeri (dükkan) ve dükkana bağlı depo olarak gösterildiğini, Ancak, henüz yapı ruhsatı işlemleri devam etmekle iken Ankara Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla Ankara 17. İdare Mahkemesinin 02.09.2019 tarihli ve Esas sayılı kararı ile Ankara Büyükşehir İmar Yönetmeliğinin dava konusu yapılan bazı maddelerinden bir kısmının İptaline bir kısmının da İptal talebinin reddine karar verilmiş olduğu gerekçe gösterilerek mimari projenin 12.11.2019 tarihinde onaylanmış olmasına rağmen yeniden tanziminin istendiği, yeniden tanzim esnasında ise şahsına ait işyeri ve işyerine ait deponun önceki onaylı halinin değiştirilerek depoya dönüştürülmesi halinde yapı ruhsatının verilebileceği gerekçesiyle mimari projenin tadil ettirildiği, bu suretle mülkiyeti tarafına ait dükkan ve dükkana ait deponun makul ve dayanağı olmayan gerekçelerle iptal
edilerek Anayasal güvence ile korunan mülkiyet hakkının, bir Yönetmeliğin bazı maddelerinin idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekçesiyle elinden alındığını, Yapı ruhsatının uzun bir süre verilmemesi nedeniyle 02 Ekim 2019 tarihli sözleşme ile yapım işini üstlenmiş olan yüklenici ile sözleşmeyi feshederek 17 Şubat 2020 tarihli başka bir sözleşme ile işin yapımı devredilen başka bir firma ile projelerin yeniden tasdiki ve yapı ruhsatı alınma sürecinin devam ettirildiği, yapı ruhsatının bir an önce alınarak inşaata başlanması ve binada kat maliki durumundaki diğer hak sahiplerinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi maksadıyla, dayatılan 21 Haziran 2020 tarihli yeni mimari projeyi kabul etmek ve 12 Kasım 2019 tarihli onaylı mimari proje ile kayıt altına alınan dükkanının ve dükkana bağlı deposunun bu kez tamamıyla depoya dönüştürülmüş haliyle alınan yapı ruhsatı ile inşaata başlamak zorunda kaldıklarını, bahse konu mağduriyetin yaşandığı Yücetepe Mahallesi İlk sokağının tamamı incelendiğinde sokağın başından sonuna kadar tüm binaların tamamına yakınının zemin katlarının işyerinden müteşekkil olduğu, bu itibarla da tarafına ait dükkanın iptal edilerek depoya dönüştürülmesinde herhangi bir kamu yararı bulunmadığı, düzenleyici işlem niteliğindeki İmar planlarının, İdarece kaldırılması veya değiştirilmesi durumunda, bu planların yürürlükte oldukları süre içerisinde ve bu planlara dayalı olarak tesis edilen bireysel İşlemlerin kişiler bakımından sübjektif nitelikte kazanılmış hak doğuracağı, idari işlemlerin geriye yürümeyeceğine ilişkin İdare hukuku ilkesi ile kazanılmış hakların korunması ve İdari İstikrarın sağlanmasının amaçlandığı, ancak bu şekilde kazanılmış bir hakkın var olduğu hallerde İdari işlemin ve dayanağı olan düzenleyici İşlemin hukuka uygun olduğu konusunda bir tartışma bulunmadığını iddia ederek, tarafına ait 10 numaralı işyerinde kazanılmış hakkı bulunduğundan
3.7.2020 tarihli yapı ruhsatında değişiklik yapılarak önceki yapı ruhsatında olduğu gibi dükkan niteliğinin
geri verilmesi; ya da talebinin kabul edilmemesi halinde mağduriyetinin giderilmesi için tarafına tazminat verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 11/02/2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talep yazısı üzerine Çankaya
Belediye Başkanlığı’ndan alınan 11/03/2021 tarih ve sayılı yazıda, 2.1)“İlgi yazıda İmarın Ada sayılı parselde yapılması planlanan binaya ait ruhsatsız 12.11.2019 onay tarihli mimari projede zemin katta dükkan bulunduğu ancak 60/20-03.07.2020 tarihli ruhsat eki
21.06.2020 onay tarihli mimari projede ise yönetmelik değişikliğinden dolayı zemin katta dükkan
düzenlenemeyerek projenin onaylandığından bahisle dükkan niteliğinin geri verilmesi talep edilmektedir.
2.2) Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti olan, her şehir gibi kendine özel karakteristik yerel özellikleri
bulunan Ankara’daki yapılaşmaların; İmar Kanunu, imar planları ve ilgili mevzuat hükümleri ile sosyal ve teknik altyapı, fen, sağlık ve çevre şartlarına göre teşekkülünü sağlamak üzere 1984 yılında yürürlüğe giren
3030 Sayılı Kanun ile Büyükşehir olduğu tarihten itibaren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği
esas alınmıştır.
2.3) 01.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine kadar istisnasız Ankara
Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği uygulanmış, bu tarihten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü mevzuat çalışmaları kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar yönetmeliği tüm illerin imar yönetmelikleri ile beraber iptal edilmiş, sadece geçici maddelerdeki bazı şartlar ve kayıtlı süreler dahilinde kısıtlı olarak uygulanmasına izin verilmiş ve nihayetinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca
/
Türkiye genelinde uygulanmak üzere Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hazırlanması ve 03.07.2017 tarih ve
30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile beraber uygulanmasına son verilmiştir.
2.4) Söz konusu yönetmeliğin ‘yönetmeliğin Uygulanmasına ilişkin esaslar başlıklı 69. Maddesinde
‘’Büyükşehir belediyeleri ile il belediyeleri, ikinci fıkrada belirtilen değiştirilemeyen hükümler dışında kalan hususlarda, beldenin tarihi ve yöresel şartlarını gözetmek kaydıyla Bakanlık onayına sunulmak üzere imar yönetmeliği hazırlayabilirler. İdarelerin imar yönetmelikleri yürürlüğe girinceye kadar uygulamalar bu Yönetmeliğe göre yapılır.” Denilmekte olup; Ankara Büyükşehir Belediyesince Planlı Alanlar İmar yönetmeliği esas alınarak hazırlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği 08.06.2018 tarih ve
30445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve bu tarihten itibaren İlimiz sınırları
içerisinde söz konusu yönetmeliğin uygulanması devam etmiştir.
2.5) Ancak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Ankara’nın geçmişten gelen kendine has özelliklerini
öngörmemesi ve Bakanlık onayı aşamasında yeni Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde de bu anlamda tamamlayıcı hükümlere cevaz vermemesi gibi nedenlerle; Ankara genelindeki klasik parsel olarak bilinen tüm Bölge Kat Nizamı ve Benzer Planlı Alanların planlarına genel bir ilkesel hüküm ilavesi hasıl olmuştur. 13.06.2018 tarih ve 1033 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile söz konusu parsellerdeki uygulamaların 01.10.2017 tarihinden önce yürürlükte olan Ankara Büyükşehir Belediyesi
İmar Yönetmeliği hükümlerine 2 göre devam etmesi karar altına alınmıştır. Ancak söz konusu Meclis kararına Ankara 23. İdare Mahkemesi nezninde dava açılmış olup; söz konusu Mahkemenin 2018/1003 esas sayılı kararı ile Meclis kararı iptal edilmiştir.
2.6) Gelinen noktada Ankara genelindeki tüm parsellerde 08.06.2018 tarihli Ankara büyükşehir Belediyesi
İmar Yönetmeliği hükümleri geçerli kılınmış olup; söz konusu yönetmeliğin 19. Maddesinin f bendinde açıkça ‘’Konut alanı: Bu alanda; İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, sağlık kabini, muayenehane, ve lokanta, pastane gibi hizmetler yer alabilir” ifadesine yer verilmiş olup; yönetmelik hükümlerine göre talebiniz ile ilgili olarak Mimari Proje onayı yapılamayacağı tespit edilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile
tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 08/06/2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar
Yönetmeliği’nin;
5.1) “Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci
fıkrasının f bendi;
“(1) Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir:
…f) Konut alanı: Bu alanda;
1) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut
alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler (1)(2)
verilebilir.
2) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına
ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel (1) (2)
eğitim tesisi yapılabilir. Konut alanlarında (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricinde özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak konut kullanımından çıkarılması gerekir.
3) Konut alanlarında kalsa dahi parsellerin konut binası yapılıncaya kadar açık otopark, bahçe
düzenlemesi ve peyzajı yapılarak kullandırılmasına ilgili idaresi yetkilidir.
4) Yol boyu ticaret olarak belirlenenler de dâhil konut alanlarında kalan parsellerin araç giriş
çıkışından kaynaklanan trafik yükünü azaltmak amacıyla ve ilgili idareden geçit hakkı almak koşuluyla otopark olarak kullanılan bodrum katlarından plan kararı ile kamuya ait yer altı otoparkına araç giriş çıkışı verilebilir.”
5.2) “Zemin katlar” başlıklı 28’inci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Konut bölgelerinde zemin katların kullanma şekilleri; a) Bölge kat nizamı planlı konut bölgelerinde ilgili idare meclisince yol boyu ticari teşekkül kararı alınmak kaydıyla zemin katlar, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uymak kaydı ile konut ve ticari amaçla kullanılabilir.
b) Diğer planlı alanlarda zemin katlar, plan hükmü veya ilgili idare meclisince yol boyu ticari teşekkül kararı olmadıkça ticari amaçla kullanılamaz.
c) Zemin katlarda ticari kullanımların yer alması halinde, bu kullanımların bodrum katlarında içten bağlantılı piyesleri olabilir. Bu kullanımlar binanın ortak alanları ve müştemilatıyla irtibatlandırılamaz.”
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere, yıkım kararı öncesi dükkan niteliğinde olan
taşınmazı için 12 Kasım 2019 tarihinde onaylanan mimari projede depolu dükkan şeklinde bağımsız bölüm ayrılmışken idare tarafından mimari projenin yeniden hazırlanmasının istendiğini, 21 Haziran 2020 tarihinde onaylanan yeni mimari projede ise başvuruya konu alanın inşaata başlanılabilmesi için depo olarak düzenlenmesi durumunda kalındığını iddia ve ifade ederek mağduriyetinin giderilebilmesi için başvuruya konu taşınmaz için tekrar dükkan niteliği verilmesini ya da zararının tazmin edilmesini talep etmektedir.
8) Başvuru ekinde sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuru ekindeki tapu senedinde başvuru
konusu zemin kat 8 numaralı bağımsız bölüm numaralı taşınmazın niteliğinin “dükkan” olarak belirtildiği, bahse konu dükkanın hem zemin katta hem de bodrum katta alanının bulunduğu, yıkım kararı sonrası 12
Kasım 2019 tarihinde tasdik edilen mimari proje ekindeki bağımsız bölüm listesinde bahse konu taşınmazın
“depolu dükkan” ( ) niteliğinde zemin kat 10 numaralı bağımsız bölüm olarak öngörüldüğü, zemin kat ile bodrum kat arasındaki bağlantının “depo iniş kapağı” vasıtasıyla içerden kurulduğu, dükkanın binanın ortak merdivenleri ile bağlantısının bulunmadığı;
21 Haziran 2020 tarihinde yeniden tanzim edilmek suretiyle tasdik edilen mimari projede ise başvuruya
konu taşınmaza bağımsız bölüm ayrılmayarak zemin katta kalan alanın “6 numaralı bağımsız bölümün deposu”, bodrum katta kalan alanın ise “apartmana ait depo” olmasının öngörüldüğü, hem zemin kattaki hem de bodrum kattaki depo alanları için binanın ortak merdivenleri ile bağlantı kurulduğu anlaşılmıştır.
9) İdarenin yazısında, 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Ankara’nın geçmişten gelen kendine has özelliklerini öngörmemesi ve
Bakanlık onayı aşamasında yeni Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde de bu anlamda tamamlayıcı hükümlere cevaz vermemesi gibi nedenlerle; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin
13.06.2018 tarih ve 1033 sayılı kararında “Bölge Kat Nizamı ve Benzer Planlı Alanlarda yapılacak
uygulamalarda mal sahibi veya yasal vekili tarafından talep edilmesi halinde 01.10.2017 tarihinden önce yürürlükte olan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği hükümleri esas alınarak uygulama yapılır.” düzenlemesine yer verildiği ifade edilmiştir.
10) 01.10.2017 tarihinden önce yürürlükte olan Mülga Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar
Yönetmeliği’nin “Kentsel Alan Kullanım Tanımları ve Yapılanma Şartları” başlıklı 16’ncı maddesinin “Konut Yerleşme Alanları” başlıklı 16.02 numaralı fıkrasında;
“İmar planlarında konut yapımı için ayrılmış yerleşik ve / veya gelişme alanlarının tümüdür. Bölge Kat
Nizamı ve Benzer Planlar ile belirlenmiş veya ayrıntılı plan kullanım kararları getirilmemiş alanlarda yapılacak binaların zemin üstü katları konut olarak kullanılmak kaydıyla, yalnız zemin ve bodrum katlarında halkın günlük zorunlu ihtiyaçlarını gidermeye yönelik ticari kullanımlar yer alabilir. Bu kullanımların bodrum katlarında kendi bağımsız bölümünden bağlantılı bölümleri olabilir. Bu bölümlerin ayrı girişleri olamaz, binanın ortak alanları ile irtibatlandırılamazlar. Bu bent kapsamında kalan ticari kullanımlar; bakkal, kasap, manav, kadın / erkek berberleri, gazete / kitap satış yerleri, tuhafiye, eczane, muayenehane vb. olarak sayılabilir. Bu kullanımların ses, gürültü, koku, duman, ısı, atık üretmemesi ve imalathane niteliğinde olmaması ön koşuldur…” düzenlemesine yer verilmiştir.
11) Yukarıda yer verilen mülga yönetmelik düzenlemesi ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi
kararı doğrultusunda, 12 Kasım 2019 tarihinde tasdik edilen mimari projede başvuru konusu taşınmaz için dükkan niteliği öngörülebilmiş, mimari projeye ayrıca “01/10/2017 tarihinden önceki Ankara
Büyükşehir Belediyesi yönetmeliğine göre onaylanmıştır” notu düşülmüştür. Ancak, Ankara Şehir
Plancıları Odası tarafından bahse konu meclis kararının iptali talebiyle açılan davaya ilişkin Ankara 23.
İdare Mahkemesi’nin esas numaralı kararı ile 01/10/2017 tarihinden önce yürürlükte olan
Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda işlem yapılmasına dair imar planlarına not ilavesi yapılması şeklinde tesis edilen işlemin, yürürlükten kalkmış olan yönetmelik hükümlerinin uygulamasını öngörmesi sebebiyle iptal edilmiştir. Dolayısıyla mimari projenin yenilenmesi işleminin bahse konu mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. İdarenin mahkeme kararlarına uyması, aksi görevini kötüye kullanma suçunu gerektiren yasal bir yükümlülüktür.
12) İdareden alınan özel izinle yürütülen faaliyetler söz konusu olduğunda, idarenin verdiği iznin
dayanağını oluşturan kuralın iptal edilmesi durumunda, izin verme işlemi de hukuka aykırı hale gelecek ve idare tarafından verilen iznin kaldırılması durumu söz konusu olacaktır. Kaldırma öncesi dönemde izinden kaynaklanan özellikle mülkiyet hakkına yönelik sonuçların korunması gerekmektedir. Bu durumun tipik örneğine yapı ruhsatı verme işlemlerinde rastlanılmaktadır. Kuruluş tarihinde dayandığı kuralın iptal edilmesi, yapı ruhsatı verme işleminin de kaldırılmasını gerektirmektedir. Kazanılmış hak ise ancak yapı ruhsatından doğan mülkiyet hakkı kapsamındaki durumlarda ortaya çıkmaktadır. (Onur Karahanoğulları, İdarenin Hukukla Kavranması: Yasallık ve İdari İşlemler (Yargı Kararlarına Dayalı Bir İnceleme), 2. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2012, s. 617-618)
13) İdare tarafından başvuranın talebinin karşılanamamasına gerekçe olarak ise 08/06/2018 tarih ve 30445
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin “Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının f bendi gerekçe gösterilmiştir. Bahse konu f bendinin bir numaralı alt bendinde;
“(1) Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir:
…f) Konut alanı: Bu alanda;
1) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut
alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin
/
otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
14) Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin “Zemin Katlar” başlıklı 28’inci maddesinin
birinci fıkrasında ise “(1) Konut bölgelerinde zemin katların kullanma şekilleri; a) Bölge kat nizamı planlı konut bölgelerinde ilgili idare meclisince yol boyu ticari teşekkül kararı alınmak kaydıyla zemin katlar, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uymak kaydı ile konut ve ticari amaçla kullanılabilir.
b) Diğer planlı alanlarda zemin katlar, plan hükmü veya ilgili idare meclisince yol boyu ticari teşekkül kararı olmadıkça ticari amaçla kullanılamaz.
c) Zemin katlarda ticari kullanımların yer alması halinde, bu kullanımların bodrum katlarında içten bağlantılı piyesleri olabilir. Bu kullanımlar binanın ortak alanları ve müştemilatıyla irtibatlandırılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
15) Yukarıda yer verilen Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin 19 ve 28’inci maddesindeki
düzenlemeler doğrultusunda, konut alanlarının bulunduğu parsellerde zemin katın ticari amaçlarla kullanılabilmesi için öncelikli olarak “yol boyu ticari teşekkül kararı” alınması gerekmektedir. Bu yönde alınmış bir karar bulunmadan, zemin kat + bodrum kat veya zemin kat + birinci kat şeklindeki mekanlarda katlar arası iç bağlantı ve bina ortak merdivenleri ile ilişkilendirmeme şartı sağlanmış olsa bile taşınmazın ticari amaçla kullanılması imkanı bulunmamaktadır. Konunun çözümü için idare ile yapılan görüşmelerde, başvuruya konu alan için alınmış bir yol boyu ticari teşekkül kararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
16) Başvuruya konu taşınmazın bulunduğu alandaki diğer taşınmazların zemin katlarında ticari amaçla
kullanılan dükkanların bulunması, ilgili yapıların yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Ankara Büyükşehir
Belediyesi İmar Yönetmeliği hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamında yıkılarak yeniden inşa edilen yapılarda ise 08/06/2018 tarihli Ankara
Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mevcut aşamada başvuruya konu alanın ticari amaçla kullanılabilmesi, Belediye Meclisi tarafından yol boyu ticari teşekkül kararı alınması amacıyla idareye başvuruda bulunulmasına ve idare tarafından Belediye Meclisi kararı alınabilmesine yönelik gerekli çalışmaların yapılmasına bağlıdır. Başvuruya konu alanın ticari amaçla kullanılamamasından kaynaklı mağduriyetin ise başvuran ile inşaat faaliyetini yürüten yüklenici firma arasında giderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
17) Yapılan değerlendirme neticesinde, bodrum kat + zemin kat alanı bulunan dükkan niteliğindeki
başvuruya konu taşınmazın bulunduğu binanın riskli yapı olması nedeniyle gerçekleştirilen dönüşüm projesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının f bendinin bir numaralı alt bendi hükmü doğrultusunda Belediye Meclisi tarafından alınmış bir “yol boyu ticari teşekkül kararı” bulunmaması nedeniyle konut alanı olarak ayrılmış alanlarda konut dışı ticari amaçlı alan ayrılması imkanı bulunmamasına rağmen bu imkanın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin
13.06.2018 tarih ve 1033 sayılı kararı ile olanaklı hale getirildiği, bu karar doğrultusunda mimari projede
bahse konu alanın dükkan olarak öngörülebildiği, ancak bahse konu meclis kararının Ankara 23. İdare
Mahkemesi’nin 2018/1003 esas numaralı dosyasında verdiği karar doğrultusunda iptal edildiği dikkate
alındığında, idarenin yeniden mimari proje hazırlatmasına yönelik işleminin mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik olması, ayrıca idare mahkemesi kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilmiş dayanak işleminin iptal edilmesi nedeniyle bu işleme dayanılarak tesis edilmiş işlem de hukuka aykırı hale geleceğinden, ayrıca işlemin yapıldığı tarihte inşaatın tamamlanmaması ve tesis edilmiş bir yapı kullanma izni veya işyeri açma ruhsatı bulunmaması nedeniyle mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilecek bir kazanılmış hak mevcut olmadığından idarenin mimari projenin yenilenmesine yönelik işleminde mevzuat düzenlemelerine aykırı bir husus bulunmadığı değerlendirilerek başvurunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idarenin bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ve ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi