ÖZET: Başvurucu, çocuğunun eğitim gördüğü Cumhuriyet Ortaokulu’nda ikili eğitim sistemine rağmen yüksek sınıf mevcutlarının (45 öğrenci) kabul edilemez olduğunu ve bu durumun öğrencileri özel okullara yönlendirdiğini iddia etmektedir. Sorunun kaynağını, “misafir ikametgâh” uygulaması ile okula kaydedilen öğrencilerin oluşturduğunu belirterek, bu öğrencilerin asıl ikamet ettikleri mahalledeki okullara kayıtlarının yapılmasını talep etmektedir.

Danıştay, başvurunun incelenmesi sonucunda, kayıt işlemlerinin Nüfus Hizmetleri Kanunu’na göre yapıldığını ve idarenin bu süreçte herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvurucunun talebinin, Anayasa’da güvence altına alınan yerleşme ve seyahat hakkına aykırı olabileceği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü kısmen reddi ile, eğitimde nitelik artırımı ve tekli eğitime geçiş hedefleri doğrultusunda gerekli kaynak ve planlamaların yapılması yönünde Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu bağlamda, eğitimde çocukların iyi olma hallerinin gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3653-S.23.6073

BAŞVURU NO : 2022/14483

KARAR TARİHİ : 23/03/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI TCKN:

Adres:

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun çocuğunun eğitim-öğrenim gördüğü okulda nitelikli eğitim alma hakkının güvence altına alınması amacıyla misafir öğrenci uygulamasının kaldırılması için ilgili kamu kurumlarıyla birlikte müşterek çalışma yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvurucu; “İstanbul Sultangazi ilçesi Cumhuriyet mahallesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda ikili eğitim sistemi uygulanmasına rağmen sınıf mevcutlarının kaliteli bir eğitim hizmetinin verilmesine engel olacak düzeyde olduğunu; 2022-2023 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte, eğitime başlayan çocuğunun sınıfının mevcudunun 47 kişiye kadar ulaştığını, halbuki ikamet ettikleri Cumhuriyet mahallesinin, Sultangazi ilçesinin en az nüfusa sahip mahallelerinden birisi olduğunu, öğleden sonra eğitime 13.55’te başlayan öğrencilerin çıkış saatlerinin

19.30 olduğunu, ikili eğitim sistemine rağmen sınıf mevcutlarının 45 öğrenci civarında olmasının kabul

edilebilir olmadığını, uygulamanın çocukların daha iyi ve kaliteli bir eğitim alması ve gelecekteki başarılarının sağlanabilmesi için öğrenci velilerini özel okullara yönlendirdiğini; ancak buradaki sorunun, okulun yetersiz olması veya nüfusun çok olması değil bu durumun tek sebebinin ‘misafir ikametgâh’ yöntemiyle öğrencinin bu mahallede misafir olarak ikamet ettiği yönünde Nüfus ve

Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü üzerinden yapılan başvuruyla, ulusal adres veri tabanına işlenmesiyle eokul sistemi (adres bilgilerini esas alması sebebiyle) üzerinden otomatik olarak kayıt işleminin okula yapılması olduğunu, söz konusu yöntemle okula birçok öğrencinin kayıt edildiğini, ikili sistemin uygulanması ve 45 kişilik sınıf mevcuduyla eğitim verilmesinin başarılı nesillerin yetişmesinin önünde bir engel olduğunu iddia etmekte ve ‘misafir ikametgâh’adı altında okula kayıt yapan ancak mahallede ikamet etmeyen öğrencilerin, ilgili kamu kurumlarıyla birlikte müşterek çalışma yapılması ve asıl ikamet ettikleri mahalledeki okullara kayıtlarının yapılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Söz konusu başvuru hakkında Kurumumuzun 26/12/2022 tarih ve sayılı yazı ile Milli

Eğitim Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim

Genel Müdrülüğünün konuya ilişkin 10/02/2022 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. İstanbul ili Sultangazi ilçesi Cumhuriyet Ortaokulundaki ikili eğitim uygulaması, kalabalık sınıf mevcutları ve “misafir ikametgah” adı altında yapıldığı iddia edilen okul kayıtlarına ilişkin iddialar hakkında İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklama ve inceleme raporundan,

2.2.Cumhuriyet Ortaokulunun kayıt bölgesinin Cumhuriyet mahallesi olarak belirlendiği, kayıtların otomatik olarak kesin kayıt ekranına düştüğü, e-Okul sisteminin Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) sistemi ile entegre olarak çalıştığı, 5. sınıf kayıtları yapılırken e-Okul sisteminde “misafir öğrenci kaydı” adı altında alternatif sekme veya kayıt biçimi bulunmadığı, ayrıca herhangi bir ad altında manuel kayıt ya da öğrenci naklinin yapılmadığı, öğrenci velilerinin ikametgahlarını değiştirmeleri durumunda ikametgahın alındığı okula öğrenci kaydının otomatik olarak mahalledeki okula düşeceği, okul idaresinin bu durumla ilgili herhangi bir tasarrufu bulunmadığı,

2.3. E-Okul sistemine kayıt edilmesi gereken öğrenci bilgilerinin ulusal adres veri tabanından entegre olarak alınan adres bilgisi ile belirlendiği, dolayısıyla, okulda misafir öğrenci bulunmadığı, okul binasının 2000 yılında yapıldığı ve okulda 16 dersliğin bulunduğu, okulda ikili eğitim sisteminin uygulandığı, okul bölgesindeki öğrenciler sınıflara dağıtıldığında ortalama sınıf mevcutlarının 43 olduğu, bu durumun ilçede bulunan diğer okulların sınıf mevcudunun altında olduğu,

2.4. İlköğretim Kurumları Yönetmeliğine göre haftalık ders çizelgesinde 35 saat ders olması nedeniyle sabahçı ve öğlenci öğrencilerin toplam ders saatlerinin günlük 14 saat olduğu, sabah 08.00’da ilk dersin başlaması nedeniyle son ders çıkış saatinin öğlenci öğrenciler için 19:30 olduğu; çözüm olarak haftalık ders sayısı ve saatinin azaltılabileceği veya okul binasının tam gün eğitime geçecek şekilde yeniden planlanabileceği,

2.5. Misafir öğrenci kaydı adı altında okula herhangi bir kayıt sistemi bulunmadığı; ancak öğrencilerin taşınma vb. sebeplerle adreslerinin değişmesi nedeniyle en yakın okula e-okul sistemi üzerinden nakil yoluyla geçebildikleri, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 97 öğrencinin naklinin yapıldığı,

2.6. Cumhuriyet Ortaokulunun 2022-2023 dönemi ayrıntılı sınıf mevcudunun, 5. sınıf mevcut ortalamasının 46 kişi, 6. sınıf mevcut ortalamasının 43 kişi, 7. sınıf mevcut ortalamasının 43 kişi ve 8.

sınıf mevcut ortalamasının 40 kişi olduğu,

2.7. İkili öğretim ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığının tekli eğitime geçiş hedefinin mevcut olduğu ve yeni okul yapımlarının devam ettiği, çözüm olarak yeni okul peojelerinin hızlandırılması durumunda tekli eğitime geçişin hızlandırılacağı, açıklama ve tespitlerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde, “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; […] amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. […]”

3.2.“Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

3.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde; Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.

3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”

4.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin:

4.1.Sözleşmenin 3’üncü maddesinde, Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararının temel düşünce olduğu, 4.2. 4’üncü maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alacağı, 4.3. 6’ncı maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı göstereceği, 4.4. 28 ve 29’uncu maddelerinde düzenlenen, çocuğun eğitim hakkının fırsat eşitliği temelinde sağlanması ve çocuk eğitiminin Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi amaçlarına yönelik olacağı taahhütleri ile ilgili olduğu; dolayısıyla, eğitim hizmetlerinin sunumunda çocuğun/çocukların üstün yararının gözetileceği,

5. Milli Eğitim Temel Kanununun;

5.1.“Genel amaçlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini, […] 2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; […].”

5.2.” Planlılık” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Milli eğitimin gelişmesi iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak eğitim – insan gücü – istihdam ilişkileri dikkate alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayacak mesleki ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirilir. Mesleklerin kademeleri ve her kademenin unvan, yetki ve sorumlulukları kanunla tespit edilir ve her derece ve türdeki örgün ve yaygın mesleki eğitim kurumlarının kuruluş ve programları bu kademelere uygun olarak düzenlenir. Eğitim kurumlarının yer, personel, bina, tesis ve ekleri, donatım, araç, gereç ve kapasiteleri ile ilgili standartlar önceden tespit edilir ve kurumların bu standartlara göre optimal büyüklükte kurulması ve verimli olarak işletilmesi sağlanır.”

5.3. “Okul yapıları ve taşınmazları” başlıklı 51’inci maddesinde; “Her derece ve türdeki eğitim kurumlarına ait bina ve tesisler çevrenin ihtiyaçlarına ve uygulanacak programların özelliklerine göre

Milli Eğitim Bakanlığınca planlanır ve yaptırılır. Bu maksatla her yıl Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine gerekli ödenek konur. Arsa temini ile okul bina ve tesislerin yapım ve donatımında, Devletin azami imkanlarının kullanılması yanında vatandaşların her türlü yardımlarından da yararlanılır ve yardımlar teşvik edilir ve değerlendirilir. […]”

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun: “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Şikâyet Hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler Kuruma şikâyet başvurusunda bulunabilir. Ancak, şikâyetin insan hakları, temel hak ve özgürlükler, kadın hakları, çocuk hakları ve kamuyu ilgilendiren genel konulara yönelik olması hâlinde menfaat ihlali aranmaz.”

8. Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Okulları Yönetmeliğinin; 8.1. Tanımlar başlıklı 4’üncü maddesinin (ğ) bendinde; e-Okul, Bakanlığa bağlı okul/kurumlarda öğrenci ve yönetimle ilgili iş ve işlemlerin elektronik ortamda yürütüldüğü ve bilgilerin saklandığı sistemini,

8.2. Tanımlar başlıklı 4’üncü maddesinin (ı) bendinde; ikili eğitim, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında ayrı gruplarla sabah ve öğleden sonra yapılan eğitimi, ifade eder.”

8.3. “Kayıt zamanı ve kayıt yaşı” başlıklı 11’inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Değişik:RG25/6/2015-29397) Okul öncesieğitim ve ilköğretim kurumlarında yeni kayıtlar, temmuz ayının ilk iş gününde başlar. Kayıt işlemi, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılır. Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez.”

8.4. Ortaokul ve imam-hatip ortaokuluna kayıt başlıklı ikinci fıkrasında; a) (Değişik:RG25/6/2015-29397) İlkokul öğrenimini tamamlayan ve kayıtların yapıldığı eylül ayı sonu itibarıyla zorunlu öğrenim çağı dışına çıkmamış öğrencilerin kayıtları ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden ortaokula yapılır. […].”

Hükümlerine yer verilmiştir.

9. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi (Komite) 29’uncu madde ile ilgili 2001 tarihli

“Eğitimin Amaçları” adlı 1 Numaralı Genel Yorumunda,

9.1. Madde 29’un Sözleşme’nin hükümleri arasındaki vazgeçilmez ilişkiyi ve bütünlüğü vurguladığı; maddenin, başka maddelerden sonuçlar çıkardığı, bu maddeleri pekiştirdiği, tamamladığı; dolayısıyla, çocukların eğitim haklarının fırsat eşitliği temelinde sağlanması ve çocuk eğitiminin çocuğun

kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesinin diğer maddeleri destekleyici prensipler içermesi açısından oldukça önemli olduğu,

9.2. Madde 28, taraf Devletlerin eğitim sistemlerinin oluşturulması ve bu sistemlere erişim sağlanması alanındaki yükümlülüklerine odaklanırken, madde 29’da belirli bir kalitedeki eğitime kişisel ve öznel erişim hakkını vurgulamaktadır. Sözleşme’de çocuğun yüksek yararı gözetilerek hareket edilmesinin öneminin vurgulanmasıyla tutarlılık taşıyan bu madde, çocuk merkezli eğitim mesajını vermektedir: Buna göre, eğitimin ana hedefi, birey olarak çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin ve becerilerinin geliştirilmesidir; bu arada her çocuğun kendine özgü özelliklere, ilgi alanlarına, becerilerine ve öğrenme gereksinimlerine sahip olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir, açıklamalarına yer vermiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvurucu, çocuğunun eğitim-öğrenim gördüğü okulda ikili eğitim sistemine rağmen sınıf mevcutlarının 45 öğrenci civarında olmasının kabul edilebilir olmadığını; 2022-2023 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte; öğleden sonra eğitime 13.55’te başlayan öğrencilerin çıkış saatlerinin

19.30 olduğunu, uygulamanın çocukların daha iyi ve kaliteli bir eğitim alması ve gelecekteki

başarılarının sağlanabilmesi için öğrenci velilerini özel okullara yönlendirdiğini; ancak buradaki sorunun sebebinin ‘misafir ikametgâh’ yöntemiyle öğrencinin bu mahallede misafir olarak ikamet ettiği yönünde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü üzerinden yapılan başvuruyla, ulusal adres veri tabanına işlenmesiyle e-okul sistemi (adres bilgilerini esas alması sebebiyle) üzerinden otomatik olarak kayıt işleminin okula yapılması olduğunu belirterek öğrencilerin asıl ikamet ettikleri mahalledeki okullara kayıtlarının yapılmasını ve çocuğunun nitelikli eğitim alma hakkının güvence altına alınmasını talep etmektedir.

12. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, bizzat çocuklar tarafından veya çocukların haklarını gözeterek yetişkinler tarafından yapılan başvurularda, çocukların haklarının bütüncül olarak güvence altına alınması amaçlanmakta; bu amaçla, Çocuk Hakları Sözleşmesinin 29’uncu maddesinde düzenlenen nitelikli eğitim alma hakkının güvence altına alınmasını konu edinen başvurularla ilgili yapılacak olan araştırma ve incelemelerin, çocukların üstün yararını gözeten perspektifle, Çocuk Haklarına Dair

Sözleşme’de (Sözleşme) güvence altına alınan diğer tüm haklar açısından yapılması gerekmektedir.

13. Dolayısıyla, çocuk odaklı ve çocuğun üstün yararını gözeten bir inceleme ve araştırma hiç şüphesiz her vaka özelinde ayrı değerlendirmeye tabi tutularak bir çocuğun haklarını gözetecek şekilde yapılabileceği gibi bir grup çocuğun veya genel olarak bütün çocukların haklarını gözetecek şekilde değerlendirmeye de tabi tutulabilecektir.

14. Bu bağlamda, İstanbul ili Sultangazi ilçesi Cumhuriyet Ortaokulunda sınıf mevcutlarının ‘misafir ikametgâh’ uygulaması nedeniyle 45 öğrenci civarında olduğu iddiasının mevzuat çerçevesinde incelenmesi amaçlanmakla birlikte; aynı zamanda, başvuru konusu çerçevesinde, Sözleşme’de güvence altına alınan eğitim hakkının birey olarak çocukların kişiliğinin, yeteneklerinin ve becerilerinin geliştirilmesini hedef alıp almadığı; 29’uncu maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, alınması gereken yasal, idari, bütçesel önlemlerin alınarak çocuklara gerekli desteğin verilip verilmediği hususlarının mahalle okulu ölçeğinde incelenmesi amacını da taşımaktadır.

15. Bu noktada öncelikle vurgulanması gereken, başvuru konusu, Sözleşme’nin 28’inci maddesinde düzenlenen eğitime erişim hakkının güvence altına alınması ile ilgili olmayıp eğitime erişim hakları güvence altına alınan çocuklara nitelikli bir eğitimin nasıl sunulacağı hususuna ilişkindir ki Komite

tarafından konu Genel Yorumlarda açıklığa kavuşturulmuştur:

15.1. Komite tarafından çocuğun üstün yararının birinci planda dikkate alınması hakkının açıklandığı 14 numaralı Genel Yorum ve nitelikli eğitim hakkının açıklığa kavuşturulduğu 1 numaralı Genel Yorum bir arada incelendiğinde, belirli bir çocuğa ya da bir grup çocuğa yönelik önlemlerle ilgili tüm kararlarda, eğitim açısından çocuğun yüksek yararına saygılı olunması gerektiği; dolayısıyla, eğitimde çocuğun iyi olma hâlinin ve gereksinimlerinin her koşulda merkeze alınmasının ve tüm çocukların nitelikli eğitime erişiminin aksamadan devam etmesinin eğitimin ana odağı olması, çocuk dostu ortamların yaratılması, uygun öğretme ve öğrenme yöntemlerine başvurulması hususlarına vurgu yapıldığı görülmektedir.

15.2. Komiteye göre, eğitimin ana hedefi, birey olarak çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin ve becerilerinin geliştirilmesidir; bu arada her çocuğun kendine özgü özelliklere, ilgi alanlarına, becerilerine ve öğrenme gereksinimlerine sahip olduğunun kabul edilmesi; dolayısıyla, eğitim-öğretim ortamlarının, buna ilişkin planlamaların, müfredatın çocuk merkezli bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Sözleşme’nin 29’uncu maddesinin hayata geçirilmesinde devletler çocukların nitelikli eğitim alma haklarını gözetecek şekilde önlemler almakla yükümlü kılınmıştır.

16. Nitekim Çocuk Hakları Sözleşmesinin ilgili maddesiyle uyumlu olacak şekilde 11. Kalkınma

Planı’nda (2019-2023), tüm eğitim kademelerinde okulların niteliği ve imkânları artırılarak okullar arası başarı farkının azaltılacağı; bu amaçla, tüm eğitim kademeleri itibarıyla Plan döneminde tekli eğitime geçileceği; ilave dersliklerin yapılacağı, yeni derslik yapımı planlamasında, derslik inşa edilmesi planlanan yerdeki diğer eğitim binalarının verimli kullanımının dikkate alınacağı, atıl vaziyetteki eğitim binalarının kullanımının önceleneceği politika ve tedbirlerin belirlendiği anlaşılmaktadır.

17. Yine Kalkınma Planı ile uyumlu olacak şekilde hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023

Stratejik Planında ise “Eğitimin niteliğinin artırılması ve planlı yönetim anlayışının yerleşmesi amacıyla bütçe ile plan bağını kuran verimli bir finansman modeline geçileceği” hedefinin belirlendiği (Hedef:2.3.) ve okullara gelişim bütçesi verilmesi, okullar ve bölgeler arasındaki başarı farklılıkların azaltılması gibi birçok uygulamanın hayata geçirilmesi için finansmanın artırılması gerektiğine dikkat çekildiği görülmektedir.

18. Benzer şekilde, MEB 2019-2023 Stratejik Planı’nda yer alan güçlü ve zayıf yönlerin analizinde (GZFT) de “derslik başına düşen öğrenci sayısında bölgesel farklılıklar ve ikili eğitim uygulamalarının olması” tespitlerinin zayıf yönler arasında sayıldığı, okullar ve bölgeler arasındaki başarı farklılıkların azaltılarak eşit bir eğitim sunmak için bu konuda iyileştirmeler yapılmasına ihtiyaç duyulduğu tespit edilerek, Sözleşme ile uyumlu olacak şekilde, öğrencilerin bilişsel, duygusal ve

fiziksel olarak çok boyutlu gelişimini önemseyen, bilimsel düşünme, tutum ve değerleri içselleştirebilecekleri bir temel eğitim yapısına geçilerek okullaşma oranınının artırılacağı hedefinin belirlendiği, (Hedef :3.2.) ve yurt içi nüfus hareketleri sonucunda bazı bölgelerde sürekli olarak derslik ihtiyacının oluşması ve ikili eğitim yapılması; ilkokul ve ortaokullarda öğretim programları eğitim etkinlikleri ve ders sürelerinin öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olarak güncelleme ihtiyacı bulunduğu belirtilerek, ders, teneffüs ve serbest etkinlik sürelerinin yeniden düzenlenmesi, öğretim programlarının çocuğun gelişimsel özelliklerine göre güncellenmesi, ikili eğitimin sonlandırılması için finansman sağlanması ihtiyaçlarının bulunduğu belirtilmiştir.

19. Bu bağlamda, idare tarafından iletilen inceleme raporu ve eklerinden, Cumhuriyet

Ortaokulunun kayıt bölgesinin Cumhuriyet mahallesi olarak belirlendiği, e-Okul sisteminin MERNİS sistemi ile entegre olarak çalıştığı, e-Okul sistemine kayıt edilmesi gereken öğrenci bilgilerinin ulusal adres veri tabanından entegre olarak alınan adres bilgisi ile belirlendiği; 5. sınıf kayıtları yapılırken eOkul sisteminde “misafir öğrenci kaydı” adı altında alternatif sekme veya kayıt biçimi bulunmadığı, okul idaresinin bu durumla ilgili herhangi bir tasarrufu bulunmadığı, ancak öğrencilerin taşınma vb.

sebeplerle adreslerinin değişmesi nedeniyle en yakın okula e-Okul sistemi üzerinden nakil yoluyla geçebildikleri, okulda ikili eğitim sisteminin uygulandığı, okul bölgesindeki öğrenciler sınıflara dağıtıldığında ortalama sınıf mevcutlarının 43 olduğu, bu durumun ilçede bulunan diğer okulların sınıf mevcudunun altında olduğu, tespit ve açıklamalarının yapıldığı görülmektedir.

20. Somut olay açısından meselenin kaynağının tespit edilebilmesi ve çözüme kavuşturulabilmesi amacıyla yapılan inceleme ve araştırma sürecinde,

20.1. Başvurucu her ne kadar derslik başına düşen öğrenci sayısının tek sebebinin ‘misafir ikametgâh’ yöntemiyle öğrencinin bu mahallede misafir olarak ikamet ettiği yönünde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Müdürlüğü üzerinden yapılan başvuru ile kayıt işleminin otomatik olarak okula yapılması olduğunu, söz konusu yöntemle okula birçok öğrencinin kayıt edildiğini belirtmiş olsa da Milli Eğitim Bakanlığı

Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Okulları Yönetmeliğinde, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında kayıt işleminin, Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılacağı ve kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmeyeceği düzenlemesine yer verildiği; dolayısıyla, idarenin kayıt işlemleri sırasında herhangi bir tasarrufunun bulunamayacağı anlaşıldığı ve öğrencinin hangi gerekçelerle ikamet adresinin değiştiği yönünde bir sorgulamanın yapılmasının ise

Anayasa’da güvence altına alınan yerleşme ve seyahat hakkına uygun olmayacağı, kişilerin ikamet adreslerini, Anayasada yer verilen sınırlama gerekçelerine uyun bir şekilde kanunla sınırlanmadığı sürece özgürce seçme haklarının bulunduğu, değerlendirildiğinden, başvuruya konu sorunun kaynağının misafir öğrenci uygulaması nedeniyle yaşanıp yaşanmadığı yönünde bir tespiti yapılamamıştır.

20.2. Kaldı ki, günümüzde, özellikle, yangın, deprem, sel gibi doğal afet, kentsel dönüşüm veya göç gibi zorunlu nedenlerle nüfus hareketleri sürekli olarak değişmekte ve bazı bölgelerde nüfus zorunlu olarak artmakta ve nüfus hareketlerinin kontrolü fiili olarak da mümkün olamamakta; okullarda öğrenci sayısı artabilmektedir.

20.3. Dolayısıyla, başvuruya konu sorunun kaynağının tespit edilmesi sürecinde daha çok odaklanılması gereken konunun Kalkınma Planında da vurgulandığı üzere, okullar ve bölgeler arasındaki başarı farklılıklarının azaltılması için eğitimin niteliğinin artırılması ve planlı yönetim anlayışının benimsenmesi olduğu değerlendirilmektedir.

20.4. Nitekim, Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023 Stratejik Planında genel olarak benzer tespitlerin yapılarak “öğrenci sayısı 30’dan fazla olan şube oranı” göstergesine yer verildiği ve Kalkınma Planı ile uyumlu olacak bir şekilde, öğrencilerin bilişsel, duygusal ve fiziksel olarak çok boyutlu gelişimini önemseyen, bilimsel düşünme, tutum ve değerleri içselleştirebilecekleri bir temel eğitim yapısına geçilerek okullaşma oranınının artırılması hedefine ilişkin tekli eğitime geçiş ihtiyaç tespitinin yapıldığı; dolayısıyla, “ikili eğitim kapsamındaki okullara devam eden öğrenci oranı” göstergesine yer verilerek, okullar arasındaki nitelikli eğitim sunma farklılıklarının azaltılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.

20.5. Bu kapsamda, gerçekten de, Cumhuriyet Ortaokulunun 2022-2023 dönemi ayrıntılı sınıf mevcut bilgileri incelendiğinde, 5. sınıf mevcut ortalamasının 46 kişi, 6. sınıf mevcut ortalamasının 43 kişi, 7.

sınıf mevcut ortalamasının 43 kişi ve 8. sınıf mevcut ortalamasının 40 kişi olduğu; dolayısıyla, mevzuatın birleştirilmiş sınıflar da dahil olmak üzere bir öğretmene 40’dan fazla öğrenci düşmeyeceği; diğer bir ifadeyle imkanların elvermediği durumlarda dahi derslik başına en fazla 40 öğrenci bulunması gerektiği mevzuat düzenlemesi ve Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023 Stratejik Planı ile uyumlu olmayan bir okul uygulamasının ortaya çıktığı; hatta inceleme raporunda sayıların, ilçede bulunan diğer okulların sınıf mevcudunun altında olduğu, tespitine yer verildiği görülmektedir.

20.6. Bununla birlikte, başvuruda belirtilen Cumhuriyet Ortaokulunda öğleden sonra eğitime 13.55’te başlayan öğrencilerin çıkış saatlerinin 19.30 olduğu, ikili eğitim sistemine rağmen sınıf mevcutlarının

45 öğrenci civarında olduğu konusu ile ilgili yapılan incelemede, öncelikle belirtmek gerekir ki okul ile

ilgili alınacak her türlü kararda hak temelli çocuk dostu bir yöntemle çocukların sürece katılımının sağlanması; dolayısıyla çocuğun iyi olma haline odaklanılması gerektiği, Komite tarafından ifade edilmekte; bu amaç doğrultusunda, Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023 Stratejik Planı’nda “Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi” vizyonunun vurgulandığı görülmektedir.

20.7. Dolayısıyla, öğretim programlarının, ders planları ve saatlerinin, öğrenciyle öğretmeni özne olarak merkeze alacak şekilde tasarlanması; çocukların, öğrenme ve haklardan yararlanma süreçlerinin birer parçası haline gelerek iyi olma hallerinin temini için Cumhuriyet Ortaokulu ders programının çocuk dostu bir yöntemle tasarlanması, yeniden değerlendirilmesi; ayrıca okulun sınıf mevcutlarını azaltmaya yönelik geliştirilen politikalar doğrultusunda tekli eğitime geçebilmesi için yeterli kaynak ve planlamaya sahip olması oldukça önem taşımaktadır. Nitekim yapılan incelemede de çözüm olarak haftalık ders sayısı ve saatinin azaltılabileceği veya okul binasının tam gün eğitime geçecek şekilde yeniden planlanabileceği önerilerinin sunulduğu görülmektedir.

21. Başvuruya konu talep açısından Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde;

21.1. Başvurucu her ne kadar derslik başına düşen öğrenci sayısının fazla olmasının tek sebebini ‘misafir ikametgâh’ yöntemiyle mahallede ikemet etmeyen çocukların okula otomatik olarak kayıtlarının yapılması olarak fade etmiş olsa da yukarıda yer verilen mevzuat gereği idarenin kayıt işlemleri sırasında herhangi bir tasarrufunun bulunamayacağının anlaşıldığı ve öğrencinin hangi gerekçelerle ikamet adresinin değiştiği yönünde bir sorgulamanın yapılmasının ise Anayasa’da güvence altına alınan yerleşme ve seyahat hakkına uygun olmayacağı, kişilerin ikamet adreslerini özgürce seçme hakları bulunduğu değerlendirildiğinden, başvuruya konu sorunun kaynağının misafir öğrenci uygulaması nedeninden kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünde değerlendirme yapılamamış ve Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Okulları Yönetmeliğinde düzenlenen kayıt işlemini, Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri

tabanındaki yerleşim yeri adres bilgilerini esas alarak gerçekleştirdiği anlaşıldığından idarenin uygulamasında hukuka ayrılık tespit edilememiştir.

21.2. Diğer taraftan, başvuruya konu sorunun kaynağının tespit edilmesi sürecinde daha çok odaklanılması gereken konunun Kalkınma Planında da vurgulandığı üzere, okullar ve bölgeler arasındaki başarı farklılıklarının azaltılması için eğitimin niteliğinin artırılması ve planlı yönetim anlayışının benimsenmesi olduğu değerlendirildiğinden, bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 2019-

2023 Stratejik Planında “öğrenci sayısı 30’dan fazla olan şube oranı” göstergesine yer verildiği ve

öğrencilerin bilişsel, duygusal ve fiziksel olarak çok boyutlu gelişimini önemseyen, bilimsel düşünme, tutum ve değerleri içselleştirebilecekleri bir temel eğitim yapısına geçilerek okullaşma oranınının artırılması hedefine ilişkin tekli eğitime geçiş ihtiyaç tespitinin yapıldığı anlaşıldığından, okul sınıf mevcutlarını azaltmaya yönelik geliştirilen politikalar ve temel eğitimdeki bütün okulların tekli eğitime geçirilmesi hedefi doğrultusunda Cumhuriyet Ortaokulunun tekli eğitime geçirilmesine ilişkin kaynak tahsisisinin ve planlamanın yapılması için gerekli değerlendirmelerin yapılması,

21.3.Ayrıca, Cumhuriyet Ortaokulunda öğleden sonra son ders çıkış saatinin 19.30 olduğu tespit edildiğinden, ders planlarının ve saatlerinin, öğrenciyle öğretmeni özne olarak merkeze alacak şekilde tasarlanması; çocukların, iyi olma hallerinin temini için Cumhuriyet Ortaokulu ders programlarının çocuk dostu bir yöntemle tasarlanması için yeniden değerlendirilmesi, gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir..

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Mezkûr Kanun’un 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecektir. Buna göre; (varsa) dava açma süresinden kalan süre içerisinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun kısmen kabulü kısmen reddiyle;

Mevzuat gereği, idarenin kayıt işlemleri sırasında herhangi bir tasarrufunun bulunamayacağının anlaşıldığı ve öğrencinin hangi gerekçelerle ikamet adresinin değiştiği yönünde bir sorgulamanın

yapılmasının ise Anayasa’da güvence altına alınan yerleşme ve seyahat hakkına uygun olmayacağı, kişilerin ikamet adreslerini, Anayasada yer verilen sınırlama gerekçelerine uygun bir şekilde kanunla sınırlanmadığı sürece özgürce seçme haklarının bulunduğu, değerlendirildiğinden, başvurucunun ‘misafir ikametgâh’adı altında okula kayıt yapan ancak mahallede ikamet etmeyen öğrencilerin, ilgili kamu kurumlarıyla birlikte müşterek çalışma yapılması ve asıl ikamet ettikleri mahalledeki okullara kayıtlarının yapılması talebinin reddine,

Bununla birlikte, başvuruya konu sorunun kaynağının tespit edilmesi sürecinde daha çok odaklanılması gereken konunun 11. Kalkınma Planı’nda da vurgulandığı üzere, okullar ve bölgeler arasındaki başarı farklılıklarının azaltılması için eğitimin niteliğinin artırılması ve planlı yönetim anlayışının benimsenmesi olduğu değerlendirildiğinden, bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023 Stratejik

Planında tekli eğitime geçiş ihtiyaç tespitinin yapıldığı; okul sınıf mevcutlarını azaltmaya yönelik geliştirilen politikalar ve temel eğitimdeki bütün okulların tekli eğitime geçirilmesi hedefi doğrultusunda, Cumhuriyet Ortaokulunun tekli eğitime geçirilmesine ilişkin kaynak tahsisisinin ve planlamanın yapılması hususlarında gerekli değerlendirmelerin yapılması,

Ayrıca, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğleden sonra son ders çıkış saatinin 19.30 olduğu tespit edildiğinden, ders planlarının ve saatlerinin, öğrenciyle öğretmeni özne olarak merkeze alacak şekilde tasarlanması; çocukların, iyi olma hallerinin temini için ders sürelerinin öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olarak güncellenme ihtiyacı bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2023

Stratejik Planında da belirtilmiş olup, ders programlarının çocuk dostu bir yöntemle yeniden değerlendirilmesi yönünde Milli Eğitim Bakanlığına Tavsiyede Bulunulmasına

Kararın başvurucuya ve Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi