ÖZET: Başvuru, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde çalışan bir bireyin, mobbing iddiaları ve kayyım tazminatının ödenmesi talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Kayyım Bürosu Başkanlığı’nda görev yaptığı süre boyunca, müdürü ve bazı çalışma arkadaşları tarafından sistematik mobbinge maruz kaldığını öne sürmekte ve bu nedenle başka bir birime atanmayı talep etmektedir. Ayrıca, aldığı izinlerin iptal edilmesi ve bu süreçte kesilen kayyım tazminatlarının ödenmesini istemektedir.

İdare, başvuranın iddialarını inceleyerek, mobbing uygulandığına dair somut bir delil bulunmadığını belirtmiştir. Başvuranın, izinli olduğu dönemlerde işe gelmediği ve bu nedenle kayyım ücretinin ödenmediği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın, idare üzerinde etkisi olduğu iddia edilen amirinin, kendisine karşı herhangi bir olumsuz işlem yapmadığı ve mülakat sınavını başarıyla geçtiği vurgulanmıştır. İdare, başvuranın taleplerinin hukuka uygun olmadığını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve taleplerini inceleyerek, mobbing ve kayyım tazminatı konusundaki taleplerin geçersiz olduğuna karar vermiştir. Başvuranın, idareye karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7084-S.24.11079

BAŞVURU NO : 2024/4401

KARAR TARİHİ : 08.07.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Mobbingin tespiti, yol harcırahı ile kayyım tazminatının tamamının

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü bünyesinde olan Anadolu Yakası

Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kayyım Bürosu Başkanlığında sicil no ile Aralık ayından bu yana çalışmakta olduğunu, daha önce 2013 ve 2023 yılları arasında Sultanbeyli servisinde çalıştığını,

2022 de açılan ilk kurum içi Milli Emlak Uzmanlığı sınavına iş yoğunluğu sebebiyle izin alamayıp,

hazırlanamadığından 2023 te son kez açılan sınava daha iyi hazırlanmak amacıyla farklı bir birimde çalışmak istediğini, bu talebinin de yerine getirildiğini, sınava girdikten sonra daha yoğun iş yükü olan bir yere naklini talep ettiğini, Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kayyım Bürosu Başkanlığına görevlendirildiğini, Kayyım Bürosu Başkanlığını yürüten tarafından görevlendirildiği gün

“2b trampa ağırlıklı bir görev istiyorum. Çünkü bu işte en iyi benim ve keyifle yaptığım bir iş bu yüzden uzmanlık sınavının mülakat aşamasının sonuçlanmasını bekliyorum.” Dediğini, kendisinin de buna sinirlenerek ona kendisinin karar vereceğini ve onayı olmadan kurumda hiç bir işin olmayacağını söylediğini, o günden beridir müdür ve onun çalışma arkadaşları tarafından mobbinge maruz kaldığını, korkudan iki defa hattını değiştirdiğini ve kimsenin kendisine ulaşamadığını, Kurum değişikliği veyahut istifaya zorladıklarını, mülakat sonucunda Milli Emlak Uzmanı olarak atandığını, görev değişikliği dilekçesi verdiğini, dilekçe sonrasında müdür ve birlikte çalıştığı birkaç kişinin mobbinglerinin artarak devam ettiğini, 6 ay içinde 4 defa servis, 1 defa da şube değişikliği yapılığını, kendisiyle iletişim kuramadığını her defasında işinin olduğunu söylediğini ya da kendisi ile dalga geçtiğini, çalışma arkadaşlarına bu konudan bahsettiğinde “o çok güçlü yanarsın, uğraşma, 17 kusur yıldır burada kök saldı her yerde eli var. “ şeklinde yorumlarda bulunduklarını, şikayetçi oldukları kişilerin kurum içinde

çeteleştiklerini ve bazı suçları da işlediklerini, bu nedenle Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusunda bulunduğunu belirterek başka bir birime görevlendirilmeyi, defaatle belirttiği güvenlik sebebiyle aldığı izinlerin iptali ve buna bağlı kesilen kayyım tazminatlarının ödenmesi ve sınav yol harcırahının imzalanarak ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 31/05/2024 tarih ve sayılı yazısında; İlgili konu ile alakalı Milli Emlak Denetmeni tarafından incelendiği ve inceleme sonucunda 27/02/2024 tarih ve sayılı rapor düzenlendiği, başvuranın 15/12/2023 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün oluru ile

‘ın başında olduğu Kayyım Bürosu Başkanlığı’na atandığı ve bu iki aylık sürecin çoğunda ya izinli (13 gün resmi izin, 5 gün sınav için idari izin) ya da özürsüz ve mazeretsiz işe gelmediğinin (7gün)

anlaşıldığı, kendisine sistematik, sürekli ve kasıtlı bir mobbing uygulamasına dair çalışma sürecinin de oluşmadığı, dilekçesinde de belirttiği üzere Milli Emlak Uzmanlığı sınav sürecinde kendisine pozitif ayrımcılık yapılarak iş yoğunluğunun görece daha az olduğu birimde görevlendirildiği, Milli Emlak

Uzmanlığı yazılı ve mülakat sınavını kazanarak Milli Emlak Uzmanı olarak atandığı, İdare üzerinde gücü ve etkisi olduğu iddia edilen nın, ilgilinin dilekçesinde belirtildiği şeklinde kendisine karşı husumet besleyip mobbing uygulamış olsaydı ilgilinin kurum içi yükselme sınavının mülakat aşamasında da başarılı olmasını engelleyecek müdahalelerde bulunması beklendiğini, ancak böyle bir durumun olmadığı, dolayısıyla ilgili amirine atfettiği ve sübjektif ifadeler içeren ‘İdare üzerinde çok güçlü ve etkili’ iddialarını geçersiz kılındığı, başvuranın özlük dosyasının incelenmesinde; tarihlerinde özürsüz ve mazeretsiz işe gelmediğinin görüldüğü, buna rağmen ilgiliye herhangi bir disiplin cezası işlemi uygulanmadığı, özürsüz ve mazeretsiz işe gelmeyen bir personele disiplin cezası işlemi başlatmayan amiri mobbingle suçlamanın mesnetsiz bir yaklaşım olacağı, başvuranın; ‘a yönelik olarak, Milli Emlak Uzmanlığı sınavına katılmak için Ankara’ya gidilmesi üzerine düzenlenen harcırah evraklarımı iki kez imzalamadan gönderdiği (taksi ücretlerini bahane göstererek) yönündeki iddiasının Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği İstanbul İl Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan bir işlem olduğu (bu sınava İstanbul ilinden katılan tüm personel için belli ücretlerde standart fiyat uygulaması) ve benzer durumda olan herkese aynı uygulamanın yapıldığı, başvuranın, ‘Kurumdaki mobbing ve hissettiğim güvenlik kaygısı sebebiyle aldığım izinler neticesinde, gereksiz yere izin kullanmak zorunda kaldım ve bu izinler neticesinde Kayyım ücretim haksız yere kesildi’ yönündeki beyanı hakkında ise Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik gereğince yıllık izin süresince kayyım ödemesinin yapılmadığı ve bu uygulamanın da tüm personele uygulanan bir işlem olduğu, yerleşik mevzuat ve yargı kararlarında da belirtildiği üzere, hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerektiği, anlık öfke ile süreklilik göstermeyen geçici davranışların mobbing kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine ilgilinin dilekçesinde ifade ettiği hususların tümü dikkate alındığında tutarlılık içermediği, sadece kendisine has uygulamaların yapıldığı hissiyle hareket ettiği, sübjektif ibareler taşıdığı, bazı şeyleri kafasında kurguladığı şekilde konu ve gerçeklikten uzak, uçuk sayılabilecek ifadelere yer verdiği ( ’ın seri katil olabileceği, beni takip ediyor vb) söz konusu dilekçelerin normal bir ruh hali ile kaleme alınmadığı ve mobbing kapsamında değerlendirilecek emarelerin oluşmadığı,” sonuç ve kanaatine varıldığı, başvuranın özlük dosyasının incelenmesinde; 14/02/2023 tarih ve sayılı olur ile Yerel Yönetimler Şube Müdürlüğü’ne görevlendirildiği, 29/02/2024 tarih ve sayılı olur ile Kartal Emlak Müdürlüğü’ne görevlendirildiği, ancak

özürsüz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği, bu yönde İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü tarafından 657 sayılı kanun gereğince işlemlerin yürütüldüğü ve adı geçen kişinin görevlendirildiği müdürlüklerdeki idareciler hakkında da benzer dilekçeler verdiği, Ayrıca, başvuranın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaatı neticesinde İstanbul İl İdare Kurulu’nca 24/04/2024 tarih ve sayılı oluru ile dosyanın işlemden kaldırılması kararı alınarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiş olduğu,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;

“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin

“ işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. Harcırah Kanununun 5.1. Harcırahın unsurları başlıklı 5 inci maddesinde “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.” 5.2. Harcırah hesabında esas tutulacak yol başlıklı 6 ıncı maddesinde “(Değişik: 11/12/1981 – 2562/3 md.) Harcırah, bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir.” 6. Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmeliğin Ücret ödemelerinde esas alınacak tutar başlıklı 20 inci maddesinde “(1) Aylık ödenecek ücretlerin hesaplanmasında esas alınacak tutar; 15.000 gösterge rakamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 154 üncü maddesi uyarınca tespit olunan aylık

katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. (Ek cümle:RG-2/2/2022-31738-CK-5149/7 md.) Bu tutardan, çeşitli sebeplerle o ay içinde fiilen çalışılamayan işgünü sayısı dikkate alınarak kıstelyevm hesaplanan (3)” miktar düşülür.

7. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği

belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran hakkında mobbing uygulandığını belirterek ilgili amirinden dolayı güvenlik açısından izin aldığı bu izinlerin iptal edilerek kayyım ücretinin tamamının ödenmesini, biriminin değiştirilmesini ve yol harcırahının tamamının ödenmesini talep etmektedir.

10. Başvuranın başka bir birime görevlendirilme talebi ile ilgili olarak; zaten Kayyım bürosunda toplam 2 ay süre ile çalıştığı, 29/02/2024 tarih ve sayılı olur ile Kartal Emlak Müdürlüğü’ne görevlendirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla ilgili talebin konusuz kaldığı değerlendirilmiştir.

11. Kayyımlık bürosunda çalıştığı süre boyunca ilgili izinleri güvenlik kaygısı ile aldığı, bu nedenle

Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu iddialarına ilişkin olarak, dosya kapsamından bu hususa ilişkin olarak herhangi bir somut delile rastlanmadığı (polis veya savcılık raporu ya da idari soruşturma raporu gibi) dolayısıyla sadece soyut iddialardan oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca başvuranın diğer amirleri hakkında da buna benzer iddialarda bulunduğu, İstanbul İl İdare Kurulu’nca da ilgili amir hakkında

Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet üzerine dosyanın işlemden kaldırılması kararı alınarak savcılığa gönderildiği görülmüştür. Dolasıyla ilgili izinlerin iptali mümkün olmayacağı değerlendirilmiştir.

12. Harcırah Kanununun ilgili maddesinde “yol masrafının gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir” hükmü gereğince taksi ile sağlanan ulaşımın gidip gelemeye en uygun araç olarak idare tarafından değerlendirilmeyip, yol masrafının buna göre değerlendirilerek ödenmesinde kanuna aykırılık saptanmamıştır.

13. Başvuranın kayyım olarak çalıştığı süre boyunca ilgili mevzuat hükmü gereği sadece fiili çalışma süresince kayyım ücreti ödenmesi gerektiği düzenlendiğinden başvuranın izinli olarak gitmediği günler için kayyım ücretinin ödenmemesi işleminde mevzuata aykırılık yoktur.

14. Mobbing ile ilgili olarak; başvuranın bütün izin taleplerinin karşılandığı, mazeretsiz ve özürsüz olarak işe gelmemesi nedeni ile kendisi hakkında soruşturma açılmadığı, hatta şikayet dilekçesinde amiri hakkında seri katil olabileceği iddiasında bulunmasına rağmen hakkında işlem başlatılmadığı, mülakat sınavını kazanarak uzman olarak atamasının yapıldığı görülmüştür. Başvuran hakkında idare tarafından hiçbir olumsuz eylem ve işlem tespit edilememiştir.

15. Yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuran hakkında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu ve mobbing teşkil edecek herhangi bir işleme rastlanmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, söz konusu ilkelere aykırı bir işleme rastlanmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi