|
ÖZET: Başvuran, Çanakkale Belediye Başkanlığı’na yönelik yaptığı başvuruda, görevdeki atama işlemleri ve açılan disiplin soruşturmaları nedeniyle mobbing mağduru olduğunu iddia ederek, eğitim durumu göz önünde bulundurularak başka bir kadroya sınavsız atanmayı talep etmiştir. İdarenin başvuruya ilişkin sunduğu belgelerde ise, başvuranın geçmişteki disiplin soruşturmaları ve görevden uzaklaştırma süreçleri hakkında bilgiler yer almaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın maruz kaldığı tutum ve davranışların mobbing unsurlarını taşıdığını tespit etmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesine rağmen, Çanakkale Belediye Başkanlığı’na mobbing olarak algılanabilecek davranışlardan kaçınması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, başvuranın sınavsız başka bir kadroya atanma talebinin hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının kabul edilmesi ve mobbing uygulamalarının sonlandırılması için ilgili idareye önerilerde bulunulmuş, idarenin bu karar doğrultusunda hareket etmesi beklenmiştir. Başvuran, kararın tebliğinden itibaren dava açma sürecine devam edebilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1674-S.24.2700
BAŞVURU NO : 2023/13324
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Mobbing ve atama işlemleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, yapılan görevlendirmeler ve açılan soruşturmalar ile tarafına mobbing uygulandığını belirterek eğitim durumu göz önüne alınarak başka bir kadroya sınavsız atanmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Çanakkale Belediye
Başkanlığının 06/12/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile herhangi bir gerekçe ve değerlendirmeye yer verilmeksizin başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır.
Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”,
5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” ,
5.3. “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı” başlıklı 45 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”
5.4. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak”
5.5. “Görevden uzaklaştırma:” başlıklı 137 inci maddesinde; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.”
5.6. Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139 uncu maddesinde; “Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamıyan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısiyle bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SAADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, yapılan görevlendirmeler ve açılan soruşturmalar ile tarafına mobbing uygulandığını belirterek eğitim durumu göz önüne alınarak başka bir kadroya sınavsız atanmayı talep etmektedir.
8. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın 2007 yılında Çanakkale
Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde göreve başladığı, başvuran hakkında 2018 yılında “Usulsüz Müracaat” gerekçesiyle disiplin soruşturması açıldığı, 28/082018 tarihinde başvuranın disiplin soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırıldığı, söz konusu disiplin cezasına ilişkin uyuşmazlığın Çanakkale İdare
Mahkemesinin E. / , K. / No.lu kararı ile idare aleyhine sonuçlandığı,
8.1. İtfaiye eri olarak görev yapmakta olan başvuranın disiplin soruşturması sonrasında 23/20/2018 tarihinden itibaren 15/08/2019 tarihine kadar Temizlik İşleri Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirildiği, görevlendirilmesinin bitiminde eski kadrosuna geri döndüğü,
8.2. 23/08/2019 tarihinde “hizmetine ihtiyaç” duyulması sebebiyle Sağlık İşleri Müdürlüğüne görevlendirildiği,
8.3. 21/09/2020 tarihinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin 13. Maddesi ve Devlet Memurları Kanununun 76. Maddesi gereğince başvuranın Mali
Hizmetler Müdürlüğü görev unvanının “Tahsildar” olarak değiştirildiği ve 04/03/2021 tarihinde görevlendirmesinin yapıldığı,
8.4. Çanakkale İdare Mahkemesinin E. / , K. / kararı ile başvuranın Mali Hizmetler
Müdürlüğüne yapılan görevlendirmesinin iptal edildiği ve kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesince kesinleştirildiği, Mahkeme kararı sonrasında başvuranın kadro ve kademesine uygun olarak 3. Derece
Bilgisayar İşletmeni kadrosuna atamasının yapıldığı,
8.5. Başvuran hakkında “Kronik Depresyon ve Alerjik Rinit rahatsızlığı nedeniyle görevini yapmayarak kaçınma hakkını kullanması” “İtfaiye Eğitimlerine katılmadığı” “İtfaiyecilik Görevini yapmadığı” gerekçesiyle Çanakkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünce tutanak tutulduğu ve disiplin soruşturmasına başlandığı ancak başvuranın sağlık kurumuna sevki nedeniyle disiplin cezası uygulanmadığı,
8.6. Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından başvurana
“Ankisiyete Bozukluğu, Alerjik Rinit rahatsızlığı ve Astım” tanıları ile rapor verildiği,
8.7. Söz konusu raporun İşyeri Hekimine gönderildiği, İşyeri Hekiminin ilgili rapor incelemesi sonucunda başvuranın İtfaiye Eri olarak çalışmasında sakınca görüldüğü tespitlerinde bulunulmuştur.
9. Bilindiği üzere, Anayasanın 5 inci maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmış; 49 uncu ve 56 ncı maddelerinde ise, devletin çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için ve ayrıca herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir.
10. Ayrıca, Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi uluslararası sözleşmeler ile
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinde de, herkesin elverişli koşullarda çalışma, edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliğin sağlanması, kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişilerin çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurların dikkate alınması
gerektiği düzenlenmiş ve üye devletlere bu konularda gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda, Devletin ve kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamaları gerekmektedir.
11. Mobbing, işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme
Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
12. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır.
[Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
13. 19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
14. Başvuru konusu olayda mobbing iddiasına esas teşkil edecek şekilde,
14.1. Başvuran hakkında 2018 yılında “Usulsüz Müracaat” ve “Görev Mahallinde Belirlenen Usul ve
Esasların Yerine Getirilmesinde Kayıtsızlık Gösterilmesi” gerekçesiyle disiplin soruşturması açıldığı, sonrasında 28/082018 tarihinde başvuranın disiplin soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırıldığı,
14.1.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında amire görevden uzaklaştırmaya yönelik takdir yetkisi tanındığı ancak takdir yetkisinin kamu yararı kapsamında kullanılmasının zorunlu olduğu, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 139. Maddesinde görevden uzaklaştırmaya ilişkin ilgili amire özen sorumluluğunun yüklendiği, başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturmasında başvuranın görevden uzaklaştırılma işleminin yeterli bir gerekçe ortaya konulmadan kullanıldığı, görevden uzaklaştırma
tedbirinin kamu görevlisi açısından mali ve idari sonuçlarının olduğu ayrıca İdare tarafından verilen disiplin cezasının “Usule Uygunsuzluk” sebebiyle Çanakkale İdare Mahkemesinin K. / , E. / sayılı kararıyla iptal edildiği,
14.2. Başvuranın görevden uzaklaştırıldığı tarihlere ilişkin mali alacaklarına yönelik Çanakkale İdare
Mahkemesine başvurduğu, Çanakkale İdare Mahkemesinin E. / , K. / sayılı kararı ile başvurana görevden uzaklaştırıldığı tarihlerde hatalı ödenen mali haklarına ilişkin ödemelerin yapılmasına karar verdiği ve söz konusu süreçte idarece başvurana yapılan ödemelerin gerekli özenle yapılmadığı,
14.3. Başvuranın disiplin soruşturması sonrasında İtfaiye Müdürlüğünde İtfaiye eri kadrosunda olmasına rağmen Temizlik İşleri Müdürlüğüne görevlendirmesinin yapılması işleminde idarece makul bir gerekçenin ortaya konulamadığı, söz konusu işlemin disiplin soruşturması sonrasında yapılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı,
14.4. Başvuranın sağlık raporu kapsamında “itfaiye eri” olarak çalışamayacağı gerekçesiyle unvan ve kadrosu değiştirilerek Mali Hizmetler Müdürlüğüne atamasının yapıldığı, ancak söz konusu atama işlemi hakkında idare mahkemesinde dava açıldığı, Çanakkale İdare Mahkemesinin E. / , K. / kararı ile atamanın iptal edildiği, atama işleminin başvuranın kadro ve derecesi dikkate alınmadan yapıldığı ve idare işlemlerin yapılmasında gerekli sorumluluğunun yerine getirilmediği tespit edilmiştir.
15. Başvuran hakkında tesis edilen iş ve işlemlerin mobbing kavramının “sistemlilik, süreklilik, kasıtlı yapılması, kişiyi yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun mesleki durumunda zarar ortaya çıkması” unsurlarını taşır nitelikte olduğu ve bu yönüyle başvuru konusu olayda mobbing olgusunun oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
16. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, hakkında uygulanan mobbingin tespitinin yapılmasını ve sonlandırılması yönündeki talebinin kabulü gerektiğinden ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
17. Bununla birlikte, başvuranın eğitim durumuna uygun sınavsız olarak atanması talebinde bulunduğu kadroların Belediye ve Bağlı Kuruluşlar ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve
Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin 19. Maddesi kapsamında olduğu, söz konusu kadrolara sınavsız atamanın yapılmasının hukuka uygun olmayacağı, sağlık kurulu tarafından verilen rapor doğrultusunda başvuranın, kadro ve derecesine uygun olan Bilgisayar İşletmeni kadrosunda çalıştırılması işleminde hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede Çanakkale İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Başvuranın sınavsız başka kadroya atama işlemine ilişkin talebinin REDDİNE;
Başvuran hakkında uygulanan ve mobbing unsurlarını taşıyan tutum, davranış ve işlemlerde hatalı davranıldığının kabulü ile bundan böyle mobbing olarak algılanacak davranışlarda bulunulmaması yönünde
ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ÇANAKKALE BELEDİYE
BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi