ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Eskişehir Tapu ve Kadastro 17. Bölge Müdürlüğü’nde maruz kaldığını iddia ettiği mobbingin incelenmesi talebi ele alınmıştır. Başvuran, Bölge Müdürü tarafından uygulanan baskıcı tutumlar nedeniyle psikolojik olarak zarar gördüğünü ve bu sebeple ücretsiz izne ayrıldığını belirtmiştir. Ancak idare, başvuranın iddialarının belgelerle desteklenmediğini, çoğu zaman tek taraflı ve asılsız olduğunu ifade etmiştir.

İdarenin yaptığı incelemeler sonucunda, başvuranın iddialarının mobbing unsurlarını taşımadığı ve kamu zararına neden olacak bir durumun söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Mobbing, sistematik ve süreklilik arz eden bir davranış olarak tanımlanırken, başvuranın yaşadığı olayların bu tanıma uymadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın mobbing iddialarının geçerli bulunmaması nedeniyle talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karar, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ve başvuranın iddialarının yeterli delil taşımadığını ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/6927-S.23.11347

BAŞVURU NO : 2022/19199

KARAR TARİHİ : 06/06/2023

RET KARARI

TAPU VE KADASTRO XVII. (ESKİŞEHİR) BÖLGE

BAŞVURUYA KONU İDARE :

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbingin İncelenmesi

BAŞVURU TARİHİ : 23/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda (TC Kimlik No: ) Eskişehir Tapu ve

Kadastro 17. Bölge Müdürlüğü’nde Kontrol Mühendisi olarak görev yaptığını, 30 senelik meslek yaşantısında yaklaşık 22 yıldır kurumunda Mühendis, Kontrol Mühendisi ve 2016-2018 yılları arasında vekaleten Eskişehir Kadastro Müdürlüğü görevi yaptığını, Eskişehir Tapu ve Kadastro 17. Bölge

Müdürü tarafından baskıcı, kötü niyetli tutum ve davranışlar nedeniyle psikolojisinin bozulması iddiasında bulunarak, bu baskılar sebebiyle 6 aylık ücretsiz izine ayrıldığını ve maddi kayba uğradığını ifade ederek, sürekli ve sistematik olarak gerçekleştirilen iyi niyetli olmayan görevlendirmeler ve şiddetli mobbingin incelenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Çevre, Şehircilik Ve

İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda;

2.1. Başvuranın CİMER başvurusu ve dilekçesi bu yönleriyle tetkik edilmiş, iddiaların belge ve delillere dayanmadığı, ciddi bulgular içermediği, birçoğunun tek taraflı söylem ve yargılardan ibaret olduğu görüldüğünden dilekçede geçen hususlarla ilgili ön araştırma yapılmış, dilekçede ismi geçenlerden ön

bilgiler alınmış, Bölge Müdürü ‘tan açıklama ve çözüm önerisi istenmiş olup sonuç olarak iddiaların doğrulanmadığı ve olayların doğru aksettirilmediği anlaşıldığından konu ile ilgili olarak soruşturma açılmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.

2.2. Bu nedenle, dilekçede belirtilen konularla ilgili yapılabilecek diğer işlemler ile varsa alınabilecek tedbirler değerlendirilmiş, bu kapsamda başvuranın dilekçesinde belirttiği hizmet aracının koltuk kafalığının çıkarılması riskli görülerek konunun iş güvenliği yönünden değerlendirilmesi Destek Hizmetleri

Dairesi Başkanlığından talep edilmiş, ayrıca “artık Eskişehir Tapu ve Kadastro 17. Bölge Müdürlüğünde çalışma imkânımız kalmamıştır” şeklindeki söylemi ve çalışma ortamı ile ilgili yakınmaları nedeniyle konunun değerlendirilmesi ve sonucundan başvuru sahibine bilgi verilmesi için Personel Dairesi

Başkanlığına gönderilmiş, Personel Dairesi Başkanlığınca başvurana bilgi verilmiştir.

2.3. Başvuranın Bakanlığımıza yapmış olduğu 21.12.2022 tarihli ikinci başvuru, 27.12.2022 tarihli ve sayılı yazı ile kurumumuza gönderilmiştir. Konu ile ilgili daha önce yapılan işlemler hakkında başvurana 27.01.2023 tarihli ve sayılı yazı ile, soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve başvurana bilgi verildiği hususunda ise Bakanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına 30.01.2023 tarihli ve sayılı yazı ile bilgi verilmiştir.

2.4. Başvuranın “25.04.2022 günü sabah saat 09.00-09.30 arasında Afyonkarahisar Kadastro

Müdürlüğü’ne bağlı şantiyelerde Denetim yapılacağı ve Bölge Müdürü’nün aracı ile gidileceği bana bildirildi. Ben de hazırlanarak aracın yanına geldim. Araç ile dört kişi (Bölge Müdürü, Bölge Md. Yrd., ben ve şoför) gidecektik. Ben ön koltukta oturacağımdan ön koltuğun kafalığının takılmadığını gördüm.

Bölge Müdürü şoförü ‘ya “kafalığı takmasını, 1.5-2 saatlik uzun yola gideceğimizi, yolda herhangi bir kaza olması durumunda boynumun kırılabileceğini, sakat kalabileceğimi vs.” söyledim.

Ancak kendisi bana ısrarla “Bölge Müdürü ‘ın koltuğun kafalığını taktırmadığını, kendisine kızdığını, kendisinin seyahat sırasında yolu görmek istediğini ve bu durumu kendisine söylemem gerektiğini” söyledi. O sırada aracın yanına Bölge Müdür Yardımcısı geldi ve ne olduğunu sordu. Ben de kendisine aynı açıklamaları yeniden yaptım. Kendisi bana alaycı bir şekilde

“Sen geç arkaya otur, sohbet edersiniz. Hanım gidiyor bir şey olmuyor da, sen gidince niye sorun oluyor anlamadım” şeklinde açıklama yaptı. Ben de bu konuşmanın üzerine Bölge Müdürü

‘ın odasına çıktım. Kapıda kendisi ile karşılaşınca “Müdürüm, aracın ön koltuğunun kafalığını takabilir miyiz” dedim. Bunun üzerine kendisi bana ” Hayır takamazsın” dedi. Ben de kendisine “o zaman ben de bu şekilde sizinle seyahat edemeyeceğim. Benim araçta iş ve can güvenliğim yok” dedim.

Kendisi sinirli bir şekilde bana “o zaman mutat vasıta ile Afyon’a gelirsin” dedi. Ben de bu söylemler üzerine otobüs ile Afyonkarahisar’a gittim. Benim araç ile bu şekilde gitmemem üzerine, araç ile bana yapılan görevlendirme yazısı hemen iptal edildi ve 25.04.2022 tarih ve sayılı yazı ile Kadastro

Şube Müdürü ‘ya acele bir şekilde görevlendirme yazısı yazılarak, hatta kendisinin önceden haberi bile olmamasına rağmen araç ile Afyonkarahisar’a gittiler. Şantiyeye gittiğimizde herkes zaten çok gergindi. Bu gerginliğe şantiyedeki Afyonkarahisar Kadastro Müdürlüğü personeli de şahit olmuşlardır. Kadastro şantiye denetimi tamamladıktan sonra aynı gün otobüsle akşam saat 20.00’de

Eskişehir’e geldim. Araçta boş yer olmasına rağmen, Bölge Müdürü makamında bulunan ın yüksek egosu nedeniyle sırf araçta önünü görecek diye koltuğun kafalığının takılmaması nedeniyle, bu gidiş gelişim ile tarafıma 330 TL ve yakın görev yolluğu ücreti ödenmiştir. Oluşan bu

KAMU ZARARI na Bölge Müdürü sebep olmuştur. Ayrıca 30 yıllık bir mühendis olarak

da bugüne kadar beni inciten ve mesleki itibarımı zedeleyen, canıma kasteden bir davranışla da

karşılaşmadım.” iddiasına ilişkin detaylı açıklamalar:

2.4.1. Başvuranın dilekçesinde, şantiye kontrolü görevi için Afyonkarahisar’a gidilecekken hizmet aracının ön yolcu koltuğunda kafalık olmadığından başvuranın araca binmek istemediği ve mutat vasıta ile göreve gittiği için tarafına 330 TL harcırah ödenmesi nedeniyle Bölge Müdürü ‘ın kamu zararına sebep olduğu iddia edilmiştir.

2.4.2. Bölge Müdür Yardımcısı ; ‘nin kafalığı olmayan ön yolcu koltuğuna oturmak istememesi üzerine arka koltuğa oturmasını teklif ettiğini, ancak adı geçenin sessiz kalarak Bölge

Müdürü ile konuşmak için odasına gittiğini beyan etmiştir.

2.4.3. Bölge Müdürü ; “Söz konusu hizmet aracımdaki ön koltuk kafalığının takılması/çıkarılması olayı benim olmadığım bir alanda tartışılmıştır. Daha önce de birlikte yolculuk yaptık. Böyle bir sorun yaşanmadı. Ancak söz konusu ettiği olayda aşırı tepki gösterdiğini hatırlıyorum. Bu araca binmem dediği için başka bir aracın görevlendirilemeyeceğini, görev yerine mutat araçla da gidilebileceğini söyledim. O da tamam dedi ve ayrıldı zaten. Daha sonra da kendisinden boşalan yer için yine kontrol ekibinde bulunan Kadastro Şube Müdürünü görevlendirerek görev yerine gittik. Şantiye de herhangi bir olağan dışı durum yaşanmadı. Olay bundan ibarettir.” Şeklinde açıklama yapmıştır.

2.4.4. Dilekçede de belirtildiği üzere başvuranın hizmet aracına binmek istememesi nedeniyle yerine Şube

Müdürü . . görevlendirilmiş ve binek hizmet aracı ile Bölge Müdürü , Bölge Müdür

Yardımcısı ve Şube Müdürü . . söz konusu göreve gitmiştir. Dolayısıyla hizmet aracı başvuranın iddia ettiği gibi boş gitmediğinden ve başvurana yapılan ödeme ise özlük hakkı olduğundan ortada bir kamu zararından bahsedebilmek mümkün değildir.

2.4.5. Bir an için 330 TL’nin kamu zararı olabileceği düşünülse bile miktarın müfettiş görevlendirilecek bir boyutta olmadığı, TKGM müfettişinin 2022 yılında ikamet merkezi dışındaki ortalama günlük görev maliyetinin 388,30 TL olarak gerçekleştiği dikkate alındığında müfettişin bir günlük görev masrafından daha az miktardaki bir zarar iddiasını incelemek üzere görevlendirilmesinin iyi yönetim ilkeleri ile bağdaşmayacağı açıktır.

2.5. Bölge Müdürlüğünün 26.04.2022 tarih ve sayılı yazısı ile Bölge Müdürlüğüne Bağlı

İllerdeki Dönüşüm Parametrelerinin Kontrolü konulu yazı ile yapılan görevlendirmenin anlamsız olduğu, TKGM İç Denetçisi Bey ile Harita Dairesi Başkanlığı Şube Müdür ‘ın da bu görüşte olduğu ve yazı konusunun gereğinin Bölge Müdürlüğü’nce halen yapılamadığı

iddiasının açıklanması:

2.5.1. Bölge Müdürü ; “Dönüşüm parametreleriyle ilgili görevlendirme, İç Denetim

Görevlisinin yazılı tavsiyesi, ayrıca Kadastro Dairesi Başkanlığının bu konudaki envanter taramasına yönelik talimatları doğrultusunda yapılmıştır. ile birlikte görevlendirilen ve daha sonra ‘den kalan Afyonkarahisar ve Bilecik İlleri de Mühendis tarafından kısa bir sürede tamamlanmıştır. Resmi kayıtlarda mevcuttur.” Şeklinde açıklama yapmıştır.

2.5.2. Bölge Müdürlüğünün 26.04.2022 tarih ve sayılı yazısı ile Bölge Müdürlüğüne Bağlı

İllerdeki Dönüşüm Parametrelerinin Kontrolü konulu yazı ile yapılan ve başvuranın anlamsız olduğunu iddia ettiği görevlendirme, Genel Müdürlüğün Bölge Müdürlüklerine gönderdiği 15.02.2022 tarihli ve sayılı talimata ve iç denetim raporuna istinaden Tapu ve Kadastro Bölge Kurulu kararı gereğince yapıldığı ve halen tamamlanamadığı iddia edilen bu görevin Kontrol Mühendisi ve başvuranın yerine görevlendirilen Kontrol Mühendisi tarafından 31.10.2022 tarihinde gereğinin yapıldığı anlaşılmıştır.

2.5.3. Ayrıca bu maddede belirtilen görevlilerden İç Denetçi ile Şube Müdürü

‘dan ön bilgi alınmış olup adı geçenlerce konunun dilekçede iddia edildiği şekilde gerçekleşmediği, başvuran tarafından konuşmaların doğru aksettirilmediği ifade edilmiş olduğundan soruşturma açılması gereken bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.

2.6. Başvuranın “Daha sonra 29.04.2022 tarih ve sayılı yıllık izin talebi yazım ile 2021 yılına ait 25 gün senelik iznimi kullanmak istedim. Ancak Bölge Müdürü Yardımcısı , izin konusunda beni sorgulamaya başladı. İzni ne için kullandığımdan tutun da, haddini aşarak özel hayatıma kadar sorgulama yapmaya kalktı. Zoraki kendisinden izin aldıktan sonra, iznimin bitiminde dairede göreve başladığımda; Kadastro Şube Müdürlüğündeki görevimin ve çalışma odamın da değiştiğini ve Hukuk Denetim Şube Müdürlüğü’ne görevlendirildiğimi 06.05.2022 tarih ve sayılı yazı ile öğrendim. Ancak yazıda “…Kadastro Şube Müdürlüğünde görevli iken yürüttüğü dönüşüm parametreleri konulu yazıdaki görevleri devam ettirmek kaydıyla…” şeklinde bahsediliyordu. Bu durum açıkça şunu gösteriyor ki; tarafından gösterilen kişisel hırs intikam alma duygusu ve yüksek ego ile tarafıma kibarca MOBİNG yapılıyordu. Bu nedenle bir idarecinin kişisel egosu yüzünden bana hak etmediğim şekilde yaptığı ve adına MOBİNG dediğimiz davranış şekli beni derinden üzmüştür.

Üç senedir oturduğum odamın da değiştirilmesi ve yeni görevlendirmem üzerine; hemen Hukuk

Denetim Şube Müdürü ‘ın yanına gittim. Kendisi bana” bu durumdan çok rahatsızım. Git Bölge Müdürü ile konuş bu durumu aranızda çözün. Sen Kontrol Mühendisisin.

İdarecilikte yaptın. Ben sana burada ne işe vereceğim. Sana verebileceğim bir iş yok burada. Zaten

İncelemeleri yapıyorsun. Ne gerek var dı buna? Afyonkarahisar’ a otobüs ile gittiğinin belgeleri sende var mı?” dedi. Ben de kendisine benim bir sorunum olmadığını, bu görevlendirmenin Bölge Müdürünün tasarrufunda olduğunu, ne görev verilirse yapacağımı belirttim. Otobüs biletlerimi zaten muhasebeye ibraz ettim. Yolluk-harcırah aldım” dedim.” iddiasına ilişkin detaylı açıklamalar

2.6.1. Konu ile ilgili olarak başvuranın iddiasında ismi geçen Şube Müdürü ; ‘nin Hukuk ve Denetim Şube Müdürlüğüne görevlendirilmesinden sonra yanına geldiğini, ancak ifade ettiği gibi ne görev verilirse yapacağı yaklaşımı ile değil, yapılan görevlendirmeye yönelik hesap sorma, karşı çıkma, kabullenmeme tavrı ile gelerek Afyonkarahisar iline göreve giderken resmi araca binmediği için bu görevlendirmenin yapıldığını söylediğini, ‘nin Kadastro Şubesindeki çalışma huzurunu ve ahengi bozduğu için disiplin altında tutulması amacı ile Hukuk ve Denetim Şube

Müdürlüğüne görevlendirildiğini, ‘den önce de sonra da Hukuk ve Denetim Şube

Müdürlüğüne mühendis görevlendirildiğini beyan etmiştir

2.6.2. Bölge Müdür Yardımcısı ; ‘nin 27.04.2022 tarihinde 09.05.2022 tarihinden başlamak üzere 25 gün izin formu doldurduğunu, ekli imza akış şemasından da görüleceği üzere

29.04.2022 tarihinde makul süre içerisinde iznin başlamasından 10 gün önce izin talebinin uygun

görüldüğünü, zoraki izin alımının söz konusu olmadığını, her izin istendiğinde amir-memur konumu çerçevesinde ve varsa sıkıntısına yardımcı olmak maksadıyla iyi niyet kapsamında personeline ne için ne kadar izin istediğini sormakta olduğunu, esasen bunun amacının verilecek iznin yürütülmekte olan kamu hizmetini aksatıp aksatmayacağının tespitine yönelik olduğunu, personelin özel hayatını sorgulamak gibi bir hadsizlikte bulunmadığını beyan etmiştir.

2.6.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 103 üncü maddesinde “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.” hükmü mevcuttur. Buna göre amirlerin, kamu hizmetlerinin aksamaması açısından memurların yıllık izinlerini bir plan dahilinde kullandırma sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk kapsamında amirin, yıllık izin talep eden personelin izni kullanma amacının zorunluluktan ileri gelip gelmediğini anlamak ve diğer personelin izin planlamasını yapmak için bilgi alma amaçlı memurlara soru yöneltmesi olağan ve zaman zaman da gerekli olabilmektedir. Memurun görevli olduğu şube veya servisin gerektiğinde değiştirilmesi yine amirlerin sevk ve idare görevi kapsamında kamu hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi için alınabilecek tedbirlerdendir.

2.6.4. Bu iddialar ile ilgili olarak başkaca tanık gösterilmediğinden ve delil sunulmadığından dilekçede ismi geçenlerin de iddiaları doğrulamamaları nedeniyle konu ile ilgili olarak inceleme yapılmasını ve soruşturma açılmasını gerektiren ciddiyette bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

2.7. Başvuranın “Ayrıca memuriyet haklarımın devam etmesine rağmen, ücretsiz izne ayrıldığımın sabahında Bilgi İşleme talimat vererek TKGM sisteminde üzerime kayıtlı şifrelerin ve EBYS, MEGSİS vb. uygulamalardaki yetkilerimin iptal edilmesini sağlamış, tarafıma zimmetli laptop bilgisayarı talimat ile evimden aldırmıştır” iddiasına ilişkin ücretsiz izne ayrılan tüm personele de

bu uygulamaların yapılıp yapılmadığına ilişkin detaylı açıklamalarımız:

2.7.1. Başvuran aylıksız izne 15.06.2022 tarihinde ayrılmıştır. Yetkilerinin iptal edilmesi iddia edildiği gibi izne ayrıldığı günün sabahı değil, 20.06.2022 günü yapılmıştır.

2.7.2. Aylıksız izin kullanan memur için kurumlar tarafından aylıksız izin süresi içerisinde de genel sağlık sigortası primleri ödenmekte, ancak aylıksız izin süresi emeklilikte fiili hizmet süresinden sayılmamaktadır.

Dolayısıyla aylıksız izindeki memur, yıllık izin, hastalık izni, refakat iznindeki memurdan farklı olarak fiili olarak hizmetten ayrılmış bulunmaktadır.

2.7.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinde “(1) Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar. (2) Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.” hükmü mevcuttur.

2.7.4. TKGM’nün 2017/2 sayılı “Personel İzinleri Genelgesi”nin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “(3)

İzin vermeye yetkili amirler, izne ayrılan personel tarafından yapılan görevlerin izin süresince yerine

getirilmesinden sorumlu personeli belirlemek ve bu görevlerin devir ve tesliminden sorumludur” düzenlemesi yer almaktadır.

2.7.5. Buna göre amir konumundaki memurlar, aylıksız izne ayrılan personelin yaptığı görevin aksamaması için başka bir personel görevlendirmek zorunda olduğundan görevi nedeniyle tahsis edilmiş taşınır malzemeleri aylıksız izne ayrılan personelden teslim alacak ve yerine görevlendirilecek personele tahsis edecektir. Bu kural sadece başvuran için değil tüm personel için geçerlidir.

2.7.6. Görevi gereği memura verilmiş olan EBYS, MEGSİS gibi uygulamalardaki yetkilerin de aylıksız izin durumunda pasife alınması kurumsal düzenlemeler gereğince tüm personele uygulanmakta olup bunun aksi zaten yetkisiz kullanımlara neden olacaktır.

2.7.7. Bölge Müdürlüğünce yapılan uygulama rutin bir uygulama olduğundan başvuranın iddiaları ile ilgili yapılacak işlem bulunmamaktadır.

2.8. Başvuranın “Bölge Müdürü dairedeki diğer çalışma arkadaşlarıma da aynı şekilde mobbing uygulayarak kendi başarısını öne çıkarmayı amaçlamaktadır. Örnek olarak kendisinin Kontrol

Mühendisi . .’ye verdiği görevler ve cezalar nedeniyle İdare Mahkemesinde davalar açılmış ve hepsinde de . lehine kararlar çıkmıştır. Defalarca . ile herkesin içinde tartışmaya girerek, kendisini incitici davranışlarda bulunmuş ve ona da halen MOBİNG uygulamaktadır. Ayrıca daha önceki yıllarda Müdürlüğümüzde görev yapan Bölge Müdürü Yardımcısı , Bölge Müdürü

Yardımcısı , dönemin Şube Müdürü ve kısa bir süre tayini çıkan ve Eskişehir 17. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı illerdeki müdürlüklerde çalışan birçok

Müdür/Müdür yardımcısı/personel ile de şiddetli tartışmaya girmiş ve sonucunda mobbinge başvurmuştur.” iddialarına ilişkin olarak Kurumumuza başvurular yapılıp yapılmadığı ve

soruşturma açıldı ise bu soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgeler ile açıklamalarımız:

2.8.1. Bölge Müdürü ; “Bölge Müdürlüğümüzde gerek bölge kadrolarında gerekse bağlı birimlerdeki hiçbir çalışanımızla kişisel bir husumetim bulunmamaktadır. Dilekçede saydığı kişiler, kurumsal işleyişin olağan akışında daha önce soruşturma, inceleme ve benzeri tasarruflara maruz kalan ya da idareyle zamanında sorun yaşamış kişilerdir. Bu kişiler üzerinden kendi lehine bir algı oluşturma niyeti olabilir. Mobbing ya da başka bir uygunsuzluğu nerede, ne zaman, nasıl ya da kimlerin yanında yaptığıma dair bir fikrim yok. Bu iddiaları kabul etmem söz konusu olamaz. Zaten benim ile olan ilişki ve diyaloglarında çok rahat olan bir arkadaşımızdır. Bu durum herkes tarafından da bilinmektedir.” Şeklinde açıklama yapmıştır.

2.8.2. 2020 yılında dönemin Bölge Müdür Yardımcısı ‘in dilekçesi üzerine müfettişlikçe

Eskişehir Bölge Müdürlüğünde disiplin soruşturması yapılarak 04.08.2020 tarihli ve sayılı disiplin soruşturma raporu düzenlenmiş, Genel Müdürlük Makamınca Bölge Müdürü yazılı olarak uyarılmıştır. Bölge Müdürü ‘ın mobbing yaptığına ilişkin kurumumuza yansıyan başkaca başvuru bulunmamaktadır.

2.8.3. Bu başlık altındaki iddialar başvuran ile ilgili değildir. . . ile ilgili konular yargı mercilerince karara bağlandığından, ‘in dilekçesi de daha önce müfettişlikçe incelendiğinden, yer, tarih

ve olay belirtilmeyen diğer iddialar ise soyut nitelikte olduğundan yapılacak başkaca bir işlem bulunmamaktadır.

2.9. Başvuranın “Beni Kadastro şube Müdürlüğü’nden aldıktan sonra Hukuk Denetim Şube

Müdürlüğü’ne vererek üzerimde iftira ve asılsız söylemler ile psikolojik baskı oluşturmaya, mesleki itibarımı zedelemeye çalışarak ve mobbing uygulamaya çalışmasına rağmen, 4.5 aydır Hukuk Denetim şube Müdürlüğü’nde izinli olmama rağmen kimse görevlendirilmemiştir. Mademki orada bir mühendise çok ihtiyaç vardı ise neden 4,5 aydır hiç kimse görevlendirilmemiştir.” ifadelerine ilişkin

açıklamalarımız:

2.9.1. Bölge Müdürü ; “Hukuk ve Denetim Şube Müdürlüğüne yapılan görevlendirme, nin şahsıyla ilgili olmayıp kendisinden önce ve sonrasında da genel olarak yapılan bir uygulamadır.

Daha önce Kontrol Mühendisi emekli olana kadar bu şubede görevliydi. Daha Sonra da

Mühendis , ve Kontrol Mühendisi resmi olarak görevlendirilmişlerdir.

halen bu şubedeki görevine devam etmektedir. Resmi kayıtlarda mevcuttur.” Şeklinde açıklama yapmıştır.

2.9.2. Başvuran, Bölge Müdürünün kendisine iftira ve asılsız söylemler ile psikolojik baskı oluşturmaya, mesleki itibarını zedelemeye çalışarak ve mobbing uygulamaya çalıştığını, şubesinin değiştirilmesine dayandırmış, başkaca olay ve davranış belirtmemiştir.

2.9.3. Bölge Müdürlüğünce Hukuk ve Denetim Şube Müdürlüğüne 2016 yılından bu yana mühendis görevlendirmesi yapıldığı, ‘den önce ve sonra bu şubeye mühendis görevlendirildiği ilgili belgelerden görüldüğünden başvurana özgü bir görevlendirme olmadığı ve iddialarının doğrulanmadığı anlaşılmıştır.

2.10. Başvuranın, anlamsız olduğunu ve halen gereğinin yapılamadığını iddia ettiği dönüşüm parametrelerine ilişkin görevlendirmenin Genel Müdürlük talimatı ve iç denetim raporuna dayandığı ve görevlendirilen personel tarafından bu görevin 31.10.2022 tarihinde gereğinin yapılarak sonuçlandırıldığı, Hukuk ve Denetim Şube Müdürlüğünde kendisinden sonra mühendis görevlendirilmediğini iddia etmiş ise de başvuranın 15.06.2022 tarihinde aylıksız izne ayrılmasından hemen sonra 20.06.2022 tarihinde

Mühendis , 10.10.2022 tarihinde ise Mühendis Hukuk ve Denetim Şube

Müdürlüğünde görevlendirilmiş olup başvuranın görevlendirmeler ile ilgili iddiaları doğrulanmamıştır.

2.11. Başvuranın dilekçesinde ismi geçenlere isnat ettiği söz ve davranışların adı geçenlerden alınan bilgiler ile örtüşmemesi, teklif edildiği halde arka koltuğa oturmak gibi çözümler aramak yerine ön koltuk kafalığının takılmadığı gerekçesiyle resmi araca binmeyip mutat vasıta ile göreve gitmesi, bunu da kamu zararı olarak ifade etmesi, izin dönüşü çalıştığı birimin değiştirilmesi, aylıksız izne ayrıldığında yetkilerinin iptal edilmesi ve devlete ait dizüstü bilgisayarın teslim alınması gibi her personele uygulanan rutin işlemleri baskıcı, kötü niyetli tutum ve davranışlar ile şiddetli mobbing olarak nitelendirmesi nedeniyle başvuranın şikayetlerinin inceleme-soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.

2.12. Başvuranın dilekçesinde, Tapu ve Kadastro 17. (Eskişehir) Bölge Müdürlüğünde çalışma imkanı kalmadığını ifade etmesi nedeniyle Eskişehir dışına yer değişikliği talebinde bulunması halinde başvurusu norm kadro imkanları dahilinde değerlendirilecektir.

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin

(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuru sahibi, Eskişehir Tapu ve Kadastro 17. Bölge Müdürü tarafından baskıcı, kötü

niyetli tutum ve davranışlar nedeniyle psikolojisinin bozulması iddiasında bulunarak, bu baskılar sebebiyle

6 aylık ücretsiz izine ayrıldığını ve maddi kayba uğradığını ifade ederek, sürekli ve sistematik olarak

gerçekleştirilen iyi niyetli olmayan görevlendirmeler ve şiddetli MOBBİNGin incelenmesini talep etmektedir.

8) Bilindiği üzere, Anayasanın 5 inci maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak

ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmış; 49 uncu ve 56 ncı maddelerinde ise, devletin çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için ve ayrıca herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir.

9) Ayrıca, Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi uluslararası sözleşmeler ile

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinde de, herkesin elverişli koşullarda çalışma, edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliğin sağlanması, kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişilerin çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurların dikkate alınması gerektiği düzenlenmiş ve üye devletlere bu konularda gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda, Devletin ve kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamaları gerekmektedir.

10) Mobbing, işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik

gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme

Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

11) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, aşağılanma, izin ve

görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır.

[Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

12) Somut uyuşmazlıkta yukarda yer verilen açıklamalar çerçevesinde başvurana mobbing

uygulanıp uygulanmadığını tespit edebilmek için mobbing iddiasına esas teşkil edecek eylem ve işlemlerin incelenmesi gerekmektedir.

13) Bu kapsamda başvuranın “ Araçta boş yer olmasına rağmen, Bölge Müdürü makamında bulunan

’ın yüksek egosu nedeniyle sırf araçta önünü görecek diye koltuğun kafalığının takılmaması nedeniyle, bu gidiş gelişim ile tarafıma 330 TL ve yakın görev yolluğu ücreti ödenmiştir. Oluşan bu kamu zararı na Bölge Müdürü sebep olmuştur. Ayrıca 30 yıllık bir Mühendis olarak da bugüne

kadar beni inciten ve mesleki itibarımı zedeleyen, canıma kasteden bir davranışla da karşılaşmadım.” iddiasına ilişkin İdare tarafından yapılan açıklamada hizmet aracının başvuranın iddia ettiği gibi boş gitmediğinden ve başvurana yapılan ödemenin ise özlük hakkı olduğundan ortada bir kamu zararından bahsedebilmek mümkün olmadığından bahisle bu olayda kamu zararı ve mobbingin unsuru oluştuğu değerlendirilmemiştir.

14) Başvuranın “Bölge Müdürlüğünün 26.04.2022 tarih ve sayılı yazısı ile Bölge Müdürlüğüne

Bağlı İllerdeki Dönüşüm Parametrelerinin Kontrolü konulu yazı ile yapılan görevlendirmenin anlamsız olduğu, TKGM İç Denetçisi Bey ile Harita Dairesi Başkanlığı Şube Müdür ‘ın da bu görüşte olduğu ve yazı konusunun gereğinin Bölge Müdürlüğü’nce halen yapılamadığı” iddiasına ilişkin

İdarenin verdiği cevapta; anlamsız olduğu iddia edilen görevlendirmenin Genel Müdürlüğün Bölge

Müdürlüklerine gönderdiği 15.02.2022 tarihli ve sayılı talimata ve iç denetim raporuna istinaden Tapu ve Kadastro Bölge Kurulu kararı gereğince yapıldığı ve halen tamamlanamadığı iddia edilen bu görevin Kontrol Mühendisi ve başvuranın yerine görevlendirilen Kontrol

Mühendisi tarafından 31.10.2022 tarihinde gereğinin yapıldığı ifade edildiğinden başvuranın iddiasının mobing unsuru olmadığı görev gereği olduğunu göstermektedir.

15) Başvuranın “Ayrıca memuriyet haklarımın devam etmesine rağmen, ücretsiz izne ayrıldığımın

sabahında Bilgi İşleme talimat vererek TKGM sisteminde üzerime kayıtlı şifrelerin ve EBYS, MEGSİS vb.

uygulamalardaki yetkilerimin iptal edilmesini sağlamış, tarafıma zimmetli laptop bilgisayarı talimat ile evimden aldırmıştır” iddiasına ilişkin İdarenin cevabında; başvuranın aylıksız izne 15.06.2022 tarihinde ayrıldığı ve yetkilerinin 20.06.2022 günü iptal edildiği, TKGM’nün 2017/2 sayılı “Personel İzinleri

Genelgesi”nin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) İzin vermeye yetkili amirler, izne ayrılan personel tarafından yapılan görevlerin izin süresince yerine getirilmesinden sorumlu personeli belirlemek ve bu görevlerin devir ve tesliminden sorumludur” düzenlemesi yer aldığından görevin aksamaması için başka bir personel görevlendirmek zorunda olduğundan ve bu kuralın sadece başvuran için değil tüm personel için geçerli olduğu ayrıca görevi gereği verilmiş olan EBYS, MEGSİS gibi uygulamalardaki yetkilerin de aylıksız izin durumunda pasife alınması kurumsal düzenlemelerinin tüm personele uygulanmakta olduğu ifade edildiğinden İdarenin yürüttüğü işlemlerde kamu hizmetinin yürütülmesindeki sorumluluğu gereği olarak değerlendirilmiş ve mobbing unsuru tespit edilememiştir.

16) Başvuranın “Beni Kadastro şube Müdürlüğü’nden aldıktan sonra Hukuk Denetim Şube Müdürlüğü’ne

vererek üzerimde iftira ve asılsız söylemler ile psikolojik baskı oluşturmaya, mesleki itibarımı zedelemeye çalışarak ve mobbing uygulamaya çalışmasına rağmen, 4.5 aydır Hukuk Denetim şube Müdürlüğü’nde izinli olmama rağmen kimse görevlendirilmemiştir. Mademki orada bir mühendise çok ihtiyaç vardı ise neden 4,5 aydır hiç kimse görevlendirilmemiştir.” ifadelerine ilişkin İdare tarafından; Hukuk ve Denetim

Şube Müdürlüğüne yapılan görevlendirmenin nin şahsıyla ilgili olmadığı Kontrol Mühendisi

’ın emekli olana kadar bu şubede görevli olduğu Mühendis ve Kontrol Mühendisi resmi olarak görevlendirildikleri ve in şubedeki bu görevine devam ettiği ifade edilmiştir. Bu konuda başvuranın iddialarının doğruluğu tespit edilememiştir.

17) Başvuranın “Bölge Müdürü dairedeki diğer çalışma arkadaşlarıma da aynı şekilde

mobbing uygulayarak kendi başarısını öne çıkarmayı amaçlamaktadır. Örnek olarak kendisinin Kontrol

Mühendisi . .’ye verdiği görevler ve cezalar nedeniyle İdare Mahkemesinde davalar açılmış ve hepsinde

de . lehine kararlar çıkmıştır. Defalarca . ile herkesin içinde tartışmaya girerek, kendisini incitici davranışlarda bulunmuş ve ona da halen MOBİNG uygulamaktadır. Ayrıca daha önceki yıllarda

Müdürlüğümüzde görev yapan Bölge Müdürü Yardımcısı , Bölge Müdürü Yardımcısı

, dönemin Şube Müdürü ve kısa bir süre tayini çıkan ve

Eskişehir 17. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı illerdeki müdürlüklerde çalışan birçok Müdür/Müdür yardımcısı/personel ile de şiddetli tartışmaya girmiş ve sonucunda mobbinge başvurmuştur.” iddialarına ilişkin olarak İdare tarafından; 2020 yılında dönemin Bölge Müdür Yardımcısı ‘in dilekçesi üzerine müfettişlikçe Eskişehir Bölge Müdürlüğünde disiplin soruşturması yapılarak Genel

Müdürlük Makamınca Bölge Müdürü ’ın yazılı olarak uyarıldığı fakat mobbing ile ilgili başka olayın yansımadığı ifade edilmiştir.

18) Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da; “Kural

olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir.

Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

19) Başvuranın şikâyetinde yer verdiği her bir iddiasına ilişkin idareden bilgi ve belge istenmiş iddialar

hakkında “ispat yükünü taşıyan ilgili idare tarafından” söz konusu hususların haklı sebeplere dayandığına dair değerlendirme/gerekçe ve belge sunulduğundan söz konusu işlemlerin hukuken yerinde olmadığı tespit edilememiştir. Başvuran hakkında tesis edilen iş ve işlemlerin mobbing kavramının

“sistemlilik, süreklilik, kasıtlı yapılması, kişiyi yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun mesleki durumunda zarar ortaya çıkması” unsurlarını taşır nitelikte oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmamıştır.

20) Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hakkında uygulanan mobbingin incelenmesi talebine ilişkin mobbingin varlığı tespit edilemediğinden başvuranın talebin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından

reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Eskişehir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın talebinin REDDİNE,

Kararın Başvurana ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi