ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın mobbing iddiaları, görev yerinin değiştirilmesi, geçmişe dönük yiyecek yardımının ödenmesi ve fazla mesai ücretinin talep edilmesi gibi konular ele alınmıştır. Başvuranın yiyecek yardımı talebinin, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın genelgesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, başvuranın görev yaptığı birimin yatılı bir kurum olmaması nedeniyle karşılanamayacağı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, nöbet görevlendirmesi ve buna bağlı fazla mesai ücretinin ödenmesi konularında idarenin takdir yetkisinin geniş olduğu, ancak bu yetkinin keyfi kullanılmaması gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın iddialarının somut delillerle desteklenmediği belirtilerek, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararını gözetmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

UYARMA cezası ile tecziye edilmesi gerektiği” kanaatine varıldığı, 11.02.2020 tarihinde

“UYARMA” cezası verildiği, akabinde ise Sivas Valiliği İl Disiplin Kurulu’nun 03.03.2020 tarih ve 2020/ sayılı Kararı ile disiplin cezasına itirazın reddedildiği, 2.8.4. 26.08.2019 tarihli Makam Onayı uyarınca, “ ’nin Sivas

Huzurevi Müdür Vekili nin odasına 06.08.2019 tarihinde elleri cebinde girmesi, uyarılmasına rağmen bu davranışını ‘dalga geçerek ve gülerek’ sürdürmesi” iddiasına binaen düzenlenen İnceleme Raporunda: “ ’nin nöbetlerde Kurum aracının kullanımı ile diğer memurlar arasında sorun yaşanmasına binaen ’nin müdür odasına çağrıldığı sırada amirine saygı göstermediği gerekçesiyle KINAMA cezasi ile tecziye edilmesi”nin kanaatine varıldığı, 27.01.2020 tarihinde ise “KINAMA” cezası verildiği, akabinde ise Sivas Valiliği İl

Disiplin Kurulu’nun 03.03.2020 tarih ve 2020/ sayılı Kararı ile disiplin cezasına itirazın reddedildiği, 2.8.5. 26.08.2019 tarihli Makam Onayı uyarınca, “Sivas

Huzurevi Müdürlüğü otopark kapısının çalışanın aracı tarafından kırılması sırasında nöbetçi olarak ’nin görev yapmasına rağmen bu hususu nöbet defterine kaydetmediği, ayrıca bu konuda kendisine tebliğ edilen 27.06.2019 tarih ve sayılı yazıyı almaması” iddiasına binaen düzenlenen 18.09.2020 tarihli İnceleme ve Soruşturma Raporunda: “ ’nin savunması yeterli görülmemiş ve UYARMA cezasi ile tecziye edilmesi” kanaatine varıldığı, 2.8.6. 28.06.2019 tarihli Makam Onayı uyarınca,“ Sivas

Huzurevi Müdürlüğü Müdür Vekili .’nin ‘Kuruluşa hitaben yazılan dilekçe, tutanak ve 15.06.2019 tarihinde nöbette yaşanan olayları görüşmek üzere odasına .’yi çağırdığı, ’nin kapıyı vurmadan içeri girdiği, elindeki yazıyı hesap sorarcasına sallayarak ye aşağılayıcı sözler söylediği, müdür odasını terk ettikten sonra koridorda ’ye sinkaflı

küfürler ettiği” iddiasına binaen düzenlenen 12.11.2019 tarihli Ön İnceleme Raporunda:

“ hakkında disiplin soruşturulması başlatılması” kanaatine varılmış olmakla beraber, İl

Müdürlüğü’nün Valiliğe hitaben gönderdiği 18.11.2019 tarihli yazıda, Devlet Memurları

Kanununun Disiplin Cezalarında “Zamanaşımı ile ilgili maddelerine değinilerek ilgili maddelere binaen bir işlem yapılamayacağı, ifade edildiği, olduğu anlaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Çalışma saatleri” başlıklı 99 uncu maddesinde; “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. … Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.” 5.2. “Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tespiti” başlıklı 101 inci maddesinde; “Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir.” 5.3. “Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı 178 inci Maddesinde: “…(İptal: Anayasa

Mahkemesinin 14/2/1997 tarihli ve E: 1997/20, K: 1997/32 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 3/4/1998 – 4359/4) Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir. Fazla çalışmanın uygulama esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir. Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarına ödenecek fazla çalışma ücretleri ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak bir talimatla tesbit edilir” 6. 11.12.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı

Yönetmeliği’nin ; 6.1. “Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü Maddesinde: “Yiyecek yardımı sadece yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamaz. Yiyecek yardımı haftalık çalışma süresi 40 saati aşmayan yerlerde öğle yemeği olarak verilir. Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan memurlara, görevlerinin diğer yemek saatlerinde de devam etmesi şartıyla üç öğüne kadar yemek verilebilir.”

6.2. Ek-1 inci Maddesinde: “Bu Yönetmeliğe göre yiyecek yardımından yararlanacak personelden yataklı tedavi kurumlarında (üniversitelerin yataklı tedavi kurumları dâhil) ve yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapanlar, hastalar ve sosyal hizmet alanlar için oluşturulmuş yemek servislerinden ücret ödemeden yararlanır.”,

7. Şiddet Önleme Ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelikin; 7.1. “Tanım ve Kısaltmalar” başlıklı 3 üncü Maddesinin ö bendinde: “) Şiddet Önleme ve

İzleme Merkezi (ŞÖNİM): Şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin verildiği, yeterli ve gerekli personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, çalışmaların yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürütüldüğü merkezleri, 7.2. “Yemek ve diğer ihtiyaçların karşılanması” başlıklı 46 ncı Maddesinde: “ (1) Şiddet mağduru ve beraberindeki çocuklar için aylık başvuruların ortalaması esas alınarak kişi ve öğün sayısı belirlenir. Ana öğün saatleri dışında başvuruda bulunanlar için kumanya ve çocukların ihtiyacına yönelik yiyeceğin temin edilmesi sağlanır. (2) Çalışanlara öğle yemeği; nöbetçi ve vardiyalı çalışan personele çalışma süresi içinde yer alan öğünlerde ilgili mevzuat çerçevesinde yemek verilir. (3) Yemek, aylık tabela hazırlanmak suretiyle belirlenir.(4) Yemeklerin numuneleri 72 saat saklanır ve numune üzerine alındığı tarih ve saati yazılır. (5) Sağlık destek hizmetlerinde kullanılmak üzere tıbbi malzeme ile acil ihtiyaçları karşılamak amacıyla bebek bezi, biberon, mama ve benzeri malzemeler temin edilir.”

8. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “Nöbet Hizmetleri” Konulu 2017/5 sayılı

Genelgesinin 11 inci Maddesinde: “ Nöbet tutan personel nöbet tuttuğu süredeki öğünler için tabelaya dâhil edilir. Nöbet tutan personele, tabelada belirtilen miktar üzerinden ayrıca sabah kahvaltısına eşdeğer gece kahvaltısı verilir.”

9. 19.03.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2011 / 2 sayılı ve “İşyerlerinde Psikolojik

Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde:” Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu zedelemekte, verimliliğini azaltmakta ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilemektedir.

Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemlidir.

Bu doğrultuda, çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla aşağıdaki tedbirlerin alınması uygun görülmüştür.

1. İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır.

2. Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır.

3. Toplu iş sözleşmelerine işyerinde psikolojik taciz vakalarının yaşanmaması için önleyici nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilecektir.

4. Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim

Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır.

5. Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek, değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Devlet Personel

Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tarafların katılımıyla “Psikolojik Tacizle Mücadele

Kurulu” kurulacaktır.

6. Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip en kısa sürede sonuçlandıracaktır.

7. Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili yürütülen iş ve işlemlerde kişilerin özel yaşamlarının korunmasına azami özen gösterilecektir.

8. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Yapılan başvuruda; .’ye uygulanan mobbingin tespit edilmesi, nin bağlı olduğu şube müdürünün görev yerinin değiştirilmesi, geçmişe dönük yiyecek yardımının ödenmesi, açılan soruşturmalarda muhakkiklerin kimler tarafından baskı altına alındığının ortaya çıkarılması ve fazla mesai ücretinin ödenmesi talep edilmektedir..

12. Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 3 üncü Maddesinde açık olarak memurlara yiyecek yardımının “yemek vermek” şeklinde gerçekleştirileceği kayıt alındığı, diğer taraftan, aynı Yönetmelik’in Ek 1 inci Maddesinde ise “yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında hizmet veren personelin sosyal hizmet alanlar için hazırlanan yemeklerden istifade edebileceği” hüküm altına alındığı ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın

“Nöbet Hizmetleri” Konulu 2017/5 sayılı Genelgesinde “nöbet tutan personele yemek ücreti verileceği” hususunda bir hüküm yer almadığı, bu hususta İdare’nin cevabında ise ’nin görev yaptığı birimin yatılı bir kurum olmadığının ifade edildiği, tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede, başvuranın, geçmişe dönük yemek ücretlerinin ödenmesi talebinin karşılanma imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır.

13. Başvuruya konu idari işlemlerden birinin, “nöbet görevlendirmesi işlemi ve bu nöbet dolayısıyla oluşan fazla mesai ücreti” olduğu görülmekte olup, bu nitelikteki işlemlerin tesisinde idarenin takdir yetkisi geniştir. Ancak, idarenin takdir yetkisinin geniş olması bu yetkinin keyfi kullanılacağı veya denetlenemeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu tür idari işlemlerdeki takdir yetkisi ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabilir.

Belirtilen unsurlara uyulmadığının kanıtlanması, işlemin sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisini doğru kullanmadığı anlamına gelmektedir.

13.1. Devlet Memurları Kanununun 178 inci maddesi gereğince “Kurumlar günlük çalışma saatleri dışında personelini ücretsiz olarak çalıştırabildikleri ancak bu durumda her fazladan çalışılan her sekiz saat için bir saat izin verilmesi gerektiği, nin 29.07.2019 tarihli nöbet listesinde 8 nöbeti olduğu ancak yapılan değişiklikle 09.08.2019 tarihli nöbet listesinde 7 nöbeti bulunduğu, “diğer personellerden daha fazla nöbeti olması” gerekçesiyle yapılan düzeltme işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmediği, diğer taraftan, ’nin fazla mesai ifa ettiği hususunda bir iddianın ve iddiayı destekleyecek somut bilgi ve belgelerin başvuru ve ekindeki belgelerde yer almadığı, bu bağlamda, “personele nöbet dağıtımı ve nöbet dolayısıyla oluşan fazla mesai”de idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı kullandığına dair bir bilgi veya belge tespit edilmemiştir.

14. 28.12.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 5 inci Maddesine göre Müdür ve

Şube Müdürü kadrolarının görevde yükselmeye tabi ünvanlar içinde yer aldığı, mezkur mevzuata göre ilgili genel ve özel şartları karşılayan ve sınavlarda başarılı olan personelin başarı sıralamasındaki sırasına ve tercihlerine göre atanacakları, İdare’nin cevabi yazısından anlaşılacağı üzere, .’nin eski müdürü, söz konusu aşamalarda başarılı olup şube müdürü olarak “başarı sıralamasına” binaen atamasının yapıldığı, ’nin başarısına binaen tercih ettiği birimden alınarak görev yerinin değiştirilmesinin ilgili mevzuata aykırılık teşkil edeceği, kaldı ki, böyle bir değişiklik “hizmet ihtiyaçlarına ve gereklerine” uygun olmayacağı, ayrıca ’nin ’nin ilk derece amiri olmadığı yani aralarındaki etkileşimin sınırlı olduğu, bu bağlamda talebin gerçekleştirilme imkanının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

15. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek

Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon

Raporu (Nisan 2011)]

16. Başvuruda iddia edildiği şekilde mobbingin var olabilmesi için kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerin olması gerekmekte olup, yukarıda belirtilen iddiaların ve hakkında açılan soruşturmaların incelenmesi neticesinde idarenin bahse konu işlemleri sonucu başvuranın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi gibi kötü muameleye tabi tutulmadığı değerlendirildiğinden, dosyada sunulan belgelerden mobbingin tespiti yapılamamaktadır.

17. hakkında mesnetsiz iddialarla soruşturma açıldığı belirtilmekle beraber, yapılan soruşturmaların incelenmesi neticesinde somut olaylara binaen soruşturmaların açıldığının anlaşıldığı, ayrıca muhakkiklerin yönlendirilmesi hususunda bir delile rastlanılmadığı bu hususta başvuru kapsamında bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.

18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuru kapsamında iddialar, idarenin konu ile ilgili açıklamaları tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sivas İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SİVAS AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi