ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın, bölümünde yaşadığı olumsuz durumları mobbing olarak nitelendirerek idareye başvurduğu belirtilmektedir. Başvuran, araştırma görevlisi sınavı sonucuna müdahale edilmek istendiğini, bu duruma karşı çıktığı için istifa ettiğini ve sonrasında bölüm başkanı ile müdür tarafından dışlandığını ifade etmiştir. Mobbing, işyerinde bir veya birden fazla kişi tarafından sistematik bir şekilde uygulanan, yıldırma ve pasifize etme amacı güden olumsuz tutumlar olarak tanımlanmıştır.

Kararda, mobbingin varlığı için belirli unsurların bulunması gerektiği vurgulanmakta; bu unsurlar arasında sistematik davranışlar, süreklilik ve kasıtlılık gibi kriterler yer almaktadır. Başvurunun reddedilmesine karar verilmesinin nedeni, başvuranın iddialarının hukuki olarak yeterince kanıtlanamamış olmasıdır. Danıştay, mobbing iddialarının ispat yükünün başvurana ait olduğunu ve yeterli delil sunulmadığı takdirde idarenin eylemlerinin mobbing olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Rektör” başlıklı 14 üncü maddesinin son fıkrasında; “Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur.”, “Üniversite Yönetim Kurulu” başlıklı 15 inci maddesinin (a) fıkrasında; “Kuruluş ve işleyişi: Üniversite yönetim kurulu; rektörün başkanlığında dekanlardan, üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanlarını temsil edecek şekilde senatoca dört yıl için seçilecek üç profesörden oluşur.”, (b) fıkrasının birinci ve ikinci bentlerinde; “Görevleri: Üniversite yönetim kurulu idari faaliyetlerde rektöre yardımcı bir organ olup aşağıdaki görevleri yapar: (1) Yükseköğretim üst kuruluşları ile senato kararlarının uygulanmasında, belirlenen plan ve programlar doğrultusunda rektöre yardım etmek, (2)

Faaliyet plan ve programlarının uygulanmasını sağlamak; üniversiteye bağlı birimlerin önerilerini dikkate alarak yatırım programını, bütçe tasarısı taslağını incelemek ve kendi önerileri ile birlikte rektörlüğe ,vakıf üniversitelerinde ise mütevelli heyetine sunmak,”

“Bölüm” başlıklı 21 inci maddesinin beşinci fıkrasında; “Bölüm başkanı, bölümün her düzeyde eğitim – öğretim ve araştırmalarından ve bölüme ait her türlü faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumludur.”, 6. 09/04/2001 tarihli ve 24368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Haliç Üniversitesi Ana

Yönetmeliği’nin “Rektör” başlıklı 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında; “Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin

Devlet kalkınma, plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur.”

Sekizinci fıkrasının (a) bendinde; “Kuruluş ve işleyişi : Üniversite yönetim kurulu; Rektörün başkanlığında dekanlardan, üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanlarını temsil edecek şekilde Senatoca dört yıl için seçilecek üç profesörden oluşur”, (b) bendinde; “Faaliyet plan ve programlarının uygulanmasını sağlamak; üniversiteye bağlı birimlerin önerilerini dikkate alarak yatırım programını, bütçe tasarısı taslağını incelemek ve kendi önerileri ile birlikte rektörlüğe sunmak,” 7. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/2 sayılı

“İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık

Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KANLKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan

Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 23/12/2019 tarihinde Bölümü tarafından yapılan araştırma görevlisi sınav sonucuna Müdürü tarafından belirli bir aday lehine müdahale edilmek istendiğini, kendisinin buna engel olması sonrasında yaşananlar üzerine 27/12/2019 tarihinde istifa ettiğini, anılan Müdür ve Bölüm Başkanının kendisine mesafeli davranmaya başladıklarını, vermekte olduğu dersindeki devamsızlık uygulamasına yine

Bölüm Başkanı ve Müdür tarafından etki edilmek istendiğini, vermekte olduğu derslerin bazılarının müfredattan çıkarıldığını bazılarının ise ders saat ücretli davet edilen öğretim görevlilerine verildiğini, bölümü toplantılarına ve giriş sınavı jüri üyeliğine davet edilmediğini belirterek Kurumumuzdan idaresinin, mobbing olarak değerlendirilebilecek bu tutumunun engellenmesi ve derslerinin yeniden kendisine tevdi edilmesini talep etmektedir.

10. Bilindiği üzere Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik

Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]. İşyerlerinde

Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde de kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde bu tür eylem ve davranışlardan uzak durulması gereği öngörülmektedir.

11. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek

Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri

Komisyon Raporu (Nisan 2011)] 12. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında ise; “Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiş, 13. İzmir BİM Altıncı İdare Dava Dairesinin 2020/164-2020/364 numaralı kararında; “…Bu bakımdan idarelerin yetkili merci ya da personelinin; statü hukukundan kaynaklanan hiyerarşik yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken; hizmetin niteliği ve gerekleri bakımından yetkili ve görevli oldukları konularda, hizmetin niteliği, gerekleri ve işleyişinin gerektirdiği kabul edilebilir amaçlarla ve yetki kuralının öngördüğü konularda tesis ettikleri işlemlerde ya da işyeri uygulamalarında salt “amaç ve neden” yönünden hukuksal sakatlıkların; salt ilgililerinin öznel değerlendirmeleri nedeniyle doğurduğu algı ve manevi zararların

“işyerinde psikolojik taciz” olarak kabul edilmesine hukuksal olanak bulunmamaktadır…” denilmiştir. (2020/6513 E. 06/07/2020 tarih ve 2020/64083-S.20.69346 sayılı Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Kararı)

14. Başvuran, öncelikle 23/12/2019 tarihinde Bölümü tarafından yapılan araştırma görevlisi sınav sonucuna Müdürü tarafından belirli bir aday lehine müdahale edilmek istendiğini, kendisinin buna engel olması sonrasında yaşananlar üzerine 27/12/2019 19. Tüm bu açıklamalar ve yargı kararları göz önünde bulundurulduğunda yargı içtihatları ve ilgili düzenlemelerde belirtilen özelliklere sahip bir psikolojik tacizin varlığı Kurumumuzca tespit edilememiş olup başvurunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yolunun gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın başvurana ve HALİÇ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi