|
ÖZET: Başvuran, Çayırova Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Biriminde çalışırken mobbing uygulandığını iddia ederek birim değişikliği talep etmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın inşaat kontrolleri için görevlendirildiği, ilk dört ay boyunca diğer mühendislerle birlikte çalıştığı ve sonrasında tek başına görevlendirildiği tespit edilmiştir. Başvuranın, işini yapmamak için çeşitli bahaneler öne sürdüğü ve diğer personeli saatlerce beklettiği yönünde çok sayıda şikayet olduğu belirtilmiştir.
Birim müdürü tarafından verilen disiplin cezasının, başvuranın görevini yerine getirmemesi nedeniyle uygulandığı ve bu durumun mobbing olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın kendisiyle aynı işi yapan diğer personelin daha fazla iş yaptığı ve başvuranın iddialarının gerçekçi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın mobbing iddialarının yersiz olduğu ve talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
tarafından bilinmesine ve bu durumun doğruluğu diğer personeller tarafından ispatlanmasına, ayrıca bazı yapı denetim çalışanları tarafından sosyal medyadan tacize uğradığını belirtmesine rağmen, kendisinin inşaatlara yapı denetim personelinin aracıyla çıkması konusunda ısrar ettiğini, adı geçen müdürün 21/04/2020 tarihinde gittiği bir inşaata beraber çıkmayı istediğini, belediye aracıyla gelecek olmasına rağmen kendisinin yapı denetim aracıyla gitmesini istediğini, adı geçen Müdürün belediye aracıyla gelmek istiyorsa aracı kendisinin kullanması gerektiğini ifade ettiğini, fakat kendisinin aracın manuel olması dolayısıyla aracı kullanamayacağını belirttiğini, anılan Müdürün ehliyeti varsa manuel araç kullanması gerektiği yoksa ehliyetinin bir işe yaramadığı, Türkiye’de kendisi gibi başka bir bayan görmediğini söyleyerek alay ettiğini, personel da inşaata gidecek olması sebebiyle aracı beyin kullanmasını rica ettiğini ancak adı geçen Müdürün
Beyin kendisinin şoförü olmadığını söyleyerek mesai arkadaşı ile arasında husumete sebep olduğunu, Yapı Kontrol personelleri ve bu duruma şahit olduğunu, hatta inşaatlara kendi aracıyla çıkmaması için 07/04/2020 tarih ve sayılı yazı yazdırttığını, 28 Mayıs 2020 tarihinde bir inşaat kontrolü için yapı denetim personelinin aracıyla çıktığını, bu personelin daha sonra covîd-19 testinin pozitif çıkması nedeniyle kendisi ve diğer personellerden bu personelin aracına binenlere covid-19 testi yapıldığını, anne ve babasının 65 yaş üstü ve hastalıkları olan insanlar olması sebebiyle onları korumak adına kendi aracını kullanmak istediğini araçla ilgili herhangi bir masraf da talep etmemesine rağmen engel olunduğunu,
– Şubat ayının ilk haftasında tarafından sözlü olarak bir inşaatın kolon filizlerine bakılacağı, demir sayımının yapılacağı, mevcut statik projesine uygun olup olmadığının tek başına kontrol edileceğinin söylendiği, ancak kontrol süresi ile alakalı net bir tarih, inşaatın içeriği, inşaatla alakalı sıkıntının detayı, inşaata ilişkin detayların belirtilmediğini, resmi olarak kendisine verilmeyen bu görevle ilgili tam anlamıyla bilgi verilmemesine ve herhangi bir uyarıda bulunulmamasına rağmen, Müdür tarafından haksız yere savunması alınarak en yüksek cezanın (aylıktan kesme cezası) verildiğini,
– ile yaşanan bu sürecin çalışma arkadaşlarına da yansıdığını, personel adı geçen Müdürün kendisine baskı yaptığını söyleyemeyeceğini ve bu konuda sesini çıkartmaması gerektiğini, yüksek sesle tüm personel içinde ve mesai saatinde söylediğini, bu konuyu iletmesine rağmen uyarıda bulunmadığını, ayrıca yine personel tarafından ortak kullandıkları telefonu pandemi nedeniyle ayırdığı için sözlü saldırıya uğradığını ve haklı olduğu halde anılan Müdür tarafından odasına çağırılarak kendisine eskiden de böyle olduğu söylenerek suçlandığını ve oturduğu masanın değiştirildiğini,
– Mobbing süreci hakkında Belediye Başkanı Başkan Yardımcısı , Özel Kalem Müdürü ve Başkan Danışmanı ile görüştüğünü, 27/02/2020 ve 20/04/2020 tarihli dilekçeleri ile Başkanlık Makamına başvuruda bulunduğunu ancak herhangi bir sonuç ve cevap alamadığını,
– bu süreçte psikolojisinin bozulduğunu, işe gidip gelmenin eziyet haline geldiğini, çalıştığı birimde diğer personellerin kendisini dışladığını, uyku düzeninin bozulduğunu iddia ederek, mobbingin sonlandırılmasını ve en azından birim değişikliği yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden
Çayırova Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 07.08.2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. , şikâyetçi “parfüm kokusunu beğenmediği ve daha çiçekli kokular sıkması gerektiğini” söylediği iddiası hakkında yapılan araştırmada, şikayetçiye bu yönde herhangi bir söz söylemediğinin hem kendisince hem de ilgili müdürlükteki kişilerce beyan edildiği, şikâyetçinin bu sözün 2016 yılı ve sonrasında söylendiğini iddia ettiği ancak 3-4 yıldan bu yana şikayet etmediği, bu nedenle, halihazırda şikayet etmesinin gerçekçi ve samimi olmadığı kanaatine varıldığı, yine
İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde hakkındaki “o zamanki müdürü olup da şu an aynı görevde olmayan ’a çalışmadığı, hatta izinli olduğu zamanlarda dahi işe gelmediği, lavabo ihtiyaçlarının giderilmesi esnasında dahi süre tutulduğu” şeklindeki iddialarının gerçekçi olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı kanaatine varıldığı,
2.2. Yapı Kontrol Müdürlüğü oluşmadan önceki dönemde şikâyetçi kişi ve diğer personellerin
İmar Müdürlüğüne bağlı bir birim olarak çalışmakta olduğu, 2016-2017-2018 yıllarında İmar
Müdürünün olduğu, şikâyet eden ve şikâyet edilen kişinin o yıllarda aynı müdürlük emrinde ve aynı statüde çalıştıkları, dolayısıyla eşit statüde olan iki kişiden birinin diğerine mobbing uyguladığı iddiasının mantıken tutarsız bir iddia olduğu, 2019 yılı içinde
Yapı Kontrol Müdürlüğünün ayrı bir müdürlük olarak çalışmaya başlamasıyla bu müdürlük emrine verildiği, ancak tüm mesai arkadaşlarının genel ve ortak kanaatine göre, aslında belediye dışına tespite çıkmak istemediği, zira masa başında çalıştığı zamanlarda işini hangi zaman diliminde ve nasıl yapacağını sadece kendisi belirleyebilirken, araziye çıkarak tespit yapılması gereken durumlarda piyasada serbest çalışan Yapı Denetim Şirketlerinin istediği zamanlarda ve onların elemanlarının katılımıyla araziye çıkması gerektiğinden şikayetçinin yapacağı işin ya da görev yerinin değiştirilmesini birkaç defa dile getirdiği, talebi uygun bulunmayınca bu kere olur olmaz iddia ve şikâyetlerle görev yerinin değiştirilmesi sürecini tetiklemeyi arzu ettiği kanısına varıldığı, ayrıca, şikâyetlerin bir an için doğru olduğu varsayılsa bile, mesai arkadaşları arasında yapılan günlük konuşmalarda gelişigüzel yapılan şakalaşma ve şaka yollu söylenen söz kabilinden söz ve davranışların normal koşullarda kimseyi rahatsız ettiğinin düşünülemeyeceği, şikâyetçinin, 2016-2017-2018-2019 yıllarında var olduğunu belirttiği şikâyetlerini zamanında değil bugün dile getirmiş olmasının, şikâyetin ciddi ve samimi olmadığı sonucuna ulaştırdığı, şikâyetçi şikâyetinde, birim müdürü olan öteden beri kendisini sevmediğini, öteden beri kendisine karşı yaptığı mobbingi müdür olduktan sonra daha da artırdığını belirterek bazı iddialarda bulunmuş ise de; Yapı Kontrol Müdürlüğüne Ekim/2019’da vekâleten müdür olarak görevlendirildiği, 2019 öncesinde şikâyetçinin statüsü ne ise şikâyet edilenin de aynı ve eşit statüde çalıştığı bu nedenle mobbing iddialarının yersiz ve anlamsız kaldığının değerlendirildiği, öte yandan müdür bir personeliyle çalışmak istemiyorsa bunu kurumun üst yetkilileriyle paylaşarak personelin başka bir birimde çalışmasını sağlama imkânı varken bunu böyle yapmayıp da kendi personeliyle iddia edilen şekilde adeta didişmesinin kendisine hiçbir menfaat temin etmeyeceği ve hatta böylesi bir durumun kendi biriminin çalışmasını aşağıya çekeceği ve bunun kendi aleyhine olacağını bile bile bu tür bir davranış sergilemesinin mantıken anlamsız olacağı, yapılan araştırmada mobbing iddialarının varlığına dair hiçbir somut veri elde edilemediği, tersine şikâyetçinin iddialarının gerçek dışı ve yersiz olduğu bilgisine ulaşıldığı,
2.3.Yapı Kontrol Müdürlüğünün görev ve sorumluluk alanındaki işlerle alakalı olarak müdürlük içerisinde görev paylaşımı yapıldığı, şikâyetçiye kendi mesleğine uygun görev verildiği, piyasada serbest çalışmakta olan Yapı Denetim Kuruluşlarının belediyeye dilekçe ile yaptıkları müracaatlar üzerine bunların iş havalelerinin ilgili personellere yapıldığı, işin mahiyeti gereği personeller tarafından yapı denetim kuruluşlarına randevu verildiği ve yapı denetim kuruluşları ile birlikte inşaat kontrolleri yapıldığı, bu kontrollerin kaç personelle yapılacağının inşaatın büyüklüğü, müdürlüğe havale edilen işlerin yoğunluğu ve personel sayısı dikkate alınarak değerlendirildiği, küçük inşaatların kontrolü için bir personel görevlendirilirken, daha kapsamlı olan çok bloklu büyük inşaatlarda ve sanayi inşaatlarında ihtiyaca binaen birden fazla personel görevlendirildiği, bu kapsamda inşaat kontrollerini yapmak görevi verildiği, başlangıçta ilk dört ay boyunca diğer mühendislerle birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, işine vakıf olduktan sonra aynen diğer personeller gibi tek başına görevlendirildiği, tek başına kontrole çıkılırken ya Yapı
Denetim Firmalarının ilgili elemanlarıyla birlikte çıkıldığı ya da belediyenin araç havuzundan araç ve şoför istenerek kontrole gidildiği, bir kaç defa bağlı olduğu birim müdürlüğüne giderek Yapı Denetim firmalarının araçlarıyla inşaat kontrolüne gitmek istemediğini sözlü olarak bildirdiği, birim müdürünün de isterse belediyenin araç havuzundaki araçlarla ve belediye şoförüyle gidebileceğini bildirdiği, birimde çalışan diğer inşaat mühendislerinin bu şekilde bir talep ve itirazları olmadığı, aynı müdürlük bünyesinde çalışmakta olan , ilk başlarda 3-4 ay kadar şikayetçi ile birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, ancak müdürlük içerisindeki iş bölümünden dolayı bir süre sonra adlı personelin iskan kontrolüne görevlendirildiği, , 16/06/2020 tarihinde çıktığı inşaat kontrolünde inşaatla alakası olmayan bir şahıs tarafından sözle, gözle ve alakasız sorularla rahatsız edildiğini yazılı olarak 17/06/2020 tarihinde birim müdürüne ilettiği, bunun üzerine söz konusu inşat için seviye tespitine beraber gittikleri
Yapı Denetim Ltd. Şti. personeli bu konuya ilişkin beyanlarının sorulduğu, hatta bu şahıstan konuya ilişkin yazılı beyanının da istendiği, beyanında özetle, inşaat mahallinde şikâyetçiyi rahatsız edecek her hangi bir olaya şahit olmadığı şeklinde beyan verdiği, hatta birim müdürünün, inşaatlara kendi kişisel aracıyla çıkmaması (gerekirse belediyenin aracıyla ve belediyenin şoförüyle çıkması) için 07/04/2020 tarih ve sayılı yazı yazdırttığının görüldüğü,
2.4. Yapı Denetim Kuruluşlarının personellerinin alkollü olduğunu hissetmesi durumunda inşaata o yapı denetimin personeliyle gitmemesi ve birim müdürüne durumu haber vermesinin şikayetçiye söylendiği, ayrıca birim müdürü tarafından bu konu irdelendiğinde, Yapı Denetim
Kuruluşunun personelinin çağrılarak o tespite sırasında alkollü olup olmadığı sorulduğunda, dişindeki olan problem nedeniyle diş hekiminin kendisine vermiş olduğu ağız yıkama suyunun kokusundan dolayı böyle bir hisse kapılmış olabileceğini ancak alkol almadığını beyan ettiği, şayet alkollü olarak gelmesi durumunda kendisi hakkında gerekli işlemlerin yapılacağının net bir şekilde Yapı Denetim Kuruluşunun personeline ihtar edildiğinin belirlendiği, , bazı Yapı Denetim Kuruluşu çalışanları tarafından sosyal medyadan tacize uğradığını birim müdürüne söylediği yönündeki iddia hakkında, birim müdürüne böyle bir şikayet ve bilginin verilmediğinin ifade edildiği, birim
Müdürü olarak bazı durumlarda inşaat kontrollerine denetim amacıyla kendisinin de çıktığı zamanlarda Yapı Denetim Kuruluşunun aracıyla hep beraber tespite çıkmak için araca bindiklerinde o araca binmek istemediği, aynı birimde çalışan ile birlikte ayrı bir araçla gitmek istediği, o zaman belediye aracıyla gelebileceği kendisine ifade edildiğinde, bu defa kendisi manuel vitesli araç kullanamadığını otomatik vitesli araç kullanabileceğini söylediği, şikayet edenin sürücü ehliyetine ilişkin eylemin cezasının aylıktan kesme cezasını gerektirmesine rağmen, suçun ilk defa işlenmesi dikkate alınarak bir alt ceza olan KINAMA CEZASI ile tecziyesinin uygun olacağına karar verildiği, Disiplin Kurulunda hem hem de bilgisi olan diğer kişilerin ifadelerine başvurulduğu, konunun etraflı bir şekilde araştırıldıktan sonra, eylemin karşılığının aylıktan kesme cezası olduğu belirtilerek suçun ilk defa işlenmesi gerekçesiyle bir alt cezanın verilmesinin tavsiye edildiği, bu durumun şikayetçinin üst yönetimin kendisine uygulandığını iddia ettiği mobbing konusunda tarafının dikkate alınmadığı iddiasının haksızlık içerdiğini gösterdiği, görev verinin değiştirilmesine yönelik talebi ile ilgili olarak ise, şikâyetçinin İnşaat Mühendisi kadrosunda sözleşmeli memur olması, belediyenin diğer birimlerinde çalışan bayan personellerin ve bayan inşaat mühendislerinin belediye dışına tespite çıkmak konularında hiçbir şikâyetleri olmazken, sadece bu personelin durumdan şikâyet ediyor olmasının yerinde bulunmadığı,
2.7. Şikâyetçinin ileri sürdüğü psikolojisinin tamamen bozulduğu vs gibi iddialarının, işiyle alakalı olmadığı, şayet varsa bunların kendi şahsıyla alakalı hususlar olabileceği, zira yapılan araştırma sonucunda, öteden beri neredeyse tüm mesai arkadaşlarıyla geçimsiz olan bir kişi olduğunun görüldüğü,
2.8. Belediyenin Yapı Kontrol Müdürlüğündeki mühendislerin aynı zaman diliminde hangisinin kaç defa inşaatlara tespite çıktıklarına dair iş listelerine bakıldığında, aynı görevi yapmakta olan İnş. Teknikeri 14 Ekim 2019-10 Temmuz 2020 arası dönemde
107 defa tespite çıktığı, şikayetçi ise aynı dönemde sadece 67 defa
tespite çıktığının görüldüğü, üstelik 67 tespitin 26 adedine yanında başka bir teknik personel ile birlikte gidildiği, yine aynı müdürlük bünyesinde aynı dönemde toplam 42 adet tespite gittiği, ancak bu personelin 15.03.2020- 01.06.2020 arasındaki pandemi sürecinde kronik rahatsızlığından dolayı idari izinli olduğundan işe gelmediği, her üç personelin yaptıkları tespitlere metraj üzerinden bakılırsa gittiği tespitlerin küçük ebatlı inşaatlar olduğu, diğerlerinin gittiği tespitlerin daha büyük çaptaki inşaatlara ilişkin olduğu, metraj yönünden bakılırsa toplam 57.388 m2’lik inşaat tespiti toplam 258.386 m2’lik inşaat tespiti, toplam 41.606 m2Tik (pandemi sürecinde uzun süre idari izinli olmasına rağmen)inşaat tespiti yaptığının tespit edildiği, şikayetçinin, kendisiyle aynı işi yapmakta olanların hem nitelik hem nicelik olarak yarısından daha az iş yaptığı, öte yandan diğer iki teknik personele bunların dışında işler de verilmekte iken bu personele adeta pozitif ayrımcılık yapılarak sair işler verilmediği, bu durumların, kendisine mobbing yapıldığını değil, bilakis erkek personeller karşısında idare tarafından kendisine pozitif ayrımcılık yapıldığının açık göstergesi olduğu,
2.9. Başvuranın mobbing süreci hakkında Belediye Başkanı Başkan
Yardımcısı Özel Kalem Müdürü ve Başkan Danışmanı bilgilendirmesi üzerine Özel Kalem Müdür hem şikâyetçiyle hem de diğer birim çalışanlarıyla görüşüldüğü, şikâyetçinin iddialarının gerçek olmadığı kanaatine varıldığı, durumun kendisine şifahen bildirildiği, ancak o günlerde pandemi ile mücadele süreci yoğun bir şekilde devam ettiğinden dolayı dilekçelerine o an cevap verilemediği, şikâyetçi aynı zamanda bu iddialarını Kocaeli Valiliğine de ilettiği için, Kocaeli Valiliği İdare Ve
Denetim Müdürlüğünce 29.06.2020 tarih ve saydı yazı ile Çayırova İlçesi
Mal Müdürü görevlendirildiği, o tahkikatın sonunda da şikâyetçinin hiçbir iddiasının yerinde ve samimi görülmeyerek herhangi bir disiplin soruşturmasına mahal olmadığına karar verildiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
3.4. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.6. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,
5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”
5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”
6. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Çayıroava Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Biriminde inşaat mühendisi olarak çalışmakta olan başvuran tarafına uygulandığını iddia ettiği mobbingin sonlandırılmasını ve bu kapsamda birim değişikliği yapılmasını talep etmektedir.
9. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, Kurumumuzca gönderilen bilgi ve belge talep yazısına istinaden, başvuranın iddiaları, başvurana mobbing uyguladığı iddia edilen birim amiri ve ilgili birimin uygulamaları araştırılmak üzere, Belediye Başkan
Yardımcısının görevlendirildiği, yapılan detaylı inceleme sonucunda, Belediye bünyesinde
Yapı Kontrol Müdürlüğünün 2019 yılında ayrı bir müdürlük olarak çalışmaya başlamasıyla inşaat mühendisi olması sebebiyle ilgili birimde inşaat kontrollerini yapmak ile görevlendirildiği, görevlendirilmesini müteakip ilk dört ay boyunca başvuranın diğer mühendislerle birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, işine vakıf olduktan sonra aynen diğer personeller gibi tek başına görevlendirildiği, , başlangıç sürecinde 3-4 ay kadar şikayetçi ile birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, ancak müdürlük içerisindeki iş bölümünden dolayı bir süre sonra adlı personelin iskan kontrolüne görevlendirildiği, Birim müdürünce Yapı Denetim Kuruluşlarının personellerinin alkollü olduğunu hissetmesi durumunda inşaata o yapı denetimin personeliyle gitmemesi ve birim müdürüne durumu haber vermesinin başvurana iletildiği, ayrıca birim müdürü tarafından konunun araştırılması sonucunda, birim müdürünce Yapı Denetim Kuruluşunun personelinin çağrılarak o tespit sırasında alkollü olup olmadığının sorulduğu, söz konusu personelin dişindeki problem nedeniyle diş hekiminin kendisine vermiş olduğu ağız yıkama suyunun kokusundan dolayı başvuranın böyle bir hisse kapılmış olabileceğini ancak alkol almadığını beyan ettiği, şayet alkollü olarak gelmesi durumunda kendisi hakkında gerekli işlemlerin yapılacağının Yapı Denetim Kuruluşunun personeline ihtar edildiği, , bazı
Yapı Denetim Kuruluşu çalışanları tarafından sosyal medyadan tacize uğradığına ilişkin birim müdürüne herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, birim Müdürü olarak bazı durumlarda inşaat kontrollerine denetim amacıyla kendisinin de çıktığı zamanlarda Yapı
Denetim Kuruluşunun aracıyla hep beraber tespite çıkmak için araca bindiklerinde o araca binmek istemediği, aynı birimde çalışan ile birlikte ayrı bir araçla gitmek istediği, o zaman belediye aracıyla gelebileceği kendisine ifade edildiğinde, bu defa kendisi manuel vitesli araç kullanamadığını otomatik vitesli araç kullanabileceğini söylediği, şikayet edenin sürücü ehliyetine ilişkin aralarında şaka yollu konuşmalar geçtiği, inşaatlara gidip inşaatları yerinde kontrol etmesi gerekirken, kontrolü yapılacak inşaatın fotoğrafını Yapı Denetim Kuruluşlarından isteyerek Yapı Denetim
Kuruluşunun personelleriyle inşaatlara gitmeyip kendi aracıyla başka bir zaman gideceğini söylediği, yani mahalline tespite gitmeksizin fotoğrafa bakarak evrak tanzim edebileceği endişesinin diğer personeller tarafından birim müdürüne iletilmesi ve başvuranın Yapı
Denetimi Kuruluşundan gelen personele “siz inşaata gidin ben kendi aracımla geleceğim ” demek suretiyle, Yapı Denetim Kuruluşu personellerini saatlerce inşaat alanında beklettiği yönünde sayısız şikâyete sebebiyet vermesi üzerine kendisine hitaben “inşaat kontrollerinde belediyemizin araçlarının veya bu araçların olmaması halinde işin aciliyeti icabı Yapı Denetim
Kuruluşlarının araçlarının kullanılmasını (bunun dışında herhangi bir aracın kullanılmamasını)” şeklinde talimat verildiği, ayrıca, ilçedeki ada, numaralı parselde bulunan inşaatın kolon filiz demirlerinin kesilip kesilmediğinin tespiti ve kesilmemiş ise statik projeye uygun olarak kolon filiz demirlerinin sayısının kontrol edilmesiyle ilgili 06.02.2020 tarihinde birim müdürü tarafından aynı birimde çalışan İnş. Müh aracılığı ile şifahi olarak kontrol görevi verildiği, birim müdürü bu işin en geç 07.02.2020 tarihinde yapılması gerektiğini söylemesine rağmen, 07.02.2020 tarihinde işin yapılmadığı görülünce şikayetçiye bu işi neden yapmadığının sorulduğu, şikayetçinin de “inşaat kontrolü için ilave bir teknik personel daha görevlendirilmeden bu kontrol görevini yapmayacağını” dile getirdiği, bunun üzerine Çayırova Belediyesi Sözleşmeli
Personel Disiplin Yönergesi’nin aylıktan kesme cezasını düzenleyen 10.2.a. maddesi “
Kasıtlı olarak; mevzuata uygun olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak…” uyarınca disiplin amiri sıfatıyla Birim Müdürü tarafından, başvurana “brüt aylıktan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası” verildiği, verilen cezaya karşı Disiplin Kurulu’na itiraz etmesi sonucunda disiplin soruşturmasına konu edilen eylemin cezası aylıktan kesme cezasını gerektirmesine rağmen, suçun ilk defa işlenmesi dikkate alınarak bir alt ceza olan kınama cezası ile tecziyesinin uygun olacağının tavsiye edildiği, başvuranın mobbing süreci hakkında Belediye Başkanı Başkan Yardımcısı
, Özel Kalem Müdürü ve Başkan Danışmanı bilgilendirmesi üzerine Özel Kalem Müdür hem şikâyetçiyle hem de diğer birim çalışanlarıyla görüştüğü, şikâyetçinin iddialarının gerçek olmadığı kanaatine varıldığı, durumun kendisine şifahen bildirildiği, ancak o günlerde pandemi ile mücadele süreci yoğun bir şekilde devam ettiğinden dolayı dilekçelerine cevap verilemediği, başvuranın aynı zamanda bu iddialarını Kocaeli Valiliğine de iletmesi sebebiyle Kocaeli Valiliği İdare ve Denetim
Müdürlüğünce 29.06.2020 tarih ve saydı yazı ile Çayırova İlçesi Mal Müdürü görevlendirildiği, ancak tahkikat sonunda başvuranın hiçbir iddiasının yerinde görülmeyerek birim müdürü hakkında herhangi bir disiplin soruşturmasına mahal olmadığı yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.
10. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır.
[Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle
Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
11. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek
Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri
Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
12. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur.
Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.
13. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir.
Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.
14. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır.
Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.
15. Yukarıda açıklandığı üzere, psikolojik taciz olduğu iddia edilen fiillerin psikolojik taciz oluşturabilmesi için uzun süreden bu yana devam etmekte olması, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerekmektedir. Somut olay kapsamında ise, başvuranın Yapı
Kontrol Müdürlüğünün görevlendirilmesini müteakip ilk dört ay boyunca diğer mühendislerle birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, işine vakıf olduktan sonra aynen diğer personeller gibi tek başına görevlendirildiği, , başlangıç sürecinde 3-4 ay kadar şikayetçi ile birlikte inşaat kontrolüne gönderildiği, ancak müdürlük içerisindeki iş bölümünden dolayı bir süre sonra adlı personelin iskan kontrolüne görevlendirildiği, Yapı
Denetim Kuruluşu personelinin tespite alkollü çıkıp çıkmadığı hususunun birim müdürünce araştırıldığı ve alkollü olmadığının tespit edildiği, başvuranın Yapı Denetim Kuruluşu personellerini saatlerce inşaat alanında beklettiği yönündeki sayısız şikâyete istinaden belediye aracıyla ve denetim kuruluşu aracı dışında tespite çıkılmaması yönünde talimat verildiği,
06.02.2020 tarihinde birim müdürü tarafından verilen ve en geç 07.02.2020
tarihinde bitirilmesi gereken işin ifa edilmemesi nedeniyle başvuran hakkında disiplin cezası tesis edildiği, ayrıca başvuranın kendisiyle aynı işi yapmakta olanların hem nitelik hem nicelik olarak yarısından daha az iş yaptığı, diğer iki teknik personele bunların dışında işler de verilmekte iken bu personele sair işler verilmediği hususları dikkate alındığında, birim müdürünce gerçekleştirilen eylemlerin kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik unsurlarını içermediği, bir başka deyişle, birim müdürünce gerçekleştirilen eylemlerin mobbing olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir. Nitekim, başvuranın aynı iddiaları Kocaeli
Valiliğine de iletmesi sebebiyle Kocaeli Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünce
29.06.2020 tarih ve saydı yazı ile Çayırova İlçesi Mal Müdürü aracılığı ile
takhikat yaptırıldığı, ancak, tahkikat neticesinde başvuranın iddialarının yerinde görülmediği ve birim müdürü hakkında herhangi bir disiplin soruşturmasına yapılmasına yer olmadığı yönünde karar verildiği görülmektedir.
16. Öte yandan, yukarda yer verilen Mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere, birim müdürünce gerek 2016 yılında ve gerekse de başvuran ile ilgili müdür arasında başvuranın sürücü ehliyetine ilişkin olarak geçen konuşmada süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış tespit edilse dahi bu davranışların mobbing olarak nitelendirilmesi imkânı bulunmadığını da belirtmek gerekmektedir.
17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek seviyede bir mahrumiyet yaşadığı veya kötü muameleye maruz kaldığı tespit edilemediğinden başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, BAŞVURANA ve ÇAYIROVA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi