ÖZET: Bu karar, başvuranın idari amirinin uyguladığı mobbing nedeniyle yaptığı başvurunun incelenmesi sonucunda verilmiştir. Başvuran, yer değiştirme, disiplin cezaları ve görevlendirme işlemlerinin sistematik olarak yapıldığını, bu durumun kendisine yönelik bir yıldırma amacı taşıdığını iddia etmiştir. Gaziantep 3. İdare Mahkemesi, başvuranın daha önceki görevinde başarılı olduğunu ve uzmanlık alanı dışında birimlere atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu işlemin iptaline karar vermiştir.

Mobbing, işyerinde sistematik bir şekilde uygulanan, kişiyi yıldırmayı amaçlayan olumsuz tutum ve davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Başvuran, disiplin cezalarının yanı sıra, ikamet adresine uzak görevler verilmesi ve servis hizmetinden yararlandırılmaması gibi durumlarla da mağdur olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, başvuranın iddialarını dikkate alarak, mobbing olgusunun varlığına hükmetmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın mobbing iddialarının kabul edilmesi gerektiği ve bu tür davranışların sonlandırılması yönünde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığını koruma yükümlülüğünü vurgulamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12696-S.21.20373 –

BAŞVURU NO : 2021/5980

KARAR TARİHİ : 06/09/2021

TAVSİYE KARARI

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Uygulanan mobbingin tespitinin yapılması ve sonlandırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, idari amirinin kendisini tehdit ettiğini, her ay haksız tere

tarafına disiplin cezası verdiğini, hakkı ve unvanı olmayan üniformayı giymesi için cebir kullandığını, evine en uzak yerde çalıştırıldığını ve herhangi bir şekilde servis imkânından faydalandırılmadığını, tarafına uygulanan mobbing nedeniyle mağdur olduğunu, konu ile ilgili İdareye başvuru yaptığını ancak bir sonuç alamadığını belirterek, tarafına uygulanan mobbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Gaziantep

Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynaklan ve Eğitim Dairesi Başkanlığının 05/04/2021 tarih ve sayılı yazısı ile 22/04/2021 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile ilgili herhangi bir idari soruşturma açılmadığı,

disiplin cezalarına başvuru sahibi tarafından Gaziantep 1. İdari Mahkemesine esas sayılı Kınama

Cezası ile Gaziantep 1. İdari Mahkemesine 2 esas sayılı Uyarma Cezasına davasının mevcut olduğu,

2.2) Başvuranın 2007 yılında sözleşmeli personel olarak Zabıta Daire Başkanlığında göreve başladığı, 2013

Eylül ayında kadrolu memur olarak atandığı, kadrosunun Endüstriyel Elektronik Teknikeri olduğu, Kurum içerisinde yapılan düzenleme çerçevesinde yaklaşık olarak 2019 yılı Nisan ayı ile 2020 yılı Ocak ayı

döneminde Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığında oluşturulan Çevre Zabıta Biriminde görev yaptığı, 14 yıllık hizmet yılının ( 6 yıl sözleşmeli personel, 8 yıl memur olarak) 13 yılını Zabıta Daire

Başkanlığında fiili olarak zabıta görevi ifa etmek suretiyle gerçekleştirdiği, Başkanlık Makamının

15.01.2020 tarihli ve sayı onaylı yazısı ile de Zabıta Daire Başkanlığın istihdam edilerek zabıta

görevi ifasında yeterliliğinin bir göstergesi olduğu,

2.3) Başvuranın görev yerinin sistematik olarak değiştirilip değiştirilmediğine ilişki ise Daire

Başkanlığımızca tüm personele yönelik her ay Şube Müdürleri ve Daire Başkanının onayı ile Aylı Nöbet

Çalışma Çizelgesi doğrultusunda görev yerleri ile değişikliklerin dönemsel olarak ihtiyaca binaen yapıldığı,

2.4) Başvuranın mevcut görev yeri ile ilgili değişikliklerinin dönemsel ve mevsimsel ihtiyaçlar

doğrultusunda yapıldığı, görev yerine ilişkin işlemlerin hiç bir personelin ikamet adresine göre gerçekleştirilmediği, servis imkânından tüm personelin Daire Başkanlığınca belirlenen güzergahlar üzerindeki belli noktalardan servise binmek suretiyle faydalandığı,

2.5) Başvuranın 2020 Eylül ayı Aylık Nöbet Çizelgesi doğrultusunda Zabıta Destek Şube Müdürlüğünde

görevlendirildiği, Gaziantep İletişim Koordinasyon Merkezi (GİKOM) icapçı personeli olarak kendisine masa ve bilgisayar temin edildiği, aynı birimde görev yapan söz konusu dönemde

GİKOM Yönetici olması sebebiyle başvurana GİKOM sistemine veri girişi yapabilmesi için yardımcı olduğu,

2.6) Başvuranın fazla mesai yapmak isteyen başkan personellerin bulunduğu iddiasının asılsız ve bilgi

belgeye dayanamadığı,

3) Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi Başkanlığı Zabıta Destek Şube

Müdürlüğünün 09/07/2021 tarih ve sayılı yazısında özetle;

3.1) Cumhurbaşkanlığınca alınan kararlar doğrultusunda 29 Nisan 2021 Perşembe­17 Mayıs 2021 Pazartesi

tarihleri arasında Covid­19 salgını nedeniyle ülke genelinde tam kapanma dönemine girilerek esnek çalışma sistemine geçildiği ve bu doğrultuda başvuran ile ilgili olarak; Başkanlığımızca belirlenen tarihlerde ekte sunulan çalışma listesine göre görev verildiği, başvuranın sivil kıyafetle görev yapması nedeniyle şahsa

Kamu Personeli Görev Bildirim Belgesi tanzim edilmesine rağmen belgeyi almadığı ayrıca yalan yanlış iddialarının aksine tüm personelin belirlenen servis güzergâhından servis hizmetinden faydalandığı,

3.2) Başvuranın 03/05/2021 tarihinden itibaren ise isteği doğrultusunda Zabıta Daire Başkanlığından

ayrıldığı ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığında istihdam edilmeye başlandığı, İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

5) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde,

hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

6.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin

ikinci fıkrasında, “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”,

6.2) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında,

“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,

6.3) “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı” başlıklı 45 inci

maddesinin birinci fıkrasında, “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve

tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, tesis edilen yer değiştirme, disiplin, görevlendirme ve diğer

işlemler dikkate alınarak hakkında uygulanan mobbingin tespitinin yapılmasını ve mobbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.

9) Başvuran tarafından dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerde,

9.1) Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığında çevre koruma ve müdahale şefi görevini yürütürken

Başkanlık Makamının 15.01.2020 tarihli ve sayı onaylı yazısı ile Zabıta Daire Başkanlığı emrinde görevlendirildiği,

9.2) Herhangi bir objektif ve makul gerekçe belirtilmeden çalışma şeklinin ve görev yerinin sistematik

olarak bilinçli bir şekilde değiştirildiğini iddia ederek söz konusu görevlendirmenin iptali istemiyle yargı yoluna başvurduğu, Zabıta Daire Başkanlığı, Denetim Şube Müdürlüğü’ne tekniker olarak yer değişikliği yapılmasına (atanmasına) ilişkin açmış olduğu dava sonucunda Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 18/06/2021 tarihli ve sayılı kararı ile “Bakılan olayda, dava konusu atama işleminin davacının daha önce Zabıta Daire Başkanlığı’nda çalışmış olması dolayısıyla hizmetine duyulan ihtiyaç nedeniyle ve personel ihtiyacının artması sebebiyle tesis edildiği belirtilmekte ise de; teknisyen kadro unvanında bulunan davacının daha önce Zabıta Daire Başkanlığı içerisinde kendi görev ve unvanının gerektirdiği hizmetlerde çalıştırılmasına karşın, uyuşmazlığa konu işlem ile Denetim Şube

Müdürlüğü bünyesinde uzmanlık alanı dışında, farklı birimlerle farklı görevlerin yerine getirilmesi

amacıyla atandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı İdarenin görev alanı içinde yer alan bir hizmeti yürütmek amacıyla, o hizmetle ilgili konuda uzmanlaşmış kamu görevlilerini Belediyenin farklı birimleri arasında yer değiştirme suretiyle atama hususunda takdir yetkisi bulunmakta ise de, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gerektiği, teknisyen kadro unvanında görev yapan ve görevinde başarısız yahut yetersiz olduğuna dair bir tespit de bulunmayan davacının, görevinin veya unvanının gerektirdiği hizmetler dışında çalıştırılmasına yönelik dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

9.3) Söz konusu görevlendirmeler sonucunda görev tanımına uygun olmayan işlerde çalıştırıldığı, söz

konusu görevlendirmeler ile devam eden tutum ve davranışların kendisini yıldırma amaçlı yapıldığını iddia ettiği,

9.4) Zabıta kıyafeti giymediği gerekçesiyle hakkında tutanak tutularak disiplin cezaları verildiği,

9.5) İkamet adresinden uzak yerlere görev verilmesi ve servis hizmetinden yararlandırılmaması nedeniyle

mağdur olduğunu iddia ettiği,

9.6) Hastalığı nedeniyle mazereti olması ve söz konusu mazereti bildirmesine rağmen işe gelmediği

gerekçesiyle tarafına disiplin cezası uygulandığını ve söz konusu disiplin cezasına dava açtığı,

9.7) Sağlık sorunları yaşadığına dair sağlık raporları sunduğu ve söz konusu sağlık sorunlarının iş yerindeki

mobbingden kaynaklandığını iddia ettiği,

9.8) Sosyal Denge Sözleşmesinden aldığı ücretin kestirerek maddi ve manevi zarara uğratıldığını iddia

ettiği,

9.9) Gaziantep İletişim Koordinasyon Merkezi (GİKOM) personeli olarak görev yaparken kendisine

bilgisayar ve telefon verilmediğini iddia ettiği, Görülmektedir.

10) Bilindiği üzere, Anayasanın 5 inci maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak

ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmış; 49 uncu ve 56 ncı maddelerinde ise, devletin çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için ve ayrıca herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir.

11) Ayrıca, Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi uluslararası sözleşmeler ile

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinde de, herkesin elverişli koşullarda çalışma, edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliğin sağlanması, kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişilerin çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurların dikkate alınması gerektiği düzenlenmiş ve üye devletlere bu konularda gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda, Devletin ve kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamaları gerekmektedir.

12) Mobbing, işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik

gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal

ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme

Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

13) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, aşağılanma, izin ve

görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır.

[Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

14) 19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin

(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.

15) Başvuruya ilişkin ilgili idare tarafından sunulan belgeler incelendiğinde, başvuranın fiili olarak

zabıta görevi yapması ve zabıta mesaisi almasına rağmen kılık kıyafet hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle 18/08/2020, 23/09/2020, 21/10/2020 tarihlerinde 3 addet “Uyarma”, 10/12/2020 tarihinde bir addet “Kınama” ve 03/02/2021 tarihinde bir addet “Aylıktan Kesme” cezası aldığı, 11/03/2021 tarihinde yine zabıta kıyafeti giymediği gerekçesiyle yazılı savunmasının istendiği ancak konu dava konusuna dönüştüğü gerekçesiyle Daire Başkanlığınca herhangi bir disiplin cezası uygulanmadığı, bunun haricinde 10/12/2020 tarihinde mazeret belirtmeksizin izinsiz olarak göreve geç geldiği gerekçesiyle başvurana

“Aylıktan Kesme” cezası uygulandığı, başvuranın mevcut görev yeri ile ilgili değişikliklerinin dönemsel ve mevsimsel ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldığı, görev yerine ilişkin işlemlerin hiç bir personelin ikamet adresine göre gerçekleştirilmediği, servis imkânından tüm personelin Daire Başkanlığınca belirlenen güzergâhlar üzerindeki belli noktalardan servise binmek suretiyle faydalandığı ifade edilmekle birlikte, başvuru konusu mobbing iddiasına ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırmanın yürütülmediği ve talep edilmesine karşın mobbing iddiasının tespitine esas teşkil edecek başkaca herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı tespit edilmiş olup, işyerinde psikolojik tacizle mücadelede sorumluluğu olan ve gerekli

tedbirleri almakla yükümlü bulunan ilgili idarenin sunmuş olduğu bilgi ve belgeler açısından yeterli özenin ve şeffaflığın gösterilmediği değerlendirilmektedir.

16) Yargı organlarınca verilen kararlarda, mobbinge dayanan iddialarda kesin ve mutlak bir ispatın

aranmayacağı, “ilk görünüş ispatı olarak adlandırılan” vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde çalışan lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği; ayrıca kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu vurgulanmaktadır.

17) Zira Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da;

“Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

18) Başvuru konusu olayda mobbing iddiasına esas teşkil edecek şekilde,

18.1) Başvuranın teknikerlik kadrosunda görev yaptığı, Zabıta Daire Başkanlığı Denetim Şube

Müdürlüğü’ne tekniker olarak yer değişikliği yapılmasına (atanmasına) ilişkin 20/01/2020 tarih ve sayılı işlemle birlikte ise başvurana uzmanlık alanı dışında görev alanına uygun olmayan görevler verilmeye başlandığı,

18.2) Başvurana fiili olarak zabıta görevi yapması ve zabıta mesaisi almasına rağmen kılık kıyafet

hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle 18/08/2020, 23/09/2020, 21/10/2020 tarihlerinde 3 addet

“Uyarma”, 10/12/2020 tarihinde bir addet “Kınama” ve 03/02/2021 tarihinde bir addet “Aylıktan Kesme” cezası uygulandığı, 11/03/2021 tarihinde yine zabıta kıyafeti giymediği gerekçesiyle yazılı savunmasının istendiği, ancak konu dava konusuna dönüştüğü gerekçesiyle Daire Başkanlığınca herhangi bir disiplin cezası uygulanmadığı, söz konusu disiplin soruşturmaları kapsamında başvuranın zabıta hizmetleri kapsamında yapmış olduğu işlerin görev tanımıyla uyumlu olmadığı itirazını dile getirdiği, başvurana görev tanımıyla uyumlu olmayan işler verilmeye devam edilerek başvuranın söz konusu itirazının dikkate alınmadığı, bu nedenle başvuranın yargı yoluna başvurduğu, başvuranın açmış olduğu dava sonucunda

Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 18/06/2021 tarihli ve sayılı kararı ile

“teknisyen kadro unvanında görev yapan ve görevinde başarısız yahut yetersiz olduğuna dair bir tespit de bulunmayan davacının, görevinin veya unvanının gerektirdiği hizmetler dışında çalıştırılmasına yönelik dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

18.3) Başvuran tarafından sunulan ve dosya kapsamında yer alan görevlendirmeler, servis hizmetinden

yararlandırılmama ve fiziki şartlar gibi iddialar hakkında “ispat yükünü taşıyan ilgili idare tarafından” söz konusu hususların haklı sebeplere dayandığına dair herhangi bir değerlendirme/gerekçe ve belge sunulmadığından söz konusu işlemlerin hukuken yerinde olduklarına dair kanaatin oluşamadığı tespit edildiğinden;

Başvuran hakkında tesis edilen iş ve işlemlerin mobbing kavramının “sistemlilik, süreklilik, kasıtlı yapılması, kişiyi yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun mesleki durumunda zarar ortaya çıkması” unsurlarını taşır nitelikte olduğu ve bu yönüyle başvuru konusu olayda mobbing olgusunun oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

19) Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, hakkında uygulanan mobbingin tespitinin yapılmasını ve sonlandırılması yönündeki talebinin kabulü gerektiğinden ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile

Başvuran hakkında uygulanan ve mobbing unsurlarını taşıyan tutum, davranış ve işlemlerde hatalı davranıldığının kabulü ile bundan böyle mobbing olarak algılanacak davranışlarda bulunulmaması yönünde

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR

BELEDİYE BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/