|
ÖZET: Başvuran, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun kararına itiraz ederek, “mücbir sebep” olarak nitelendirdiği haksız ihraç süresi olan 4 yarıyılın eğitim süresine eklenmesini talep etmiştir. Danıştay, mücbir sebep kavramının, yükümlülüklerin yerine getirilmesini engelleyen, önlenemez ve karşı konulamaz olaylar olarak tanımlandığını belirtmiştir. Başvuranın ihraç edilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği iddiası incelendiğinde, ihraç işleminin önlenemez bir durum olduğu kabul edilse de, bu durumun başvuranın doktora eğitimine devam etmesini engellemediği sonucuna varılmıştır.
Başvuranın, ihraç süresinde başka bir üniversitede ders almış olması ve bu süreçte eğitimine devam edebilmesi, mücbir sebep koşullarının oluşmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar, yükseköğretim kurumlarının takdir yetkisini ve mücbir sebep kavramının uygulanabilirliğini de ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/4531-S.21.7336
BAŞVURU NO : 2020/97076
KARAR TARİHİ : 22/03/2021
RET KARARI
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, doktora programında tarafına ek süre verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 22.09.2020 tarihinde yapılan başvuruda İstanbul
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun 27.08.2020 tarih ve sayılı toplantısının 140. maddesine yönelik şikâyetinin kabulü ile haksız ihraç sebebiyle en verimli 4 yılını kaybetmiş bir akademisyen olarak kaybettiği imkânların belirli ölçüde de telafisi amacıyla, “mücbir sebep olan haksız ihraç sebebiyle” şeklen kullanabildiği 4 yarıyılın eğitim süresine eklenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 12.10.2020 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge talep yazısına
istinaden İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının 23.10.2020 tarihli ve 220919 sayılı cevabi yazı ekinde yer alan Sosyal Bilimler Enstitüsü
Müdürlüğünün 22.10.2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın, Özel Hukuk Doktora Programına 7143 sayılı Af Kanunu uyarınca 25.09.2018
tarihinde ders aşamasında kayıt olduğu, bu zamana kadar 10 ders alarak tamamından başarısız olduğu, ilgili Yönetmeliğin 47 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ders aşamasını tamamlamak için en az 24 kredi (8 ders ve Seminer) 60 AKTS şartını sağlaması hükmüne mesnet ile aşamasını tamamlamak üzere 1 yarıyıl hakkı kaldığı, ders aşaması süresi içinde kalan bir yarıyılında İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 45 AKTS (en fazla 5 ders alınabilir) yükünü aşmayacak şekilde ders seçim işlemi yapabilme hakkına sahip olduğu;
2.2) 7143 sayılı Af Kanunu’nun 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılından itibaren
uygulanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın sadece 2018-2019 eğitimöğretin yılı güz ve bahar yarıyıllarında ders seçim işlemi gerçekleştirerek sadece bir dersin sınavlarına katılarak başarısız olduğu, diğer 9 dersin tamamı için sınavlara katılmadığı için başarısız olduğu ve 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında süre sıkıntısı yaşamadan ders seçim işlemi gerçekleştirmesi gerektiği halde hiçbir şekilde ders seçimi yapmadığının tespit edildiği;
2.3) Enstitü Yönetim Kurulunun 01.10.2020 tarihli ve sayılı toplantısının maddesinde
alınan karar uyarınca başvuranın talepte bulunduğu ek süre ve ders saydırma hakkındaki istemlerinin uygun görülmediği, ek süre talebinin uygun görülmemesindeki hukuki dayanağın başvuranın 7143 sayılı Af Kanunu’ndan yararlanmadan önce ihraç olması olduğu;
3) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığının 02.10.2020
tarihli ve E. sayılı yazısında;
3.1) ’ın mücbir nedenlerle doktora eğitimine devam edemediği 4 (dört) yarıyıl sürenin
azami süresine eklenmesini istediği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan 20.04.2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği’nin “Süre” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) Doktora programı, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır. (2) Doktora programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan veya yükseköğretim kurumunun öngördüğü en az genel not ortalamasını sağlayamayan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir. (3) Kredili derslerini başarıyla bitiren, yeterlik sınavında başarılı bulunan ve tez önerisi kabul edilen, ancak tez çalışmasını birinci fıkrada belirtilen on iki veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin ilişiği kesilir. (4) Lisans derecesi ile doktora programına başvurmuş öğrencilerden, kredili derslerini ve/veya azami süresi içinde tez çalışmasını tamamlayamayanlara, doktora tezinde başarılı olamayanlara tezsiz yüksek lisans için gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla talepleri halinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.” ifadesinin yer aldığı, Yönetmeliğin yayımlanma tarihinin 2015-2016 eğitim-öğretim yılı bahar döneminin ortasına geldiğinden Yönetmelikte yer alan sürelerin başlangıç tarihi olarak 2016-2017 güz yarıyılının esas alınması gerektiği ile uygulama ilkelerinin üniversitelere bildirildiği, bu kapsamda Yönetmelik yayımlandığı tarihten önce lisansüstü programlara kayıt yaptıranların da ilgili Yönetmelik hükümlerine tabi olduğu, söz konusu Yönetmelik hükümleri uyarınca işlemlerin üniversitelerin ilgili kurulları tarafından yapılmakta olduğu, 7143 sayılı Kanun’un uygulama ve ilkelerinin 08.06.2018 tarihli ve 45837 sayılı yazı ile üniversitelere duyurulduğu, söz konusu usul ve esasların 29. maddesinde “Tıpta
Uzmanlık ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık hariç diğer araştırma görevlisi kadrolarından ilişiği kesilenlerin, araştırma görevlisi kadrosuna dönemeyeceğine ancak istemeler halinde ilişiklerinin kesildiği lisansüstü programa kayıt olabileceklerine, Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)
veya Diş Hekimliğinde Uzmanlık (DUS), Eczacılıkta Uzmanlık (EUS) sonucunda araştırma görevlisi iken kendi isteğiyle veya herhangi bir nedenle ilişiği kesilen ve yükseköğretim kurumlarına başvurarak aftan yararlanacak öğrencilerin 657 sayılı Kanun’un 48 inci maddesindeki şartları sağlamaları halinde, eğitim yapacağı anabilim dalı veya bilim dalı ilgili kurumu tarafından bildirilerek, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu Geçici 78 inci maddesi çerçevesinde araştırma görevlisi kadrosu verilmesi talep edilmesi halinde, Yükseköğretim
Kurulu tarafından ilgili anabilim dalı veya bilim dalına kadro kullanım izni verilmesine ve daha önce ilgili programda geçirmiş oldukları sürenin toplam uzmanlık süresinden düşülerek intibaklarının sağlanmasına, 30. maddesinde “2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Geçici
78 inci maddesi uyarınca yükseköğretim kurumlarına dönerek kayıt yaptıran öğrencilerden
kayıt tarihinden itibaren azami süresinin başlamasına, program süresinin ise ‘2018-2019
Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci
Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair Bakanlar Kurulu
Kararının 7 inci maddesi uyarınca hesaplanmasına” ifadesinin yer aldığı;
3.2) YÖKSİS veri tabanında yapılan incelemede, başvuranın İstanbul Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora programına 7143 sayılı Kanun kapsamında 25.09.2018 tarihli kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun geçici 78 inci maddesi uyarınca yükseköğretim kurumlarına dönerek kayıt yaptıran öğrencilerin azam, sürelerinin söz konusu usul ve esasların 29 ve 30 ucu maddesinde yer aldığı;
Şeklinde açıklamalar yapıldığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 6.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;
6.1) “Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma
ve sınavlar:” başlıklı 44 üncü maddesinin ilgili bentlerinde; “a. Yükseköğretim kurumlarının … lisansüstü düzeyindeki diploma programlarına kayıtlı öğrenciler, bu madde hükümlerine göre belirlenen ders kredileri ve diğer yükümlülükleri başarı ile tamamlamaları halinde; … doktora … diploması alır… b. Yükseköğretim kurumlarında, … her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; … kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; … diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile … eğitim öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir. c. … lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
6.2) Geçici 78 inci maddesinde; “Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda
intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dâhil, terör suçundan hüküm giyenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.”
7) 20.04.2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve
Öğretim Yönetmeliği’nin;
7.1) “Doktora Programı” “Genel esaslar” başlıklı 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“(2) Doktora programı, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için toplam yirmi bir krediden ve bir eğitim-öğretim dönemi 60 AKTS’den az olmamak koşuluyla en az yedi ders, seminer, yeterlik sınavı, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere en az 240 AKTS kredisinden oluşur.”
7.2) “Süre” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) Doktora programı, bilimsel hazırlıkta geçen süre
hariç tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır. (2) Doktora programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan veya yükseköğretim kurumunun öngördüğü en az genel not ortalamasını sağlayamayan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir.
(3) Kredili derslerini başarıyla bitiren, yeterlik sınavında başarılı bulunan ve tez önerisi kabul edilen, ancak tez çalışmasını birinci fıkrada belirtilen on iki veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin ilişiği kesilir. (4) Lisans derecesi ile doktora programına başvurmuş öğrencilerden, kredili derslerini ve/veya azami süresi içinde tez çalışmasını tamamlayamayanlara, doktora tezinde başarılı olamayanlara tezsiz yüksek lisans için gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla talepleri halinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.”
7.3) “Programlar, sınavlar ve değerlendirme” başlıklı 34 üncü maddesinin dördüncü
fıkrasında; “(4) Lisansüstü programlarla ilgili devam, ders sınavları, ders notları, derslerden başarılı sayılma koşulları, ders tekrarı ve diğer esaslar senato tarafından kabul edilen yönetmelikle belirlenir.”
7.4) “Diğer hükümler” başlıklı 35 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “(Ek: RG-
10.6.2020-31151) Yükseköğretim kurumları tarafından, afet ve salgınlarda tez aşamasındaki lisansüstü eğitim öğrencilerine talepleri halinde bir dönem, afet veya salgının aşamasına göre tekrar başvurmaları durumunda bir dönem daha olmak üzere en fazla iki dönem ek süre verilebilir, verilen bu ek süreler azami süreden sayılmaz.”
8) 08.09.2016 tarihli ve 29825 sayılı İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim
Yönetmeliği’nin;
8.1) “Kesin kayıt ve kayıt yenileme” başlıklı 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3)
Öğrenciler her yarıyıl başında öğrenci katkı payı/öğrenim ücretini süresi içerisinde ödeyerek kayıtlarını yenilerler. Aksi durumda, öğrenci katkı payı/öğrenim ücretini süresi içerisinde yatırmama mazeretleri ilgili enstitü yönetim kurulunca kabul edilenler hariç, öğrenciler o dönem kayıt yaptıramazlar ve öğrencilik haklarından yararlanamazlar. Bu arada geçen süre öğrenim süresinden sayılır.”
8.2) “Ders saydırma/intibak” başlıklı 18 inci maddesinde; “(1) Yatay geçiş veya lisansüstü
programlar arası geçiş yapan öğrenciler ile daha önce aldığı lisansüstü dersleri veya diğer faaliyetleri/uygulamaları saydırmak isteyen öğrencilerin kayıt sonrasında kabul edildiği programa intibakı yapılır. (2) (Değişik: RG-22.1.2018-30309) Yatay geçiş veya lisansüstü programlar arası geçişlerde dersin veya faaliyetin/uygulamanın tamamlanmasından sonra yüksek (Değişik ibare: RG-11.11.2019-30945) lisans ve doktorada dört yarıyılı geçmemiş olması kaydıyla daha önce alınan lisansüstü dersler veya faaliyetler/uygulamalar, yüksek lisans programlarına yapılan intibakta sadece yüksek lisans dersleri ve yüksek lisansa yönelik diğer faaliyetler/uygulamalar; doktora/sanatta yeterlik programlarına yapılan geçişlerde ise sadece doktora/sanatta yeterlikte alınan dersler ve diğer faaliyetler/uygulamalar, anabilim/anasanat/bilim/sanat dalı/program başkanlığının görüşü alınarak ilgili enstitü yönetim kurulu kararıyla intibak ettirilir. Kararda, öğrenim sürecinde öğrencinin intibakının yapıldığı yarıyıl da belirtilir.”
8.3) “Kayıt dondurma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Öğrencilerin kayıtları, aşağıda
belirtilen nedenlerden en az birinin varlığı halinde ilgili enstitü yönetim kurulu kararıyla dondurulabilir: a) Öğrencinin sağlık kurulu raporları ile belgelenmiş sağlıkla ilgili mazeretinin olması, b) Mahallin en büyük mülki idare amirince verilecek bir belge ile belgelenmiş olması şartı ile tabii afetler nedeniyle öğrencinin öğrenimine ara vermek zorunda kalmış olması, c)
Öğrencinin yabancı dil öğrenmek amacıyla yurt dışına gideceğini belgelemesi, ç) Öğrencinin tutukluluk hali, d) İlgili mevzuat hükümlerine göre öğrencinin, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası almasını gerektirmeyen mahkûmiyet hali, e) Öğrencinin hangi nedenle olursa olsun, tecil hakkını kaybetmesi veya tecilinin kaldırılması suretiyle askere alınması, f) İlgili enstitü yönetim kurulunun haklı ve geçerli kabul edeceği diğer nedenlerin ortaya çıkması… (3)
Azami kayıt dondurma süresi; bilimsel hazırlık programı ve tezsiz yüksek lisansta bir yarıyıl, tezli yüksek lisansta iki yarıyıl, doktora/sanatta yeterlikte dört yarıyıldır. Askerlik, tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında ise, bu hallerin süresi kadardır. (4) Öğrenci, mazeretinin süresinden önce sona ermesi halinde katkı payı/öğretim ücreti yükümlülüğünü yerine getirerek kaydının açılmasını talep edebilir.”
9) 31.05.2018 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında karar verilen Geçici 78
inci Maddenin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın (https://www.yok.gov.tr/Documents/Ogrenci/7143_Sayili_Kanunun_Uygulama_ilkeleri.
pdf) ilgili maddelerinde; “17. 7143 sayılı Kanun uyarınca kayıt hakkı kazananların derse devam, daha önce başarılı olduğu derslerin intibakı vb. eğitimle ilgili devam koşullarının yükseköğretim kurumunun ilgili kurulları tarafından karara bağlanmasına, … 30. 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanunu’nun Geçici 78 inci maddesi uyarınca yükseköğretim kurumlarına dönerek kayıt yaptıran öğrencilerden kayıt tarihinden itibaren azami süresinin başlamasına, program süresinin ise ‘2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari
Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin
Tespitine Dair Bakanlar Kurulu Kararının 7 nci maddesi uyarınca hesaplanmasına, … karar verildiği”
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı
kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuranın, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Yönetim Kurulunun 27.08.2020 tarih ve sayılı toplantısının maddesine yönelik şikâyetinin kabulü ile “mücbir sebep olan haksız ihraç sebebiyle” şeklen kullanabildiği
4 yarıyılın eğitim süresine eklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
12) Somut olaya bakıldığında;
12.1) Başvuranın İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora
programına 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılı Güz döneminde yerleştiği, ancak dönem kaydı yaptırmadığı;
12.2) Aynı zamanda araştırma görevlisi olan başvuranın 01.09.2016 tarihli ve 672 sayılı KHK
ile kamu görevinden ihraç edildiği;
12.3) Başvuranın, 14.07.2016-05.07.2018 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora programına kayıtlı olduğu ve 2016-2017 Güz, 2017-
2018 Güz ve Bahar dönemlerinde ders aldığı;
12.4) Başvuranın Eylül 2018 tarihinde Af Kanunu’ndan yararlanmak için İstanbul
Üniversitesine başvurduğu ve başvurusu kabul edilen başvuranın 25.09.2018 tarihinde kaydının yapıldığı ve 2018-2019 Güz Döneminde öğrenimine başladığı;
12.5) Başvuranın 13.03.2020 tarihli dilekçesi ile “KHK ile hakkında tesis edilen hukuka aykırı
işlemin OHAL Komisyonu veya İdare Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılması anına kadar öğrencilik haklarının dondurulmasını talep” ettiği;
12.6) Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 13.05.2020 tarihli ve K:
sayılı kararı ile başvurusu kabul edilen başvuranın Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Adalet
Meslek Yüksek Okuluna atamasının yapıldığı ve 27.07.2020 tarihinde göreve başladığı;
12.7) Başvuranın İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğüne verdiği
19.08.2020 tarihli dilekçesinde; “1) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek
Yüksekokulu’nda araştırma görevlisi olarak sürdürdüğüm kamu görevinden, 1 Eylül 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 672 sayılı KHK’ya ekli listede adıma yer verilmek ihraç edildim. 2) Hakkımda tesis edilen ihraç işleminin haksız olduğu 4 yıl neticesinde 13.05.2020 tarih ve sayılı Cumhurbaşkanlığı Olağanüstü Hal İşlemleri Komisyonu kararı ile tespit edilmiştir. 3) Bu karar uyarınca atamam Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Adalet
Meslek Yüksek Okuluna yapılmıştır. 4) 4 yıllık ihraç süresinde içinde bulunduğum koşullar sebebiyle, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora eğitiminden fiilen yararlanmam mümkün olmamıştır. 5) İndirimli öğrenci seyahat imkânından yararlanabilmek amacıyla şeklen kayıt yapmış olup, fiilen ders imkânından yararlanmam mümkün olmamıştır. 6) Hâlihazırda, 4 yarıyılda dersleri vermediğim için doktora öğrencilik kaydımın silinmesi tehlikesiyle karşıyayım. 7) İradem dışında gerçekleşen ihraç işlemi nedeniyle fiilen kullanamadığım 4 yarıyılın öğrencilik süreme eklenmesine yönelik bir karar tesis edilmesi noktasında gereğinin yapılmasını” talep ettiği;
12.8) Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun 27.08.2020 tarihli ve sayılı toplantısının
140. maddesi ile talebinin uygun olmadığına karar verildiği;
12.9) Başvuranın 22.09.2020 tarihinde Kurumumuza başvurduğu tespit edilmiştir.
13) Başvuruya konu uyuşmazlığın Enstitüsü Yönetim Kurulunun 27.08.2020 tarih ve
sayılı kararına itiraz ile birlikte “mücbir sebep olan haksız ihraç sebebiyle” şeklen kullanabildiği
4 yarıyılın eğitim süresine eklenmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmış olup başvuranın ihraç
edilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve böylelikle bu süreçte şeklen kullanabildiği
4 yarıyılın süresine eklenmesi iddiasının incelenmesi, bunun için de öncelikle mücbir sebep
kavramının başvuran için geçerli olup olmayacağının irdelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
14) Mücbir sebep kavramına bakıldığında;
14.1) Özel hukukta, borcun ifasını imkânsız kılan ve borçludan kaynaklanmayan halleri ifade
ederken, idare hukukunda hem idareye bakan yönü hem de kişilere bakan yönüyle dikkate alınması gerekebilen bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. İdareye bakan yönüyle mücbir sebep, idarenin sorumluluğunu kaldıran hallerden olup idarenin faaliyetinin dışında gelişen öngörülemeyen ve önlenemeyen hadiselerdir. (Turan Yıldırım, “Danıştay Kararlarında Mücbir
Sebep Kavramı”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, Prof. Dr. Ferit Hakan Baykal Armağanı, Aralık 2019, s. 1522) Bununla birlikte kişilerin idareye karşı yükümlülüklerinde de karşımıza çıkan mücbir sebep, bu açıdan idare ile kişi ilişkilerinde kişilerin görevlerini, taahhütlerini veya borçlarını yerine getirmesini önleyen bazı durumlar olarak adlandırılmaktadır. (a.g.e., s. 1521) Kişilerin, statüleri ve faaliyetleri gereği, idareye karşı bazı yükümlülükler üstlendikleri durumlarda, örneğin; belli bir günde kayıt yaptırmak, vergi ödemek vb. kişilerin bu tür yükümlülükleri yerine getirmelerini engelleyen bazı durumlar ilgili mevzuatta düzenlenmektedir. Mücbir sebep veya beklenmeyen hal olarak düzenlenen bu sebeplerin varlığı halinde, kişi ya yükümlülükten ya da zamanında yerine getirmemenin sonuçlarından kurtulmaktadır. Ayrıca uygulamada, mevzuatta düzenlenmeyen hallerde dâhi idari yargı kararlarında, mücbir sebep gerekçesinin kullanıldığı görülmektedir.
(a.g.e., s. 1527) Bu çerçevede, mücbir sebep, idareye karşı bir taahhüdün veya yükümlülüğün yerine getirilmesini engelleyen, idarenin muhatabı kişilerin kusurundan kaynaklanmayan ve kişilerin ortadan kaldırmaya gücünün yetemeyeceği olaylar olup bu olaylar maddi olabileceği gibi hukuki de olabilir. (a.g.e., s. 1529)
14.2) Mücbir sebep kavramının, gerek bazı kanun hükümleriyle, yargı kararlarıyla, idarenin
uygulamasıyla ve tüm bunları inceleyen doktrinin görüşleriyle belirginleşmiş, somutlaşmış olduğu görülmektedir. Ayrıca idarenin, bu somutlaşmış kavramı, takdir yetkisini gerekçe göstererek serbestçe uygulayamayacağı da değerlendirilmektedir. Ancak bir olayın mücbir sebep olarak nitelenebilmesi için öncelikle yükümlülük sahibi kişinin kendi eyleminden ve/veya kusurundan kaynaklanmaması gerektiği, bu olayın önlenemez ve/veya karşı koyulamaz olması gerektiği ve son olarak da bu olayın kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesini engellemesi gerektiği, daha önemlisi ise mücbir sebebin en temel iki koşul olan öngörülemezlik ve önlenemezlik durumlarının birlikte var olması gerektiği vurgulanmaktadır. (a.g.e., s. 1536)
14.3) Emsal yargı kararlarında; Danıştay 11. Dairesinin K. 2009/8555 sayılı kararında, iki
çocuğun babalarının öldüğü tarihte çok küçük olmaları, annelerinin evlenmesi ve sahipsiz kalmaları mücbir sebep sayılarak, yetim aylığının geçmişe yönelik ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak Vergi Dava Daireleri Kurulunun bir kararında elektrik tesisatında oluşan kısa devre sonucu çıkan yangında ticari defterlerin zayi olmasında mücbir sebep iddiası kabul edilmemiş ve “…kişi bütün iradesini, yetisini ve gücünü kullansaydı da bu yıkımı engelleyebilecek durumda olamasaydı, bu durumda mücbir sebeplerden yararlanım hakkı”nın var olduğuna vurgu yapılmıştır. Danıştay 13. Dairesinin K.2017/874 ve K.2017/875 sayılı kararlarında, “ürünün yükleneceği limanda yaşanan olumsuz hava koşullarının teslimatta gecikmeye sebep olmasının, ürünün menşei ülkenin ihracata tarife dışı engeller koymasının, ülkemizdeki olumsuz hava koşulları sebebiyle gümrük mevzuatı kapsamında yapılan analizlerin tamamlanamamasının ve ürünün teslim edileceği antrepo ile ilgili sorunlara dair başvurunun 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun’un 10. maddesinin 1. fıkrasının (e)
bendi kapsamında mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, öngörülemezlik ve önlenemezlik şartlarının bir arada gerçekleşmesi koşulunun oluşmadığı görüldüğünden davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” (a.g.e., ss. 1530-1532)
15) Konuyla ilgili mevzuata bakıldığında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda;
yükseköğretim kurumlarında, her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarlarının, kayıt ve eğitim öğretimin devamına ilişkin diğer hususların, Yükseköğretim
Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirleneceği, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim sürelerinin ise
Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği, Geçici 78 inci maddesinde ise yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilişiği kesilenler ile bir programı kazandıkları halde kayıt yaptırmayanların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecekleri; 20.04.2016 tarihli Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde ise doktora programının, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için toplam yirmi bir krediden ve bir eğitim-öğretim dönemi 60 AKTS’den az olmamak koşuluyla en az yedi ders, seminer, yeterlik sınavı, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere en az 240 AKTS kredisinden oluştuğu; doktora programının kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olduğu ve azami tamamlama süresinin on iki yarıyıl olduğu; ayrıca doktora programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresinin tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl olduğu, bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan veya yükseköğretim kurumunun öngördüğü en az genel not ortalamasını sağlayamayan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiğinin kesileceği, 10.06.2020 tarihinde eklenen bir fıkrada ise yükseköğretim kurumları tarafından, afet ve salgınlarda tez aşamasındaki lisansüstü eğitim öğrencilerine talepleri halinde bir dönem, afet veya salgının aşamasına göre tekrar başvurmaları durumunda bir dönem daha olmak üzere en fazla iki dönem ek süre verilebileceği ve verilen bu ek sürelerin azami süreden sayılmayacağı; İstanbul
Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde, öğrencilerin her yarıyıl başında öğrenci katkı payı/öğrenim ücretini süresi içerisinde ödeyerek kayıtlarını yenileyecekleri, aksi durumda, öğrenci katkı payı/öğrenim ücretini süresi içerisinde yatırmama mazeretleri ilgili enstitü yönetim kurulunca kabul edilenler hariç, öğrencilerin o dönem kayıt yaptıramayacakları ve öğrencilik haklarından yararlanamayacakları, bu arada geçen sürenin ise öğrenim süresinden sayılacağı; diğer yandan öğrencilerin kayıtlarının, belirlenen nedenlerden en az birinin varlığı halinde veya ilgili enstitü yönetim kurulunun haklı ve geçerli kabul edeceği diğer nedenlerin ortaya çıkması halinde enstitü yönetim kurulu kararıyla dondurulabileceği, azami kayıt dondurma süresinin doktora yeterlikte dört yarıyıl olduğu, askerlik, tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında ise bu hallerin süresi kadar olduğu; YÖK Genel Kurulunun Geçici
78 inci Maddenin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ında 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanunu’nun Geçici 78 inci maddesi uyarınca yükseköğretim kurumlarına dönerek kayıt yaptıran öğrencilerden kayıt tarihinden itibaren azami süresinin başlamasına karar verildiği hususlarının düzenlendiği görülmüştür.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede;
16.1) Başvuranın, kamu görevinden ihraç edildiği süre içinde bulunduğu koşullar sebebiyle
kayıtlı olduğu İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora eğitiminden
“fiilen” yararlanmasının mümkün olmadığı, kaydını indirimli öğrenci seyahat imkânından yararlanabilmek amacıyla şeklen yaptığı, 4 yarıyılda dersleri veremediği için doktora öğrencilik kaydının silinmesi ile karşı karşıya olduğu, iradesi dışında gerçekleşen ihraç işlemi nedeniyle fiilen kullanamadığı 4 yarıyılın öğrencilik süresine eklenmesini talep ettiği ve Enstitü Yönetim
Kurulunun 27.08.2020 tarihli ve sayılı kararı ile bu talebin uygun olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
16.2) Başvuranın talebi olan tarafına “ek süre verilmesi” gibi bir müessesenin kural olarak,
yukarıda da yer verilen konuyla ilgili mevzuatta yer almadığı, sadece belli koşullar ve talebi halinde öğrencilere kayıt dondurma hakkı verildiği ve son olarak Covid-19 salgını nedeniyle
10.06.2020 tarihinde Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’ne eklenen bir fıkrayla
yükseköğretim kurumları tarafından, afet ve salgınlarda tez aşamasındaki lisansüstü eğitim öğrencilerine talepleri halinde bir dönem, afet veya salgının aşamasına göre tekrar başvurmaları durumunda bir dönem daha olmak üzere en fazla iki dönem ek süre verilebileceğinin ve verilen bu ek sürelerin azami süreden sayılmayacağının belirlendiği, bu düzenlemeyle afet ve salgınlarda “tez aşamasındaki öğrencilere” talepleri halinde ek süre verilmesi hususunda yükseköğretim kurumlarına takdiri yetki verildiği, bir anlamda afet ve salgınların mücbir sebep olarak kabul edildiği, ama yine de bu çerçevede öğrenciye ek süre verilmesi hususunun yükseköğretim kurumunun takdirine bırakıldığı anlaşılmıştır.
16.3) Başvuranın, “iradesi dışında gerçekleşen ihraç işlemi nedeniyle fiilen kullanamadığı 4
yarıyılın öğrencilik süresine eklenmesi” talebi ve ihracın mücbir sebep olarak kabulü gerektiği iddiası değerlendirildiğinde, kişilerin haklarını kullanmalarını veya yükümlülüklerini yerine getirmelerini engelleyen olayların mücbir sebep olarak dikkate alınabileceği, bunun hakkaniyetin bir gereği olduğu ve afet ve salgın olaylarına böyle bir sebep olarak mevzuatta yer verildiği anlaşılmış olup başvuranın durumu değerlendirildiğinde; öncelikle başvuranın kamu görevinden ihraç olması ile doktora eğitiminin hukuken sona ermediği, başvuranın öğrenciliğinin devam ettiği, her ne kadar indirimli öğrenci seyahat imkânından yararlanabilmek amacıyla şeklen yaptığını ve fiilen eğitimden yararlanamadığını ifade ettiği görülse de mücbir sebebin geçerli olması için gereken koşullara, yükümlülük sahibi kişinin kendi eyleminden ve/veya kusurundan kaynaklanmaması, söz konusu olayın önlenemez ve/veya karşı koyulamaz olması ve söz konusu olayın kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesini engellemesi koşullarına bakıldığında; her ne kadar ihraç işlemi başvuran açısından önlenemez bir durum olsa da ve ayrıca başvuranın hayatını olumsuz etkilemediği söylenemeyecek olsa da bunun başvuranın doktora eğitimi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesini tümüyle engelleyecek bir olay olmadığı, yukarıda yer verilen emsal yargı kararında vurgulandığı gibi başvuranın bütün iradesini, yetisini ve gücünü kullandığı halde doktora eğitiminin sekteye uğradığı gibi bir durumun mevcut olmadığı, ancak böyle bir durumda mücbir sebebin dikkate alınabileceği, ancak başvuranın ihraç edilmesiyle doktora eğitiminin bu şekilde engellendiğinin söylenemeyeceği, kaldı ki başvuranın ihraç olduğu sürede Marmara Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora programında ders aldığı, hatta başarılı olduğu dersleri saydırma talebinde bulunduğu da görüldüğünden başvuran için kamu görevinden ihraç olmasının doktora eğitimine devamında mücbir sebep olarak dikkate alınması talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
17) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve emsal uygulamalar
çerçevesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle, başvuranın ihraç edilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği iddiasının yerinde olmadığı değerlendirildiğinden ve ilgili mevzuatta afet ve salgın durumunda verilebilecek ek süre dışında ek süre verilmesi gibi bir müessese olmadığı, kaldı ki bu durumlarda bile yükseköğretim kurumlarına takdir alanı bırakıldığı tespit edildiğinden başvuranın kamu görevinden ihraç edilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilerek tarafına ek süre verilmesi talebinin İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Yönetim Kurulunun 27.08.2020 tarihli ve sayılı kararıyla reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin, Üniversite tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; başvurana verilen cevaplarda da
“kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun REDDİNE,
Kararın Başvuran ile İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.