onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay, mahkeme kararının bozulmasına gerekçe olarak, dava konusu seraların toplam alanı ve kullanılan malzeme miktarını dikkate alarak, davalı tarafından teslim edilmeyen malzemelerin enkaz bedelinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, yalnızca bazı malzemelerin bedelini mahsup ederek karar vermiş, bu durum ise eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, davalı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi de bozma sebebi olmuştur. Ancak, bu hataların düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, mahkeme kararını düzelterek onamıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4457 E.  ,  2025/293 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/441 Esas, 2023/398 Karar
    Avukat …
    DAVA TARİHİ : 20.03.2015
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye ait olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Davalı vekili 29.02.2024 tarihli dilekçesi ile vekâlet ücreti yönünden hükmün tamamlanması talebinde bulunmuştur.

    Mahkemece 06.03.2024 tarihli ek karar ile hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

    Mahkemenin asıl kararı davacı idare tarafından ek kararı ise davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’ na ait … ili, …, …Mahallesi 13166 ada 1 parsel ve 13159 ada 28 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan plastik seraların kamulaştırma bedelinin tespitiyle, muhtesatların idareye teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; özetle; kamulaştırılacak seraların gerçek bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, davalının enkazı almak istemediklerini, seraların tamamının bedelinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 28.09.2015 tarihli ve 2015/217 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 28.09.2015 tarihli ve 2015/217 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; karar tarihi olan 28.09.2015 tarihinden sonra, davacı idare tarafından dava konusu seraların güncel durumunun tespiti için yerinde inceleme yapıldığı, idare tarafından düzenlenen 17.10.2015 tarihli tutanak ve eki fotoğraflardan, dava konusu seraların yerinde bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, bedeli davalı idare tarafından ödenen seraların davalı tarafından götürülüp götürülmediğinin tespiti için taraflardan tüm delilleri sorularak, gerektiğinde davalı idare tarafından düzenlenen 17.10.2015 tarihli tutanakta imzası bulunan muhtar da dahil tanık dinlenerek; seraların davalı tarafından alınıp alınmadığı belirlendikten sonra, seraların davalı tarafından alındığının tespiti halinde; seraların götürülmesinin davalıya sağladığı ekonomik değerin tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, 2015 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yıpranma payı düşülerek tespit edilen sera bedelinden, bu değerin mahsubu ile bedel tespiti gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 13.11.2020 tarihli ve 2018/447 Esas, 2020/759 Karar sayılı kararı ile … ili, …,…Mahallesi 13159 ada 28 ve 13166 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki 16.132,48 m²lik seranın kamulaştırma bedeli hakkındaki karar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, İdareye teslim edilmeyen toplam 52.375,13 kg sera enkaz bedelinin 12.831,90 TL olarak tespiti ile bu bedelin depo tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1 Mahkemenin 13.11.2020 tarihli ve 2018/447 Esas, 2020/759 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacı idare tarafından dava konusu taşınmaz üzerindeki seraların davalı … tarafından alıp götürüldüğü ileri sürüldüğünden, bozma sonrası yapılan araştırmada davalının 22.02.2018 ve 06.04.2018 tarihli tutanaklara göre 19.690 kg ve 19.700 kg olmak üzere toplam 33.390 kg demiri alıp götürdüğü sonradan davacı idareye teslim ettiğinin tespit edildiği, kalan demir, plastik sera örtüsü, bağlantı elemanları vb. malzemelerin ise iade edilmediği anlaşıldığından 12.02.2020 teslim tarihli bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu seraların toplam alanı 16.132,48 m² olup, bu büyüklükteki sera için toplam 72.065 kg demir kullanıldığı belirlendiğine göre, davalının bozma kararından sonra teslim ettiği 33.390 kg demir mahsup edilerek, davalı tarafça teslim edilmeyen kalan demir, plastik sera örtüsü ve bağlantı elemanları vb. malzemelerin enkaz bedeli tespit edilerek, tespit edilen bedelin 09.06.2015 tarihli ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen muhdesat kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi, Kabule göre; Mahkemece verilen ilk kararın bozma kararı ile ortadan kalktığı gözetilmeden, kamulaştırma bedeli kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası olduğu gözetilmeden, idareye teslim edilmeyen sera enkaz bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin eda hükmü kurulması doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
    1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile nuhdesatın davacı idare adına kamulaştırılmasına, idarece fazla ödenen tutarın ödendiği tarihten itibaren faiziyle davacı idareye ödenmesine karar verilmiştir.

    2. Mahkemenin 06.03.2024 tarihli ek karar ile hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, ek karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin davalının sökülmüş malzemeleri ne şekilde kullandığının tespit edilemediğini belirterek mahkemenin istediği hesaplamayı yapmadığını, taraflarınca yapılan tespitlerle de davalının seraları söküp tekrar sera kurduğunun sabit olduğunu, hesap edilen demir miktarının dopğru olmadığını, yediemin olarak kendisine teslim edilen muhdesatlardan davalının uzun süre ekonomik fayda sağladığını, teslim edilmeyen sera bedelinin yaklaşık 81 ton olduğunu, sağlanan ekonomik faydanın tespit edilerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğini, 21.10.2019 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi ve 19 uncu maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    3. Ancak; dava konusu seraların toplam alanı 16.132,48 m² olup, bu büyüklükteki sera için toplam 72.065 kg demir kullanıldığı belirlenmiştir. Davalının bozma kararından sonra teslim ettiği 33.390 kg demirden arta kalan davalı tarafça teslim edilmeyen demir, plastik sera örtüsü ve bağlantı elementleri vb. malzemelerin enkazbedeli tespit edilerek bu bedellerin toplam yapı bedelinden mahsup edilerek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerekirken, toplam yapı bedelinden yalnızca plastik sera örtüsü ve bağlantı elemanları vb. Malzemelerin enkaz bedelinin mahsup edilmesi, davalı tarafından teslim edilmeyen 38.675 kg demirin enkaz bedelinin de mahsup edilmesi gerektiği düşünülmeden teslim edilmeyen muhdesat için fazla bedel belirlenmesi bozmayı gerektirir.

    4. Davalı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğininin düşünülmemesi de bozmayı gerektirir.

    Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

    2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1)numaralı bendinin ikinci paragrafında geçen ”1.690.633,52 TL” ibaresinin ve dördüncü paragrafında geçen ”27.956,36 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla ”1.595,879,77 TL ve 122.710,11 TL” ibarelerinin yazılması, ayrı bir bent olarak ”Dosyada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    Davacı idareden ve davalıdan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davalılardan alınması gereken 3.034,00 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 1.169,40 TL harcın mahsubu ile kalan 1.864,60 TL harcın alınarak Hazineye irat kaydına,

    09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.