|
ÖZET: Başvuran, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde mühendis kadrosuna atanması sonrası yoksun kaldığı mali haklarının yasal faizinin ödenmesini talep etmiştir. İzmir 1. İdare Mahkemesi, başvuranın mühendis kadrosuna atanma talebinin kabulü ile 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasındaki parasal haklarının ödenmesine hükmetmiştir. Ancak, idare yasal faiz ödemesini reddetmiştir.
Danıştay, yasal faiz talebinin reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, başvuranın yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi gerektiğini, ayrıca devletin borçlu olduğu tutar ile başvuranın nihai olarak aldığı tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybının giderilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvurana 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yasal faiz ödenmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir. Bu karar, kamu idaresinin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve başvuranın mülkiyet hakkının korunması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/16153-S.22.24643
BAŞVURU NO : 2022/9285
KARAR TARİHİ : 13/12/2022
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Mahkeme kararına istinaden Mühendis kadrosuna atanması nedeniyle ilgili döneme ilişkin yoksun kaldığı mali ve özlük hakları için yasal faiz ödenmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 29/06/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde halihazırda mühendis olarak görev yapmakta olduğunu, 03/11/2014 tarihinde şehit yakını olarak 3713 sayılı Kanun kapsamında mühendis olmasına rağmen memur olarak atandığını, 27/07/2016 tarihinde yayımlanan 668 sayılı KHK’ya istinaden 29/07/2016 tarihinde mühendis olarak atanmasının yapılması hakkında kuruma dilekçe verdiğini, ret cevabına karşılık İzmir 1. İdare Mahkemesinde dava açtığını, İzmir 1. İdare
Mahkemesinin idarenin işleminin iptaline ilişkin 01/06/2020 tarih ve sayılı kararına istinaden Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı mühendis kadrosuna 22/06/2018 tarihinde atandığını ve atanmasına müteakip maaş farkları ve sosyal haklarının ödenmesi talebi ile ilgili dilekçesine ret cevabı gelmesi üzerine açmış olduğu dava neticesinde İzmir 1. İdare Mahkemesinin 01/06/2020 tarih ve sayılı kararı uyarınca tarafına 29/07/2016-22/06/2018 arası maaş farkı ödemesi yapılmasına rağmen faiz ödemesi veya güncel mühendis ücreti üzerinden ödeme yapılmadığını belirterek, İzmir Katip Çelebi Üniversitesince 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasındaki maaş farklarına ait faizin, ödeme yapılacak gün esas alınarak hesaplanıp, tarafına yatırılması gerektiğine dair Tavsiye Kararı alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğünce verilen 21/11/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; tarafından idare aleyhine “mali haklarının ödenmesi” talebiyle açılan davanın İzmir 1. İdare Mahkemesinin
/
01/06/2020 tarih ve sayılı kararı ile “… 29.07.2016 tarihiyle 22.06.2018 tarihi arasına ilişkin parasal hakların ödenmesine ilişkin kısmının kabulüne, 29.07.2016 tarihinden önceki kısım yönünden davanın reddine …” karar verildiği, bu karar hakkında idarece istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin sayılı ilamı ile “istinaf başvurusunun reddine” kesin olarak karar verildiği, karar gerekçesinde faiz ödenmesi ile ilgili hüküm kurulmadığı, ödeme dönemleri uyarınca belirtilen gerekçeye uygun olarak davacıya ödeme yapıldığı, buna ilişkin ödeme belgeleri ve hizmet dökümü ile “maaş farklarının faiziyle ödenmesi” talepli 10/03/2021 tarihli başvurusu hakkındaki mütalaa yazılarının ekte sunulduğu açıklamaları yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde
“Kararların sonuçları:(1)(2)- 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.(…)”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
7. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde memur olarak görev yapmakta iken İzmir 1. İdare Mahkemesinde açmış olduğu dava neticesinde 22/06/2018 tarihinde mühendis kadrosuna atandığını, atanmasına müteakip maaş farkları ve sosyal haklarının ödenmesi talebi ile ilgili dilekçesine ret cevabı gelmesi üzerine açmış olduğu dava neticesinde İzmir 1. İdare Mahkemesinin
01/06/2020 tarih ve sayılı kararı uyarınca tarafına 29/07/2016-22/06/2018 arası maaş farkı ödemesi yapılmasına rağmen faiz ödemesi yapılmadığını belirterek, bahse konu tarihlere ilişkin yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faizlerinin hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmiştir.
8. Başvuru dosyasının incelenmesi neticesinde;
8.1. Başvuranın mühendis kadrosuna atanma talebi ile İzmir 1. İdare Mahkemesinde açmış olduğu dava sonucunda idarenin işleminin iptali üzerine 22/06/2018 tarihinde mühendis kadrosuna atandığı, başvuranın atanmasına müteakip yine İzmir 1. İdare Mahkemesinde yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebi ile açmış olduğu dava neticesinde 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasını kapsayacak şekilde parasal haklarının ödenmesine hükmedildiği, İzmir Bölge İdare Mahkemesince başvuranın lehine idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bunun üzerine idarece belirtilen döneme ilişkin maaş farklarının ödendiği, ancak yasal faizinin ödenmediğinden bahisle başvuranın yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faizlerinin ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
8.2. İzmir 1. İdare Mahkemesinin 01/06/2020 tarih ve sayılı kararında, “Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, ziraat mühendisi kadrosuna atanması talebiyle yapmış olduğu
29.07.2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Personel Daire
Başkanlığı’nın 07.04.2017 tarih ve sayılı işleminin İzmir 1. İdare Mahkemesi’nin 05.04.2018 tarih ve sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşıldığından, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği açıktır. Bu durumda; yukarıda metnine yer verilen yasal düzenleme uyarınca Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumu itibarıyla ihraz ettiği unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alanların, bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanacakları düzenlenmiş olup, bu kapsamda bulunanların atama için idareye başvurmaları ve başvuru tarihinden itibaren ihraz ettikleri unvanlarına göre parasal haklarının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.” şeklinde açıklanan nedenlerle başvuranın 29/07/2016 tarihiyle 22/06/2018 tarihi arasına ilişkin parasal haklarının ödenmesine hükmedildiği tespit edilmiştir.
8.3. İdarece sunulan bilgi ve belgelerde; İzmir 1. İdare Mahkemesinin 01/06/2020 tarih ve sayılı kararı uyarınca başvurana 29/07/2016-22/06/2018 arası dönene ilişkin maaş farklarının ödendiği, ancak bahse konu mahkeme kararının gerekçesinde başvurana faiz ödenmesi ile ilgili hüküm kurulmadığı için başvuranın maaş farklarına ait faiz ödenmesi talebinin reddedildiği açıklanmıştır.
9. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin 07/02/2019 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında;
9.1. “23. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir (…) faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai v.b. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema v.s. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmasının, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yanı alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna
götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı gerekçesinin de eklenmesi suretiyle, ilk kararının davacının faiz talebinin kabulüne ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.”
9.2. “25. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).”
9.3. “39. Bu durumda açığa alınmakla birlikte sonradan görevine iade edilen başvurucuya söz konusu maaş kesintisinin ödenmesi gerektiği kamu makamlarınca saptanmış bir olgudur. Bu maaş tutarlarının başvurucunun statüsü gereği ödendiği ve onun mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ise kuşkusuzdur. Sonuç olarak söz konusu idari ve yargısal sürece bir bütün olarak bakıldığında ceza soruşturması nedeniyle açığa alınan kamu görevlisi başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki maaşından yapılan kesintilerin yaklaşık
5 ile 11 yıl arasında değişen sürelerde kendisine iade edilebildiği, haklı bir gerekçesi ortaya konulamayan
bu gecikmenin de belirtilen sürelerin uzunluğu dikkate alındığında makul görülemeyeceği anlaşılmaktadır.”
9.4. “40. Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz. §§ 23, 24). Dolayısıyla somut olay bağlamında derece mahkemelerinin başvurucuya faiz ödenmemesine ilişkin olarak yukarıdaki içtihattan farklılaşan yorumu, sonuç olarak başvurucunun alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesine yol açmaktadır.”
9.5. “41.Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” (…)
yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.
10. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, konuya ilişkin Kurumumuzca 2020/91948, 2020/97640, 2020/98351, 2021/1068 ve 2022/8090 numaralı başvurulara verilen emsal kararlar birlikte değerlendirildiğinde; idarece İzmir
/
1. İdare Mahkemesinin 01/06/2020 tarih ve sayılı kararının icrası aşamasında başvuranın maaş farklarının 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 28/08/2020 tarihinde başvurana ödendiği halde başvuranın aynı tarihler arasındaki döneme ilişkin yasal faiz talebinin idarece reddi işleminin, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile başvuran tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını devletin giderme yükümlülüğü, başvuranın aradan geçen süre zarfında parayı kullanamamasından kaynaklanan ve yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak yasal faiz ödenmesi gerekliliği, değer kaybının oranını gözeterek başvurana şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bunun kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvuran aleyhine bozduğu değerlendirilerek hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dolayısıyla başvuranın yoksun kaldığı mali ve özlük haklarına ilişkin yapılmış olan ödemeyi kapsayan 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasındaki dönem için başvurana ayrıca yasal faiz ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
11. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
12. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın yoksun kaldığı mali ve özlük haklarına ilişkin yapılan ödemede, yasal faiz talebinin idarece reddi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan başvurana 29/07/2016-22/06/2018 tarihleri arasındaki dönem için yasal faiz ödenmesi yönünde İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi