ÖZET: Başvuran, 2004 yılında Edremit Vergi Dairesi tarafından defterlerinin incelendiğini ve kaybolduğunu, bu durumun ardından ceza kesildiğini ve haciz işlemleri yapıldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükellefin 1997 yılından itibaren “İkamet Amaçlı Bina İnşaat İşleri” ile iştigal ettiğini, 2008 yılında vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği için mükellefiyetinin re’sen terk edildiğini açıklamıştır. Mükellef, çeşitli yapılandırma kanunlarından faydalanmak için başvuruda bulunmuş, ancak düzenli ödeme yapmadığı için bu yapılandırmalar iptal edilmiştir.

Kurum, mükellefin iddialarını değerlendirirken, defterlerinin kaybolduğuna dair somut bir delil bulunmadığını ve yapılan takiplerin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Ayrıca, mükellefin borçlarının tahsili için gerekli işlemlerin 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğü ifade edilmiştir. Mükellef, e-haciz uygulamasının kaldırılmasına rağmen borcunu ödemediği için iyi niyetli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yerine getirilemeyecek nitelikte bulunmuş ve başvurunun reddedilmesi gerektiği karara bağlanmıştır. İdarenin, başvuranın aciz halinin araştırılması gerektiği de belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/11514-S.17839

BAŞVURU NO : 2019/9870

KARAR TARİHİ : 13/11/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Hazine ve Maliye Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/05/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, 2004 yılında Edremit Vergi Dairesi’nce defterlerinin incelendiğini, defterlerinin idarede kayıp olduğunu, kendisine ceza kesildiğini, haciz işlemleri yapıldığını, kalp krizi geçirdiğini, şifahi olarak Vergi Dairesi ile görüştüğünü, mağdur olduğunu iddia edip mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan 06/08/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1.Konuya ilişkin mahallinden alınan bilgi ve belgelerden, mükellefin 12/05/1997 tarihinden itibaren “İkamet Amaçlı Bina İnşaat İşleri” ile iştigal ettiği, 31/12/2008 tarihinde vergisel ödevlerini yerine getirmediğinden dolayı re’sen terk ettirildiği, söz konusu tarihler arasında çoğunluk olarak mükellefiyet ile ilgili borçları olmak üzere ilgili vergi dairesine borcunun bulunduğu, 6111, 6552, 6736, 7143 sayılı Kanunlardan yararlanmak için başvuruda bulunduğu, borçlarını düzenli ödemediğinden dolayı yapılandırmalarının iptal edildiği, söz konusu borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle hakkında 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili hükümleri gereği cebren takip ve tahsil işlemlerine başlanıldığı, tespit edildiği, yapılan takip ve cebri tahsilat işlemlerinde mevzuat hükümlerine aykırı bir husus bulunmadığı,

2.2.Mükellefin defterlerinin idarede kaybolduğuna yönelik iddiasının somut bir delile dayanmadığı,

2.3.Usulüne uygun olarak tarh ve tahakkuk ettiği halde süresinde ödenmeyen kamu alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinin gerektiği, 6183 sayılı Kanunun 62 nci maddesinde, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haciz olunacağının hükme bağlandığı, buna göre, ödeme süresi içerisinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla amme borçlusunun mal, hak ve alacaklarına tahsil dairesince haciz tatbik edilmesi kanundan doğan bir gereklilik olduğu,

2.4.Bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mükellefin başvurusunda yer alan taleplerinin yerine getirilmesi mümkün bulunmadığı, konuyla ilgili olarak mükellefin 2013 ve

2016 yıllarında yapmış olduğu müracaatlara istinaden idareler arasında çeşitli yazışmalar

yapıldığı, ifade edilmiştir.

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan 06/08/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazının ekinde yer alan Gelir

İdaresi Başkanlığı Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup

Müdürlüğü’nün 12/03/2019 tarih ve 22301… sayılı yazıda özetle;

3.1.Konu ile ilgili olarak Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden alınan bilgi ve belgelerden,

3.2.Mükellefin “İkamet Amaçlı Bina İnşaat İşleri” ile iştigal ettiği 12/05/1997 tarihinde işe başladığı vergisel ödevlerini yerine getirmediğinden dolayı 31/12/2008 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği,

3.3.06/03/2019 tarihi itibariyle toplam 169.871,49 TL borcunun bulunduğu, .6111,6552,6736 ve 7143 sayılı alacakların yapılandırılması kanunlarına başvurduğu, mükellefin düzenli ödemediğinden dolayı yapılandırmalarının idare tarafından iptal edildiği, mükellefin idarelere olan borçlarına mahsup edilmek amacıyla adına tescilli … plakalı aracın 24/08/2007 tarihinde satıldığı,

3.4.Borçların tahsili için mükellefe gerek 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun 48 inci maddesi kapsamında gerekse de ilgili yapılandırma kanunlarından faydalanabileceği hususlarında çeşitli zamanlarda bilgi verildiği, idareye ulaşan mükellefin dilekçelerine de ivedi bir şekilde cevap verildiği,

3.5.Mükellefin dilekçesinde belirttiği, “Hesaplarına e-haciz uygulanması nedeniyle borçlarını ödeyemediği” iddiasının olduğu, mükellefin 6552 sayılı Kanundan faydalandığı yapılandırma dilekçesinde, “Borçların yapılandırılmasından sonra e-haciz işleminin sonlandırılması durumunda bankadan kredi kullanarak borçlarım ödeyeceğini” beyan ettiği, ancak e-haczin iptal edilmesine rağmen borcunu ödemediği, borç ödeme konusunda kişinin iyi niyetten uzak olduğu, emekli maaşı üzerine konulan haczin de mükellefin dilekçesine istinaden kaldırıldığı,

3.6.Mükellefin dilekçesinde, “Defterlerinin teftişe alınarak Maliye’de kaybolduğuna” yönelik iddiasının ise mükellef tarafından Burhaniye Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılığı ile idareye hitaben yazmış olduğu 13/10/2006 tarih ve … sayılı dilekçesinde; “Defterlerinin muhasebecisi tarafından kaybedilmesi nedeniyle cezaevinde bulunduğunu”, konu ile ilgili çeşitli zamanlarda verilmiş olan dilekçelerinde, “Yasal defterlerinin kaybolması durumundan muhasebecisini sorumlu tuttuğunu”, Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/09/2005 tarihli …ayılı kararında, “Mükellef …ın vergi incelemesi için yasal defterlerini ibraz etmediğinin sabit olduğuna” hükmettiği,

3.7.Mükellef tarafından çeşitli zamanlarda idarelere yapmış olduğu başvurular ile Kamu

Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu başvurularda yer alan iddia ve talepleri karşılaştırıldığında dilekçelerin içeriklerinin hemen hemen aynı hususlar olduğu, 2013 ve 2016 yıllarında yapmış olduğu müracaatlara istinaden Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı ile yazışmalar yapıldığı,

3.8.Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılan işlemlerde yasal bir isabetsizlik bulunmadığı, ifade edilmiştir.

4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan 06/08/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazının ekinde yer alan Gelir

İdaresi Başkanlığı Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı Edremit Vergi Dairesi

Müdürlüğü’nün Tahsilat Müdürlüğü’ne yazdığı 06/03/2019 tarih ve … sayılı yazıda özetle;

4.1.Mükellef …’ın 12/05/1997 tarihinde işe başlamış olduğunun, 31/12/2008 tarihinde vergisel ödevlerini yerine getirmediğinden re’ sen terk ettirilmiş olduğunun, söz konusu tarihler arasında mükellefin ‘İkamet Amaçlı Bina İnşaat İşleri’ ile iştigal ettiğinin anlaşıldığı,

4.2.Mükellefin 06/03/2019 tarihi itibariyle toplam 169.871,49TL borcunun bulunduğu, söz konusu borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle 6183 sayılı Kanunun ilgili hükümleri gereği cebren takip ve tahsil işlemlerine başlanıldığı,

4.3….’ın borçlarını ödememesi nedeniyle ve 6183 sayılı Kanunun 55 inci madde hükmü gereği takip işlemlerine başlanılarak hakkında ödeme emirleri düzenlendiği, söz konusu ödeme emirlerinin mükellefe tebliğ edildiği, ödeme emirlerine ilişkin olarak mükellef tarafından 26/04/2004 tarih ve … sayılı dilekçe ile cevap verildiği, bu dilekçede, “Adına kayıtlı … plakalı araç dışında başka malvarlığının bulunmadığını elde edeceği hakkedişler ile borcunu ödemeye çalışacağını, bunun dışında taksitler halinde ödeme kolaylığının sağlanmasını” talep ettiği, dilekçesine cevaben, “Borcun KDV türünden olması nedeniyle tecil ve taksitlendirme talebinin yerine getirilemeyeceğinin” bildirildiği,

4.4…. tarafından Maliye Bakanlığına verilen 23/12/2004 tarihli dilekçeye, “6183 sayılı

Kanunun 48. maddesi kapsamında tecil ve erteleme kapsamına giren borçlar için dilekçe doldurması, girmeyen kısım için ise borcu karşılayacak miktarda teminat gösterilmesi” şeklinde cevap verildiği, mükellef tarafından, 14/01/2005 tarihli dilekçede, “Tecil ve ertelemeye girmeyen borcunu karşılayacak teminatının bulunmaması nedeniyle tecil ve erteleme talebinde bulunmayacağını” belirttiği,

4.5.Mükellef tarafından Maliye Bakanlığı’na 02/02/2005 tarihinde ikinci bir dilekçe yazdığı, “Adına kayıtlı bulunan ve borcu karşılamaya yetmediğini belirttiği aracından başka borcu ödeme gücünün bulunmadığından bahisle cebri tahsilat işlemlerinin sonlandırılmasını” talep ettiği, talebin reddedildiği,

4.6.Mükellef tarafından Burhaniye Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılığı ile 13/10/2006 tarihli dilekçesinde, “Yasal defterinin muhasebecisi tarafından kaybedilmesi nedeniyle cezaevinde bulunduğunu” belirttiği,

4.7.Mükellefin borçlarından mahsup edilmek amacıyla 6183 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine istinaden adına tescilli … plakalı araç 24/08/2007 tarihinde satıldığı,

4.8.Mükellef tarafından verilen dilekçeye istinaden 20/04/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden faydalandığı, ancak hiç ödeme yapılmadığından, mükellefe yapılandırmanın iptal olmaması amacıyla 15/07/2011 tarihinde yazı ile bilgi verildiği, ancak kısmi ödeme yapılması nedeniyle 05/03/2013 tarihinde yapılandırma dosyasının iptal edildiği,

4.9.Ayıca aynı zamanda mükellefin banka hesaplarına 13/11/2009 tarihinden itibaren çeşitli tarihlerde 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi gereği e-haciz uygulandığı, mükellef tarafından 10/04/2013 tarihli ve 17/04/2013 tarihli dilekçelerinde, “Banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinden sonra banka hesaplarındaki paranın alındığını, aracının icra yoluyla satıldığını, aciz halinin uygulanarak e-haciz işleminin sonlandırılmasını” talep ettiği, dilekçeye 27/06/2013 tarihinde cevap verildiği, yine e-haciz işlemleri ile ilgili olarak mükellef tarafından yazılan 31/01/2013 tarihli dilekçe ile 09/04/2013 tarihli dilekçelerinde, “Emekli maaş hesabına da ilgili banka tarafından e-haciz uygulandığı, bunun kaldırılması” ile ilgili talebine, olumlu yanıt verilerek ilgili banka şubesine 31/01/2013 tarihindeki yazı ve 09/04/2013 tarihli yazı ile

“Sadece maaş hesabı üzerinden hacizlerin kaldırılmasının” bildirildiği,

4.10.Mükellef tarafından verilen dilekçeye istinaden 25/11/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden faydalandığı, ancak hiç ödeme yapılmadığından dolayı 13/10/2015 tarihinde yapılandırma dosyalarının iptal edildiği, yapılandırma dilekçesinde mükellef, “Yapılandırma işleminden sonra e-haciz işleminin sonlandırılmasını, sonlandırılması halinde bankadan kredi kullanarak borçlarını ödeyeceğini” beyan ettiği, mükellefin dilekçelerindeki temel noktalarından biri olan e-haciz uygulamasından dolayı borcunu ödeme imkanının bulunmadığı hususu da mükellefin 6552 sayılı Kanunun kapsamındaki yapılandırma başvurusundan sonra e-haczin iptal edilmesine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle iyi niyetten uzak olduğunu gösterdiğini,

4.11.Mükellef tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan 10/10/2016 tarihli dilekçesinde daha önceki dilekçelerdeki hususlardan tekrardan bahsettiği, söz konusu dilekçeye cevap olarak 18/10/2016 tarihli yazı ile, “Borç miktarı ile 6736 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden faydalanabileceği” hususlarının bildirildiği, mükellef tarafından verilen dilekçeye istinaden 21/10/2016 tarihinde, 6736 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden faydalandığı, ancak yapılandırma dosyalarından … numaralı dosyaya hiç ödeme yapılmadığından 08/08/2017 tarihinde bu dosyanın iptal edildiği, … numaralı yapılandırma dosyasına kısmı ödeme yapılması nedeniyle 01/03/2019 tarihinde yapılandırma dosyasının kısmi ödendi olarak kaldırıldığı,

4.12.Mükellef tarafından verilen dilekçeye istinaden 30/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden faydalandığı, ancak hiç ödeme yapılmadığından 01/03/2019 tarihinde yapılandırma dosyası iptal edildiği,

4.13.Mükellef dilekçesinde, “İnceleme esnasında yasal defterlerinin inceleme yapılan birimlerde kayıp edildiği” iddiasında bulunulduğu, çeşitli zamanlarda verilen dilekçelerinde ise, “Yasal defterlerinin kaybolması durumundan muhasebecisini sorumlu tuttuğunun” görüldüğü, ayrıca Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2005 tarihli … sayılı kararlarında, “Mükellef …’ın vergi incelemesi için yasal defterlerini ibraz etmediğinin sabit olduğuna” hükmettiği,

4.14.Mükellefin borçlarının idare tarafından en hızlı şekilde tahsilinin yapılması gerektiği bilinciyle gerek 6183 sayılı Kanunun 48. maddesinden gerekse de ilgili yapılandırma kanunlarından faydalanabileceği hususlarında mükellefe gerekli bilgiler verildiği, bunun dışında da idareye ulaşan dilekçelerindeki diğer hususlara da ivedi bir şekilde cevap verildiği, ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

5.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun, “Tecil” başlıklı

48 inci maddesinde;

“Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunun çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir…”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9.Başvuran, 2004 yılında Edremit Vergi Dairesi’nce defterlerinin incelendiğini, defterlerinin idarede kayıp olduğunu, kendisine ceza kesildiğini, haciz işlemleri yapıldığını, kalp krizi geçirdiğini, şifahi olarak Vergi Dairesi ile görüştüğünü, mağdur olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10.İdare tarafından gönderilen cevabi yazı ve ekleri tetkik edildiğinde; konuya ilişkin mahallinden alınan bilgi ve belgelerden; mükellefin 12/05/1997 tarihinden itibaren ‘İkamet

Amaçlı Bina İnşaat İşleri’ ile iştigal ettiği; 31/12/2008 tarihinde vergisel ödevlerini yerine getirmediğinden dolayı re’sen terk ettirildiği; söz konusu tarihler arasında çoğunluk olarak mükellefiyet ile ilgili borçları olmak üzere ilgili vergi dairesine borcunun bulunduğu; 6111, 6552, 6736, 7143 sayılı Kanunlardan yararlanmak için başvuruda bulunduğu; borçlarını düzenli ödemediğinden dolayı yapılandırmalarının iptal edildiği; söz konusu borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle hakkında 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili hükümleri gereği cebren takip ve tahsil işlemlerine başlanıldığı,

11. Yapılan takip ve cebri tahsilat işlemlerinde mevzuat hükümlerine aykırı bir husus bulunmadığı, mükellefin defterlerinin idarede kaybolduğuna yönelik iddiasının somut bir delile dayanmadığı, mükellefin dilekçesinde yer alan talebinin yerine getirilmesinin mevzuat hükümleri gereğince mümkün bulunmadığı, usulüne uygun olarak tarh ve tahakkuk ettiği halde süresinde ödenmeyen kamu alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinin gerektiği, 6183 sayılı Kanunun

62 nci maddesinde, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen

borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haciz olunacağının hükme bağlandığı, buna göre, ödeme süresi içerisinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla amme borçlusunun mal, hak ve alacaklarına tahsil dairesince haciz tatbik edilmesinin kanundan doğan bir gereklilik olduğu, bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mükellefin başvurusunda yer alan taleplerinin yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı, konuyla ilgili olarak mükellefin 2013 ve 2016 yıllarında yapmış olduğu müracaatlara istinaden idareler arasında çeşitli yazışmalar yapıldığı,

12. Mükellefin 12/05/1997 tarihinde işe başladığı vergisel ödevlerini yerine getirmediğinden dolayı 31/12/2008 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği, 06/03/2019 tarihi itibariyle toplam 169.871,49 TL borcunun bulunduğu, 6111,6552,6736 ve 7143 sayılı alacakların yapılandırılması kanunlarına başvurduğu, mükellefin düzenli ödemediğinden dolayı yapılandırmalarının idare tarafından iptal edildiği, mükellefin idarelere olan borçlarına mahsup edilmek amacıyla adına tescilli … plakalı aracın 24/08/2007 tarihinde satıldığı, borçların tahsili için mükellefe gerek 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun 48 inci maddesi kapsamında gerekse de ilgili yapılandırma kanunlarından faydalanabileceği hususlarında çeşitli zamanlarda bilgi verildiği,

13. Mükellefin dilekçesinde e-haciz işleminin sonlandırılması durumunda bankadan kredi kullanarak borçlarım ödeyeceğini beyan ettiği, ancak e-haczin iptal edilmesine rağmen borcunu ödemediği, borç ödeme konusunda kişinin iyi niyetten uzak olduğu, emekli maaşı üzerine konulan haczin de mükellefin dilekçesine istinaden kaldırıldığı,

14. Mükellefin dilekçesinde, “Defterlerinin teftişe alınarak Maliye’de kaybolduğuna” yönelik iddiasıyla ilgili olarak ise; mükellef tarafından Burhaniye Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılığı ile idareye hitaben yazmış olduğu 13/10/2006 tarih ve 39510 sayılı dilekçesinde; “Defterlerinin muhasebecisi tarafından kaybedilmesi nedeniyle cezaevinde bulunduğunu” belirttiği, konu ile ilgili çeşitli zamanlarda verilmiş olan dilekçelerinde, yasal defterlerinin kaybolması durumundan muhasebecisini sorumlu tuttuğu, Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/09/2005 tarihli E:2005/406, K:2005/492 sayılı kararında, “Mükellef …’ın vergi incelemesi için yasal defterlerini ibraz etmediğinin sabit olduğuna” hükmedildiğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.

15.İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvuranın vergisel ödevlerini yerine getirmemesinden dolayı ceza işlemi uygulandığı, borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanunun ilgili hükümleri gereği cebren takip ve tahsil işlemleri yapıldığı, idare tarafından dilekçelerine cevap verildiği, dilekçelerine binaen 6183 sayılı Kanun ve çeşitli yapılandırmalara ilişkin kanunlardan faydalandırıldığı, mükellefin defterlerinin idarede kaybolduğuna yönelik iddiasının somut bir delile dayanmadığı, aksine başvuranın beyanlarında kanunen tutulması zorunlu defterlerin kayıp olmasından muhasebecisini sorumlu tuttuğu anlaşılmıştır.

16.Bu kapsamda; ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, idarenin yapmış olduğu işlemlerde mevzuata aykırı bir husus tespit edilemediğinden başvurunun reddedilmesi, bununla birlikte idare tarafından 6183 sayılı Kanunun 75. Maddesi kapsamında başvuranın aciz halinin bulunup bulunmadığının araştırılarak, buna göre işlem tesis edilmesi gerektiği hususunun idareye hatırlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Balıkesir Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ

EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi