ÖZET: Başvuran, müktesep hakkı gereği şube müdürlüğü kadrosuna yeniden atanma talebinde bulunmuştur. Kazanılmış hak kavramı, bu hakkın yürürlükte olan kurallara göre fiilen elde edilmesini gerektirir. Başvuranın daha önce şube müdürü olarak atanması, ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleşmiştir. Ancak, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Yönetmeliği’nin 22. maddesi, idareye bu atama konusunda takdir yetkisi tanımaktadır.

İdare, boş kadrolara atama yaparken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmek zorundadır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesi, idarenin takdir yetkisini kullanmasıyla ilişkilidir. İdarenin bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya zorlanamayacağı, yargı denetiminin hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9574-S.21.15462

BAŞVURU NO : 2020/103802

KARAR TARİHİ : 29/06/2021

RET KARARI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kazanılmış hakkı kapsamında yeniden şube müdürü olarak atanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle;

1.1) İstanbul Güngören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okul müdürü olarak görev yapmakta

olduğunu,

1.2) 2014 yılında yazılı sınav sonucu Erzincan İlinin Refahiye İlçesinde kadrolu şube müdürlüğü yaptıktan

sonra ailevi sebeplerden bu görevden ayrılarak öğretmenliğe döndüğünü,

1.3) 01/04/2018 tarihinde Bakanlık tarafından yapılan şube müdürlüğü sınavına yaptığı başvurusu üzerine

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “daha önceden şube müdürlüğü yaptığı görüldüğünden reddedildi” denilerek müktesep hakkı olduğundan tekrar sınava girmesine gerek olmadığının belirtildiğini,

1.4) Bunun üzerine 17/04/2018 tarihinde müktesep hakkı gereği ve mağduriyetinin giderilmesi için isteğe

bağlı şube müdürlüğü atamasının yapılması talebinde bulunarak dilekçesini görev yaptığı kurum üzerinden silsile yolu ile Bakanlığa ilettiğini, ancak tarafına herhangi bir cevap yazısı gönderilmediğini,

1.5) Temmuz 2020’de uygulanan şube müdürlüğü rotasyonundan sonra hemen hemen tüm il ve ilçelerde

şube müdürlüğü kadrolarında münhaller oluştuğunu ve bu kadrolara atanma yeterliliği olmayanların vekaleten görevlendirildiğini,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

1.6) Bunun üzerine 18/08/2020 tarihli ve kayıt sayılı dilekçesini o tarihte görev yaptığım kurum

olan İstanbul Küçükçekmece Marmara Kız Anadolu Lisesi Müdürlüğü üzerinden Bakanlığa göndererek MEB Personelinin Görevden Yükselme Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle

Atanması Hakkında Yönetmeliğin 22 nci maddesinin 1 inci fıkrası (b) bendinde yer alan “ …

Bakanlıkta veya diğer kamu kurum veya kuruluşlarında daha önce asaleten bulunulan görevler ile bu görevlere aynı düzey görevlere veya alt görevlere görevden yükselme sınavına tabi tutulmadan ve hizmet şartı aranmadan atama yapılabilir.” hükmü gereği şube müdürlüğü atamasının yapılmasını talep ettiğini,

1.7) Bakanlığın 09/12/2020 tarihli ve E. sayılı yazısında hizmet şartı aranmadan, kanunların

idareye vermiş olduğu takdir yetkisine dayalı olarak şube müdürü kadrosuna atanabileceğinin, talebiyle ilgili olarak idarenin takdir hakkının bulunduğunun ve takdir hakkını kamu yararı ve hizmet gereklerini ön planda tutarak kadro ve ihtiyaç durumuna uygun bir şekilde kullanacağının belirtildiğini,

1.8) Şube Müdürü atanma talebiyle ilgili idarenin takdir hakkı bulunmakla beraber 2018 yılında yapılan

şube müdürlüğü sınavına başvurusunun, müktesep hakkı bulunması gerekçesiyle kabul edilmemesinin ve dilekçelerine rağmen atamasının yapılmamasının mağduriyetine yol açtığını, 20 yıllık meslek hayatında bugüne kadar sicilinde herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığını, çeşitli zamanlarda Kaymakamlık ve Valilik makamlarınca teşekkür belgeleri, başarı belgeleri, üstün başarı belgesi ve ödül belgesi ile taltif edildiğini ifade ederek; müktesep hakkı gereği ve 2018 yılında yapılan şube müdürlüğü sınavına başvurusunun kabul edilmemesinden dolayı oluşan mağduriyetinin giderilmesi için tercihlerinin alınarak şube müdürlüğü atamasının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 31/05/2021 tarihli ve E- –

sayılı yazısında;

2.1) Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatına ait kadrolara, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas

alınarak görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda uygulanacak usul ve esasların Millî Eğitim

Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması

Hakkında Yönetmelik ile belirlendiği,

2.2) Başvuranın, İstanbul İli Küçükçekmece Anadolu Lisesi Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı iken söz

konusu Yönetmeliğin ilgili hükümleri uyarınca görevde yükselme suretiyle atandığı Erzincan İli

Refahiye İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü görevine 06/05/2014 tarihinde başladığı, akabinde Erzincan Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 29/08/2014 tarihli ve sayılı yazısı eki şube müdürü görevinden istifa ederek İstanbul iline öğretmen olarak atanmak isteğine ilişkin 26/08/2014 tarihli dilekçesi üzerine 05.09.2014 tarihinde şube müdürü görevinden İstanbul İl Millî

Eğitim Müdürlüğü emrine Öğretmen olarak atandığı,

2.3) Daha önce görevde yükselme sınavıyla şube müdürü kadrosuna atanan ve 06/05/2014 -15/09/2014

tarihleri arasında fiilen şube müdürü görevini asaleten yürüten başvuranın, bu hüküm çerçevesinde

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

görevde yükselme sınavına tabii tutulmadan ve hizmet şartı aranmadan, Kanunların idareye vermiş olduğu takdir yetkisine dayalı olarak şube müdürü kadrosuna atanabileceği,

2.4) Başvuranın da bundan hareketle kendi serbest iradesiyle öğretmen olarak atandıktan sonra İstanbul

Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 19/04/2018 tarihli ve 19/08/2020 tarihli yazıları ekinde

Bakanlığa gönderilen dilekçeleri ile müktesep hakkından dolayı şube müdürü kadrosuna atanmak isteğinde bulunduğu,

2.5) Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendinden de görüleceği üzere davacının şube müdürü olarak atanmasının idarenin takdirine bırakıldığı;

2.6) Buna göre, başvuranın talebiyle ilgili olarak idarenin takdir hakkını kamu yararı ve hizmet gereklerini

ön planda tutarak, kadro ve ihtiyaç durumuna uygun bir şekilde kullanacağı kuşkusuz olduğu,

2.7) Başvuran ile aynı durumda olan çok sayıda personelin yeniden şube müdürü olarak atanma talebinde

bulunduğu; ancak, il-ilçe millî eğitim müdürlükleri şube müdürü kadroları sınırlı sayıda olduğundan, her atanma isteğinin karşılanmasının mümkün bulunmadığı,

2.8) Üstelik şube müdürü kadrosundan kendi serbest iradesiyle öğretmen kadrosuna atanan başvuranın

yeniden şube müdürü olarak atanması talebinin; kadro, ihtiyaç ve hizmet gerekleri dikkate alındığında yerine getirilememesi konusunda Bakanlığı kusurlandıracak haklı bir nedenin bulunmadığı,

2.9) Nitekim; idare hukuku prensiplerine göre, hukukî statü bakımından; bos olan bir idarî kadro üzerinde

idarenin tasarrufta bulunabileceği ve söz konusu idarî kadro için gerekli koşulları taşıyan personelle kadroyu doldurma konusunda takdir hakkı bulunduğunun tartışmasız olduğu,

2.10) Diğer taraftan; taşra teşkilatı il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin, merkezi idarenin eğitim ve sosyal

politikalarını yerel düzeyde hayata geçirmek üzere oluşturulmuş birimler olduğu; bu bakımdan, il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticilerinin seçimi ve atanması konusunda herhangi bir seçme sınavına bağlı kalmadan merkezi idareye geniş bir atama yetkisi tanındığı,

2.11) 2020 yılının Ağustos ayı itibariyle münhal bulunan şube müdürlüğü sayısının 396 olduğu, 2020

yılının Ağustos ayı itibariyle vekâleten görevlendirme suretiyle 103 personelin şube müdürlüğü görevi yürüttüğü,

2.12) 15/12/2020 tarihli İl-İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri Şube Müdürü Kadrolarına Makam Onayı

Doğrultusunda Görevde Yükselme Yoluyla Atama Duyurusu kapsamında 153 personelin şube müdürü olarak atandığı,

2.13) 28/05/2021 tarihi güncel münhal şube müdürü kadro sayısının 332 olduğu, ayrıca halihazırda

vekaleten görevlendirme suretiyle yürütülen şube müdürlüğü sayısının ise 163 olduğu, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

5.1) “Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme” başlıklı 71 inci maddesinde;

“Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda, kuruluş kanunlarında veya

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde dikkate alınır.

Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.”

5.2) “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinde;

“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.

Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler.”

6) 12/10/2013 tarihli ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı

Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması

Hakkında Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 22 nci maddesinde; “… b) Hizmet grupları arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Ancak ilgilinin talebi üzerine, Bakanlıkta veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce asaleten bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan ve hizmet şartı aranmadan atama yapılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; ilgili idarenin atama

konusunda takdir yetkisine sahip olması nedeniyle idarenin başvuranın talebini reddetmesine yönelik

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

işleminde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, müktesep hakkı gereği şube müdürlüğü kadrosuna yeniden atanmayı talep etmektedir.

9) Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara

göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekmektedir. Somut olayımızda, başvuranın asaleten şube müdürlüğü görevi yaptığı, yani atamasının yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde atamasının yapılarak şube müdürlüğü unvanını elde ettiği görülmektedir. Bu noktada, başvuranın Şube Müdürlüğü kadrosuna ilk olarak sınavsız olarak atanmasının bir önemi bulunmamakta olup, ilgili mevzuatı uyarınca atamasının yapılmış olması yeterlidir.

10) Kazanılmış hak kavramının bir yansıması olarak, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde

Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin 22 nci maddesinde daha önce asaleten bulunulan görevlere görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabileceği düzenlenmiştir. Ancak, madde metninden anlaşılacağı üzere bu konuda idareye bir takdir yetkisi tanınmıştır.

11) Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak

veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkanına sahip olması olarak tanımlanabilir.

12) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.

Ancak, şüphesiz ki, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.

13) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, takdir yetkisine

dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetiminin, hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ve yerindelik denetimi yapılamayacağı açıkça vurgulanmıştır. Buna göre, idarenin münhal (boş) bulunan bir kadroya/kadrolara kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi/kişileri atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi; bu husustaki yargısal denetimde, işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, anılan kadroya atanma koşullarını taşıyan kişiler arasında değerlendirme yapılarak seçim yapmaya zorlamak suretiyle idarenin takdir yetkisini kaldırarak belli bir kişinin atanması sonucunu doğurabilecek şekilde iptal kararı verilememektedir.

14) Nitekim, Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre de, idarelerin boş bulunan bir kadroya kamu yararı

ve hizmet gereklerini gözeterek atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduklarından, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetimi hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi yapılamamakta, yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir. (Bakınız, Danıştay 5 inci

Dairesinin 27/02/2006 tarihli ve E:2004/5066, K:2006/751 sayılı kararı)

15) Somut olayımızda, başvuranın şube müdürü unvanını aldıktan sonra kendi isteği ile şube müdürlüğü

kadrosundan ayrıldığı, bu durumda olanların şube müdürlüğüne tekrar atanması halinde sınava tabi tutulmayacaklarının yukarıda yer verilen Yönetmelikte düzenlendiği görülmekle birlikte, bu düzenlemenin idarenin atama konusunda sahip olduğu takdir yetkisini ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanmasının hukuken mümkün olmadığı, söz konusu düzenlemenin idarenin yetkisini bağlı yetki haline getirmeyeceği, idarenin, boş bulunan bir kadrodaki göreve atanma koşullarını taşıyanlar arasında, kamu yararı ve hizmet gereklerini de gözetmek suretiyle en uygun kişiyi atama veya görevlendirme konusunda tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğu gibi bu yetkinin belirli bir kişi yararına kullanılması ya da belli bir kadroya atanması konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasına hukuken olanak bulunmadığı, bu kapsamda, olayda, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığına dair bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın ilgili mevzuatı uyarınca daha

önceden Şube Müdürlüğü unvanını ihraz ettiği ve kazanılmış hakka sahip olduğu tespit edilmekle birlikte, idarenin boş bulunan Şube Müdürlüğü kadrosuna atama konusunda takdir hakkına sahip olduğu, Kurumumuzun da idarenin bu takdir hakkını ortadan kaldıracak mahiyette karar almasına imkân bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, idarece 60 günlük dava açma süresi içinde dilekçelere cevap vermemesi durumunda dava açma süresinin başladığı açık olsa da, asıl olan ilgililerce belli bir beklentiyle yapılan bu talepler karşısında idarelerin yazılı olarak ret işlemi uygulaması olduğundan, başvuranın dilekçelerine açıkça cevap vermeyerek zımnen reddetmiş olması nedeniyle dilekçe hakkı” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine, uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Ret kararının Başvurana ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr