|
ÖZET: Başvuran, Bahçelievler Belediyesi’ne yaptığı müracaatta, müktesep haklar çerçevesinde yapılaşma haklarının engellenmemesi ve bu hakların verilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurusunda, 22/03/2021 tarihinde kabul edilen imar plan notlarına atıfta bulunarak, ilgili idarenin bu planlara uymadığını ve bu nedenle konutunu yenileyemediğini belirtmiştir. İlgili idare ise, başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, başvuranın parselinin 16.08.2012 tarihli imar planına tabi olduğunu ve bu planda belirtilen yapılaşma koşullarının yerine getirilmediğini ifade etmiştir.
Bahçelievler Belediyesi, başvuranın talebine ilişkin detaylı bir inceleme yaparak, ilgili parselin yapılaşma koşullarının 16.08.2012 tarihli plana göre belirlendiğini, bu planda müktesep hakların uygulanabilmesi için gerekli belgelerin eksik olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği yapılaşmanın, mevcut imar planına ve kamu yararına aykırı olabileceği vurgulanmıştır. İdare, başvuranın müktesep haklarının korunması için gerekli şartların sağlanmadığını ve bu nedenle talebin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit edilmediğini ve idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığını belirtmiştir. Başvuranın, idarenin kararına karşı yargı yoluna başvurabileceği de hatırlatılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5202-S.23.8502
BAŞVURU NO : 2022/17383
KARAR TARİHİ : 19/04/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAHÇELİEVLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, müktesep haklar ile ilgili plan notuna uygun olarak yapılaşma haklarının engellenmemesi ve plan notuna uygun yapılaşma haklarının verilmesi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda başvuran özetle, “22/03/2021 tarihinde kabul edilen müktesep haklar ile ilgili imar plan notuna ilgili idarenin uymamasından dolayı malikleri arasında bulunduğu konutu yenileyemediklerini, plan notlarına uymanın vatandaşlar kadar ilgili idare tarafından da zorunlu olduğunu, buna aykırı hareket edilemeyeceğini, 1970’li yollarda imarlı ve iskanlı olarak yaptıkları konutu ilgili plan notuna göre yenilemenin hukuken en doğal hakları olduğunu, ancak dilekçe cevabında görüleceği üzere ilgili idarenin, müktesep hak planı notuna aykırı davranarak meri imar planına göre cevaplandırdığını, oysaki vatandaşın talep ettiği takdirde müktesep haklar ile ilgili plan notuna uygun şekilde kanunen yapılaşabileceğini ve bu tercihin vatandaşa ait olduğunu, yani vatandaşın isterse meri plana göre isterse müktesep hak plan notuna göre yapılaşabileceğini” iddia ve ifade ederek “Aralık 2020’de İBB
Büyükşehir Meclisinde kabul edilen 1/5000 nazım imar plan notu ve 22/03/2021 tarihinde kabul edilen 1/1000 uygulama imar plan notunda yer alan müktesep haklar ile ilgili plan notuna uygun olarak yapılaşma haklarının engellenmemesini ve plan notuna uygun yapılaşma haklarının verilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca Bahçelievler Belediye Başkanlığından 02/01/2023 tarih ve S. sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Bahçelievler Belediye Başkanlığından alınan 13/01/2023 tarih ve E- – – / sayılı cevabi yazıda özetle;
3.1. İlçesi, Mah. Sokak No: İç Kapı No: ile belirtilen adresin
Mahalle’sinde yer alan ada parsel sayılı yer olduğu, söz konusu parselin;
21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında ‘D’ ile gösterilen İmar Kanunun
18. Maddesine göre uygulama yapılacak alanda kalmakta iken 21.06.2009 t.t.’li Revizyon Uygulama İmar
Planı’nın ‘D’ ile gösterilen “düzenleme alanlarına ilişkin kısmının” yargı kararı ile iptal edildiği, bölgenin plansız kaldığı, mahkeme kararı gereğince hazırlanan planın 16.08.2012 tarihinde onaylandığı, 16.08.2012 t.t.’li planın, 21.06.2009 planından bağımsız bir plan olup kendine özgü uygulama hükümlerinin yer aldığı,
3.2. Söz konusu parselin, 16.08.2012 t.t.’li 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda KAKS: 1.50 yapılaşma koşullarında konut alanında kalmakta olup yapılaşma koşullarının plan notları ile açıklandığı,
Buna göre:
“1- ‘D’ düzenleme alanlarında İmar Kanunun 15., 16., 17., Ve 18. Maddelerinin uygulama sınırları iptal edilmiştir. Bu alanlar içinde 18. Madde uygulanması gerekli görülen bölümler, encümen kararı ile belirlenecektir. (İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller oluşmadan uygulama yapılamaz.14.06.2013 t.t.’li plan notu değişikliği ile “İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller oluşturacak şekilde imar adası etüdü yapılarak imar durumu verilir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.)
2- Yapılaşma Şartları;
A) KAKS= 1.50 olan imar adalarında ön bahçe mesafesi 5 m, yan ve arka bahçe mesafesi 4m’dir.
B)KAKS= 1.20 veya İkiz Düzen 3 Kat yapılaşma koşulundaki imar adalarında; Ayrık veya ikiz Düzen 3 Kat
İçin ön, yan ve arka bahçe mesafesi 3 m’dir. İmar adası bütününde yapılaşma taleplerinde; KAKS:1.50 olup 3 kattan daha yüksek bina yapılması halinde ön bahçe mesafesi 5m, yan ve arka bahçe mesafesi 4m’dir.
3- Yapılaşmada teşekkül istikamet uygulanmayacaktır.
4- Park alanlarının bedelsiz kamu eline geçmesi halinde yapılacak yapı park alanına 3m’ye kadar yaklaşabilir.
5-Açıklanmayan konularda 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bahçelievler İlçesi Revizyon Uygulama
İmar Planı kararları ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri geçerlidir.
6- Planlarda Yeşil Alan, Spor Alanı, Meydan ve Yol gibi kamuya açık alanların zemin altları ilgili kurumların (Ulaşım Daire Başkanlığı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Zemin ve Deprem İnceleme
Müdürlüğü, Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı, taşkın alanlarında İSKİ vb.) uygun görüşleri alınarak uygulama aşamasında Ulaşım ve Trafik Düzenleme Komisyonu (UTK) kararı alınarak “Zeminaltı Katlı
Otopark” yapılabilir.
7- Açık Otopark Alanlarına ilişkin, bu alanlar açık veya kapalı otopark alanlarıdır. Kapalı otopark alanlarında mülkiyeti şahıslara ait alanlar için ilgililerinin müracaatı ve ilgili kurumların (Emlak ve
İstimlak Daire Başkanlığı, Ulaşım Daire Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı vs.) uygun görüşleri alınarak Ulaşım ve Trafik Düzenleme Komisyonu (UTK) kararı ile “Özel Katlı Otopark” olarak uygulama yapılabilir.” hükümlerine göre uygulama yapıldığı,
/
3.3. İlgi yazınız ekinde gönderilen dilekçede sözü edilen müktesep haklarla ilgili plan notunun
“22.03.2021 T.T.’Lİ İlçesi, ( Merkez, ve ( Merkez, Mahallelerine İlişkin Kentsel Dönüşüme Yönelik 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan Notları İlgili İdare tarafından tehlike arz etmesi sebebi ile tedbir amaçlı boşaltılan ve sonrasında ilgilisince veya İdarece yıkılan ya da yıkılacak yapılar ile, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki
Kanun kapsamında Riskli Yapı Tespiti yapılmış binaların yıkılıp yeniden yapılması durumunda; 1- 21.06.2009t.tli 1/1000 ölçekli Bahçelievler Revizyon Uygulama İmar planından önce, yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olan; meri imar planına göre tamamı donatı veya yol alanında kalmayan ya da bir kısmı donatı veya yol alanında kalıp imarlı alanına göre yapılaşabilecek parsellerde; yıkılıp yeniden yapılması halinde; talep edilmesi durumunda meri imar planındaki fonksiyonunu korumak şartıyla; yapı ruhsatında veya yapı kullanma izin belgesinde yer alan iskana konu toplam inşaat alanına ve yol kotunun üzerindeki kat adedine göre uygulama yapılır.
1-a) Binanın kot aldığı noktanın altındaki bodrum katlarda yapılacak olan otoparklar, sığınak v.b ortak alanlar toplam inşaat alanına dahil değildir.
1-b) 3194 Sayılı İmar Kanunun Geçici 16. Maddesine göre uygulama yapmış binalar için bu plan notu geçerli değildir.
1-c) Zemin ve Temel Etüdü uygulama esasları ve rapor formatı esaslarına göre yapılacak zemin etüt raporları doğrultusunda, uygulama yapılacaktır. Bina yüküne göre zemin iyileştirmesi gerektiren alanlarda, zemin iyileştirmesi yapılmadan uygulama yapılamaz.
1-d) Açıklanmayan hususlarda meri yönetmelik hükümleri ile meri plan notları geçerlidir.” Hükümlerini içerdiği,
3.4. Şikâyetçinin müktesep haklar ile ilgili uygulama yapmak istemesine ilişkin 16.08.2012 tastik tarihli Uygulama İmar Planı değişmediği sürece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, söz konusu parselin Tavukçu Deresi koruma sahası içerisinde kalmakta olup, 16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğu, tek başına yapılaşamadığından müktesep haklara göre uygulama yapılması halinde, plan bütününe ait uygulamayı bozucu nitelikte olduğu, ayrıca müktesep haklarla ilgili plan notlarının 21.06.2009 t.t.’li plan hükümleri içerisinde uygulama yapılacak alanlarda yer alan; yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olan; meri imar planına göre tamamı donatı veya yol alanında kalmayan ya da bir kısmı donatı veya yol alanında kalıp imarlı alanına göre yapılaşabilecek parselleri kapsadığı, imar dosyasında yapılan incelemede parsele ait ruhsat veya iskan belgesine rastlanmadığı, ilgi yazı ekinde gönderilen Temel Ruhsatının, bina ruhsatı niteliğinde olmayıp; plan notunda atıfta bulunulan müktesep hakların kullanılmasına esas inşaat alanı m2’sinin yer almadığı,
3.5. Söz konusu parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, bu bağlamda bahse konu ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı, onaylı ada etüdüne göre; nolu parsellerin tevhid edilmesi halinde uygulama yapılabileceği, bu tür alanlarda 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat olduğu,
3.6. İlgilisinin talebinin reddedilmediği, kendisine mer’i plan koşullarına göre ne şekilde uygulama yapılacağı hususunda bilgilendirme yapıldığı, müktesep haklar ile ilgili plan notu 21.06.2009 tastik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı’na göre uygulama yapılacak alanlar ile ilgili
olduğundan şikayet konusu parselin 21.06.2009 tastik tarihli plana tabi olmadığı, sadece açıklanmayan hususlarda bu plana tabi olduğu,
3.7. 22.03.2021 tastik tarihli 1/1000 ölçekli ilçesi ( Merkez, ve ( Merkez, Mahallelerine ilişkin Kentsel Dönüşüme Yönelik 1/1000 ölçekli Uygulama İmar
Plan Notlarının 18.06.2021 – 26.07.2021 tarihleri arasında askıya çıktığı ve askı süresi bitiminden itibaren uygulamaya başlandığı, ayrıca 22.03.2021 tarihinde – işlem numaralı ‘Bahçelievler Merkez
Yenibosna Kocasinan Mahalleleri 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Riskli Yapılara İlişkin Plan Notu
Değişikliği’nin onaylandığı söz konusu değişikliğe yapılan itiraz sonucu 24.03.2022 tarihinde ‘22.03.2021 t.t.’li Bahçelievler Merkez Yenibosna Kocasinan Mahalleri Riskli Yapılara İlişkin 1/5000 Ölçekli Nazım
İmar Planı Plan Notu Değişikliği İtirazı’nın onaylandığı, itirazın Bahçelievler Merkez Mahallesi’nin kapsam dışına alınmasına ilişkin olup; parselin bulunduğu alanı ilgilendirmediği,
3.8. 16.08.2012 tastik tarihli ‘Bahçelievler İlçesi 21.06.2009 t.t.’li 1/1000 Ölçekli Rev. Uygulama İmar
Planında Yer Alan D Düzenleme Alanlarında Uygulama Sınırlarının İptali ve Yapılaşma Koşullarının
Belirlenmesi Hakkında 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Tadilat Teklifi’nin 15.10.2012 – 15.11.2012 tarihleri arasında askıya çıktığı ve askı süresi bitiminden sonra uygulamaya başlandığı,
3.9. Şikayetçinin konutunun kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi durumunda müktesep haklar bakımında kaybının olup olamayacağının parsele ilişkin inşaat alanını gösterir ruhsat veya iskan belgesi bulunmadığından belirlenemediği,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”
,
4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
6.2. “İnceleme ve araştırma başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
7. 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”;
7.2. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; (Değişik tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır…”,
7.3. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde, “(Başlığı ile Birlikte
Değişik:29/11/2018-7153/11 md.) Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal
Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur.
İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.
Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alınır.
Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmez.”,
7.4. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde
planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”,
7.5. “İfraz ve tevhid” başlıklı 15’inci maddesinde, “(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.”,
7.6. “Tescil ve şüyuun izalesi” başlıklı 16’ncı maddesinde, “Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.
Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir.
Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir.
Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir. ,
7.7. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
…”,
7.8. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde, “İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında
/
ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır.
Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. …”,
8. 5393 sayılı Belediye Kanununun; 8.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla… İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı… yapar veya yaptırır…”,
8.2. “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinde; “Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır… c) Belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni planını kabul etmek…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Şikayetçi, iş bu kararın 1 No.lu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere, Aralık 2020’de İBB Büyükşehir Meclisinde kabul edilen 1/5000 nazım imar plan notu ve 22/03/2021 tarihinde kabul edilen 1/1000 uygulama imar plan notunda yer alan müktesep haklar ile ilgili plan notuna uygun olarak yapılaşma haklarının engellenmemesini ve plan notuna uygun yapılaşma haklarının verilmesini talep etmektedir.
11. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı İmar
Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7. ve 8. maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup, 10. maddesinde de belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir.
12. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi belirliliktir. Belirlilik hukuki güvenliğin bir sonucu olarak; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.
13. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan
Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında da; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki
Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.
14. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler ve Mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede “kamu yararı” , “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (http://www.inhak.adalet.gov.tr/inhak_bilgi_bankasi/el_kitaplari/mulikyet_kilavuz.pdf, 13/2/2018).
15. Başvuru konusu somut olay incelendiğinde,
15.1. Konu ile ilgili olarak, Bahçelievler Belediye Başkanlığının Kurumumuz tarafından istenen bilgi-belge isteme yazısına istinaden gönderdiği 16/11/2022 tarihli cevabi yazı tetkik edildiğinde, idarece tarafından şikayete konu Bahçelievler İlçesi, Mah. Sokak No: ’da yer alan
Bahçelievler ilçesi Mahalle’sinde yer alan ada parsel sayılı taşınmaza ilişkin hukuki ve idari sürece ilişkin açıklamalara yer verildiği,
15.2. Buna göre söz konusu parselin; 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama
İmar Planında ‘D’ ile gösterilen İmar Kanunun 18. Maddesine göre uygulama yapılacak alanda kalmakta iken 21.06.2009 t.t.’li Revizyon Uygulama İmar Planı’nın ‘D’ ile gösterilen “düzenleme alanlarına ilişkin kısmının” yargı kararı ile iptal edildiği, bölgenin plansız kaldığı, mahkeme kararı gereğince hazırlanan planın 16.08.2012 tarihinde onaylandığı, 16.08.2012 t.t.’li planın, 21.06.2009 planından bağımsız bir plan olup kendine özgü uygulama hükümlerinin yer aldığı, 16.08.2012 t.t.’li 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda KAKS: 1.50 yapılaşma koşullarında konut alanında kalan parselin yapılaşma koşullarının plan notları ile açıklandığı, plan notunda, “1- ‘D’ düzenleme alanlarında İmar
Kanunun 15., 16., 17., Ve 18. Maddelerinin uygulama sınırları iptal edilmiştir. Bu alanlar içinde 18.
Madde uygulanması gerekli görülen bölümler, encümen kararı ile belirlenecektir. (İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller oluşmadan uygulama yapılamaz.14.06.2013 t.t.’li plan notu değişikliği ile “İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller oluşturacak şekilde imar adası
etüdü yapılarak imar durumu verilir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği,
15.3. Söz konusu parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı, onaylı ada etüdüne göre; /5 nolu parsellerin tevhid
edilmesi halinde uygulama yapılabileceği, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok:
10 kat olduğu,
15.4. Şikâyetçinin müktesep haklar ile ilgili uygulama yapmak istemesine ilişkin 16.08.2012 tastik tarihli Uygulama İmar Planı değişmediği sürece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, söz konusu parselin Tavukçu Deresi koruma sahası içerisinde kalmakta olup 16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğu, tek başına yapılaşamadığından müktesep haklara göre uygulama yapılması halinde, plan bütününe ait uygulamayı bozucu nitelikte olduğu, ayrıca müktesep haklarla ilgili plan notlarının 21.06.2009 t.t.’li plan hükümleri içerisinde uygulama yapılacak alanlarda yer alan; yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olan; meri imar planına göre tamamı donatı veya yol alanında kalmayan ya da bir kısmı donatı veya yol alanında kalıp imarlı alanına göre yapılaşabilecek parselleri kapsadığı, imar dosyasında yapılan incelemede parsele ait ruhsat veya iskan belgesine rastlanmadığı, ilgi yazı ekinde gönderilen Temel Ruhsatının, bina ruhsatı niteliğinde olmayıp; plan notunda atıfta bulunulan müktesep hakların kullanılmasına esas inşaat alanı m2’sinin yer almadığı,
15.5. İlgilisinin talebinin reddedilmediği, kendisine mer’i plan koşullarına göre ne şekilde uygulama yapılacağı hususunda bilgilendirme yapıldığı, müktesep haklar ile ilgili plan notu 21.06.2009 tastik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı’na göre uygulama yapılacak alanlar ile ilgili olduğundan şikayet konusu parselin 21.06.2009 tastik tarihli plana tabi olmadığı, sadece açıklanmayan hususlarda bu plana tabi olduğu,
15.6. 16.08.2012 tastik tarihli ‘Bahçelievler İlçesi 21.06.2009 t.t.’li 1/1000 Ölçekli Rev. Uygulama İmar
Planında Yer Alan D Düzenleme Alanlarında Uygulama Sınırlarının İptali ve Yapılaşma Koşullarının
Belirlenmesi Hakkında 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Tadilat Teklifi’nin 15.10.2012 – 15.11.2012 tarihleri arasında askıya çıktığı ve askı süresi bitiminden sonra uygulamaya başlandığı,
anlaşılmaktadır.
16. Danıştay 6. Dairesinin 12/10/2020 tarihli ve 2016/2205 E. 2020/9174 K. sayılı kararında, “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç
yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir
Düzenleyici işlem olan imar planlarından alt ölçekli olanların üst ölçekli olanlara uygun olması plan hiyerarşisi ilkeleri gereğidir. Bu doğrultuda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının, üst 1/5000 ölçekli nazım imar planı kullanım kararlarıyla uyumlu olması gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
17. İmar planlarının hazırlanmasında göz önünde bulundurulması gereken coğrafi veri, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgileri gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulma, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular yanında idarenin takdir yetkisinin de dikkate alınması gerekmektedir. İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir tercih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
18. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı ) İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6.
baskı, C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
19. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunulmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususu vurgulanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
20. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
/
21. Görüleceği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu ile belediyelere imar planların hazırlanması konularında oldukça önemli ve geniş bir yelpazede yetki-görev yüklenmiştir. Somut olay temelinde 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planının şikayetçinin mülkiyetinde yer alan taşınmazı da ilgilendiren bölümünün yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine mahkeme kararı gereğince
16.08.2012 tasdik tarihli planın onaylandığı ve yürürlüğe girdiği, 21.06.2009 tarihli plandan bağımsız
bir plan olan ve kendine özgü uygulama hükümleri içeren plana ait yapılaşma koşullarının plan notları ile belirlendiği, 3194 sayılı İmar Kanununun “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde düzenleme altına alınan “… İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. …” hükmü gereğince üst kademede yer alan imar planına aykırılığın tespit edilemediği, takdir yetkisi kapsamında
14.06.2013 t.t.’li plan notu değişikliği ile “İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller
oluşturacak şekilde imar adası etüdü yapılarak imar durumu verilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, ardından şikayetçiye ait taşınmazın da yer aldığı yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı gerekçesiyle onaylı ada etüdüne göre; nolu parsellerin tevhid edilmesi halinde uygulama yapılabileceğinin belirtildiği, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat yapıya izin verildiği; müktesep haklardan yararlanabilmek için yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olunması yanında 21.06.2009 tastik tarihli 1/1000 ölçekli
Revizyon Uygulama İmar Planı’na hükümlerine tabi olunması gerektiği, şikayete konu parsel
16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğundan şikayetçinin başvuru ekinde
sunduğu İBB Büyükşehir Meclisinde kabul edilen 12/03/2021 tarihli ve Karar No.lu 1/1000 uygulama imar plan notları teklifi konulu Karar Metni kapsamında değerlendirilemeyeceği tespit edilmiştir.
22. İmar planları ile minimum ifraz koşulunun belirlenmesinin nedeninin yapılaşma ile hedeflenen kullanımlara yönelik uygun parseller üretmek ve parsellerin sağlıklı ve mevzuata uygun yapılaşmasını sağlamak amacıyla TAKS, KAKS gibi yapılaşma koşullarını belirleyebilmek olduğu ( Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun 08/12/2021 tarihli ve / E. / K. sayılı kararı), Anayasa
Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında ise; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmektedir.
23. Başvuru konusunun incelenmesi neticesinde, şikayetçiye ait parselin 16.08.2012 tasdik tarihli plan hükümlerine tabi olduğu, tek başına yapılaşması mümkün olmadığından komşu parsellerle tevhid olanağı tanındığı, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat yapılaşmaya izin verildiği, şikayete konu plan notunun taşınmaz açısından planda belirlenen yapılaşma koşullarının uygulanmasında imkansızlığa yol açtığından söz edilemeyeceği, plan notunda yer alan hükümlerin mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde kısıtlayan bir duruma yol açmadığı, imar ve çevre mevzuatına, şehircilik ve planlama ilkelerine aykırılık da tespit edilemediği, plan notları ile
/
yapılaşma koşullarının belirlenmesinin takdir yetkisi kapsamında yer aldığı, imar planına ve plan notlarına karşı dava açılmadığı tespit edilmiştir.
24. Bu kapsamda, Bahçelievler Belediyesi tarafından şikayetçinin talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurumumuzca kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair bir tespitin yapılamadığı, bu nedenle ilgili idarenin yasalarla tanınan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında ve kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda kullandığı, bu doğrultuda nesnel, tarafsız ve orantılı şekilde takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanarak işlem tesis ettiği ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile BAHÇELİEVLER BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/