ÖZET: Danıştay kararında, başvuru sahibinin mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görev yaparken kamu görevinden çıkarılması ve ardından Ticaret Bakanlığına Ticaret Uzmanı olarak atanması süreci incelenmiştir. Başvuru sahibi, önceki görevine geri dönmesi gerektiğini savunsa da, ilgili mevzuatta mülga Başbakanlık personelinin atanacağı kurumlar arasında kesin bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir. İdareye, hangi kuruma atama yapılacağı konusunda takdir hakkı tanınması, başvuru sahibinin talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir.

Kararda, mülga Başbakanlık personelinin atanabileceği kurumlar hakkında bir belirlemenin olmaması, idarenin takdir yetkisini kullanarak atama işlemini gerçekleştirmesine olanak tanımaktadır. Bu bağlamda, başvuru sahibinin önceki görevine dönme talebi, hukuki dayanağı olmayan bir iddia olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin atama işlemi hukuka uygun bulunmuş ve başvurusu reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/9949-S.23.16005

BAŞVURU NO : 2023/2519

KARAR TARİHİ : 09/08/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

Rekabet Uzmanı olarak atanması hakkında

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda (TC Kimlik No ) hakkında verilen

OHAL Komisyonu Kararı sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Ticaret

Bakanlığı’na Ticaret Uzmanı olarak atanma işlemine ilişkin itirazda bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben 11/04/2023 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı yazısı ve eklerinde;

2.1. Olağanüstü hal süresince yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile kamu görevinden çıkarılanların bu işlemlere karşı itirazları Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından incelenmekte, Komisyon tarafından başvurusu kabul edilerek kamu görevine iadesine karar verilenlerin atama işlemleri en son görev yaptıkları kurum tarafından 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı “Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek

Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 10 uncu maddesi kapsamında sonuçlandırılmaktadır.

2.2. Başvuru sahibinin 2015 yılında mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmeye karşı açılan davada Ankara 6. İdare Mahkemesinin

27.04.2017 tarihli ve E: / , K: / davanın reddi kararı ile yapılan işlemin hukuka uygun

olduğuna karar verildiği, söz konusu kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin

13.09.2017 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararıyla kesinleştiği, Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörü olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede isminin yer alması sebebiyle kamu görevinden çıkarıldığı, bu işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun Komisyonun 27.10.2022 tarihli ve sayılı kararı ile kabul edildiği, Bakanlığımızın 07.12.2022 tarihli ve sayılı yazısıyla Ticaret Bakanlığı emrine

Ticaret Uzmanı unvanı ile atama teklifinin yapıldığı, Ticaret Bakanlığının ise bila tarihli ve sayılı yazısı ile başvurucunun göreve başladığının Bakanlığımıza bildirildiği tespit edilmiştir.

2.3. Diğer taraftan, 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 221 inci maddesi hükmü gereğince, kapatılan Başbakanlıkta görev yapan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakli Mülga

Devlet Personel Başkanlığınca gerçekleştirilmiş olup mezkûr maddenin üçüncü fıkrasında; Başbakanlık

Uzmanı, Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü, Başbakanlık Uzman Yardımcısı kadrolarında görev yapanların Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Mili Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına atanacakları hüküm altına alınmıştır. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 219 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ile kapatılan Başbakanlık merkez teşkilatına ait personel iş ve işlemleri ile bu işlemlerden doğan hukuki uyuşmazlıkların takibi, ilgili mevzuat hükümlerine göre Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun karara bağladığı mülga Başbakanlık merkez teşkilatı ile ilgili dosyalara ilişkin tüm evrak ile dava ve takip yetkisi Devlet Personel Başkanlığına devredilmiştir.

Devlet Personel Başkanlığının kapanmasıyla birlikte yukarıda yer verilen görevler Bakanlığımız uhdesinde yürütülmektedir.

2.4. Yukarıda yer verilen açıklamalardan anlaşılacağı üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iadesine karar verilenlerin atama işlemleri en son görev yaptıkları kurumca gerçekleştirilmektedir. Başvuru sahibi ‘ın en son mülga Başbakanlıkta görev yaptığı, 672 sayılı KHK’nin eki 1 sayılı cetvelde kamu görevinden çıkarılan Başbakanlık personeli arasında isminin yer aldığı görülmektedir. Dolayısıyla başvuru sahibinin mülga Başbakanlık personeli olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

2.5. Başvuru sahibi her ne kadar daha önce görev yaptığı Rekabet Kurumuna atamasının yapılması gerektiğini iddia ediyor ise de ilgili mevzuatta mülga Başbakanlık personellerinin (Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörlerinin) daha önce görev yaptıkları kurumlara atanacaklarına yönelik emredici bir hüküm bulunmamaktadır.

2.6. İlgili mevzuatta mülga Başbakanlık personelinden Başbakanlık Uzmanı, Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörü, Başbakanlık Uzman Yardımcısı kadrolarında görev yapanların atanabilecekleri kurumlar hususunda bir belirleme yapılmış ancak bu kurumlardan hangisine atama teklifi yapılacağı hususunda idareye takdir hakkı tanınmıştır. Bakanlığımızda bu takdir hakkının sınırları içerisinde kurumların görev alanları, başvuru sahibinin eğitim düzeyi, mezun olduğu bölüm, önceki görevi gibi hususlar dikkate alarak atama teklifini Ticaret Bakanlığı emrine gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla

Bakanlığımızca yapılan işlem hukuka uygun bulunmaktadır.

2.7. Başvuru sahibinin 2015 yılında mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görevlendirilmesine karşı açtığı ve davanın reddi ile karara bağlanarak kesinleşen davası hakkında

Ankara 6. İdare Mahkemesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararları ekte gönderilmektedir. Ayrıca söz konusu kesin kararın kaldırılması için başvurucu 30.03.2023 tarihli dilekçesiyle yargılanmasının yenilenmesi yoluna başvurmuş olup 05.03.2023 tarihli dilekçemizle konuya ilişkin cevap dilekçemiz Ankara 6. İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

2.8. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararına istinaden gerçekleştirilen işlemlere dair

Ticaret Bakanlığıyla yapılan mezkûr yazışmalar ekte gönderilmiştir.

3. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben 19/06/2023 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü yazısı ve eklerinde;

3.1. 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 221 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; Başbakanlık Uzmanı, Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü, Başbakanlık Uzman

Yardımcısı kadrolarında görev yapanların Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Mili Güvenlik

Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına atanacakları hüküm altına alınmıştır.

3.2. Bu maddeden anlaşılacağı üzere Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görev yaparken görevine son verilen kişilerin daha önce görev yaptıkları kurum olarak dikkate alınması gereken kurum en son görev yaptıkları mülga Başbakanlıktır. Madde hükmünde görevlerine son verildiği sırada Sektörel

İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görev yapanların atama tekliflerinde Sektörel İzleme ve değerlendirme Raportörü olarak Başbakanlık kadrolarına atanmadan önce çalıştıkları kurum ve unvanların dikkate alınacağı veya atama tekliflerinin bu kurumlara yapılacağı hususunda özel bir düzenleme yapılmamıştır. Bu açıdan bakıldığında, farklı kamu kurumlarında müfettiş kadrolarında iken Başbakanlık

Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak atanan personelinde yine daha önce ihraz etmiş oldukları müfettiş kadrolarına atanması öngörülmemiş, madde metninde sadece “mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı” kadro ve pozisyonlarına atanacakları” öngörülmüştür.

3.3. Bu itibarla, Bakanlığımızca mülga Başbakanlık personeli olup görevine son verilenlerden Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvuruları kabul edilenler ile mahkemelerce kamu görevine iadesine karar verilenlerin atama teklifi mezkur mevzuat gereğince mülga Başbakanlık öncesi görev yaptıkları kurumlar dikkate alınmaksızın gerçekleştirilmekte, bu nedenle ilgililerin Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörü olarak atanmadan önceki unvanlarına yönelik Bakanlığımızca ayrıca bir kayıt da tutulmamaktadır. OHAL Komisyon kararı veya idari yargı kararı sonucunda iade edilenlerden

Bakanlığımızca atama teklifleri gerçekleştirilen personelin bilgilerini içeren tabloya ekte yer verilmiştir.

3.4. Başvuru sahibi tarafından mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görevlendirilmesi işlemine karşı açılan ve istinaf başvurusu neticesinde kesinleşen kararın yenilenmesi amacıyla Bakanlığımızın da davalılar arasında gösterildiği yargılamanın yenilenmesi davasına ilişkin dava dilekçesinin ekleri incelendiğinde; Başvuru sahibinin 2015 yılında Başbakanlık Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörü olarak atandığı, bu atama işlemine karşı Ankara 6 ncı İdare Mahkemesinde dava açıldığı, davacı tarafından özlük haklarında kayıp yaşadığının iddia edildiği, davalı Rekabet kurumunca verilen savunmada gerekli açıklama yapılmak suretiyle davacının eski ve yeni durumunda özlük hakları

yönünden bir hak kaybının yaşanmadığının belirtildiği, mahkeme kararında ise davacının Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak atanmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile örtüştüğü belirtilerek yapılan atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, bahse konu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince kesin olarak reddedildiği görülmektedir. Dolayısıyla, yapılan idari yargılama neticesinde başvuru sahibinin Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Raportörü olarak istihdam edildiği dönemde, özlük haklarında kayıp yaşanmadığına yönelik olarak da idare mahkemesince ayrıca bir karar verilmiştir.

4. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben 03/07/2023 tarihli Ticaret Bakanlığı Personel

Genel Müdürlüğü yazısı ve eklerinde;

4.1. Rekabet Kurumu Başkanlığında Rekabet Uzmanı olarak görev yapmakta iken mülga Başbakanlığın

19.08.2015 tarihli ve sayılı Onayı ile 3056 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi kapsamında mülga

Başkanlığa Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak atanan , 19.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılmış, 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile de kamu görevinden çıkarılmış olup

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun 27.10.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile kabul edilmiş, adı geçenin en son görev yaptığı kurum olan Başbakanlığın,

02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile ilga edilmesi sebebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının

(Çalışma Genel Müdürlüğü) 07.12.2022 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Bakanlığımıza Ticaret

Uzmanı olarak atanmıştır.

4.2. 3056 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi “…5018 sayılı Kanunun eki (III) sayılı Cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların uzmanları ve murakıpları, ilgililerin muvafakati aranmaksızın

… Başbakanlıkça Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü kadrolarına naklen atanabilir. Bu madde uyarınca atananların mali haklarına ilişkin olarak, atandıkları tarih itibarıyla önceki kadroları için uygulanmakta olan hükümlerin uygulanmasına devam edilir.” hükmünü,

4.3. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 221’inci maddesinin üçüncü fıkrası “… Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü … kadrolarında görev yapanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel

Sekreterliği, Mili Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içinde atanırlar. Bunların atandıkları tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın kadroları ihdas edilmiş ve ilgili mevzuatı uyarınca Kurum kadro cetvellerine eklenmiş sayılır. Nakil işlemi tamamlanıncaya kadar, eski kadrolarına ait her türlü aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatları, ikramiye ve sözleşme ücretleri ile diğer mali haklarını Hazine ve Maliye

Bakanlığı bütçesinden almaya devam eder. Bu fıkra kapsamındaki personelin Başbakanlıktaki anılan kadrolarda geçirdikleri süreler, kıdem bakımından muadilleriyle mali ve özlük hakları bakımından denkliğinin sağlanması da dâhil olmak üzere, yeni atandıkları kurumların kadrolarında geçmiş sayılır.” hükmünü,

4.4. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kararların uygulanması başlıklı” 10’uncu

maddesinin birinci fıkrası “……Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. ” hükmünü amirdir.

4.5. Sonuç itibarıyla Rekabet Kurumu Başkanlığında Rekabet Uzmanı olarak görev yapmakta iken mülga

Başbakanlığın 19.08.2015 tarihli ve sayılı Onayı ile 3056 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi kapsamında mülga Başkanlığa Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak atanan adı geçenin mülga Başbakanlıkta görev yaptığı süre boyunca Başbakanlığın 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile ilga edildiği tarihe kadar 3056 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi uyarınca özlük hakları korunmuştur.

4.6. Ayrıca adı geçenin Bakanlığımız Ticaret Uzmanı kadrosuna atanması sonucu mali ve özlük hakları

703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 221’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca muadilleriyle

denkliğin sağlandığı tarihe kadar da korunmuştur.

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

5.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”,

5.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5.3. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

5.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

7. 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 221 inci maddesinde “…

Başbakanlık Başmüfettişi, Başbakanlık Müfettişi, Başbakanlık Müfettiş Yardımcısı, kadrolarında görev yapanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Mili Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun başmüfettişlik, müfettişlik, müfettiş yardımcılığı, başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcılığı; Başbakanlık

Uzmanı, Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü, Başbakanlık Uzman Yardımcısı kadrolarında görev yapanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Mili Güvenlik Kurulu Genel

Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içinde atanırlar…”

Hükümleri yer almıştır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Kurumumuza yapılan 06/02/2023 tarihli (TC Kimlik No ) ilk başvurusunda “…Rekabet Uzmanı olarak atanması hususunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı, Ticaret Bakanlığı nezdinde tavsiye kararı verilmesini talep etmiştir.” talep etmiştir. Başvuruya ilişkin yapılan incelemede;

-2015 yılında mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmeye karşı açılan davada Ankara 6. İdare Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve E: / , K: / davanın reddi kararı ile yapılan işlemin hukuka uygun olduğuna karar verildiği, söz konusu kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin

13.09.2017 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararıyla kesinleştiği tespit edilmiş,

– 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu düzenlenmiş olup, anılan Kanunun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alındığından

başvurunun Kurumumuzca incelenmesine imkân bulunmadığı gerekçesiyle incelenemezlik kararı verilmiştir.

10. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvurusunda talebini aynı şekilde yinelemiş fakat başvuru belgesinde “Ankara 6. İdare Mahkemesine açılan 30/01/2023 tarihli dava Rekabet

Kurumundan Başbakanlık Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimi (SİD) Raportörü olarak rıza dışı naklen atanma talebine ilişkin aynı mahkemede görülmüş / E./ / K. sayılı Kararla ilgili sonradan yeni delil oluşması sebebiyle yeniden yargılama talepli davadır. Yani Rekabet Kurumu Rekabet

Uzmanı olarak görev yaparken Başbakanlık’a Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimi’ne Raportör olarak atanma işlemine yöneliktir. Tarafınıza yapmış olduğum 06.02.2023 tarihli başvuruda, hakkımda verilen

Ohal Komisyonu Kararı sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Devlet Personel

Başkanlığı tarafından 703 sayılı KHK’nın 221. maddesinin 3. fıkrası gereğince Sektörel İzleme ve

Değerlendirme Birimi Raportörü iken Ticaret Bakanlığı’na Ticaret Uzmanı olarak atanma işlemine ilişkindir. Görüldüğü gibi her iki işlem birbirinden farklı iki ayrı işlemdir. Başvurumda belirttiğim hususların yeniden değerlendirilmesini arz ve talep ediyorum.” olarak ifade etmiştir.

11. Başvuranın 2015 yılında mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmeye karşı açılan davada Ankara 6. İdare Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararıyla “İdari teşkilatın işleyişinden ve koordinasyonundan birincil derecede sorumlu makam olan Başbakanlığa danışmanlık yapmak üzere kurulan bir birime alanında uzman personelin atanmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile örtüştüğü hususu birlikte dikkate alındığında, davacının Başbakanlık emrine Sektörel İzleme ve Değerlendirme

Raportörü olarak naklen atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddi kararı ile yapılan işlemin hukuka uygun olduğuna karar verildiği, söz konusu kararın Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 13.09.2017 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararıyla kesinleştiği,

11.1. En son mülga Başbakanlıkta Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki 1 sayılı listede isminin yer alması sebebiyle kamu görevinden çıkarıldığı, bu işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun Komisyonun 27.10.2022 tarihli ve / sayılı kararı ile kabul edildiği, Bakanlığımızın 07.12.2022 tarihli ve sayılı yazısıyla Ticaret Bakanlığı emrine Ticaret Uzmanı unvanı ile göreve başladığı,

11.2. 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 221 inci maddesi hükmü gereğince, Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü kadrosunda görev yapanların Türkiye Büyük Millet

Meclisi Genel Sekreterliği, Mili Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına atanacaklarının hüküm altına alındığı görülmüştür.

12. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgede de; ilgili mevzuatta

Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörlerinin daha önce görev yaptıkları kurumlara atanacaklarına yönelik emredici bir hüküm bulunmadığı ve atanabilecekleri kurumlar hususunda bir

belirleme yapılmış olmasına rağmen bu kurumlardan hangisine atama teklifi yapılacağı hususunda idareye takdir hakkı tanındığı ve bu takdir hakkının sınırları içerisinde kurumların görev alanları, başvuru sahibinin eğitim düzeyi, mezun olduğu bölüm, önceki görevi gibi hususlar dikkate alarak atama teklifinin Ticaret

Bakanlığı emrine gerçekleştirildiği ifade edildiğinden Bakanlıkça yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilememiştir.

13. Ayrıca başvuranın 30/01/2023 tarihli Yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde; “Naklen atama işleminin rızası dışında yapıldığını, ilgili kurumlar tarafından mahkemeye yanıltıcı ve yanlış bilgiler sunulduğunu, dönemin Başbakanının TBMM Araştırma Komisyonu’na gönderdiği cevap dilekçesinin dava sonrası ortaya çıkmış yeni bir delil niteliğinde olduğunu, naklen atama işleminin gerekçesinin gerçekte

FETÖ/PDY ile ilgili olduğunu, bu hususun dava esnasında davalı idarelerce saklandığını, İdari Yargılama

Usulü Kanununun 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” ve (e ) bendinde yer alan “Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması” hükümleri gereği yargılamanın yenilenmesini” talep ettiği görülmüştür.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Ticaret uzmanı olarak atanması hususunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA ve TİCARET

BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi