|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi ve sonrasında 6292 Sayılı Kanun uyarınca davalılara satılması üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkeme, Hazine’nin mülkiyet hakkı çerçevesinde, davacıların zilyetlik iddialarının geçersiz olduğuna ve dolayısıyla davanın reddine karar vermiştir. Davacılar, taşınmaz üzerindeki kullanım haklarını ileri sürerek, yapılan tescilin hatalı olduğunu iddia etmişlerdir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise, davanın konusuz kaldığına ve şerhlerin ancak Hazine’ye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılabileceğine hükmetmiştir. Mahkeme, taşınmazın Hazine mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıslar adına tescil edilmesinin ardından, zilyetlik iddialarının dinlenemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç olarak, davacıların istinaf başvurusunu kabul ederek, ilk mahkeme kararını kaldırmış ve davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar, mülkiyet hakkı ve zilyetlik iddialarının geçerliliği açısından önemli bir içtihat oluşturmakta, taşınmazın devri sonrası zilyetlik iddialarının nasıl değerlendirileceğine dair hukuki bir çerçeve sunmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2023/2871 E. , 2024/7414 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/848 E., 2022/824 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/262 E., 2021/8 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, yargılama sırasında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davalı … tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; duruşma talebi değerden reddedilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu 126 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 7.491,28 metrekare yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesinde, 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığına ve …’ın fiili kullanımında olduğuna dair şerh verilmiş, 26.05.2015 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında davalılar …, … ve …’a satılmıştır.
Davacılar vekili, 13.05.2015 tarihinde, dava konusu 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına kullanım şerhi verildiğini, taşınmazın vekil edenlerinin zilyetliğinde olduğunu belirterek, davalılar adına yapılan hatalı tespitin düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de; 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 katlı ev ve ahırın vekil edenlerin kullanımında bulunduğunun tespitine, taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan ‘iş bu taşınmaz üzerindeki 3 katlı ve 2 katlı ve 1 katlı bina ve ahır 18 yıldan beri Mehmet Alemdarın fili kullanımındadır’ şerhinin kaldırılmasına, yerine, ‘taşınmaz üzerindeki 2 katlı ev ve ahır ile 2 katlı ev ve ahırın bulunduğu taşınmaz parçasının vekil edenlerinin kullanımında olduğuna ve geri kalan kısmının … kullanımında olduğuna’ dair şerh verilmesine, 2 katlı ev ve ahırın bulunduğu taşınmaz bölümü ile fiilen yol olarak kullanılan yerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden önce taşınmazı, 6292 Sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalıya sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacıların kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 Sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, her ne kadar dava açıldıktan 2 hafta sonra taşınmazın … ve davalı … adına tescil edilmiş ise de, dava tarihinden sonra yapılan tescil işleminin neticeyi değiştirmeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3 üncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının olmadığı, somut olayda taşınmazlarda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden sonra taşınmazı, 6292 Sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalılara sattığı, taşınmazların davalılar adına tescil edildiği, davacıların kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalılara karşı tapu iptali ve tescil davası davası açması mümkün ise de, davadan sonra da olsa artık satış işlemi nedeni ile yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği, mülkiyet hakkı karşısında zilyetlik iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığından yargılama aşamasında satış işlemi gerçekleşmiş olmakla artık davanın konusuz kaldığı gerekçeleri ile davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.01.2021 tarihli ve 2015/562 Esas, 2021/8 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacıların davasının yargılama aşamasında konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ile davalı …”ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.