onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı … İdaresi’nin, Buca ilçesindeki bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili talebiyle açtığı davanın reddine ilişkindir. Davacı, taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğunu iddia ederek, davalıların tapu kaydının iptalini istemiştir. Mahkeme, uzman orman bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın orman tahdidi içinde kaldığını belirlemiş ve davalıların tapu kaydının iptaline karar vermiştir.

Yargıtay, davalıların mülkiyet hakkına dayalı tasarruflarının bulunduğunu ve bu nedenle haksız bir elatma olmadığını belirterek, elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar vermiştir. Bu bağlamda, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 683. maddesine atıfta bulunarak, mülkiyet hakkının korunması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmış ve temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın onanmasıyla birlikte, davacı … İdaresi’nin elatmanın önlenmesi talebinin reddedilmesi, mülkiyet haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. Bu durum, orman alanlarının korunması ve mülkiyet haklarının sınırlandırılması konularında hukuki bir çerçeve sunmaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/67 E.  ,  2024/7166 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/57 E., 2021/59 K.
    KARAR : Davanın reddine

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı … idaresi 23.05.2013 havale tarihli dilekçesi ile Buca ilçesi Dumlupınar Mahallesi 644 ada 42 parsel sayılı 11028 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve … lehine tapu kaydına konulan şerhin iptali ile elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmış, mahkemece dava konusu İzmir ili Buca ilçesi Dumlupınar Mahallesi 644 ada 42 parselde davalılar adına kayıtlı taşınmazda 25.08.2015 tarihli raporun ekindeki krokide (B) harfi ile belirlenen 2921,59 m2 yüzölçümündeki kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümdeki davalıların vaki müdahalesinin önlenmesine, orman olduğu belirlenen kısımlardaki şerhlerin terkinine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/5240-2019/6115 sayılı kararıyla “1. Davacı … İdaresinin temyiz istemi ile davalı gerçek kişiler vekilinin tapu iptali ve tescil ve şerhlerin terkinine dair hükme yönelik temyiz istemi yönünden:

    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve orman vasfıyla tescil edilen taşınmazdaki şerhlerin terkinine dair yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, karar vermek gerekmiştir.

    2. Davalı gerçek kişiler vekilinin müdahalenin önlenmesine dair hükme yönelik temyiz istemi yönünden:

    4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı olup davalılarca mülkiyet hakkına dayalı olarak tasarruf edildiğinden, davalı gerçek kişilerin dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman İdaresinin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının davalılar aleyhine açtığı tapu iptal tescil ve şerhlerin terkinine dair davasının Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda temyiz itirazlarının reddi nedeniyle kesinleştiği görülmekle bu talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının elatmanın önlenmesi talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.