TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9576-S.21.15464
BAŞVURU NO : 2021/231
KARAR TARİHİ : 29/06/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mülkiyet hakkına ilişkin mağduriyet iddiası hk.
BAŞVURU TARİHİ : 04/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Babası ( ) 2013 yılında Gaziantep de vefat ettiğini, e-devlet den 31/12/2019 tarihinde interaktif vergi dairesi ile babası adına veraset intikal beyannamesi başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruda babası adına çıkan taşınmazlar listesinde İstanbul ili Pendik ilçesi Kurtköy Mahallesi Ada Parsel ve İstanbul İli Sancaktepe
İlçesi Yenidoğan Mahallesi Ada Parsel numaralı taşınmazlarda 1000/1000 hisse çıktığını, bu kayıtları güncel tapu kayıtlarında araştırdığında ise çıkmadığını, bu parsellerle ilgili ilk kaynak olan
Veraset ve Harçlar Dairesi Genel Müdürlüğüne bilgi almak için başvurduğunu ve bu taşınmazlarla ilgili olarak “Aktif zemin var, malik bilgisi yok, hissedarı boş geliyor” dendiğini, bu cevap üzerine İstanbul’da bulunan bu iki parsel için Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne Cimer aracılığı ile bilgi almak için başvurduğunu fakat başvurunun, ilgili tapu müdürlüğüne yapılması gerektiği ve bu başvuruda ilgili parseller le ilgili bilgi ve belge alabilmeleri için bu parsellerle olan ilgilerini ispatlamalarının gerektiğinin belirtildiğini, 189 Gelir İdaresi Başkanlığına bu parsellerle ilgili bilgi alabilmek için aradıklarında babası adına çıkan kayıtların silindiği ve en eski kayıtların getirildiğini, bu parsellerin babası adına çıktığı bilgisini edindiği ilk kurum olan Gelir İdaresine İnteraktif Vergi Dairesi aracılığı ile kayıtların yeniden düzeltilmesini, İstanbul’daki parselleri içerir ilk kayıtların getirilmesini ve İstanbul’daki taşınmazlarla ilgili bilgi ve belgelerin adresine gönderilmesi talebini içerir dilekçe gönderdiğini, bu dilekçe üzerine Ankara
Veraset ve Harçlar Dairesi Başkanlığı tarafından telefon ile arandığını, bu telefon görüşmesinde; kayıtların eski hale getirilemeyeceği İstanbul’daki bu taşınmazlarla ilgili herhangi bir bilgi ve belge gönderilmeyeceği, veraset intikal beyannamesi başvurusunun babasının ölüm yeri olan Gaziantep İli
Karkamış İlçesi Mal Müdürlüğüne gittiği bu mal müdürlüğü ile görüşmeleri gerektiğini ayrıca babası için
2013/7 başvuru numaralı bir veraset intikal beyannamesi bulunduğunu bunu takip etmeleri gerektiğinin söylendiğini ve yazılı olarak cevap verilmeyeceğinin söylendiğini, Karamış Mal Müdürlüğüne sorduklarında bu başvuruların kapalı olduğu herhangi bilgileri olmadıklarını söylediklerini, Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından bilgi almasının engellenerek, mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek; bu durumun düzeltilmesini İstanbul parselleri ile ilgili bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini ve mülkiyet hakkının iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 02/11/2020 tarih ve S sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne Gönderme Kararı verilmiştir. Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 14/12/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Şikayet konusunun taşınmazların bulunduğu Tapu Müdürlüklerine bildirildiği; “Sancaktepe Tapu
Müdürlüğü tarafından, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) üzerinden yaptığı aktif/pasif sorgu ve başvurusunda bildirmiş olduğu Yenidoğan Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın üzerinde (268) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulu olduğu ile ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden kişinin babası adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı, Pendik Tapu
Müdürlüğü tarafından, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) üzerinden yaptığı aktif/pasif sorgu ve
‘ın başvurusunda bildirmiş olduğu Kurtköy Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın tamamının İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı iken Kiptaş İstanbul Konut İmar Plan Turizm
Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tescil edilerek taşınmaz üzerine (256) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulduğu ile ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden kişinin babası adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı anlaşılmıştır.” bilgileri ile geri dönüş yapıldığı,
2.2 Bunun sonucunda konunun Başkanlığa bildirildiği, veri tabanında yapılan incelemelerde, Gelirler
İdaresi Başkanlığı’na gönderilen servis üzerinden yapılan sorgulamalarda, aynı sistem numarası ile tüzel kişilere ait olan taşınmazların, malik tipi bilgisinin gerçek kişi gibi sorgulama yapılarak taşınmaz maliklerinin aitmiş gibi sonuç döndüğü sonucuna varıldığı,
2.3 Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından daha sonra yapılan sorgulamalarda, sonucun farklı olarak
dönmesinin nedeninin de söz konusu tüzel kişi kayıtlarının tek bir tüzel kaydı altında toplanması için yapılan malik birleştirme çalışmasından kaynaklandığı,
2.4 Malik birleştirme işlemi yapıldığında, taşınmazdaki tüzel kişi kaydının sistem numarası değişmiş, yeni
tüzel kişi sistem numarasının kaydına karşılık gelen kayıt da kişi kaydındaki sistem numarasına karşılık gelmediği,
2.5 Bununla birlikte Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan sorgulamalardaki çelişkinin giderilmesi
için söz konusu kuruma durumun bildirildiği belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 02/11/2020 tarih ve S sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne Gönderme Kararı verilmiştir. Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 24/12/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1 Sancaktepe Tapu Müdürlüğü’nün, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) üzerinden yaptığı
aktif/pasif sorguda, Yenidoğan Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın üzerinde (268) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulu olduğu, ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı,
3.2 Pendik Tapu Müdürlüğü’nün, TAKBİS üzerinden yaptığı aktif/pasif sorguda, Kurtköy Mahallesi
ada parsel sayılı taşınmazın tamamının İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı iken Kiptaş İstanbul
Konut İmar Plan Turizm Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tescil edilerek taşınmaz üzerine (256) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulduğu, ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı,
3.3 Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı’nca yapılan inceleme sonucunda yazılan yazıda; söz konusu
taşınmazlarda, ana taşınmaz hissesi ve bağımsız bölüm hisselerinde ait aktif ve pasif taşınmaz hissesi tespit edilemediği,
3.4 ait taşınmaz hissesi tespit edilemeyince, ana taşınmaz hisselerinde ve bağımsız bölüm
hisselerinde veri düzeltme log bilgileri sorgulaması sonucunda konu ile ilgili herhangi bir değişiklik/düzeltme log bilgisi tespit edilemediği,
3.5 Veri düzeltme log bilgileri ile ilgili herhangi bir log kaydı tespit edilemeyince, kişi kimlik güncelleme
log bilgilerinin sorgulandığı ve konu ile ilgili herhangi bir kişi kimlik güncelleme log bilgisi tespit edilemediği,
3.6 Söz konusu taşınmaz hisselerinde yapılan malik birleştirme log bilgilerinin sorgulanmasında tüzel kişi
malik birleştirme işleminden kaynaklanan, söz konusu sorgulamayı yapıp belgeleri alan kurum tarafından yapılan sorgulamalarda, TAKBİS’te zemin hisse tablosunda bulunan Malik Tip alanındaki değerlerin dikkate alınmadan, malikref tablosundaki her alanın gerçek kişi gibi değerlendirildiği sonucuna varıldığının bildirilmesi üzerine, Başkanlıkça Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı’na yazılan yazı ile de varılan tespitin, bu konuda varsa genel bir sorunun da çözümlenebilmesi açısından ilgili Kuruma ivedilikle bildirilmesi ve sonucundan Başkanlığa bilgi verilmesinin istenildiği,
3.7 Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda “…veri tabanında yapılan
incelemelerde, Gelirler İdaresi Başkanlığı’na gönderilen servis üzerinden yapılan sorgulamalarda, aynı sistem numarası ile tüzel kişilere ait olan taşınmazların, malik tipi bilgisinin gerçek kişi gibi sorgulama yapılarak taşınmaz maliklerinin aitmiş gibi sonuç döndüğü sonucuna varılmıştır. Gelirler
İdaresi Başkanlığı tarafından daha sonra yapılan sorgulamalarda, sonucun farklı olarak dönmesinin nedeni de söz konusu tüzel kişi kayıtlarının tek bir tüzel kaydı altında toplanması için yapılan malik birleştirme çalışmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Malik birleştirme işlemi yapıldığında, taşınmazdaki tüzel kişi kaydının sistem numarası değişmiş, yeni tüzel kişi sistem numarasının kaydına karşılık gelen kayıt da kişi kaydındaki sistem numarasına karşılık gelmemiştir. Bununla birlikte Gelirler
İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan sorgulamalardaki çelişkinin giderilmesi için söz konusu kuruma durum bildirilecektir” denildiği,
3.8 Sonuç olarak, söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak kayıtlarımız ve sistemimiz üzerinde yapılan
incelemede; söz konusu ana taşınmaz ve bağımsız bölüm hisselerinde, Başvuranın babası
T.C. Kimlik numaralı ait aktif veya pasif taşınmaz hissesinin bulunmadığı, ana taşınmaz ve bağımsız bölüm hisselerinde herhangi bir veri düzeltme/değişiklik ve kişi kimlik güncellemesine ilişkin log kaydının bulunmadığı dolayısıyla adı geçenin söz konusu taşınmazlarda herhangi bir hak sahipliğinin
söz konusu olmadığının tespit edildiği,
3.9 Diğer taraftan Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan sorgulamalarda, bahse konu tüzel kişi malik
birleştirme işleminden önce ile aynı sistem numarasına sahip olan tüzel kişi taşınmaz bilgilenin, ya ait sorgulama sonucu olarak göründüğü, tüzel kişi malik birleştirme işleminden sonra (mevcut durumda) ise, söz konusu tüzel kişilere ait yeni bir sistem numarası oluştuğundan taşınmaz sorgusunda ait sistem numarası ile eşleşme durumunun ortadan kalktığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”,
4.1 “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar,
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
4.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
4.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
4.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “Vatandaşlar
ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek Protokol No. 1’in “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 inci maddesinde, “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Babası ( ) 2013 yılında Gaziantep de vefat ettiğini, e-devlet den 31/12/2019 tarihinde interaktif vergi dairesi ile babası adına veraset intikal beyannamesi başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruda babası adına çıkan taşınmazlar listesinde İstanbul ili Pendik ilçesi Kurtköy Mahallesi Ada Parsel ve İstanbul İli
Sancaktepe İlçesi Yenidoğan Mahallesi Ada Parsel numaralı taşınmazlarda 1000/1000 hisse çıktığını, bu kayıtları güncel tapu kayıtlarında araştırdığında ise çıkmadığını belirterek; İstanbul parselleri ile ilgili bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini ve mülkiyet hakkının iadesini talep etmektedir.
9. Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede “kamu yararı”, “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
10. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
10.1 Başvuranın, e-devlet den 31/12/2019 tarihinde interaktif vergi dairesi ile babası adına veraset intikal
beyannamesi başvurusunda bulunduğu,
10.2 Bu başvuruda babası adına çıkan taşınmazlar listesinde İstanbul ili Pendik ilçesi Kurtköy Mahallesi
Ada Parsel ve İstanbul İli Sancaktepe İlçesi Yenidoğan Mahallesi Ada Parsel numaralı taşınmazlarda 1000/1000 hisse çıktığı,
10.3 Ancak bu kayıtları güncel tapu kayıtlarında araştırdığında çıkmadığı ve çelişkinin giderilmesinin
istendiği,
10.4 Sancaktepe Tapu Müdürlüğü tarafından, TAKBİS üzerinden yapılan sorgulamada; Yenidoğan
Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın üzerinde (268) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulu olduğu ile ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden kişinin babası adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı,
10.5 Pendik Tapu Müdürlüğü tarafından, TAKBİS üzerinden yapılan sorgulamada; Kurtköy Mahallesi
ada parsel sayılı taşınmazın tamamının İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı iken Kiptaş
İstanbul Konut İmar Plan Turizm Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tescil edilerek taşınmaz üzerine (256) adet bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı kurulduğu ile ana/kat mülkiyeti tapu kütüğü incelemelerinden kişinin babası adına herhangi bir kayda ulaşılamadığı
10.6 Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı’nca yapılan inceleme sonucunda da söz konusu taşınmazlarda,
ana taşınmaz hissesi ve bağımsız bölüm hisselerinde ait aktif ve pasif taşınmaz hissesi tespit edilemediği, ana taşınmaz hisselerinde ve bağımsız bölüm hisselerinde veri düzeltme log bilgileri sorgulaması sonucunda konu ile ilgili herhangi bir değişiklik/düzeltme log bilgisi tespit edilemediği, kişi kimlik güncelleme log bilgilerinin sorgulandığı ve konu ile ilgili herhangi bir kişi kimlik güncelleme log bilgisi tespit edilemediği, anlaşılmıştır.
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede “kamu yararı”, “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı, Sancaktepe Tapu Müdürlüğü tarafından, TAKBİS üzerinden yapılan sorgulamada; Yenidoğan Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın ve
Kurtköy Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın üzerinde başvuranın babası adına herhangi bir kaydın bulunmadığı, söz konusu çelişkinin Gelirler İdaresi Başkanlığı’na gönderilen servis üzerinden sistemsel bir hatadan kaynaklandığı, Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan sorgulamalardaki çelişkinin giderilmesi için söz konusu kuruma durumun bildirildiği, başvuranın babasının söz konusu taşınmazlarda herhangi bir hak sahipliğinin olmadığı dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup ilgili İdarenin işlemine karşı İstanbul
İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi