|
ÖZET: Başvuru, Muş ili Hasköy ilçesi ile Muş merkezi arasında toplu taşıma hizmeti sunma talebine ilişkindir. Başvuran, iki adet halk otobüsü ve minibüs işletmek için Muş Belediye Başkanlığına başvurmuş, ancak talebi reddedilmiştir. İdarenin ret kararına karşı iptal davası açılmış, mahkeme, toplu taşıma güzergahlarının belirlenmesinin Belediye Meclisine ait olduğunu, ret kararının ise usulüne uygun alınmadığını belirtmiştir. İlgili mahkeme, yapılan incelemelerin yetersiz olduğunu vurgulayarak, başvuranın taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Muş Belediye Başkanlığı, başvuranın gerekli yetki belgelerine sahip olmadığını ve mevcut taşıma düzeninin yeterli olduğunu ifade etmiştir. Hasköy ilçesinde mevcut taşıma kooperatifleri ve dolmuş hatlarıyla yolcu taşımacılığının sürdürüldüğü, dolayısıyla yeni bir hat açılmasına ihtiyaç olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, ilçe nüfusundaki azalma ve mevcut taşıma kapasitesinin yeterli olması gibi gerekçelerle başvurunun reddedildiği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Ancak, idarenin başvuru süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine tam olarak uymadığına dair tespitlerde bulunulmuştur. Başvuran, ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16981-S.21.27176
BAŞVURU NO : 2021/10798
KARAR TARİHİ : 02/12/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MUŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, Muş ili Hasköy ilçesi arasında taşımacılık faaliyeti yapılmasına izin verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TC: özetle, Muş ili ile
Hasköy ilçesi arasında iki adet halk otobüsü ve minibüsü çalıştırmak istediği, konu hakkında Muş Belediye
Başkanlığına başvuruda bulunduğu, İdarenin ret cevabına istinaden iptal davası açtığı, dava süreci sonucunda toplu taşıma güzergâh belirleme yetkisinin Belediye Meclisine ait olduğunun bildirildiği, söz konusu husus neticesinde tekrar Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğu iddia ve ifade edilerek söz konusu güzergâhta çalışma izni verilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan
iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 26/07/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Muş Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 07/09/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Van 1.İdare Mahkemesinin 2015/1985 sayılı dosyasında; başvuranın iki adet otobüsü olduğu, Muş-
Hasköy arasında toplu taşıma işi yapıldığı, otobüslerinin çok eski olması ve değiştirme olanağının kalmaması nedeni ile otobüslerini bu hattan çekmiş olduğu, Mersine gidip yerleştiği, ancak ekonomik durumunun düzelmesi ile İdarelerine başvurarak aynı hakkın talep edildiği, buna karşın Hasköy
Belediyesinin ve j plakalı dolmuş hatlarının bahse konu güzergahı kullandıkları, depo alanının olmadığı ve trafik akışındaki sıkıntıların gerekçe gösterilerek talebinin İdarece reddedilmiş olduğu beyanıyla, İdare tarafından verilmiş olan ret cevabına karşı idari işlemin iptali davası açıldığı,
2.2) Van 1.İdare Mahkemesince . Sayılı dosya ile; uyuşmazlık konusu
güzergahta araç kapasitesinin niteliği ve niceliği yönünden yeterli olup/olmayacağı, bu sayının yolcu talebini karşılayıp/karşılamayacağı, günlük yolcu sayısı, mevcut araçların doluluk oranları, mevcut araçların kalkış-varış saatleri, sefer sayıları… vb. gerekçeler ve dava konusu hatta taşımacılık ihtiyacının bulunup/bulunmadığı yolcu taşımacılığına izin verilmesi durumunda atıl kapasitenin bulunup/bunulmadığı ve trafik güvenliği ve düzeninin bu durumdan nasıl etkileneceği hususlarının gerekirse keşif yapılmak suretiyle güncel, somut ve sayısal verilere de dayalı yeterli ve gerekli kapsamlı bir araştırma yapılmaksızın soyut, eksik incelemeye dayalı sübjektif kanaatle ret kararı verilmiş olması gerekçesi ile işlemin iptaline karar verildiği,
2.3) İstinaf Mahkemesi aşamasında ise Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesinin
Sayılı kararı ile; ‘toplu taşıma araçlarının güzergahlarını belirleme yetkisinin belediye meclisine ait olduğu, ancak ret cevabının belediye meclisinde görüşülmeksizin Başkan imzası ile gerçekleştirilmiş olması nedeni ile usul ve yasaya aykırıdır.’ şeklindeki gerekçesi ile Mahkemenin gerekçesini usule aykırı bulduğu, gerekçesinin değiştirildiği ancak kararın onandığı,
2.4) 5393 sayılı Belediye Kanunun 15’inci maddesinin ( p ) bendinde; Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde
işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını belirlemek yetki ve imtiyazının belediyelerde olduğunun düzenlendiği, ayrıca tahditli plakaların sayısı, trafik akış düzeni, belde belediyesi ve il belediyesi arasında güzergah tespiti, araç sayılarının belirlenmesi vb. hususlarda oluşan tereddütler nedeniyle görüş istenilen İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28/10/2005 tarihli genelgesinde; 5393 sayılı Belediye Kanununda düzenlenen hususlarda 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu uygulanamayacağı belirtildikten sonra ilçe ve il trafik komisyonlarının yetkili olduğu, belirtilen hususlar arasında tahditli plakaların sayısının belirlenmesi yetkisi yer almadığından 5393 sayılı Belediye
Kanununda açıkça belediyelere verildiği anlaşılan söz konusu yetki ve imtiyaz uyarınca hareket edilerek karar alınması gerektiğinin düşünüldüğü,
2.5) İl ve İlçe Trafik Komisyonlarınca ve Muş Belediyesinin Trafik Zabıtasınca söz konusu güzergâhta
dolmuş ya da otobüs hattına ihtiyaç bulunup/bulunmadığı, otobüsle ve dolmuşla yolcu taşıması yapılacak güzergâh ve bekleme yerlerinde depo alanının olup/olmadığı, trafik akışında yaşanılacak olumlu/olumsuz durumların tespiti hususunda gerekli ve yeterli araştırma yapıldığı ve araştırmaların gerekçelerinin somut ve yeterli olduğu,
2.6) Başvurucu tarafından Hasköy Trafik Komisyonuna 24/10/2018 tarihinde başvuru yapıldığı, Hasköy
Merkezden hareket etmek üzere Hasköy ilçesi ile Muş Merkez arasında iki adet özel halk otobüsü ile yolcu taşımacılığı yapmak üzere tarafına güzergâh ve durak yerleri belirlenerek hak verilmesini talep edildiği, başvuranın Y türü yetki belgesi ve D4 yetki belgesi bulunmadığının tespit edildiği, ilçe nüfusunun giderek azalmış olmasının ihtiyacı düşürdüğü, arz ve talep dengesi açısından da değerlendirilerek toplu taşıma araçlarına kullanımın az olduğu, taşıma düzeninin yeterli olduğu gerekçeleri ile talebin reddedilmiş olduğu, 26/07/2019 tarih ve 2019/3 sayılı Muş Valiliği İl Trafik Komisyonunca başvuranın taşımacılık yaptığını belirttiği dönemde, güzergâhta yolcu taşıma faaliyeti kapsamında verilen Y türü D4 yetki belgesine sahip olmadığı, Hasköy Belediye Başkanlığı ve Muş Belediye Başkanlığından almış olduğu herhangi bir ruhsatının bulunmadığı, taşımacılık için gerekli şartları yerine getirmediği, arz ve talep dengesi bakımından araç sayısının nüfusa oranla yeterli olduğu tespitlerinin yapıldığı,
2.7) Hasköy İlçe Trafik Komisyon Kararında; ‘Halen ilçede faaliyette bulunan 17 No.lu Hasköy Birlik
Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine bağlı 20 minibüs ile Hasköy- Muş arasında yolcu taşımacılığı
/
yapılmakta olduğu, ayrıca Hasköy Belediyesince de yolcu taşımacılığı yapılmakta olduğu, nüfus sayısının yeterli olduğu, ilçede oluşturulacak ek durakların çarşı trafiğini olumsuz yönde etkileyeceği, belirtilerek talebin reddedildiği,
2.8) Konunun hem depo alanı hem de yolcu taşıma güzergâh belirleme açısından Belediye Meclisinde
görüşülmek ve karar verilmek üzere Meclise havale edildiği, İdare tarafından 65 sayılı Meclis kararının verildiği ve ilgiliye tebliğ edildiği ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve
Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
4.1)Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “İl ve İlçe Trafik Komisyonları”
başlıklı 12’inci maddesinde, ‘‘İl ve İlçe Trafik Komisyonlarının kuruluşu ile görev ve yetkileri: …( b )
bendinde Görev ve Yetkiler:
1. İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak, 2. Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Trafik Güvenliği Yüksek Kurulunun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmek.
3. Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek,’’,
6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin
birinci fıkrasında, “ Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini,’’ ikinci fıkrasında, “Belediyenin organları: Belediye meclisini, belediye encümenini ve belediye başkanını,”; ifade eder. ,
6.1) ” Belediyenin Görev ve Sorumlulukları ” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde, “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il
özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır… ”,
6.2) “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları ” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendinde, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek.”, (p) bendinde, ‘‘ Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Şikâyetçi tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer
verildiği üzere, Muş ili Hasköy ilçesi arasında iki adet halk otobüsü ve minibüsü çalıştırmak istediği ifade edilerek söz konusu güzergâhta çalışma izni verilmesi talep edilmektedir.
9) Ülkemizde kentlerin gelişmesi ve yoğunlaşan nüfus dolayısıyla yolcu taleplerinin artması durumu ile
karşılaşılmaktadır. Aynı zamanda vatandaşlar için kent içi ulaşımın hızlı, konforlu, ucuz, kolay ve erişilebilir olması hususları da büyük önem taşımaktadır. Kent içi ulaşımda insanların daha kısa sürede, ekonomik ve güvenli bir şekilde seyahat etmesi, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun, yolcularına karşı sorumlu ve çevreye duyarlı bir sistemin etkinleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yürürlükte bulunan çeşitli kanun ve yönetmeliklerle yerel yönetimlere kent içi sürdürülebilir ve dengeli ulaşımın sağlanması ile ulaşımın sağlıklı bir şekilde işletilebilmesi için ulaşım hizmetlerinin sunulmasında önemli görev ve sorumluluklar yüklenmiştir.
10) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinde Belediyelerin yetki ve imtiyazların belirlendiği,
söz konusu maddenin birinci fıkrasının ( f ) bendinde, ‘‘ Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:
Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek.’’ hükmü ve ( p ) bendinde, ‘‘Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. ’’ hükmü ile toplu taşıma yapılması ile işletilecek her türlü toplu taşıma araçlarının belirlenmesinin Belediyenin yetki alanında olduğu belirtilmiştir.
11) Başvuru konusu somut olayda, şikayetçi tarafından Hasköy Merkezden hareket etmek üzere Hasköy
ilçesi ile Muş Merkez arasında iki adet özel halk otobüsü ile yolcu taşımacılığı yapmak üzere tarafına güzergah ve durak yerleri belirlenerek hak verilmesi talep edildiği, idarenin ret cevabına istinaden Van 1.İdare Mahkemesinin 2015/1985 sayılı dosyası ile idari işlemin iptali davası açıldığı, Van 1.İdare
Mahkemesince . sayılı karar ile somut ve sayısal verilere de dayalı yeterli ve gerekli kapsamlı bir araştırma yapılmaksızın soyut, eksik incelemeye dayalı sübjektif kanaatle ret kararı verilmiş olması gerekçesi ile işlemin iptaline karar verildiği, İstinaf Mahkemesi aşamasında ise Erzurum
Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesinin . Sayılı kararı ile; ‘toplu taşıma araçlarının güzergahlarını belirleme yetkisinin belediye meclisine ait olduğu, ancak ret cevabının belediye meclisinde görüşülmeksizin Başkan imzası ile gerçekleştirilmiş olması nedeni ile usul ve yasaya aykırıdır.’ şeklindeki gerekçesi ile Mahkemenin gerekçesini usule aykırı bulduğu, gerekçesinin değiştirildiği ancak kararın onandığı,
11.1) Hasköy Trafik Komisyonunca inceleme yapıldığı, ilgiliye ait Y türü yetki belgesi ve D4 yetki belgesi
bulunmadığının tespit edildiği, ilçe nüfusunun giderek azalmış olmasının ihtiyacı düşürdüğü, arz ve talep dengesi açısından da değerlendirilerek toplu taşıma araçlarına kullanımın az olduğu, taşıma düzeninin yeterli olduğu gerekçeleri ile talebin reddedilmiş olduğu, şikâyetçinin taleplerinin Belediye Meclisinde görüşülmek ve karar verilmek üzere meclise havale edilerek 65 sayılı Meclis kararının verildiği ve ilgiliye tebliğ edildiği, şikâyetçi tarafından ise benzer taleplerle Kurumumuza başvuru yapıldığı tespit edilmiştir.
12) 08/01/2018 tarihli ve 30295 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin
5’inci maddesinde, yetki belgesi alma zorunluluğunun düzenlendiği, söz konusu yönetmeliğin 6’ıncı maddesinde, yetki belgesi türlerinin belirlendiği, D türü yetki belgesinin otobüsle tarifeli veya tarifesiz yurtiçi yolcu taşımacılığı veya hususi taşımacılık yapacak gerçek ve tüzel kişilere verileceği, taşımanın şekline göre türlere ayrılacağı, D4 yetki belgesinin, ticari olarak, taşıma mesafesine bakılmaksızın il içi ve
100 kilometreye kadar olan şehirlerarası tarifeli ve tarifesiz olarak yapacaklara verileceği hüküm altına
alınmıştır. Bu kapsamda söz konusu yönetmelik kapsamında belirtilen yetki ve D4 yetki belgesine ticari olarak il içi taşımacılık faaliyeti yapanların sahip olması gerektiği değerlendirilmiştir.
13) Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan bir
takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için bir takım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Kamu hizmetlerinde meydana gelen nitelik ve nicelik artışına paralel olarak, bu hizmetleri yürütmek için gerekli organizasyon, personel, eylem ve işlemlerin artışı sonucu, büyüyen ve yayılan bu etkinliğin kontrol altına alınması ve denetlenmesi her geçen gün daha büyük önem arz etmektedir.
İdari işlemlerin, yasal olarak yetkilendirilmiş kişilerce, yasal esaslar dâhilinde yapılabilme yeteneği olarak tanımlanabilecek yetki, kamu düzenine ilişkin olup, kişilere değil, işgal edilmiş pozisyonlara tanınmış bir haktır. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir.
İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur.
Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir
yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi ” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.
Yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından, hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241-243,2009)
13.1) Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı
vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında;
“İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.
Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” gerekçesine yer verilmiştir.
14) Kurumumuza otobüs güzergah talebi ile yapılan 2020/96346 no.lu başvuruya verilen 18/02/2021
tarihli Ret Kararında da belediyelerin takdir yetkisine değinilmiş ve; “Belediyelerin işlemlerini yerine getirirken takdir yetkilerini kullanabileceği alanları olduğu gibi kanunda açıkça belirtilen durumlarda
Kanunun öngördüğü kuralı uygulamak zorunda olduğu durumlar da bulunmaktadır. ‘‘İdarenin takdir yetkisi; İdarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olmasıdır. Toplum hayatının zorunlulukları idareye takdir yetkisi tanımasını kaçınılmaz hatta zorunlu kılmaktadır. Ortak ve medeni ihtiyaçların günden güne artması ve devletin görevleri ile ilgili anlayışın değişmesi sonucu idarenin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin alanı sürekli genişlemekte ve pek çok bakımlardan teknik ve uzmanlığı gerektirir bir hal almaktadır. İdarenin takdir yetkisi tanıması hem kaçınılmaz hem gerekli ve hem de makul bir husustur. Öncelikle belirtmek gerekir ki idarenin takdir yetkisi yürütme ve idare fonksiyonunun mahiyetinden kaynaklanmaktadır. Bir kere devlet hayatının pratik zorunlulukları böyle bir sonuca varmayı gerekli kılmaktadır. Özellikle karmaşıklaşmış, uzmanlaşmış ve çok geniş alanlara yayılmış olan modern devlet anlayışı içerisinde idarenin bütün işlem ve eylemlerinin yasama organı tarafından önceden düzenlenmesi gerektiğini savunmaya imkân yoktur. Bu yüzden de idarenin takdir yetkisine sahip olması zorunlu hale gelmektedir. (Yrd. Doç. Dr. Halil
KALABALIK, “İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması”, Gazi
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.1,S.2,s.205-206,1997)” gerekçesine yer verilmiştir.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5393 sayılı Belediye
Kanunun 15’inci maddesi hükümlerine istinaden toplu taşıma yapılması ile işletilecek her türlü toplu taşıma araçlarının belirlenmesinin Belediyenin yetki alanında olduğu, işlemin somut bir araştırmaya dayandırılmadığı ve belediye meclisince karar verilmediği gerekçesiyle verilen mahkeme kararlarına istinaden şikâyetçinin taleplerinin Belediye Meclisinde görüşüldüğü ve 65 sayılı meclis kararının verildiği, İl Trafik Komisyonu ve Hasköy Trafik Komisyonunca inceleme ve araştırma yapıldığı, ilgiliye ait Y türü yetki belgesi ve D4 yetki belgesi bulunmadığının tespit edildiği, ilçe nüfusunun giderek azalmış olmasının ihtiyacı düşürdüğü, arz ve talep dengesi açısından da değerlendirilerek toplu taşıma araçlarına kullanımın az olduğu, taşıma düzeninin yeterli olduğu, Hasköy İlçe Trafik Komisyon Kararında; Halen ilçede faaliyette bulunan . Kooperatifine bağlı 20 minibüs ile
Hasköy-Muş arasında yolcu taşımacılığı yapılmakta olduğu, ayrıca Hasköy Belediyesince de yolcu taşımacılığı yapılmakta olduğu, nüfus sayısının yeterli olduğu, ilçede oluşturulacak ek durakların çarşı trafiğini olumsuz yönde etkileyeceği gerekçeleri ile talebin reddedilmiş olduğu anlaşılan işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve MUŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.