|
ÖZET: Başvuran, müteveffa eşinden ve babasından kaynaklı ölüm aylığı talep etmiştir. Başvurusunda, babasının vefatından sonra yalnızca üvey annesine aylık bağlandığını, kendisinin reşit olmadığı için bu durumdan haberdar olamadığını belirtmiştir. Eşinin 2023 yılında vefatı üzerine, hem eşinden hem de babasından dolayı aylık bağlanması için başvuruda bulunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın yalnızca bir ölüm aylığı alabileceği ve bu nedenle talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, 5510 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereğince, hem eşinden hem de ana/babasından ölüm aylığına hak kazananların yalnızca birini tercih edebileceği belirtilmiştir. Başvuranın, babasından dolayı aylık bağlanması için bir talepte bulunmadığı ve evli olduğu süre boyunca bu hakkın geçerli olmadığı vurgulanmıştır. Eşinin vefatından sonra dul kalmasıyla birlikte, babasından kaynaklı aylık talebinin geçerli olduğu ancak yine de yalnızca bir aylık alabileceği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığına hak kazanmış olmasına rağmen, mevcut düzenlemeler gereği yalnızca bir aylık alabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2566-S.24.4120
BAŞVURU NO : 2023/17014
KARAR TARİHİ : 06.03.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın müteveffa eşinden kaynaklı hak kazanmış olduğu ölüm
BAŞVURUNUN KONUSU :
aylığı ile beraber müteveffa babası dolayısıyla da tarafına ölüm aylığı bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; babasının vefatı sonrası sadece üvey annesine ölüm aylığı bağlandığını, o dönemde reşit olmadığı için söz konusu haktan haberdar olmadığını, 06/06/2023 tarihinde eşinin ölümü üzerine babasından dolayı tarafına aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvuruya ise idarece yanıt verilmediğini belirterek hem eşinden hem de babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 01/11/2023 tarih ve – – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/12/2023 tarih ve – – sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuatına da yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceğinin hüküm altına alındığı, 2.2. Ayrıca anılan Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında, ölüm aylığının bağlanacağı hak sahiplerinin yazılı isteğinin bulunması gerektiğinin, yine aynı Kanun’un 34’üncü maddesinin birinci
fıkrasında ise ölen sigortalının çocuklarına hangi durumlarda ne kadar oranda aylık bağlanacağına ilişkin hükümlerin yer aldığı, 2.3. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verildiği, 2.4. Buna göre başvuranın 06/06/2023 tarihinde eşinin vefat etmesi üzerine 02/12/1968 tarihinde vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı talebinde bulunduğu, müteveffa babanın 4/1-(a) kapsamında sigortalı olduğu, başvuranın veya vasisinin babasının ölüm tarihinden bugüne kadar aylık bağlanması yönünde bir talebinin bulunmadığı, başvuranın hem babasından hem de eşinden dolayı aylık almasının ilgili mevzuat hükümleri gereğince mümkün olmadığından kendisine 23/08/2023 tarih ve sayılı yazıyla eş ve baba dosyası arasında aylık tercihinde bulunması gerektiğine ve söz konusu aylık miktarlarına ilişkin bilgilendirme yapıldığı, 2.5. Bu itibarla başvuranın Kurumlarına müteveffa babasından dolayı aylık bağlanmasına yönelik tercih beyanında bulunması durumunda ilgili mevzuat hükümleri dâhilinde eşinden aldığı aylığın kesilerek babasından dolayı tarafına aylık bağlanabileceği, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Ölüm aylığı; a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.”, 5.2. “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34’üncü maddesinde; “Ölen sigortalının
33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde
% 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların
veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının, her birine % 25’i, c) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine %50’si, …
oranında aylık bağlanır.”, 5.3. “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54’üncü maddesinde; “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar
eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan
sigortalıya her iki aylığı,
3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın
yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk iki
dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden
ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı,
6) Bu Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife
malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği
aylığı, bağlanır(…)”, 5.4. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.”, 6. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Eski gelir ve aylıklarda durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı” başlıklı geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.”, hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle; 1968 yılında babasının vefatı sonrasında yalnızca annesine aylık bağlandığını, kendisinin reşit olmadığı için böyle bir haktan haberi olmadığını, 2023 yılında eşinin vefatı üzerine babasından dolayı da aylık almak için başvuruda bulunduğunu, ancak SGK tarafından zamanında kendisine
yetim aylığı bağlanmadığı için bu haktan yararlanamayacağının söylendiğini belirterek hem müteveffa eşinden hem de müteveffa babasından dolayı tarafına aylık bağlanmasını talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın 2023 yılında vefat eden müteveffa eşinden kaynaklı ölüm aylığı almakta olduğu, müteveffa babasından dolayı ölüm aylığı talebini ise eşinin vefatı sonrasında ileri sürdüğü, bu nedenle kendisine hak sahibi olma niteliğini kazandığı mevcut tarih itibarıyla ilgili kanun hükümlerinin uygulanacağı, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesi uyarınca hem eşinden hem de babasından ölüm aylığına hak kazananlara tercihine göre eşinden ya da babasından bağlanacak aylığın ödeneceği belirtilmiştir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın müteveffa eşinden kaynaklı almakta olduğu ölüm aylığı ile beraber kendisine müteveffa babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. Bilindiği üzere, kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr
Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki, kız çocuğuna baba üzerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir. Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır. Eş deyişle sigortalı baba yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda da aylığa hak kazanılamamaktadır. Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 28/05/2019 tarih ve E: 2016/1789, K: 2019/612; 14/06/2017 tarih ve E: 2016/2140, K: 2017/1178; 26/02/2016 tarih ve E: 2015/21-831, K: 2016/201 sayılı kararları ile Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 10/03/2016 tarih ve E: 2015/11000, K: 2016/2809 sayılı kararı, bkz. www.corpus.com.tr).
12. Başvuran, babasının vefat ettiği 02/12/1968 tarihinde reşit olmadığından böyle bir hakka sahip olduğunun farkında olmadığını ifade etmektedir. Haliyle kendisi, günümüze kadar müteveffa babasından dolayı herhangi bir ölüm aylığı talebinde bulunmamıştır. Bununla birlikte başvuranın, müteveffa eşinin hayatını kaybettiği 06/06/2023 tarihinin ertesinde eşinden dolayı ölüm aylığı almak için başvuru yapıp gerekli işlemleri başlattıktan sonra 07/07/2023 tarihinde 1968 yılında vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı talebinde bulunduğu görülmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesine bakıldığında, ölen
sigortalıların kız çocuklarından evli olmakla beraber dul kalanlara Kanun kapsamında çalışmamak veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartıyla aylık bağlanmaktadır. O halde başvuranın müteveffa babasından kaynaklı ölüm aylığının hak sahipliğini eşinin vefat etmesi üzerine dul kaldığı 06/06/2023 tarihinden itibaren kazandığı anlaşılmaktadır.
13. Sosyal Güvenlik İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 4’üncü maddesine göre 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce yani 2008 yılı öncesinde ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanmasında hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır. Bu itibarla başvuran için uygulanacak yasa hükmü, 5510 sayılı Kanun’un ilgili düzenlemeleri olacaktır.
14. Başvuru konusu somut olayda; başvuranın babasının vefat ettiği tarih itibarıyla ölüm aylığına hak kazanmış olsa bile o zamandan bu yana tarafına aylık bağlanmasına ilişkin bir başvuruda bulunmadığı, kaldı ki daha sonrasında evlenmiş olduğu için evli kaldığı süre boyunca bu hak sahipliğinin devam etmediği, son olarak 2023 yılında eşinin vefatı üzerine dul kalması dolayısıyla 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesine göre müteveffa eşi ile müteveffa babasından dolayı ölüm aylığı hakkına sahip olduğu görülmektedir. Başvuranın eşinin vefat ettiği 06/06/2023 tarihi itibarıyla müteveffa babasından kaynaklı ölüm aylığına hak sahibi olmak için dul kalma şartını taşımakla birlikte aynı Kanun’un 54’üncü maddesi uyarınca hem eşinden hem de babasından ölüm aylığına hak kazanmış olması nedeniyle iki aylıktan birini tercih etmesi gerektiği, dolayısıyla mevcut durum itibarıyla 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca başvuran hem eşi hem de babasından dolayı ölüm aylığına hak kazanmış olsa da kendisinin aylık bağlanması işlemi açısından yalnızca bir ölüm aylığı hakkından yararlanabileceği ortadadır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın eşinin vefat ettiği tarih itibarıyla müteveffa eşi ile birlikte müteveffa babasından kaynaklı olarak da ölüm aylığına hak kazandığı anlaşılmış olmasına karşın, hem eşinden hem de babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması talebinin 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumunca uygulanan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
16. Nitekim Kurumumuza yapılan benzer nitelikteki başvurularda yapılan değerlendirme sonucunda (B.No: 2020/3443, 08/04/2020; B.No: 2020/3174, 13/05/2020); başvuran kişilerin babaları 5510 sayılı
Kanun’un yürürlük tarihinden önce vefat etmiş olup başvuranlar buna bağlı ölüm aylığı hak sahipliklerini anılan Kanun’un yürürlüğünden sonra eşlerinin vefat etmesi üzerine elde etmelerinden dolayı hem müteveffa eşten hem de müteveffa babadan kaynaklı ölüm aylıklarının birlikte bağlanması şeklindeki taleplerin idarece reddedilmesi yönünde kurulan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurular hakkında Ret Kararı verilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak
şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Batman İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi