ÖZET: Başvuran vekili, güvenlik korucusu olarak görev yapmış olan müveffa eşinin tazminat talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesine itiraz etmiştir. Başvuran, eşinin 1994 yılında güvenlik korucusu olarak göreve başladığını ve 2006 yılında vefat ettiğini belirtmiş, eşinin hizmet süresine dayanarak tazminat talep ettiğini ifade etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, talebin 2012 yılında yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun’un belirttiği zamanaşımı süresini aştığı gerekçesiyle reddetmiştir.

İlgili idareler, başvuranın talebinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle ödeme yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi uyarınca, tazminat taleplerinin 31/12/2017 tarihine kadar yapılması gerektiği, aksi halde zamanaşımına uğrayacağı ifade edilmiştir. Başvuranın ilk başvurusunun 2006 yılında yapıldığı, ancak o tarihte ilgili yasal düzenlemenin yürürlükte olmadığı ve dolayısıyla talebinin geçerli sayılmadığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığına karar vermiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2682-S.24.4289

BAŞVURU NO : 2023/16444

KARAR TARİHİ : 11.03.2024

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran vekilinin güvenlik korucusu olarak görev yapmış olan müteveffa eşinden dolayı müvekkiline yapılmasını talep ettiği tazminat ödemesinin idarece zamanaşımı defi ileri sürülerek reddedilmesi işlemine itirazı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili özetle; müvekkili ’in kocası

’in Siirt ili Pervari ilçesi Gökbudak köyünde 15/11/1994 tarihli Vali oluruyla güvenlik korucusu olarak göreve alındığını, görevlendirmesi devam etmekte ve 11 yıl 4 ay 2 gün hizmeti bulunmaktayken 16/02/2006 tarihine vefat ettiğini, müvekkil ’in 09/06/2006 havale tarihli dilekçesiyle eşinin hizmet süresinden ötürü tarafına tazminat ödenmesi talebiyle Pervari Kaymakamlığına müracaat ettiğini ancak müracaatına herhangi bir işlem yapılmadığını, bilahare 12/10/2022 tarihli dilekçeyle müvekkilinin ilgili mevzuattan doğan haklarının ödenmesi talebiyle Pervari Kaymakamlığına müracaatta bulunulduğunu, Kaymakamlıkça evrakın tekemmül ettirilerek ödemeden sorumlu idare olan

Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) gönderildiğini, SGK’nın 09/08/2023 tarihli cevabi yazısında 6353 sayılı

Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihinin yer aldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl geçtikten sonra müracaat edilmiş olmasından ötürü alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, idarenin ret gerekçesinin maddi durum ve yasal mevzuata aykırı olduğunu çünkü müvekkilinin eşinin vefatından sonra 6353 sayılı Kanun’un 67’nci maddesinin yürürlüğe

girdiği 12/07/2012 tarihinden önce Pervari Kaymakamlığına müracaatı bulunduğunu, idarece hareketsiz kalınarak dilekçesinin gereğinin yerine getirilmediğini, kurumun ret cevabında belirtilenin aksine süresi içerisinde yapılan bir başvurunun mevcut olduğunu, müvekkilinin tazminat alacağının Anayasa’nın 35’inci maddesinde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında korunması gereken bir hak olup idarece zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ifasından kaçınılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek söz konusu tazminatın ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından başvuru konusu uyuşmazlıkla ilgili bilgi ve görüş alma amacıyla gönderilen 15/11/2023 tarihli ve sayılı yazıya istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığının 13/12/2023 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında ilgili mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 442 sayılı Köy Kanunu’na 02/06/2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5673 sayılı Kanun ile eklenen mülga ek 17’nci maddede 55 yaşını doldurup on beş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan güvenlik korucularından sağlık ve idari nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere tazminat ödeneceğinin belirlendiği, 2.2. Ancak söz konusu düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlandığından 02/06/2007 tarihinden önce görevinden ayrılan güvenlik korucuları hakkında anılan düzenlemenin uygulanamadığı, bunun üzerine anılan Kanun’a 12/07/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6353 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2’nci madde ile birlikte 02/06/2007 tarihinden önce görevinden ayrılan güvenlik korucularının da mülga ek 17’nci maddeden yararlandırılmasının sağlandığı, 2.3. Diğer taraftan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 117’nci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 97’nci maddesinde SGK tarafından yapılacak ödemelere ilişkin zamanaşımı sürelerinin düzenlendiği, 2.4. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un geçici 18’inci maddesinde 442 sayılı Kanun’un mülga ek 16’ncı maddesi kapsamında yapılacak aylık bağlama işlemleri açısından 5434 sayılı Kanun’un uygulamaya devam edileceği şeklinde bir düzenlemeye gidildiği, fakat bahsi geçen düzenlemede 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi gereğince ödenecek tazminatlara ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, 2.5. Öte yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde kamu giderinin tanımlandığı, anılan Kanun’un 34’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise ilgililerin kamu idareleri nezdinde oluşan alacaklarının hangi hallerde ve sürede zamanaşımına uğrayacağına ilişkin kamu giderinin ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir sürenin öngörüldüğü, 2.6. Bu çerçevede 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi uyarınca ödenecek tazminatların zamanaşımı sürelerinin tespitinde 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinin esas alınması gerektiği değerlendirilmekte olup 442 sayılı Kanun’a 12/07/2012 tarihinde 6353 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2’nci madde göz önüne alındığında söz konusu tazminat alacağının 2012 yılı mali yıl sonu olan 31/12/2012

tarihinden itibaren 5 yıl içinde (31/12/2017 tarihine kadar) talep edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağı, 2.7. Nitekim Kurumumuzun 26/07/2022 tarihli ve 2022/1670 Başvuru No.lu Ret Kararı’nda da benzer bir değerlendirmenin yer aldığı, ifade edilmiştir.

3. Kurumumuzun 15/11/2023 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talebine istinaden Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/01/2024 tarihli ve – – – sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle; 3.1. Siirt Pervari ilçesi Merkez J.Krk.K.lığı Gökbudak köyünde 1994-2006 tarihleri arasında güvenlik korucusu olarak görev yapmaktayken 16/02/2006 tarihinde vefat eden ’in eşi

’in 09/06/2006 tarihli dilekçesinde 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi kapsamında tarafına tazminat ödenmesi talebinde bulunduğu, ilgili dilekçenin Pervari Kaymakamlığının 25/07/2023 tarihli üst yazısı ile 01/08/2023 tarihinde Kurumlarının kayıtlarına girdiği, 3.2. 5434 sayılı Kanun’un 117’nci maddesinde kanun kapsamında aylık dışında kalan diğer ödemelerin hak kazanıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde istenmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, aynı şekilde 5510 sayılı Kanun’un 97’nci maddesi ile de 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğü, diğer taraftan anılan Kanun’un geçici 18’inci maddesinde ise sadece 442 sayılı Kanun’un mülga ek 16’ncı maddesi kapsamında yapılacak aylık bağlama işlemleri açısından 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılacağının belirlendiği, 3.3. Bu hüküm ve açıklamalar kapsamında gerek 5434 sayılı Kanun gerekse 5510 sayılı Kanun kapsamında yapılan bir ödeme türü olmayan 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi kapsamındaki tazminat ödemeleri açısından bir tereddüt oluşmuş olup bu bağlamda 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17 ve geçici 2’nci maddeleri uyarınca yapılacak tazminat ödemesi talepleri bakımından 5 yıllık sürenin uygulanması açısından Kurumlarının Hukuk Müşavirliğinden görüş alındığı, ilgili görüş yazısında anılan tazminat ödemeleri için genel hükümlere gidilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesine göre

10 yıllık zamanaşımı süresi üzerinden işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği,

3.4. Bu yazı üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşlerine başvurulduğu, Bakanlık Muhasebat ve

Mali Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan yazıda ilgili duruma uygulanacak zamanaşımı süresinin 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmekle beraber nihai değerlendirmenin

SGK Hukuk Müşavirliğince yapılmasının uygun olacağı, tereddütlerin devam etmesi halinde ise Bakanlık

Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünden hukuki mütalaa talep edilmesinin uygun olacağının ifade edildiği, Bakanlık Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün yazısında ise bahse konu tazminat ödemelerinin 12/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesinin yürürlük tarihini takip eden ay başından itibaren muacceliyet kazandığı, zamanaşımı süresinin de bu tarih itibarıyla işlemeye başladığının mütalaa edildiği,

3.5. Öte yandan İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konu hakkında bildirdiği görüş yazısında 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi gereğince ileri sürülen tazminat taleplerinin 5018 sayılı

Kanun’un zamanaşımı hükmüne göre 2012 yılı mali yılı sonu olan 31/12/2012 tarihinden başlayarak 31/12/2017 tarihine kadar olan sürede SGK’ya ulaştırılması gerektiği, aksi takdirde söz konusu tazminatların ödenmesinin mümkün görünmediği, 3.6. Bununla beraber Kurumumuz tarafından verilen 26/07/2022 tarihli ve 2022/9369- sayılı

Ret Kararı’nda işbu uyuşmazlığa benzer bir başvuruyla alakalı olarak başvuranın talebinin 31/12/2017 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedildiği, 3.7. Bilindiği üzere 442 sayılı Kanun’a 02/06/2007 tarihinde eklenen mülga ek 16’ncı ve mülga ek 17’nci maddelerinde güvenlik korucularına söz konusu hizmetleri nedeniyle hangi hallerde aylık bağlanacağı hangi hallerde ise tazminat ödeneceğinin açıkça belirtildiği, buna göre mülga ek 16’ncı maddeye göre aylık bağlanmasına hak kazanamayan ve görevi mülga ek 17’nci madde hükümlerine göre son bulan kişilere tazminat ödeneceğinin hükme bağlandığı, öte yandan bahsi geçen düzenlemelerin 02/06/2007 tarihinden önce görevden ayrılan güvenlik korucuları hakkında uygulanamadığından 12/07/2012 tarihinde anılan

Kanun’a eklenen geçici 2’nci madde ile 02/06/2007 tarihinde görevde bulunmayan güvenlik korucularına da aylık bağlanması veya tazminat ödenmesi hakkı tanındığı, 3.8. Bahsedilen hükümler uyarınca görevlerinden dolayı ödenecek olan tazminatın 2012 yılına ait bir alacak olması nedeniyle 2012 yılı mali yıl sonu olan 31/12/2012 tarihinden başlamak üzere 5 yıl içinde 31/12/2017 tarihine kadar yapılan müracaatların geçerli kabul edilerek tazminat ödemesi yapılmasının gerektiği, ayrıca

442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi 02/06/2007 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önce

yapılan başvuruların da Kurumlarınca dikkate alınmadığı, bu nedenle başvuranın 09/06/2006 tarihli başvurusunun dikkate alınmayarak 31/12/2017 tarihine kadar da Kurumlarına başkaca bir müracaatı olmadığından ilgiliye 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi kapsamında tazminat ödemesine imkân bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

6. 442 sayılı Köy Kanunu’nun; 6.1. Mülga ek 17’nci maddesi; “55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan güvenlik korucularından; sağlık ve idari nedenlerle görevine son verilenler ile

ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir.

…

Ek 16 ncı madde ile bu madde kapsamındaki ödemeler, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılır ve ödemenin yapılmasını takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.”, 6.2. Geçici 2’nci maddesi;“…

27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce geçici köy koruculuğu yapanlardan ek 16 ncı ve ek 17 nci maddelerde yer alan şartları taşıyanlara yazılı müracaatları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümleri uygulanır. Ancak geçmiş süreler için herhangi bir ödeme yapılmaz.”, 6.3. Geçici 4’üncü maddesi; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce güvenlik koruculuğu görevi sona ermiş olanlardan mülga ek 16 ncı veya mülga ek 17 nci madde hükümleri kapsamında aylık bağlanmasına, tazminat veya ölüm yardımı ödenmesine hak kazananlar hakkında anılan mülga madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Ayrıca, mülga ek 16 ncı madde kapsamında aylık bağlanmasına hak kazanan güvenlik korucularının vefatı halinde, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır ve geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz.”, 7. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinin üçüncü fıkrası; “İlgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.”, hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili özetle; müvekkilinin güvenlik korucusu olarak görev yapmaktayken vefat eden müteveffa eşinden kaynaklı hak etmiş olduğu tazminatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödenmediğini belirterek söz konusu tazminatın hak sahibi müvekkiline ödenmesini talep etmektedir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın müteveffa eşinin güvenlik koruculuğu görevi nedeniyle sahip olduğu tazminat hakkının 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi uyarınca 31/12/2012 tarihinde başladığı, 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde ise ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı talep edilmeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceğinin düzenlendiği, ayrıca 442 sayılı

Kanun’a 02/06/2007 tarihinde eklenen mülga ek 17’nci maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan başvuruların da dikkate alınmayacağı, buna göre söz konusu tazminat hakkına ilişkin zamanaşımı süresi 31/12/2017 tarihinde dolmuş olup başvuranın 09/06/2006 tarihinde yapmış olduğu başvurusu Kurumlarının kayıtlarına 01/08/2023 tarihinde girdiğinden başvurana ödeme yapılmadığı belirtilmiştir.

11. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın müteveffa eşinin güvenlik koruculuğu görevi nedeniyle başvurana ödenmesi gereken tazminatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

12. Dosya kapsamı ve içeriğindeki bilgi ve belgelerden; başvuranın müteveffa eşinin 15/11/1994 tarihinde güvenlik korucusu olarak göreve başladığı ve 16/02/2006 tarihinde görevi devam etmekteyken yaşanan bir kazada vefat ederek görevinden ayrıldığı, başvuranın Pervari Kaymakamlığına yazmış olduğu 09/06/2006 tarihli dilekçesiyle müteveffa eşinin güvenlik koruculuğu görevi nedeniyle tarafına tazminat ödenmesi talebinde bulunduğu, başvurusuna o tarih itibarıyla herhangi bir cevap verilmediği, bunun üzerine 12/10/2022 tarihinde başvuran müvekkilinin söz konusu talebi yeniden Kaymakamlık makamına ilettiği, ancak Kaymakamlığın durumu SGK’ya bildirmesinin üzerine SGK tarafından bahsi geçen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.

13. 02/06/2007 tarih ve 26540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5673 sayılı Kanun’la 442 sayılı Köy

Kanunu’na eklenen mülga ek 17’nci maddede; 55 yaşını doldurmamış olan güvenlik korucularından ölmüş olanlara (20.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödeneceği düzenlenmiştir. Ancak bu tarihten önce güvenlik korucusu olarak görev yapıp görevinden ayrılmış olanlara tazminat ödeneceğine ilişkin bir düzenlemeye anılan dönemde gidilmemiştir.

14. Kural olarak yasal düzenlemeler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaktadır. Bununla birlikte, getirilen düzenlemelerin geçmişe dönük olarak uygulanmasının amaçlanması halinde bu durum geçici maddelerle istisna olarak düzenlenmektedir. Bu şekilde açık bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle,

5673 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce güvenlik korucusu olarak görev yapıp görevinden ayrılmış

olanlar, ek 17’nci madde ile getirilen tazminat hakkından faydalanamamıştır. Ancak daha sonra 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6353 sayılı Kanun’la 442 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2’nci madde ile bu kez 5673 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 02/06/2007 tarihinden önce güvenlik koruculuğu yapanlardan ek 16’ncı ve ek 17’nci maddelerde yer alan şartları taşıyanlara yazılı müracaatları üzerine tazminat ödeneceği düzenlenmiş ve daha önce tazminat ödenmeyen söz konusu kişilerin de tazminat ödemesinden yararlanmasına imkân doğmuştur.

15. Somut olayda, başvurana zamanaşımına uğradığı gerekçe gösterilerek tazminat ödenmediği göz önüne alındığında başvuranın tazminat alacağının zamanaşımı bakımından tabi olduğu kanunun tespiti ile söz konusu alacak bakımından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

16. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceği düzenlenmiştir.

17. Bu noktada öncelikle başvuranın tazminat alacağının muacceliyet anının belirlenmesi gerekmektedir.

Muacceliyet, bir borç ilişkisinde alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak edimi yerine getirmekle yükümlü olduğu anı ifade etmektedir. Bununla birlikte muacceliyet anı aynı zamanda zamanaşımı süresinin başladığı tarihin belirlenmesinde de esas alınacağından özel bir öneme sahiptir.

18. 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi ile hak kazanılan tazminat, maddedeki açık düzenleme uyarınca maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren yani 01/08/2012 itibaren muaccel hale gelmiştir. Bu tarih itibarıyla talep edilmesi halinde söz konusu tazminat ilgilisine ödenebilecektir. Buna göre, muaccel hale gelen borca ilişkin zamanaşımı süresi de aynı tarih itibarıyla başlamaktadır. Bu durumda söz konusu tazminata ilişkin zamanaşımı süresi 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesi uyarınca ilgili olduğu 2012 yılı mali yıl sonundan 5 yıl sonra, yani 31/12/2017 tarihi itibarıyla dolacak, bu tarih itibarıyla istenmeyen tazminat ise idare lehine düşecektir.

19. Zira somut olayda başvuranın müteveffa eşinden dolayı tazminat talebiyle idareye ilk olarak 09/06/2006 tarihinde başvurduğu, ancak o an itibarıyla 442 sayılı Kanun’un mülga ek 17’nci maddesi yürürlükte olmadığından söz konusu tazminata yönelik bir hakkın mevcut olmadığı, daha sonrasında başvuran müvekkilinin 12/10/2022 tarihinde aynı taleple yeniden bir başvuruda bulunduğu, ancak yukarıda belirtildiği üzere bahse konu tazminat alacağının 31/12/2017 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.

20. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 02/06/2007 tarihinden önce güvenlik korucusu olarak görev yapanlara tazminat ödenmesini düzenleyen 442 sayılı

Kanun’un geçici 2’nci maddesinin 12/07/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu durumda başvuranın müteveffa eşinden kaynaklı tazminat alacağının 01/08/2012 tarihi itibarıyla muaccel hale geldiği, söz konusu tazminat ödemesinin 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesi uyarınca ilgili olduğu 2012 yılı mali yıl sonunu takip eden 5 yılın sonunda (31/12/2017 tarihinde) zamanaşımına uğrayarak idare lehine düştüğü, başvuranın tarafına tazminat ödenmesi talebiyle idareye ilk defa 09/06/2006 tarihinde müracaat ettiği, bu tarihte henüz anılan Kanun’un mülga ek 17’nci maddesinin yürürlükte olmadığından başvuranın talebinin değerlendirmeye alınmadığı, daha sonrasında başvuran müvekkilinin 12/10/2022 tarihinde sözü edilen talebi yeniden idareye ilettiği, ancak başvuranın müteveffa eşinden dolayı hak sahibi olduğu tazminat alacağının 31/12/2017 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla başvuranın tazminat talebinin söz konusu alacağın zamanaşımı süresinin dolmasından ötürü idare lehine düştüğü gerekçesiyle reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

21. Nitekim Kurumumuza gelen benzer nitelikteki bir başka başvuru kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda (B. No: 2022/1670, 26/07/2022); başvuranın 25/10/2021 tarihinde 442 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi uyarınca tarafına tazminat ödenmesi talebinde bulunmasına karşın söz konusu tazminat alacağının 31/12/2017 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayarak idare lehine düştüğü, bu nedenle idare tarafından tazminat talebinin reddedilmesi şeklinde kurulan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığından başvuranın talebine yönelik olarak Ret Kararı verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın başvuran vekiline tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi