ÖZET: Başvuran, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nde infaz koruma memuru olarak çalışmakta olup, Sultangazi Belediye Başkanlığı’nın 30 kişilik Zabıta Memurluğu alımına başvurmuş ve başarılı olmuştur. Ancak, muvafakat talebi Adalet Bakanlığı tarafından reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun kendisi için bir mağduriyet yarattığını ifade ederek, bu kararın gözden geçirilmesini talep etmektedir.

Adalet Bakanlığı, başvuranın naklen atanmasının uygun olmadığını, zira infaz koruma memurlarının hizmetine ihtiyaç duyulduğunu ve atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, 7433 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince, başvuranın sözleşmeli personel olarak göreve başlamasından dolayı başka bir kuruma atanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede, başvuranın muvafakat talebinin reddedilmesi, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından uygun bulunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmuş, ancak idarenin kararına karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerine uyulmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, idarenin gelecekte bu ilkeye de dikkat etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1827-S.25.2819

BAŞVURU NO : 2024/11681

KARAR TARİHİ : 19.02.2025

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Muvafakat talebine ilişkin işlemler hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 20.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünde infaz koruma memuru olarak görev yaptığını, Sultangazi Belediye Başkanlığının açtığı 30 kişilik Zabıta Memurluğu alımına başvurduğunu ve başarılı olduğunu, ancak muvafakat talebinin reddedildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine Adalet Bakanlığının 26.11.2024 tarihli ve Esayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın, hizmetine ihtiyaç duyulduğu, naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmadığı, kendisine ve emsallerine muvafakat verilmesi durumunda ceza infaz kurumundaki güvenlik ve infaz hizmetlerinde zafiyet doğacağının düşünüldüğü, ilgilinin görevinden ayrılmasının uygun görülmediği,

2.2. Ayrıca, 26 Ocak 2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişlik Yapılmasına Dair 7433 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde “Birinci fıkranın (a) ve (c) bentleri kapsamında memur kadrolarına atananlar, sözleşmeli personel olarak geçen süreler dahil olmak üzere dört yıl süreyle başka bir yere atanamazlar” hükmüne yer verildiği, başvurucunun sözleşmeli olarak 04.11.2021 tarihinde göreve başladığı, bu kapsamda 27.03.2023 tarihli Bakanlık Oluru ile infaz ve koruma memuru kadrosuna atandığı, başvurucunun sözleşmeli personel olarak göreve başladığı tarih ve memur kadrosuna atamasının yapıldığı tarih itibarıyla anılan Kanun uyarınca, başka kuruma naklen atanmasına imkan bulunmadığı belirtilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

/

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik

Yapılmasına Dair 7433 Sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde; “Birinci fıkranın (a) ve (c) bentleri kapsamında memur kadrolarına atananlar, sözleşmeli personel olarak geçen süreler dahil olmak üzere dört yıl süreyle başka bir yere atanamazlar. Dört yıllık sürede, memur kadrosuna atanmadan önce tabi oldukları mevzuata göre yer değiştirme hakkına sahip olanların söz konusu mevzuatta yer alan süre, usul ve şartlarla görev yerleri değiştirilebilir. Aynı fıkranın (b) bendi kapsamında memur kadrolarına atananların il özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına nakli yapılamaz.”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Memurların bu

Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır”,

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvurana zabıta memurluğuna geçiş için muvafakat verilmemesi noktasında uyuşmazlığın çıktığı değerlendirilmektedir.

9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca kurumlar arası nakil işlemi, kurumların muvafakati ile sağlanmakta olup, kurum amirlerinin muvafakat verip vermemek konusunda takdir yetkilerinin bulunduğu kuşkusuzdur. İdarenin, personelin başka bir kuruma nakline muvafakat verip vermeme yönündeki takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 31/10/2008 tarihli, E: 2008/34, K:2008/153 sayılı kararında kamu yararı “bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarar” olarak tanımlanmaktadır.

10. Diğer yandan Danıştay 16’ncı Dairesinin 25/05/2016 tarihli, E: E-19346551-045.02-21324176, K:2016/3682 sayılı kararında “kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereğince kamu

/

görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek olduğu ve hizmetlerinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmalarının kamu yararına uygun düşeceği” belirtilmektedir.

11. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden; Adalet Bakanlığının başvuranın naklen atanma talebine, infaz koruma memurlarının hizmetine ihtiyaç duyulması, naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmaması, kendisine ve emsallerine muvafakat verilmesi durumunda ceza infaz kurumundaki güvenlik ve infaz hizmetlerinde zafiyet doğacağının düşünülmesi nedeniyle kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde muvafakat vermediği anlaşılmaktadır.

12. Başvuranın sözleşmeli olarak 04.11.2021 tarihinde göreve başladığı, bu kapsamda 27.03.2023 tarihinde infaz ve koruma memuru kadrosuna atandığı, sözleşmeli personel olarak göreve başlanılan tarih ve memur kadrosuna atamasının yapıldığı tarih itibarıyla Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 663 Sayılı

Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 7433 Sayılı Kanunun 3’üncü maddesi gereğince başka kuruma naklen atanmasına da imkân bulunmadığı görülmektedir.

13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden İdareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun REDDİNE,

Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/