ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın muvazzaf subay alımında sağlık yeteneği nedeniyle elenmesi ve bu durumun çelişkili olduğu iddiaları incelenmiştir. Başvuran, Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin 6/A/1 ve 6/A/2 maddelerine dayanarak, kendisinin ve benzer durumdaki kişilerin muvazzaf subaylığa kabul edilmesi veya askerlikten muaf tutulması talebinde bulunmuştur. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamaları doğrultusunda, zorunlu askerlik hizmeti için aranan sağlık kriterleri ile dış kaynaktan alınan subay adaylarının sağlık kriterlerinin farklı olduğu belirtilmiştir.

Kararda, muvazzaf subayların, zorlu koşullarda görev yapacakları ve yüksek sağlık standartlarına tabi tutulmaları gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın sağlık durumu, muvazzaf subaylık için yeterli bulunmamış ve bu nedenle talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın muvazzaf subaylığa kabul edilmesi veya askerlikten muaf tutulması talebi hukuka aykırı bulunmuş ve reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/1849-S.20.2867

BAŞVURU NO : 2019/13567

KARAR TARİHİ : 31/01/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalıklar

Listesinin 6/A/1 ve 6/A/2 maddesine giren kişilerin muvazzaf subaylığa kabul edilmesi ya da askerlik yükümlülüğünden muaf tutulması talebidir

BAŞVURU TARİHİ : 02/08/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. başvurularında özetle; 2018 yılı dış kaynaktan muvazzaf subay alımına başvurduğunu, Türk Silahlı Kuvvetlerine personel alım sürecinde sağlık yeteneğinin belirlendiği aşamada Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalıklar Listesinin 6/A/1 maddesine istinaden “GÖRMELER VO -1.00 İLE TAM VO -1.00 İLE TAM.

B

“Muvazzaf subay olmaz” kararının verildiğini, ameliyat olduğu zamanda 6/A/2 maddesi nedeniyle eleneceğinin Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinden anlaşıldığını, 6/A/1 ve 6/A/2 maddesinin görevdeki personelin görevinin ifasına engel olmamasının ve muvazzaf subaylık için yetersiz bulunan kendisi gibi adayların on iki ay boyunca yükümlü askerlik kapsamında piyade sınıfında komando branşında yedek subay olarak görev yapabilmesinin çelişkili olduğunu, dolaysıyla bu hususlarla ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde çelişkili bölümler olduğunu iddia etmiş, 6/A/1 ve 6/A/2 maddesine giren kişilerin muvazzaf subaylığa kabul edilmesini ya da askerlik yükümlülüğünden muaf tutulmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20/11/2019 tarih ve sayılı yazısı ile Milli Savunma

Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup; 2.1. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 09/12/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında çelişkili olduğu iddia edilen hususlarla ilgili olarak özetle; 2.1.1. Türk Silahlı Kuvvetlerine personel temin faaliyetlerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri

Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği

Yönetmeliği kapsamında yapılmakta olduğu, adaylarda aranan genel sağlık niteliklerinin başvuru kılavuzlarında belirtildiği, adaylın sevk edildikleri yetkili hastaneden “muvazzaf/sözleşmeli subay astsubay, uzman erbaş/sözleşmeli er ve veya sivil memur olur, askeri öğrenci olur” kararlı olumlu sağlık raporu alınmasının gerektiği, 2.1.2. TSK’nın kuruluşundan bugüne kadar geçen sürede ortaya çıkan ihtiyaçlardan yola çıkılarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve konularının uzmanları olan doktorların da yer aldığı ilgili kuvvet temsilcilerinden oluşan komisyonlar tarafından, sınıf ve branşların gerekliliklerine göre hazırlandığı, 2.1.3. Zorunlu askerlik hizmeti için aranan sağlık kriterleri ile dış kaynaktan alınan subay, astsubay, uzman erbaş/er, öğrenci adaylarının veya sivil memurların sağlık kriterlerinin aynı olmadığı, 2.1.4. Muvazzaf personelin en az 30 yıl görev yapacağı ön görüldüğü, bu görev süresi içerisinde zorlu koşullarda, özel kuvvetlerde, uçuş hizmetlerinde, deniz altı hizmetlerinde ve terörle mücadele kapsamındaki operasyonel birliklerde görev yapıldığı, muvazzaf personelin bu görevlerde komuta heyetinde yer aldığı ve hem kendi hem de himayesinde olan çok sayıda personelin güvenliğinden de sorumlu olduğu, 2.1.5. Görevdeki personelin TSK’ne alımı aşamasında “muvazzaf / sözleşmeli subay / astsubay, uzman erbaş / sözleşmeli er ve veya sivil memur olur, askeri öğrenci olur” kararlı olumlu sağlık raporu aldığı, görev süresi içinde rahatsızlanan personelden

Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeye göre “sınıfı görevini yapamaz” kararı alanlara Kuvvet Komutanlıklarının Yönetmeliğin ilgili çizelgesinde bulunan sınıflarda yeniden sınıflandırmasının yapıldığı, 2.1.6. Zorunlu askerlik hizmetinin Türkiye Cumhuriyetinde erkek vatandaşların ilgili kanunlar kapsamında yerine getirmeleri gereken bir sorumluluk olduğu, askerlik hizmetinin ülkenin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı savunmak amacıyla her vatandaşın bilmesi gereken savunma/savaş tekniklerinin verildiği temel eğitimleri kapsadığı, 2.1.7. Ayrıca Yönetmelik değişiklik taslağında göz hastalıklarının 6/A/1 ve 6/A/2 maddelerine ilişkin olarak düzenleme bulunmadığı ve ilgili maddelerle ilgili uygulamanın mevcut haliyle devam edeceği, İfade edilmiştir.

2.2. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Askeralma Genel Müdürlüğü 11/12/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.2.1. “Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunun” 14’üncü maddesi, “Türk Silahlı

Kuvvetleri Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık

Yeteneği Yönetmeliğinin” 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı

Yönetmeliğin 22’nci maddesinin 4’üncü fıkrası ve “Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Muayene Yönergesinin” 2’nci bölümünün 5’inci maddesinin (g) fıkrası hükümlerine yer verildiği, 2.2.2. Yaptıkları inceleme neticesinde; yoklamada uygulanacak sağlık durumu bilgi formunda yükümlünün (başvuranın) “Geçmişte veya halen devam eden görme veya işitme sorununuz var mı?” sorusuna “Hayır” cevabını verdiğinin, 23/08/2017 tarihinde yapılan sağlık muayenesinde hakkında “A33F0I(Kilo Fazlalığı) Askerliğe Elverişlidir” kararı verildiğinin ve bu karara itiraz etmediğini yazarak imzaladığının tespit edildiği, 2.2.3. Yükümlü, hakkında aile hekimince verilen “A33F01 Askerliğe Elverişlidir” kararı nedeniyle komando seçilmediği ve Kasım 2019 sınıflandırma döneminin Aralık 2019 celp ve sevk döneminde Hatay/İskenderun Deniz Üs. Deniz Er Eğitim Alay

Komutanlığına er olarak sınıflandırıldığı, 2.2.4. Yükümlünün askerliğinin, halen yüksek lisans eğitimi nedeniyle 7179 sayılı

Askeralma Kanununun 20’nci maddesi gereğince 16 Mart 2021 tarihine kadar ertelenmiş durumda olduğu, 2.2.5. Yükümlünün müracaatında belirttiği, askerlik hizmetinden muaf tutulması hususunun, mevcut mevzuata göre yasal dayanağı bulunmadığı

Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 3.2.“Vatan hizmeti” başlıklı 72’nci maddesinde; “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunun 14’üncü maddesinde; “Yükümlülerin sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yeteneğine ilişkin yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre yapılır. Bu muayeneler, askerlik şubesinin bulunduğu yerde öncelikle varsa kayıtlı olduğu aile hekimi tarafından, yoksa en yakın resmi sağlık kuruluşunda tek tabip tarafından yapılır. Aile hekimlerince veya resmi sağlık kuruluşunca hakkında karar verilmeyenler Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili sağlık kurullarına sevk edilir.” 6. 25/06/2019 tarih ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;

“(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

…

b) Askerlik hizmeti: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 72 nci maddesine göre her

Türkün hak ve ödevi olan vatan hizmetinin bu Kanun esaslarına göre yerine getirilmesini, …

jj) Yükümlü: Askerlik hizmetini bu Kanun hükümleri gereğince yerine getirmek veya yerine getirmiş sayılmak zorunda olan erkek Türk vatandaşını, ifade eder.” 6.2. “Sağlık muayene ve onay işlemleri” başlıklı 15’inci maddesinde; “ (1) Yükümlülerin sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yapılır…” 6.3. “Askerlik Muafiyeti” başlıklı dokuzuncu bölümünde; 6.3.1. “Yükümlüler, kamu görevlileri ve sivillerden hayatını kaybedenlerin yakınlarının muafiyet hakları” başlıklı 42’inci maddesinde; “(1) Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken ölen, hakkında gaiplik kararı verilen, maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirecek biçimde malul olanlar ile terhis edildikten sonra askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile hayatını kaybettiği mahkeme kararı ile sabit olanların; a) Baba ve annesinin müşterek olarak talep ettiği veya baba ya da annesinden biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silahaltına alınmaz veya silahaltında ise terhis edilir. b) Baba ve annenin müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silahaltında olan kardeşi var ise istekli olması hâlinde terhis edilir, silahaltında kardeşi yok ise veya silahaltındaki kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silahaltına alınmaz. (2) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerden; a) Askerlik hizmetini yerine getirmekte olan yükümlüler ile 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına giren sivillerin kendilerinden olma çocukları ile aynı anne ve babadan olma kardeşlerinin tamamı, b) 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemlere, görevi olmadığı hâlde mukavemet ederken şehit olanların kendinden olma erkek çocukları ile aynı anne ve babadan kardeşlerinin tamamı, c) Güvenlik korucuları dâhil kamu görevlilerinin kendilerinden olma çocuklarının tamamı ile aynı anne ve babadan olma kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silahaltına alınmaz ve silahaltındakiler istekleri hâlinde terhis edilir. Kardeşlerden hangisinin askerlik hizmetinden muaf tutulacağı birinci fıkranın (a)

ve (b) bentlerinde düzenlenen usule göre belirlenir. Kardeşlerden muafiyet kapsamına girmeyenler ile muafiyet kapsamına girmekle birlikte bu muafiyetten yararlanmak istemeyenlerin askerlik hizmetini yerine getireceği yerler Bakanlıkça belirlenir. (3) Bu madde hükümleri seferberlik ve savaş hâlinde uygulanmaz.” 6.3.2. “Vatandaşlığa sonradan alınanlara uygulanacak erteleme ve muafiyet” başlıklı 43’üncü maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını sonradan kazananlar askerliklerini, vatandaşlığı kazandığı tarihteki yaş ve öğrenim durumlarına göre o yıl askerlik çağına giren yükümlüler gibi yaparlar. Bunlardan Türk vatandaşlığına alınmadan önce gelmiş oldukları ülkelerde askerlik yaptıklarını veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgeleyenler ile vatandaşlığa alındıkları yıl 22 ve daha büyük yaşta olanlar askerlik yapmış sayılırlar.

Bunların askerlikleri, istekleri hâlinde vatandaşlığa alındıkları tarihten itibaren iki yıl süreyle ertelenir. Ertelemelerinin sona ereceği yıl yoklamaları yapılarak o yıl askerlik çağına giren doğumlularla işlem görürler. Bunlar, seferberlik hâlinde ihtiyaca göre askere sevk edilebilirler. (2) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden Türk vatandaşlığını kazananların askerlik işlemleri, önceki askerlik safahatları dikkate alınarak bu Kanunun durumlarına uyan hükümlerine göre yürütülür. (3) Bu madde hükümlerinden, soybağına bağlı olarak Türk vatandaşlığına sonradan alınanlar yararlanamaz.” 6.3.3. “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde askerlik yapanlar” başlıklı 44’üncü maddesinde; “1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına göre zorunlu askerlik hizmetini yerine getirdiklerini belgelendiren Türk vatandaşları bu Kanun hükümlerine göre askerlik yapmış sayılırlar.” 6.3.4. “Özel durumlarda muafiyet ve erteleme” başlıklı 45’inci maddesinde; “(1) İki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemleri anlaşma hükümlerine göre yürütülür. Yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. (2)

Barışta, olağanüstü hâl veya seferberlik hâllerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Milli Güvenlik Kurulunca gerekli görülen sahalarda Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur.” 6.3.5. “Askerî okullardan ayrılanlar” başlıklı 46’ıncı maddesinde; “(1) Askerî öğrenci olarak okudukları Milli Savunma Üniversitesi ve diğer üniversite, fakülte veya yüksekokullar ile meslek yüksekokullarından ilişiği kesilenlerin, bu okullarda ay olarak okudukları sürenin üçte biri muvazzaflık hizmetinden sayılır. Askerlik hizmetinden sayılan sürenin erbaş ve erlerin tabi olduğu hizmet süresini karşılaması hâlinde bunlar askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılır. (2) Birinci fıkra kapsamındakilerden yedek subay adayı veya yedek astsubay adayı olma hakkı bulunanlar, istekli olmaları ve aday seçilmeleri hâlinde daha önceki hizmet süreleri dikkate alınmaksızın yedek subay veya yedek astsubayların hizmet süresine tabi tutulur.” 7. 11/11/2016 tarihli ve 29885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği

Yönetmeliğinin;

7.1.“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde:

“Yönetmeliğin amacı; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personel, öğrenciler ve bunların adaylarının Türk

Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemektir.”, 7.2.“Yükümlü, erbaş ve erlerin sağlık yeteneğine göre sınıflandırılmaları veya branşlarının belirlenmesi” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “Komando: Komandolar, iç hastalıkları, ortopedi, genel cerrahi, göz, kulak burun boğaz, psikiyatri ile lüzum görülen diğer branşlardan sağlık kurulundan geçirilmek kaydıyla seçilir. Komando muayenelerinde akciğer grafisi, tam kan sayımı, sedimantasyon, açlık kan şekeri, üre, kreatinin, AST, ALT. bilirubinler, tam idrar tahlili, HBsAg, EKG ile lüzum görülen diğer laboratuvar tetkikleri ve radyolojik tetkikler yapılır. Komando olacak erbaş ve erler tam sağlam olmalı veya hastalıkları, Hastalıklar Listesinin (A) diliminde bulunmalı ve boyları 160 cm’den uzun olmalıdır. Ancak bunlardan; göz hastalıkları (A) dilimine giren ve -3 diyoptriyi aşan hipermetropi, miyopi ve eksenler arasındaki farkı I diyoptriyi aşan muhtelif cins astigmatizması olanlar, astım hastalığı olanlar ve rahatsızlıkları Hastalıklar

Listesinin 16 ncı, 17 nci ve 18 nci maddelerinin (A) dilimine girenler komando olamaz” 7.3. “Yedek subay sağlık işlemleri” başlıklı 22’nci maddesinin 4’üncü fıkrasında; “Yedek sııbay adaylarının komando muayenelerinde erbaş ve erlerin komando seçim kriterleri esas alınır.” 7.4. EK-C Hastalıklar Listesinin Göz hastalıkları bölümünün 6’ncı maddesinin (A) fıkrasının

1 ve 2’nci maddelerinde;

“1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi bu Listenin 1 inci maddesinin (A) dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

2. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi bu Listenin 1 inci maddesinin (A) dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki (ameliyatla lens ekstraksiyonu + göz içi lens implantasyonlusu).” 8. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı

Sağlık Muayene Yönergesinin 2’nci bölümünün 5’inci maddesinin (g) fıkrasında; “1111 ve 1076 sayılı kanunlara tabi yükümlüler hakkında askerlik yükümlülüğü ile ilgili olarak yoklama ve sevk dönemi ile silahaltında iken düzenlenen raporlar ile personel ve öğrenciler ile bunların adayları için düzenlenen raporlar sadece veriliş maksadına uygun olarak geçerli kabul edilir.”

Hükümlerinin yer aldığı görülmüştür.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, yazışmalar, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, yukarıda 1 numaralı paragrafta da yer verildiği üzere özetle; 2018 yılı dış kaynaktan muvazzaf subay alımında sağlık yeteneğinin belirlendiği aşamada Sağlık

Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalıklar Listesinin 6/A/1 maddesine istinaden “Muvazzaf subay olmaz” kararı verilerek elendiğini, Hastalıklar Listesinin 6/A/1 ve 6/A/2 maddesine göre konulan teşhisin görevdeki personelin görevinin ifasına engel olmamasının, muvazzaf subaylık için yetersiz bulunan kendisi gibi adayların yükümlü askerlik kapsamında piyade sınıfında komando branşında yedek subay olarak görev yapabilmesinin çelişkili olduğunu iddia ederek, 6/A/1 ve 6/A/2 maddesine giren kişilerin muvazzaf subaylığa kabul edilmesini ya da askerlik yükümlülüğünden muaf tutulmasını talep etmiştir.

11. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ve Askeri

Askeralma Genel Müdürlüğünün konuyla ilgili açıklamaları bir arada değerlendirildiğinde; 11.1. Türk Silahlı Kuvvetlerine personel temin faaliyetlerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri

Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında yapılmakta olduğunun ve bu Yönetmeliğinin Sağlık Bakanlığı, İçişleri

Bakanlığı ve konularının uzmanları olan doktorların da yer aldığı ilgili kuvvet temsilcilerinden oluşan komisyonlar tarafından, sınıf ve branşların gerekliliklerine göre hazırlandığının; 11.2. Zorunlu askerlik hizmeti için aranan sağlık kriterleri ile dış kaynaktan alınan subay, astsubay, uzman erbaş/er, öğrenci adaylarının veya sivil memurların sağlık kriterlerinin aynı olmadığının; 11.3. Muvazzaf bir personelin en az 30 yıl zorlu koşullarda görev yapacağı ve görevi ile ilgili pek çok sorumluluğunun bulunması nedeniyle, başvuranın sağlık yeteneğinin belirlenmesi aşamasında ilgili Yönetmeliğin Hastalıklar Listesinin 6/A/1 maddesine istinaden “Muvazzaf subay olmaz” kararı verilerek muvazzaf subaylığa alınmadığının; 11.4. Görevdeki bir personelinin de TSK’ne alımı aşamasında “muvazzaf / sözleşmeli subay / astsubay, uzman erbaş / sözleşmeli er ve veya sivil memur olur, askeri öğrenci olur” kararlı olumlu sağlık raporu aldığının ve görev süresi içinde rahatsızlanması halinde tekrar Sağlık

Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeye göre “sınıfı görevini yapamaz” kararı alması durumunda yeniden sınıflandırıldığının; 11.5. Zorunlu askerlik hizmetinin, ülkenin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı savunmak amacıyla her vatandaşın bilmesi gereken savunma/savaş tekniklerinin verildiği temel eğitimleri kapsadığının, başvuran hakkında zorunlu askerlik için yoklamada 23/08/2017 tarihinde yapılan sağlık muayenesinde “A33F0I(Kilo Fazlalığı)

Askerliğe Elverişlidir” kararı verildiğinin ve bu karara itiraz etmediğinin, bu karar nedeniyle komando seçilmediğinin, er olarak sınıflandırıldığının, yükümlünün askerliğinin halen yüksek lisans eğitimi nedeniyle ertelendiğinin; 11.6. Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı

Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde değişiklik yapılması yönünde çalışmalar bulunduğunun ve

Yönetmelik taslağında göz hastalıklarının 6/A/1 ve 6/A/2 maddelerine ilişkin olarak düzenleme bulunmadığının ve ilgili maddelerle ilgili uygulamanın mevcut haliyle devam edeceğinin; Belirtildiği görülmüştür.

12. Başvuranla ilgili, muvazzaf subay adayı olarak sevk edildiği hastanede düzenlenen sağlık kurulu raporunda, “GÖRMELER VO -1.00 İLE TAM VO -1.00 İLE TAM. B

KATARAKT İLERLEYİCİ MAHİYETTE(A6-F01)” teşhisi konularak, Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği

Yönetmeliğinin EK-C Hastalıklar Listesinin Göz Hastalıkları Bölümünün 6’ncı maddesinin (A) fıkrasında yer alan “1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi bu Listenin 1 inci maddesinin (A) dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.” maddesine istinaden

“Muvazzaf subay olmaz” kararının verildiği anlaşılmıştır.

13. Yönetmelik EK-D yer alan Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme

Çizelgesi ile anılan Yönetmeliğin komando alımı için belirtilen şartlar incelendiğinde; başvurana konulan teşhisin, Anayasa ile bir ödev olarak yüklenmiş askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmesi kapsamında komando olabilmesinde bir engel teşkil etmediği görülmüştür. Ne var ki, bir kimsenin askerlik yükümlülüğü kapsamında komando olabilmesi ile muvazzaf subay olarak TSK’da görevlendirilmesi niteliği itibariyle farklılık teşkil etmektedir. Zira “muvazzaf” kelime anlamı olarak bir görev veya hizmetle yükümlü olan kimseyi, özel anlamda ise Silahlı Kuvvetlerde çalışan meslekten subay ve astsubaylarla, askerlik hizmetini yapan erbaş ve erleri ifade etmektedir. TSK nezdinde muvazzaf subay, 926 sayılı TSK Personel Kanunu kapsamında en az 4 yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitiren ve mevzuatın öngördüğü gerekli şartları taşıyan kadın veya erkeklerden istihdam edilen subay anlamına gelmektedir.

14. Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarının amaç ve görevlerine bakıldığında; TSK İç Hizmet

Kanunu ve TSK İç Hizmet Yönetmeliği ile Harp Okulları Kanun ve Yönetmeliklerinde belirtilen ve asker kişilerde bulunması gereken niteliklere sahip, liderlik özellikleri gelişmiş, askerî sevk ve idare edebilme yeteneği kazanmış ve yeterli fiziki yeteneğe sahip olmuş, Kuvvet Komutanlıklarının ihtiyaçlarına göre belirlenen bilim dallarında lisans eğitim ve öğretimini görmüş, sınıf okulu ve eğitim merkezlerinde verilecek subay temel mesleki eğitim ve öğretimini takip edebilecek yeterliliğe ulaşmış muvazzaf subay yetiştirmek olduğu görülmekle; muvazzaf subayların ordu için ifade ettikleri anlam ve görevleri göz önüne alındığında, görevlerinin gerektirdiği tıbbî ve meslekî yeterliliği haiz olabilmeleri açısından, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında, herhangi başka bir kamu kurumuna yapılacak alımlarda arananlardan daha sıkı ve detaylı sağlık standartlarına tabi tutulmaları tabiidir.

15. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü kamu hizmetinin önemi dikkate alındığında, bünyesinde görev yapacak personel seçiminde sağlık açısından bazı kriterler belirlemesi, görev nedeniyle veya yaşa bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önüne geçilmesi kapsamında önemli olduğu değerlendirilmektedir. Bu yönde tedbirleri alması noktasında takdir yetkisinde olduğu şüphesizdir. Ancak yukarıda da bahsedildiği üzere bu yetki sınırsız değildir ve keyfi olarak kullanılmamalıdır. İdareye tanınan takdir yetkisi ile hazırlanan Yönetmelik ekindeki hastalık cetvelinde, detaylı veriler ve parametreler sunularak hangi durumda olanların hangi sınıfta ve branşta muvazzaf olarak görevlendirilebileceğinin düzenlendiği görüldüğünden, incelemeye konu dosyada

Yönetmelik değişikliğini gerektiren bir hususa rastlanmamıştır. Dolayısıyla, mer’i mevzuat gereğince başvuranın muvazzaf olarak görevlendirilmesi de mümkün olmadığından, başvuranın bu talebinin reddi gerekmektedir.

16. Diğer taraftan, başvuranın terditli olarak sunduğu, askerlik yükümlülüğünden muaf tutulma talebiyle ilgili olarak da; Askeralma Kanununa göre bir kimsenin Anayasa ile yükümlendirildiği askerlik ödevini yerine getirmemesi için gereken şartlar belirli olup ilgilinin muvazzaf subay olarak alımının gerçekleşmemesinin kişinin askerlikten muaf tutulması için Kanunda sayılan (bakınız 6.3. paragraf) nedenlerden olmayıp ayrıca hukukun temel ilkeleri kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde de meşru bir neden olarak sayılmadığından, bu talebinin de reddi gerekmektedir.

17. Sonuç olarak dosya kapsamında tüm bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat bir arada değerlendirmede; Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma, Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde zorunlu askerlik hizmeti yükümlüleri ile dış kaynaktan alınan subay adayları ve görevdeki TSK personeli için sağlık kriterlerinin aynı olmamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, başvuranın muvazzaf subaylığa kabul edilmesi ya da askerlik yükümlülüğünden muaf tutulması talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarelerin iyi yönetim ilkelerine uymadığına dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi