ÖZET: Başvuran, Antalya’da evden uzaklaştırma kararı olan bir şahsa müdahale sırasında yaralanarak 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat talep etmiş, ancak Nakdi Tazminat Komisyonu talebini reddetmiştir. Komisyon, yaralanmanın görev nedeniyle değil, görev icrası sırasında her olayda meydana gelebilecek bir durum olduğunu belirtmiştir. Ancak, ilgili mevzuat gereği, iç güvenlik ve asayişin korunmasıyla görevli olanların yaralanmaları durumunda nakdi tazminat ödenmesi gerektiği, bu ödemenin başka bir koşula bağlı olmadığı ifade edilmiştir.

Komisyonun, başvuranın yaralanmasının görev icrası sırasında meydana geldiği ve kendi kastının bulunmadığı yönündeki tespitleri dikkate alındığında, başvuranın nakdi tazminat talebinin reddinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Nakdi Tazminat Komisyonunun kararının iptali ve başvurana nakdi tazminat ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/12226-S.22.18683

BAŞVURU NO : 2022/2974

KARAR TARİHİ : 22/09/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve numaralı kararı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/02/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; polis memuru olarak görev yaptığını, Antalya ilinde, 08/04/2020 tarihinde, saat 18.20 sularında, evden uzaklaştırma kararı olan şahsın rahatsızlık verdiği anonsu üzerine, belirtilen adrese intikal ettiklerini, şüpheli şahsa müdahale esnasında yaralandığını, bunun üzerine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve

Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve alt mevzuatı kapsamında nakdi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak; Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve numaralı kararıyla tazminat talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın ilgili mevzuata usul ve esas yönünden aykırılık teşkil ettiğini iddia ve ifade ederek Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve numaralı kararının iptalini ve mahrum kaldığı nakdi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13/04/2022 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvuran, Antalya ilinde, 08/04/2020 tarihinde evden uzaklaştırma kararı olan şahsa müdahale neticesi yaralandığından bahisle nakdi tazminat talebinde bulunmuş ise de sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan

Yönetmelik gereğince, nakdi tazminat verilebilmesi için görevin iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğinin sağlanmasına özgü bir nitelik taşıması, yaralanmanın görevin neden ve etkisinden kaynaklanması gerektiği, ancak; bahse konu olay sebebiyle adı geçenin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu protokol numaralı raporda belirtilen durumun, ifa edilen görevin tabiatı gereği zor kullanma yetkisinin icrası sırasında her olayda

/

meydana gelebilecek nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, başvuranın nakdi tazminat talebinin Nakdi

Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve sayılı kararıyla reddedildiği, emniyet mensuplarının olağan görevlerinden kaynaklı yaralanmaların 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek bu Kanun’daki nakdi tazminata ilişkin hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, aksini kabul, emniyet personelinin bütün yaralanmalarının, hangi vazifeden kaynaklandığına ve nasıl meydana geldiğine bakılmaksızın, sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurur ki bu durumun Kanunun düzenleniş amacına aykırılık teşkil edeceğinin açık olduğu belirtilmiş, ayrıca olaya ilişkin Görev Listesi, Yakalama Tutanağı, İfade Tutanağı, Sağlık Kurulu Raporu, Mahkeme Kararı ve

Nakdi Tazminat Komisyonu Kararı ile birlikte ilgili bütün belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.

3. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 31/08/2022 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. Nakdi tazminat talep işlemlerinin, sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkartılmış olan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yürütüldüğü, EGM Nakdi Tazminat Komisyonunca nakdi tazminat talep başvurularının karar aşamasında, yaralanmaya ilişkin sanık olup olmadığı, sanık var ise yargılama sonunda ceza alıp almadığı hususlarının da dikkate alındığı, ancak; sanığın, ceza mahkemesindeki yargılama sonunda ceza almasının nakdi tazminat talebinin olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmediği, öte yandan, ceza mahkemelerindeki yargılamalarda sanık ceza almasa ya da tespit edilen bir sanık olmasa da Nakdi Tazminat

Komisyonunca kabul şeklinde karar verilebildiği, yani ceza mahkemelerinin kararları, nakdi tazminat dosyasının incelenmesinde göz önünde bulundurulurken, her ceza alan sanığın olduğu dosya hakkında kabul veya ceza almayan sanığın olduğu talep dosyası hakkında ret kararı verme gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, her başvurunun; olay, ifade, trafik kazası tespit tutanakları, sağlık raporları, varsa bilirkişi raporları, kamera görüntüleri, telsiz çözüm kayıtları, son aşama olarak da var ise ceza mahkemelerinde yapılan yargılamanın da sonucu beklenerek kendi özelinde değerlendirildiği,

3.2. Başvuranın on altı adet nakdi tazminat başvurusunda bulunduğu ve taleplerinin yedi tanesinin kabul edildiği, dokuz tanesine ise ret kararı verildiği, başvuranın yaralanma derecesinin “Basit Tıbbı Müdahale ile Giderilebilir” olmasının Nakdi Tazminat Komisyonunca ret veya kabul kararı verilmesine genel gerekçe olmadığı, nakdi tazminat talepleri hakkında özel gerekçelerin yanında, genel olarak ifa edilen görevin tabiatı gereği zor kullanma yetkisinin icrası sırasında oluşabilecek yaralanma durumları sebebiyle ret kararı verildiği,

3.3. sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanun uyarınca çıkartılan

Yönetmelik’te yaralanma derecelerinin; basit tıbbi müdahale ile giderilebilir (en hafif derece), basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığı hafif, kemik kırığı orta, kemik kırığı ağır ve hayati tehlike var şeklinde belirtildiği, nakdi tazminat taleplerine konu dosyalar üzerinde yapılan incelemelerde; talepte bulunan personelin vücudunun herhangi bir yerinde bulunan ve ancak beyanla anlaşılacak olan “ağrı” gibi somut olmayan durumlara bile hastaneler veya ilgili kurumlar tarafından “Basit Tıbbi Müdahale İle

Giderilebilir.” şeklinde raporlar düzenlendiğinin müşahede edildiği, yani ilgili mevzuatta “Basit Tıbbi

Müdahale İle Giderilebilir” yaralanma derecesinin bir alt sınırının bulunmadığı, mezkûr mevzuatta hangi yaralanmaların “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” yaralanma derecesine girdiğine dair ayrıntılı bir hüküm bulunmadığı, ayrıca olaya müdahale eden personelde hayatın olağan akışında (herhangi bir fiziki müdahale olmadan) oluşabilecek “sıyrık, çizik, ağrı vs.” tespitlerin de yaralanmadan sayılıp nakdi tazminat müracaatına imkân verdiği, bu durumun personel tarafından nerdeyse “Her olayda bir nakdi tazminat talebi

/

yapılabilir.” gibi bir izlenim doğurduğu, bunun ise ilgili mevzuatta bir özlük hakkı olarak tanımlanmış olan nakdi tazminatın oluşturulma amacı ile tam olarak örtüşmediği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un;

6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.”

6.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde: “Bu kanun; a) İçgüvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen: 1.

Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini,…

kapsar.”

6.3. “Nakdi tazminat” başlıklı 3’üncü maddesinde: “Bu kanun kapsamına girenlerden; a) Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, b)

Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın

% 25’inden % 75’ine kadar, yaralananlara ise % 20’sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre, Nakdi tazminat ödenir…”

6.4. “Yönetmelik” başlıklı 10’uncu maddesinde: “Bu Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödenme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu kanunla ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir…”

7. 18/01/1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Yönetmelik’in;

7.1. “Yaralanma hali” başlıklı 7’nci maddesinde: “Yaralanma halinde, kurumlarınca sevk edildikleri

Devlet hastaneleri, askeri hastane, üniversite hastaneleri veya adli tıp birimleri tarafından verilen sağlık raporlarında belirtilen yaralanmaların en ağır olanı üzerinden (farklı teşhisler olması halinde) 5 inci maddedeki tutarın yaralanmanın; a) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olması halinde %3’ü, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmaması halinde %5’i oranında, … ödeme yapılır.”

7.2. “Nakdi tazminat verecek makamlar” başlıklı 12’nci maddesinde: “2 nci maddede sayılanların bu

Yönetmelikte belirtilen durumlarda ölmeleri, yaralanmaları veya engelli hale gelmeleri halinde; a)

Güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen ve bu amaca yönelik görev verilen veya güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olan şahıslar ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatları İçişleri Bakanlığınca, … Ödenir.”

7.3. “Nakti tazminat komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Bu Yönetmelikte belirtilen tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir.

Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır…”

7.4. “Tazminat tahakkukuna esas belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde: “Tazminat tahakkukuna esas belgeler aşağıda belirtilmiştir: a) Yaralanmalarda; 1- Olayın cereyan tarzını ve yaralanmaya konu teşkil eden durumu açıklayan ayrıntılı olay tutanağı. 2- Yaralanmanın derecesini, araz bırakıp bırakmadığını, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet hastaneleri, askeri hastane, üniversite hastaneleri veya adli tıp birimleri tarafından verilen sağlık raporları. 3- Görev emri (görev sözlü verilmiş ise yazı ile tevsik edilecek, yazılı ise emir sureti eklenecektir)…”

7.5. “Tazminat ödenmeyecek haller” başlıklı 19’uncu maddesinde: “Bu Yönetmeliğin nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımları ile ilgili hükümleri; ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Polis memuru olarak görev yapan başvuran; evden uzaklaştırma kararı olan şahsa müdahalede sırasında yaralanmasından kaynaklı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve ilgili

Yönetmelik kapsamındaki nakdi tazminat talebinin reddedilmesine ilişkin Nakdi Tazminat Komisyonunun

04/10/2021 tarihli ve numaralı kararının iptalini ve mahrum kaldığı nakdi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde, barışta güven ve asayişi korumakla görevli olanların; bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi Kanun’un amaçları arasında sayılmış, 2’nci maddesinde ise, bu Kanun’un iç güvenlik ve asayişin korunması konularında görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personelini de kapsayacağı hüküm altına alınmıştır.

11. 2330 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılmış olan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Yönetmelik hükümleri göz önünde bulundurulduğunda; iç güvenlik ve asayişin korunması ile görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personeline görevleri sırasında ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmaları durumunda nakdi tazminat ödenmesinin öngörüldüğü, bu ödeme için başka bir koşulun anılan düzenlemelerde yer almadığı; Yönetmelik’in 19’uncu maddesinde sadece, tazminat ödenmesini gerektiren durumun görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde tazminat ödenmeyeceğinin belirtildiği, buradan hareketle bahse konu nakdi tazminatın ödenebilmesi için; iç güvenlik ve asayişin korunması konularında görevli olunması, ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın belirtilen görevlerin yapılışı sırasında ve görev nedeniyle veya görev sona ermiş bulunsa bile bu görevden dolayı meydana gelmiş olması, ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın oluşumunda görevli kişinin kendi kastının bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

12. İlgili mevzuatta ayrıca, ölüm, engelli hale gelme ve yaralanma durumda ödenecek tazminat oranları ayrı ayrı belirlenmiş, yanı sıra yaralanma durumunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olup olmamasına göre farklı oranlar öngörülmüştür. Bununla birlikte anılan

Yönetmelik’in 17’nci maddesinde tazminat tahakkukuna esas belgeler sayılmış ve yaralanmalarda; ayrıntılı olay tutanağı, sağlık raporu ile görev emrinin ibraz edilmesi gerektiği öngörülmüştür. Dolayısıyla belirtilen belgelerin ibrazıyla birlikte şartların oluştuğunun tespit edilmesi halinde yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olması durumunda bile nakdi tazminat ödemesinin yapılması gerekmektedir.

13. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın olay tarihinde, plakalı motosiklet sürücüsü olarak ekip numarasıyla, saat 12.00 ile 00.00 arasında, Teomanpaşa, Düdenbaşı Güneş, M.Akif ve Göksu bölgesinde görevli olduğu ve yapılan anons üzerine olay yerine intikal ettiği görülmektedir.

14. 08/04/2020 tarihinde saat 20.00’da düzenlenen Yakalama Tutanağında; “08/04/2020 günü saat 16.30 sıralarında idaremiz Mahallesi Sokak No: Daire: sayılı adreste evden uzaklaştırması olan şahsın olduğunun anons edilmesi üzerine kod nolu tim olarak bahse konu adrese intikal edilmiş,… şahsa bedeni güç kullanılarak etkisiz hale getirmek istendiği esnada olaya müdahale eden kod nolu timde görevli Polis Memuru ile aynı timde görevli Polis Memuru vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralamış,… İşbu tutanak tarafımızdan tanzimle altı birlikte imza altına alınmıştır.” hususları belirtilmiştir.

15. Kepez Polis Merkez Amirliği tarafından 08/04/2020 tarihi saat 22.43’te düzenlenmiş olan Şikayetçi

İfade Tutanağında başvuran tarafından olay anlatıldıktan sonra; “…Şahsa fiziki güç kullanarak yakaladık ve aşağı bina bahçesine indirdik. Şahıs daha da agresifleşerek…bize tekme savurmaya başladı.

Tekmelerden bir tanesi ayağıma isabet etti… Şahsa bedeni güç kullanarak etkisiz hale getirmeye çalıştığımız esnada yine kolları ve ayakları ile direnmeye devam etti ve yaralanmama sebep oldu…” ifadelerine yer verilmiştir.

16. Başvuranın nakdi tazminat talebine dayanak gösterdiği olay ile ilgili müşteki olduğu Antalya 32. Asliye

Ceza Mahkemesinin / esas numaralı dosyasında verilmiş olan 11/12/2020 tarih ve / sayılı kararda; “08/04/2020 günü Mahallesinde bulunan ikamete, hakkında uzaklaştırma kararı olan sanığın geldiği anonsu üzerine polis memuru olan müştekilerin olay yerine intikal ettikleri, ikamette bulunan bayan şahısların sanığın çatıya kaçtığını söylemesi üzerine müştekilerin çatıya çıktıklarında sanığın çatıda tahtaların arasına gizlendiğini gördükleri,…müştekilerin sanığı binadan aşağıya indirmek istediklerinde, sanığın müştekilere tekme attığı, elleri ve ayaklarıyla direnmek suretiyle müştekilerin yaralanmalarına neden olduğu, Müştekiler hakkında düzenlenen adli muayene raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıklarına dair adli muayene raporu düzenlendiği, sanığın alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, müştekilerin ifadeleri, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı görevli memurlara zincirleme şekilde cebir ve tehditte bulunarak görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği sabit görülerek…” tespitleri yapılmıştır.

17. Başvuruya konu Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve sayılı kararında ise; “2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan

Yönetmelik gereğince, mensubumuza nakdi tazminat verilebilmesi için görevin iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğinin sağlanmasına özgü bir nitelik taşıması ve yine yaralanmasının ise bu kapsamdaki bir görevin icrası, etkisi veya nedeniyle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Ancak adı geçenin bahse konu olay sebebiyle Antalya Eğitim ve Araştırma

Hastanesinden almış olduğu 9199 protokol numaralı raporda belirtilen durumun ifa edilen görevin tabiatı gereği zor kullanma yetkisinin icrası sırasında her olayda meydana gelebilecek nitelikte olduğu” değerlendirmelerine yer verilerek başvuranın nakdi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

18. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın olay tarihinde motosiklet sürücüsü olarak 4879 numaralı ekipte görevli olduğu ve yapılan anons üzerine olay yerine intikal ettiği, hakkında evden uzaklaştırma kararı bulunan şahsa ekip arkadaşıyla birlikte müdahalede bulunulduğu, asayişin: hukuka uygun ve gerekli önlemlerin alınması sonucu, Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, kaza ve sabotajların söz konusu olmadığı bir ortamı, düzensizlik ve karışıklıkların önlendiği, hayatın normal akışının sağlandığı hali, dirlik ve düzenin varlığı konusunda kamuda oluşan yerleşik ve yaygın inancı ifade ettiği göz önünde bulundurulduğunda bahse konu şahsa müdahale edilmesinin güvenlik ve asayişin korunması kapsamında kaldığının açık olduğu, başvuranın bu görevi ifa etmekteyken yaralandığının tartışmasız olduğu ve yaralanması olayında kendi kastının bulunmadığı, Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından da aksi yönde herhangi bir tespitin yapılmadığı, dolayısıyla 2330 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik’te nakdi tazminat ödenmesi için aranan koşulların bir arada gerçekleştiği, bu yönüyle Nakdi Tazminat Komisyonunun başvuranda oluşan durumun ifa edilen görevin tabiatı gereği zor kullanma yetkisinin icrası sırasında her olayda meydana gelebilecek nitelikte olduğu yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmış olup başvurana yaralanma derecesi

/

dikkate alınarak ilgili mevzuatta öngörülen şekilde nakdi tazminat miktarının hesaplanıp ödenmesi gerekirken bu yöndeki talebinin Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve numaralı kararıyla reddedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

20. Bununla birlikte, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanun uyarınca çıkartılan Yönetmelik’te “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir” yaralanma derecesinin bir alt sınırının bulunmadığı, hangi yaralanmaların “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” yaralanma derecesine girdiğine dair ayrıntılı bir hüküm de öngörülmediği, ayrıca nakdi tazminat talebinde bulunan personelin vücudunun herhangi bir yerinde bulunan ve ancak beyanla anlaşılacak olan “ağrı” gibi somut olmayan durumlara bile hastaneler veya ilgili kurumlar tarafından “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” şeklinde raporlar düzenlendiğinin müşahede edildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, hangi yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu konusundaki kriterlerin netleştirilmesi ve bu durumlarda kademeli ödeme yapılabilmesini teminen yaralanma derecelerinin belirlenmesi konusunda ilgili Yönetmelikte çalışma yapılması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 23/08/2022 tarih ve S.22.16547 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruya konu Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve sayılı kararının iptali ve başvurana nakdi tazminat ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; Başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi