ÖZET: Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sırasında yaralandığını ve %80 engelli olduğunu iddia ederek, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamında aylık talebinde bulunmuştur. Antalya Valiliği, başvuranın dosyasında gerekli belgelerin eksik olduğunu ve olayın mesnetsiz olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. Yapılan incelemelerde, başvuranın yaralandığına dair Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmadığı, sunulan sağlık raporlarının 15 Temmuz öncesine ait tedavileri içerdiği tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, Antalya Valiliği’nin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Başvuranın, olayla ilgili gerekli belgeleri temin edememesi ve başvurularının mesnetsiz bulunması nedeniyle talebinin reddi uygun görülmüştür. Bu karar, başvuranın hukuki durumunun ve iddialarının yeterli delil ile desteklenmediğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 15731-15731 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/8301 2017/ 8301

KARAR TARİHİ : 14/12/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Antalya Valiliği

BAŞVURUNUN KONUSU : 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonucunda gazi olduğu iddiası ve aylık talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 28/06/2017 28.6.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen kalkışma ve söz konusu terör eyleminin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle yaralandığını, hastalanarak sakat kaldığını, 15 Temmuz gecesi bayraklarla sokaklara çıktıklarını, bir grup darbeci askerle karşılaştıklarını, askerlerin kendilerine ateş ettiklerini, psikolojisinin bozulduğunu ve doku yaralanması taşıdığını, %80 ağır engelli olduğunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamındaki taleplerinin Antalya Valiliği tarafından reddedildiğini, incelemenin eksik yapıldığını, hastane raporlarının incelenmediğini iddia etmekte ve başvurusunun tekrar incelenmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Antalya Valiliği’nin; 2.1. Kurumumuz kayıtlarına 31/ 07/ 2017 tarihinde sayılı evrak numarası ile kaydolan belgelerinden; Antalya Valiliği İl Olağanüstü Hal Bürosu tarafından 20/ 02/ 2017 tarihinde İçişleri

Bakanlığı’na gönderilen yazıda başvuranın 30/ 12/ 2016 tarihinde OHAL Bürosuna verdiği evrakların incelendiği, şahsın dosyasında Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 17inci maddesinde belirtilen belgelerin (olay yeri tespit tutanağı, ifade tutanakları, sağlık kuruluşlarınca düzenlenen ilk müdahale raporları ve ilk kayıt belgeleri, kaç iş ve gücünden geri kaldığına dair

1 / 6rapor) bulunmadığı, dosyada sadece muhtelif tarihlerde alınmış sağlık kurulu raporlarının

bulunduğu, 15 Temmuz darbe girişimi süresince Antalya ilinde herhangi bir silahlı saldırı olayı yaşanmadığı hususlarının belirtildiği, 2.2. 20/ 09/ 2017 tarih ve 36302 sayılı yazısında ise özetle; a) Başvuranın vermiş olduğu dilekçesindeki hususların mesnetsiz iddialara dayandığı, anılanın daha önceden buna benzer birçok kez başvuru dilekçelerinin bulunduğu, bu şekilde müracaat etmeyi alışkanlık haline getirdiği, b) 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi olayı ile ilgili olarak Antalya’da bu şahsın yaralandığına dair Terör Şube Müdürlüğü kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamında olmadığına komisyonca karar verildiği, hazırlanan durum belgesinin şahsa 06/ 04/ 2017 tarihinde gönderildiği, c) Antalya ilinde 15 Temmuz Darbe ve Terör alayları sırasında; yaşanan olaylar çerçevesinde 2330 sayılı Nakdi ve Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamında henüz aylık bağlanan ve tazminat ödenen kimse olmadığı, anlaşılmaktadır .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1.“Cumhuriyetin Nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır .” 3.3. “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir …. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz .” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet

2 / 6anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye

önerilerde bulunmakla görevlidir .” 5. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde; (Ek : 4/ 7/ 2012- 6353/ 75 md.) “Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı

Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır . Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır .” 6. 23/ 07/ 2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar” başlıklı 7inci maddesinin; 6.1. Birinci fıkrasında; “15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır . Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz . Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/ 11/ 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır . Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz .” 6.2. İkinci fıkrasında; “Birinci fıkra kapsamına giren ve 8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emeklilik ikramiyesine müstahak olanların emeklilik ikramiyeleri, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katından az olmamak üzere, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri esas alınarak ödenir . Birinci fıkra kapsamına girmekle birlikte emeklilik ikramiyesine müstahak olmayan sivillerden yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanların kendileri ile ölenlerin kanuni mirasçılarına en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 170 katı, diğer malullere ise en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katı tutarında ek tazminat, nakdi tazminata ilişkin esas ve usuller çerçevesinde ilgili kurumlar tarafından ödenir .” 7. 17/ 08/ 2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Tazminat ödenmesi” başlıklı 9uncu maddesinin birinci fıkrasında; “ 15/ 7/ 2016

3 / 6tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki

eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralandıkları, tedavi amacıyla başvurdukları hastane ve sağlık kuruluşlarının kayıtları esas alınmak suretiyle, ilgili valinin teklifi üzerine İçişleri Bakanlığı Nakdi

Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan kamu görevlileri ile sivillerden, 3713 sayılı

Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında aylık bağlama şartları oluşmayanlara, 3/ 11/ 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile belirlenmiş esas ve usuller çerçevesinde engellilik ve yaralanma derecesine göre belirlenecek tazminatın beş katı tutarında nakdi tazminat ödenir .” 8. 29/ 10/ 2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Gazilik unvanı verilenler” başlıklı 14üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilir . Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenir .” 9. 18/ 1/ 1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Nakdi Tazminat ve Aylık

Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin “Tazminat tahakkukuna esas belgeler” başlıklı 17inci maddesinde (Değişik : 9/ 1/ 1996 – 96/ 7821 K .);

“Yaralanmalarda;

1 – Olayın cereyan tarzını ve yaralanmaya konu teşkil eden durumu açıklayan ayrıntılı olay tutanağı,

2 – (Değişik : 22/ 2/ 2013 – 2013/ 4380 K .) Yaralanmanın derecesini, araz bırakıp bırakmadığını,

yaralının kaç gün iş ve gücünden geri kaldığını belirten, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet hastaneleri, askeri hastaneler, üniversite hastanelerince verilen kesin sağlık kurulu raporları veya

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen kesin adli tıp raporları,

3 – Görev emri (görev sözlü verilmiş ise yazı ile tevsik edilecek, yazılı ise emir sureti eklenecektir .)

b) Sakatlanmalarda, (a) fıkrasında belirtilen belgelere ek olarak; tam teşekküllü hastane sağlık kurulundan verilen ve ilgili sosyal güvenlik kurumunca sakatlık derecesi tesbit edilmiş kesin rapor, c) (Değişik : 9/ 1/ 1996 – 96/ 7821 K .) Ölüm halinde, (a) fıkrasında belirtilen belgelere ek olarak; ölü muayene ve otopsi tutanağı, vukuatlı nüfus kayıt örneği, veraset ilamı, d) Sonradan meydana gelen yaralanma, sakatlanma ve ölüm halinde (a), (b) ve (c) fıkralarında belirtilen belgelere ek olarak;

1 – Ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın evvelce ifa edilen görev veya yapılan yardımlardan yahut

bunların yakınları olmalarından dolayı meydana geldiğini belgeleyen mahkeme ilamı,

2 – Mahkeme ilamı alınamayan hallerde, savcılıklardan bu durumu açıklayan yazılı belge,

4 / 63 – Yukarıdaki belgelerin temin edilememesi durumunda, olayla ilgili olduğunu gösteren ve ilgili

kurumlarca hazırlanan yazılı belgeler,

4 – Yaralanma veya sakatlanmalardan sonra meydana gelen ölümlerde, ölümün daha önce meydana

gelen olay nedeni ile ortaya çıkan yaralanmaya ve sakatlanmaya bağlı olduğunu gösteren tam teşekküllü hastane sağlık kurulu kararının, bulunması gereklidir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ .CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Antalya Valiliği’nin başvuruya konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran; 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen kalkışma ve söz konusu terör eyleminin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle yaralandığını, hastalanarak sakat kaldığını, 15 Temmuz gecesi bayraklarla sokaklara çıktıklarını, bir grup darbeci askerle karşılaştıklarını, askerlerin kendilerine ateş ettiklerini, psikolojisinin bozulduğunu ve doku yaralanması taşıdığını, %80 ağır engelli olduğunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamındaki taleplerinin Antalya Valiliği tarafından reddedildiğini, incelemenin eksik yapıldığını, hastane raporlarının incelenmediğini iddia etmekte ve başvurusunun tekrar incelenmesini talep etmektedir .

12. Başvuran, 15 Temmuz gecesi yaşanan olaylar sebebi ile yaralandığından bahisle aylık talebinde bulunmuş olup, Antalya Valiliği’nin 28/ 11/ 2016 tarihli yazısı ile anılana ilgili mevzuat gereğince temin etmesi gereken belgelerin bilgisi verilmiş ve İl OHAL Bürosuna başvurması halinde talebinin değerlendirileceği belirtilmiştir .

13. Başvuran, Durum Bildirir Raporu almak için Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 24/ 11/ 2016 tarihinde başvurmuş, aynı hastaneden tekrar 28/ 11/ 2016 tarihinde durum bildirir raporu almıştır . Başvuran 07/ 12/ 2016 tarihinde ise önceki raporlarındaki gibi %80 sürekli engelli sağlık kurulu raporu almıştır . Başvuran, bahse konu konu raporları ile birçok defa 15 Temmuz gecesi yaşanan olaylar sebebi ile yaralandığını belirterek başvuruda bulunmuştur .

14. Yapılan araştırma neticesinde, 2330 sayılı Kanun kapsamında Durum Belgesi hazırlanmış olup, ilgili belgede başvuranın söylediği olaylar ile yapılan tahkikat sonucu olayın mesnetsiz olduğunun tespit edildiği, anılanın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında olmadığına karar verildiği belirtilmiş ve 06/ 04/ 2017 tarihinde anılana bildirilmiştir .

15. Başvuran Kurumumuza muhtelif tarihlerde alınmış ve derinin ve derialtı dokunun diğer lokal enfeksiyonlar, nöropati, dermatit ve poliartroz teşhislerine yönelik olarak verilen tedavileri de içeren

5 / 6e-reçete bilgilerine de yer vermiştir .

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminde bayrakları alarak meydanlara indiğini, bir grup darbeci askerle karşılaştığını, demokrasiye sahip çıkmak adına mücadele ettiğini, askerlerin kendisine ateş ettiklerini, yaraladıklarını, psikolojisinin bozulduğunu, gazi olduğunu iddia ettiği, ancak Antalya ilinde darbe girişimi sürecinde herhangi bir silahlı saldırı olayının yaşanmadığı, Terörle Mücadele Şube

Müdürlüğü kayıtlarında başvuranın yaralandığına dair herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, kaldı ki

Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik gereğince başvuran tarafından sunulması gereken ayrıntılı olay tutanağı, yaralanmanın derecesini, araz bırakıp bırakmadığını, yaralının kaç gün iş ve gücünden geri kaldığını belirten, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet hastaneleri, askeri hastaneler, üniversite hastanelerince verilen kesin sağlık kurulu raporu gibi belgelerin başvuranın dosyasında bulunmadığı, anılanın sadece muhtelif tarihlerde alınmış sağlık kurulu raporlarını sunduğu, söz konusu raporlar çerçevesinde anılanın %80 engelli olduğu, anılanın sunduğu e-reçete bilgilerinin de 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki tedavileri de içerdiği ve anılanın yaşadığı yumuşak doku rahatsızlığının sebebine ilişkin bir veri sağlamadığı görülmüş olup, İdarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ANTALYA VALİLİĞİ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi