ÖZET: Başvuran, İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü’nde Gelir Uzmanı olarak görev yapmaktadır. 5 yıl fiili çalışma süresini doldurduktan sonra, 05.10.2023 tarihinde Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına tayin talebinde bulunmuştur. Ancak, başvurusu keyfi bir şekilde bekletilmekte ve diğer personelin tayin talepleri yerine getirilirken kendisinin talebinin değerlendirilmediği iddia edilmektedir. Başvuran, dairedeki personel sayısının fazlalığı ve eğitimlerin isteği dışında verilmesi gibi durumları da dile getirmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın tayin talebinin henüz yerine getirilmediğini, ancak bu durumun kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi amacıyla gerekli olduğunu belirtmiştir. İdare, tayin süreçlerinin yasal düzenlemelere uygun olarak yürütüldüğünü ve mevcut personel ihtiyacının göz önünde bulundurulduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın daha önceki tayin taleplerinden vazgeçtiği ve bu durumun da dikkate alındığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın tayin talebinin reddedilmesi yönündeki karar, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hukuka uygun bulunmuştur. İdarenin takdir yetkisini kullanırken kamu hizmetinin gerekliliklerini göz önünde bulundurduğu tespit edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8230-S.24.12907

BAŞVURU NO : 2024/3353

KARAR TARİHİ : 08.08.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Naklen atanma talebi hakkındadır

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 04.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünde Gelir Uzmanı olarak görev yaptığını, Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereği 5 yıl fiilen çalışma süresini doldurarak 05.10.2023 tarih ve sayılı dilekçe ile Kocaeli Vergi Dairesi

Başkanlığından tayin talebinde bulunduğunu, yakın zamanda tayini çıktığı halde vazgeçip tekrar isteyenler de dâhil birçok kişinin tayini çıkmış olup, kendisinin tayin dilekçesinin keyfi olarak bekletildiğini, geçen yıl gelen personelin yetiştirilmesi bahane edildiğini ve iş yerinde isteği dışında eğitimler verildiğini, daha önceden de Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı Personel Müdürlüğünün yasal hakkı olan tayin dilekçesini keyfi olarak iptal ettiğini, dairede personel sayısının çok fazla olduğunu ve son personel alımında daireye personel verilmeyeceğinin söylendiğini belirterek tayin talebinin değerlendirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 02.05.2024 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı Personel Grup Müdürlüğü tarafından gönderilen 22.05.2024 tarihli ve E- sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçen Gelir Uzmanının, Gelir Uzmanlığı Yönetmeliğinin 17 nci maddesi kapsamında 9. dereceli

Gelir Uzman Yardımcısı kadrosunda Vergi Dairesi Başkanlığında 20.03.2017 tarihinde göreve başladığı, ilgili hakkında Gelir İdaresi Başkanlığının 01.06.2020 tarihli ve sayılı yazısına istinaden

Vergi Dairesi Başkanlık Makamının 02.06.2020 tarihli ve sayılı Olur’u ile eş durumu (

Lisesi-Öğretmen) nedeniyle muvafakatı talep edildiği, 04.06.2020 tarihli Olur ile İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğüne atamasının yapıldığı ve 02.07.2020 tarihinde anılan

Müdürlükte göreve başladığı,

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

2.2. Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı Yönetmeliğinin “Uzman yardımcısı kadrosuna atama” başlıklı 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Giriş sınavı duyurusunda atanılacak yerlerin belirlenmiş olması halinde, atanılan yerlerde beş yıl süreyle çalışılması zorunludur. Bu sürenin hesabında, fiilen çalışılmayan sürelerden yalnızca yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. Bu süreyi doldurmayanların kurum içi nakilleri yapılmaz. Ancak, göreve başladıktan sonra özür halleri ortaya çıkanlar ile karşılıklı yer değiştirme suretiyle atanma isteminde bulunanlar, atanmak istedikleri yerlerde hizmetlerine ihtiyaç duyulması kaydıyla, bu süreyi tamamlamadan durumlarına uygun yerlere atanabilirler…..” hükmüne göre ataması yapılan ilgilinin göreve başlama tarihi itibariyle beş yıl süreyle çalışma zorunluluğunun kalktığı, 2.3. Başvuru konusu idari işleme ilişkin somut olayla ilgili olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

76 ve Ek 44 üncü maddeleri ile 15.07.2018 tarihli 30479 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Sayılı

“Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili, Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Gelir idaresi Başkanlığı Bölümünün 155. maddesine dayanılarak hazırlanan “Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı Yönetmeliği” kapsamında işlem yapıldığı, 2.4. Adı geçenin, Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına tahsisli 7. Dereceli Gelir Uzmanı kadrosunda görev yapmakta olup, güncel hizmet belgesi ve kadro durumuna ilişkin belgelerin yazı ekinde sunulduğu, 2.5. Tayin süreçlerinin, yasal düzenlemelere, mevzuata ve idare politikalarına dayanmakta olup, Başkanlığın iş yükünün sağlıklı ilerlemesini sağlayacak şekilde titizlikle, adil ve eşitlik ilkesine uygun olarak yürütüldüğü, Bir sanayi şehri olan Kocaeli’nin Türkiye’nin 2. büyük sanayi kenti konumunda olduğu, Kocaeli’nin Türkiye imalat sanayinden almış olduğu pay %13 olup, sanayi odasının 3585 sanayi kuruluşunu temsil ettiği, bu firmaların 83’ünün Türkiye’nin en büyük firması olarak Kocaeli’nde faaliyet gösterdiği, kentin, 37 liman ve iskelesi ile aynı zamanda bir liman kenti olduğu, anılan sektörlerde faaliyet gösteren firmaların katma değer vergisi iadelerinin etkinleştirilmesi ve hızlandırılması, iade süreçlerinin standartlaştırılması, kayıt dışı mükellef sayısının azaltılması, mükelleflerin gönüllü uyum düzeyinin arttırılması ve katma değer vergisi iadesi konusunda uzmanlaşmış personel ile mükelleflere daha kaliteli hizmet verilmesi amacıyla katma değer vergisi iade tutarları belirlenecek limitin üzerinde kalan mükelleflerin katma değer vergisi ile ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere Kocaeli ve İhtisas Vergi

Dairelerinin faaliyete geçirildiği, 2.6. 2024 yılı Nisan ayı sonu ilçesi mükellef sayısının 55.999 olduğu düşünüldüğünde, KDV işlemlerinin çokluğu ve çeşitliliği, yürütülmekte olan faaliyetler için uzman personel ihtiyacı ve mevcut personel yapısının korunması sonucunu doğurmakla birlikte aday memurların 657 sayılı Kanun gereğince temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulacakları/tutuldukları ve benzeri hususlar göz önüne alındığında görevleri ile ilgili belirli bir mesleki birikim, bilgi ve beceriye ulaşmaları süreci de mevcut personelin naklen atanma taleplerinin yerine getirilememesi/geç yerine getirilmesine neden olabildiği, 2.7. Kurum içi iller arası naklen atamalar memurun hak ve statüsünü korumak amacıyla personelin işgal ettiği kadro ile birlikte gerçekleştirildiğinden Vergi Dairesi Başkanlıklarında boş Gelir Uzmanı kadrosu bulunmadığı, unvan ve boş kadro pozisyonlarına ilişkin tüm süreçler (personel alımı, atama, terfi, rotasyon vb.) Gelir İdaresi Başkanlığı (Personel Daire Başkanlığı-Kadro ve İstatistik Müdürlüğü) tarafından yönetildiği ve takip edildiğinden Vergi Dairesi Başkanlıklarınca kadro cetvelleri tutulmadığı, 2.8. İlgili personel dosyası tetkikinden;

-28.03.2022 tarihinde atanmak istediği İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği dilekçe sonrası aynı talebine istinaden Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği 23.08.2022 tarihli dilekçe ile bu talebinden vazgeçtiği, -23.08.2022 tarihinde Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği dilekçe ile Antalya Vergi Dairesi

Başkanlığına naklen atanmak istediğini ve sonrası, aynı talebe istinaden verdiği 20.12.2022 tarihli dilekçe ile bu talebinden vazgeçtiği, -07.02.2023 tarihinde Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği dilekçe ile Muğla Vergi Dairesi

Başkanlığına naklen atanmak istediği ve sonrası aynı talebe istinaden verdiği 11.05.2023 tarihli dilekçe ile bu talebinden vazgeçtiği, -11.05.2023 tarihinde Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği dilekçe ile tekrar Antalya Vergi Dairesi

Başkanlığına naklen atanmak istediğini ve sonrası aynı talebe istinaden verdiği 10.07.2023 tarihli dilekçe ile bu talebinden vazgeçtiği, -Son olarak 05.10.2023 tarihli Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına verdiği dilekçe ile Konya Vergi Dairesi

Başkanlığına naklen tayin talebinde bulunduğu, 2.9. İlgilinin Konya Vergi Dairesi Başkanlığına atanma talepli son dilekçesinin Kocaeli Vergi Dairesi

Başkanlığınca değerlendirilmekte olup, değerlendirme süreci devam ettiğinden tayin hakkının engellendiği iddiasının mesnetsiz olduğu, kaldı ki, daha önceki yer değişikliği taleplerinden kendi rızasıyla vazgeçtiği, sadece, 28.03.2022 tarihli İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına naklen tayin talebine ilişkin ilave olarak sunduğu ve muvafakatinin özellikle Haziran ve Temmuz aylarında verilmesini belirtir 04.04.2022 ve

22.06.2022 tarihli dilekçelere yazılan cevabi yazıda hizmetine ihtiyaç duyulması sebebiyle talebinin uygun

bulunmadığının kendisine bildirildiği, ayrıca, personel sayısının yeterli olduğu dönemlerde aile birliği ve engellilik mazeretleri başta olmak üzere diğer kabul görür mazereti olan personellerin yer değişikliği taleplerinin kadro imkânları dâhilinde öncelikle yerine getirildiği, 2.10. Adı geçenin görev yeri olan İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü bünyesinde yazı tarihi itibarıyla iş yükünün çok olması nedeniyle personel ihtiyacına binaen 21 Gelir Uzmanı ve 33 Gelir Uzman Yardımcısı görev yapmakta olup, Müdürlüğe 2022 yılı içinde il dışı naklen atama yoluyla aynı kadro unvanlı 1 (Bir), yine aynı sene içinde 11 (On bir) Gelir Uzman Yardımcısı ile 2023 yılı itibariyle yine 11 (On bir) Gelir

Uzman Yardımcısı ataması yapıldığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü, 08-16 Şubat 2024 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş

Sınavında başarılı olan ve Başkanlık teşkilatında açık bulunan Gelir Uzman Yardımcısı kadrosuna 2024 yılı itibariyle ataması yapılacak olan 20 (Yirmi) personelin atanacağı yerlerin giriş sınavı duyurusu ile tespit edildiği, bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan sınav duyurusunda 2024 yılı için ilçesinde bulunan vergi daireleri (Uluçınar, İlyasbey ve İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü) için toplam 13 (On üç), merkez kadroya ise toplam 7 (Yedi) personel atamasının yapılması uygun görüldüğü, Merkez (Ankara)

tarafından belirlenen atama sayısı üzerinde Vergi Dairesi Başkanlığınca herhangi bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla son yapılacak olan Gelir Uzman Yardımcısı alımında, İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğüne personel alınmayacağı gibi bir iddianın söz konusu olmadığı; ancak, güvenlik soruşturması, askerlik ilişiğinin tespiti durumlarına bağlı olarak atamanın belli bir süreci gerektirmesi sebebiyle, göreve başlamaların peyderpey yapılabildiği, 2.11. Anılan birimde, başvuru sahibi personelle birlikte 7 (Yedi) personelin naklen atanma talebi bulunduğu, bu personellerin ve adı geçen Gelir Uzmanının naklen tayin taleplerinin yazı tarihi itibariyle henüz yerine getirilememiş olduğu, taleplerin yerine getirilememiş olmasında keyfiyet söz konusu olmayıp, kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesinin öncelik ve önem arz etmesi sebebiyle, personele duyulan ihtiyaçtan kaynaklandığı, 2023 yılı içinde eş durumu ve farklı kurum sınavlarını kazanmaları sebepleriyle, /

naklen tayin taleplerinin yerine getirilmesi işlemlerine esas olmak üzere Başkanlık Makamınca 13 (On üç)

personelin muvafakatlarının verildiği, yapılan tayinlerde kurum politikası gereği eş durumu mazereti gözetildiği ve özellikle hizmet süresi en fazla olan memurlara öncelik verildiği, 2024 yılında ise sadece 1 (Bir) personelin ailevi ve boşanma gibi zorunlu ve özel sebeplerinin olması nedeniyle muvafakatı verildiği, 2.12. Başvuran ve/veya başvuran ile aynı durumda olan personel ile Başkanlık arasında yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı, 2.13. Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının zaman zaman doğan personel ihtiyacına ilişkin taleplerinin

“Personel İhtiyacı Analiz Raporları” ile Gelir İdaresi Başkanlığına sunulduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü, 08-16 Şubat 2024 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan

Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavında başarılı olan ve ilçe teşkilatında açık bulunan Gelir

Uzman Yardımcısı kadrosuna 2024 yılı içinde ataması yapılacak olan 13 (On üç) personelin göreve başlamalarına ve aday memurların yetiştirilmelerine ilişkin eğitim süreçlerinin tamamlanmasına müteakip bekleyen tüm naklen atama taleplerinin tekrar değerlendirilerek yer değişikliği uygun görülenlerin muvafakatları verileceği, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “ Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesi; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünün “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir… “ 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesi;

“Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.

(Değişik: 9/4/1990 – KHK-418/5 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K.

1992/6 Sayılı Kararı ile; yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK-527/5 md.) Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir…

5.2. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesi; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” 5.3. “Taşra teşkilatında uzman istihdamı” başlıklı Ek 44 üncü maddesi; “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir.

Uzman ve uzman yardımcısı istihdamında, ek 41 inci maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez hazırlama şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.

Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.

Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilir. Ancak bu şekilde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi tutulurlar. Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerine ilişkin görevlendirmelerinde, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanır. Bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar

Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılacak kurumsal yönetmelikle düzenlenir…” 6. 25.06.1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer

Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin; 6.1. Memurun İsteği Üzerine Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 12 nci maddesi; “Sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerinin belgelendirilmesi halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir.

Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Zorunlu çalışma süresini sağlık veya aile birliği mazeretine dayalı olarak tamamlamamış olan memur mazeretinin sona ermesi durumunda, zorunlu hizmet süresinin eksik kalan kısmını tamamlamak zorundadır.

Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamalar, atanma dönemine tabi değildir.” 6.2. “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği ” başlıklı 14 üncü maddesi; “Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir.

Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.” 7. 26.12.2009 tarihli ve 27444 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir

Uzmanlığı Yönetmeliğinin “Uzman yardımcısı kadrosuna atanma” başlıklı 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Giriş sınavı duyurusunda atanılacak yerlerin belirlenmiş olması halinde, atanılan yerlerde beş yıl süreyle çalışılması zorunludur. Bu sürenin hesabında, fiilen çalışılmayan sürelerden yalnızca yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. Bu süreyi doldurmayanların kurum içi nakilleri yapılmaz. Ancak, göreve başladıktan sonra özür halleri ortaya çıkanlar ile karşılıklı yer değiştirme suretiyle atanma isteminde bulunanlar, atanmak istedikleri yerlerde hizmetlerine ihtiyaç duyulması kaydıyla, bu süreyi tamamlamadan durumlarına uygun yerlere atanabilirler. Özür halleriyle ilgili olarak, 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle

Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin bu husustaki hükümleri uygulanır. Atanılan yerde beş yıl süreyle çalışma zorunluluğunu doldurmamış uzman ve uzman yardımcıları karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunabilir. Karşılıklı yer değiştirme talepleri, Başkanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.

Karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunan kişilerin atamasının yapılması halinde sonradan vazgeçme talepleri dikkate alınmaz.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünde Gelir

Uzmanı olarak görev yaptığını, Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereği 5 yıl fiilen çalışma süresini doldurarak 05.10.2023 tarih ve sayılı dilekçe ile Kocaeli Vergi

Dairesi Başkanlığından tayin talebinde bulunduğunu, tayin dilekçesinin keyfi olarak bekletilerek geçen yıl gelen personelin yetiştirilmesi bahane edildiğini, dairede personel sayısının çok fazla olduğunu ve son personel alımında daireye personel verilmeyeceğinin söylendiğini belirterek tayin talebinin değerlendirilmesini talep etmektedir.

10. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuranın görev yaptığı birimde, başvuru sahibi personelle birlikte 7 (Yedi) personelin naklen atanma talebi bulunduğu, bu personellerin ve adı geçen Gelir Uzmanının naklen tayin taleplerinin yazı tarihi itibariyle henüz yerine getirilememiş olduğu, taleplerin yerine getirilememiş olmasında keyfiyet söz konusu olmayıp, kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesinin öncelik ve önem arz etmesi sebebiyle, personele duyulan ihtiyaçtan kaynaklandığı, ilçe teşkilatında açık bulunan Gelir Uzman Yardımcısı kadrosuna 2024 yılı içinde ataması yapılacak olan 13 (On üç) personelin göreve başlamalarına ve aday memurların yetiştirilmelerine ilişkin eğitim süreçlerinin tamamlanmasına müteakip bekleyen tüm naklen atama taleplerinin tekrar değerlendirilerek yer değişikliği uygun görülenlerin muvafakatları verileceği hususları ifade edilmiştir.

11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; idare tarafından başvuranın tayin talebinin gerçekleştirilmemesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.

12. Somut olayda başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; 20.03.2017 tarihinde Vergi Dairesi

Başkanlığında ‘Gelir Uzman Yardımcısı’ olarak kamu görevine başladığı, 02.07.2020 tarihinde

İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğüne naklen tayininin yapıldığı ve anılan Müdürlükte göreve başladığı,

30.11.2020 tarihinde ‘Gelir Uzmanı’ olarak atandığı ve hâlihazırda İhtisas Vergi Dairesi

Müdürlüğünde ‘Gelir Uzmanı’ unvanı ile kamu görevine devam ettiği bilgisi edinilmiştir.

13. Başvuranın; İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde 05.10.2023 tarihinde yaptığı başvuru ile ‘Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin

Yönetmeliğin ilgili maddeleri gereği ailevi, sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı Konya iline Konya

Vergi Dairesi Başkanlığı bünyesinde il merkezinde yer alan vergi dairelerinden uygun görülen birine

naklen tayinini yapılması’ talebi ile başvuruda bulunduğu, ancak başvuru tarihi itibarıyla başvuranın naklen atama işleminin gerçekleştirilmediği görülmektedir.

14. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41 inci maddesinde, ailenin toplumun temeli olduğu, devletin de ailenin huzur ve refahını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı hüküm altına alınmıştır. Yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72 nci maddesinde; yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde atamanın, Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde yapılacağı hususları belirtilmiştir.

15. 657 sayılı Kanun’un 76 ncı madde metninde “atayabilirler” ibaresi ile Kurumlara, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurların bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atanması hususunda takdir yetkisi tanınmaktadır. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir

Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

16. Anayasa Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2012/606 Başvuru Numaralı Kararında da; “..Kişilerin sağlık veya aile birliği gibi “bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de, atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğu olduğu…” ifade edilmiştir.

17. Yine, takdir yetkisinin sınırsız bir yetki olmadığı ve idarenin keyfi davranması anlamına gelmediği, öncelikli görevi ve sorumluluğu kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak olan idarenin, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken, kendi mevzuatı çerçevesinde, kamu yararını gözetmesi, hizmet gereklerini dikkate alması, insan kaynaklarının verimli kullanması, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması gerektiği izahtan varestedir 18. Ayrıca, Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, idarelerin boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduklarından, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetimi hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi yapılamamakta, yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir. (Bakınız, Danıştay 5 inci Dairesinin 27.02.2006 tarihli ve E:2004/5066, K:2006/751 sayılı kararı)

/

19. Somut olay kapsamında, ilgili idareye tanınmış olan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerinin dikkate alınması suretiyle kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; tayin süreçlerinin, yasal düzenlemelere, mevzuata ve idare politikalarına dayanmakta olup, Başkanlığın iş yükünün sağlıklı ilerlemesini sağlayacak şekilde titizlikle, adil ve eşitlik ilkesine uygun olarak yürütüldüğü, 2024 yılı Nisan ayı sonu itibarıyla ilçesinin mükellef sayısının 55.999 olduğu ve Kocaeli ilinde ağırlıklı olarak sanayi şirketlerinin yer aldığı ve ülkenin en büyük 2. sanayi kenti konumunda olduğu, başvuranın görev yaptığı

İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünün de firmaların katma değer vergisi iadelerinin etkinleştirilmesi ve hızlandırılması, iade süreçlerinin standartlaştırılması, kayıt dışı mükellef sayısının azaltılması, mükelleflerin gönüllü uyum düzeyinin arttırılması ve katma değer vergisi iadesi konusunda uzmanlaşmış personel ile mükelleflere daha kaliteli hizmet verilmesi amacıyla katma değer vergisi iade tutarları belirlenecek limitin üzerinde kalan mükelleflerin katma değer vergisi ile ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere faaliyet geçirildiği, KDV işlemlerinin çokluğu ve çeşitliliği, yürütülmekte olan faaliyetler için uzman personel ihtiyacı ve mevcut personel yapısının korunması sonucunu doğurmakla birlikte aday memurların

657 sayılı Kanun gereğince temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi

tutulacakları/tutuldukları ve benzeri hususlar göz önüne alındığında görevleri ile ilgili belirli bir mesleki birikim, bilgi ve beceriye ulaşmaları süreci de mevcut personelin naklen atanma taleplerinin yerine getirilememesi/geç yerine getirilmesine neden olabildiği ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

20. Nitekim idare tarafından sunulan belgelerin tetkikinde; başvuranın talebinin hâlihazırda karşılanmadığı görülmekle birlikte, başvuranın görev yaptığı ilçesine 2024 yılı içinde 13 Gelir Uzman Yardımcısı ataması yapılmasının öngörüldüğü, ilgili personellerin göreve başlamalarına ve aday memurların yetiştirilmelerine ilişkin eğitim süreçlerinin tamamlanmasına müteakip bekleyen tüm naklen atama talepleri tekrar değerlendirilerek yer değişikliği uygun görülenlerin muvafakatları verileceği hususunun ifade edildiği göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın naklen atamasına ilişkin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak muvafakat verilemediği, idare tarafından da başvuranın talebine ilişkin sübjektif bir tavır izlendiğinde dair dosya kapsamında bir tespit yapılmadığı görülmektedir.

21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca ilgili idareye tanınmış takdir yetkisi tanındığı, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden bu yetkinin kamu yararına, hizmet gereklerine ve eşitlik ilkesine aykırı kullanıldığını gösterir bir bulgu saptanmadığı, dolayısıyla anılan yetkinin ilgili idarece kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olarak kullanıldığı anlaşıldığından ilgili idare tarafından tesis edilen başvuranın naklen atanma talebinin yerine getirilmemesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

/

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi