ÖZET: Başvuran, Afyonkarahisar ili Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda idare memuru olarak görev yaparken, Dinar İlçe Nüfus Müdürlüğü emrindeki boş VHKİ kadrosuna naklen atanma talebinde bulunmuştur. İçişleri Bakanlığı, 08.03.2023 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı gereği, 2023 yılı için sınırlı sayıda açıktan veya naklen atama yapılabileceğini belirtmiş ve bu atamaların öncelikle belirli kadrolara yönelik olacağını ifade etmiştir. Ayrıca, kurumlar arası nakil taleplerinin, ilgili kurumların takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirileceği ve başvuranın talebinin bu çerçevede reddedileceği vurgulanmıştır.

İdarenin açıklamalarında, naklen atama taleplerinin yalnızca kurumların muvafakati ile gerçekleştirilebileceği ve başvuranın bu konuda hak sahibi olamayacağı belirtilmiştir. Danıştay içtihatları da, idarelerin atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğunu ve bu yetkinin yargı kararı ile zorlanamayacağını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan inceleme neticesinde, başvuranın naklen atanma talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/4152-S.24.6620

BAŞVURU NO : 2023/20296

KARAR TARİHİ : 24.04.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Naklen atanma talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 13.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Afyonkarahisar ili Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda idare memuru olarak görev yaptığını belirterek; Afyonkarahisar ili Dinar İlçe Nüfus Müdürlüğü emrinde boş bulunan VHKİ kadrosuna naklen atanma talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden İçişleri Bakanlığının

29.12.2023 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. 08.03.2023 tarihli ve 2023/117 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karar ile Bakanlıklarına 2023 yılı için kısıtlı sayıda açıktan veya naklen atama sayısı tahsis edildiği, anılan Kararın 3 üncü maddesinin (4)

numaralı alt bendinde; Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel

Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde personel alımına öncelik verilmesi istenildiği, 2.2. Bu nedenle; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Bakanlığa tahsis edilen kısıtlı sayıdaki açıktan ve naklen atama sayılarının; Kaymakam Adaylığı, Dernek Denetçi Yardımcılığı, AB Uzman Yardımcılığı, Avukat gibi özel yarışma sınavı ile alım yapılan kadrolar ile Bakanlıkları için öncelik ve önem arz eden diğer kadroların Kamu Personeli Seçme Sınavı yolu ile personel alımında kullanıldığı, 2.3. Bu bağlamda, kurumca hizmetine ihtiyaç duyulmayan, farklı bir kurumda bulunan bir kamu görevlisinin naklen atama yolu ile diğer bir kuruma atanması için kurumun zorlanamayacağı, 2.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun naklen atamaya ilişkin hükümleri ile yerleşik yargı içtihatları gereği naklen atama yoluyla bir kimsenin bir kurumdan diğer bir kuruma naklen atanıp atanmaması hususunun kurumların takdir yetkisi kapsamında olduğu,

2.5. Benzer konuda Danıştay 12. Dairesinin 25.12.2013 tarihli ve E:2013/3832, K:2013/12642 sayılı kararında; “… davacının başvurusunun açıktan atama istemi niteliğinde bir müracaat olduğu ve bir kamu görevine açıktan atama yapma konusunda idarenin takdir ve yetkisinin bulunduğu, bu konuda idarelerin yargı kararıyla zorlanamayacakları hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece boş bulunan kadroların sınav yolu ile atama yapılarak kullanılacağı gerekçe gösterilerek davacının atanma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. ” şeklinde karar verilmiş, davacının temyiz talebi de; aynı Dairenin 19.06.2019 tarihli, E: 2017/3481, K: 2019/5159 sayılı kararı ile; “… 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Ankara 16. İdare Mahkemesinin 27/04/2017 tarih ve E:2017/96, K:2017/1305 sayılı temyize konu kararının ONANMASINA…” hükümlerine yer verilerek Bakanlıkları lehine sonuçlandığı, 2.6. Diğer taraftan, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve E:2022/1423, K:2023/299 sayılı kararında; “… davacının talebi, idare bakımından, kurumlar arası atama niteliğinde bir talep olup davalı idareyi kurumlar arası nakil yoluyla atama yapmaya zorlayan herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığından, davalı idarenin kurumlar arası nakle yargı kararı ile zorlanamayacağı açıktır. Bu durumda, davalı idarenin kadro ve ihtiyaç durumu bakımından yetkisinin, … Cumhurbaşkanlığı Kararı eki kararla sınırlandırılması ve anılan karara uygun olarak kullanılan takdir yetkisinin, hizmet gereklerine uygun olmadığından da söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle davacının hiçbir şekilde (bir sınav kazanmak vs. gibi) hak sahibi olmadığı bir konuda idareyi işlem yapmaya zorlayamayacağının yerleşik yargı içtihatları ile de karara bağlandığı, 2.7. Ayrıca ilgilinin muvafakatinin alınmış olması; naklen atanması hususunda Cumhurbaşkanlığınca verilen açıktan ve naklen atama izni sayısı dâhilinde izin verilmesini gerektirdiğinden, başvuranı hiçbir şekilde hak sahibi yapmayacağı gibi idareyi de bu konuda işlem yapmaya zorlayamayacağı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı

74 üncü maddesinde; “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile

kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.” hükmü yer almaktadır.

6. 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Açıktan ve nakil suretiyle atama sayıları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlarının; memur ve öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya diğer kurum ve kuruluşlardan nakil suretiyle yapabilecekleri yıllık atama sayısı, bu sayı sınırlamasına tabi tutulmayacak atamalar ile uygulamaya ilişkin hususlar, öğretim elemanları için Yükseköğretim

Kurulunun görüşü alınmak suretiyle (…) Cumhurbaşkanınca belirlenir.” hükmü düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Afyonkarahisar ili Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda idare memuru olarak görev yapmakta olan başvuran, Afyonkarahisar ili Dinar İlçe Nüfus Müdürlüğü emrinde boş bulunan VHKİ kadrosuna naklen atanma talebinde bulunmaktadır.

9. Başvuru konusuna ilişkin İdare tarafından yapılan açıklamada; 08.03.2023 tarihli ve 2023/117 sayılı

Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karar ile Bakanlıklarına 2023 yılı için kısıtlı sayıda açıktan veya naklen atama sayısı tahsis edildiği, anılan Kararın 3 üncü maddesinin (4) numaralı alt bendinde, Kamu Görevlerine

İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde personel alımına öncelik verilmesi istenildiği; bu nedenle ilgili mevzuat hükümleri uyarınca

Bakanlığa tahsis edilen kısıtlı sayıdaki açıktan ve naklen atama sayılarının, Kaymakam Adaylığı, Dernek

Denetçi Yardımcılığı, AB Uzman Yardımcılığı, Avukat gibi özel yarışma sınavı ile alım yapılan kadrolar ile Bakanlıkları için öncelik ve önem arz eden diğer kadroların Kamu Personeli Seçme Sınavı yolu ile personel alımında kullanıldığı; bu bağlamda, kurumca hizmetine ihtiyaç duyulmayan, farklı bir kurumda bulunan bir kamu görevlisinin naklen atama yolu ile diğer bir kuruma atanması için kurumun zorlanamayacağı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun naklen atamaya ilişkin hükümleri ile yerleşik yargı içtihatları gereği naklen atama yoluyla bir kimsenin bir kurumdan diğer bir kuruma naklen atanıp atanmaması hususunun kurumların takdir yetkisi kapsamında olduğu; ayrıca ilgilinin muvafakatinin alınmış olması, naklen atanması hususunda Cumhurbaşkanlığınca verilen açıktan ve naklen atama izni sayısı dâhilinde izin verilmesini gerektirdiğinden, başvuranı hiçbir şekilde hak sahibi yapmayacağı gibi idareyi de bu konuda işlem yapmaya zorlayamayacağı ifade edilmiştir.

10. 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinde, memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakillerinin mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlarının, memur ve öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya diğer kurum ve kuruluşlardan nakil suretiyle yapabilecekleri yıllık atama sayısının, bu sayı sınırlamasına tabi tutulmayacak atamalar ile uygulamaya ilişkin hususların Cumhurbaşkanınca belirleneceği düzenlenmiştir.

11. Bu kapsamda, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca; kurumlar arası nakil talep eden memurun talebinin nakil için tek başına yeterli olmadığı, kurumların muvafakatinin arandığı, diğer bir ifadeyle ilgilinin geçiş yapılacak kuruma başvurarak kabul almasının ve bu kabul işleminin ardından ayrılacağı kurumdan muvafakat alınmasının gerektiği, ayrıca kurumların atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açıktır.

12. İdarenin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerde, bağlı yetkinin söz konusu olmadığı durumlarda, takdir yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Söz konusu maddenin uygulanması hususunda da idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Şüphesiz, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve

hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

13. Bu kapsamda başvuru konusuna ilişkin İdare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden; İdarenin kadro ve ihtiyaç durumu bakımından yetkisinin Cumhurbaşkanlığı Kararı eki kararla sınırlandırılması ve anılan karara uygun olarak kullanılan takdir yetkisinin, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kadro imkanları ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

14. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı kararında; “…bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulunmuştur.

15. Ayrıca, Danıştayın yerleşmiş içtihatlarına göre, idarelerin boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduklarından, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetimi hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi yapılamamakta, yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir. (Bakınız, Danıştay 5 inci Dairesinin 27/02/2006 tarihli ve E:2004/5066, K:2006/751 sayılı kararı)

16. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları birlikte göz önünde bulundurularak, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca idareye tanınmış takdir yetkisinin ilgili İdarece kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanıldığı değerlendirilmektedir.

17. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca idareye tanınmış takdir yetkisinin ilgili İdarece kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanıldığı değerlendirildiğinden; başvuranın naklen atanma talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin başvurana verdiği cevaplarda ise hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Afyonkarahisar İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi