ÖZET: Başvuru, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ait 4274 Ada, 1 Parsel numaralı taşınmazın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsünden “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı”na dönüştürülmesi talebini içermektedir. Başvuran, T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifi üyesi olarak, yıllardır taşınmaz için aidat ve emlak vergisi ödediğini, inşaat ruhsatı aldıklarını ve alanın doğal sit statüsünün değiştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İlgili idareler, başvuranın taleplerini değerlendirirken, alanın koruma statüsünün bilimsel verilerle tespit edildiğini ve mevcut durumun hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir.

İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, yapılan itirazlar neticesinde alanın koruma statüsünü “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil etmiştir. Ancak, başvuranın taşınmazının “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak ilan edilmesiyle birlikte kesin yapı yasağı getirilmiş ve bu durum, başvuranın taşınmazdan yararlanma imkanını kısıtlamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını tavsiye etmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, ilgili idarelerin başvuranın mağduriyetini gidermeye yönelik adımlar atması ve taşınmaz üzerindeki emlak vergisi tahsilatının gözden geçirilerek iade edilmesi önerilmiştir. Bu karar, başvuranın mülkiyet hakkının korunması açısından önem arz etmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 6348-6348

BAŞVURU NO : 2018/11118

KARAR TARİHİ : 11/03/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Re’sen)

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Re’sen)

Çeşme Belediye Başkanlığı (Re’sen)

Başvuranın, taşınmazının “Nitelikli Doğal Koruma

BAŞVURUNUN KONUSU :

Alanı”ndan “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım

Alanı”na dönüştürülmesi ve böylece mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2018

1. Kurumumuza başvuruda bulunan …, ortağı bulunduğu T. H. S. S. İLKO Konut Yapı

Kooperatifine ait olan İzmir İli, … İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde 4274 Ada, 1 Parsel numaralı taşınmaz üzerinde altyapıları tamamlanmış, 2 adet örnek ev inşaatı bulunduğunu, yıllardır taşınmaza ait aidat ve emlak vergisini ödediklerini ve ferdileşme tapusunu aldıklarını belirterek söz konusu alanın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan “Sürdürülebilir Koruma ve

Kontrollü Kullanım Alanı”na dönüştürülmesini ve böylece mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

1.1. Başvuranın Kurumumuza sunduğu 17/12/2018 tarih ve … sayı ile kayıt altına alınan ek evraklarda özetle; 2 1.1.1. Kooperatif arsalarının 1980 yılında 542.000 m tarla olarak satın alındığı, hisse sayısının 1350 paydan oluştuğu, 1990 yılında başlanan imar çalışmalarının 1992 yılında bittiği ve inşaat ruhsatlarının alındığı, 1/5.000 ve 1/10.000 ölçekli imar planlarının Bayındırlık Bakanlığınca onaylandığı, tüm projelerin hazırlandığı (mimari, statik, betonarme, su elektrik, yol ve çevre projeleri), inşaat ruhsatının alınmasını müteakiben

2 adet örnek ev,1 bekçi evi, 3 adet su deposu, 4 adet trafo binası, altyapı

ve yolların yapıldığı, alanın 1995 yılında 1. derece sit alanı ilan edilerek inşaat ruhsatlarının iptal edildiği, söz konusu alanda sadece fundalık ve maki bitki örtüsü bulunduğu, endemik bitki bulunmadığı, karşılarındaki alanda Gülkent Yapı Kooperatifi’nin bitişik alanda İLTUR Konut Yapı

Kooperatiflerinin bulunduğu ve buralarda ikamet edildiği, inşaat ruhsatlarının iptal edilmesiyle birlikte 1350 hissedarın mağduriyet yaşadığı belirtilerek 1992 yılında alınan inşaat ruhsatlarına yeniden işlevsellik kazandırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde söz konusu alanın doğal sit alanından çıkartılarak sürdürülebilir alana dönüştürülmesi talep edilmektedir.

1.1.2. Nitelikli doğal koruma alanı ilan edilen söz konusu alanın statüsünün yeniden değerlendirilmesi talebiyle T.H.S.S. İLKO Konut Yapı

Kooperatifi olarak İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne 12/09/2017 tarih ve … sayılı yazı ekindeki dilekçe ile başvurdukları, Müdürlüğün söz konusu talebi değerlendirilmek üzere 30/10/2017 tarih ve … sayılı yazı ekinde Merkez Komisyona ilettiği, 1.1.3. T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifi olarak benzer şekilde, 08/11/2017 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat

Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne başvurdukları, “Tabiat

Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve

Esaslarına Dair Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde, “Ekolojik

Temelli Bilimsel Araştırma Raporu”nda belirtilmiş olan doğal sit alanı sınırlarında tespit edilen teknik ve maddi hataların düzeltilmesi, vatandaşın mağduriyetini gidermek amacıyla yerelde yaşanan sınır problemlerinin çözümüne yönelik iş ve işlemlerin yapılması, ayrıca tescil işlemi tamamlanmış alanlarda sonradan ortaya çıkabilecek sınır koordinat değerlerinin konumsal doğruluğuna ilişkin sorunların giderilmesine yönelik çalışmaların Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge

Komisyonları marifetiyle yürütülmesi için Genel Müdürlük tarafından söz konusu talebin İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletildiği, 1.1.4. Bunun üzerine, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İzmir

II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 11/01/2018 tarih ve … sayılı Kararında; 1.1.5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel

Müdürlüğünün ilgili yazıları ile doğal sit alanı sınırlarında tespit edilen teknik ve maddi hataların Komisyonlarınca tekrar değerlendirilmesinin istendiği, 1.1.6. T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifine ait itiraz dilekçesinde söz konusu 4274 Ada, 1

No’lu Parselin yeni düzenleme ile Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak değerlendirildiğinden bahisle taşınmazın yeniden değerlendirilerek sit kararının “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı”na çevrilmesinin talep edildiği, söz konusu talebe ilişkin İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan 09/01/2018 tarihli raporun okunması ve incelemeler sonucunda söz konusu alanın teknik ve maddi hata içermemesi ve alan bütünlüğünün korunması gerekçeleriyle itirazın uygun olmadığına karar verildiği belirtilmektedir.

1.2. Başvuranın Kurumumuza sunduğu 26/02/2018 tarih ve … sayı ile kayıt altına alınan ek evrakta özetle; 1.2.1. T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifi Tasfiye Kurulu Başkanı ve 2.

Başkanı imzasıyla … Müze Müdürlüğüne sunulan 01/07/2003 tarih ve

… sayılı dilekçede; İzmir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Kurulunun 06/10/1995 tarih ve … sayılı Kararı ile Kooperatife ait taşınmazın 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edildiği ve bu doğrultuda taşınmaza ait imar planının 03/02/1997 tarih ve .. sayılı Valilik Olur’u ile iptal edildiği, Kooperatif Yönetimi tarafından haklarının iadesi talebiyle ilgili İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedildiği, ardından Mahkeme Kararının temyizi talebinin Danıştay 6 ıncı

Dairesinin … sayılı Kararı ile reddedildiği, bu çerçevede Kooperatif arsalarının arsalarına uygun olan eşdeğerde hazine arazisi veya arsaları ile takas yapılmasının talep edildiği ancak söz konusu dilekçeye İdare tarafından cevap verilmediği ifade edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/10/2018 tarihli ve E.16896 sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan 29/11/2018 tarihli ve …

sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 02/10/2014 tarih ve … sayılı yazısı ile

“Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” ve

“Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar” doğrultusunda doğal sit alanlarında ön değerlendirme raporlarının hazırlanması ve değerlendirilmesi amacıyla Tabiat

Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun bulunduğu İl Müdürlüklerinde ön değerlendirme ekiplerinin oluşturulduğu ancak doğal sit alanlarının değerlendirilmesi çalışmalarının hızlandırılması amacıyla tescilli doğal sit alanlarının yoğun olduğu bölgelerde ön değerlendirme çalışmasının Genel Müdürlüklerince uzman kuruluşlar bünyesindeki akademisyenler tarafından hizmet alımı yöntemiyle gerçekleştirildiği, ayrıca doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi çalışmalarında, doğal sit alanlarına ilişkin teknik esaslar kapsamında alanların değerlendirileceği kapsamlı bilimsel araştırma olan Ekolojik Temelli

Bilimsel Araştırma Raporlarının da ön değerlendirme ekipleri tarafından değil, ilgili bölge komisyonlarınca sonuçlandırılmasının talimatlandırıldığı, 2.2. “Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” hükümleri uyarınca doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi çalışmaları kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yüklenici firma arasında 28/10/2014 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalanarak “İzmir İli Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma

Projesi” çalışmalarının başlatıldığı, bu kapsamda İzmir ve Manisa İllerinde yer alan mevcut doğal sit alanlarının 39 bölgeye ayrılarak incelendiği, 2.3. İzmir III Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 08/06/2016 tarih ve 949 sayılı

Kararı ile söz konusu bölgelerden 38. bölgede yer alan alandaki doğal sit alanlarının koruma statülerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım

Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, söz konusu Kararın 644 sayılı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname’nin madde 13/A(2) fıkrası uyarınca Tabiat Varlıklarını Koruma Genel

Müdürlüğünce incelendiği ve 27/06/2016 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylandığı, 2.4. Daha sonra yapılan itirazlar neticesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 19/08/2016 tarih ve … sayılı ve 01/09/2016 ve … sayılı yazıları ile benzer itirazların gelecekte tekrarlanmaması adına tüm çalışma bölgelerinin firma ile eş zamanlı olarak çalışılarak gerekli revizyonların yapılmasının istendiği, 2.5. Bu kapsamda yapılan revizyon çalışmaları neticesinde, İzmir II Numaralı Tabiat

Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı Kararı ile 38. bölgede yer alan alandaki doğal sit alanlarının koruma statülerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve

“Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, söz konusu Kararın 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin madde 13/A(2) fıkrası uyarınca Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce incelendiği ve 02/08/2017 tarih ve

… sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylandığı, 2.6. …, Urla, Seferihisar ve Güzelbahçe Kaymakamlıklarına dağıtımlı olarak gönderilen 16/08/2017 tarih ve … sayılı yazıları ile “2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Kanunu” ve “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair

Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda söz konusu ilçelerin tescil kararının Kaymakamlık

Makamına tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde on beş gün süreyle asılı kalmak üzere ilan tahtalarına asılmak, belediye hoparlörü ile duyurmak ve köy muhtarlığına b…mek suretiyle ilanının ve söz konusu alanlara ilişkin tapu kütüğünün beyanlar hanesine “Nitelikli

Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” şerhinin konulmasının ve söz konusu alanların özel mülkiyette bulunması durumunda 2863 sayılı

Kanunun 7 inci maddesinde belirtilen “Tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile koruma alanlarına ilişkin tescil kararları, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilir” hükmü gereğince tebliğ edilmesinin bildirildiği, 2.7. … Kaymakamlığının söz konusu tescil kararlarını ve SİT paftası örneğini Kaymakamlık ilan panosunda askıya çıkartarak ilan ettiği ve konuya ilişkin düzenlenen tutanakları 21/09/2017 tarih ve … sayılı yazı ile Müdürlüklerine b…diği, 2.8. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 31/10/2017 tarih ve … sayılı yazısı ile üst yazısında sehven yapılan hata gerekçesiyle 02/08/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı

Olur’unun iptal edildiğinin ve İzmir II Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı Kararını (… İlçesi için) yeniden onaylayan 25/10/2017 tarih ve …

sayılı Bakanlık Makamı Olur’unun Müdürlüklerine iletildiği, 2.9. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne iletilen itirazlar neticesinde Genel

Müdürlüğün 10/10/2017 tarih ve … sayılı, 27/10/2017 tarih ve … sayılı, 10/11/2017 tarih ve

… sayılı yazıları ile “18/10/2011 tarih ve … sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tabiat

Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik” çerçevesinde; Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporunda belirtilmiş olan doğal sit alanı sınırlarında tespit edilen teknik ve maddi hataların düzeltilmesi, vatandaşın mağduriyetini gidermek amacıyla yerelde yaşanan sınır problemlerinin çözümüne yönelik iş ve işlemlerin yapılması, ayrıca tescil işlemi tamamlanmış alanlarda sonradan ortaya çıkabilecek sınır koordinat değerlerinin konumsal doğruluğuna ilişkin tüm sorunların giderilmesine yönelik çalışmaların Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları marifetiyle yürütülmesi” görüşünün b…ildiği, 2.10. “İzmir ve Manisa İlleri Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma

Projesi” kapsamında ilan edilen doğal sit alanları ilanlarına ilişkin itirazlar incelendiğinde itirazların; 2.10.1. İtiraza konu alanların daha önce “Turizm Alanı”nda olup şu anki statülerinin “Nitelikli

Doğal Koruma Alanı”nda kaldığı, bir kısmının da önceden onaylı Turizm Tesis Planları olduğu ve yine statülerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”nda kaldığı, 2.10.2. 27/06/2012 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylanan “İzmir ve Manisa

İlleri Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi”nin …, Urla, Güzelbahçe ve Seferihisar İlçelerinin 38. Grupta yer alan doğal sit alanlarının koruma statülerinden “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak ilan edilen bazı yerlerin, 21/07/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u (Seferihisar, Güzelbahçe ve

Urla) ve 02/08/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u (…) ile “Nitelikli Doğal Koruma

Alanı” olarak ilan edildiği, 2.10.3. 27/06/2012 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylanan “İzmir ve Manisa

İlleri Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi”nin …, Urla, Güzelbahçe ve Seferihisar İlçelerinin 38. Grupta yer alan doğal sit alanları içerisinde yer almayan bazı yerlerin 21/07/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u (Seferihisar, Güzelbahçe ve Urla) ve 02/08/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u (…) ile doğal sit alanı olarak ilan edildiği, 2.10.4. Yapılan çalışmada bazı bölgelerde sınırların Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez

Komisyonunun 56 sayılı İlke Kararı ile belirlenen “Ekolojik Bariyerler”e oturmadığı, 2.10.5. Nitelikli doğal sit alanı olarak tescillenen bazı alanların Sürdürülebilir Koruma ve

Kontrollü Kullanım Alanı olarak yeniden değerlendirilmesi, 2.10.6. Doğal sit alanı olarak tescillenen bazı alanların doğal sit alanından çıkarılması konularına ilişkin olduğunun görüldüğü, 2.11. 18/10/2011 tarihli ve 28088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tabiat Varlıklarını

Koruma Merkez Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik”in

“Merkez Komisyonunun Görevleri” başlığı altında 7 inci madde ç bendinde “Bölge

Komisyonlarınca; tabiat varlıkları, sit alanı tescili, derecelendirilmesi, sit alanı geçiş dönemi koruma esasları, kullanma şartları ve revizyonlarına ilişkin alınan kararlara karşı, diğer kurum ve kuruluşlar ile vatandaşlarca yapılan itirazları değerlendirerek karar almak” hükmünün yer aldığı, ayrıca aynı Yönetmeliğin “Merkez Komisyonuna Yapılacak İtirazlar” başlığı altında 18 inci Maddenin 1 inci fıkrasında “Planlama yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile valilik ve belediyeler, komisyonlarca alınan tabiat varlıklarını koruma alanları, sit alanı, derecelendirilmesi, sit geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları, koruma amaçlı imar planları ve revizyonlarına ilişkin kararlara karşı altmış gün içinde Merkez Komisyonuna itiraz edilebilir” hükmünün düzenlediği bu itibarla sınır problemlerini içermeyen doğal sit alanları tescil kararlarının iptaline ilişkin yapılan itirazların Tabiat Varlıklarını Koruma Genel

Müdürlüğüne iletildiği ve söz konusu doğal sit alanlarına ilişkin tescil kararlarına yapılan itirazların Genel Müdürlüğün önceki yazıları kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda uygulamaya yönelik talimatlarının 13/11/2017 tarih ve …

sayılı yazı ile Genel Müdürlükten sorulduğu, 2.12. Konuya ilişkin olarak, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 17/11/2017 tarih ve … sayılı yazısı ile nihai olarak alınan görüşte “18.10.2011 tarih ve 28088 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Tabiat Varlılarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve

Esaslarına Dair Yönetmelik çerçevesinde; Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporunda belirtilmiş olan doğal sit alanı sınırlarında tespit edilen teknik ve maddi hataların düzeltilmesi, vatandaşın mağduriyetini gidermek amacıyla yerelde yaşanan sınır problemlerinin çözümüne yönelik iş ve işlemlerin yapılması, ayrıca tescil işlemi tamamlanmış alanlarda sonradan ortaya çıkabilecek sınır koordinat değerlerinin konumsal doğruluğuna ilişkin tüm sorunların giderilmesine yönelik çalışmaların ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları marifetiyle yürütülmesi” ifadelerine yer verilerek önceki görüşün tekrarlandığı, 2.13. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 02/10/2014 tarih ve … sayılı yazısı ile

“Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik”in

“Mevcut Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesi” başlıklı Geçiçi 3 üncü Maddesinde “…

doğal sit özelliği taşıdığı belirlenen alanların ise ardışık en az dört mevsimi kapsayacak ekolojik temelli bilimsel araştırma sonucuna göre koruma statüsünün devamı, yeni statü tesisi veya iptali önerilir” hükmü uyarınca doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi çalışmalarında, doğal sit alanlarına ilişkin teknik esaslar kapsamında alanların değerlendirileceği kapsamlı bilimsel araştırma olan Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporlarının da ön değerlendirme ekipleri tarafından değil, ilgili bölge komisyonlarınca değerlendirilerek sonuçlandırılması…” gerektiği belirtildiğinden mevcut doğal sit statülerinin irdelenmesi çalışmasının bu kapsamda yürütüldüğü, 2.14. İzmir İli, Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında alanında uzman Üniversite Öğretim Üyeleri (Ekolog, Ornitolog, Herpetolog, Hidrojeolog, Jeoloji Mühendisi, Peyzaj Mimarı, CBS Uzmanı vb.) tarafından bahse konu tüm alanların 4 mevsim arazi incelemesinin yapıldığı, “Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporları” hazırlandığı, İzmir-Manisa illerinde bulunan doğal sit alanlarının sahip olduğu biyoekolojik (flora, fauna, habitat), jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik değerler belirlenmek suretiyle türlerin habitatlarla olan ilişkilerinin ortaya konulduğu ve kritik türlerin belirlendiği, 2.15. Söz konusu İzmir ve Manisa İlleri Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel

Araştırma Projesi kapsamında yapılan tüm bu çalışmalar sonucunda “Kesin Korunacak Hassas

Alanlar”, “Nitelikli Doğal Koruma Alanları” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım

Alanları”nın belirlendiği, yapılan tüm araştırma, inceleme, raporlama ve haritalama işlemlerinin alanında uzman kişiler tarafından “bilimsel veriler” esas alınarak gerçekleştirildiği, 2.16. 19/07/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Korunan Alanların

Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik”in “Doğal sitlerin tespit ilke ve kriterleri” başlığı altında 6 ıncı Maddede doğal sit alanlarının ihtiva ettiği özelliklerin belirlendiği, bu doğrultuda söz konusu alanı da içeren 38 inci bölgenin “Nitelikli Doğal Koruma

Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna ilişkin, İzmir 2 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı kararının parsel bazında alınan bir karar olmadığı ve alanın bütününe yönelik alınan genel bir karar olduğu, bu alanlarda biyolojik kriterlerin puanlanmasını içeren AHP (Analitik Hiyerarşik Proses) sistemi kullanılarak alanında uzman kişilerce değerlendirme yapıldığı, 2.17. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 10/10/2017, 10/11/2017 ve 17/11/2017 tarihli yazıları doğrultusunda, doğal sit alanları sınırlarında tespit edilen eksik ve maddi hatalar kapsamında yapılan inceleme ile 38 inci Bölgede yer alan doğal sit alanlarının koruma statülerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım

Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna ilişkin İzmir II Tabiat Varlıklarını Koruma

Bölge Komisyonunun 11/01/2018 tarih ve 306 sayılı Kararının (… İlçesi için) 644 sayılı

KHK’nın 13 üncü Maddesi A(2) fıkrasına göre Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından incelendiği ve 27/04/2018 tarih ve …sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylandığı, devamında “Korunan Alanlar Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair

Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 2 inci Maddesinin i Bendi hükmü uyarınca 12/05/2018 tarih ve 30419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı, 2.18. Şikayete konu alanın doğal sit statülerine ilişkin … ve … ’ın 08/05/2018 tarih ve … sayı ile kayıt altına alınan itiraz dilekçelerine ilişkin alınan İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını

Koruma Bölge Komisyonunun 01/08/2018 tarih ve … sayılı Kararı ile

İzmir İli, … İlçesi, … Mahallesi Anatema Mevkiindeki dilekçede belirtilmiş olan

Ada/parsellerde imar planı ve inşaat ruhsatları bulunan taşınmazların yeni düzenleme ile Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak belirlendiğinden bahisle taşınmazların yeniden değerlendirilerek sit kararının “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan çıkarılması talebinin söz konusu alanın Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 10/10/2017, 10/11/2017 ve 17/11/2017 tarihli yazılarında belirtilmiş olan teknik ve maddi hataları içermediği ve ayrıca doğal sit alanı statüsüne ilişkin değerlendirmelerin alan bütünlüğünü kapsayacak şekilde yapılması gerektiği gerekçeleriyle uygun görülmediği, 2.19. Sikayete konu bölgeyi de kapsayan İzmir İli, 38 inci grupta yer alan Doğal Sit Alanlarının yeni statülerinin tescil işlemine ilişkin daha önce alınmış olan 02/08/2017 tarih ve … sayılı

Bakanlık Makamı Olur’u ile 25/10/2017 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’unun 27/04/2018 tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile iptal edildiği, bu doğrultuda söz konusu alanın tesciline ilişkin güncel Olur’un 27/04/2018 tarih ve …sayılı Bakanlık Makamı

Olur’u olduğu, ifade edilmiştir.

3. Kurumumuzun 13/12/2018 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 09/01/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Söz konusu parselin sit süreçleri incelendiğinde, Mülga İzmir I Nolu Kültür ve Tabiat

Varlıklarını Koruma Kurulunun 06/10/1995 tarih ve … sayılı Kararı ile “1. Derece Doğal Sit

Alanı” ilan edildiği, 3.2. İzmir III Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 08/06/2016 tarih ve

… sayılı Kararı ile “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ilan edildiği, 3.3. İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı Kararı ve 11/01/2018 tarih ve …. sayılı Kararı ile Nitelikli Doğal Koruma Alanı kararının sürdürüldüğü, 3.4. Belediye Başkanlıklarınca söz konusu İzmir II ve III Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma

Bölge Komisyonu kararlarına itirazda bulunulduğu ancak itiraza konu alanların şikayete konu parselin bulunduğu bölgeyi kapsamadığı, 3.5. Söz konusu 4274 Ada 1 Parselin yürürlükteki plan kararları incelendiğinde, Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama

Bölgesi 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Tarım Arazisi” olarak belirlendiği ve “Doğal

Sit Alanı” içerisinde kaldığı, 3.6. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 10/04/2017 tarih ve … sayılı Kararıyla uygun görülerek Başkanlık Makamınca 20/07/2017 tarihinde onaylanan İzmir Batı Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında “Tarım Alanı” olarak belirlenen bölgede ve “Nitelikli Doğal

Koruma Alanı” içerisinde kaldığı, 3.7. Alana ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının bulunmadığı, 3.8. İzmir Batı Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planına askı süresi içinde T.H.S.S. İLKO

Konut Yapı Kooperatifi tarafından söz konusu parselin de aralarında bulunduğu parsellere ilişkin yapılan itiraz incelenmek üzere Belediye Meclisimize iletilmiş olup söz konusu itiraza ilişkin alınan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/03/2018 tarih ve … sayılı Kararının 30/03/2018 tarih ve

… sayılı yazıları ile muterize iletildiği, 3.9. İtiraz sahibi ve şikayet sahibi tarafından söz konusu plana açılmış dava bulunmadığı, 3.10. Konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Kanunu Ek 4 üncü maddesinde ve “Sit Alanlarında Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve

Kullanma Şartları ile Koruma Amaçlı İmar Planı” başlıklı 17 inci maddesi, Korunan Alanların

Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin “Doğal Sitlerin Tespit

İlke ve Kriterleri” başlıklı 6 ıncı maddesinde, “Doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanına ilişkin usul ve esaslar” başlıklı 17 inci maddesinde, Tabiat Varlıklarını Koruma

Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kuruluş” başlıklı 5 inci maddesinde, “Merkez Komisyonun Görevleri” başlıklı 7 inci maddesinde, Korunan

Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin “Plan Hazırlama Esasları” başlıklı 4 üncü maddesinde, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 4 üncü, 6 ıncı, 7 inci ve 23 üncü maddelerinde yer aldığı ve söz konusu mevzuat hükümlerinin incelenmesinden görüleceği üzere doğal sit alanlarını derecelendirme ve itirazları değerlendirme görev ve yetkisinin Belediye

Başkanlıklarında bulunmadığı, 3.11. Üst ölçekli plan olan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Tarım

Arazisi” olarak düzenlenen bölgede kalan taşınmazın, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 10/04/2017 tarih ve … sayılı Kararıyla uygunluk görülerek Başkanlık Makamınca 20/07/2017 tarihinde onaylanan İzmir Batı Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında da “Tarım Alanı” olarak belirlendiğini, taşınmaza Belediyelerince “Tarım Alanı” plan kararı getirilirken yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde düzenlendiği üzere koruma statüsü, çevre düzeni planı kararları ve ilgili diğer ölçütlerin göz önünde bulundurulduğunu, taşınmaza yapılaşmaya yönelik plan kararları getirilmesinin plan bütünlüğünü bozacağı ve 1/25000 ölçekli planın ilke ve amaçlarıyla çelişeceği gibi, planlama ilkeleri, şehircilik esasları, kamu yararı ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı olacağı, belirtilmiştir.

4. Kurumumuzun 04/02/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden …

Belediye Başkanlığının 07/02/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. Şikayete konu 4274 Ada 1 Parsel ile T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifine ait diğer taşınmazların İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 06/10/1995 tarih ve … sayılı Karar eki paftada D1 (Birinci Derece Doğal) Sit Alanı olarak tescil alan sınırları içinde kaldığı, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında Sit Alanlarında tespit ve tescil işlemi yapıldığı, gerçekleştirilen Yönetmelik değişikliği nedeni ile sit derecelerinin “Birinci

Derece Doğal, İkinci Derece Doğal ve Üçüncü Derece Doğal” iken “Kesin Korunacak Hassas

Alanlar, Nitelikli Doğal Koruma Alanları ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak derecelendirildiği, İLKO Konut Yapı Kooperatifine ait taşınmazların “Nitelikli

Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilen alan sınırları içerisinde kaldığı, 4.2. Söz konusu taşınmazın 30/03/2014 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir

Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında … Belediyesine bağlandığı, İl Özel

İdaresinden T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifine ilişkin Belediyelerine herhangi bir evrak iletilmediği, 4.3. T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifine ait taşınmazları da kapsayan … Yarımadası’nda

Doğal ve Arkeolojik Sit Alanlarının tespit edilmesi sonucunda alanın 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmesi nedeni ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun

17 inci maddesi gereği imar planlarının ve inşaat ruhsatlarının kendiliğinden geçersiz olduğu,

4.4. Söz konusu Kooperatife ait arsalarda örnek olarak inşa edilenler dışında yapı bulunmadığı, taşınmazın inşaata başlanılmadan sit alanı olarak tescil edildiği, 4.5. Söz konusu taşınmazın 1/100000 ölçekli İzmir Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni

Planında ve 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planında “Tarım Alanı”nda kaldığı, 4.6. Sit Alanı ilan edilen yerlerde mevcut imar planlarının yürütülmesinin ve her türlü yapılaşmanın 2863 sayılı “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu” ve “Korunan

Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik ” hükümleri uyarınca durdurulduğu, bu çerçevede şikayete konu taşınmazın 06/10/1995 tarihinde 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilen alan sınırları içerisinde yer aldığından taşınmaza yapılaşma yasağı getirildiği, 4.7. Şikayete konu parseli kapsayan alanda sit alanı tescilinin yapılmasından sonra 4 defa sit derecesi yeniden yapıldığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2…9 sayılı T.C. Anayasası’nın, 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 5.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 5.3. “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63 üncü maddesinde;

“Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.”, 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 6. 20/03/1952 tarihinde imzalanan ve 10/03/1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve

Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin

Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir”, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 21/07/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 8.1. “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Doğal (tabii) sit”; jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır.” 8.2. Ek 4 üncü maddesinde; (Ek madde: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 51)

“Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır.

Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi ve hukukçular ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan

Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada (…) aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır.

Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur.

Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgili maddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölge kurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır.

…Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esasları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”, 8.3. “Kamulaştırma” başlıklı 15 inci maddesinin f bendinde; “Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir.”, 8.4. “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar planı:” başlıklı 17 inci maddesinde; a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plan kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.

(Değişik 2. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. (648 sayılı KHK öncesinde 2 yıl içinde koruma amaçlı imar planının yapılması gerekiyordu.)

…Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma planları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir.

(Değişik 5. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna b…ir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır.

Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer.

Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.

(Değişik 8. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planları, müellifi şehir plancısı olmak üzere alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri gözönünde bulundurularak ilgili meslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzmanlar tarafından hazırlanır.

(Değişik 9. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planları ve çevre düzenleme projelerinin hazırlanması, gösterimi, uygulanması, denetimi, koruma amaçlı imar planı değişiklikleri, plan müellifleri ile planlama ekibinin niteliği ve yeterliliği ile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Koruma amaçlı imar planlarının yapımı için belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Genel

Müdürlüğü Bütçesine yeteri kadar ödenek konur. İl özel idareleri ise bütçelerinde koruma amaçlı imar planlarının yapımı için ödenek ayırırlar.

Koruma bölge kurulunca sit alanı olarak ilan edilen yerlerde; bu kararın ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar planlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir, ancak bu maddenin (c)

bendi uyarınca yapılanma hakkı aktarımını re’sen uygulamaya da ilgili idareler yetkilidir.

Subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların yapı ruhsatları iptal edilir. Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamaz.

b) Koruma amaçlı imar planlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine, belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir.”

8.5. “İstisnalar ve muafiyetler” başlıklı 21 inci maddesinin 3. fıkrasında (Değişik 3. fıkra:

10.09.2014 – 6552 S.K/Madde 98); “Tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür

varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz.”, 9. 29/06/2011 tarih ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

9.1. Mevcut Statülerin Değerlendirilmesi başlıklı Geçici 6 ıncı Maddesinde – (Ek madde:

08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 17)

“(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, doğal sit alanı ve tabiat varlığı olarak tespit ve tescil edilmiş alan ve varlıklara ilişkin her türlü belge, bu alan ve varlıkların statülerinin yeniden değerlendirilmesi için en geç altı ay içinde Bakanlığa devredilir. Tabiat varlıkları ve doğal sitlerle ilgili yeni değerlendirme yapılıncaya kadar bu alanlara ilişkin olarak kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca alınmış kararlar geçerlidir.

…(3) Bakanlık tarafından konunun uzmanlarından oluşturulacak komisyonca yeniden tespit edilen statüler Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile, yapı yasağı öngörülen statüler ise

Bakanlar Kurulunca onaylandıktan sonra tescil edilir. Bu alanlar ve varlıklar yeni statüsüne, ören yerleri ise mevcut statüsüne uygun koruma-kullanma esaslarına göre yetkili idarelerce yönetilir.” 9.2. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü başlıklı 13/A Maddesinin – (Ek madde: 08/08/2011 – 648 S.KHK/Madde 10) 2 inci fıkrasında; “Orman ve orman rejimine tabi olmayan yerlerde Orman ve Su İşleri Bakanlığınca tespit edilen veya ettirilen tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve benzeri diğer koruma alanları ile Bakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunların koruma alanlarının tescil ve ilanı Bakanın onayı ile yapılır. Ancak Bakanlıkça yapı yasağı önerilen tabiat varlıkları ve doğal sit alanları dahil orman rejimine tabi olmayan bütün koruma alanları

Bakanlar Kurulu kararı ile tescil ve ilan edilir. Uygulama imar planı kararı ile yapı yasağı getirilen özel mülkiyete konu alanlara ilişkin arazi ve arsa düzenlemesi, trampa veya kamulaştırma işlemleri, bu alanların yönetimi ve işletmesini üstlenen kuruluşlarca veya

Bakanlıkça gerçekleştirilir.” 10. 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tabiat Varlıkları, Doğal

Sit Alanları ve Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Kalan Yapı Yasaklı Taşınmazların

Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin “Trampa edilebilecek taşınmazlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bakanlar Kurulu kararı ile tescil ve ilan edilen, 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen tabiat varlıkları, doğal sit alanları, orman rejimine tabi olmayan koruma alanları ve özel çevre koruma bölgelerinde kalan, Genel Müdürlük tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa edilebilir.” 11. 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların

Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin; 11.1. Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler başlıklı 5 inci maddesinde;

“(1) Korunan alanların belirlenmesi, değerlendirilmesi ve korunmasında aşağıdaki ilkelere uyulur.

a) Korunan alanların statüsünün belirlenmesi ve değerlendirilebilmesi için zamana bağlı değişimleri ortaya koyan ekolojik süreçler tanımlanır.

b) Herhangi bir korunan alanın güncel durumu tespit edilmeden, o alanın korunan alan statüsü yeniden değerlendirilemez.

c) (Değişik bend: 19.02.2013 – 28564 S. R.G. Yön./2. md.) Korunan alanların güncel durumu; alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi ve hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre veya gerekli görülmesi durumunda ise en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirlenir.

ç) (Ek bend: 19.02.2013 – 28564 S. R.G. Yön./2. md.) Doğal sit ilanı ile ilgili talepler veya

Genel Müdürlükçe incelenmesi uygun görülen alanlar hakkında hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre doğal sit özelliği taşımayan talepler değerlendirmeye alınmaz, alanın doğal sit özelliği taşıdığının belirlenmesi durumunda ise ardışık en az dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak koruma statüsü belirlenir.

d) Herhangi bir korunan alanın statüsünün değerlendirilmesi için belirlenecek araştırma alanı sınırları; korunan alanın konumu, büyüklüğü ve doğal eşiklerle ilişkisi göz önüne alınarak tespit edilir.

e) Doğrudan ve dolaylı çevresel etkilere karşı hassas tür ve habitatları içeren duyarlı alanlara öncelikli olarak koruma statüsü verilir.

f) Korunan alanlarda tespit, tescil, planlama, koruma, kullanma, yönetim ve izlemeye esas teşkil edecek envanter ve veri tabanı çalışması yapılır veya yaptırılır.

g) Korunan alanlarda ekosistem işlevlerinin sürekliliğini amaçlayan yönetim planı çalışmaları yapılır.

ğ) Korunan alanların içinde ve birbiriyle ilişkili korunan alanlar arasında, ekolojik koridorlar tesis edilir.

h) Korunan alanındaki koruma değerlerine yönelik tehdit analizleri yapılır.

ı) Korunan alanlarda bozulmuş ya da bozulmaya yüz tutmuş ekosistem ve habitatların onarılması, ekolojik rehabilitasyonu, ekolojik restorasyonu yapılır. i) Korunan alanlarekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçların yanı sıra bölgesel ve yerel karakteristikleri de göz önünde bulundurularak korunur.

j) Tabiat ve biyolojik çeşitlilik değerlerini koruma konusunda toplumun bilinç ve bilgi düzeyinin artırılması ve koruma amaçlarına uygun katkıların sağlanması amacı ile her türlü eğitim faaliyeti ve etkinlik desteklenir, yapılır.

k) Çevre üzerinde ciddi veya tamiri mümkün olmayan tehditlerin varlığında, bilimsel kanıtların ortaya çıkmasını beklemeden gerekli önlemler alınır.

l) Ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir faaliyete izin verilmez.

m) Korunan alanların doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığının sağlanması esastır.

n) Korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgelerinin tespiti ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenir.” 11.2. Doğal sitlerin tespit ilke ve kriterleri başlıklı 6 ncı maddesinde;

“(1) Doğal sit alanları, aşağıdaki özelliklerden bir ya da birkaçını ihtiva eden alanlardır.

a) Ekosistem işlevlerini sürdürebilecek yeterli büyüklükte olan.

b) Tür, genetik, habitat ve ekosistem çeşitliliği açısından önemli biyolojik çeşitlilik değerlerine sahip.

c) Bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde nesli tehdit ve tehlike altında olan, dar yayılımlı veya endemik türleri barındıran veya bu türlerin yaşamlarının belirli bir dönemini geçirdikleri habitatları içeren.

ç) Tehdit altındaki ekosistemlerin veya yok olma tehlikesi altında bulunan türlerin korunması açısından bu türleri temsil etme kabiliyetine sahip.

d) Kaynak ve peyzaj bütünlüğünü sağlayan sosyal, kültürel ve rekreasyonel değere sahip.

e) İnsan müdahalesinin olmadığı veya sınırlı müdahalenin olduğu doğal yapısını muhafaza edebilen. f) Tipik, doğal, nadir özellikler taşıyan.

g) İçerdiği tür ya da habitatları diğer tür ya da habitatlara göre daha ilgi çekici olan.

ğ) Hidrolojik-hidrojeolojik açıdan ekolojik önemi bulunan yer üstü ve yeraltı su kaynaklarına sahip.

h) Göçmen kuş türlerine ait bir habitatı temsil eden. ı) Mevcut ve potansiyel habitat tiplerini içine alacak biçimde ekolojik rehabilitasyon veya ekolojik restorasyon çalışmaları ve ıslah yöntemleri ile yeniden kazanılabilen.

i) Biyolojik çeşitliliğin uzun vadeli devamlılığını sağlayacak doğal süreçleri ve türleri muhafaza eden.

(2) Doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrılır.” 11.3. Nitelikli doğal koruma alanlarının ayırt edici özellikleri başlıklı 8 inci maddesinde;

“(1) Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarıdır.

(2) Bu alanlar, örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri ve alanın doğal yapısı ile uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alanlardır. Alanın doğal özelliklerinin devamlılığı için halkın bu alanlara erişiminin uygun seviye ve şekilde tutulması esastır.

(3) Bu alanlar aşağıdaki kriterlerden bir veya bir kaçını içerir.

a) Doğal karakterini korumuş, büyük memeliler dahil besin zinciri içerisinde av-avcı ilişkisini muhafaza eden, yerli bitki ve hayvan topluluklarını bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahiptir.

b) Modern yaşam ve önemli insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, kırsal yaşam özellikleri taşır.

c) Doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlar.

ç) Aşırı derecede ve uygunsuz insan kullanımı ve mevcudiyetinden uzaktır.

d) Yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme gibi hayati ihtiyaçlarını temin edebileceği uygun yaşama şartlarını sağlar.

e) Biyolojik çeşitliliği, ekolojik süreçleri, ekosistem hizmetlerini, ekolojik barınakları muhafaza eder ve iklim değişikliklerine tampon sağlar.

f) Korunacak hedef tür veya türlerin yıl içerisinde dönemlerine bağlı yaptıkları göç ve yayılma alanlarını ve göç yollarını ihtiva eder.

g) Peyzaj değeri yüksektir.” 11.4. Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının ayırt edici özellikleri başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.

(2) Bu alanlar aşağıdaki özelliklerden bir veya birkaçını bünyesinde bulundurur.

a) Peyzajı ile uyumlu insan yerleşimlerini içinde bulundurur.

b) Doğal kaynak yönetim sistemleri ve ilgili kültürel değerleri, ekosistemleri ve habitatları içerir veya korunmasına katkı sağlar.

c) İnsanlar ve doğa arasında dengeli ilişkilerin geliştirilmesine ve muhafaza edilmesine katkıda bulunur.

ç) Uygulanabilir durumlarda yerel halkın sosyal ve ekonomik kazançlarına katkı sağlar.

d) Ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kalkınmaya destek olur.

e) Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alarak doğal kaynakların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanımına elverişli alanlardır.” 11.5. Doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanına ilişkin usul ve esaslar başlıklı

17 inci maddesinde;

“(1) Doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanı aşağıda yer alan usul ve esaslara göre yapılır.

a) (Değişik bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Tespit edilen ve değerlendirilmek üzere Bölge Komisyonuna sunulan Tespit Raporu Bölge Komisyonunda değerlendirilir.

Değerlendirme sonucu tescil kararı alınmış ise üç suret olarak sunulan karar örneği, bir sureti İl Müdürlüğünde kalmak üzere diğer suretleri Genel Müdürlüğe gönderilir.

b) Genel Müdürlük tarafından incelenen Bölge Komisyonu Kararında eksiklik veya hata görülmesi halinde yeniden değerlendirilmek üzere İl Müdürlüğüne gönderilir. İl Müdürlüğü tarafından tekrar Bölge Komisyonuna sunulur. Alınan komisyon kararı Genel Müdürlüğe iletilir.

c) Genel Müdürlük Bakan onayı alınmak üzere kararı Bakanlık Makamına gönderir.

ç) Eğer kararda yapı yasağı var ise; Bakanın teklifi ile Bakanlar Kuruluna sunulur. d) (Değişik bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Bakan onayı veya Bakanlar Kurulu kararı alınması ile tescil işlemi tamamlanmış olur. Tescil işlemi tamamlanamayan durumlarda söz konusu alanın mevcut durumu devam eder.

e) (Değişik bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Kararın ve onayın bir örneği Genel

Müdürlükte kalmak üzere diğer asılları ilgili İl Müdürlüğüne muhafazası için gönderilir.

f) Kararın dağıtımı ilgili İl Müdürlüğü tarafından yapılır.

g) (Mülga bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.)

ğ) (Değişik bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Tescil edilen doğal sit alanı veya tabiat varlığı İl Müdürlüğünün yazısı üzerine, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “Doğal SitKesin Korunacak Hassas Alan”, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal SitSürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” veya tabiat varlığı olduğuna dair kayıt konur.

h) Tescil kaydının kaldırılması bu Yönetmeliğe uygun olarak yürütülür.

ı) Genel Müdürlük gerekli gördüğü durumlarda talep olmaksızın da tespit yapabilir.

i) (Ek bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Anıt ağaçlar ile korunma alanlarının bulunduğu taşınmazlara yönelik tescil kararları, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat

Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilir. Malikleri idarece tespit edilemeyenlerin tescil kararları, Resmi Gazete’de yayımlanır ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.

j) (Ek bend: 27.10.2017 – 30223 s. R.G. Yön./2. md.) Anıt ağaçlar hariç, tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tescil kararları, Resmi Gazete’de yayımlanır ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.” 11.6. Mevcut doğal sit alanlarının değerlendirilmesi başlıklı Geçici 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında – (Ek madde: 19.02.2013 – 28564 S. R.G. Yön./4. md.); “644 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin geçici 6 ncı maddesi gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığından

Bakanlığa devredilen mevcut doğal sit alanlarının güncel durumu ön değerlendirme raporuna göre belirlenir. Doğal sit özelliği taşımayan alanların statüsünün iptali; doğal sit özelliği taşıdığı belirlenen alanların ise ardışık en az dört mevsimi kapsayacak ekolojik temelli bilimsel araştırma sonucuna göre koruma statüsünün devamı, yeni statü tesisi veya iptali önerilir.” 12. 18/10/2011 tarih ve 28088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tabiat Varlıklarını

Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin; 12.1. “Kuruluş” başlıklı 5 inci maddesinde: (1) “Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile ilgili olarak, Kanunda belirtilen görevlerin yürütülmesini sağlamak üzere Bakanlığa bağlı Merkez

Komisyonu ve Bakanlıkça gerekli görülen yerlerde bölge komisyonları kurulur.” “(1) Merkez

12.2. “Merkez Komisyonunun Görevleri” başlıklı 7 inci maddesinde:

Komisyonunun görev ve yetkileri şunlardır:

ilgili işlerde a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarının korunması ile uygulanacak ilkeleri belirlemek.

b) Bölge komisyonları arasında koordinasyonu sağlamak.

c) Bölge komisyonlarınca alınan kararlar nedeniyle uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek karar vermek.

ç) (Değişik bend: 23.08.2013 – 28744 s. R.G. Yön./1. md.) Bölge komisyonlarınca; tabiat varlıkları, sit alanı tescili, derecelendirilmesi, sit alanı geçiş dönemi koruma esasları, kullanma şartları ve revizyonlarına ilişkin alınan kararlara karşı, diğer kurum ve kuruluşlar ile vatandaşlarca yapılan itirazları değerlendirerek karar almak.” 12.3. “Bölge komisyonlarının görevleri” başlıklı 11 inci maddesinde: “(1) Bölge komisyonları, taşınmaz tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarında, Kanun ve ilgili mevzuat ile

Merkez Komisyonunun ilke kararları doğrultusunda aşağıdaki görevleri yürütür.

a) Bakanlıkça tespit edilmesi öngörülen tabiat varlıkları veya doğal sit alanlarının esas değerlendirmesini yaparak görüş vermek.

b) Geçiş dönemi koruma kullanma esaslarını belirlemek.

c) Koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karar vermek.

ç) Uygulamaya yönelik projeler ile değişiklikleri hakkında karar vermek.

d) Korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıklarının koruma alanlarının tespitini yapmak.

e) Korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları ve bunların koruma alanlarına ilişkin uygulamaya dönük karar almak.

f) Tescilli taşınmaz tabiat varlıklarının kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerince kamulaştırılması işlemlerinde taşınmazın fonksiyonuna ilişkin görüş b…mek.” 13. 23/03/2012 tarih ve 28242 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunan Alanlarda

Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde;

“(1) Doğal sit alanlarında yapılacak koruma amaçlı imar planları aşağıdaki ilkeler doğrultusunda hazırlanır.

a) (Değişik bend: 06.12.2016 – 29910 s. R.G. Yön./2. md.) Bir alanın doğal sit alanı olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası göz önünde bulundurularak varsa çevre düzeni plan kararları ve notları, alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilir ve Bakanlıkça onaylanır. 19/7/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik gereğince yapılacak yeniden değerlendirme sonucunda;

1) 1. Derece doğal sit alanı iken Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Sürdürülebilir Koruma

ve Kontrollü kullanım alanı olarak,

2) 2. ve 3. Derece doğal sit alanı iken Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı

olarak, ilan edilen alanlarda yeni koruma amaçlı imar planları yapılıncaya kadar Korunan

Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümleri ile yeni statüler için belirlenen ilke kararlarına aykırı olmamak şartıyla yürürlükteki koruma amaçlı imar planları geçerlidir.

b) (Değişik bend: 06.12.2016 – 29910 s. R.G. Yön./2. md.) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, önceki mekansal planlar da dikkate alınarak, Bölge Komisyonu tarafından üç ay içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları Bakanlığın onayı ile yürürlüğe girer. İlgili idareler söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarını hazırlatıp incelenmek üzere il müdürlüğüne iletir. İl müdürlüğü tarafından inceleme raporu ile birlikte planların Bölge Komisyonuna intikali sağlanır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle planlar sonuçlandırılamadığı takdirde Bölge Komisyonunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. (Değişiklikten önce ilgili İdarelerce 18 aylık süre içerisinde hazırlanarak il müdürlüğüne sunulması gerekiyordu, zorunlu nedenler ile bu sürenin üç yıla kadar uzatılabilmekteydi.)” 14. 25/01/2017 tarih ve 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke

Kararında;

“B- Nitelikli Doğal Koruma Alanları: Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarıdır.

1. Yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına, 2. Taş, toprak, kum alınmamasına; kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden gibi ocakların açılmamasına; toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine; ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın sorumlular tarafından rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerin tasfiyesine, 3. Bu alanların korunmasını sağlamak amacına yönelik, her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına, bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına, 4. Ancak bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; a. Kesin Korunacak Hassas Alanlardaki faaliyetlerin yapılabileceğine, b. Balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve ahşap iskele yapılabileceğine, c. Zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri olan telefon hattı, GSM baz istasyonu, teleferik, telesiyej gibi uygulamalarının yapılabileceğine, ç. Doğal kaynak suyunun isalesine ve jeotermal kaynak suyunun sondaj ve isalesine yönelik uygulamaların ilgili Bakanlıkların görüşleri doğrultusunda yapılabileceğine, d. Kar ve rüzgâr devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçların bakımının yapılabileceğine veya kaldırılabileceğine, e. Ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla ilgili kurumdan alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine ve yöresel türlerin dikimine izin verilebileceğine, f. Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin sürdürülebileceğine, C- Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları: Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.

1. Toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi artığı gibi maddelerin dökülmeyeceğine, 2. Ancak bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; a. Kesin Korunacak Hassas Alanlar ile Nitelikli Doğal Koruma

Alanlarındaki faaliyetlerin yapılabileceğine, b. Örtü altı tarım, kültür balıkçılığı ve entegre tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine, c. Katı atık düzenli depolama tesisi, atık su arıtma tesisi, yat çekek yeri, akaryakıt istasyonu gibi uygulamaların yapılabileceğine, ç. Üst ölçekli planlara uygun olmak şartıyla sanayi tesislerinin yapılabileceğine, d. Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceğine, bu amaçla ocak açılabileceğine karar verildiği” 15. 19/06/2007 tarih ve 728 sayılı Doğal (Tabii) Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları İlke

Kararında;

“1- I. Derece Doğal (Tabii) Sit: Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır.

Bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına, ancak; a) Kesin yapı yasağı olmakla birlikte, resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri (kanalizasyon, açık otopark, telesiyej, teleferik, içme suyu, enerji nakil hattı, telefon hattı, doğalgaz hattı, GSM baz istasyonu ve benzeri) uygulamalarının koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine;

Bu alanlarda, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamaların, ekolojik dengeye etkisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görüşleri ile

Üniversitelerin ilgili bölümlerince hazırlanan rapor doğrultusunda; jeotermal kaynak suyunun kullanımına yönelik uygulamalarda bunlara ek olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) ve Bakanlığımız Yatırım ve İşletmeler Genel

Müdürlüğünün görüşleri ile, koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine, b) 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı veya 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma kurulundan izin almak koşulu ile halka açık rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler (lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, wc, gezi yolu, açık otopark ve benzeri) ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik yapıların (iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve benzeri) yapılabileceğine, c) Alanın doğal bitki dokusunu değiştirmeden Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak uygun görüş doğrultusunda koruma kurulunca ağaçlandırmaya izin verilebileceğine, ç) Kar ve rüzgar devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçlar ile ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla

Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine koruma kurulunca izin verilebileceğine, d) Orman alanlarında yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına, e) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine, f) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin koruma kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine, g) Bu alanların korunmasını amacına yönelik, her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına, bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına, ğ) Mevcut tescilli ve tescilsiz yapıların bakım ve onarımlarının yürürlükteki ilke kararları doğrultusunda yapılabileceğine karar verildiği” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Başvuran, ortağı bulunduğu T. H. S. S. İLKO Konut Yapı Kooperatifine ait olan İzmir

İli, … İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan 4274 Ada, 1 Parsel numaralı taşınmaz üzerinde altyapıları tamamlanmış, 2 adet örnek ev inşaatı bulunduğunu, yıllardır taşınmaza ait aidat ve emlak vergisini ödediklerini ve ferdileşme tapusunu aldıklarını belirterek söz konusu alanın

“Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı”na dönüştürülmesini ve böylece mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

18. İdareler tarafından Kurumumuza iletilmiş olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden şikayete konu 4274 Ada 1 Parselin, ilk olarak Mülga İzmir I Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını

Koruma Kurulunun 06/10/1995 tarih ve … sayılı Kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edildiği, 08/08/2011 ve 648 sayılı KHK ile “6328 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Kanunu”na ilave edilen EK 4 üncü madde uyarınca taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak söz konusu

Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı olduğunun düzenlendiği ve “Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları

Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik”in 5 inci maddesi uyarınca tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile ilgili olarak, Kanunda belirtilen görevlerin yürütülmesini sağlamak üzere Bakanlığa bağlı Merkez Komisyonu ve Bakanlıkça gerekli görülen yerlerde

Bölge Komisyonlarının kurulduğu anlaşılmıştır.

19. “Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” hükümleri uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca doğal sit alanlarının değerlendirilmesi çalışmalarının hızlandırılması amacıyla tescilli doğal sit alanlarının yoğun olduğu bölgelerde ön değerlendirme çalışmasının uzman kuruluşlar bünyesindeki akademisyenler tarafından hizmet alımı yöntemiyle gerçekleştirildiği bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yüklenici firma arasında 28/10/2014 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalanarak “İzmir İli

Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi” çalışmalarının başlatıldığı

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce ifade edilmiştir.

20. Proje Sonuç Raporu’nun değerlendirilmesi neticesinde İzmir III numaralı Tabiat

Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 08/06/2016 tarih ve 949 sayılı Kararı ile söz konusu taşınmazın da bulunduğu alanın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ilan edildiği görülmüştür.

Komisyonun söz konusu Kararının 27/06/2016 tarih ve … sayılı Bakanlık Onayı ile tescil edildiği, ardından gerçekleştirilen itirazlar sonucunda Tabiat Varlıklarını Koruma Genel

Müdürlüğünün talimatı doğrusunda firma ile eşzamanlı olarak gerçekleştirilen revizyon çalışmaları neticesinde, İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı Kararı ile söz konusu alanın koruma statüsünün “Nitelikli Doğal

Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine karar verildiği ve söz konusu kararın 02/08/2017 tarih ve … sayılı Bakan Onayı ile tescil edildiği, söz konusu tescil kararlarının Kaymakamlıklar aracılığıyla ilan ve tebliğ edildiği, tescil kararlarına ilişkin olarak Tabiat Varlıklarını Koruma

Genel Müdürlüğüne yapılan itirazların değerlendirilmesinin Genel Müdürlüğün talimatları doğrultusunda İzmir II Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu marifetiyle yürütüldüğü ve sonucunda Komisyonun 11/01/2018 tarih ve … sayılı Kararı ile alanın koruma statüsünün

“Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun görüldüğü, bu Kararın 27/04/2018 tarih ve … sayılı Bakan Onayı ile tescil edildiği görülmüştür.

21. Söz konusu alanın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine ilişkin

T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanları … ve …’ın 08/05/2018 tarihli itirazlarının tescilin teknik ve maddi hata içermemesi ve ayrıca doğal sit alanı statüsüne ilişkin değerlendirmelerin alan bütünlüğünü kapsayacak şekilde yapılması gerektiği gerekçeleriyle İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

22. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Davacının maliki olduğu taşınmazın 1. derece doğal sit alanından çıkarılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 23.07.2010 günlü,

5979 sayılı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istemiyle

açılan dava ile ilgili olarak 03.03.2016 tarih ve … sayılı Kararında; “Olayda, 1994 yılından bu yana 1. derece doğal sit alanı ilan edilmiş bir bölgede yapılaşma olması, taşınmazın sit alanı özelliğini yitirmesi sonucunu doğurmaz. Sit alanı ilan edilmiş bir bölgede, tescil kararından önce yapılan veya tescil kararından sonra ilgili koruma kurulundan gerekli izinler alınmadan inşa edilen yapılar nedeniyle kazanılmış bir hakkın varlığından da söz edilemez. Oysa davacının iddia ettiği ve bilirkişi raporunda da belirtilen çevredeki yapılar için inşaat ruhsatı tescil tarihinden önce verilmiş olup, tescil kararının da bu yapılar dikkate alınarak karar verildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda ise sadece çevredeki yapılaşmalardan bahsedilerek taşınmazın 1. derece doğal sit özelliğini yitirdiği belirtilmiş olup, tescil kararının verildiği tarihte taşınmazın çevresinde olan yapılar ile günümüzdeki yapılar açısından bir karşılaştırma yapılmamış, çevredeki yapılaşmaların kazanılmış hak doğurmayacağı kuralı irdelenmeden, sadece çevredeki yapılaşmalar nedeniyle taşınmazın 1. derece doğal sit özelliğini kaybettiği belirtilmiştir. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak, bilirkişilerden ek rapor alınmak veya gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulduktan sonra dava konusu işlem hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” yönünde hüküm kurmuştur.

23. Bu itibarla, söz konusu taşınmazın da bulunduğu 38 inci Bölgede, alanında uzman üniversite öğretim üyeleri tarafından 4 mevsim arazi incelemesi sonucunda ve “Ekolojik

Temelli Bilimsel Araştırma Projesi” uyarınca bilimsel veriler esas alınarak alanda bulunan sit alanlarının koruma statülerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve

Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edildiği, daha sonra yapılan itirazlar neticesinde bölgenin firma ile eşzamanlı olarak tekrar çalışıldığı ve gerekli revizyonların gerçekleştirilmesi sonucunda taşınmazın koruma statüsünü “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil eden

İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Bölge Komisyonunun 05/06/2017 tarih ve … sayılı

Kararının Bakan Onayı ile tescil edildiği, nihai olarak ise bölgenin sit statüsünün 27/04/2018 tarih ve …sayılı Bakan Onayı ile tescil edildiği, söz konusu Kararın parsel bazında alınan bir karar olmadığı ve alanın bütününe yönelik alınan genel bir karar olduğu, bu alanlarda biyolojik kriterlerin puanlanmasını içeren AHP (Analitik Hiyerarşik Proses) sistemi kullanılarak alanında uzman kişilerce değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, söz konusu taşınmazın bölgedeki yapılaşmaya dayanarak sit statüsünün “Nitelikli Doğal Koruma

Alanı”ndan “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı”na düşürülmesi talebinin

İdarece reddedilmesinde hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmektedir.

24. Ancak diğer taraftan, söz konusu taşınmazın 06/10/1995 tarihinden itibaren 1. Derece

Doğal Sit Alanı ilan edildiği 1995 yılından “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak ilan edildiği

2016 yılına kadar taşınmaz üzerinde kesin yapı yasağı uygulandığı, “Nitelikli Doğal Koruma

Alanı” ilan edilmesiyle birlikte Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve

Esaslara Dair Yönetmelik”in 5 inci maddesi uyarınca alanın “Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarından” olduğu belirlenmiş ve mezkur Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca alanın örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri ve alanın doğal yapısı ile uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alan statüsüne kavuştuğu anlaşılmıştır.

25. 05.01.2017 tarih ve 99 sayılı “Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke

Kararı” kapsamında, “Nitelikli Doğal Koruma Alanları”nda, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge

Komisyonunun izni alınmak şartıyla “Kesin Korunacak Hassas Alanlar”da gerçekleştirilmesine izin verilen; resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda teknik altyapı hizmetlerinden kanalizasyon, içme suyu, doğalgaz hattı, enerji nakil hattı ve orman yangın yolu, Devletin güvenlik ve emniyeti için zaruret arz eden yapıların, mevcut altyapı ve üst yapı tesisleri ile ruhsatlı veya ruhsatlı sayılan yapıların bakım ve onarımlarının, herhangi bir yapı yapılmamak kaydıyla arıcılık faaliyetlerinin, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve ahşap iskele, zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri olan telefon hattı, GSM baz istasyonu, teleferik, telesiyej gibi uygulamalarının, ilgili Bakanlıkların görüşleri doğrultusunda doğal kaynak suyunun isalesine ve jeotermal kaynak suyunun sondaj ve isalesine yönelik uygulamaların yapılabileceği, bununla birlikte kar ve rüzgâr devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçların bakımının yapılabileceği veya kaldırılabileceği, ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla ilgili kurumdan alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimi ve yöresel türlerin dikimine izin verilebileceği, doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin sürdürülebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak ilan edilen alanda kesin yapı yasağı bulunmamakla birlikte alanda ancak balıkçı barınağı, bekçi kulübesi, çadırlı kamp alanı, bungalov vb. alanın doğal yapısı ile uyumlu bir yapılaşmaya izin verildiği görülmektedir.

26. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 17 inci maddesinde; Koruma Bölge Kurulunca sit alanı olarak ilan edilen yerlerde; bu kararın ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar planlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebileceği, subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların yapı ruhsatlarının iptal edileceği, ancak kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamayacağı düzenlenmiştir. Çeşme

Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza iletilmiş olan bilgi ve belgelerden şikayete konu

4274 Ada 1 Parselde örnek olarak inşa edilenler dışında yapı bulunmadığı, inşaata

başlanılmadan evvel alanın 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edildiği Kurumumuza b…ilmiştir. Söz konusu alanın 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesi ile birlikte kesin yapı yasağı getirildiği ve bu itibarla inşaata başlanmış olsa dahi mezkur Kanun hükmü çerçevesinde inşaata devam edilme imkanının olmayacağı anlaşılmıştır.

27. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 15. Maddesinde sit alanı ilan edilen alanlarda kalan taşınmazlar ile ilgili olarak kamulaştırma esası benimsenmemiş, söz konusu taşınmazlar ile ilgili olarak trampa yolu düzenlenmiştir. Bu çerçevede Kanunda sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebileceği hükmü düzenlenmiştir.

Öte yandan, “Tabiat Varlıkları, Doğal Sit Alanları ve Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Kalan

Yapı Yasaklı Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik”in

4 üncü maddesinde yalnızca Bakanlar Kurulu Kararı ile tescil ve ilan edilen 1/1000 ölçekli

onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen doğal sit alanlarının diğer bir ifadeyle güncel düzenlemede yer alan derecelendirmeye göre “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünde bulunan ve Genel Müdürlük tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazların Hazine taşınmazları ile trampa edilebileceği düzenlenmiştir.

28. … Belediye Başkanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından

Kurumumuza sunulan bilgi ve belgeler kapsamında; şikayete konu 4274 Ada 1 Parselin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/11/2015 tarihinde onaylanan 1/100000 ölçekli İzmir

Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında “Tarım Arazisi” olarak belirlendiği ve “Doğal Sit Alanı” içerisinde kaldığı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 10/04/2017 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planında “Tarım Alanı” ve

“Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak belirlendiği, alana ilişkin 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı bulunmadığı görülmüştür.

29. Başvuranın ortağı bulunduğu T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifinin 4274 Ada 1

Parselin eşdeğer Hazine arsa/arazisi ile trampa edilmesi talebiyle 2003 yılında Çeşme Müze

Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu ancak söz konusu başvuruya İdarece herhangi bir cevap verilmeyerek trampa talebinin zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.

30. Danıştay 6’ncı Dairesi taşınmazın sit alanı olarak belirlenmesi nedeniyle taşınmazların maliki olan davacının kamulaştırmasız el konulan taşınmazlar için tazminat talebiyle açmış olduğu davaya ilişkin 19/06/2015 tarih ve … sayılı Kararında; demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun, kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli bir özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracak düzeye vardırılmaması gerektiği, sit alanının korunmasındaki kamu yararının alanın görsel bütünlüğüyle beraber ele alınarak tarih öncesinden günümüze gelen medeniyetlerin yaşadıkları çağın sosyal, ekonomik ve mimari özelliklerini yansıtan kent veya kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak görüldüğü ve önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerleri veya çevre, ekoloji veya jeoloji gibi bilim dallarında uzmanlaşan kişiler tarafından alanın tabiat güzelliğinin korunması gerektiğine dair bilimsel raporlar ışığında açıklanan mekânsal durumu ifade ettiği, sonuç olarak sit alanının arz üzerindeki statüyü ifade ettiği, bu durumda kesin inşaat yasağı bulunan ve 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen özel mülkiyete konu taşınmazların malikleri tarafından nasıl kullanılacağı, tarımsal faaliyetler gibi gelir getirici faaliyetlerde bulunup bulunulmadığı, taşınmazın satışı, kiraya verilmesi gibi özel hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerin kullanılıp kullanılmadığı gibi hususların olayın özelliğine göre ortaya konulması gerektiği, dolayısıyla taşınmazdan hiçbir şekilde tasarruf etme imkanı kalmadığı ortaya konulan hususlarda mülkiyet hakkının kamu otoritesi tarafından süresi belirsiz biçimde kısıtlandığına şüphe olmadığı ifade edilmiştir.

31. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak

Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün

1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 22/02/2019)

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 7718/03 başvuru no.lu 26/06/2007 tarihli “Perinelli vd./İtalya” Davasında; başvurucuların imar planına göre yapı alanı içerisinde bulunan arsalarında, yakın mesafede bulunan arkeolojik öneme sahip bir anıt sebebiyle anıt etrafındaki alanı korumak ve anıtın uzaktan görülebilmesini sağlamak amacıyla Kültürel Miras ve Çevre

Bakanlığı Kararı ile 1994 yılında kesin yapı yasağı getirilmesini konu alan başvuruyu, söz konusu taşınmazın arkeolojik öneme sahip bir alanda bulunması, bölgedeki yapı yasağının

1939 tarihli bir Kanuna dayanması, herhangi bir tazminat ödenmeksizin uygulanan

kısıtlamaların önemli arkeolojik değere sahip bir anıtı ve kamu yararını korumak amacını taşıdığı, arkeolojik mirası koruma ihtiyacının özellikle dünyanın arkeolojik mirasının büyük bir kısmına sahip bir ülkede temel bir gereklilik olduğu, Kültürel Miras ve Çevre Bakanlığının

Kararı ile birlikte başvurucuların taşınmazın kullanımını değiştirmeye mecbur bırakılmadığı ve

Karardan önce imkanları varken taşınmaz üzerinde yapılaşma yoluna gitme eğilimi göstermemeleri ve bu amaçla inşaat ruhsatı için başvuruda bulunmuş olmamaları gerekçelerine binaen açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Mahkeme benzer şekilde 76…/03 başvuru no.lu 26/06/2007 tarihli “Longobardi vd./İtalya” Davasında; başvurucuların Kültürel Miras ve Çevre

Bakanlığı Kararı ile kesin yapı yasağı getirilen taşınmazlarının arkeolojik kalıntı içermediği ve korunması amaçlanan anıt mezara yakın bir mesafede bulunmadığı iddialarını içeren başvuruyu aynı gerekçeler ile açıkça dayanaktan yoksun olarak değerlendirmiştir ve kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 26/02/2019)

33. T.H.S.S. İLKO Konut Yapı Kooperatifi ortaklarının söz konusu taşınmazı 1980 yılında satın aldıkları, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünde plan ve inşaat ruhsatları çalışmaları yaptırdıkları, 1992 yılında inşaat ruhsatlarının alındığı, inşaat ruhsatı doğrultusunda altyapı çalışmalarının başlatıldığı, yol su, kanalar, elektrik trafo binaları site bekçi evi ve iki adet örnek villa yaptırıldığı, arazinin alımı, plan ve projelerin gerçekleştirilmesi, altyapı çalışmalarının gerçekleştirilmesi, bekçi evi ve örnek villaların inşası için bedel ödendiği, geçen süre zarfında Kooperatif ortaklarının söz konusu alanda gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunamadığı ve arazinin satın alınması aşamasında planlamış olan yapılanma yoluna gidilemediği görülmüştür.

34. Öte yandan, başvuru sahibinin söz konusu taşınmaza ilişkin olarak yıllardır Emlak

Vergisi ödediği yönündeki iddialarına ilişkin olarak … Belediyesinden alınan 07/02/2019 tarih ve … sayılı yazıda Emlak Vergisi işlemlerinin Emlak Vergisi Kanunu çerçevesinde yürütüldüğü yönünde açıklamaya yer verilmiştir. Başvuran söz konusu iddiasına ilişkin olarak

Kurumumuza 22/04/2011 tarihli ve 28/06/2012 tarihli iki adet makbuz sunmuştur. Gelir İdaresi

Başkanlığı … sayılı ve 06/10/2011 tarihli Özelgede; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun

12 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların Arazi (arsa) Vergisine

tabi olduğunun hükme bağlandığı, anılan Kanunun 14 üncü maddesinde arazi vergisi ile ilgili daimi muaflıkların, 15 inci maddesinde de geçici muaflıkların düzenlendiği ve 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan taşınmazların arazi vergisinden muaf tutulacağına dair herhangi bir muafiyet hükmü yer almadığı, diğer taraftan 2863 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde, tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve I inci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulduğu, 1319 sayılı

Kanunun 22 nci maddesi hükmünden sonra yürürlüğe giren ve özel bir kanun olan 2863 sayılı

Kanunun 21 inci maddesi hükmünün öncelikle uygulanması gerektiği, bu itibarla 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan ve üzerinde kesin yapılanma yasağı bulunan Özelge’ye konu taşınmazların, 2863 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca emlak (arsa) vergisinden istisna tutulması gerektiği belirtilmiştir. Bu itibarla, söz konusu taşınmazın “1. Derece Doğal Sit

Alanı” koruma statüsünde bulunduğu 1995-2016 yılları arasında Emlak Vergisine tabi tutulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

35. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın ilk olarak 1995 yılında “1. Derece Doğal Sit Alanı” ilan edilerek taşınmaz üzerinde kesin yapı yasağı getirildiği ve başvuranın 1992 yılında aldığı inşaat ruhsatının iptal edildiği, taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planının yetkili İdareler tarafından süresi içerisinde hazırlanıp onaylanmadığı ve bu itibarla başvuranın söz konusu taşınmazının

Hazine arazi/arsası ile trampa edilmesi imkanından mahrum bırakıldığı, söz konusu taşınmazın koruma statüsünün 2016 yılında “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ilan edilmesiyle birlikte kesin yapı yasağının ve bu itibarla Hazine arsa/arazisi ile trampa edilmesi imkanının ortadan kalktığı ve başvuranın söz konusu taşınmazdan başlangıçta murat ettiği şekilde faydalanma imkanının kalmadığı değerlendirildiğinde, İdare tarafından gerçekleştirilen uygulama ile başvuranın

Anayasa ile teminat altına alınmış olan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağının zedelendiği, başvuranın mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe itildiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdare tarafından geçen 21 yıllık süre zarfında söz konusu taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planının hazırlanıp onaylanmaması ve başvuranın trampa imkanından faydalandırılmaması ve bunun yanı sıra 2863 sayılı Kanunun 21 inci maddesine aykırı olarak taşınmaz malikinden taşınmazın

“1. Derece Doğal Sit Alanı” koruma statüsünde bulunduğu süre boyunca Emlak Vergisi tahsil edilmesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 36. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

37. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir

İdare Mahkemelerinde ve İzmir Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın mağduriyetini gidermeye yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda

ÇEVRE

VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA, İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA VE … BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Şikayete konu taşınmazın “1. Derece Doğal Sit Alanı” koruma statüsünde bulunduğu süre boyunca tahsil edilen Emlak Vergisi tutarının gözden geçirilerek iadesi hususunda …

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve

… Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza b…ilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA, İZMİR

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE … BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi