TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 8649-8649 |sayi|18745356-101.07.05-E.18745356-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/515 2017/ 515

KARAR TARİHİ : 28/07/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ordu Halk Sağlığı Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Nisan 2011-Eylül 2016 tarihleri arasında tuttuğu defin ve adli nöbet ücreti talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 27/01/2017 27.1.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran; Nisan 2011- Eylül 2016 tarihleri arasında defin ve adli nöbet adı altında mesai saatleri

dışında nöbet tuttuğunu ancak bu nöbetlere karşılık herhangi bir ücret ödenmediğini ve izin de verilmediğini, mevzuat hükümleri kapsamında mesai saatleri dışında ifa edilen ve izin kullandırılmayan nöbet ücretlerinin ödenmesi talebiyle 09/ 11/ 2016 tarihinde idareye başvurduğunu ve başvurusuna cevap verilmediğini belirterek, nöbet ücretinin ödenmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Ordu Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün konuya ilişkin Kurumumuzca 21/ 04/ 2017

tarihinde kayıt altına alınan 6 sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın 2010- 2016 dönemleri arasında tutmuş olduğu adli tabiplik ve yerinde ölü muayenesi

nöbet ücretini talep ettiğini fakat bu tarihte adli tabiplik ve yerinde ölü muayenesi nöbet ücreti ödenmesi hakkında mevzuat hükmü bulunmadığından herhangi bir ödeme yapılamadığını, Adli tabiplik ve yerinde ölü muayenesi işlemlerinin 2010- 21/ 06/ 2016 tarihleri arasında Toplum Sağlığı

Merkezi hekimleri ve aile hekimleri tarafından ihtiyaç halinde çağırılmak üzere icap şeklinde yürütüldüğü, karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığı ve izin kullandırılmadığı,

2.2) Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Toplum Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığının 20/ 09/ 2016 tarihli

1 / 9yazısı ile bu tarihten itibaren 2016/ 16 Sayılı Nöbet Hizmetleri Genelgesi doğrultusunda yerinde ölü

muayenesi ve defin ruhsatı nöbetlerinin icap şeklinde tutulmakta ve ödemesinin yapılmakta olduğu,

2.3) Adli tabiplik ve defin ruhsatı nöbetlerinin 21/ 06/ 2016 tarihine kadar, 1593 Sayılı Umumi

Hıfzıssıhha Kanununun, 27467 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşaası İle

Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkındaki Yönetmeliğin, 27591 Saylı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin ilgili hükümlerince yürütülürken, Türkiye

Halk Sağlığı Kurumumun 21/ 06/ 2016 tarih ve sayılı yazısı ile bu tarihten itibaren aile hekimlerine yerinde ölü muayenesi ve adli nöbet verilmediği,

2.4) İlgili hekimin Nisan 2011- 21/ 06/ 2016 tarihleri arasında tutmuş olduğu nöbetin icap nöbeti

olduğu, ilgili hekimin 2010- 2016 Eylül dönemlerine ait talep ettiği adli nöbet ücretlerinin Türkiye

Halk Sağlığı Kurumu Toplum Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığının 20/ 09/ 2016 tarihli yazısına istinaden 07/ 09/ 2016 tarihi itibariyle aile hekimlerinin yerinde ölü muayenesi ve adli icap nöbetine dâhil edilmeye başlandığı ve ücretinin ödendiği, bu sebeple ilgili hekimin talep ettiği dönemler için ödeme yapılamadığı,

2.5) 21/ 09/ 2016 tarih ve sayılı 2016/ 16 Nöbet Hizmetleri Genelgesi

doğrultusunda yerinde ölü muayenesi ve defin icap nöbetleri şeklinde ödenmekte olduğu, Ödemelerin 657 sayılı kanunun Ek 33 üncü maddesi kapsamında nöbet ücreti şeklinde değil icap ücreti şeklinde ödendiği, ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının,

3.1) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve

dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir . Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir . Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler .”,

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların

ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir . Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır .”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde,

2 / 9hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde

bulunmakla görevlidir .”,

5) 09/ 12/ 2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun,

5.1) 2 nci maddesinde; “Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak

teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir .”,

5.2) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; “Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657

sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç halinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir . Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenir .”,

5.3) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “… İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları

ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir .”,

6) 23/ 07/ 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Ek 33 üncü maddesinin

6.1) Birinci fıkrasında; “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri,

aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir . Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir . Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz .

Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz .”,

6.2) Üçüncü fıkrasında; “İcap nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına

müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir icap nöbeti saati için, icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere, yukarıda nöbet ücreti için belirlenen ücretin yüzde 40’ı tutarında icap nöbet ücreti ödenir . Bu şekilde ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresi aylık 120 saati geçemez .”,

7) 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde;

“Sağlık ocakları ve evleri her türlü koruyucu hekimlik hizmetleri, hastaların muayene ve tedavisi ile sağlık ocağına kayıtlı şahısların sağlık sicillerini tutmakla mükelleftir . Ocak hekimleri yalnız kendi ocakları içinde adli tabiplik vazifesi görürler .”,

8) 17/ 12/ 2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 65 inci maddesinde; “Aşağıda

3 / 9belirtilen kişi veya kurumlar, bilirkişilik görevini kabul etmekle yükümlüdürler : …

c) İncelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar .”,

9) 16/ 05/ 1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol

Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten

Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 inci maddesinde; “ Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hakimlere, Cumhuriyet savcılarına, askeri mahkemelerdeki subay üyelere, adli tabiplere, …. ( 275); …. gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir .”,

10) 24/ 04/ 1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun

10.1) 8 inci maddesinde; “Her kazada ve icabı takdirinde nahiye merkezlerinde bir veya mütaaddit

Hükümet tabipleri istihdam olunur . Hükümet tabipleri doğrudan doğruya vilayet sıhhiye müdürünün emri altında olup memur oldukları mahallerin sıhhi umur ve muamelelerinden mesuldür ve kaymakamın sıhhi hususatta sıhhi müşaviridir .”,

10.2) 215 inci maddesinde; “Bu kanunun tarifi dâhilinde defin ruhsatiyesi alınmadıkça ve ibraz

olunmadıkça hiç bir cenazenin defni caiz değildir . Ruhsatnameler mevtanın hüviyetini, adresini, bilindiği halde vefatın sebebini muhtevi olacak ve defnine ruhsat verildiği sarahatla kaydedilecektir .”,

10.3) 216 ncı maddesinde; “Belediye tabipleri olan yerlerde defin ruhsatiyeleri bu tabipler

tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir . Ölümüne sebep olan hastalık esnasında tedavi eden tabibin verdiği ruhsatname resmi tabipler tarafından tasdik edilmek şartiyle muteberdir .”,

11) 19/ 01/ 2010 tarihli ve 27467 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşaası

ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin

11.1) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının h bendinde; “ Hükümet tabibi : Toplum sağlığı merkezi

hekimini veya aile hekimini… ifade eder .”,

11.2) 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Ölümün sağlık kurumları dışında gerçekleşmesi

durumunda ölüm belgesi cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi tarafından, belediye tabibi bulunmayan yerlerde toplum sağlığı merkezi hekimi yoksa aile hekimi tarafından, bunların bulunmaması halinde ise ölüm belgesi düzenleme yetkilisi tarafından verilir .”,

11.3) Dördüncü fıkrasında; “…Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin

düzenlenmesi işi ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir . Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır . Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir . Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir .”,

12) 14/ 04/ 1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun

12.1) 1 inci maddesinde; “Adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak, adlî tıp uzmanlığı ve yan dal

4 / 9uzmanlığı programları ile görev alanına giren konularda diğer adlî bilimler alanlarında sempozyum,

konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek ve bunlara ilişkin eğitim programları uygulamak üzere

Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulmuştur .”,

12.2) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Adli Tıp Kurumu şube müdürlüğünde görevli

personel, Adalet Bakanlığınca görev sınırları belirlenen yerlerde bulunan mahkemeler, hakimlikler ve savcılıklar tarafından adli tıpla ilgili olmak üzere gerekli görülecek otopsi, muayene ve keşifleri, gerekirse olay yerine de gitmek suretiyle yaparak bu hususta rapor vermek ve yapılan davet üzerine sözlü görüşlerini bildirmekle yükümlüdür . Adli Tıp Kurumu şube müdürlüğü bulunmayan yerlerde bu görevler adli tabip ve diğer personel tarafından yerine getirilir .”,

13) 25/ 01/ 2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinin

13.1) Dördüncü fıkrasında, “ Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek

33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari

sekiz saat; ihtiyaç halinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir . Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenir . … Aile hekimliği çalışanlarına tuttukları nöbetler karşılığında ilgili kurumlarca nöbet ücreti ödenir .”,

13.2) Beşinci fıkrasında, “Adli tıp kurumunun doğrudan hizmet vermediği ve hastane bulunan

yerlerde yerinde ölü muayenesi dışındaki adli tıp hizmetleri hastaneler tarafından verilir . Yerinde ölü muayenesi hizmetleri, mesai saatleri içinde toplum sağlığı merkezi hekimlerince, mesai saatleri dışında öncelikle toplum sağlığı merkezi hekimleri olmak üzere aile hekimleri ve kamu hastaneleri dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki hekimlerin de dahil edilebileceği icap nöbeti şeklinde sunulur . Hastane bulunmayan ilçe merkezleri ve entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde acil sağlık hizmetleri ile adli tabiplik hizmetleri; mesai saatleri içinde aile hekimleri, mesai saatleri dışında ve resmi tatil günlerinde ise ilçe merkezindeki, toplum sağlığı merkezi hekimleri, entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde çalışan hekimler ve aile hekimlerinin toplamı dikkate alınarak aşağıdaki gibi icap veya aktif nöbet uygulamaları şeklinde yürütülür .

a) Hastane bulunmayan ilçe merkezlerindeki adli tıbbi hizmetler ile acil sağlık hizmetleri mesai saatleri dışında ilçedeki toplum sağlığı merkezi hekimleri ve aile hekimlerince icap veya aktif nöbet şeklinde yürütülür . İlçe merkezindeki toplam hekim sayısı beş veya daha az ise icap, beşten fazla ise aktif nöbet şeklinde yürütülür .

b) Entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde toplam hekim sayısı beş ve beşten az ise mesai saatleri dışındaki adli tıbbi hizmetler ve acil sağlık hizmetleri; toplum sağlığı merkezi hekimleri, entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezde çalışan hekimler ve aile hekimleri tarafından münavebeli olarak icap nöbeti şeklinde, toplam hekim sayısı beşten fazla ise münavebeli olarak aktif nöbet şeklinde yürütülür .”,

13.3) Altıncı fıkrasında, “İhtiyaç olması halinde beşinci fıkrada aile hekimleri için öngörülen

çalışma şekil ve koşulları aile sağlığı elemanları için de uygulanır . Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde tutulan nöbetler için aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına nöbet ücreti ödenmez veya nöbet izni verilmez . Bu çalışmaların karşılığı olarak farklı katsayı ile kayıtlı kişi sayısı ödemesi

5 / 9yapılabilir .”,

14) 13/ 01/ 1983 tarihli ve 17927 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yataklı Tedavi

Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 42 nci maddesinde; “Nöbet hizmetleri evde nöbet, normal, acil, branş nöbeti olarak dört şekilde yürütülür . Acil ve branş nöbetlerinin hangi hallerde tutulacağı hastanenin türüne, iş durumuna, personel mevcuduna, hizmetin gereklerine göre baştabip tarafından tespit edilir . (…)

A) İcapçı Nöbeti : Uzman adedi nöbet tutacak miktarlardan az, fakat birden fazla olan kurumlarda uzmanlar sırayla ev nöbetini tutarlar . Bunun için aylık ev nöbet listeleri hazırlanır . Ev nöbetçisi mesai saatleri dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereklerinden sorumludur . Ev nöbetçisi akşam vizitlerini yapmaya, mesai dışında bulunduğu yeri bildirmeye, kuruma her davette gelmeye mecburdur .

B) Normal Nöbetler : Mesai saatleri dışında personelin mesai başlangıç saatini değiştirerek veya vardiye sistemi ile gördürülemeyen veyahut bunların dışında kalan hizmetlerin yürütülmesi için düzenlenen nöbet şeklidir . Bundan amaç; ilgili hizmetin mesai saati dışındaki devamını sürdürerek idari ve tıbbi hizmetlerde süreklilik sağlamaktadır . Bu nedenle, bu nöbete kalan görevliler mensub olduğu hizmet bölümü amirinin yetki ve sorumlulukları ile mesleğinin yetki ve sorumluluklarını haizdirler…”, düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ MUSTAFA ÖZYAR’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın Nisan

2011-Eylül 2016 tarihleri arasında tuttuğu adli tabiplik ve icap nöbetine ilişkin 657 sayılı Kanun gereğince nöbet ücretinin verilmesi talebinin reddedilmesinin, 20/ 09/ 2016 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından idarenin başvuruya konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

16) Başvuran özetle, Nisan 2011- Eylül 2016 tarihleri arasında defin ve adli nöbet adı altında mesai

saatleri dışında nöbet tuttuğunu belirterek mevzuat hükümleri kapsamında mesai saatleri dışında ifa edilen ve izin kullandırılmayan nöbet ücretlerinin ödenmesini talep etmektedir .

17) Bilindiği üzere Anayasanın 2 nci maddesinde devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti

ilkesi düzenlenmiştir . Hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir . Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır . Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve

6 / 9işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu

zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar . Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir .

18) Anayasa Mahkemesinin sayılı Kararında belirtildiği üzere,

Anayasa, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak Devlete sağlık hizmetlerinin sunumunda pozitif yükümlülük yüklemiş, Devleti bu haklardan yararlanmayı artıracak önlemleri almakla mükellef kılmıştır . Bu nedenle sağlık hakkından yararlanma konusunda en kapsamlı uygulamaların gerçekleştirilmesi gerekir . Sağlık hizmeti sunumunun diğer hizmetlerden farklı olduğu açıktır .

İnsanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan hekimin ve ona yardımcı olan sağlık personelinin statüsünün de bu çerçevede değerlendirilerek diğer kamu görevlileri ile belirtilen yönden farklılıklarının gözetilmesi gerekir . Bu farklılıkların bir sonucu da hizmetin sunumu yöntemlerindedir . Nitekim sağlık hizmetleri doğrudan yaşam hakkı ile ilgili olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden farklıdır . Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahiptir . Bu durum Devletin sağlık alanında farklı uygulamalar yapma zorunluluğunu doğurmaktadır .

18.1) Bu nedenle kamu yararı amacıyla doğrudan ve dolaylı şekilde öngörülen nöbet uygulaması

Devletin pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda olduğu tedbirlerden biridir . Kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmelerinin başlıca şartı, ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetlerine ulaşıp bu hizmetlerden yeterli ölçüde yararlanabilmeleridir .

19) Şikâyet konusu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak, aile hekimlerinin adli tabiplik için icap

nöbeti tutmaları ve adli tıbbi hizmetlerle ilgili defin ruhsatı düzenlemeleri halinde 20/ 09/ 2016 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde başvurana nöbet ücreti ödemesi yapılmaması konusunda mevzuat hükümleri kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı hususunun tespiti önem taşımaktadır .

19.1) 5258 sayılı Kanunda, birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce ilgili mevzuatta

düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor ve diğer belgelerin, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenmesi öngörülmüş olup, 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin

Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun gereğince, sağlık ocağı hekimlerinin kendi ocakları içinde adli tabiplik vazifesi görecekleri hüküm altına alınmış, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince de incelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanların bilirkişilik görevini kabul etmekle yükümlü oldukları ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda da defin ruhsatının (ölüm belgesi) kural olarak belediye tabibi tarafından verileceği, belediye tabibi olmayan yerlerde bu görev ve yetkinin Hükümet tabibinde olduğu göz önüne alındığında birinci basamak sağlık kuruluşları ile resmi tabiplerce yürütülmesi öngörülen adli tabiplik ve defin ruhsatı hizmetleri aile hekimlerince yürütülmektedir . 5258 sayılı Kanun gereğince, aile hekimlerine 657 sayılı

Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde nöbet görevi verilebileceği ve 657 sayılı

Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde de bu nöbetler için nöbet ücreti ödeneceği düzenlenmiş bulunmaktadır .

20) Edirne İdare Mahkemesinin sayılı 22/ 03/ 2017 tarihli kararında ; …Aile

Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, göreve başladığı tarihten

7 / 9itibaren tutmuş olduğu adli-defin icap nöbeti için tarafına ücret ödenmesi istemiyle yapmış olduğu

başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, “Davacının tuttuğu adli defin icap nöbetinin ise, niteliği itibariyle hastanelerde tutulan nöbetlerden olmayıp, ihtiyaç halinde savcılıklar tarafından yapılan görevlendirme kapsamında yürütülen bir bilirkişilik görevi olduğu, bu nöbetlerin 657 sayılı Kanunun Ek- 33 üncü maddesinde sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında tutulacağı belirtilen nöbetlerden olmadığı, anılan görevin yerine getirilmesi nedeniyle davacıya bilirkişilik ücreti kapsamında 3717 sayılı Kanun uyarınca bir ödemenin yapılacağı anlaşılmaktadır .

Bu durumda, davacı tarafından tutulan nöbetin adli defin icap nöbeti olduğu ve anılan görevin savcılıklar tarafından verilen bilirkişilik görevi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği gözetildiğinde, bu kapsamda yataklı tedavi kurumlan, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti nitelinde olmayan bir nöbet nedeni ile davacıya 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi kapsamında bir nöbet ücreti ödenmesine olanak bulunmamaktadır .

Bununla birlikte, adli tabip sıfatı ile icap nöbeti tutan davacıya, Ceza Muhakemesi Kanunu ve 3717 sayılı Kanun uyarınca ödenecek bilirkişilik ücreti ve yol tazminatı dışında, adli icap nöbet ücreti ödenmesi yönünde açık bir yasal düzenleme bulunmadığından, 657 sayılı Devlet Memur lan

Kanunu’nun Ek- 33 Maddesine kıyasen bir ödeme yapılmasına da olanak bulunmamaktadır .

Bu nedenle, davacıya 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi kapsamında adli icap nöbet ücreti ödenmesine olanak bulunmadığından, davalı idare tarafından davacının talebinin zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır .” denilerek davanın reddedildiği anlaşılmıştır .

21) Başvuran Nisan 2011- Eylül 2016 tarihleri arasında adli nöbet listesinde yer almakta olup,

mevzuatta doğrudan bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu dönemde tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır . Adli tabiplik ve defin ruhsatı icap nöbet listelerine dâhil olan aile hekimine mevzuat gereği bilirkişilik olarak değerlendirilen adli tabiplik hizmeti nedeniyle yol tazminatı ödenmektedir .

22) Aile hekimleri, adli tabiplik ve defin ruhsatı hizmetlerini yürütmekle yükümlü olmakla birlikte,

657 sayılı Kanun kapsamında nöbet tutulacak yerlerin sayma yoluyla belirlenmesi ve bu nöbeti

tutacaklara bir ücret ödenmesine ilişkin bağlı yetki içinde bulunması söz konusudur . Adı geçen hizmetleri yürütmek üzere bu kişilerin ayrı bir icap nöbet listesine tabi tutularak adli tabiplik için

3717 sayılı Kanun kapsamında yalnızca yol tazminatı verilmesi söz konusudur . 20/ 09/ 2016 tarihinde

Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 216 ncı maddesinin defin ruhsatının aile hekimleri tarafından verilebileceğine ve bu görevin hangi aile hekimi tarafından yerine getirileceğinin Türkiye Halk

Sağlığı Kurumu tarafından belirleneceğine ilişkin değişiklik yapılmış ve bu doğrultuda Sağlık

Bakanlığının 2016/ 16 Nöbet Hizmetleri Genelgesi ile Aile Hekimlerinin tutmakta olduğu adli defin nöbetlerine ilişkin ödeme yapılacağı düzenlenmiştir . Defin ruhsatı hizmetlerini yürüten aile hekimlerine Sağlık Bakanlığının 2016/ 16 Nöbet Hizmetleri Genelgesi öncesinde ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından ve 657 sayılı Kanun kapsamında nöbet ücreti talebinin adli

8 / 9tabiplik ve defin ruhsatı için tutulan icap nöbetlerinin yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler,

ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetleri kapsamında olmadığı anlaşıldığından nöbet tutulan zaman dilimine ilişkin herhangi bir nöbet ücreti verilmemesine ilişkin işlemin mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır .

23) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Adli tabiplik ve defin ruhsatı hizmetleri

için tutulan icap nöbetleri hususunda 657 sayılı Kanun gereğince nöbet ücretinin verilmesi talebinin reddedilmesinin, 20/ 09/ 2016 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı değerlendirildiğinden idarenin başvuruya konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “kararların gerekçeli olması”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ordu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Ret kararının BAŞVURANA ve TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi