|
ÖZET: Başvuruda, noter vekilinin Noterlik Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca aldığı vekalet ücretinin gelir vergisine tabi olup olmadığına dair iddialar yer almaktadır. Başvuran, noter vekilinin serbest meslek kazancı elde eden biri olmadığını, dolayısıyla aldığı ücretin vergilendirilmemesi gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uygulamalarının, mahkeme kararlarıyla çeliştiğini ve bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, noter vekillerinin serbest meslek erbabı olarak kabul edildiğini ve bu nedenle elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, çeşitli vergi mahkemeleri, noter vekillerinin elde ettiği gelirlerin serbest meslek kazancı olmadığına dair kararlar vermiştir. Bu durum, noter vekilliği görevini yürütenlerin aldıkları ücretlerin, gelir vergisine tabi olmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na, noter vekillerinin aldığı ücretler üzerindeki vergi uygulamalarını yeniden değerlendirmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, noter vekillerinin vergi durumunun netleştirilmesi ve uygulamadaki belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacı taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 12200-12200 |sayi|36311982-101.07.04-E.36311982-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/336 2018/ 336
KARAR TARİHİ : 09/07/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Gelir İdaresi Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Noter vekilinin Noterlik Kanunu 33 üncü maddesi gereği noterlik gelirinden aldığı vekalet ücretinden gelir vergisi ödemesinde vergi hatası olduğu iddiası hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 10/01/2018 10.1.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olması için devamlılık şartının, uygulamada vekil kullanılarak sağlandığı ve Noter vekilinin şahsi olarak serbest meslek kazancı elde eden biri olmadığı, ücretli çalışan olduğu ve uygulama gereği serbest meslek kazancı olan birinin yerine vekil olarak atandığını, vekil kullanıldığında asil gibi değerlendirilse de bu durumun vekilin yaptığı iş için geçerli olduğu, ayrıca vekillik sebebiyle vergi hukuku açısından vekilin şahsi statüsünün, tabi olunan kanun hükümlerini ve şahsi olarak elde ettiği gelirin niteliğini değiştirecek bir değişime işaret etmeyeceği, noter vekilinin şahsi statüsünün ücretli çalışan olduğu ve şahsi olarak serbest meslek kazancı elde edemeyeceği için noterlik gelirinden aldığı vekalet ücretinin de vergilendirilemeyeceği, 1.1. Mahkeme kararları göz önünde bulundurularak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Noterin bir başka Noterliğe atanması ile Noterlik Kanunun 33 üncü maddesi gereği onun yerine atanan vekilin hukuki statüsü ve Noterlik dairesinde yapılan işlerden elde ettiği gelirin niteliğinin belirlenmesi ve
‘bu gelir vergilendirildikten sonra mı yoksa vergilendirilmeden mi?’ Türkiye Noterler Birliğine gönderilmesi gerektiği hususuna bir açıklık getirilmesi gerektiğini,
1 / 81.2. Vergi mevzuatı açısından serbest meslek erbabının vergilendirilebilmesi için gerçek kişi
olunması ayrıca yapılan işin kendi nam ve hesabına yapılması gerektiğini, ancak bazı meslek kuruluşlarının Gelir Vergisi Kanunu’nun 66/l maddesine ilave edildiğini aksi takdirde bu kişilerin
Gelir Vergisi Kanunu’nun 1 nci maddesi kapsamında olmadığı gerekçeleri ile vergi kanunun dışına çıkabileceklerini, 1.3. Noterlik Kanunun 40 ncı maddesi gereği noterlik dairelerinin resmi daire olduğunu, aynı
Kanunun 1 nci maddesi gereği kamu hizmeti veren kuruluşlar olduğunu, burada çalışan kişinin kendi nam ve hesabına değil Devlet adına çalıştığını ve yine burada çalışan kişinin gerçek veya tüzel kişiliğinin olmadığını, nitekim Ankara, İzmir ve İstanbul Vergi Mahkemeleri’nin karalarında da
“Noterlik’in devamlı ve bağımsız bir kamu kurumu”, noterlik dairesinin de “resmi daire” olarak kabul edildiğini, resmi daire sayılan noterlik dairesinde kamu hizmeti yapan noterleri, gerçek veya tüzel kişilik olarak nitelemenin mümkün olmadığı hususunun belirtildiğini, 1.4. Noter vekilinin Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi gereği noterlik gelirinden aldığı görev parası serbest meslek kazancıymış gibi kanuna aykırı olarak vergilendirildiğini ancak boşalan noterlik daire gelirlerinin vergilendirilmediğini, oysa yargı kararlarında Noter vekilinin şahsi statüsünün ücretli olduğunun, serbest meslek erbabı sıfatını yaptığı iş için aldığının belirtildiğini iddia ve ifade ederek, 1.5. Şikâyet konusu hakkında hukuki değerlendirilme yapılması, uygulamada bir hata var ise bunun düzeltilmesi ve gerekli uygulamaların yapılabilmesi için bir karar verilmesi yönündeki taleplerle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 23.02.2018 tarih ve sayılı cevabi yazıda;
“ 2.1. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
65 inci maddesinde, “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek
kazancıdır .
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veva mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır …” hükmü, 2.2. 66 ncı maddesinde “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır . Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez .
Bu maddenin uygulanmasında :
1 .Gümrük komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acentaları, noterler, noterlik görevini ifa ile
mükellef olanlar . …” hükmü yer almaktadır .
2 / 82.3. Öte yandan, 1512 sayılı Noterlik Kanununun “Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi :
“başlıklı 33 üncü maddesinde , “Her ne sebeple olursa olsun boşalan birinci, ikinci veya üçüncü sınıf bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ayını tamamlamış olan stajyer, bu durumdaki sta yerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı dunundaki stajyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yönetir .
Noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür . İşin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebilir .
Yukarıdaki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir . Ancak, bu ücret noterliğin aylık safı gelirinin yarısından fazla olamaz .
Vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safı gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından
Türkiye Noterler Birliğine gönderilir .” hükmü düzenlenmiştir .
2.4. Yukarıda yer alan hükümler uyarınca, boşalan noterliğe noter yerine vekil olarak atananlar Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ( 1) numaralı bendi uyarınca serbest meslek erbabı olarak kabul edilmekte ve Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde vergilendirilmektedir .” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir .
3. Kurumumuzun 25/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı görüş isteme yazısına istinaden Türkiye
Noterler Birliği’nden alınan 27/ 06/ 2018 tarih ve Mali Danışmanlık- sayılı cevabi yazıda; “… Söz konusu hükümler doğrultusunda, noterliğe vekalet görevlerinin devamı müddetince serbest meslek erbabı sayıldıklarından, noter vekilleri, bu görevleri dolayısıyla elde ettikleri ve serbest meslek kazancı olarak kabul edilen gelirlerini (vekalet ücretlerini) yıllık beyanname ile beyan ederek hesaplanan gelir vergisini ödemekle mükellef bulunmaktadırlar . Diğer taraftan bazı mahkemeler tarafından ilgililer lehine verilen kararlar üzerine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı bu konudaki uygulamayı değiştirmediği müddetçe, mahkeme kararları münferit olaylara mahsus olarak kalacaktır . Bu bakımından da genele şamil tutulmadan noter vekillerinin elde ettikleri vekalet ücreti gelirlerinin, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi işlemine devam edilmesi gerekliliği bulunmaktadır . Ayrıca bu konudaki uygulama ve şikayetleri değerlendirme mercii Gelir İdaresi Başkanlığıdır .” açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3 / 84. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde ; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .” hükümlerine yer verilmiştir .
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü yer almıştır .
6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 65 nci maddesinde; her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilmiş; serbest meslek faaliyeti ise sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin iş verene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmış; 66 ncı maddesinde; serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenlerin, serbest meslek erbabı sayılacağı, serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği belirtilerek bu maddenin uygulanmasında “Gümrük Komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acentaları, noterler, noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar ..”ın bu işleri dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılacağı hükme bağlanmıştır .
7. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesinin, birinci fıkrasında ; her ne sebeple olursa olsun boşalan birinci, ikinci veya üçüncü sınıf bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ay’ını tamamlamış olan stajyer, bu durumdaki stajyerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı durumdaki stajyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yöneteceği, ikinci fıkrasında; noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet Savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürüleceği, işin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebileceği, üçüncü fıkrasında ; yukarıdaki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödeneceği, ancak, bu ücret noterliğin aylık safı gelirinin yarısından fazla olamayacağı, dördüncü fıkrasında; vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safı gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderileceği hükme bağlanmıştır .
8. 1512 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin, birinci fıkrasında ; noterlerin, tutuklanma, işten el çektirme ve geçici olarak işten çıkarma gibi sebeplerden dolayı geçici bir süre işlerinden ayrılmaları halinde görevleri 33 üncü madde uyarınca gördürüleceği, ikinci fıkrasında ise , bu takdirde, geçici olarak işten çıkarma hali ayrık olmak üzere diğer hallerde, noterlik aidatı ayrıldıktan sonra safı
4 / 8gelirin noter vekiline verilen ücretten artan kısmının yarısı notere verilip, diğer yarısı zimmeti çıktığı
takdirde mahsup edilmek, aksi takdirde notere iade olunmak üzere, soruşturma ve kovuşturma kesin bir kararla sonuçlanıncaya kadar alıkonulacağı, geçici olarak işten çıkarma halinde noter aidatı ve vekile verilen ücretten artan noterlik safı geliri Türkiye Noterler Birliğine gönderileceği hüküm altına alınmıştır .
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Şikayetçinin iddiaları, idarelerin konuya ilişkin açıklamaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “ Tavsiye Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Uyuşmazlık konusu : noter vekilliği görevi yürütülürken, noter vekilince kendi nam ve hesabına değil serbest meslek erbabı olan noter nam ve hesabına hareket edildiği, bu süreçte elde edilen gelirin Noterlik Dairesi’ne ait olduğu, alınan vekalet ücretinin hizmet akdi ile belirlenmeyen ve herhangi bir işverene bağlı olarak alınan bir bedel olmadığı için Gelir Vergisi
Kanunu’nun 61 inci maddesinde yer verilen ücret kavramına girmediği, vekillik görevi nedeniyle alınan ücretin gelir vergisine tabi olmayacağı iddiasına ilişkindir .
B. Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar 11. Kurumumuza yapılan şikayet başvurusu ile benzer yönde, noter vekilliği görevi nedeniyle ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikâyet başvurusunun reddine ilişkin davalı idarenin işleminin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemiyle açılan davalarda ilgili mahkemeler tarafından verilen kararlar aşağıdaki gibidir .
11.1. Diyarbakır Vergi Mahkemesi Esas No: 2017/ 563 Karar No: 2017/ 773; “ Vekil tarafından elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olmadığı açık olduğundan ve bu durumun 213 sayılı
Kanun’un 118. maddesinde yer alan vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır .” 11.2. Samsun Vergi Mahkemesi Esas No: Karar No: ; “ Bu durumda vekalet süresi içinde elde edilen gelirin Noterler Birliği’ne ait olması, vekile ise ücret ödendiği dikkate alınarak; davacının noter vekilliği yaptığı, 01.03.2013- 15.07.20013 dönem için serbest meslek kazancı çerçevesinde kendisinden tahsil edilen vergiler ile 01.03.2016- 15.06.2016 tarihleri arası dönemde noter vekilliği faaliyetinden elde edilen gelir nedeniyle beyanname verme yükümlülüğü bulunmayan davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır .” 11.3. Sakarya Vergi Mahkemesi Esas No: Karar No: ; “ Uyuşmazlık konusu olayda, davacının serbest meslek erbabı olmadığı, elde ettiği gelirin de serbest meslek kazancı
5 / 8olmadığı bu nedenle söz konusu işlemin VUK’nun 118’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında düzenlenen
mevzuuda hata kapsamında değerlendirilerek davacının vergilendirme hatası nedeniyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurunun yerinde olduğu anlaşıldığından davacının düzeltme-şikayet başvurusunun reddi işleminin hukuka aykırı olduğu ve ödenen tutarın iadesi gerektiği kanaatine varılmıştır .” 11.4. Zonguldak Vergi Mahkemesi Esas No: Karar ; “ Elde edilen gelirin Noterler Birliğine ait olduğu vekile ise ücret ödendiği açıktır dolayısıyla olayda davacının elde ettiği gelir her halükarda serbest meslek kazancı olmadığından davacının serbest meslek kazancı çerçevesinde 01.03.2013- 07.07.2013 ile 16.10.2015- 31.01.2016 tarihleri arası dönemleri için ödediği vergilerin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır .” 12. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 1 inci maddesinde Noterliğin bir kamu hizmeti olduğu 40 inci maddesinde noterlik dairesinin, resmi daire sayıldığı 82 nci maddesinde, bu yasa kurallarına göre belgelendirilen işlemlerin resmi işlem sayıldığı, Kanunun çeşitli maddelerinde sınıflara ayrılma, atanma, yükselme, ücret tarifelerinin saptanması konularında Adalet Bakanlığının yetkili olduğu, noterlerin Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetimi altında bulunduklarının öngörüldüğü; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesinde noterlerin serbest meslek erbabı sayıldıkları 65 inci maddesinde ise serbest meslek çalışmasının sermayeden çok kişisel çalışmaya, ilmi ve mesleki bilgiye ve uzmanlaşmaya dayanan ve ticari nitelikte olmayan işlerin, işverene bağlı olmaksızın, kişisel sorumluluk altında kendi adına yapılması olarak tanımlandığı ; noterlik ve noterlerle ilgili bu kurallar göz önüne alındığında, noterliği vekaleten yürüten görevli tarafından elde edilen gelirin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir .
13. Uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak, yukarıda yer verilen vergi mahkemelerinin, “ Noter vekilinin Noterlik Kanunu 33 üncü maddesi gereği noterlik gelirinden aldığı vekalet ücretinden gelir vergisi ödemesinin vergi hatası olduğu ” yönünde verdiği kararları olmasına rağmen Gelirler
İdaresi Başkanlığı’nın “Boşalan noterliğe noter yerine vekil olarak atananlar Gelir Vergisi
Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ( 1) numaralı bendi uyarınca serbest meslek erbabı olarak kabul edildiği ve Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerektiği .” yönündeki görüşünü değiştirmediği görülmüştür .
14. Noter vekilinin, serbest meslek kazancı elde eden noter olmadığı, sadece noterin yerine
1512 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre atanan noter vekili olduğu, bu kapsamda noter
vekilliği hukuki statüsünün ve elde ettiği gelirin niteliği değerlendirildiğinde ; her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı olduğu, noter vekili şikayetçinin ise serbest meslek kazancı elde eden bir kişi olmadığı, serbest meslek kazancı elde eden bir kimsenin yanında çalışan ve ücret geliri elde eden bir kimse olduğu , ancak faaliyeti serbest meslek kazancına konu olan kişinin yerine vekil olarak atandığı, görülmüştür .
15. Uygulamada vekil, kullandığı yetki itibariyle asil gibi değerlendirilse de bunun yapılan iş için geçerli olduğu, vergi hukuku açısından bir kişinin asil yerine vekil olması durumunun, bu kişinin
6 / 8statüsünü veya tabi olduğu kanun hükümlerini ya da elde ettiği gelirin niteliğini değiştirecek şekilde
bir değişime işaret etmeyeceği hususu, yukarıda yer verilen vergi mahkemeleri kararlarında da vurgulanmıştır .
16. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun boşalan noterliğin vekaleten yönetimi başlıklı 33 üncü maddesinde, noterliklerde herhangi bir sebeple boşalma halinde, noterliği vekaleten yürüten görevliye verilecek ücretin, kendi aylık ve ücretinden az ve noterliğin safı gelirinin yarısından fazla olmamak üzere, noter odasınca tayin olunacağı ve noterlik gelirinden ödeneceği, noterlik aylık gayrisafı gelirinden, noterlik aidatı, vekalet ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalan kısmın, vekil tarafından Türkiye Noterler Birliği’ne gönderileceğinin belirtildiği, buna göre, vekalet süresi içinde elde edilen gelirin gerçekte Noterler Birliği’ne ait olacağı, vekile ise ücret ödeneceği hususları ile birlikte dikkate alındığında, vekil tarafından elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olmadığı ve bu durumun 213 sayılı Kanun’un 118 nci maddesinde yer alan vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususu, aynı şikayet konusu hakkında ilgili vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlarında belirtilmiştir .
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; genel anlamda, davaların en hızlı ve en ekonomik bir biçimde sonuçlandırılması olarak tanımlanan ve kaynağını Anayasa’dan alan ‘usul ekonomisi ilkesi’, yargı mercilerinin yanı sıra idarî makamlar tarafından da göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirmesinden hareketle, noter vekilinin aldığı ücret üzerinden yapılan gelir vergisi kesintileri hakkında süre gelen uyuşmazlık konusu ve bu konuda vergi mahkemelerince verilen kararlar dikkate alındığında, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uyuşmazlık konusu hakkındaki görüşünü yeniden değerlendirmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır .
C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. Dosya münderecatına göre, s öz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; i dareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği, Gelir İdaresi
Başkanlığı ’nın başvuranla ilgili işlemlerinde, makul sürede ve gerekçeli karar verme, hesap verilebilirlik, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği anlaşılmıştır .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu “Tavsiye Kararı”nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgili Vergi
Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;
Noter vekilinin aldığı ücret üzerinden ilgili vergi idaresi tarafından yapılan gelir vergisi
7 / 8kesintisi hakkında süre gelen uyuşmazlığın varlığı, diğer taraftan bu konuda vergi
mahkemelerince verilen kararlar dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu hakkındaki görüşünü yeniden değerlendirmesi için GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi