|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının noter vekili olarak aldığı vekalet ücretinin sosyal güvenlik primine tabi olup olmadığı hususu incelenmiştir. Davacı, noter vekilliği döneminde ödenen vekalet ücretinin 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi uyarınca prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğini savunmuş, bu nedenle ödenen primlerin iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının noter vekilliği sırasında yaptığı hizmet akdinin devam ettiğine ve vekalet ücretinin prime esas kazanca dahil olmadığına karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının noter vekilliğine dayalı ödemelerin prime esas kazanç miktarına eklenemeyeceği yönündeki ilk mahkeme kararını onayarak, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, davacının vekalet ücretinin hizmet akdinden kaynaklanmadığını ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının noter vekilliği döneminde ödenen primlerin iadesine ilişkin kararın hukuken geçerli olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, noter vekilliği ile ilgili prim iadesi taleplerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11902 E. , 2024/13854 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/206 E., 2024/1243 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 E., 2022/449 K.
Taraflar arasındaki primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının Ağrı 1. Noterliğinde katip olarak çalışmakta iken asıl görevli noterin başka yere atandığı dönemde “boşalan noterliğin vekaleten yönetimi”nin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, işçi ve işveren primlerini kendisinin yatırmak zorunda kaldığını, asıl görevi noter katipliği olan müvekkilinin, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca noterlik görevinin boşalması ve yeni noter atanıncaya kadar geçen sürede yaptığı noter vekilliği nedeniyle tarafına ödenen vekalet ücretinin 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi uyarınca prime tabi tutulamayacağını, vekalet ücretinin hizmet akti ilişkisinden kaynaklanan çalışma sonucu alınmadığını belirterek, dava konusu 17.359,55 TL alacağın kesintinin yapıldığı ayın sonundan itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’i ile kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan değerlendirmelere göre; noter vekili olarak görev yapan davacının, noter vekilliği döneminde noterle yaptığı hizmet akdinin devam ettiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 4. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olup, noterle yaptığı sözleşmedeki ücret miktarının da 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi kapsamında prime esas kazanca tabi olduğu, bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanun’un 33. maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödemenin, kanundan … vekalete dayalı bir ödeme olup, ödemenin hizmet akdinden kaynaklanmadığı, hizmet akdi niteliğinde olmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında kabul edilemeyeceği, bir başka deyimle Noter katibine, noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödemenin prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış, davanın kabulüne 17.359,55TL prim ödemesinin, ödemelerin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığını, davanın yersiz açıldığını, kararın usul ve kanuna uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı noter katibine noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödemelerin ihtilaflı dönemlerdeki prime esas kazanç miktarına eklenen kısımlarının iadesine dair mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, noter vekillerine ödenen vekalet ücreti üzerinden hesaplanan prim tutarlarının SGK ve Maliye Bakanlığı genelgelerine göre vekil tarafından ödenerek, vekilin söz konusu kazançları için düzenlediği gelir vergisi beyannamesinde gelir olarak göstermesi gerektiği, bu nedenle noter vekiline ödenen vekillik ücretinden işveren hissesi SGK priminin noter vekilince ödenmesi gerektiğinden, davacının noter vekili sıfatı ile faaliyetinden kaynaklanan sosyal güvenlik primlerini davalı Kurumdan talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının hak kazandığı noter vekalet ücretlerinin prime esas kazanca dahil olmadığının tespiti ile prime esas kazanç kapsamında Kurumca tahsil edilen primlerin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.