|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının noter vekili olarak aldığı vekalet ücretinin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi uyarınca prime esas kazanca dahil olup olmadığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının noter vekilliği nedeniyle aldığı vekalet ücretinin, hizmet akti ilişkisi kapsamında değerlendirilmediği ve dolayısıyla prime esas kazanca dahil edilemeyeceği sonucuna vararak davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu süre yönünden reddederken, davalı Kurumun istinaf talebinin de esastan reddine karar vermiştir. Mahkeme, noter vekilliğine dayalı ödemelerin prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin hukuki değerlendirmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi uyarınca onanmış ve davacının talebi doğrultusunda yapılan prim ödemelerinin iadesi talebi kabul edilmiştir. Bu durum, noter vekilliği süresince alınan vekalet ücretinin sosyal güvenlik primine tabi olmadığına dair hukuki bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4492 E. , 2024/5430 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2098 E., 2024/533 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/492 E., 2022/121 K.
Taraflar arasındaki primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun süreden, davalı Kurumun başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çaycuma 2. Noterliğinde katip olarak çalışmakta iken asıl görevli noterin başka yere atanması esnasında boşalan Noterliğin vekaleten yönetiminin davacı tarafından yerine getirildiğini, bu esnada ise işçi ve işveren primlerini kendisinin yatırmak zorunda kaldığını, asıl görevi noter katipliği olan davacının 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca noterlik görevinin boşalması ve yeni noter atanıncaya kadar geçen sürede yaptığı noter vekilliği nedeniyle tarafına ödenen vekalet ücretinin 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime tabi tutulamayacağını, vekalet ücretinin hizmet akti ilişkisinden kaynaklanan çalışma sonucu alınmadığını ve kuruma yersiz olarak ödediği primlerin davalı Kurumdan iadesinin talep edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının yatırmış olduğu primlerin ödendikleri her ayın sonundan itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olarak yerine getirildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noter vekili olarak görev yapan noter katiplerinin, noter vekilliği döneminde noterle yaptıkları hizmet akti aynen devam ettiğinden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olup, noterle yaptıkları sözleşmedeki ücret miktarının da 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi kapsamında prime esas kazanca tabi olduğu, ne var ki, bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca noter odası tarafından takdir edilen ödeme, kanundan doğan vekalete dayalı bir ödeme olup, ödemenin hizmet aktinden kaynaklanmadığının anlaşılması karşısında, hizmet akti niteliğinde olmadığından, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği, diğer bir ifade ile noter katibine, noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödeme, prime esas kazanca dahil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işveren primi toplamı 30.103,72 TL, işçi primi toplamı 20.564,67 TL, işsizlik primi toplamı 4.406,35 TL olmak üzere toplam 55.074,74 TL’nin davalıdan alınarak davacıya tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, (20.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun karara ek yapılmasına) karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın yetkili vekile yapılmadığını belirterek istinaf taleplerinin kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın haksız ve her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının istinaf talebinin 12.08.2022 tarihinde yapılmış olduğu gözetildiğinde, iki haftalık istinaf ve katılma yoluyla istinaf süresinin geçtiği, 6100 sayılı HMK’nın 352/1.c maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine, davalı Kurumun istinaf talebi bakımından ise; dava dosyası
incelendiğinde, noter katibi olarak çalışan davacıya, noter vekilliğine dayalı olarak Noterler Birliği tarafından yapılan ödemelerin prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığı belirgin olduğundan Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, noter vekillerine ödenen vekalet ücreti üzerinden hesaplanan prim tutarlarının SGK ve Maliye Bakanlığı genelgelerine göre vekil tarafından ödenerek, vekilin söz konusu kazançları için düzenlediği gelir vergisi beyannamesinde gelir olarak göstermesi gerektiği, bu nedenle noter vekiline ödenen vekillik ücretinden işveren hissesi SGK priminin noter vekilince ödenmesi gerektiğinden, davacının noter vekili sıfatı ile faaliyetinden kaynaklanan sosyal güvenlik primlerini davalı Kurumdan talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının hak kazandığı noter vekalet ücretlerinin prime esas kazanca dahil olmadığının tespiti ile prime esas kazanç kapsamında Kurumca tahsil edilen primlerin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.