ÖZET: Başvuran, Adıyaman Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden aldığı yazıya dayanarak, Sümerevleri Mahallesi’nde bulunan taşınmazın tapusundaki baba adının düzeltilmesi için Tapu Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmuştur. Nüfus Müdürlüğü, baba adının 17.10.2018 tarihinde yapılan idari düzeltme ile değiştirildiğini belirtmiştir. Başvuran, bu düzeltmenin tapu harcı ve döner sermaye ücreti ödenmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, bu talebin mevcut mevzuata uygun olmadığını, harçların peşin ödenmeden işlem yapılamayacağını ifade etmiştir.

İdarenin verdiği cevapta, harç muafiyetinin yalnızca ilgililerin kusuru olmaksızın yapılan hatalar için geçerli olduğu vurgulanmıştır. Ancak, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu gereğince, nüfus idaresinin yaptığı düzeltmelerin tapu kayıtlarına yansıtılması gerektiği ve bu durumun mali yükümlülük doğurması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa’nın ilgili maddeleri ve yargı kararları, devletin kendi hatalarından kaynaklanan mali yükümlülükleri üstlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin tapu harcı ve döner sermaye ücreti ödenmeden karşılanması gerektiği, ayrıca nüfus idaresinin yaptığı düzeltmelerin harçtan muaf tutulması için mevzuat değişikliği yapılması gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu bağlamda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın gerekli düzenlemeleri yapması önerilmiştir.

dördüncü taşınmaz malı olan, önceden edindiği Sümerevleri Mahallesi blok, bölüm no.1u tapuda baba adı olan ’nün de olarak düzeltilmesi ihtiyacı doğduğundan Adıyaman Tapu Müdürlüğü’ne ibraz etmek üzere, dilekçesiyle yazılı açıklama istediği Adıyaman Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün, 22.10.2019 tarih

Sayı : 2021/2257-S.21.37007 -E. sayılı cevabi yazısı ve eki Nüfus Kayıt Örneğinde baba adının

“tamamlama” işlemleri esnasında “idarece” 17.10.2018 tarihinde “İdari kayıt düzeltme” notu ile düzeltildiğinin belirtildiğini, böylece bu değişiklikle ilgili, bir irade veya kusurunun bulunmadığının kanıtlandığını, bununla ilgili yaptığı mevzuat araştırmasında bu konuda nüfus idarelerinin, 25.4.2006 tarihli 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 38. maddesine göre yetkisi olduğunu gördüğünü, vatandaşın elinde bulunmayıp, idarenin elinde bulunan kök kayıtlarda baba adının aslında olduğunu önceden bilemeyeceğini, mülga 5.5.1972 tarihli

1587 sayılı Nüfus Kanunu’nun 14. ve yürürlükteki 25.4.2006 tarihli 5490 sayılı Nüfus

Hizmetleri Kanunu’nun 9. maddeleri gereğince bilmelerinin de beklenemeyeceği, ayrıca devlet işlemleri için duyulan “süreklilik” ve “güven” ilkeleri gereği ileride değiştirilebileceğinin de umulmayacağı açık olduğundan, umulmayan halden ve aynı Devlet adına işlem yapan üçüncü kişi konumundaki nüfus idaresinin bu davranışı ile bunun getirebileceği mali külfetten, kusursuz vatandaş olarak sorumlu tutulmasının hakkaniyetle bağdaşamayacağını, 2.7.1964 tarihli 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun, 21.1.1982 tarihli 2588 sayılı Kanunun 10.maddesi ile değişik 59/1-c bendinin yasalaşması ile ilgili belgelerde; yürürlükteki Kanunla aynı olan Kanun teklifi dışında komisyon raporu veya görüşme tutanakları bulunmadığından bu kaynakla ilgili bir yorum yapamadıklarını, (Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi (Cilt:6) Sayfa:5 94.Birleşim 21.1.1982, ancak yasa koyucunun koruduğu değerin tespiti için diğer fıkra ve bentlere baktığında; kamu idarelerinin tapu harcını özel şahıslar gibi ödedikleri takdirde

Anayasa’nın 161/2.maddesinde sözü edilen merkezi yönetim bütçesi esaslarının aksine mali yönden bürokratik kırtasiyeciliğe sebebiyet verileceğinden harçtan istisna edildiklerini gördüklerini, hatanın sebebi olan ve (c) bendinde sözü edilen tapu kadastro idaresi de aynı merkezi idareye bağlı olduğundan esasında, hatalı idare ile hatasız ilgili vatandaşın ikisinin birlikte harçtan istisna edildiğini, maddenin içeriği doğru ise de eksik yorumlamaya müsait olduğunu, bendin kanunlaştığı tarihte belki de vatandaşların kimlik bilgilerinde nüfus idarelerince resen düzeltme uygulaması bulunmadığından yasa koyucu tarafından hatanın nüfus idaresinden de kaynaklanabileceğinin düşünülmediğini, veya bu idare de merkezi yönetim bütçesine bağlı olduğundan uygulamada Tapu Kadastro İdaresi gibi re’sen harçsız yapılabileceği düşünülerek kaleme alınmadığını, Türk Medeni Kanunu’nun 1/1.maddesinde

Kanunun değindiği konularda sadece sözü ile değil özü ile de uygulanacağının yazılı olduğunu, Harçlar Kanunu’nun 59. maddesinde diğer fıkra ve bentlere göre farklılık gösteren, (c) bendinin konulmasındaki amacın kamu yararı saikiyle mali külfet açısından “kusursuz vatandaşları”, diğer deyimle “zayıf birey”i, “güçlü devlet” karşısında korumak olduğunu, söz konusu (c)

fıkrasına göre, bir düzeltme işleminin harçtan istisna edilmesi için iki koşulun gerekli olduğunu, Kanun maddesinin özüne değil de sözüne baktığımızda birinci ve asıl koşulun, “ilgililerin (malik ve diğer işlem sahibi şahısların) kusurunun olmaması”nın kesin anlaşıldığını, ikinci ve fer’i koşulun ise hatanın nedeninin, “tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılmış olması”nın gerektiğinin görüldüğünü, asli koşulun uyduğu, fer’i koşulun ise Kanunun sözüne uymadığı durumlarda, asli koşulu koruyarak fer’i koşulu Kanunun özüne uygun olarak birey lehine geniş yorumlamak gerektiğini, maddenin sözünü göz önünde bulundurarak özüne, ruhuna baktığında ise Devlet adına tapu sicillerini düzenleyen tapu ve kadastro idareleri şahsında devletin diğer resmi kurumlarının hatasından kaynaklanması halinde de, kusursuz bireyin, aynı mali külfetle karşılaşmaması için tescil makamı yine tapu ve kadastro idareleri olacağından aynı istisnadan yine yararlanması gerektiğini, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 10/1.maddesinden, bireyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtlarının esas alınacağını, tapu veya diğer kurumlardaki kayıtlar arasında farklılık olması halinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmayıp tapu gibi diğer idarelerdeki kayıtlarda düzeltme yapılacağının anlaşıldığını, nitekim

Anayasa’nın 40/3.maddesi ile Devlet idarelerinden kaynaklanan zarardan Devlet tüzel kişiliği sorumlu olduğundan, bir idarenin verdiği zararın, başka bir idare tarafından bireye yükletilemeyeceğini, Devlet memurlarının iradesi dışında yalnızca bir harf değişikliğinden bile oluşan basit bir hatanın sebebinin özelde tapu ve kadastro idaresi değil, nüfus idaresi olduğunu, ancak birey karşısında her iki idarenin de aynı derecede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ettiğini, Harçlar Kanunu’ndaki “tapu ve kadastro idareleri” deyimini; Devlet Su İşleri ve Nüfus gibi diğer idareleri de kapsadığı şeklinde yorumlamak gerektiğini, yasa koyucunun diğer bir amacının, söz konusu (c) bendindeki, “İlgililerin kusuru olmaksızın” ibaresinden anlaşılacağı üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uyarak kusursuz vatandaşı korumak olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin 10.12.2019 tarih B.N.:2016/1750 sayılı kararında, mevzuatta cezaevindeki bir hükümlünün görüşebileceği yakınları arasında açıkça “babası” bulunup “üvey babası” bulunmamasına karşın mevzuat hükümlerinin birey lehine geniş yorumlanarak asıl olanın yasa koyucunun amacı olduğundan uygulamada üvey babası ile görüştürülmemesinin aile ve özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine ilişkin anılan kararın 26.

ve 27. no.111 paragraflarındaki gerekçelerini emsal aldığında, yalnızca tapu ve kadastro idarelerinden kaynaklanan değil, somut işlemdeki gibi yine ilgililerin kusurundan kaynaklanmamak koşulu ile “tüm kamu idarelerinden” kaynaklanan düzeltmelerin de harçtan istisna edilmesi gereğini,17.8.2013 tarihli 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Tapu Sicil

Tüzüğü’nün 74/3. maddesinde ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine… ibaresi mevcut olup aynı Tüzüğün 74/1. maddesinde düzeltmenin re’sen yapılacağının belirtildiğini, bu fıkradan farklı olarak yalnızca ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları arandığını ve “başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde” bu fıkraya göre yapılacak düzeltmelerin de harç ve döner sermaye hizmet bedeli alınmadan yapılması gerektiğinden somut olayda nüfus idaresinden kaynaklanan basit hataların düzeltilmesinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim Tapu ve

Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 31.5.2106 tarihli 2016/2(1770) sayılı Genelge’si ile yürürlükten kaldırılan 20.5.2014 tarihli 1755 sayılı (mülga) Genelgesi’ndeki, “Hatanın, ilgililerin kusuru olmaksızın idaremiz tarafından yapıldığının anlaşılması halinde tapu harcı ve döner sermaye ücreti aranmaksızın düzeltme işleminin yapılması gerekmektedir.” ibaresinin de yürürlükten kaldırılmasını, bunun yerine konulan söz konusu 31.05.2016 tarihli

Genelge’deki, “Basit yazım hatalarının düzeltilmesi” alt başlıklı 20/2’nci maddesinde, “İşlem için ibraz edilen mahkeme kararı, mirasçılık belgesi, vekâletname gibi belgelerde kimlik bilgilerinin basit yazım hatası sebebiyle yanlış yazıldığının anlaşılması halinde tescil, sebebi düzeltmeler sicilinde açıklanarak resen düzeltilir.” ibaresinin getirilmesini yukarıdaki paragraflarda savunduğu yorumun benimsendiğini gösterip Genelge metnindeki “gibi” sözcüğünden dolayı, nüfus cüzdanı ve idari düzeltmeyi gösteren nüfus kayıt örneği de madde kapsamına gireceğinden somut olaydaki taleplerinin de kabul edilerek tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedelinden istisna edilerek re’sen düzeltme yapılabileceğini düşündüğünü ifade ederek Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 24.08.2020 tarihli )

E. sayılı ret kararının düzeltilmesini söz konusu bağımsız bölüme ait tapuda yapılacak baba adının düzeltilmesi işleminin tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedelinden istisna edilmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulmasını Kurumumuzdan talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel

Müdürlüğünden 17.11.2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 11.12.2020 tarih ve E sayılı cevabi yazısında;

2.1) Genel Müdürlüklerinin 24.08.2020 tarih sayılı Makam Olurunda da belirttiği

üzere; itirazcının talebe konu; Adıyaman İli, Sümerevleri Mahallesi nolu bağımsız bölümü 17.04.2013 tarih yevmiyeli satış işlemi ile edindiği, satış işlemine konu resmi senette ve satış işlemine esas alıcı tarafından verilen

Adıyaman 2. Noterliğinden düzenlenen 10.07.2002 tarih 8565 sayılı vekâletname ve eki

26.09.2001 tarih sayılı Nüfus Cüzdanında baba adının olduğunun anlaşıldığı

ve taşınmazın bu şekilde tescile esas belgeler doğrultusunda 1956 doğumlu adına tapu kütüğüne tescil edildiğinin anlaşıldığı,

2.2) İtirazcının düzeltme talebi doğrultusunda; Tapu Müdürlüğünce nüfus kaydında yapılan

incelemede; taşınmaz malikinin baba adında Nüfus Müdürlüğü tarafından idari düzeltme yapıldığının anlaşıldığı ve taşınmazın tescile esas belgeler ile tapu kayıtlarında idarelerinden kaynaklı bir hata ve eksikliğin bulunmadığının anlaşıldığı, Adıyaman Nüfus Müdürlüğünün

22.10.2019 tarih sayılı yazısında “… Nüfus kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda

17.10.2018 tarihinde Kahta İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından baba adınızın kök kaydına

istinaden olarak idarece düzeltildiği görülmüş olup,…” şeklinde ilgilisine cevap verildiğinin anlaşıldığı,

2.3) Talep sahibinin tescile esas kimlik bilgisindeki (baba adı) değişikliğinin idarelerinden

kaynaklı bir işlem olmaması nedeniyle resen düzeltilmesinin mümkün olmadığı, Tapu Sicili

Tüzüğünün 74. maddesi, Tapu Sicilindeki Düzeltmelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki 2016/2 sayılı Genelgenin 8. maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/c maddesi ve (Mülga)

(6083 sayılı Teşkilat Kanunu), 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 487.maddesi ve ekli (I) sayılı cetvel gereğince talebe konu düzeltme işleminden Döner Sermaye Ücreti ve Tapu

Harcı alınmadan talebin karşılanmasının mümkün bulunmadığı gerekçeleri ile Tapu

Müdürlüğünün ret kararı ile Bölge Müdürlüğünün onama kararının, onanmasına karar verildiği,

2.4) İtirazcıya ait Adıyaman Merkez İlçe Bahçelievler Mahallesi ile

parseldeki taşınmazların bir mirasçının talebi üzerine 24.12.2018 tarihli yevmiye elbirliği halinde mülkiyet olarak intikal işleminin yapıldığının ve bu kayıtlarda sonradan verilen tapu senetlerinde olarak geçtiğinin ifade edildiği; nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, Nüfus Müdürlüğü tarafından itirazcının baba adında yapılan idari düzeltmenin 17.10.2018 tarihinde yapıldığı ve intikal işlemine konu bu taşınmazların

24.12.2018 tarih yevmiyeli intikal işlemi ile itirazcı ve mirasçıları adına tescili sırasında,

tescile esas belgeler doğrultusunda baba adının Lütfi olarak tescilinin yapıldığının anlaşıldığı, yine idareleri açısından tescile esas belgeler ile tapu kayıtlarında idarelerinden kaynaklı herhangi bir hata ve eksikliğin bulunmadığı,

2.5) Bilindiği üzere vergi ve harçların kanunlarla düzenlendiği ve bu vergi ve harçların tahsil,

usul ve esaslarını belirlemeye yetkili idarenin Gelir İdaresi Başkanlığı olduğu, ilgili kanunlarda değişiklik olmadan ya da Gelir İdaresi Başkanlığının bu konuda herhangi bir düzenlemesi olmadan değişiklik yapmanın mümkün olmadığı, ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun (4)

Sayılı Tarifesinin Tapu ve Kadastro İşlemlerinden alınacak Harçları düzenlemiş olması ve vergilerin kanuniliği ilkesi nedeni ile vergi ve harçlar için kıyas yoluyla bir uygulama yapılamayacağının açık olduğu,

2.6) Türk Medeni Kanunun “Sorumluluk” başlıklı 1007’nci maddesinin; “Tapu sicilinin

tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.” Şeklinde olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanununun

“İşlemin Yapılamayacağı” başlıklı 127 nci maddesinin, “Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlem yapılmaz.”, aynı Kanunun “Memurların Sorumluluğu” başlıklı 128 nci maddesinin de, “Gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumludurlar.” şeklinde olduğu, bu nedenle, talebe konu işleme ilişkin Kanunda belirlenen harçlar peşin olarak ödenmeden talebin karşılanamayacağı, gerekli harçları almadan işlem yapan memurların da müteselsil sorumluluğu olduğunun açık olduğu,

2.7) Tapu Dairesi Başkanlığının 09.07.2020 tarih sayılı yazısı ile “…5490 sayılı

Nüfus Hizmetleri Kanununa Geçici Madde 11 eklenmiş ve bu maddeyle ‘Kişinin üç yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan, genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir. Bu maddede belirlenen sürenin bir katına hükmü düzenlenmiş kadar uzatılmasında Cumhurbaşkanı yetkilidir.’ olup, söz konusu düzenlemeye dayanarak yayımlanan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve

Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 08.02.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı Genelgesi ile uygulamanın nasıl yönlendirileceği belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında nüfus kayıtlarında yapılacak ad ve soyad düzeltmeleri sonrasında, bu düzeltmeye uygun olarak tapu kayıtlarının da düzeltilmesinin talep edilmesi halinde, tapu kaydındaki söz konusu isim düzeltme işleminin/talep sahibinin tapu ve kadastro harçları bakımından harç istisnasının/muafiyetinin bulunup bulunmadığı hakkında görüşlerinizin bildirilmesi” hususunun Gelir İdaresi Başkanlığına soru konusu edildiği, ancak bu konuya ilişkin cevabi bir yazının idarelerine henüz ulaşmadığı,

2.8) Tapu Sicili Tüzüğünün “Ana veya yardımcı siciller üzerindeki düzeltmeler” başlıklı 74.

maddesi “(1) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re’sen düzeltme yapılır. (2) İstem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanır ve sicilde buna uygun düzeltme yapılır. (3) Ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılır. (4) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerekir. İlgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek, 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılır. (5) Yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurları aranır. (6) Müdürlük, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlüdür.” Şeklinde olduğu,

2.9) Yine Tüzüğün “Tapu sicilinin unsurları” başlıklı 7. maddesi “(1) Tapu sicili, aşağıda

belirtilen ana ve yardımcı sicillerden oluşur: (2) Ana siciller: a) Tapu kütüğü, b) Kat mülkiyeti kütüğü, c) Yevmiye defteri, ç) Resmî belgeler (resmî senet, mahkeme kararı ve diğerleri), d)

Plân. (3) Yardımcı siciller: a) Aziller sicili, b) Düzeltmeler sicili, c) Kamu orta malları sicili, ç) Tapu envanter defteri.” olduğu, Tapu Sicili Tüzüğünün 74. maddesinin, maddenin başlığından da anlaşılacağı üzere “Ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış” hata veya eksiklikleri kapsadığı, Tapu Sicili Tüzüğünün 7. maddesinde ana ve yardımcı sicillerin sayıldığı,

2.10) Tüzüğün 74/1 maddesinde belirtilen “Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde,

belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re’sen düzeltme yapılır.” ifadesi, ana ve yardımcı sicillerde (resmi senet, tapu kütüğü v.d) tescile esas dayanak belgelerinden farklı olarak yapılan tescillerin (basit yazım hatası ve eksikliklerin) re’sen düzeltilebileceğini ifade ettiği,

2.11) Tüzüğün 74/1 maddesindeki basit yazım hatalarının nüfus müdürlüğünün yaptığı idari

düzeltmeleri kapsamadığı, talep edilen düzeltme işleminin, 2013 yılında tescile esas işlem sırasında kullanılan kimlik tespitine ilişkin bir belgeden kaynaklanan ve resmi senet ve tapu kütüğünde yapılan bir düzeltme olmayıp, daha sonra nüfus idaresinin 2018 yılında kişinin kimlik bilgisinde yaptığı bir düzenlemeden kaynaklanmakta olup, yine ilgilisince bu durumun nüfus kaydına dayalı olarak (başka idarece kaynaklı) düzeltilmesi talebinin, Tüzüğün 74/3 maddesi kapsamında olduğundan harca tabi olduğu,

2.12) 2016/2 sayılı Tapu Sicilinde Düzeltmelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Genelgenin

“Basit yazım hatalarının düzeltilmesi” başlıklı 20. maddesi “(1) Taşınmazın yüzölçümü ve niteliğinde yapılan hatalar hariç olmak üzere tescile esas belgesine rağmen hatalı tescil edilen kayıtlar, nedeni düzeltmeler sicilinde belirtilerek tapu müdürü tarafından resen düzeltilir. (2)

İşlem için ibraz edilen mahkeme kararı, mirasçılık belgesi, vekâletname gibi belgelerde kimlik bilgilerinin basit yazım hatası sebebiyle yanlış yazıldığının anlaşılması halinde tescil, sebebi düzeltmeler sicilinde açıklanarak resen düzeltilir.” şeklinde olduğu,

2.13) Tapu Sicili Tüzüğünün, Düzeltmelere ilişkin ilgili hükümleri doğrultusunda hazırlanan

bu Genelgenin 20/2 maddesindeki ifadenin, yine Tüzüğün 74/1 maddesi doğrultusunda hazırlanan bir ifade olduğu, ana ve yardımcı sicillerde tescile esas belgelerden işlem için müdürlüğe ibraz edilen dosyasındaki mevcut mahkeme kararı, mirasçılık belgesi, vekaletname gibi belgelerde kimlik bilgilerinin basit yazım hatası sebebiyle ana ve yardımcı sicillerde yanlış yazıldığının anlaşılması durumundaki tescil kayıtlarını kapsadığı,

2.14) Somut olayda taşınmazın edinimi sırasında tescile esas kimlik belgesindeki baba adı Lütfü

ile ana sicil olan resmi senet ve tapu kütüğünde tescilli malikin kimlik bilgisinde baba adında bir farklılık bulunmadığı, taşınmazın edinimi sırasında ibraz edilen kimlikteki baba adı ile ana sicil olan tapu kütüğüne tescilli baba adında herhangi bir basit yazım hatası bulunmadığından 74/1kapsamında re’sen düzeltmeyi gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, itirazcının talebinin Tüzüğün 74/3 kapsamında bir düzeltme işlemi olduğundan tapu harcı ve döner sermaye harcından müstesna olmadığı,

2.15) Somut olayda talebin, itirazcının talebine bağlı olarak kişi kimlik bilgilerinde, baba

adında, nüfus müdürlüğü tarafından yapılan idari düzeltmenin tapu siciline yansıtılması olduğu, itiraza konu ret kararında da belirtildiği üzere bu talebin, Tapu Sicili Tüzüğünün düzeltmelere ilişkin 8., 74/3 maddeleri, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/c maddesi ve (mülga 6083 sayılı Teşkilat Kanunu) 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 487.maddesi ve ekli (I) sayılı cetvel gereğince harca ve Döner Sermaye ücretine tabi olduğu, şu anki mevcut yasal düzenlemeler kapsamında; tapu harcı ve döner sermaye ücreti ödenmeden talebin karşılanmasının mümkün olmamakla birlikte, itirazcının Gelir İdaresi

Başkanlığından sorunun çözümüne ilişkin bir özelge alması durumunda, özelge doğrultusunda talebin yeniden değerlendirilebileceği; bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”;

3.2) “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123 üncü maddesinde; “İdare,

kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir…”;

3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “ İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine

karşı yargı yolu açıktır… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun;

4.1) “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin

işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;

5) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun “Mevzuu:” başlıklı 57 nci

maddesinde,“Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.”

5.1) “Harçtan müstesna tutulan işlemler:” başlıklı 59 uncu maddesinde (Degişik:

21/1/1982 – 2588/10 md.), “Aşağıda yazılı işlemler harçtan müstesnadır:

a) Genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin vesair ayni hakların tescili, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri, b) Kamu menfaatlerine yararlı dernekler ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu dernek ve vakıflara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri.

c) İlgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihleri, d) Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve diğer resmi dairelerce istenecek kayıt ve belge suretleri, e) Karşılıklı olmak şartıyla yabancı devletlerin diplomatik veya konsolosluk ihtiyaçları için iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri, f) Arkeolojik araştırmalar için yapılan iktisaplar ile ilgili tescil, şerh ve terkinler (Bu istisna hükmünün uygulanması şartları Milli Eğitim Bakanlığının görüşü alınarak Maliye

Bakanlığınca tespit ve Resmi Gazete ilk ilan olunur), g) 7269 sayılı Kanuna göre yaptırılacak meskenlere, 4753 sayılı Kanuna göre yapılan iktisaplara ve 3202 sayılı Kanun uyarınca T. C. Ziraat Bankası kredilerinden istifade suretiyle yapılmış bulunan hayvan barınak yerlerine ilişkin tescil, şerh ve terkinler, h) Deprem, su basması, yangın gibi tabii afetlerin vuku bulduğu bölgelerde (Bu bölgeler

Maliye ve İmar ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit olunur) bu afetlerin vuku bulduğu yılı izleyen yıldan itibaren en çok beş yıl içinde arsa üzerinde inşa veya binaya ilave suretiyle meydana getirilen binalar, bağımsız bölümler veya katlar için yapılan tescil, şerh ve terkinler, i) Tersane yapımı için Devlet Planlama Teşkilatınca verilmiş Teşvik Belgesini haiz tüzel kişilerce bu maksatla iktisap edilen gayrimenkuller ve bu yerlerde inşa veya binaya ilave suretiyle meydana getirilen binalar için yapılan tescil, şerh ve terkinler, j) a, e ve f bentlerinde belirtilen şekilde iktisap olunan gayrimenkullerin herhangi bir şekilde başkalarına devir ve ferağı, k) (Ek: 4/12/1985-3239/91 md.) Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklerin münhasıran sporla uğraşmak üzere kurulan anonim şirketlere sermaye olarak koydukları gayrimenkuller ile bu şirketlere devrettikleri gayrimenkullerle ilgili devir ve iktisap işlemleri.

l) (Ek: 30/7/2003-4962/13 md.) 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa 10.5.1990 tarihli ve 3645 sayılı Kanunla eklenen ek 2 nci maddesi kapsamında kullandırılacak kredilerle ilgili ipotekler ile bu konutların hak sahipleri adına tapuya tescili.

m) (Ek: 14/7/2004-5226/20 md.) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının devir ve iktisabına ilişkin işlemler.

n) (Ek: 30/12/2004-5281/9 md.; Değişik: 18/6/2017-7033/8 md.) Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri, söz konusu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri ile bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis edilene devir ve tescili işlemleri ve cins değişikliği işlemleri.

o) (Ek: 21/2/2007-5582/31 md.) Konut finansmanı kuruluşları ve ipotek finansmanı kuruluşları tarafından 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinde tanımlanan konut finansmanı kapsamında tesis olunacak ipotek işlemleri, p) (Ek: 21/2/2007-5582/31 md.; Değişik: 15/7/2016-6728/32 md.) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde, kiralanan taşınmazın finansal kiralama sözleşmesinin süresi sonunda kiracıya devri.

r) (Ek: 21/2/2007-5582/31 md.; Mülga: 4/6/2008-5766/11 md.)

Yukarıda yer alan istisnalara ilave olarak özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır.

5.2) “İşlemin yapılamıyacağı:” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu kanunda aksine hüküm

bulunmadıkça, harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlem yapılmaz.”

5.3) “Memurların Sorumluluğu:” başlıklı 128 nci maddesinde, “Gerekli harçları tamamen

almadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumludurlar.”

6) 29/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun;

6.1) “Maddî hatalar” başlıklı 38 inci maddesinde; “ Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan

aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.”

6.2) “Tarihlerde düzeltme ve tamamlama yetkisi” başlıklı 39 uncu maddesinde; “ (1)

Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre vatandaşların hicrî veya rumî tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladî yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir. (2) Doğum tarihlerinde doğum yılı yazılıp, doğum ayı ve günü yazılmamış olanların yaşlarının hesaplanmasında doğduğu yılın Temmuz ayının birinci günü, ayı yazılıp da günü belli olmayanlar için de o ayın birinci günü başlangıç olarak alınır.”

7) 15/07/2018 tarihinde yayımlanan 4 nolu Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve

Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin “Döner sermaye işletmesi” başlıklı 487 nci maddesinde, “…(6) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, köy tüzel kişileri ve kalkınma ajanslarının kanunlarla ve

Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle sayılan görevleriyle ilgili yapılacak tapu işlemlerinden ve veri paylaşımından döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilmez. Ayrıca tapu müdürlüklerince gerçekleştirilen her türlü terkin ve bedelsiz yol ve yeşil alan gibi yerlere terk işlemlerinden, Genel Müdürlük birimlerince sebebiyet verilmiş hataların düzeltilmesi işlemlerinden, tapu müdürlüklerince resen yapılan işlemlerden, aile konutu şerhi işlemlerinden ve kat irtifakından resen kat mülkiyetine geçiş işlemlerinden döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilmez. Veri paylaşımına ilişkin protokol veya sözleşmelerde, döner sermaye hizmet bedellerinin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenebilir.”

8) 14/03/2009 tarih ve 27169 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 59 sayılı Harçlar Kanunu

Genel Tebliği “Tapu Sicil/Kadastro Müdürlüğü Tarafından Yapılacak İşlemler:” başlığı altında, “492 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlemin yapılamayacağı, 128 inci maddesinde de gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurların, harcın ödenmesinden mükellefler ile birlikte müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.

… Öte yandan, (4) sayılı tarifenin 13/c bendi kapsamındaki işlemlerde harç, her bir tashih ve tescil işlemi için ayrı ayrı maktu olarak tahsil edilecektir. …”

9) 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Sorumluluk” başlıklı

1007’nci maddesinde; “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”

10) 31.05.2016 tarih ve 2016/2 (1770) sayılı Tapu Sicilindeki Düzeltmelere İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkındaki Genelgenin;

10.1) “İşlemin mali yönü” başlıklı 8 nci maddesinde, “(1) Tapu kütüğüne tescile tabi kimlik

bilgilerinin düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilir. (2)

Kadastro çalışmalarından kaynaklanan hataların düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz. (3) Tescile tabi kimlik bilgileri dışındaki kimlik bilgilerinin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz.”

10.2) “Basit yazım hatalarının düzeltilmesi” başlıklı 20 nci maddesinde “(1) Taşınmazın

yüzölçümü ve niteliğinde yapılan hatalar hariç olmak üzere tescile esas belgesine rağmen hatalı tescil edilen kayıtlar, nedeni düzeltmeler sicilinde belirtilerek tapu müdürü tarafından resen düzeltilir. (2) İşlem için ibraz edilen mahkeme kararı, mirasçılık belgesi, vekaletname gibi belgelerde kimlik bilgilerinin basit yazım hatası sebebiyle yanlış yazıldığının anlaşılması halinde tescil, sebebi düzeltmeler sicilinde açıklanarak resen düzeltilir.”

11) 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı Tapu Sicili Tüzüğünün;

11.1) “Ana veya yardımcı siciller üzerindeki düzeltmeler” başlıklı 74. Maddesinde;“ (1)

Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re’sen düzeltme yapılır.

(2) İstem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanır ve sicilde buna uygun düzeltme yapılır.

(3) Ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılır.

(4) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerekir. İlgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek, 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı

Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılır.

(5) Yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurları aranır.

(6) Müdürlük, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlüdür.

11.2) “Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi başlıklı 75 inci maddesinde; (1) Kadastro

çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir.

(2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır.

(3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır.

(4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur.

12) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in 32 inci maddesinde; “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir. Kararda idare hakkında aşağıdaki tavsiyelerden bir veya birkaçına yer verilir: …

ç) Mevzuat değişikliğinin yapılması …”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) Başvuranın iddiaları, ilgili idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; Sümerevleri

Mahallesi no.1u bağımsız bölümü, 17.04.2013 tarihinde tapu senedi ile satın aldığında Adıyaman Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünce 26.09.2001 tarihindeki nüfus kaydında yazılı bilgiler ve bu bilgilere uygun düzenlenmiş Nüfus Cüzdanında yazılı baba adı olan esas alınıp noterde düzenlenen vekâletnameye uygun olarak tapu senedine de yazıldığını, eski nüfus cüzdanlarının yeni tip T.C. Kimlik Kartı ile değiştirilmesi zorunluluğu getirilmesi üzerine aynı nüfus idaresince 26.10.2018 tarihinde verilen Kimlik

Kartında baba adının on yedi yıl sonra bu kez yazıldığını görüp sebebini sorduğunda, tarafına Adıyaman Nüfus Müdürlüğünün 22.10.2019 tarih 11395 sayılı yazısı ile “… Nüfus kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda 17.10.2018 tarihinde Kahta İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından baba adınızın kök kaydına istinaden iken olarak idarece düzeltildiği görülmüş olup” cevabı verildiğini ifade ederek Sümerevleri Mahallesi blok, no.1u bağımsız bölüme ait tapuda yapılacak baba adının düzeltilmesi işleminin tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedelinden istisna edilmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

15) İdarenin cevabı dikkate alındığında, Harçlar Kanunun 59 uncu maddesinde harçtan

müstesna tutulan işlemlerin, tek tek sayılmak suretiyle belirlendiği, bu işlemler arasında başvuranın talebe konu işleminin yer almadığı, bahse konu Kanunun 127 nci maddesinde

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, harçların tamamının peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlemin yapılamayacağı, 128 inci madde uyarınca da gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurların harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumlu olduklarına döner sermaye hizmet bedelinin muafiyetine ilişkin düzenlemeye 4 numaralı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Döner sermaye işletmesi” başlıklı 487 nci maddesinde yer verildiği, ilgili maddenin incelenmesinden tapu kütüğüne tescile tabi kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin işlemlerin muafiyet kapsamında yer almadığı, 2016/2 (1770) sayılı

Genelge hükümleri de bu yönde düzenlemeler içerdiği gerekçeleri sunulmuştur.

16) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sadece ilgililerin kusuru olmadan kendi hatalarından

kaynaklanan tashihlerin harçtan istisna tutulduğunu belirtse de, 2006 yılında yürürlüğe giren

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Maddi Hatalar” başlıklı 38 inci maddesi ve

“Tarihlerde düzeltme ve tamamlama yetkisi” başlıklı 39 uncu maddesi gereğince Nüfus ve

Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne bu konulardaki ortaya çıkacak maddi hataları resen düzeltme veya tamamlama yetkisi verilmiştir.

17) Burada temel nokta ilgililerinin idari veya yargısal talebi veyahut yargı kararı

olmaksızın nüfus sicilindeki kişisel bilgilerinde, nüfus müdürlüklerince bilgileri dışında resen yapılan değişikliklerin yine bilgileri olmadan sistem MERNİS sistemi üzerinden TAKBİS aracılığı ile tapu siciline de aktarılarak, aynı şekilde tapu müdürlüklerince de talep dahi aranmaksızın resen düzeltilmesi, bunun yanında buna istinaden tapu kayıtlarında yapılacak düzeltme taleplerinin tapu harcı ve döner sermaye ücretinden istisna edilmemesi durumudur.

18) Anayasanın 125/son fıkrasına göre “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür” denilmekte ve İdare’nin sorumluluğu ilkesi kabul edilmektedir. Bu sorumluluktan sadece haksız işlem ve eylemler ile hizmet kusuru anlaşılmamalıdır. Kanun koyucu, içtihat ve doktrin, bu sorumluluğu kusursuz hallere ve hatta sosyal risk teşkil eden hallere kadar genişletmiştir (Çağdaş Artantaş, Türk Hukukunda Kamu Personelinin Mali Sorumluluğu, Hacettepe HFD, 7(1) 2017, 365–396, s.377).

19) Yine Anayasa’nın, 123/1. Maddesine göre idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür.

Özellikle devlette işlerin dijital ortama taşındığı günümüzde MERNİS’te yapılan bir değişiklik doğrudan TAKBİS sisteminde gözükmektedir. Bu nedenle hatayı yapanın nüfus idaresi olduğu gerekçesiyle tapu harcından istisna tutulmaması yine hangi idari organdan kaynaklanırsa kaynaklansın, Devlet’in kendi hatasından dolayı kusursuz vatandaşın vergi, harç veya gider gibi adlarla da olsa mali yönden zarara girmesine sebebiyet vermektedir. Bu konuda Anayasa

Mahkemesinin 26.12.2013 gün ve E.2013/7, K2013/164 sayılı kararında “…. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar…” tespiti yapılmaktadır. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun

26.02.2000 tarih, E: 1999/1052, K:2000/10 sayılı kararında; “Yasa kurallarının, birer bağlayıcı

ve üstün hukuk kuralları olan Anayasa hükümleriyle birlikte ve onlarla çelişmeyecek biçimde yorumlanması esastır. Bir yasa kuralı, değişik biçimlerde yorumlanabiliyorsa, bunlardan

Anayasa’ya en uygun olanının benimsenip uygulanması gerekir.” ifadeleri ile yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin Anayasa hükümleri ile çelişmemesi vurgulanmıştır.

20) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü cevabi yazısında, ödenmesi gereken harçları tamamen

almadan işlem yapan memurların, harcın ödenmesinden mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmekle birlikte ise de, nüfus idaresinin cevabından Nüfus Kayıt

Örneğinde baba adının “tamamlama” işlemleri esnasında “İdari kayıt düzeltme” notu ile düzeltildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Gizlilik” başlıklı 9 uncu maddesi gereğince başvuranın öğrenebilmesi mümkün değil iken, tapu harcına esas işlemde üçüncü taraf konumundaki nüfus idaresinin işlemi nedeniyle ortaya çıkan mali külfetin başvurana yüklenmemesi, bilakis yukarıda (Paragraf 17,18) gerekçeleri belirtildiği üzere idarenin bütünlüğü ilkesi ve idarenin sorumluluğu bağlamında harçtan muaf olması gerektiği değerlendirilmektedir. Esasında harçlar kanunundaki istisna hükümlerinin vatandaşların dahili olmaksızın idare tarafından kendiliğinden yapılan düzeltmelerden harç alınmamasını amaçladığı, nüfus işlerine ilişkin resen düzeltme yetkisinin bu istisna hükümlerinden sonra yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda bu durumun mevzuattaki bir eksiklik olarak kabul edilmesi gerektiği ortadadır. Nitekim idare tarafından

GİB tarafından özelge yayınlanması halinde durumun tekrar değerlendirileceği belirtilmekte hukuka ve hakkaniyete aykırı sorunun varlığının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uygulamadaki tereddütleri gidermek ve hukuka ve hakkaniyete aykırı bu durumu ortadan kaldırmak için GİB lığının özelge veya genelge yayınlamak veya kanuni düzenleme çalışması yapmak suretiyle uygun göreceği bir yöntemle bu boşluğu doldurması gerekmektedir.

21) Diğer yandan, Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin eylem, işlem, tutum ve davranışlarını

hukuka uygunluğun yanı sıra, mahkemelerden farklı olarak hakkaniyete uygunluk yönünden, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde incelemektedir.

Hukuka uygunluk bağlamında yapılan incelemede asıl dayanak noktası başta Türkiye

Cumhuriyeti Anayasası ve ulusal mevzuat olmakla birlikte, Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşma hükümleri de dikkate alınmaktadır. Bu incelemeler neticesinde Kurumumuz hakkaniyete uygunluk denetimi kapsamında; idarenin eylem, işlem, tutum ve davranışlarının hukuka uygun olsa bile somut olay adaletini gerçekleştiremediği durumlarda ilgili idareye tavsiyede bulunabilmektedir. Ayrıca

Kamu Denetçiliği Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“Tavsiye kararı” başlıklı 32 nci maddesinde, inceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde mevzuat değişikliği önerisini de içerecek surette tavsiye kararı verilebileceği hüküm altına alınmaktadır.

22) Başvuruya konu talep, idarenin cevabı, ilgili mevzuat, yargı kararları ve doktrindeki

görüşler dikkate alındığında, idarenin işleminin meri mevzuata uygun olmakla birlikte hukukun genel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmekle başvuranın talebinin tapu harcı ve döner sermaye ücreti ödenmeden talebin karşılanması gerektiği, ayrıca 5490 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı gereğince nüfus idaresi tarafından resen gerçekleştirilen maddi hataların düzeltilmesi, tamamlanması ve geri alınması işlemleri neticesinde, ilgililerin kusuru olmaksızın tapuda kimlik bilgileri düzeltme işlemlerinde tapu harcı ve döner sermaye ücretinden müstesna tutulması konusunda özelge veya genelge yayınlamak veya kanuni düzenleme çalışması yapmak suretiyle uygun göreceği bir yöntemle bu boşluğu doldurması amacıyla

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından ilgili idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Şikayete konu edilen gayrimenkule ilişkin tapuda yapılacak baba adının düzeltilmesi işleminin hakkaniyet gereği tapu harcı ve döner sermaye ücreti ödenmeden karşılanması hususunda

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Nüfus idaresi tarafından resen gerçekleştirilen maddi hataların düzeltilmesi, tamamlanması ve geri alınması işlemleri neticesinde, ilgililerin kusuru olmaksızın tapuda kimlik bilgileri düzeltme işlemlerinde tapu harcı ve döner sermaye ücretinden müstesna tutulması amacıyla, özelge veya genelge yayınlamak veya kanuni düzenleme çalışması yapmak suretiyle uygun görülen bir yöntemle bu boşluğun doldurmasına yönelik mevzuat çalışmalarının yapılması hususunda TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, NÜFUS VE

VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE GELİR İDARESİ

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Genel Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idarelerce bu karar üzerine

tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi