ÖZET: Başvuran, Mardin-Midyat Nüfus Müdürlüğü tarafından babasının adı “Bedir” olan kaydının 2014 yılında “Bedri” olarak değiştirilmesi nedeniyle Tapu Müdürlüğü’nde yaptığı işlemler sırasında harç ve döner sermaye ücreti ödediğini belirtmiştir. Başvuru, bu ödemelerin iadesi ve gelecekteki tapu işlemlerinde bu ücretlerin alınmaması talebini içermektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, yapılan düzeltmenin Nüfus Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle harç alınmasının yasal olduğunu savunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken, harçların alınmasının hukuka uygun olduğunu ancak başvuranın babasının adı üzerindeki değişikliğin talep edilmeden yapılmış olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir. Nüfus İdaresi’nin yaptığı düzeltmelerin sorumluluğunun kendisine ait olduğu, bu nedenle başvuranın her işlemde harç ödemesinin adil olmadığı sonucuna varılmıştır. Kurum, ilgili idarelerin mevzuat değişikliği yapması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar verilmiş, başvuranın harç ve döner sermaye ücreti iade talebi reddedilmiştir. Ancak, Nüfus ve Tapu İdareleri’nin bu konuda gerekli düzenlemeleri yapması gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5228-S.22.7949

BAŞVURU NO : 2021/20497

KARAR TARİHİ : 15/04/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Nüfus Müdürlüğü tarafından resen yapılan baba adı tashihinden dolayı Tapu Müdürlüğü’nde ödemek zorunda kaldığı harç ve döner sermayeye itirazı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Mardin-Midyat nüfusuna kayıtlı babası “Bedir ın” adının 07/03/2014 tarihinde Mardin Midyat Nüfus Müdürlüğü tarafından resen “Bedri ” olarak, doğum tarihi bilgisinin de 01/05/1948 iken 01/06/1948 olarak nüfus kayıtlarında değiştirildiğini, babasının 17/02/2015 tarihinde vefat ettiğini, 05/04/2021 tarihinde adına kayıtlı evini satarken baba adındaki değişiklikten dolayı Altındağ Tapu Müdürlüğü’nün kendisinden 428 TL Tapu Döner Sermaye

Ücreti ve 192 TL Tapu Harcı tahsil ettiğini, yine 25/10/2021 tarihinde başka bir tapu işlemi sırasında

Etimesgut Tapu Müdürlüğü’nün de kendisinden tekrar 428 TL Tapu Döner Sermaye Ücreti ve 192 TL

Tapu Harcı tahsil ettiğini ifade ederek, tahsil edilen Tapu Döner Sermaye Ücreti ve Tapu Harcı ücretlerinin tarafına iade edilmesini ve bundan sonra kendisinin ve kardeşlerinin yapacağı tapu işlemlerinde bu ücretlerin tekrardan alınmamasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın ilk başvurusu (2021/18267) üzerine Kurumumuz tarafından 02/11/2021 tarihinde

Gönderme Kararı verilmiştir. Gönderme Kararımız üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden gelen 19/11/2021 tarihli cevabi yazıda;

2.1. “Altındağ Tapu Müdürlüğünce yapılan işlemlere bakıldığında; Ankara ili, Altındağ ilçesi, Gümüşdere Mahallesi ada parsel nolu bağımsız bölümün 16.03.2006 tarih yevmiyeli işlem ile BEDİR kızı tarafından satın alındığı, bu işlem esnasında 01.07.2005 tarih

Seri Nolu Nüfus cüzdanının kullanıldığı ve işlem tarihinde ‘ın baba adının

BEDİR olduğu, malik tarafından taşınmazın satışı için Altındağ Tapu Müdürlüğüne müracaat edildiği, müdürlükçe kişinin kimlik bilgilerinin incelenmesinde satış işlemi için ibraz edilen nüfus cüzdanının

16.10.2017 tarih seri numaralı olduğu ve baba adının da BEDRİ olduğunun

anlaşılması nedeniyle, satış işleminden önce baba adının 428,13₺ döner sermaye ücreti ve 192,00₺ tapu harcı tahsil edilerek 05.04.2021 tarih yevmiyeli tashih işlemi ile değiştirildiği, 2.2. Etimesgut Tapu Müdürlüğünde yapılan işlemin ise, Ankara ili, Etimesgut ilçesi, Yapracıkköyü

Mahallesi parsel sayılı taşınmazın hissesinin 31.01.2007 tarih yevmiye ile BEDİR kızı tarafından satın alındığı, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi için 21.10.2021 tarih başvuru numarası ile Etimesgut Tapu Müdürlüğü’ne müracaat edildiği, düzeltme işlemi için müdürlüğe 16.10.2017 tarih seri numaralı kimliğin ibraz edildiği ve kişinin BEDİR olan baba adının BEDRİ olarak 26.10.2021 tarih yevmiyeli işlem ile 428,13₺ döner sermaye ücreti ve 192,00₺ tapu harcı tahsil edilerek düzeltildiği anlaşılmıştır.

2.3. 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesi ile, tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4)

sayılı tarifede yazılı olanlarının tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu, 59’uncu maddesinin (c) bendi ile ilgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihlerinin harçtan müstesna olduğu, 123 üncü maddesi de özel kanunlarda harçtan muaf tutulan işlemlerin harca tabi olmayacağının belirtildiği, 2.4. Tashih (düzeltme) harcının tahsilinde izlenecek yöntem ve tashih işlemlerinin ne surette yapılacağı hususuna (harçlı veya harçsız ) İdaremizin, 16.06.2014 tarihli 35663 sayılı “Tashih

Harcı” konulu Duyurusu ve “Tapu Sicilinde Düzeltmelere İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Genelge” konulu 31.05.2016 tarih 2016/2(1770) sayılı Genelgemizin 8.maddesinde; “(1)Tapu kütüğüne tescile tabi kimlik bilgilerinin düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilir. (2) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan hataların düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz. (3) Tescile tabi kimlik bilgileri dışındaki kimlik bilgilerinin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz.” yer verildiği, 2.5. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 74’üncü maddesinin (3) üncü fıkrasında ise ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine istemin yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltmenin yapılacağının belirtildiği, 2.6. Bununla birlikte, tapu harcının mevzuu 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (4) Sayılı Tarife’nin 13’üncü maddesinin c) fıkrasına göre; 13- (a) fıkrası dışında kalan her nevi kayıt tashihinde işlem başına maktu harç alınacağı açıkça hüküm altına alınmış ve Başkanlığımızın 27.06.2014 tarih 39313 sayılı “Tashih harcı” konulu yazısında 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli 4 sayılı tarifenin 13/c bendi kapsamında yapılacak düzeltme(tashih) işlemlerinde tapu harcının tarifede belirlenen maktu

tutarda ve taşınmaz başına (her taşınmaz için ayrı ayrı) tahakkuk ve tahsilinin gerekeceği belirtilerek TAKBİS entegrasyonunun sağlandığı, 2.7. Anılan hukuki düzenlemeler gereğince Mardin Midyat Nüfus Müdürlüğü’nün resen yaptığı soyadı değişikliği sonrasında tapu müdürlüklerince yapılan isim tashihi işlemlerinden harç ve döner sermaye ücreti tahsil edilmesinin yerinde olduğu; 2.8. Yürürlükte olan 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda gerekli düzenlemeler yapılmadan İdaremizce aksi yönde işlem gerçekleştirilemeyeceği; başvuru konusu işlemin 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 480 inci maddesinde sayılan İdaremiz görev ve yetki alanı dışında olduğu, Anayasanın 87 nci maddesi (Değişik:21/1/2017-6771/5 md.) gereğince, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak yetki ve görevinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunduğu; 2.9. Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun Geçici 11. maddesinde yapılan düzenleme ve bu düzenlemeye dayanarak yayımlanan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık

İşleri Genel Müdürlüğünün 08.02.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı Genelgesi ile uygulamanın nasıl yönlendirileceği belirlenmiş olup, Başkanlığımızca bu düzenlemeler kapsamında ilgi (ç) yazımızla “nüfus kayıtlarında yapılacak ad ve soyad düzeltmeleri sonrasında, bu düzeltmeye uygun olarak tapu kayıtlarının da düzeltilmesinin talep edilmesi halinde, tapu kaydındaki söz konusu isim düzeltme işleminin/talep sahibinin tapu ve kadastro harçları bakımından harç istisnasının/muafiyetinin bulunup bulunmadığı” hakkında görüşlerinin bildirilmesi amacıyla Harçlar Kanununun uygulamasının sorumlusu Gelir İdaresi

Başkanlığına soru konu edilmiş olup, gelen cevabi yazıda; “… 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlarının tapu ve kadastro harcına tabi olduğu; söz konusu tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün 13/c fıkrasında da, (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinin (her bir işlem için) maktu harca tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun “Harçtan müstesna tutulan işlemler” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de, ilgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihlerinde harç aranılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, gerek 492 sayılı Kanunda gerekse 5490 sayılı Kanunda aksine hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, ilgi yazınızda bahsedildiği üzere nüfus kayıtlarında yapılacak ad ve soyad düzeltmeleri sonrasında bu düzeltmeye uygun olarak tapu kayıtlarının da düzeltilmesinin talep edilmesi halinde, isim değişikliğine ilişkin tapuda yapılacak her bir tashih işlemi için 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/13-c fıkrası gereğince harç tahsil edilmesi gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği”

Bilgileri verilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan 08/12/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 17/12/2021 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlarının tapu ve kadastro harcına tabi olduğu; söz konusu tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün 13/c fıkrasında da, (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinin (her bir işlem için) maktu harca tabi olduğu belirtilmiştir.

3.2. Aynı Kanunun “Harçtan müstesna tutulan işlemler” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendinde, ilgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihlerinin tapu harcından müstesna olduğu; “Resen yapılan işlemler” başlıklı 126 ıncı maddesinde, herhangi bir istek olmaksızın re’sen yapılacak işlemlere ait harçların, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınacağı hüküm altına alınmıştır.

3.3. Buna göre, gerek 492 sayılı Kanunda gerekse 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda aksine hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, nüfus kayıtlarında yapılacak ad ve soyadı düzeltmeleri sonrasında bu düzeltmeye uygun olarak tapu kayıtlarının da düzeltilmesinin talep edilmesi halinde, isim değişikliğine ilişkin tapuda yapılacak her bir tashih işlemi için 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 1/13-c fıkrası gereğince harç tahsil edilmesi gerekmektedir.

3.4. Bu itibarla, nüfus idaresi tarafından re’sen gerçekleştirilen maddi hataların düzeltilmesi, tamamlanması ve geri alınması işlemleri neticesinde, ilgililerin kusuru olmaksızın tapuda kimlik bilgileri düzeltme işlemlerinde tapu harcı alınmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.”

Bilgilerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Vergi Ödevi” başlıklı 73.

maddesinin 3. fıkrasında; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.

fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 492 sayılı Harçlar Kanununun “Mevzuu:” başlıklı 57. maddesinde; “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.”; 6.1. “Harçtan müstesna tutulan işlemler:” başlıklı 59. maddesinde; “c) İlgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihleri,”; 6.2. “Re’sen yapılan işlemler:” başlıklı 126. maddesinde; “Herhangi bir istek olmaksızın re’sen yapılacak işlemlere ait harçlar, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.”; 6.3. “Memurların Sorumluluğu:” başlıklı 128. maddesinde; “Gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumludurlar.”;

7. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgiler” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Her mahalle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulur. Aile kütüklerinde aşağıdaki bilgiler bulunur: a) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. b) Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası. c) Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları. ç) Doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi. d) Evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler. e) Dini. f) Medenî hali. g) Yerleşim yeri adresi. ğ) Fotoğrafı. h) (Ek: 14/1/20166661/9 md.) Biyometrik verisi. ı) (Ek: 19/10/2017-7039/3 md.)Velayete ve vesayete ilişkin bilgileri.

(Değişik son cümle: 19/10/2017-7039/3 md.) (a), (g), (ğ), (h) ve (ı) bentlerinde belirtilen kayıtlar sadece elektronik ortamda tutulur. (…)”; 7.1. “Maddî hatalar” başlıklı 38. maddesinde; “(1) Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.”; 7.2. GEÇİCİ MADDE 11- (Ek:6/12/2019-7196/61 md.) “(1) Kişinin üç yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı

Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan, genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir. Bu maddede belirlenen sürenin bir katına kadar uzatılmasında Cumhurbaşkanı yetkilidir.” 8. 31.05.2016 tarih ve 2016/2 (1770) sayılı Tapu Sicilindeki Düzeltmelere İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkındaki Genelgenin; ‘İşlemin mali yönü’ başlıklı 8’nci maddesinde, “(1) Tapu kütüğüne tescile tabi kimlik bilgilerinin düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilir. (2)

Kadastro çalışmalarından kaynaklanan hataların düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz. (3) Tescile tabi kimlik bilgileri dışındaki kimlik bilgilerinin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden

10. Başvuran, Mardin Midyat Nüfus Müdürlüğü tarafından resen 2014 yılında baba adının değiştirildiğini, tapuda işlem yapmak istediğinde bu değişiklikten dolayı kendisine Tapu Harcı ve Tapu Döner Sermaye

Ücreti çıktığını belirterek, kendisinden mükerrer tahsil edilen Tapu Döner Sermaye Ücreti ve Tapu Harcı ücretlerinin tarafına iadesini ve bundan sonraki kendisine ve kardeşlerine ait tapu işlemlerinde bu ücretlerin alınmamasını talep etmiştir.

11. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, başvuranın nüfus kaydında baba adının Bedir iken Bedri olarak

Nüfus Müdürlüğü tarafından tashih edildiğini, Müdürlüklerinden kaynaklı hata olmadığından düzeltme harcı alınması gerektiğini ve yapılan işlemde mükerrer harç ödemesi olmadığını, konuyla ilgili daha önce

Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan görüş istendiğini, bu görüşte de harç tahsil edilmesi gerektiğinin ifade edildiğini belirtmiştir.

12. Gelir İdaresi Başkanlığı ise, Harçlar Kanunu uyarınca, tapu müdürlüklerinin hatasından kaynaklanmayan düzeltmeler için harç alınması gerektiğini ifade etmiştir.

13. Somut olayda başvuranın babasının adının No ile Midyat Nüfus Müdürlüğü tarafından düzeltildiği, bu hususun başvuranın nüfus kayıt örneğine de ‘İdari Kayıt Düzeltme- Tamamlama’ olarak yer verildiği görülmüştür.

14. Başvuranın bu değişiklikten sonraki tapu işlemlerinde, ‘Tescil İstem Belgesi’ ile hem Etimesgut Tapu

Müdürlüğü hem de Altındağ Tapu Müdürlüğü’nden baba adı değişikliği talep ettiği görülmüştür. Bir diğer ifadeyle Tapu Müdürlükleri başvuranın talebi doğrultusunda işlem tesis etmiş, resen bir düzeltmede bulunmamıştır.

15. 492 sayılı Harçlar Kanununun “Harçtan müstesna tutulan işlemler:” başlıklı 59. maddesinde; “c)

İlgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihleri” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda da düzeltme işleminin nüfus müdürlüğünün işleminden kaynaklandığı, tapu müdürlüğünden kaynaklanmadığı görülmüştür.

16. Yine Harçlar Kanunu’nun yukarıda bahsi geçen maddesinde, hangi işlemlerin harçtan müstesna tutulduğu tek tek sayılmış, son bentte ise “Yukarıda yer alan istisnalara ilave olarak özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak başvuru konusuyla ilgili özel bir düzenleme olmadığı görülmüştür.

17. Harçlar Kanunu’nun “Re’sen yapılan işlemler:” başlıklı 126. maddesinde; “Herhangi bir istek olmaksızın re’sen yapılacak işlemlere ait harçlar, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzeltme işlemi de başvuran lehine olduğundan, ondan tapu harcı alınması kanuna uygundur.

18. Tapu sicil sistemimize hakim olan birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelerde biri de her taşınmaz için ayrı sayfa açılması ilkesi olup, ayni kayıt ilkesi veya ayni sistem de denilmektedir. (YILDIRIM

Abdulkerim, Türk Hukukunda Tapuya Güven Yoluyla Ayni Hak Kazanımı, Adalet Yayınevi, 2016, sayfa 30.) Nitekim bu husus Türk Medeni Kanunu’nun 1000. maddesinde, “her taşınmaza tapu kütüğünde ayrı sayfa açılır” ifadesiyle açıkça düzenlenmiştir.

19. Ayni kayıt ilkesinin sonucu olarak, tapu kütüğünde taşınmaz için ayrı sayfa bulunduğundan, malik adına sayfa bulunmadığından başvuranın her taşınmaz için yaptığı işlemde ayrı ayrı harç alınması hukuka uygundur. Her ne kadar başvuran mükerrer bir ödeme olduğunu ifade etmişse de, taşınmaz bazlı bir kayıt sistemi olduğundan, yaptığı ödemelerin mükerrer olmadığı değerlendirilmiştir.

20. Gelinen aşamada, başvuranın tapu döner sermaye ücreti ve tapu harcı ücretlerinin tarafına iadesini ve bundan sonraki kendisine ve kardeşlerine ait tapu işlemlerinde mükerrer Tapu Döner Sermaye Ücreti ve

Tapu Harcı alınmaması yönündeki talebinin açık kanun hükümleri gereği reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Tapu Sicil Tüzüğü’nün 5. maddesinde, tapu sicilinin, Devletin sorumluluğu altında, tescil ve açıklık ilkelerine göre taşınmazlar ile üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere tutulan sicil olarak tanımlanmıştır.

22. Türk Medeni Kanunu’nun 1007/1 hükmünde de tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan

Devletin sorumlu olduğu açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu şekilde Devlet kendi eliyle tuttuğu sicile olan güvenin de artmasını sağlamayı amaçlamıştır (YILDIRIM, s.34.).

23. Devletin bu kusursuz sorumluluğun sonucu olarak, tapu sicilinin eksiksiz tutulması, hukuka aykırı tutulmaması hususu son derece önem arz etmektedir. Nitekim tapu siciline hakim olan ilkelerden aleniyet ilkesi uyarınca, tapu sicili herkese açıktır. Türk Medeni Kanunu’nun 1020/2 hükmünde de “İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

24. Tapu sicili, taşınmazlarda ayni haklara aleniyet sağlama ve bu hakkın güvenilir şekilde devrini sağlamak amacıyla kurulduğundan, herkesin sicildeki kayıtların tam ve doğru olduğuna inanma hakkı vardır (Bkz., YILDIRIM, s. 36). Yine Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinde de, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı düzenlenmiştir.

25. Tapu sicilinin aleniyeti, tescile güvenin korunması ve Devletin kusursuz sorumlu olması, sicillerin de kusursuz bir şekilde tutulmasını gerektirmektedir. Bu nedenle Tapu Sicil Tüzüğü’nde düzeltmelerin ne şekilde yapılacağına ilişkin ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmiştir.

26. Tüzüğün 74/3 hükmünde, ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine istemin yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltmenin yapılacağı düzenlenmiştir.

27. Daha da açık ifadeyle, talep eden yönünden tapu sicilinde yapılması talep edilen bir düzeltmenin gerçek duruma dayalı belgeye dayandırılması; tapu memurları bakımından da bu düzeltmeyi yapmak sicilin güvenilirliğini sağlamak bakımından zorunludur.

28. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda, nüfus kütüklerinin hukuki mahiyeti, kişilerin kimliklerinin, yerleşim yeri adreslerinin, aile bağlarının, vatandaşlık durumlarının ve şahsî hallerinin belirlenmesi

amacıyla ilçe ve aile esasına göre nüfus olaylarının tescil edildiği, daimî olarak saklanması gerekli resmî belgeler olarak düzenlenmiştir.

29. Tapu sicil kütüklerinden sorumlulukta olduğu gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zarardan Devletin sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

30. Nüfus Hizmetleri Kanununda da, Devletin bu kusursuz sorumluluğun sonucu olarak, kişinin kendisini nüfus kütüğüne tescilinin ve nüfus kütüklerine düşülen kişisel durumla ilgili her kayıt ve açıklama için tescile dayanak belgenin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

31. Devlet eliyle tutulan nüfus kütüklerinde de, Devletin kusursuz sorumluluğu, kusursuz bir kütüğü gerektirmektedir. Nitekim 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Maddî hatalar” başlıklı 38.

maddesinde; “(1) Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir diğer ifadeyle, maddi hata kapsamında kalan bilginin nüfus müdürlüğü tarafından resen düzeltileceğine yer verilmiştir.

32. İlk kez, 7039 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle Nüfus Hizmetleri Kanununa eklenen Geçici 8.

maddesiyle, akabinde ise 7196 sayılı Kanun’un 61. maddesiyle, Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen geçici 11. madde kapsamında, kişilere nüfus müdürlüğüne başvuru ile maddedeki şartları ad ve soyadları mahkemeye başvurmaksızın değiştirme imkanı getirilmiştir.

33. Ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilmesi kolaylığı sonrası, tapuda işlem yapmak isteyen kişilerin tapu harcı sorunu gündeme gelmiştir. Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Kurumumuza vermiş olup cevapta, bahsi geçen değişiklik sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan 08/01/2020 tarihli 2020/2 sayılı Genelge sonrası, harç tahsilinin nasıl yapılacağı hususunda Gelir İdaresi Başkanlığı’na görüş sorduğunu bu görüşte de herhangi bir muafiyetin söz konusu olmadığının bildirildiğini ifade etmiştir.

34. Mahkemeye gitmeden kendi talepleri ile il veya ilçe idare kurullarında ad ve soyadları değiştirip sonrasında yaptıkları tapu işlemi için tapu harcı ödemek zorunda kalan kişiler Kurumumuza da başvurmuş, Kurumumuz bu dosyalarda, “7039 sayılı Kanun’un genel gerekçesi ve ilgili madde gerekçesi incelendiğinde ise Mahkemelerin iş yükünün azaltılmasının amaçlandığının açık olarak belirtildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin harç muafiyetini de sağlayacağı yönünde yapılacak bir yorumun, Kanun’un lafzına ve amacına aykırı olacağı; ayrıca söz konusu düzenleme öncesinde nüfus kaydı düzeltilmesi davası nedeniyle tapu kütüğüne tescile tabi kimlik bilgilerinin düzeltilmesi işlemlerinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilmekteyken ve 7039 sayılı Kanun’dan yararlananlara bu konuda herhangi bir muafiyet getirilmemişken aksi yönde yapılacak kabulün, toplumsal yarar ve bireysel menfaat arasındaki dengeyi kamu yararı aleyhine bozacağı” değerlendirmesinde bulunarak Ret Kararları vermiştir (2021/11745; 2018/13721; 2018/9536 ).

35. Ancak somut olayda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün sorduğu görüş yazısından, Kurumumuzun bir üstte bahsi geçen kararlarından farklı olan durum, başvuranın baba adının Midyat

Nüfus İdaresi tarafından resen düzeltilmesidir. Nüfus Hizmetleri Kanunu’na ilk kez 2017 yılında getirilen düzenleme ile kişilere kendi talepleri dâhilinde ad ve soyad değiştirme kolaylığı getirilmiştir.

36. Nitekim İçişleri Bakanlığı’nın 08/01/2020 tarihli, 2020/2 sayılı Genelgesinde de “Ad kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan ilgili kişilerin yazılı talebi olmadan resen ad ve/veya soyadı düzeltilmeyecektir.” hususu ayrıca vurgulanmıştır.

37. Pek tabii Devletin nüfus kütüklerinin hukuka uygun tutulmamasından doğan kusursuz sorumluluğu karşısında nüfus müdürlüklerinin ‘düzeltme’ işlemi yapmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Düzgün ve hukuka uygun sicilin tutulmasından Devlet sorumlu olup, başvuranın ya da babasının herhangi bir talebi olmadan yapılan düzeltme sonrası kişilerin yapmak istedikleri tapu işlemleri için tapu harcı alınmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

38. Harçlar Kanunu’nun “Harçtan müstesna tutulan işlemler:” başlıklı 59. maddesinde; “c) İlgililerin kusurları olmaksızın tapu ve kadastro idareleri tarafından yapılacak hataların tashihleri” düzenlemesi herhangi bir şüpheye yer vermeyecek kadar açıktır. İlgililerin kusuru olmaksızın doğacak herhangi bir hata istisna kapsamına alınmamış, istisna için hem ilgililerin kusurun bulunmaması hem de tapu idaresinin kusuru açıkça aranmıştır. Bilinçli bir düzenleme olduğunda da bir şüphe bulunmamaktadır.

39. Ancak Tapu Sicilindeki Düzeltmelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Genelgenin; ‘İşlemin mali yönü’ başlıklı 8. maddesinde, “(1) Tapu kütüğüne tescile tabi kimlik bilgilerinin düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli tahsil edilir. (2) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan hataların düzeltilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz. (3) Tescile tabi kimlik bilgileri dışındaki kimlik bilgilerinin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinden tapu harcı ve döner sermaye hizmet bedeli alınmaz.” düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Maddedeki üç ayrı fıkraya bakıldığında, tapu harcı hususunda hakkaniyetin gözetildiği, “Kadastro çalışmalarından kaynaklanan hataların düzeltilmesinden” dolayı tapu harcı ve döner sermaye hizmeti alınmayacağı, böylece kişilerin kusurlarından kaynaklanmayan bir düzeltme için herhangi bir bedel ödemek zorunda kalmadıklarının idarece dikkate alındığı tespit edilmiştir.

40. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Anayasa’nın vergilerin (harçların) kanuniliğine ilişkin hükmü ve Harçlar Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca, başvurandan tapu harcı ve döner sermaye ücreti alınmasının hukuka uygun olduğu; ancak başvurandan alınan tapu harcı ve döner sermaye ücretinin, baba adı değişikliğinden dolayı alındığı, bu baba adı değişikliğinin başvuranın ya da babasının talebinden kaynaklanmadığı, Nüfus Müdürlüğü tarafından resen bir düzeltme işleminin gerçekleştirildiği, hem Nüfus İdaresinin hem de Tapu İdaresinin tuttukları sicillerin hukuka aykırı olmaması gerektiği, bu sicillerdeki herhangi bir hatadan Devletin kusursuz sorumlu olduğu, bu nedenle idarelerin resen düzeltme faaliyetinde bulunmasında sakınca olmadığı, fakat başvuranın ya da babasının herhangi bir talebi olmadan sicilin düzgün tutulmasından sorumlu Nüfus İdaresinin kendi sorumluluğu dâhilinde yaptığı bir düzeltmeden dolayı, Tapu İdaresinde yaptığı her işleminde harç ve döner sermaye ücreti ödemek zorunda kalmasının hakkaniyete aykırı olduğu, nitekim başvuranın Anayasa 125 gereği Nüfus İdaresine rücu

edebileceği de değerlendirilmiş, İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer alan her iki idarenin bu konuda gerekli mevzuat değişikliği yapması hususunda çalışma yürütmesi kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 41. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece

“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

42. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21. maddenin 2. fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede, Ankara Vergi Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvurandan tahsil edilen Tapu Döner Sermaye Ücreti ve Tapu Harcı ücretlerinin tarafına iade edilmesi talebinin REDDİNE, Kişilerin herhangi bir talebi olmadan sicilin düzgün tutulmasından sorumlu Nüfus İdaresinin kendi sorumluluğu dâhilinde yaptığı bir düzeltmeden dolayı, Tapu İdaresinde yaptığı her işleminde harç ve döner sermaye ücreti ödemek zorunda kalmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiş, İçişleri

Bakanlığı bünyesinde yer alan her iki idarenin bu konuda gerekli mevzuat değişikliği amacıyla çalışma yürütmesi hususunda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel

Müdürlüğü’ne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idareler tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, gereği için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Genel Müdürlüğü’ne, bilgileri için İçişleri Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi