|
ÖZET: Başvuran, 22 Ekim 2000 tarihinde İstanbul Pendik’te nüfus sayım memuru olarak görev aldığını belirterek, bu tarihe yönelik sigortalılığının sağlanmasını talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın bu görevdeki durumunun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı sayılmasına olanak tanımadığını belirtmiştir. Nüfus sayımında görev almanın, hizmet akdi niteliği taşımadığı ve dolayısıyla sigortalılık şartlarını karşılamadığı ifade edilmiştir.
İlgili mevzuat çerçevesinde, nüfus sayımında görev alanların, hizmet ve ücret unsurlarını içeren bir iş ilişkisi bulunmadığı vurgulanmıştır. 219 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği, bu görevler için tazminat ödemesi yapılmakta, ancak bu durumun sigortalılık oluşturmadığı belirtilmiştir. Başvuranın daha önce yaptığı benzer başvuru üzerine verilen kararlar da dikkate alınarak, başvurusu reddedilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını ve idarenin kararında bir aykırılık bulunmadığını tespit etmiştir. Başvuranın, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7321-S.24.11455
BAŞVURU NO : 2024/6381
KARAR TARİHİ : 11.07.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın 22/10/200 tarihinde yapılan nüfus sayımında
BAŞVURUNUN KONUSU :
görevlendirilmesine istinaden sigortalılığının sağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 22/10/2000 tarihinde yapılan nüfus sayımında İstanbul
İli Pendik İlçesinde nüfus sayım memuru olarak görev aldığını belirterek; 22/10/2000 tarihine yönelik sigortalılığının sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Aynı başvuru konusuyla ilgili başvuran tarafından Kurumumuza yapılan 2024/4812 sayılı başvuruya istinaden verilen 30.04.2024 tarih, sayılı Gönderme Kararına cevaben iletilen
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10.05.2024 tarih, sayılı Karar Cevabında özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar” sigortalı sayılacağı, 2.2. 6098 sayılı Kanunun 393. Maddesine göre hizmet sözleşmesi: “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” olarak tanımlandığı,
2.3. 4857 sayılı İş Kanunun 8. Maddesine göre ise iş sözleşmesinin “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” olarak tanımlandığı 2.4. 5510 sayılı Kanuna göre hizmet akdinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda tanımlanan hizmet sözleşmesi ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesi olarak düzenlendiği, 2.5. İlgili Kanun hükümleri değerlendirildiğinde; hizmet akdinin Hukuki bağlılık, süre, hizmet, ve ücret unsurlarının bulunduğu, 2.6. 219 sayılı “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında 219 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek
2 nci maddesinde: “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının sayım, anket ve araştırma projeleriyle ilgili
alan çalışmalarında görev yapanlara fiilen görev yaptıkları sürece, bu süre ile orantılı olarak sekizyüz ilâ binüçyüz arasında tespit edilecek gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda Enstitü Başkanının onayı ile aylık ek tazminat ödenir, Bu tazminata hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklarla ilgili hükümleri uygulanır. Bu ödemelerden vergi ve diğer kesintiler yapılmaz.” hükmü ile nüfus sayımı görevinde bulunanlara tazminat ödemesinde bulunulacağının hüküm altına alındığı, 2.7. Genel Nüfus Sayımı Sayım Komiteleri ve Bürolarının Kuruluş, Görev ve çalışma Esasları
Yönetmeliğinin “Sayım ve Kontrol Memurlarının Görevlendirilmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Vali ve
Kaymakamlar, belirlenen sayım bölgesi kadar ve buna ilave olarak, bu Yönetmeliğin 44. maddesinde belirtilen yerler için, ihtiyaç duyulan sayıda sayım memuru ve ayrıca yeteri kadar yedek sayım memuru ile il ve ilçe merkezleri için, belirlenen sayım memuru sayısının onda biri kadar “Kontrol Memuru”nu görevlendirirler. 8.6.1984 tarih ve 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ve bu Yönetmeliğin 36.
maddesi gereğince, okur yazar herkes sayım ve kontrol memurluğu görevini geçerli bir özürü bulunmadıkça kabul etmek zorundadır. Ancak, bu Yönetmeliğin 20. maddesinde sayılanlar, sayım ve kontrol memurluğu ile görevlendirilemezler.
… .
Sayım ve kontrol memurluğu görevi verilmiş olanlardan; Devlet Dairelerine, diğer Kamu Kuruluşlarına veya özel kurumlara bağlı kimseleri, bu daire ve kurumların amirleri, sayım işleri için düzenlenen eğitim, toplantı ve diğer çalışma gün ve saatlerinde izinli olarak bırakmak zorundadırlar.
Görevini özürsüz olarak yapmamış, eğitim veya toplantılara katılmamış, sayım ve kontrol memurları ile sayım ve kontrol memurlarını eğitim ve toplantılara göndermeyen veya görev yapmasına izin vermeyen daire ve kurumların amirleri 8.6.1984 tarih ve 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 13.6.1962 tarih ve 53 Sayılı Kanun ve diğer ilgili Kanun hükümlerine göre cezalandırılırlar.” denilmek suretiyle sayım ve kontrol memurluğunun görev olarak tanımlandığı, 2.8. Verilen mevzuat hükümleri gereğince nüfus sayımında görev alınması durumunda iş ilişkisinin
“hizmet” ve “ücret” unsurlarını ihtiva etmemesi sebebiyle hizmet akdi niteliğini taşımadığından nüfus sayımına istinaden 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasına imkan bulunmadığı,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “(…) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler(…)” 4. 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir (…)” 5. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 5.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 2 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar ” 5.2. “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “ Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar : A- (a) Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle, b) Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak, c) Tarım sanatlarına ait işlerde. d) Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, e) Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık ve benzeri işlerinde, Çalışanlar hariç olmak üzere tarım işlerinde çalışanlar. B) İşverenin ücretsiz çalışan eşi, C) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (Üçüncü derece dahil) olan hısımlar sırasında ve aralarında dışardan başka kimse katılmayarak bu konut içinde yapılan işlerde çalışanlar. D) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
E) Askerlik hizmetlerini yapmakta olan yükümlüler (27/2/1962 tarihli 33 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışanlar hariç). F) Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar, G) Yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler, H) Resmi meslek ve sanat okullarıyle, yetkili resmi makamların müsaadesiyle kurulan meslek veya sanat okullarında tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler, İ) Yalnız ceza ve ıslah evleri içindeki atelyelerde çalıştırılan mahkumlar, J) Sağlık müesseselerinde işe alıştırılmakta olan hasta veya malüller, K) Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar, L) Köy sınırları içinde, anahtar teslimi veya ihale suretiyle başkasına verilmeksizin, turistik, ticari veya dinlenme gayesi dışında, kısmen inşaat sahibi ve aile fertlerinin çalışması, kısmen de hariçten işçi çalıştırılması suretiyle kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat, tamirat, tadilat, tesisat ve benzeri işlerde çalışanlar,”
6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,” 7. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun Hizmet akdi başlığı altındaki 313 üncü maddesinde hizmet akdi; “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder…” 8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 393 üncü maddesinde: “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” 9. 4857 sayılı İş Kanunun 8. Maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” 10. 219 sayılı “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında 219 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde
Kararname’nin Ek 2 nci maddesinde;” Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının sayım, anket ve araştırma projeleriyle ilgili alan çalışmalarında görev yapanlara fiilen görev yaptıkları sürece, bu süre ile orantılı olarak sekizyüz ilâ binüçyüz arasında tespit edilecek gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda Enstitü Başkanının onayı ile aylık ek tazminat ödenir, Bu tazminata hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklarla ilgili hükümleri uygulanır. Bu ödemelerden vergi ve diğer kesintiler yapılmaz.” 11. Genel Nüfus Sayımı Sayım Komiteleri ve Bürolarının Kuruluş, Görev ve çalışma Esasları
Yönetmeliğinin “Sayım ve Kontrol Memurlarının Görevlendirilmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Vali ve Kaymakamlar, belirlenen sayım bölgesi kadar ve buna ilave olarak, bu Yönetmeliğin 44.
maddesinde belirtilen yerler için, ihtiyaç duyulan sayıda sayım memuru ve ayrıca yeteri kadar yedek sayım memuru ile il ve ilçe merkezleri için, belirlenen sayım memuru sayısının onda biri kadar “Kontrol
Memuru”nu görevlendirirler. 8.6.1984 tarih ve 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ve bu
Yönetmeliğin 36. maddesi gereğince, okur yazar herkes sayım ve kontrol memurluğu görevini geçerli bir özürü bulunmadıkça kabul etmek zorundadır. Ancak, bu Yönetmeliğin 20. maddesinde sayılanlar, sayım ve kontrol memurluğu ile görevlendirilemezler.
… .
Sayım ve kontrol memurluğu görevi verilmiş olanlardan; Devlet Dairelerine, diğer Kamu Kuruluşlarına veya özel kurumlara bağlı kimseleri, bu daire ve kurumların amirleri, sayım işleri için düzenlenen eğitim, toplantı ve diğer çalışma gün ve saatlerinde izinli olarak bırakmak zorundadırlar.
Görevini özürsüz olarak yapmamış, eğitim veya toplantılara katılmamış, sayım ve kontrol memurları ile sayım ve kontrol memurlarını eğitim ve toplantılara göndermeyen veya görev yapmasına izin vermeyen daire ve kurumların amirleri 8.6.1984 tarih ve 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 13.6.1962 tarih ve 53 Sayılı Kanun ve diğer ilgili Kanun hükümlerine göre cezalandırılırlar.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. 22/10/2000 tarihinde yapılan nüfus sayımında İstanbul İli Pendik İlçesinde nüfus sayım memuru olarak görev aldığını belirterek; 22/10/2000 tarihine yönelik sigortalılığının sağlanmasını talep etmektedir.
14. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10.05.2024 tarih, sayılı Karar Cevabında özetle; Genel Nüfus Sayımı Sayım Komiteleri ve
Bürolarının Kuruluş, Görev ve çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Sayım ve Kontrol Memurlarının
Görevlendirilmesi” başlıklı 16 ncı maddesine göre nüfus sayım ve kontrol memurluğunun görev olarak tanımlandığı, 219 sayılı “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında 219
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde
Kararname’nin Ek 2 nci maddesine göre nüfus sayımı görevlerinde bulunanlara tazminat ödemesinde bulunulacağı belirtilmiş ve gerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda gerekse 4857 sayılı İş Kanunda yer alan hizmet akdi tanımlarından hareketle nüfus sayımında görev almanın iş ilişkisinin “hizmet” ve “ücret” unsurlarını ihtiva etmediği, yapılan görevlendirmenin hizmet akdi niteliği taşımadığı, başvuranın 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.
15. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın temel olarak; nüfus sayımında sayım ve kontrol memurluğu yapanların 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hizmet akdine tabi çalışan olup olmadığının tespiti hususunda ortaya çıktığı görülmektedir.
16. Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde başvuranın 14.04.2024 tarihinde konusu itibariyle aynı olmak üzere Kurumumuza başvuruda bulunduğu, ilgili başvurusu hakkında
30.04.2024 tarihinde sayılı Gönderme Kararının düzenlendiği ve kararın gerek Sosyal Güvenlik
Kurumuna gerekse başvurana tebliğ edildiği anlaşılmakta olup söz konusu Gönderme Kararına istinaden
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10.05.2024 tarih, sayılı Karar Cevabının düzenlendiği, cevabın başvurana tebliğ edildiği bunun üzerine başvuran tarafından bu defa işbu başvurunun yapıldığı anlaşılmıştır.
17. Gerek mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununda 4/a (SSK) kapsamında sigortalı sayılmanın temel şartının hizmet akdine tabi olarak çalışmak olduğu belirtilmiştir dolayısıyla “hizmet akdi” kavramını ve hizmet akdinin unsurlarını tanımlamak faydalı olacaktır.
18. Mülga 506 sayılı Kanuna ve 5510 sayıl Kanuna göre hizmet akdi, 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanununda tanımlanan hizmet sözleşmesi ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesi olarak düzenlenmiştir.
19. 6098 sayılı Kanunun 393. Maddesine göre hizmet akdi: “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” 4857 sayılı İş Kanunun 8. Maddesine göre ise “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hizmet akdinin hukuki bağlılık, süre, hizmet ve ücret unsurlarını ihtiva etmesi gerekmektedir.
20. Bu unsurlardan hizmet ve ücret kavramları beraber değerlendirildiğinde; işçi işverene bedenen veya fikren veya her iki nitelikte de emek vaadinde bulunurken işveren ise işçiye emeğinin kirası niteliğinde olan ücret taahhüdünde bulunur. Diğer bir deyişle işçi işverene emeğini, işveren ise işçiye emeğinin kirası niteliğinde olan ücreti vermeyi taahhüt etmektedir.
21. Genel Nüfus Sayımı Sayım Komiteleri ve Bürolarının Kuruluş, Görev ve çalışma Esasları
Yönetmeliğinin “Sayım ve Kontrol Memurlarının Görevlendirilmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde sayım ve kontrol memurluğunun görev olarak tanımlandığı, 219 sayılı “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 2 nci maddesinde ise nüfus sayımı görevinde bulunanlara tazminat ödemesinde bulunulacağı ve yapılan bu ödemelerden vergi ve diğer kesintilerin yapılmayacağı belirtilmiştir.
22. Somut olayda başvuranın 22/10/2000 tarihinde yapılan nüfus sayımında Genel Nüfus Sayımı Sayım
Komiteleri ve Bürolarının Kuruluş, Görev ve çalışma Esasları Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak görevlendirildiği ve kendisine yapılan ödemenin 219 sayılı “Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında 219 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname gereği “tazminat” ödemesi olduğundan hareketle; başvuran ile idare arasındaki nüfus sayımında görevlendirilmesine yönelik ilişkinin hizmet akdinin
“hizmet” ve “ücret” unsurlarını ihtiva etmediği, hizmet akdi olarak nitelendirilemeyeceği dolayısıyla başvuranın 22/10/2000 tarihinde ifa etmiş olduğu nüfus sayım ve kontrol memurluğu görevine istinaden sigortalı sayılamayacağı değerlendirilmektedir.
23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin başvuranı 22/10/2000 tarihinde yapılan nüfus sayımında görevli olmasına istinaden hizmet akdine tabi sigortalılık kapsamına almaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğinden kurumumuza yapılan başvurunun reddi yönünde karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Sosyal Güvenlik Kurumundan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi