İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesi E: 2023/143 K: 2023/115

ÖZET : Dava, davalı idare nezdinde özel kalem müdürlüğünde başkan danışmanı olarak görev yapmakta iken 16.03.2020 tarihinde emekli olan ve emekli olduğu tarihten sonra da aynı idare nezdinde çalışmaya devam eden davacı tarafından, 22.10.2014 tarihinde imzalanan protokol gereğince ödenmemiş olan 2014-2015-2016-2017 senelerine dair sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL sosyal denge tazminatının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece davacıya sosyal denge tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak gösterilen BEM-BİR-SEN ve Zeytinburnu Belediye Başkanlığı arasında 22.10.2014 tarihinde imzalanan “Memur Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin 8. maddesine istinaden imzalanan Ek Protokol ile getirilen ‘protokolün 15. maddesinin A ( a ) ve ( b ) bendlerindeki personel ile fiilen müdür ve müdür yardımcısı olarak görev yapan personel hariç, emekli aylığı almaya hak kazanan personellerin sosyal yardımdan faydalanmayacakları’ yönünde getirilen düzenlemenin” iptali istemiyle bir başka kişi tarafından açılan davada İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 27.05.2016 günlü ve E:2015/1148, K:2016/1093 sayılı kararı ile iptal kararı verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine de Danıştay Onbirinci Dairesi’nce 28.03.2017 günlü ve E:2016/7470, K:2017/3032 sayılı karar ile onanmasına kararı verildiği, dolayısıyla davacıya sosyal denge sözleşmesi uyarınca sosyal denge tazminatı ödenmemesine neden olan sözleşme maddesinin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi neticesinde dava konusu işlemin de hukuken dayanağının kalmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; oluşan yeni hukuki duruma göre bu aşamada davacının yaptığı başvurunun 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açık olup, buna göre yapılan davacı başvurusunun reddi üzerine açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmış olup, davanın süre yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İSTEMİN ÖZETİ : Davalı idare nezdinde özel kalem müdürlüğünde başkan danışmanı olarak görev yapmakta iken 16.03.2020 tarihinde emekli olan ve emekli olduğu tarihten sonra da aynı idare nezdinde çalışmaya devam eden davacı tarafından, 22.10.2014 tarihinde imzalanan protokol gereğince ödenmemiş olan 2014-2015-2016-2017 senelerine dair sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL sosyal denge tazminatının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği’nce verilen 31/10/2022 tarih ve E:2021/63, K:2022/2070 sayılı karara davacı tarafından, davanın süresi içerisinde açıldığı ,verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davalı idare nezdinde özel kalem müdürlüğünde başkan danışmanı olarak görev yapmakta iken 16.03.2020 tarihinde emekli olan ve emekli olduğu tarihten sonra da aynı idare nezdinde çalışmaya devam eden davacı tarafından, 22.10.2014 tarihinde imzalanan protokol gereğince ödenmemiş olan 2014-2015-2016-2017 senelerine dair sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL sosyal denge tazminatının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; “…dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare nezdinde özel kalem müdürlüğünde başkan danışmanı olarak görev yapmakta iken 16.03.2020 tarihinde emekli olan ve emekli olduğu tarihten sonra da aynı idare nezdinde çalışmaya devam eden davacı tarafından, 22.10.2014 tarihinde imzalanan protokol gereğince ödenmemiş olan 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 02/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine, anılan işlemin iptali ile davalı idare ile Bem-Bir Sen Sendikası arasında imzalanan protokol gereğince 2014-2017 dönemine ait sosyal denge tazminatı ile hak edilen diğer ödentilerin yasal faiziyle birlikte tazmini talep edilmekle birlikte; dosya kapsamı itibariyle davacının tazminini istediği en son sosyal denge tazminatının 2017 yılına ait olduğu ve sosyal denge yardımı ödemelerinin aylık dönemler halinde yapılması nedeniyle her ayın 15’inde gerçekleştiği dikkate alındığında, en son ödememe uygulamasının gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde doğrudan ya da aynı Yasanın 11. maddesine göre aynı süre içinde idareye başvurulması ve başvuru sonucuna göre 11. maddede belirtilen süreye ilişkin esaslar göz önünde bulundurularak dava açılması gerekirken, yapılan tüm ödememe uygulamalarından ( icradan ) doğan zararlar yönünden sona ermiş bulunan dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı açık olan 02/11/2020 günlü başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 11/01/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı…” gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7/1. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükmü getirilmiş; 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri” düzenlenmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece davacıya sosyal denge tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak gösterilen BEM-BİR-SEN ve Zeytinburnu Belediye Başkanlığı arasında 22.10.2014 tarihinde imzalanan “Memur Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin 8. maddesine istinaden imzalanan Ek Protokol ile getirilen ‘protokolün 15. maddesinin A ( a ) ve ( b ) bendlerindeki personel ile fiilen müdür ve müdür yardımcısı olarak görev yapan personel hariç, emekli aylığı almaya hak kazanan personellerin sosyal yardımdan faydalanmayacakları’ yönünde getirilen düzenlemenin” iptali istemiyle bir başka kişi tarafından açılan davada İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 27.05.2016 günlü ve E:2015/1148, K:2016/1093 sayılı kararı ile iptal kararı verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine de Danıştay Onbirinci Dairesi’nce 28.03.2017 günlü ve E:2016/7470, K:2017/3032 sayılı karar ile onanmasına kararı verildiği, dolayısıyla davacıya sosyal denge sözleşmesi uyarınca sosyal denge tazminatı ödenmemesine neden olan sözleşme maddesinin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi neticesinde dava konusu işlemin de hukuken dayanağının kalmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; oluşan yeni hukuki duruma göre bu aşamada davacının yaptığı başvurunun 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açık olup, buna göre yapılan davacı başvurusunun reddi üzerine açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmış olup, davanın süre yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği’nce verilen 31/10/2022 tarih ve E:2021/63, K:2022/2070 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa’nın 45/4. maddesi uyarınca dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri Mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak, 03.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, davacının 2014-2017 yıllarına ait sosyal denge tazminatının ödenmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının başvurusunun 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında süresinde olduğunu belirterek, önceki mahkeme kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusu kabul edilmiş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmiştir.