|
ÖZET: Bu karar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) gerçekleştirilen “MATH 125 – BASIC MATHEMATICS” dersinin puanlama ve değerlendirme yöntemine ilişkin bir başvuru üzerine verilmiştir. Başvuru sahibi, sınav yönteminin hukuka aykırı olduğunu ve öğrencilerin teknolojik olanaklarının göz önünde bulundurulmadığını iddia ederek, daha adil bir puanlama usulü ve mikrofon-kamera açma zorunluluğunun iptal edilmesini talep etmiştir.
Danıştay, ODTÜ’nün sınav yönteminin, COVID-19 pandemisi nedeniyle alınan olağanüstü tedbirler çerçevesinde değerlendirildiğini belirtmiştir. Sözlü sınav uygulamasının, öğrencilerin hak ettikleri notları alabilmeleri için önemli bir araç olduğu, ayrıca bu yöntemin Yükseköğretim Kurulu tarafından da onaylandığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş, ODTÜ’nün sınav uygulamalarının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu karar, üniversitelerin eğitim süreçlerinde gösterdikleri esnekliğin ve bilimsel özerkliğin önemini vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10248-S.21.16511
BAŞVURU NO : 2021/1110
KARAR TARİHİ : 09/07/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Ders puanlama ve değerlendirilmesi hakında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 15/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuru sahibi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve
Kamu Yönetimi 4. Sınıf öğrencisi olduğunu, 2020-2021 Güz Dönemi almakta olduğu dersler arasında
“MATH 125 – BASIC MATEMATICS” isimli ve “ kodlu dersin olduğunu, söz konusu dersle ilgili Matematik Bölümü tarafından yayınlanan puanlandırmanın ve sınav yönteminin hukuka aykırı olduğunu, derse katılan öğrencilerin bölümlerinin ve teknolojik olanaklarının göz önünde bulundurulmadığını belirterek hakkaniyetli bir puanlama usulü belirlenmesini, daha adil bir sınav yapılmasını, mikrofon ve kamera açma zorunluluğunun iptal edilmesini, kişisel verilerin işlenmesi konusundaki kanun ilkelerine uyumlu, öğrencileri hiçbir anlamda mağdur etme amacı taşımayan, ölçülü bir dijital sınav ve puanlama sisteminin getirilmesini, ayrıca katsayıların iptal edilmesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 21/01/2021 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme
yazılarına istinaden, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün 23/02/2021 tarih ve sayılı yazılarında;
2.1) Başvuru sahibinin ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4. Sınıf öğrencisi olduğunu, Üniversite
Matematik Bölümünün söz konusu ders için yapılan değerlendirmesinde; 2020 sonbahar (pandemi)
dönemi Math 125 dersi için notlandırma sistemi; öğrenci dönem içerisinde aldığı çevrim içi 2 adet ara sınavdan ve dönem sonunda aldığı çevrim içi final sınavından toplamda 100 üzerinden bir ham puan toplar. Bu ham puan öğrencinin final sınavından sonra yapılacak çevrim içi sözlü sınavını alıp/almama tercihine göre farklı hesaplama yöntemleriyle öğrencinin nihai toplam puanının belirlenmesinde kullanılır. Bu nihai toplam puan da öğrencinin harf notunu belirlemede kullanılır. Final sınavını takiben
Fİ’ den CB ye kadarki (CB dahil) harf notu aralıkları belirlenir ve öğrencilere duyurulur. Çevrim içi anket yöntemiyle öğrencilerden (Final sınavı notları duyurulduktan sonra) sözlü sınavı almayı
/
isteyip/istemedikleri sorulur. Sözlü sınavını almak isteyen öğrenciler aynı zamanda sınav boyunca ses ve görüntü kayıtlarının alınmasını (ki bu anket sorusunun bir parçası olarak öğrencilere iletilir) kabul etmiş olur. Öğrenci sözlü sınavı almamayı tercih ederse alabileceği en yüksek harf notu CB dir. Sözlü sınavında
%50 ve üzeri başarı sağlayan öğrencilerin harf notu başarı seviyelerine göre yarım harf ile bir buçuk harf notu arasında yükselebilir. (Burada BB ve üzeri notları hak eden öğrencilerin hak ettikleri harf notlarını alması sağlanmış olur.) Öte yandan sözlü sınavda hiç başarı gösteremeyen öğrencinin toplam puanı azalır.
Özetle sözlü sınav öğrencilerin hak ettikleri gerçek harf notlarının belirlenmesinde kullanılan önemli ve en kesin değerlendirme aracıdır.
2.2) Uzaktan eğitim için teknik altyapı (internet, kamera, mikrofon, vb..) eksiği olan öğrencilerin bölümle
iletişime geçebilecekleri dönem başında duyurulmuştur. Bu durumdaki öğrencilere alternatif değerlendirme yöntemleri (final döneminde sosyal mesafe esaslarını dikkate alarak dersliklerde verilecek sözlü/yazılı sınavlar) uygulanması planlanmıştır. Başvuru sahibi sözlü sınav almama tercihini 25-27 Ocak
2021 tarihleri arası yapmış olup Math 125 dersinden CB notu almıştır. ODTÜ 2020 Sonbahar Dönemi
ders harf notlarının belirlenip verilme süreci 7 Şubat 2021 saat 23:59 itibarıyla bitmiştir. Tüm öğrencilere adil olma açısından hiçbir öğrenciye (mezun olma durumunda olanlar hariç) yeni bir sınav hakkı tanımak doğru değildir ve hukuka aykırıdır.
2.3) Kopyayı tamamen engellemek kamera açık ve sözlü olarak yapılmayan diğer tüm sınav uygulama
yöntemleriyle mümkün değildir. 2020 Bahar (ilk pandemi) döneminde yapılan kontrolsüz sınavlarda, daha önceki yıllarla yapılan karşılaştırmalar sonucunda daha yüksek notların alındığı görülmüştür. Teknik altyapı ve insan gücü konusunda yetersizlikler uygulanan sözlü sınav yöntemini alternatifsiz kılmaktadır.
YÖK, sözlü sınav ve benzeri ‘Tartışma’ tipi değerlendirme yapılmasına izin vermektedir. Kamera kaydı alınabilmesi konusunda YÖK açıklaması vardır. YÖK sınav güvenliği konusunda öğretim üyesini ve bölüm yönetimini sorumlu tutmaktadır. Yukarıda açıklanan notlandırma/değerlendirme esasları ve bunların öğrencilere açık olarak dönem başında duyurulması Orta Doğu Teknik Üniversitesi Lisans
Eğitim Öğretim Yönetmeliğindeki 23 ve 24 üncü maddelere uygundur.
2.4) 2020 Mart ayında patlak veren küresel salgın nedeniyle eğitim öğretim faaliyetleri çevrim içi
tekniklerle yapılmaya başlanmış olup 2020 Bahar döneminde yapılmış kontrolsüz sınavlar sonucunda çok çarpık sonuçlar ortaya çıkmıştır. İnternet üzerinden yapılan kontrolsüz bir sınavda öğrenci sınavın çok büyük bir bölümünü verilen süre zarfında çözebilir. Ayrıca kontrolsüz bir sınavda sınava kimin dahi girdiği bilinmediği için bunlara sınav demek dahi doğru değildir. Kontrollü sınav için de sınava gerçekten kağıt üzerinde adı geçen öğrencinin girdiğinin bilinmesi gerekir. Bu ise sınav süresince kamera açtırmak yoluyla yapılabilir.
2.5) Tecrübeler göstermiştir ki bir gözetmenin en fazla 10 öğrenciyi internet üzerinden sağlıklı bir şekilde
kontrol edebileceği, yaklaşık 30 asistanı olan bölümün diğer bölümlerden 20 asistan desteğinin de sağlandığı düşünüldüğünde, kişi başı 72 saatlik (36000 / (50 x 10) — 72) gözcülük anlamına gelmekte olup normal dönemdeki yükün yaklaşık 4 katıdır. Ayrıca eğer sınavlar ODTÜ Class platformu üzerinden yapılacaksa, her öğrencinin kendi hesabına girdiğinin (ve başkasının hesabına girmediğinin) de teyit edilmesi, dolayısıyla kimlik kontrolü dışında ekranların da görülmesi gerekir. Öğrenciler ‘hattan düştüm, telefondan tekrar bağlandım’ gibi ifadelerle IP adreslerindeki değişiklikleri her zaman savunabilir, dolayısıyla sadece giriş kaydına bakmak bir anlam ifade etmemektedir. Ayrıca bu ve benzeri sebeplerden dolayı sadece öğrenciyi gösteren tek kamera kullanımı da yeterli değildir. Hatta kullanılan kamera sayısı ne olursa olsun, bu tarz sınav yöntemlerinde güvenlik açığının her zaman olacağı ispatlanabilir. Eğer sınavlar klasik yapılacaksa, öğrencilerin sisteme yükledikleri kağıtların kamera karşısında yazıp çizdikleri kağıtla aynı olduğunun teyit edilmesi gerekir, bu da her öğrenci için kimlik kontrolü dışında sınav kağıtlarının da kontrol edilmesini gerekli kimlik kontrolünde kişi başına 30 saniye ayrıldığı düşünülürse
2000 kişilik bir derste toplamda 30* 2000/60—1000 dakika, bu kontrolü 50 asistan gerçekleştirse,
1000/50—20 dakika etmektedir. Dolayısıyla sınavın başında 20 dakikanın kimlik kontrolü için harcanması gerekecektir. Dolayısıyla her asistanın 80 dakikasını (2000 Öğrenci / 50 Asistan x 2 dakika 80 dakika) sadece kağıt kontrolüne harcaması gerekecektir. Başka bir deyişle, gözetmenliğin dışında fazladan 100 dakika kimlik ve kağıt kontrolüne harcanması gerekecektir.
2.6) Dolayısıyla, en azından öğrenci sayısı yüzler binler olan derslerde (Math 117, Math 1 18, Math 119,
Math 120, Math 125, Math 219, Math 260) kamera açtırarak sınav yapılması fiziki olarak mümkün olmayıp ayrıca üniversitemizin teknik altyapısı binlerce öğrencinin bir anda sınava girebileceği kapasiteye sahip olmaktan çok uzaktır. Bu saptamalar göstermektedir ki, kontrolsüz sınavlarda sınav güvenliğini sağlamak mümkün olmadığı gibi kamera açtırarak sınav yapmak için de yeterli teknik altyapımız ve personel bulunmamaktadır.
2.7) Sözlü sınav sırasında hoca ile öğrenci yüz yüze (çevrim içi araçlar üzerinden) olacağı için kopya
ihtimali olmayacaktır. Sözlü sınavda kimlik kontrolü yapmak mümkündür. Her öğrenciye farklı sorular sorulduğu için öğrencilerin aynı anda sınava girmesi gerekmemektedir. Dolayısıyla, sözlü sınav günlerce hatta haftalarca sürebileceği için insan kaynağı ve zaman bakımından uygulanabilir bir sınav türüdür.
Sınavda herhangi bir aksilik olsa dahi daha sonra tekrar bir araya gelinerek telafi etmek mümkündür.
(Halbuki çevrim içi yazılı sınavlarda internet bağlantısının kopması gibi bir durumda genelde sınav geçersiz sayılmakta ve öğrenci mağdur olmaktadır.) Sözlü sınavda öğrencilerin hataları telafi etme şansları olduğu için ‘dürüst ve çalışkan’ öğrenciler açısından çok daha avantajlıdır. Salgın döneminin zorladığı çevrim içi araçları kullanarak ‘dürüst ve çalışkan öğrencilerin iyi notlar almasını’ ve ‘kopya ve hileye yeltenenlerin nispeten kötü notlarla dersi tamamlamalarını’ sağlayacak başka bir sınav ve değerlendirme sistemi olmadığını, sözlü sınav yapılmasını engelleyen hiçbir yönetmeliğin olmadığını, YÖK’ün genelgesinde not verme metodu olarak ‘tartışma’ yöntemi önerildiğini, sözlü sınavın bu bağlamda düşünüldüğü, bilinmelidir ki sözlü sınavların salgın öncesi dönemlerde de zaten kullanılmaktaydılar.
2.8) 2020 Sonbahar döneminde diğer yüksek öğrenci sayılı servis derslerinde ise faklı bir yöntem
kullanılmıştır. Zaman ve öğretim elemanı sayısını düşünerek her öğrencinin sözlüye girmesi şart koşulmamıştır. Bununla beraber verilen yazılı sınavlar kontrolsüz olduğu için (sınava kimin girdiğinin dahi bilinmediği sınavlar) sözlüye girmek istemeyenlerin AA, BA ve BB gibi iyi bir notla dersi geçmesini engellemek için ‘katsayı’ formülü geliştirilmiştir. Başka bir deyişle, kontrolsüz sınavlardan tam not alan bir öğrenci eğer sözlü sınava girmemeyi seçerse ancak CB notu alabilecektir. Sözlü sınava kimin girdiğinin bilinmesi için kamera açtırmak gereklidir. Başka nasıl tam bir kimlik kontrolü yapılabileceği bilinmediği, öğretim üyesinin bu hakkı olduğunu, sınav sonrasında yapılabilecek itirazların değerlendirilebilmesi için de kamera görüntülerinin uygun şekilde (KVKK’ye uygun) kayıt altına alınması gerekmektedir.
2.9) Math 125 dersinde, harf notları belirlenirken kullanılan sözlü sınav uygulaması öğrencilere isteğe
bağlı olarak sunulmuş olup, öğrencilerin yaklaşık olarak %25 ‘i sözlü sınavı almıştır. Sözlü sınavı alan öğrencilerin %90’ı sınavda %50 ve üzeri başarı göstererek toplam puanlarında artış sağlamış olup, harf notlarını başarı yüzdelerine göre arttırmışlardır. Görülmektedir ki sözlü sınavlar sayesinde BB ve üzeri notları hak eden başarılı öğrenciler hak ettikleri harf notlarını alabilmişlerdir. Aynı zamanda orta başarılı öğrenciler de harf notlarında (sözlü sınavı başarı oranları doğrultusunda) en az yarım harf ve en çok bir buçuk harf notu kazanım elde etmişlerdir. Öte yandan ham puanları yüksek olduğu halde sözlü sınavı almak istemeyen öğrencilerin de sayıca çok olduğu gözlemlenmiştir: 20 öğrenci sözlü sınavı alıp çok az başarılı olsalar bile BB veya üzeri not alabilecekken bu öğrenciler sözlü sınavı almamayı tercih etmemişlerdir ve CB notuna razı olmuşlardır. Benzer şekilde yaklaşık 72 öğrenci sözlü sınavı alıp çok az başarılı olsalar bile CB veya üzeri not alabilecekken bu öğrenciler sözlü sınavı almamayı tercih etmemişlerdir ve CC notuna razı olmuşlardır.
açıklamaları yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,
3.1) ‘Kanun önünde eşitlik’ başlıklı 10’uncu maddesinde; “Devlet organları ve idare makamları bütün
[9] işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.2) ‘Özel hayatın gizliliği’ başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı
gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
3.3) ‘Yükseköğretim kurumları’ başlıklı 130’uncu maddesinde; “…ülkeye ve insanlığa hizmet etmek
üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.”
3.4) ‘Yükseköğretim üst kuruluşları’ başlıklı 131’inci maddesinde; “Yükseköğretim kurumlarının
öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek,… maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun ‘Amaç’ başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu
Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir. ‘Kapsam’ başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.
5.1) ‘Kişisel verilerin işlenme şartları’ başlıklı 5’inci maddesinde; “Kişisel veriler ilgili kişinin açık
rızası olmaksızın işlenemez.
(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın
kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:
a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.
6) 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun ‘Yükseköğretim Kurumlarının görevleri’ başlıklı 12’nci
maddesinde; b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insangücü yetiştirmek, 44’üncü maddesinde; “b. Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına ilişkin değerlendirmelerinin alınması; …..uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile (…)(2)
(…)(3) eğitimöğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir.
e. Yükseköğretim Kurulu kararı üzerine yükseköğretim kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans, lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabilir. Uzaktan öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim
/
kurumları arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.
7) 16.08.2015 tarih ve 29447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Lisans Eğitim Öğretim Yönetmeliğinin ‘Devam ve sınavlar’ başlıklı 23 üncü maddesinde; (2) Öğrencilerin derse devam durumları öğretim elemanı tarafından izlenir.
(3) Öğrencilerin derse devam durumlarının ara sınav ve yarıyıl sonu sınavlarına katılmaya ve yarıyıl harf notuna katkısı; sorumlu oldukları ara sınav, ödev, uygulama ve benzeri çalışmalar ile bunların yarıyıl harf notuna katkısı ve varsa yarıyıl sonu sınavına katılma koşulları dersi veren öğretim elemanı tarafından belirlenir ve yarıyıl başında öğrencilere ders izlencesinde açıklanır.
(10) Sınavların kurallara uygun yapılmasından ilgili öğretim elemanları ve sınav gözetmenleri sorumludur.
(11) Herhangi bir sınava girmeyen öğrencilere uygulanacak işlemler ile ilgili esaslar dersi veren öğretim elemanı veya öğretim elemanlarının önerisi üzerine bölüm başkanlıkları tarafından belirlenir. Hükümleri yer almaktadır.
8) Yükseköğretim Kurulu Tarafından Yayımlanan “Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci
Kılavuzunun”; 8.1. “Giriş” başlıklı bölümünde, “Kılavuzda, Uzaktan Öğretim Uygulamaları, Uygulamalı Eğitimler, Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Toplantılar, Kongreler ve Değişim
Programları başlıkları altında çerçeve kararlar ve öneriler yer almaktadır. Salgının dinamik bir süreç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Nitekim salgının kontrol altında olduğu bir ilde yapılacak olan bire bir pilotaj eğitimi ile vaka sayısının artma eğiliminde olduğu bir ilde, COVID-19 hastaları takip eden bir klinikte yapılacak olan staj eğitimleri için alınacak önlemler tabii ki farklı olacaktır. Hatta eğitim ve öğretim yılının farklı aylarında, yine salgının seyrine göre alınan önlemler de çeşitlenecektir. Ekim ayında uygulamalı eğitimlere devam eden bir program, salgının yerel seyrine göre Kasım ayında çevrimiçi uygulamaya geçmek zorunda kalabilecektir.
Bu kılavuz, olası senaryolara göre genel bir çerçeve çizmekte, salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programlar için yapılacak olan uygulamalara yönelik hususlarda yetkiyi üniversitelerimizin ilgili kurullarına bırakmaktadır. Nitekim salgın süresince devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının yanı sıra yerel otoritelerin kararlarının da takip edilmesi ve ona göre uygulamalarda değişikliğe gidilmesi gerektiği açıktır. Üniversitelerimiz Koronavirüs Komisyonları ve ilgili diğer kurul ve komisyonları marifetiyle genel planlamalar yapabileceği gibi, alternatif planlar da hazırlayarak gerektiğinde uygulamaya koyabilmelidir.” 8.2. “Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları” başlıklı bölümünde, “Güvenli ortamda gerçekleşmeyen ölçme ve değerlendirme süreçleri eğitimin kaliteli olmasını da garanti altına almakta zorlanabilir.
Çevrimiçi sınavların güvenliği son yıllarda önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu konuda üniversitelerin farklı uygulamalar yapma imkânlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir.”
/
açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuru sahibi özetle, ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4’üncü sınıf öğrencisi olduğunu,
2020-2021 Güz Dönemi almakta olduğu dersler arasında “MATH 125 – BASIC MATEMATICS” isimli ve “ kodlu dersin olduğunu, söz konusu dersle ilgili Matematik Bölümü tarafından yayınlanan puanlandırmanın ve sınav yönteminin hukuka aykırı olduğunu, derse katılan öğrencilerin bölümlerinin ve teknolojik olanaklarının göz önünde bulundurulmadığını belirterek hakkaniyetli bir puanlama usulü belirlenmesini, daha adil bir sınav yapılmasını, mikrofon ve kamera açma zorunluluğunun iptal edilmesini, kişisel verilerin işlenmesi konusundaki kanun ilkelerine uyumlu, öğrencileri hiçbir anlamda mağdur etme amacı taşımayan, ölçülü bir dijital sınav ve puanlama sisteminin getirilmesini, ayrıca katsayıların iptal talep etmektedir.
11) Başvuru konusu hakkında sözlü sınavını almak isteyen öğrenciler aynı zamanda sınav boyunca ses ve
görüntü kayıtlarının alınmasını kabul etmiş olduğu, öğrenci sözlü sınavı almamayı tercih ederse alabileceği en yüksek harf notunun CB olduğu, sözlü sınavında %50 ve üzeri başarı sağlayan öğrencilerin harf notu başarı seviyelerine göre yarım harf ile bir buçuk harf notu arasında yükselebileceği, öte yandan sözlü sınavda hiç başarı gösteremeyen öğrencinin toplam puanının azalacağı, sözlü sınav öğrencilerin hak ettikleri gerçek harf notlarının belirlenmesinde kullanılan önemli ve en kesin değerlendirme aracı olduğu,
11.1) Uzaktan eğitim için teknik altyapı (internet, kamera, mikrofon, vb..) eksiği olan öğrencilerin
bölümle iletişime geçebilecekleri dönem başında duyurulduğu, bu durumdaki öğrencilere alternatif değerlendirme yöntemleri (final döneminde sosyal mesafe esaslarını dikkate alarak dersliklerde verilecek sözlü/yazılı sınavlar) uygulanmasının planlandığı, kopyayı tamamen engellemek kamera açık ve sözlü olarak yapılmayan diğer tüm sınav uygulama yöntemleriyle mümkün olmadığını, 2020 Bahar döneminde yapılan kontrolsüz sınavlarda, daha önceki yıllarla yapılan karşılaştırmalar sonucunda daha yüksek notların alındığı görüldüğü, teknik altyapı ve insan gücü konusunda yetersizlikler uygulanan sözlü sınav yöntemini alternatifsiz kıldığını, YÖK’ün, sözlü sınav ve benzeri ‘Tartışma’ tipi değerlendirme yapılmasına izin verdiğini, kamera kaydı alınabilmesi konusunda YÖK’ün açıklaması olduğunu, sınav güvenliği konusunda öğretim üyesini ve bölüm yönetimini sorumlu tuttuğunu,
11.2) Kontrolsüz sınavlar sonucunda çok çarpık sonuçların ortaya çıktığını, sınava kimin dahi girdiği
bilinmediği, kontrollü sınav için de sınava gerçekten kağıt üzerinde adı geçen öğrencinin girdiğinin bilinmesi gerektiği, bunun için sınav süresince kamera açtırmak yoluyla yapılabildiği, bir gözetmenin en fazla 10 öğrenciyi internet üzerinden sağlıklı bir şekilde kontrol edebileceği, öğrenci sayısı yüzler binler olan derslerde (Math 117, Math 1 18, Math 119, Math 120, Math 125, Math 219, Math 260) kamera açtırarak sınav yapılması fiziki olarak mümkün olmayıp ayrıca üniversitenin teknik altyapısı binlerce öğrencinin bir anda sınava girebileceği kapasiteye sahip olmaktan çok uzak olduğu, kontrolsüz sınavlarda sınav güvenliğini sağlamak mümkün olmadığı gibi kamera açtırarak sınav yapmak için de yeterli teknik altyapı ve personel bulunmadığı, /
11.3) Sözlü sınav sırasında hoca ile öğrenci yüz yüze (çevrim içi araçlar üzerinden) olacağı için kopya
ihtimali olmayacağı, kimlik kontrolü yapmanın mümkün olduğu, her öğrenciye farklı sorular sorulduğu için öğrencilerin aynı anda sınava girmesinin gerekmediği, sözlü sınav günlerce hatta haftalarca sürebileceği için insan kaynağı ve zaman bakımından uygulanabilir bir sınav türü olduğu, sınavda herhangi bir aksilik olsa dahi daha sonra tekrar bir araya gelinerek telafinin mümkün olduğu, hâlbuki çevrim içi yazılı sınavlarda internet bağlantısının kopması gibi bir durumda genelde sınav geçersiz sayıldığı ve öğrencinin mağdur olduğu, salgın döneminin zorladığı çevrim içi araçları kullanarak ‘dürüst ve çalışkan öğrencilerin iyi notlar almasını’ ve ‘kopya ve hileye yeltenenlerin nispeten kötü notlarla dersi tamamlamalarını’ sağlayacak başka bir sınav ve değerlendirme sistemi olmadığını, bilinmelidir ki sözlü sınavların salgın öncesi dönemlerde de zaten kullanılmakta olduğunu,
11.4) 2020 Sonbahar döneminde diğer yüksek öğrenci sayılı servis derslerinde ise faklı bir yöntem
kullanılmış olup zaman ve öğretim elemanı sayısını düşünerek her öğrencinin sözlüye girmesi şart koşulmadığı, bununla beraber verilen yazılı sınavlar kontrolsüz olduğu için (sınava kimin girdiğinin dahi bilinmediği sınavlar) sözlüye girmek istemeyenlerin AA, BA ve BB gibi iyi bir notla dersi geçmesini engellemek için ‘katsayı’ formülünün geliştirildiği, kontrolsüz sınavlardan tam not alan bir öğrenci eğer sözlü sınava girmemeyi seçerse ancak CB notu alabileceği, sözlü sınava kimin girdiğinin bilinmesi için kamera açtırmanın gerekli olduğu, nasıl tam bir kimlik kontrolü yapılabileceği bilinmediği, öğretim üyesinin bu hakkı olduğunu, sınav sonrasında yapılabilecek itirazların değerlendirilebilmesi için de kamera görüntülerinin uygun şekilde (KVKK’ye uygun) kayıt altına alınmasının gerektiği, Math 125 dersinde, harf notları belirlenirken kullanılan sözlü sınav uygulaması öğrencilere isteğe bağlı olarak sunulmuş olup, öğrencilerin yaklaşık olarak %25 ‘i sözlü sınavı aldığı, sözlü sınavı alan öğrencilerin
%90’ı sınavda %50 ve üzeri başarı göstererek toplam puanlarında artış sağlamış olup, harf notlarını başarı yüzdelerine göre artış gösterdiği, sözlü sınavlar sayesinde BB ve üzeri notları hak eden başarılı öğrenciler hak ettikleri harf notlarını alabildikleri, aynı zamanda orta başarılı öğrenciler de harf notlarında (sözlü sınavı başarı oranları doğrultusunda) en az yarım harf ve en çok bir buçuk harf notu kazanım elde ettiği, öte yandan ham puanları yüksek olduğu halde sözlü sınavı almak istemeyen öğrencilerin de sayıca çok olduğu gözlemlendiği, yaklaşık 72 öğrenci sözlü sınavı alıp çok az başarılı olsalar bile CB veya üzeri not alabilecekken bu öğrenciler sözlü sınavı almamayı tercih etmedikleri ve CC notuna razı oldukları belirtilmiştir.
12) Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınını 30/01/2020 tarihinde “uluslararası boyutta halk sağlığı
acil durumu” olarak sınıflandırmış, salgının ilk başladığı Çin dışında 113 ülkede COVID-19 vakalarının görülmesi, virüsün yayılımı ve şiddeti nedeniyle 11/03/2020 tarihinde küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamıştır. Gelinen aşamada son dönemde COVID-19 salgınının yayılımında tüm dünyada ve ülkemizde vaka ve hasta sayılarında yükseliş görüldüğü herkesçe bilinmektedir. COVID-19 salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla tüm dünyada ve ülkemizde çeşitli tedbirler alınmakta ve bu tedbirler süreçte meydana gelen değişime göre yeniden değerlendirilmektedir.
13) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı 2020-2021 eğitim öğretim yılında, salgının bölgesel ve yerel
seyrine göre farklı programlar için yapılacak uygulamalarda yetkinin üniversitelerin ilgili kurullarında olacağını belirtmiş; ayrıca, Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Kılavuzunda salgın süresince devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının yanı sıra yerel otoritelerin kararlarının da takip edilmesi ve ona göre uygulamalarda değişikliğe gidilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Öte yandan, Yükseköğretim
Kanunun 44 üncü maddesinde; diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile eğitim öğretimin devamına ilişkin diğer hususların, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirleneceği, yükseköğretim kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans, lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabileceği, uzaktan öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim kurumları arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleneceği açıkça belirtilmektedir.
14) Anayasa ile Devlet tarafından kanunla kurulan üniversitelere kamu tüzelkişiliği ve bilimsel özerklik
tanınmış olup, her üniversite ayrı birer kamu tüzelkişisidir. Üniversitelere 2547 sayılı Kanun ile kendilerine ilişkin yönetmelikleri hazırlama yetkisi verilmiş olup, adı geçen üniversite de bu yetkilerini eğitim ve öğretime ilişkin yönetmelikler düzenlemek suretiyle kullanmışlardır. Bu durum Üniversitelere
Anayasa ile tanınan, başka bir deyişle, Anayasa ile güvence altına alınan “bilimsel özerklik” ilkesinin tabii sonucudur. Zira, bilimsel özerklik niteliği Anayasa ile güvence altına alınan üniversitelere, çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek gibi görevler verilmiştir.
15) Küresel ölçekte yaşanmakta olan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen
olağanüstü durum karşısında, YÖK tarafından yapılan açıklamalarda; dönem sonu sınavları ile bu eğitim ve öğretim yılına ait diğer sınavların yüz yüze gerçekleştirilmemesine, bu sınavların üniversite yetkili kurullarınca tercih edilecek “dijital imkânlar” veya “ödev, proje gibi alternatif yöntemlerin uygulanarak” yapılmasına karar verildiği, uygulamaya dayalı programlarda bulunan teorik derslerde dijital imkânlar ve uzaktan öğretim yöntemleri kullanılacağı, denetlenebilir olma kaydıyla uzaktan öğretim ve dijital imkânlar kullanılarak bu süreçlerde de bir kesinti olmamasının sağlanacağı, salgın dinamik bir süreç olduğu için salgının bölgesel ve yerel seyrine göre üniversitelerde farklı uygulamalara gidilmesine imkân tanındığı, salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programlar için yapılacak olan uygulamalara yönelik hususlarda üniversitelerin ilgili kurullarının karar vereceği bütün üniversite yönetimlerine bildirilmiş olup üniversitelerin takdirine bırakıldığı anlaşılmaktadır. (https://covid19.yok.gov.tr/alinankararlar)
16) COVİD-19 Pandemisi sebebiyle bütün dünyada olduğu gibi bütün kamusal alanların olağanüstü bir
dönemden geçmekte olduğu, dolayısıyla Pandemiye has tedbirlerin alınmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Bu süreçte YÖK tarafından yapılan açıklamalardan eğitim öğretim faaliyetiyle ilgili Pandemi yönetimi için genel bir çerçeve çizilmiş olup derslerin yönetimiyle ilgili üniversite yönetim kurullarının takdirine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Zira, her üniversitenin fiziki, beşeri ve bilgi işlem altyapısının farklı olduğu, imkanlarının sınırlı olduğu göz önününde bulundurulmalıdır.
17) Yine, başvuruya konu Pandemi sürecinde mikrofon ve kamera açma zorunluluğunun iptal edilmesini,
kişisel verilerin işlenmesi konusundaki kanun ilkelerine uyumlu, öğrencileri hiçbir anlamda mağdur etme amacı taşımayan, ölçülü bir dijital sınav ve puanlama sisteminin getirilmesiyle ilgili Anayasamızda herkesin, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına
/
sahip olduğunu, bu hakkın; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığını, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, bununla ilgili 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda kişinin açık rızası aranmadığı durumlar arasında; ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” alarak sayılmıştır.
18) Olağan koşullar altında normlara aykırılık gösteren durumların, olağanüstü şartlarda kabul
görebileceği, Pandemi koşullarında eğitim sisteminin devam etmesi ve öğrencilerin genel menfaatinin zarar görmemesi açısından üniversite kurullarının mikrofon ve kamera açma zorunluğu getirmesi anılan
Kanunun istisnaları içinde kaldığı değerlendirilmektedir. Söz konusu hakkın aslında nasıl kullanılacağını ve hukuki çerçevesinin ne olduğu yasada belirtilmiştir. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının mutlak ve istinasız bir hak olarak nitelendirilemeyeceği, sadece Anayasada belirtilen “Ölçülülük” ilkesiyle orantılı olması gerekir.
19) Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamı ışığında Kurumumuzca yapılan değerlendirme
neticesinde, Pandemi sebebiyle kamusal yaşamda olduğu gibi eğitim öğretim hayatında da olağanüstü tedbirlerin alınmasının elzem olduğu, üniversitelerin bilimsel özerkliğe sahip olduğu ve YÖK’ün
Pandemi yönetiminde belirlenen esaslar doğrultusunda başvuruya konu dersin puanlandırma ve sınav yönetimi, katsayı sisteminin belirlenmesinin üniversitelerinin takdir hakkı kapsamında kaldığı, üniversite fiziki, beşeri ve bilgi işlem altyapı şartlarının sınırsız olamayacağı, derslerde kamera ve mikrofon açma zorunluğu getirilmesinin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırı bir husususun tespit edilemediği, söz konusu dersin değerlendirmesinde Pandemi tedbirleri uygulanmasının ölçülülük, adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede, hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu
Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma
süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi