|
ÖZET: Başvuru, Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na ait bir taşınmazın emlak vergisi muafiyeti talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, tapu kayıtlarında ofis olarak belirtilen ancak konut olarak kullandığı mesken için indirimli bina vergisi uygulamasından yararlanmak istemektedir. Başvuru sürecinde, emekli olduğunu ve tek bir evi bulunduğunu belirterek muafiyet şartlarını taşıdığını ifade etmiştir. İdare, taşınmazın ofis olarak kayıtlı olduğunu ve bu nedenle emlak vergisinin işyeri üzerinden tahakkuk ettirileceğini belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine gerekli incelemeleri yaparak, taşınmazın mesken olarak kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek amacıyla yoklama yapılmasını önermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın indirimli bina vergisi uygulamasından yararlanabilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na, başvuranın taşınmazının mesken olarak kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek üzere makul bir süre içinde yoklama yapması ve gerekli işlemleri gerçekleştirmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuranın taleplerinin değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3333-S.22.5042
BAŞVURU NO : 2021/15496
KARAR TARİHİ : 10/03/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, tapu kayıtlarında ofis olarak belirtilen, ancak konut olarak
BAŞVURUNUN KONUSU :
kullandığını faturalarla belgelendirdiği meskeni için indirimli bina vergisi uygulamasından yararlanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan ( ) tarafından özetle, emekli
olduğu, tek bir evi bulunduğu, muafiyet şartlarını taşıdığı için emlak vergisinden muaf olması gerektiği, ancak 2021 yılı için tahakkuk eden 545,60-TL bedelin 272,80-TL’lik ilk taksit tutarının ödediği, İdare ile yapılan görüşmede muafiyetten yararlanabilmek için tapuda ofis olarak kayıtlı taşınmazın cins değişikliğinin yapılması gerektiğinin bildirildiği, bahse konu konutun ikamet adresi olarak kullanıldığı, su ve elektrik aboneliğinin konut olarak yapıldığı, ilgi konutun 50 m2 olduğu, konu ile ilgili Gelir İdaresi
Başkanlığına başvuruda bulunulduğu, söz konusu yazıda; indirimli bina vergisi oranının meskenlere getirilmiş bir oran indirimi olup ofis olarak kayıtlı taşınmazın mesken olarak kullanılması ve bu durumun da yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabilmenin mümkün bulunduğunun bildirildiği ifade ve iddia edilerek emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılarak ödenen bedellerin iade edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 10/11/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Yenimahalle Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 17/11/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) sicil no.lu mükellefiyet kaydı bulunan adına kayıtlı Turgut Özal Mahallesi,
ada, parselde kain, 2167.Sokak, Akkent Twins Trade – no.lu taşınmazın 19/10/2020 tarihinde iktisap edildiği, tapu kayıtlarında ofis(ticari işyeri) olarak kayıtlı olduğu, bu sebeple 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununa istinaden vergilendirilmesinin işyeri üzerinden yapıldığı,
2.2) Her ne kadar söz konusu taşınmazı şikâyetçi mesken olarak kullanıyor ise ada, parselin imar
planında ticari olarak değerlendirildiği, ayrıca tapu tescilinde ticari işyeri olarak tescil edildiği, şikâyete konu taşınmazla ilgili emlak beyan bildirimi, imar planları ve tapu tescilleriyle birlikte 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanunu doğrultusunda işlem yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,
4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Gelirleri” başlıklı 59’uncu
maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,
7) 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanunun Şümulü” başlıklı 1’inci
maddesinde; “Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.”,
7.1) “Maksat ve Yetki ” başlıklı 127’nci maddesinde; “ Yoklamadan maksat, mükellefleri ve
mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir…
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.”,
7.2) “Yoklamaya Yetkililer ” başlıklı 128’nci maddesinde; “ Yoklama: 1. Vergi dairesi müdürleri;
2.Yoklama memurları; 3.Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler; 4.Vergi incelenmesine yetkili olanlar; 5. (Ek: 5/5/2005-5345/34 mad.) Gelir uzmanları; tarafından yapılır.- .”,
8) 11/08/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
8.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
8.2) “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Değişik : 17/7/1972 – 1610/5
mad.) (Değişik birinci fıkra: 3/4/2002-4751/2 mad.) Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.
…”
8.3) “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11’inci maddesinde; “ (Değişik: 3/4/2002-4751/2 mad.)
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve
Şubat aylarında, …
29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
…”
8.4) “Mevzu” başlıklı 12’nci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun
hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.”,
8.5) “Mükellef” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder.”,
8.6) “Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(Değişik : 19/7/1972 –
1610/12 mad.) Arazi vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar…”
8.7) “Verginin Tarh ve Tahakkuku” başlıklı 21’inci maddesinde; “Arazi vergisi, ilgili belediye
tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte, c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.”,
9) 27/07/2011 tarih ve 28007 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinin “2. Emlâk Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim
Dışında Bir Belge Talep Edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Re’sen Sona Erdirilmesi” başlığı altında; “Belediyeler, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklardır.”
10) 28/02/2012 tarih ve 28218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 41 Seri No.lu Belediye Gelirleri
Kanunu Genel Tebliğinin “3. İlan ve Reklâm Vergisi ve Çevre Temizlik Vergisi Mükelleflerinden
Beyanname ve Bildirim Dışında Bir Belge Talep Edilmemesi” başlığı altında; “Belediyeler, vergisel işlemlerde öncelikle kendi hizmet birimlerindeki kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde beyanname ve bildirimlerin kontrolü amacıyla yerinde yoklama ve tespit yapacaklardır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde
ifade edildiği üzere, Gelir İdaresi Başkanlığının görüşüne istinaden ofis olarak kayıtlı taşınmazın mesken olarak kullanılması durumunun yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabilmesinin mümkün bulunduğunun bildirildiği ifade edilerek emlak vergisi muafiyetinden faydalandırılması talep edilmektedir.
13) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci
maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri yer almaktadır.
14) 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada
belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup ve sadece emekli maaşı alanların da faydalanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. Zikredilen fıkrada, ‘‘Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye’’ ve bu hükmün, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağının, ayrıca geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Hazine ve Maliye
Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
15) Başvuru konusu somut olayda; başvuranın emekli olduğu, tek bir evi bulunduğu, muafiyet şartlarını
taşıdığı için emlak vergisinden muaf olması gerektiğinin iddia edildiği, başvuran tarafından İdareye çeşitli kanallar aracılığıyla başvuru yapıldığı, İdarece tapu kayıtlarında taşınmazın ofis olarak kayıtlı olduğundan mesken olarak değişmesi durumunda mesken üzerinden vergi alınabilmesi gerektiği aksi halde ofis(işyeri)
olarak vergilendirileceğinin bildirildiği, ilgili tarafından bahse konu işlem hususunda Gelir İdaresi
Başkanlığına başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruya verilen cevabi yazıda; indirimli bina vergisi oranının meskenlere getirilmiş bir oran indirimi olup ofis olarak kayıtlı taşınmazın mesken olarak kullanılması ve bu durumun da yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabilmenin mümkün bulunduğunun bildirildiği, Kurumumuza yapılan başvuru kapsamında İdareden bilgi ve belge talep edildiği, söz konusu yazıda, taşınmaza ait tapu kayıtlarının, emlak vergisi kapsamında alınan ödemelerin ve özellikle Gelir İdaresi Başkanlığının görüşü kapsamında ifade edilen yoklama hususu belirtilerek; söz konusu adreste İdarenizce yoklama yapılarak bahsi geçen
taşınmazın mesken olarak kullanılıp/ kullanılmadığının tespit edilmesi ve bu kapsamda yapılan tespite (tutanak vb.) ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza iletilmesinin talep edildiği, ancak İdare tarafından
Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesi, parsel, adada bulunan başvuran adına kayıtlı taşınmazın tapu senedinde taşınmazın niteliğinin ofis olarak kayıtlı olduğu, 2021 yılı için bina vergisi ve kültür katkı payının İdarece tahakkuk ettirildiği, yoklama yapılıp/yapılmadığına dair ise bir ifadeye rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
16) 2021 yılı Mart ayında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış
olan İnsan Hakları Eylem Planında; detaylı bir mevzuat taramasıyla hak ve özgürlükler alanını genişletici değişikliklerin yanında, kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verilebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulması da hedeflenmektedir. Böylece, insan hak ve özgürlüklerine ilişkin standartlar yükseltilecek, bunun doğal sonucu olarak demokrasinin vatandaş memnuniyeti odaklı güçlenme süreci yeni bir ivme kazanacaktır. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.9) Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.14) İdarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.38)
17) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Yoklamaya Yetkililer” başlıklı 128’nci maddesinde;
Yoklamanın vergi dairesi müdürleri, yoklama memurları; yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler, vergi incelenmesine yetkili olanlar ve gelir uzmanları tarafından yapılacağına hükmedilmiştir.
17.1) Belediyelerin yoklama ve tespit yapabilmesi hususu ise 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel
Tebliği ile 41 Seri No.lu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde düzenlenmiş olup, belediyelerin, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacakları ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacakları hususuna yer verilmiştir.
18) Başvuranın dilekçesinde belirtilen hususların değerlendirildiği Gelir İdaresi Başkanlığının
27/04/2021 tarihli ve 56083 sayılı yazısında; ‘‘1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”, 3’üncü maddesinde; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”, 8’inci maddesinin birinci fıkrasında ise, “ Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Cumhurbaşkanı, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir. ”, hükümleri yer almaktadır.
Anılan Kanunun 33’ncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesinin vergi değerini değiştiren sebep olduğu hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’ncü maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu itibarla anılan Kanunun 127-133 maddeleri çerçevesinde, emlak vergisinin konusuna giren hususlarda Belediyelerin, mahallinde yoklama yapmak suretiyle vergi matrahını oluşturan unsurların tespitini yapması mümkün
bulunmaktadır. Dolayısıyla ofis olarak kayıtlı taşınmazın, mesken olarak kullanılması ve bu durumun da yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde, bu duruma (mesken ) göre vergilendirilmesi gerekmektedir…
2
Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m ’yi geçmeyen tek meskene, tek meskende hisseye veya intifa hakkına sahip bulunan, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, 38 Seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde verilen diğer şartları da taşımaları durumunda indirimli bina vergisi oranı(sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
Dolayısıyla indirimli bina vergisi oranı(sıfır) meskenlere getirilmiş bir oran indirimi olup ofis olarak kayıtlı taşınmazın, mesken olarak kullanılması ve bu durumun da yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde anılan uygulamadan yararlanılmasının mümkün bulunduğu” belirtilmiştir.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın ofis olarak kayıtlı taşınmazın mesken olarak kullanılmasından kaynaklandığı, elektrik ve su aboneliklerinin meskene ilişkin olduğu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na istianeden muafiyet kapsamında geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğunun hüküm altına alındığı, bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığının görüşünde indirimli bina vergisi oranı(sıfır) meskenlere getirilmiş bir oran indirimi olup ofis olarak kayıtlı taşınmazın, mesken olarak kullanılması ve bu durumun da yoklama yapılarak tespit edilmesi halinde anılan uygulamadan yararlanılmasının mümkün bulunduğunun bildirildiği, ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 127-
133 maddeleri çerçevesinde, emlak vergisinin konusuna giren hususlarda belediyelerin, mahallinde
yoklama yapmak suretiyle vergi matrahını oluşturan unsurların tespitini yapmasının mümkün bulunduğu ve 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile 41 Seri No.lu Belediye Gelirleri
Kanunu Genel Tebliğinde de belediyelerin, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacakları ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklarına yer verilmiş olduğundan ve başvuran tarafından konut olarak düzenlenmiş elektrik ve su aboneliğinin mevcudiyetine ilişkin belge sunulduğundan, İdare tarafından muafiyet kapsamına alınması istenilen bahse konu taşınmazın mesken olarak kullanılıp/kullanılmadığının yoklama yapmak suretiyle tespit edilmesi, yoklama ile tespit yapıldıktan sonra bahse konu taşınmazın mesken olarak kullanıldığının tespit edilmesi halinde, başvuranın indirimli bina vergisi uygulamasından faydalanabilmesi için gerekli olan diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususunun
İdarece yeniden değerlendirilmesi ve bu kapsamda gerekli işlemlerin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde gönderildiği; İdarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
Başvuruya konu taşınmazın mesken olarak kullanılıp/kullanılmadığının makul sürede yoklama yapılarak tespit edilmesi, mesken olarak kullanıldığının tespit edilmesi halinde başvuranın indirimli bina vergisi uygulamasından faydalanabilmesi için gerekli olan diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususunun İdarece yeniden değerlendirilmesi ve bu kapsamda gerekli işlemlerin yapılması hususunda YENİMAHALLE
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi