ÖZET: Bu karar, yabancı uyruklu bir öğrencinin Türkiye’de öğrenci ikamet izni talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvurunun incelenmesiyle ilgilidir. Başvuran, İstanbul İl Göç İdaresi’ne yaptığı başvurunun eksik belgeler nedeniyle reddedildiğini, ancak bu eksikliklerin kendisine bildirilmediğini ve yanlış yönlendirme nedeniyle vize ihlali durumuna düştüğünü iddia etmiştir. İdarenin, başvuranın eğitim göreceği il olan Ankara’ya yönlendirilmemesi ve eksikliklerin bildirilmemesi, başvuranın meşru beklentisini zedelemiştir.

Kararda, idarenin bütünlüğü ilkesi ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, başvuranın eksik belgelerinin tamamlanması için makul bir süre verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın yeniden ülkeye giriş yaparak başvurusunu yapması halinde, talebinin mevzuata uygun olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın eğitim hakkının korunması adına, idarenin daha özenli davranması gerektiği tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3953-S.22.5984

BAŞVURU NO : 2021/18794

KARAR TARİHİ : 22/03/2022

TAVSİYE KARARI

GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Yabancı uyruklu şikayetçi adına öğrenci ikamet izni düzenlenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda bulunan şikayetçi tarafından özetle, “6458 sayılı Kanunun “İkamet izni” başlıklı 5’inci maddesi ‘Türkiye’de, vize veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların İkamet İzni almaları zorunludur. ‘ hükmüne uyarak, Türkiye’ye giriş yaptığı 06/09/2020 tarihten itibaren doksan gün geçmeden üniversiteye kaydını yaptırdıktan bir gün sonra 19/11/2020 tarihinde öğrenci ikamet izni için İstanbul’dan başvuru yapıldığı, İstanbul İl Göç İdaresinin randevu vermeden kendisini beklettiği, sonrasında Ankara İl

Göç İdaresine yönlendirildiği ve ilk olarak burada başvuru yapmış gibi işlem yapıldığı, buna karşılık ilk başvurunun İstanbul’da yapıldığı, İstanbul Göç İdaresinin hatasının kendisine ödetilmeye çalışıldığı, başvurularında üniversite öğrenciliğine dair tüm belgelerin ibraz edilmesine rağmen idarece ‘Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar’ kapsamına dahil edilerek talebin reddedilmesinin ve redde ilişkin işlemin iki ay sonra tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ret gerekçesini sormak maksadıyla idareye gidildiğinde kuruma alınmamasının, görevlilerin tutumunun yanlış olduğu, kendisine atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığı, öğrenci olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği” iddia ve ifade edilerek “adına öğrenim nedeniyle ikamet izni düzenlenmesinin temini” talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 6328 sayılı Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge isteme” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında 06/12/2021 tarih ve sayılı yazı ile Göç İdaresi

Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1. Anılan yazıda özetle; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesinde yer alan “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmüne istinaden, Kurumunuz tarafından başvuru konusu talebe yönelik olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılamayacağının, a. Somut olay İdarenizce dostane bir şekilde çözüme kavuşturulamıyor ise; şikâyetçinin talebinin çözümüne yönelik olarak İdareniz tarafından “DOSTANE ÇÖZÜME” ulaşılamamasının ve şikâyetçinin talebine uyulmamasının hukuki gerekçelerine ilişkin bilginin,

b. Şikâyetçinin yukarıda özetlenen iddiaları ve buna ilişkin mezkûr talepleri hakkında idari ve hukuki değerlendirmeniz ile Kurumumuzun 15/10/2021 tarih ve sayılı gönderme kararı da göz önünde bulundurularak yapılan veya yapılması planlanan bir işlem olup olmadığı bilgisinin, şikâyetçinin talebi yerine getirilecekse süreç hakkında bilginin,

c. Şikayetçinin, 19.11.2020 tarihinde yaptığı öğrenci ikamet izni başvurusunu İstanbul ili için yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeler ile şikayetçinin “İstanbul İl Göç İdaresinin randevu vermeden kendisini beklettiği, sonrasında Ankara İl Göç İdaresine yönlendirildiği ve burada ilk olarak başvuru yapılmış gibi işlem yapıldığı,” iddiası karşısında, İstanbul İl Göç İdaresi tarafından 19.11.2020 tarihli başvuru neticesinde şikayetçinin bilgilendirilmesi dâhil olmak üzere tesis edilen işlemlere ilişkin bilgi belgeler ile bahse konu iddialara ilişkin açıklamalarınızın, d. Öğrenim nedeniyle ikamet izni verilmesi istemiyle şikayetçi tarafından İstanbul ve Ankara Göç İl

Müdürlükleri nezdinde yapılan tüm başvurulara ilişkin dilekçeler ile belirtilen başvurular üzerine tesis edilen tüm işlemlerin,

e. Şikâyet konusuna ilişkin diğer tüm bilgi ve belgeler ile açıklamalarınızın, ayrıca konuyla ilgili olduğu mütalaa edilen diğer bilgi ve belgeler ile görüşlerinizin; 12/10/2018 tarihli ve 30563 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesindeki esaslar ve iyi yönetim ilkeleri dikkate alınarak şikâyet konusunun çözümüne esas teşkil eden tüm bilgi ve belgeler ile kanuni dayanakları ve ikincil mevzuatı da içerecek şekilde hukuki mütalaanın gönderilmesi istemine yer verilmiştir.

3. Kurumumuzun yukarıda yer verilen bilgi ve talebi üzerine gönderilen Göç İdaresi Başkanlığının 30/12/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; “Ekte sunulan İstanbul Valiliği

İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün 29/12/2021 tarih sayılı yazısında şikayetçinin 19/11/2020 tarihinde İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne öğrenci ikamet izni için başvuruda bulunduğunun tespit edildiği, ilgili Valilikçe şikayetçi tarafından başvurusunun incelendiği ve “Yabancının İkamet İzni” kayıt formunda öğrenci bilgileri kısmında Ankara Üniversitesi’nde doktora eğitimi alınacağının belirtildiğinin ancak üniversiteye başvuru evrakını teslim edilmediğinin anlaşıldığı, 6458 Sayılı Kanunun Uygulanmasına

İlişkin Yönetmeliğin 35’inci maddesinin 12’nci fıkrasının (b) bendinde “ Farklı bir ilde öğrenime devam edilecek olması durumunda öğrenime devam edilecek İl Valiliğince mevcut ikamet izni kesilerek yeni öğrenim süresi kadar ikamet izni düzenlenir” hükmü gereği şikayetçinin öğrenimini sürdüreceği İl

Valiliğine bağlı İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne başvuru yapmasının gerektiği, izah edilen sebeple ve ilgili mevzuat kapsamında şikayetçinin başvurusu kabul edilmediği; /

Başvuru konusu talebe ilişkin yapılan bir diğer incelemede ise; şikayetçinin 08/12/2021 tarihinde ülkemizden çıkış yaptığının tespit edildiği, bu haliyle ülkemize tekrar yasal olarak giriş yapması ve vize/vize muafiyet süresinde başvuru yapması durumunda başvuru yapmış olduğu İl Göç İdaresi

Müdürlüğü’nce yapmış olduğu başvurunun değerlendirmeye alınacağı; Aynı zamanda kayıt numaralı Ankara Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne yapmış olduğu öğrenci ikamet izni başvurusunun 6458 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca

“Türkiye’de doksan güne kadar kalacak yabancılar, vatandaşı oldukları veya yasal olarak bulundukları ülkedeki konsolosluklardan geliş amaçlarını da belirten vize alarak gelirler. Vizenin veya vize muafiyetinin

Türkiye’de sağladığı kalış süresi her yüz seksen günde doksan günü geçemez.” hükmü gereğince 90 günü aşan vize ihlali sebebi ile ret edildiği; Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına

İlişkin Yönetmeliğin 161’inci maddesinin Geçici Madde 1 başlığının üç ve dördüncü fıkralarında; (3) İkamet izni başvuruları konsolosluklardan alınmaya başlanıncaya kadar 10 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen her yüz seksen günde doksan gün kalış süresini tamamlayan yabancıların, vize alarak sınır kapılarına gelmeleri durumunda, en geç on gün içerisinde ikamet izni başvurusunda bulunmayı kabul etmeleri kaydıyla ülkeye girişlerine izin verilir.” (4) Üçüncü fıkra kapsamındaki on günlük süre içinde ikamet izni başvurusunda bulunmayan yabancılar hakkında giriş yaptıkları tarih ile çıkış yapacakları tarih aralığındaki süre vize ihlali süresi olarak kabul edilir ve Kanunun sınır dışı etmeye ilişkin hükümleri kapsamında işlem yapılır. Bu yabancılardan ihlal ettikleri süreye karşılık gelen harç miktarı ülkeye giriş tarihinden itibaren hesaplanarak alınır.” düzenlemelerinin bulunduğu, Öğrenci ikamet izninin şartları ise 6458 sayılı Kanunun 39’nci maddesinde “Öğrenci ikamet izinlerinin verilmesinde aşağıdaki şartlar aranır: a) 38 inci madde kapsamındaki bilgi ve belgeleri ibraz etmek b) 7 nci madde kapsamına girmemek c)Türkiye’de kalacağı adres bilgilerini vermek hükmü amirdir. Söz konusu

Kanunun 7’nci maddesinin birinci fıkrası c bendinde, 15’inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancıların Türkiye’ye girişine izin verilmeyeceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 15’inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendinde

“Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacının haklı nedenlere dayandıramayanlar” hükmünün yer aldığı; Aynı Kanunun 40’ıncı maddesinde; “Aşağıdaki hallerde öğrenci ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi uzatılmaz: a) 39 uncu maddede aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması b) Öğrenimin sürdürülemeyeceği konusunda kanıtların ortaya çıkması c) Öğrenci ikamet izninin veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi d) Hakkında geçerli sınır dışı etme kararı veya

Türkiye’ye giriş yasağı bulunması hükmü” düzenlemelerinin bulunduğu, şikayetçinin öğrenci ikamet izni reddi işleminin ve İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne yapmış olduğu ikamet izni başvurusunun izah edilen sebepler ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis edildiği” belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve

Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir….” ,

4.1. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinin birinci fıkrasında “ Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”

5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”

6. Yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla kabul edilen 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu

“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında; j) İkamet izni: Türkiye’de kalmak üzere verilen izin belgesini, ü) Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi, v) Yabancı kimlik numarası: 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca yabancılara verilen kimlik numarasını….ifade eder.”

6.1. “Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar” başlıklı 7’nci maddesinde “(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar (2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır. (3)

(Ek:6/12/20197196/70 md.) Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir.

6.2. “Türkiyeye Giriş Yasağı” başlıklı 9’uncu maddesinin 4’üncü fıkrasında “ (Değişik:6/12/20197196/71 md.) Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla, Türkiye’ye giriş yasağı kararı alınmayabilir.”

6.3. “İkamet izni” başlıklı 19’uncu maddesinde “1) Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder.”

6.4. “Türkiye içinden yapılabilecek ikamet izni başvuruları” başlıklı 22’nci maddesinde “İkamet izni başvuruları, aşağıdaki hâllerde istisnai olarak valiliklere de yapılabilir: a) Adli veya idari makamların kararlarında veya taleplerinde b) Yabancının Türkiye’den ayrılmasının makul veya mümkün olmadığı durumlarda

/

c) Uzun dönem ikamet izinlerinde ç) Öğrenci ikamet izinlerinde d) İnsani ikamet izinlerinde e) İnsan ticareti mağduru ikamet izinlerinde f) Aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçişlerde g) Türkiye’de ikamet izni bulunan anne veya babanın Türkiye’de doğan çocukları için yapacağı başvurularda ğ) Geçerli ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya değişikliğe uğramasından dolayı yeni kalış amacına uygun ikamet izni almak üzere yapılacak başvurularda h) 20 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapılacak ikamet izni başvurularında ı) Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayanların, kısa dönem ikamet iznine geçişlerinde

6.5. “İkamet izinlerinin tanzimi ve şekli” 23’üncü maddesinde “İkamet izinleri, pasaport veya pasaport yerine geçen belgelerin geçerlilik süresinden altmış gün daha kısa süreli, kalış amacına bağlı ve her yabancı için ayrı düzenlenir. İkamet izninin şekli ve içeriği Bakanlıkça, ikamet izni yerine geçen çalışma izninin şekli ve içeriği ise Bakanlık ve ilgili kurumlarca birlikte belirlenir.”

6.6. “Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddi, iptali veya uzatılmaması” başlıklı 25’inci maddesinde “Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddi, ikamet izninin uzatılmaması veya iptali ile bu işlemlerin tebliği valiliklerce yapılır. Bu işlemler sırasında, yabancının Türkiye’deki aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durumu ve çocuğun yüksek yararı gibi hususlar göz önünde bulundurulur ve ikamet iznine ilişkin karar ertelenebilir. İkamet izni talebinin reddi, iznin uzatılmaması veya iptali, yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Tebligatta, yabancının karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabileceği ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.”

6.7. “İkamet izinleri arasında geçişler” 29’uncu maddesinde “Yabancılar, ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya farklı bir gerekçenin ortaya çıkması hâlinde, yeni kalış amacına uygun ikamet izni talebinde bulunabilir. İkamet izinleri arasındaki geçişlere ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

6.8. “Öğrenci ikamet izni” başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasında “Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara öğrenci ikamet izni verilir.”; beşinci fıkrasında “(Ek: 28/7/2016-6735/27 md.) Kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla gelerek Türkiye’de öğrenim görecek yabancılara, öğrenim süresince ikamet izni verilebilir.”

6.9. “Öğrenci ikamet izninin şartları” başlıklı 39’uncu maddesinde; “(1) Öğrenci ikamet izninde

aşağıdaki şartlar aranır:

a) 38 inci madde kapsamındaki bilgi ve belgeleri ibraz etmek b) 7 nci madde kapsamına girmemek” c) Türkiye’de kalacağı adres bilgilerini vermek

6.10. “Öğrenci ikamet izni talebinin reddi, iptali veya uzatılmaması” başlıklı 40’ıncı maddesinde “(1)

Aşağıdaki hâllerde öğrenci ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi uzatılmaz: a) 39 uncu maddede aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması

b) Öğrenimin sürdürülemeyeceği konusunda kanıtların ortaya çıkması c) Öğrenci ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme kararı veya Türkiye’ye giriş yasağı bulunması

6.11. “Davete uyma yükümlülüğü” başlıklı 97’nci maddesinde “Yabancılar, başvuru sahipleri ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler; a) Türkiye’ye girişi veya Türkiye’de kalışı hakkında inceleme ihtiyacının doğması, b) Hakkında sınır dışı etme kararı alınma ihtimalinin bulunması, c) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili işlemlerin bildirimi, nedenleriyle ilgili valiliğe veya Genel Müdürlüğe davet edilebilirler. Davete uyulmadığında veya uyulmayacağına ilişkin ciddi şüphe olması durumunda yabancılar davet edilmeksizin kolluk tarafından getirilebilirler. Bu işlem, idari gözetim olarak uygulanamaz ve bilgi alma süresi dört saati geçemez.”

7. 17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yabancıların

Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin

Yönetmeliğin “Öğrenci ikamet iznine ilişkin esaslar” başlıklı 35’inci maddesinin birinci fıkrasında

“Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecekler ile aile ikamet izni bulunmayan ilk ve orta derecede öğrenim görecek yabancılar öğrenci ikamet izni almakla yükümlüdür. Uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahipleriyle ilgili hüküm saklıdır.” dokuzuncu fıkrasında “Kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla ülkemize getirilen yabancı öğrencilerden ülkemizde bulunduğu sürece iaşe, sağlık ve barınma giderlerinin ilgili kurumca karşılanacağını belirtir belge ile müracaatları durumunda gelir beyanı istenmez.”

7.1. “Öğrenci ikamet izni başvurusu” başlıklı 36’ncı maddesinde (1) Öğrenci ikamet izni başvurusu, öğrencinin ön kayıt işleminin tamamlanmasından sonra öğrenci ya da öğrenim göreceği okul tarafından, Genel Müdürlüğün belirleyeceği usul ve esaslara göre yapılır. Uluslararası Öğrenciler Değerlendirme

Kurulu Kararı ile yerleştirilenlerden ön kayıt şartı aranmaz. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Genel

Müdürlük ile Uluslararası Öğrenciler Değerlendirme Kurulu Sekretaryasınca birlikte belirlenir. (2) Öğretim kurumları, öğrenci ikamet iznini konsolosluklardan almak isteyenler için de başvuru yapabilir.

7.2. “Öğrenci ikamet izinlerinin düzenlenmesi” başlıklı 37’nci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara verilecek ikamet izni, ikamet izni müracaat tarihinden itibaren öğrenim programının tamamını kapsayacak şekilde düzenlenebilir. Normal eğitim süresinde mezun olamayan öğrencinin ikamet izni en fazla birer yıllık sürelerle ve azami eğitim süresini aşmayacak şekilde uzatılır. Mezun olan öğrencilerin ikamet izinleri mezuniyet tarihi itibariyle kesilir ve 26 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen on günlük süre mezuniyet tarihinden itibaren başlar.”

7.3. “Tebligat işlemlerine ilişkin usul ve esaslar” başlıklı 120’nci maddesinde “Bu Yönetmelikte yer alan tüm tebligat işlemlerinde 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

(2) Tebligata konu olan işlemler aşağıda belirtilen şekilde yerine getirilir:

a) Tebligatın şekli ve içeriği Genel Müdürlük veya valilik tarafından belirlenir.

b) Her tür tebligat, Genel Müdürlük tarafından belirlenecek dillerde yapılır.

c) Belirlenen dillerde sağlıklı bir tebligat işleminin gerçekleştirilemediğinde valilik tebligata en uygun dili belirler.

ç) Özel ihtiyaç sahiplerinin durumu tebligat işlemlerinde de gözetilir.

d) Tebliğler ilgiliye veya yasal temsilcisine ya da avukatına yapılır.

e) İlgili kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında kendisi veya yasal temsilcisi bilgilendirilir.

(3) Tebligat işlemleri, kayıtlı elektronik posta aracılığıyla da yapılabilir. Yabancılara Kayıtlı Elektronik

Posta adresi tahsis edilmesi ve bu sistemin kullanımıyla ilgili usul ve esaslar 19/1/2013 tarihli ve 28533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği çerçevesinde yürütülür.

8. Ülkemizin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin anayasal konularda danışma organı olarak görev yapan, Konsey bünyesinde “bağımsız düşünce kuruluşu” gibi çalışan, Türkiye’nin 1990 yılında kuruluşundan bu yana üyesi olduğu, resmi adı “Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu” olmakla birlikte genel kurul toplantılarının Venedik’te yapılması nedeniyle Venedik Komisyonu olarak tanınan komisyonun 11-12/03/2016 tarihli 106’ncı genel kurul toplantısında kabul edilen “Hukuk Devleti

Kontrol Listesi”nin

“(a) Kanunilik” “1- Hukukun Üstünlüğü” başlıklı bölümünde “Düzenleyici işlemler, kanun tarafından gerekli görüldüğü durumlarda, gecikme olmaksızın kabul edilmekte midir?” sorusuna yer verilmiş, 46’ncı maddede “Hukuk sadece Anayasayı, uluslararası hukuku, yazılı kanunlar ve yönetmelikleri değil, aynı zamanda bağlayıcı doğası olan teamül hukuku kuralları gibi, uygun olduğunda, hakimin yarattığı hukuku da kapsamaktadır. Hukuk erişilebilir ve öngörülebilir olmalıdır.” (b) “Hukuki Belirlilik-3. Kanunların öngörülebilirliği” başlıklı bölümde yer alan 58’inci maddede

“Öngörülebilirlik sadece kanunun uygulanışının önceden beyan edilmiş ve etkilerinin öngörülebilir olması ile sınırlı değildir; aynı zamanda hukuk, öznelerin hukuka uygun şekilde davranışlarını yerine getirmesine olanak verecek şekilde yeterli bir kesinlik ve açıklıkta olmalıdır.”; 59’uncu maddede “Gerekli öngörülebilirlik derecesi kanunun türüne bağlıdır. Özellikle öngörülebilirlik ceza kanunları için çok önemlidir. Olası tehlikelere karşı alınan tedbirlerin önemi giderek artmaktadır; değişen teknolojinin bir sonucu olarak çoğalan riskler nedeniyle bu meşru bir değişimdir. Ancak, risk hukuku gibi, kanunlarda önleyici bir yaklaşımın uygulandığı alanlarda, devlet müdahalesinin ön koşulları daha geniş ve belirsiz bir şekilde tasarlanmaktadır; ama hukuk devletine göre, öngörülebilirlik arka plana konulamaz.”

Aynı bölümün “4. Hukukun İstikrarlı ve Tutarlı Olması” alt başlığı altında yer alan 60’ıncı maddede

“Yasama ve yürütmenin faaliyetlerinin istikrarlı ve tutarlı olması bireylerin ilerideki faaliyetlerini planlayabilmesine olanak sağlar. Ancak, tutarlılık kendi başına yeterli değildir; hukuk aynı zamanda değişikliklere uyum sağlayabilecek şekilde olmalıdır. Hukuk değişebilir; ancak bu değişim meşru beklentileri olumsuz etkilemeyecek şekilde, toplumsal tartışma ve bilgilendirme yöntemleri kullanılarak oluşturulmalıdır.”

“5. Meşru Beklenti” alt başlığı altında yer alan 61’inci maddesinde “Ulusal hukuklardan oluşan Avrupa

Birliği hukukunda, hukuki beklentiler prensibi hukuki belirlilik ilkesinin bir parçasıdır. Bu ilke, kamu kuruluşlarının sadece hukuka uymasını değil aynı zamanda hukukun öngördüğü meşru beklentilere de uygun şekilde davranması düşüncesini ifade etmektedir. Meşru beklenti doktrinine göre, iyi niyet içerisinde hukuka uygun bir şekilde hareket edenlerin, meşru beklentileri korunmalıdır. Ancak istisnai hallerde, yeni durumların ortaya çıkması neticesinde yapılacak olan meşru beklentileri göz ardı edecek nitelikteki kanun

değişiklikleri haklı sayılabilir. Bu doktrin sadece kanunlara uygulanmaz, ayrıca kamusal otoriteleri tarafından verilen bireysel kararlar için de uygulanır.”

“(c) Yetkinin Kötüye Kullanılmasının Önlenmesi” başlıklı bölümde yer alan 65’inci maddede

“Yürütmenin kontrolsüz bir şekilde takdir yetkisine sahip olması hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Sonuç olarak, kanun yetkinin kötüye kullanımı önlemek amacıyla, takdir yetkisinin kapsamını düzenlemelidir.”; 66’ncı maddede “Takdir yetkisinin kötüye kullanımı yargı ve diğer bağımsız organlar tarafından denetlenmelidir. Mevcut başvuru yolları net ve kolayca ulaşılabilir olmalıdır.”; 67’nci maddede “Kamu denetçisi veya çekişmesiz yargı organlarına erişim de uygun olabilir.”; 68’inci maddede “Gerekçelendirme yükümlülüğü idari işlemler açısından da uygulanabilmelidir.”

(d) “Hukuk Önünde Eşitlik ve Ayrımcılık Yasağı” başlıklı bölümde yer alan 70’inci maddede

“Kanunlar eşitlik ilkesine uygun olmalıdır: benzer durumlara eşit bir şekilde, farklı durumlara farklı bir şekilde yaklaşmalı ve herhangi bir ayrımcılığa yol açabilecek potansiyelde olan nedenlere karşı eşitliği sağlayacak hukuki güvenceyi sağlamalıdır.”; 73’üncü maddesinde “Hukuk devleti evrensel olarak herkesin hukuka tabi olmasını gerekli kılar. Hukuk devleti ilkesi, kanunların eşit ve sürekli bir şekilde uygulanması anlamına gelir. Ancak eşitlik şekli bir koşul değildir, kanun düzenlemeleri uygulamada da eşit muameleye yol açabilmelidir. Bu sonuca ulaşabilmek için farklı muamelelerin yapılması kabul edilebilir ve hatta gerekli olabilir. Örneğin, pozitif ayrımcılık kısıtlı koşullarda eşitliği önemli ölçüde sağlayabilecek ve böylelikle geçmişteki dezavantajlar veya dışlanmaların ortadan kaldırılmasını sağlayacak bir yöntem oluşturabilir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde; şikayet konusu hususta; Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burslusu olarak Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Doktora Programına kayıt hakkı kazandığı belirtilen şikayetçi tarafından okula kayıt yaptırdığı 18/11/2020 tarihini takip eden gün olan 19/11/2020 tarihinde adına öğrenci ikamet izni düzenlenmesi istemiyle İstanbul İl Göç idaresi Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğu, İstanbul İl Göç idaresi Müdürlüğü’nün 29/12/2021 tarihli yazısında başvuru evrakının teslim edilmediğinin belirtildiği, bu hususun şikayetçiye yazılı olarak bildirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, şikayetçi tarafından eğitim göreceği il olan Ankara İl Göç Müdürlüğüne yapılan başvurunun ise doksan günü aşan vize ihlali nedeniyle reddedildiği, idare hukuka hakim olan “idarenin bütünlüğü ilkesi” uyarınca ilk başvuru tarihi olan 19/11/2020 tarihi esas alınmak suretiyle eksik belgeler usulüne uygun olarak muhataba bildirilmek suretiyle belgelerin tamamlanmasına yönelik işlem tesis edilmesi gerektiği kanaatiyle başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

/

10. 1 numaralı paragrafta kısa açıklamasına yer verildiği üzere başvuran tarafından özetle; Türkiye’ye giriş yaptığı 06/09/2020 tarihten itibaren doksan gün geçmeden üniversiteye kaydını yaptırdıktan bir gün sonra 19/11/2020 tarihinde öğrenci ikamet izni için İstanbul’dan başvuru yapıldığı, İstanbul İl Göç

İdaresinin randevu vermeden kendisini beklettiği, sonrasında Ankara İl Göç İdaresine yönlendirildiği ve ilk olarak burada başvuru yapmış gibi işlem yapıldığı, buna karşılık ilk başvurunun İstanbul’da yapıldığı, İstanbul Göç İdaresinin hatasının kendisine ödetilmeye çalışıldığı, başvurularında üniversite öğrenciliğine dair tüm belgelerin ibraz edilmesine rağmen idarece ‘Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar’ kapsamına dahil edilerek talebin reddedilmesinin ve redde ilişkin işlemin iki ay sonra tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ret gerekçesini sormak maksadıyla idareye gidildiğinde kuruma alınmamasının, görevlilerin tutumunun yanlış olduğu, kendisine atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığı, öğrenci olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği” iddia ve ifade edilerek “adına öğrenim nedeniyle ikamet izni düzenlenmesinin temini talep edilmektedir.

11. Başvuranın aynı konudaki 2021/16568 dosya numaralı ve 29/09/2021 tarihli başvurusunda özetle; “2020 yılının Şubat ayında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burs programının lisansüstü Doktora programına burs numarası ile başvurulduğu, başvurunun kabulü üzerine

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün Radyo, TV ve Sinema Bölümünden kabul onayı alındığı, resmi kayıt prosedürünün 18/11/2020 tarihinde tamamlandığı, ikamet izni ve sağlık sigortası hususunda YTB tarafından destek verilmediği, öğrenci ikamet izni verilmesi talebiyle ilk olarak 19/11/2020 tarihinde kayıt numaralı başvurunun İstanbul’dan yapıldığı, daha sonra okulun

Ankara’da bulunması nedeniyle müracaatın yapılması gereken 15/02/2021 tarihinde 021-79-0178830 kayıt numaralı ikinci başvurunun Ankara İl Göç İdaresine yapıldığı, 11/03/2021 tarihinde tüm belgelerin ibraz edildiği ancak başvurunun reddedildiğinin 2021 yılı Mayıs ayında posta yoluyla bildirildiği, okulun bitirilmesi için ikamet iznine ihtiyaç duyulduğu, bu hususta her mecraya başvurulduğu, sonuç alınamaması nedeniyle burs programı olanaklarından yararlanılamadığı, sağlık durumunun bozulduğu, derslerin olumsuz etkilendiği” iddia ve ifade edilerek “öğrenim nedeniyle ikamet izni alınması talebiyle yapılan başvurunun yeniden değerlendirilmesinin temini”nin talep edildiği görülmektedir.

12. 2021/16568 sayılı dosyada Kurumumuzca verilen 15/10/2021 tarihli Gönderme Kararında 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında Dostane Çözüm seçeneği ile birlikte başvuranın iddialarının değerlendirilmesi karara bağlanmıştır.

13. Yukarıda yer verilen Gönderme Kararının tebliği üzerine Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı

Göç İdaresi Başkanlığı tarafından 26/10/2021 tarih ve sayılı yazı ile verilen cevapta özetle; adı geçen yabancı hakkında GöçNet sisteminde yapılan incelemede; adı geçenin ülkemize son olarak 06/09/2020 tarihinde giriş yaptığı, 19/11/2020 tarihinde https://e¬ikamet.goc.gov.tr/ adresinden

İstanbul ili için öğrenci ikamet izni başvurusunda bulunduğu, akabinde 15/02/2021 tarihinde Ankara ili için öğrenci ikamet izni talebinde bulunduğu ve Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından başvurusunun

“90 günden fazla vize muafiyeti süresini aştığı” gerekçesiyle reddedildiği, 6458 sayılı Kanunun “İkamet izni” başlıklı beşinci maddesinin “Türkiye’de, vize veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur…” hükmüne amir olduğu, bu kapsamda, vize veya vize muafiyeti süresinden sonra ikamet izni başvurunda bulunan adı geçen yabancının reddedilen öğrenci ikamet izni talebinin 6458 sayılı Kanunun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında yeniden

/

değerlendirmesine imkan bulunmamakta olup yabancının vize veya vize muafiyeti kapsamında ülkemize tekrardan giriş yapması halinde talebinin değerlendirilebileceği dile getirilmiştir.

14. Anayasa’nın 42’nci maddesinde vatandaş ve vatandaş olmayan yabancı ayrımı gözetmeksizin herkesin eğitim hakkına sahip olduğu vurgulanmaktadır. Ancak eğitim hakkının kazanılmasının tek başına ülkede ikamet edilmesine müsaade edilmesi için yeterli değildir. Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de vatandaş olmayan yabancıların ikamet amacına uygun izin alması ve bunun için mevzuatta öngörülen yükümlülükleri yerine getirmesi zorunludur. Aksi takdirde sınır dışı edilmeye kadar uzanan tedbirler uygulanabilecektir.

15. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Komisyonu (Komisyon) Foreign Students/Birleşik Krallık (B. No:

7671/76, 9/5/1977) kararında Birleşik Krallık’ta yabancı öğrenci statüsünde eğitim alırken sınır dışı edilmelerine karar verilen başvurucuların sınır dışı edilmeleri sebebi ile eğitim haklarının ihlal edildiği şeklindeki iddialarını değerlendirmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ün 2. maddesinde öngörülen eğitim hakkının yabancı kişilere eğitim için bulundukları ülkede kalma konusunda bir hak bahşetmeyeceğini belirten Komisyon, yabancı kişilerin bu gibi taleplerinin -göç yönetimi gibi sebeplerle- reddinin eğitim hakkına müdahale teşkil etmeyeceğini belirtmiş ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar vermiştir.

16. Jasmine Sorabjee/Birleşik Krallık (B. No: 23938/94, 24/4/1994) başvurusunda; annesi Hindistan uyruklu, babası ise Birleşik Krallık vatandaşı olan 26/3/1992 tarihinde doğumla Birleşik Krallık vatandaşlığını kazanan başvurucunun anne ve babası boşanmıştır. Boşanmasının ardından başvurucunun annesi ülkeye izinsiz giriş yapmaktan dolayı 1/7/1994 tarihinde sınır dışı edilmiş, başvurucunun velayeti annesinde olduğu için başvurucu da annesi ile birlikte Birleşik Krallık’tan ayrılmak zorunda kalmıştır.

Başvurucu, başvurusunda özel hayata saygı hakkının, eşitlik ilkesinin ve kötü muamele yasağının ihlali gibi iddiaların yanı sıra annesinin sınır dışı edilmesi sebebi ile Birleşik Krallık standartlarında eğitim almaktan mahrum kalması ve bu durumun ileride Birleşik Krallık’ta üniversite eğitimi almasını güçleştirmesi sebebi ile eğitim hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Komisyon yapmış olduğu değerlendirme neticesinde; başvurucunun annesine eşlik ederek Birleşik Krallık’tan ayrılmasının göç yönetimi gibi meşru bir amaçla gerçekleştiğini, bu durumun eğitim hakkından yoksun bırakma olarak yorumlanamayacağını belirtmiş ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar vermiştir.

17. Somut uyuşmazlığın temelini oluşturan eğitim hakkı hususunda yapılan değerlendirmede Anayasa

Mahkemesi’nin önceki kararlarında eğitim hakkının yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28) karar verdiği görülmüştür. Şikayetçinin dahil olduğu doktora seviyesindeki lisansüstü eğitim de bu kapsamda değerlendirilmelidir.

18. Vatandaş olmayan bir yabancının Türkiye’de eğitim almaya hak kazanması doğrudan, ikamet hakkı sağlamamaktadır. Bunun için mevzuata uygun olarak ikamet izni alınması bir zorunluluktur. Bu hususta yabancının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi, bu kapsamda ikamet izni başvurusunda bulunarak gerekli evrakları ibraz etmesi gerekmektedir. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ikamet başvurusu değerlendirilemeyecektir. Bununla birlikte; eksik bilgi ve belge ile başvuru yapan yabancıların eksik bilgi ve belgeler konusunda bilgilendirilmeleri ve eksikliklerin giderilmesi hususunda yabancıya makul bir süre verilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eksikliklerin giderilmesinin ardından ikamet izni verilmesi konusunda idarenin Devletin egemenlik hakkına dayanan takdir yetkisinin bulunduğunda ise şüphe bulunmamaktadır.

19. Danıştay 10’uncu Dairesi başka bir kararında da ikamet izinleri konusunda Devletin egemenlik hakkı kapsamında takdir yetkisinin genişliğine vurgu yapılmakta, bununla birlikte 6458 sayılı

Kanun kapsamında yapılacak değerlendirmelerin somut tespitlere dayanması gerekliliği göz ardı edilmemektedir. (Danıştay 10. Dairesi, 10/06/2021 tarih ve E: 2016/2192, K:2021/3234)

20. Başvuru konusu somut uyuşmazlık, şikayetçinin öğrenci ikamet izni verilmesi istemiyle yaptığı başvuru sürecinden kaynaklanmaktadır. Şikayetçi tarafından ilk olarak YTB burslusu olarak Ankara

Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde doktora programına kayıt yaptırıldığından ve derslerin uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirileceğinden bahisle 90 günlük vize süresi içinde İstanbul Göç İdaresi İl

Müdürlüğü’ne başvurulduğu, İstanbul Göç İdaresi İl Müdürlüğünce başvuru ekinde öğrenciliği gösteren belge bulunmadığı, kayıt yaptırılan programın İstanbul sınırları dışında olması nedeniyle başvurunun reddedildiğinin belirtildiği, ancak söz konusu hususların şikayetçinin eksiklikleri gidererek yetkili idare nezdinde başvurmasına olanak tanıyacak makul bir sürede kendisine bildirilmediği, şikayetçi tarafından

Ankara Göç İdaresi İl Müdürlüğüne yapılan başvurunun da 90 günü aşan vize ihlali sebebi ile ret edilmesi üzerine şikayetçinin uzaktan eğitim yoluyla eğitim göreceğinden sınır dışı edilme tehlikesine binaen 08/12/2021 tarihinde Türkiye’den çıkış yaptığı anlaşılmıştır.

21. İkamet izni başvuruları 6458 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ile Göç İdaresi Genel

Müdürlüğü’nün 11/02/2016 tarihli ve 5753 sayılı, “e-İkamet İşlem Süreçleri ve Genel İlkeler” konulu yazısı ekinde yer alan “e-İkamet İşlem Süreçleri ve Genel İlkeler” başlıklı kılavuz çerçevesinde, idarenin, Devletin egemenlik hakkına dayanan geniş takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmekte olup başvuranların söz konusu mevzuat ile getirilen başta davete icabet etme, bilgi ve belge ibraz yükümlülükleri olmak üzere tüm yükümlülüklere eksiksiz olarak riayet etmeleri beklenmektedir.

22. Uygulama Yönetmeliğinin 22’nci maddesi uyarınca başvuru sırasında eksik ya da ihtiyaç duyulacak tamamlayıcı bilgi ve belgelerin yabancıya bildirilmesi gerekmekte olup bildirim tarihinden itibaren otuz gün içerisinde bilgi ve belgelerin tamamlanmaması halinde başvuru işlemden kaldırılacaktır.

23. Somut uyuşmazlıkta; başvuranın uzaktan eğitim göreceği Ankara ili yerine hataen İstanbul

İl Göç İdaresine müracaat ettiği, ikamet izni başvuru sürecinde bilgi belge eksikliklerinin giderilmesinin

İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünce Yönetmeliğin 22 ve 120’nci maddesine uygun olarak gerçekleştirilmediği, idarenin bütünlüğü ilkesi kapsamında İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünde yapılan başvuruda yanlış idareye müracaat ettiğinin ya da başvurudaki eksikliklerin bildirilmemesinin başvuranda değerlendirmenin devam ettiği yolunda meşru beklenti oluşturduğu, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün makul süre içerisinde başvuranın, eğitim göreceği il olduğu için ilk başta müracaat etmesi gereken Ankara

İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne yönlendirmediği veya başvuru belgelerini ilgili İl Göç İdaresi Müürlüğüne gönderme yoluna gitmediği, bu nedenle başvurucunun vize süresi bakımından ihlalli duruma düştüğü ve sınır dışı edilmemek için ülkeden çıkış yapmak durumunda kaldığı, bu sebeple şikayetçi tarafından yeniden ülkeye giriş yapılarak başvuru yapılması halinde başvurunun mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi ve hukuk devleti ilkesi kapsamında yetkili idare gösterilmek ve eksik bilgiler tamamlatılmak suretiyle gerekli işlemlerin ilgiye tebliği işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi noktasında daha özenli hareket edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmekte olup Kurumumuzca şikayet konuları iyi yönetim ilkeleri kapsamında da değerlendirilmektedir.

Somut uyuşmazlıkta söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları da göz önünde bulundurularak başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde haklı beklentiye uygunluk, dinlenilme hakkı, bilgi edinme hakkı, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idarenin tüm işlemlerinde iyi yönetim ilkelerine uyması beklenmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlemine karşı yetkili Mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULÜNE;

Şikayetçi tarafından yeniden ülkeye giriş yapılarak başvuru yapılması halinde başvurunun mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi, genel olarak ikamet izni başvurularında eksik bilgiler tamamlatılmak suretiyle değerlendirme yapılması usulüne uygun olarak hareket edilmesi, öğrenci ikamet izni işlemlerinde eğitim hakkı kapsamında mağduriyet oluşmaması için başvurulardaki bilgi belge eksikliklerinin giderilmesinde usulüne uygun olarak makul sürede bildirim yapılması ve başvuru sahiplerinin yetkili idareye yönlendirilmesi hususunda daha özenli davranılması hususlarında TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI GÖÇ İDARESİ

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI GÖÇ İDARESİ

BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdarece bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi