|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, Türk vatandaşlığına geçiş başvurusu yapan bir yabancının, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etme şartını taşımadığı gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir. İlgili mevzuat, Türk vatandaşlığının kazanılmasında belirli şartların arandığını ve bu şartların sağlanmasının, vatandaşlık kazanımında mutlak bir hak doğurmadığını belirtmektedir. Devletin, vatandaşlık verme konusunda egemenlik hakkı çerçevesinde geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır.
Başvuranın, öğrenim ve turistik amaçlarla aldığı ikamet izinlerinin, Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmediği vurgulanmıştır. İlgili yönetmelik ve kanun hükümleri, bu tür ikamet izinlerinin vatandaşlık başvurusunda dikkate alınamayacağını açıkça belirtmektedir. Sonuç olarak, başvuranın gerekli ikamet şartlarını taşımadığı ve bu nedenle başvurusunun reddedildiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, Türk vatandaşlığına geçiş sürecinde aranan şartların ve devletin takdir yetkisinin önemini ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9371-S.22.14429
BAŞVURU NO : 2022/1907
KARAR TARİHİ : 26/07/2022
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın vatandaşlık başvurusu için düzenlenen ikamet
BAŞVURUNUN KONUSU :
şartını taşıdığının tespit edilmesi ve başvurularının değerlendirmeye alınması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi adına vekili özetle; başvuranın 2011 yılından itibaren Türkiye’de yasal bir şekilde ikamet
ettiğini, 17/09/2018 tarihinde Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduğunu, mezun olduktan sonra ülkeyi terk etmediğini ve yasal bir şekilde ikamet izni alarak kalmaya devam ettiğini, Türk vatandaşlığını genel yollar ile kazanmak isteyen müvekkilin gerekli bütün şartları taşıdığını ve evraklar ile birlikte Ankara Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu ancak idare tarafından müvekkilin başvuru tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl ikamet etmiş olma şartını taşımadığı belirtilerek başvurunun reddedildiğini fakat müvekkilin 2016 yılından itibaren kesintisiz almış olduğu ikamet izinleri ve 2015 yılından itibaren giriş çıkış kayıtları hesaplandığında müvekkilin son beş yılda yurt dışında geçirdiği sürenin toplam 137 gün olduğunu ifade ederek; vatandaşlık başvurusu için düzenlenen ikamet şartını taşıdığının tespit edilmesini ve başvurularının değerlendirmeye alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzca yazılan bilgi belge talep yazısına cevaben alınan
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 24/06/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Yapılan araştırma sonucunda, Göç İdaresi Başkanlığının ikamet izinleri raporu incelendiğinde
30/09/2019-08/10/2020 tarihleri arasında kısa dönem (e) bendi turistik amaçlı ikamet izninin olduğunun anlaşıldığı, adı geçenin bir yıldan fazla turistik amaçlı ikamet izni ile ülkemizde kaldığı,
2.2) Yasal ikamet izni olmaksızın veya yasal olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen;
sığınma veya iltica başvuru sahibi, sığınmacı, öğrenim, turistik, öğrenim gören çocuğuna refakat, tedavi gibi amaçlarla alınan ikamet izinlerinin Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmediği,
2.3) İran vatandaşı adına vekaleten 03/01/2022 tarihinde Ankara
Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne vatandaşlık başvurusunda bulunulduğu, başvuru makamınca mevzuat kapsamında yapılan inceleme sonucunda başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet süresi içerisinde toplam 1 yıldan fazla turistik amaçlı ikamet iznine tabi olduğu, dolayısıyla vatandaşlık başvurusu için beş yıl ikamet şartını taşımadığı anlaşıldığından başvurunun işleme alınmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
3.1) “Türk vatandaşlığı” başlıklı 66 ncı maddesinde; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan
herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 04/04/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun “Kısa dönem
ikamet izni” başlıklı 31 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen yabancılara kısa dönem
ikamet izni verilebilir:
a) Bilimsel araştırma amacıyla gelecekler b) Türkiye’de taşınmaz malı bulunanlar c) Ticari bağlantı veya iş kuracaklar
ç) Hizmet içi eğitim programlarına katılacaklar d) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar ya da öğrenci değişim programları çerçevesinde eğitim veya benzeri amaçlarla gelecekler e) Turizm amaçlı kalacaklar f) Kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıklardan birini taşımamak kaydıyla tedavi görecekler g) Adli veya idari makamların talep veya kararına bağlı olarak Türkiye’de kalması gerekenler ğ) Aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçenler h) Türkçe öğrenme kurslarına katılacaklar ı) Kamu kurumları aracılığıyla Türkiye’de eğitim, araştırma, staj ve kurslara katılacaklar i) Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayanlardan mezuniyet tarihinden itibaren altı ay içinde müracaat edenler j) Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu k) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları”
5.1) “Öğrenci ikamet izni” başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Türkiye’de bir
yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara öğrenci ikamet izni verilir.”
6) 29/05/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “Türk vatandaşlığının
kazanılması halleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.”
6.1) “Sonradan kazanılan vatandaşlık” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Sonradan kazanılan Türk
vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.” 6.2.) “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz. (2) (Ek: 19/10/2017- 7039/28 md.) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir.”
6.3) “Başvuru için aranan şartlar” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; a) Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.”
6.4) “İkamet ve sürelerin hesaplanması” başlıklı 15 inci maddesinde; “Bir yabancı için ikamet, Türk
kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Türk vatandaşlığını kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet süresi içinde toplam oniki ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen süreler bu Kanunda öngörülen ikamet süreleri içinde değerlendirilir.”
6.5) “Yönetmelik” başlıklı 46 ncı maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
7) 06/04/2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu
Yönetmeliğin uygulanmasında; h) İkamet: Yabancının yasal ikamet izniyle Türkiye’de bulunmasını… ifade eder.”
7.1) “Türk vatandaşlığının genel olarak kazanılmasında müracaat makamlarınca başvurunun işleme
alınması ve uygulanacak esaslar” başlıklı 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı hakkında müracaat makamınca ön inceleme yapılarak; a) Kendi milli kanununa, vatansız ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmayan, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmeyen, c) Yasal ikamet izni olmaksızın veya yasal olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen; sığınma veya iltica başvuru sahibi, sığınmacı, öğrenim, turistik, öğrenim gören çocuğuna refakat, tedavi gibi amaçlarla ikamete bağlandığı anlaşılan, ç) Herhangi bir suçtan dolayı yargılaması devam eden veya hükümlü ya da tutuklu olan, d) 17 nci maddede belirtilen belgeleri ibraz edemeyen, kişilerin başvurusu kabul edilmez ve bu husus yazılı olarak ilgilisine bildirilir.”
7.2) “Yabancının ikameti ve ikamet sürelerinin hesaplanması” başlıklı 71 inci maddesinin birinci
fıkrasında; “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı için ikamet sürelerinin geçerliliği ve
hesaplanmasında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır:
a) Yabancının Türkiye’de ne kadar süre ile ikamet ettiği il emniyet müdürlüğünce verilen ikamet tezkeresi ve Türkiye’ye giriş ve çıkış tarihlerini gösteren belge ile belirlenir.
b) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı, aranan ikamet süresi içinde toplam altı ayı geçmemek
üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen toplam altı ayı geçmeyen süre, öngörülen ikamet süresi içinde değerlendirilir.
c) Yabancının ikamet süresi içinde toplam altı aydan fazlasını Türkiye dışında geçirmesi ya da geçerli ikamet izni olmaksızın veya ikamet izni almadan altı aydan fazla Türkiye’de bulunması ikamet süresini keser ve bu tarihten önceki ikamet süreleri dikkate alınmaz.
ç) Yasal ikamet izni olmaksızın veya yasal olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen; sığınma veya iltica başvuru sahibi, sığınmacı, öğrenim, turistik, öğrenim gören çocuğuna refakat, tedavi gibi amaçlarla alınan ikamet tezkeresiyle ya da diplomatik veya konsüller ayrıcalıkla bağışıklık sağlayan yabancı misyon personeli kimlik kartıyla Türkiye’de ikamet edilmesi Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmez.
d) Türk vatandaşlığının kazanılmasında kabul edilmeyen ikamet nedenleri ile Türkiye’de bulunan kişinin sonradan geçerli sayılan bir nedenle ikamete bağlanması halinde önceki ikamet süreleri de hesaba katılır.
Bu hüküm, turistik amaçlı ikamet tezkeresi ile Türkiye’de bulunanlar hakkında uygulanmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, vatandaşlık başvurusu için düzenlenen ikamet
şartını taşıdığı hususunun tespit edilmesini ve başvurusunun değerlendirmeye alınmasını talep etmektedir.
10) Devletler, egemenlik hakları çerçevesinde vatandaşlığının kazanılmasına ve hangi nedenlerle
kaybedileceğine yönelik düzenleme yapma hakkına sahiptirler. Nitekim 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanunu’nun 1 inci maddesinde; Kanunun amacının; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlenmesi olduğu ifade edilerek “Genel
Gerekçesi”nde; “Vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve vatandaşlığın belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğu genel bir ilkedir. Her devletin, kendi vatandaşlarını tayin etme konusunda egemenlik hakkından doğan münhasır ve mahfuz yetkisi söz konusudur. Bu yüzden her devletin, kimlerin kendi vatandaşı olacağını belirleme ve bunlarla ilgili düzenleme yapma özgürlüğü vardır. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin 1’inci maddesi bunu açıkça ifade etmiştir. Adı geçen sözleşmeye göre; “Her devlet, kimlerin kendi vatandaşı olduğunu, kendi hukuku uyarınca kendisi belirler.” Devletin bu yetkisinin tek istisnası ise, devletin yaptığı düzenlemelerin, uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı olmamasıdır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
11) Bu bağlamda bir devletin vatandaşlık verirken doğum gibi, evlilik gibi bazı kriterleri kullanmakta
serbestisinin bulunduğu açıktır. Şartların sağlanması durumunda idarenin takdir yetkisinin çok geniş olduğu yargı makamlarınca ifade edilmiştir. Danıştay Onuncu Dairesinin 11.11.2020 tarihli, 2016/15612 Esas
No, 2020/4798 Karar No kararında; Türk vatandaşlığına geçme istemiyle başvuruda bulunan yabancının vatandaşlığa kabulü; kamu hizmetine girme, sosyal güvenlik kurumlarından yararlanma, seçme seçilme hakkı kazanma gibi … kamusal sonuçlar doğurduğundan; başvuruda bulunan yabancının, mevzuatta aranan asgari şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin davalı idarece gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, vatandaşlık isteminin kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak değerlendirmede geniş bir takdir hakkı bulunduğu tartışmasızdır.
12) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun’da belirlenen şartların
varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır.
13) Nitekim bu husus, ilgili Kanunun 10’uncu maddesinde “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir
yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.” hükmü ile açık biçimde zaten ortaya konulmuştur. Böyle bir hükmün mevzuatta yer almasının nedeni, yabancı uyruklu bir şahsı Türk vatandaşlığına kabul etme noktasındaki kararın, tamamen Devletin egemenlik yetkisine ilişkin olması ve söz konusu kararın nihayetinde idarenin bu konudaki mutlak takdir yetkisine dayanıyor olmasıdır.
14) Aynı şekilde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi’nin 2022/1210 Esas No, 2022/1778
Karar No kararında; Suriye uyruklu davacı tarafından, istisnai yoldan Türk vatandaşlığının kazanılması başvurusuna ilişkin dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece yapılan değerlendirme neticesinde davacıya vatandaşlık verilmesinin uygun bulunmadığı ve başvurunun reddine karar verildiği, mevzuatın bu konuda idareye takdir yetkisi verdiği, şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamadığı, davacı tarafından takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kamu yararı dışında başkaca amaçla kullanıldığının ortaya konulamadığı, idarenin vatandaşlık verilmesi hususunda yargı kararı ile zorlanamayacağı dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 15.
İdare Mahkemesi’nce verilen 19/01/2022 gün ve E: 2021/1847, K: 2022/89 sayılı kararın, davacı vekili tarafından; davacının mevzuatta aranılan şartları taşıdığı ileri sürülerek kaldırılması istenildiği davada, Ankara 15. İdare Mahkemesi’nce verilen 19/01/2022 gün ve E: 2021/1847, K: 2022/89 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar tesis edilmiştir.
15) Ayrıca Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 5 inci maddesinde, Türk vatandaşlığının, doğumla veya
sonradan kazanılacağı; 9 uncu maddesinde, sonradan kazanılan Türk vatandaşlığının, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşeceği hüküm altına alınmıştır.
Kanunun 10 uncu maddesiyle vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, kanunda belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği hüküm altına alınmıştır.
Ancak, vatandaşlık verilmesinin egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olması nedeniyle, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı da açıktır.
16) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin başvuru şartları Kanunun 11 inci
maddesiyle belirlenmiştir. Söz konusu şartlar arasında “başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek” hususunun aranacağı öngörülmüştür. Kanuna göre beş yıllık bir sürenin
aranması, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişinin Türkiye’yi yaşamak istediği bir yer olarak benimsediğine ve topluma uyum sağladığına ilişkin göstergelerden biri olarak değerlendirilmektedir.
17) Adı geçen Kanunda başvuru şartları arasında yer alan ikamet ve ikamet sürelerinin hesaplanmasına
yönelik hususlar da bulunmaktadır. Nitekim Kanunun 15 inci maddesinde; bir yabancı için ikametin, Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturması olduğu belirtilmiştir. Maddenin gerekçesinde de yabancıların yasal ikamet izni olmaksızın veya yasal izni olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen geçici sığınmacı, öğrenim gibi nedenlerle Türkiye’de bulunmalarının vatandaşlığa alınma işlemi bakımından geçerli ikamet kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir.
18) Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinde de Türk
vatandaşlığına alınma talebinde bulunan yabancıların ikameti ve ikamet sürelerinin hesaplanmasına yönelik hususlar bulunmaktadır. Nitekim Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde ikametin; yabancının yasal ikamet izniyle Türkiye’de bulunmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin bu tanımıyla, ikamet bakımından yerleşim yeri edinmeye değil; “yasal ikamet izni alıp almamaya” dayalı bir ayırımın yapıldığı söylenebilmekle birlikte Yönetmeliğe göre, “yasal ikamet izni” de, telsik için aranan ikamet koşulunun gerçekleşmesi için yetmediği, kişinin hangi amaçla Türkiye’de bulunduğu; diğer bir ifadeyle, Türkiye’de ikamet etmek için aldığı tezkerenin türünün de belirleyici olduğu açıktır. (Nimet ÖZBEK HADİMOĞLU, Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı’nda Yer Alan İkamet İzni Türleri İle Türk
Vatandaşlığı Kanunu’nun Olağan Telsik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında Aranan İkamet
Şartı Arasında İlişki, TBB Dergisi 2012, s.155.)
19) Nitekim Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yasal ikamet izni olmaksızın
veya yasal olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen; sığınma veya iltica başvuru sahibi, sığınmacı, öğrenim, turistik, öğrenim gören çocuğuna refakat, tedavi gibi amaçlarla ikamete bağlandığı anlaşılan kişilerin başvurusunun kabul edilmeyeceği, benzer şekilde 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde de yasal ikamet izni olmaksızın veya yasal olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen; sığınma veya iltica başvuru sahibi, sığınmacı, öğrenim, turistik, öğrenim gören çocuğuna refakat, tedavi gibi amaçlarla alınan ikamet tezkeresiyle ya da diplomatik veya konsüller ayrıcalıkla bağışıklık sağlayan yabancı misyon personeli kimlik kartıyla Türkiye’de ikamet edilmesi Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
20) Somut olayda da idare tarafından başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet
süresi içerisinde toplam 1 yıldan fazla turistik amaçlı ikamet iznine tabi olduğu dolayısıyla vatandaşlık başvurusu için beş yıl ikamet şartını taşımadığı belirtilerek başvurunun işleme alınmadığı ifade edilmiştir.
Ancak, başvuru dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde; Şikayetçi vekilinin
Kurumumuza sunmuş olduğu dilekçede “her ne kadar idare tarafından müvekkilin başvuru tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl ikamet etmiş olma şartını taşımadığı iddia edilerek başvuru reddedilmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığı, müvekkilin 2016 yılından beri kesintisiz almış olduğu ikamet izinlerinin ve 2015 yılından beri giriş çıkış kayıtları hesaplandığında müvekkilin son beş yılda yurt dışında geçirdiği sürenin toplamının 137 gün olduğu” hususlarının ifade edildiği tespit edilmiştir.
21) Toplam İkamet sürelerine ilişkin başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelendiğinde
tabloda yer alan tarihlerde aşağıda belirtilen amaçlarla ikamet izinlerinin alındığı anlaşılmıştır.
Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Açıklama 30/06/2016 30/09/2016 Öğrenci İkamet İzni 09/11/2016 14/09/2017 Öğrenci İkamet İzni 14/09/2017 30/09/2018 Öğrenci İkamet İzni 30/09/2018 30/09/2019 Kısa Dönem İkamet İzni (İ)
30/09/2019 30/04/2020 Kısa Dönem İkamet İzni (E)
08/05/2020 08/10/2020 Kısa Dönem İkamet İzni (E)
08/10/2020 08/09/2022 Kısa Dönem İkamet İzni (B)
22) Bu kapsamda başvuran tarafından 03/01/2022 tarihinde Ankara Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık
Müdürlüğüne vatandaşlık başvurusunda bulunulduğu, öğrenim ve turistik amaçlı alınan ikamet izinlerinin
Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmeyeceğinden 14/09/201730/09/2018 tarihlerinde öğrenci ikamet izni ve 30/09/2019-08/10/2020 tarihleri arasında turistik amaçlı ikamet izni alındığı anlaşıldığından Yönetmelikte belirtilen yabancılar için aranan ikamet sürelerinin yerine getirilmemesi nedeniyle söz konusu başvurunun vatandaşlık başvuru şartlarını taşımadığı değerlendirilmiştir.
23) Nitekim Danıştay 10. Dairesi tarafından da; Davacının annesinin Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de
ikamet etmesi nedeniyle, annesi ile birlikte ikamet eden davacının öğrenim gördüğü sürelerin ikamet süresinin hesabında dikkate alınmasına bir engel bulunmadığı, davacı ile benzer durumda olmayan diğer yabancıların öğrenim amacıyla Türkiye’de bulunduğu sürelerin ise ikamet süresinin hesabında dikkate alınmayacağının açık olduğu ve davacının Türk vatandaşlığını kazanmak için idareye başvurduğu tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz olarak beş yıl ikamet etmiş olmadığı belirtilerek 5901 sayılı
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11 inci maddesi kapsamında Türk vatandaşlığını kazanmak istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun, davacının Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmak şartını taşımadığı gerekçesiyle reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, bu işlemi iptal eden Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı ifade edilmiştir. (Danıştay 10. Dairesi, E: 2013/5623, K: 2014/2100)
Bu çerçevede; sığınmacı, öğrenim, turistik, tedavi gibi amaçlarla alınan ikamet tezkeresiyle
Türkiye’de ikamet edilmesinin Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmeyeceği yönünde düzenleme yapıldığı için Türkiye’de öğrenim gören yabancının öğrenim amaçlı aldığı ikamet izninin, sığınma amacıyla alınan iznin ya da turistik amaçlı alınan ikamet izninin süresinin ne kadar olduğu önemli olmaksızın belirtilen amaçlarla alınan ikamet izinleri Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmeyecektir.
24) Bu kapsamda Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, 5901 sayılı Kanunda Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek ve Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek hükümlerinin yer aldığı ayrıca söz konusu Kanunda bir yabancı için ikametin de Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmak olarak belirtildiği, somut olayda ise 03/01/2022 tarihinde vatandaşlık başvurusunda bulunulduğu, öğrenim ve turistik amaçlarla alınan ikamet izinlerinin Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmeyeceği ve başvuranın da başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet süresi içerisinde toplam 1 yıldan fazla söz konusu amaçlara binaen alınan ikamet izinlerinin Türk vatandaşlığının kazanılmasında geçerli ikamet olarak kabul edilmesinin Yönetmelik kapsamında mümkün
olmadığı dikkate alındığında vatandaşlık başvurularında yabancılar için aranan ikamet sürelerinin yerine getirilememesi nedeniyle idarece şikayetçinin vatandaşlık başvurusunun reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi